SAĞLIK
Kadın sağlığı ve iyi yaşam Güven Hastanesi’nde buluştu 07 Mart 2026 Cumartesi - 15:34:44 Güven Hastanesi’nde düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinde kadın sağlığı ve iyi yaşam üzerine uzmanlar tarafından seminer verildi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinin kapsamında düzenlenen 2 günlük seminer, kadın sağlığını ve iyi yaşamı bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. 2 gün boyunca katılımcılar bir yandan uzmanların gerçekleştirdiği seminerlere katılırken diğer yandan etkinlik alanında kurulan deneyim alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında oluşturulan deneyim alanlarında katılımcılar; bütünleştirilmiş vücut analizi, cilt analizi, saç analizi, profesyonel cilt bakımı ve yüz jimnastiği uygulamalarını deneyimledi. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen analizlerle katılımcılar kendi sağlık ve bakım ihtiyaçlarına dair kişisel değerlendirmeler aldı. "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır" Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nden Dermatoloji Bölümünden Uzm. Dr. Sera Kayhan ise konuşmasında cilt yenilemede kullanılan ileri teknolojilere ve ameliyatsız gençleşme yöntemlerine değinerek, "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma etkilerini azaltmak mümkün. Ancak en önemli nokta doğru değerlendirme ve kişiye özel planlamadır" diye konuştu. "Farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu" Güven Hastanesi Medikal Estetik Hekimi ve Fonksiyonel Tıp Hekimi Mert Yiğitbaşı ise 8 Mart kadınlar günü için güzel bir deneyim alanı oluşturduklarını belirterek, "Hem kadınların sağlığı açısından hem de güzellik işlemleri açısından danışanlarımızın ve misafirlerimizin deneyimleyebileceği cilt analizleri, saç analizi, cilt bakımları ve farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu. Bu da hem sağlık hem doğal hem de kalıcı bir şekilde iyi yaşlanma işlemleri için danışanlarımıza güzel hizmetler verdiğimizi düşünüyoruz. Herkesin 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır" Uzm. Dyt. Melis Bengisu Demirci ise sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır. Bedenimizi doğru beslemek yalnızca kilo kontrolü için değil, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel sağlığın korunması için de büyük önem taşır" dedi. Ayrıca Demirci, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Etkinliğin seminerler bölümünde ise kadın sağlığı, estetik, dermatoloji ve yaşam deneyimlerine uzanan geniş bir perspektifte uzman isimler katılımcılarla buluştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:46 Koklear İmplant ile bebekler de yaşlılar da duyabiliyor Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, işitme kaybının erken teşhis ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözülebildiğini söyledi. Özüer, koklear implantın hem doğuştan işitme kaybı yaşayan bebeklerde hem de ileri yaşta ortaya çıkan işitme kayıplarında başarıyla uygulanabildiğini belirtti. Prof. Dr. Özüer anne babalara seslenerek "Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce belirlemek mümkün." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, yaptığı açıklamada her bin bebekten 1-3’ünün işitme kaybıyla dünyaya geldiğine dikkat çekti. Özüer, Türkiye’de 2008 yılından bu yana tüm yeni doğanlara işitme taraması yapıldığını, doğumdan hemen sonra yapılan taramalar sayesinde işitme kaybının erken dönemde belirlenebildiğini söyledi. Tarama sonucu işitme kaybı tespit edilen bebeklerin öncelikle işitme cihazı ile desteklendiğini belirten Özüer, cihazdan yeterli fayda sağlanamayan ileri derecede işitme kayıplarında ise koklear implant ameliyatının devreye girdiğini ifade etti. İç kulaktaki hücreleri Bypas ederek siniri uyarıyor Koklear implantın çalışma prensibi konusunda bilgi veren Prof. Dr. Özüer, şöyle konuştu: "Koklear implant, ses enerjisini alıp bir işlemciden geçirerek elektrik enerjisine dönüştüren bir yöntemdir. İç kulakta işitmeden sorumlu tüylü hücreler hasarlı olduğunda bu hücreleri baypas ederek doğrudan işitme sinirini uyarır. Böylece ses sinyalleri doğrudan beyne iletilir. Bu yöntem sayesinde ileri derecede işitme kaybı olan çocuklar yaşıtları gibi konuşabilir, okula gidebilir ve sosyal hayata katılabilir, topluma kazandırılır. Her ne kadar ülke genelinde tarama yapılsa da bazı durumlarda işitme kaybı daha geç fark edilebiliyor. O nedenle aileler uyanık olmalı. Erken teşhis çocukların dil gelişimi ve eğitim hayatı açısından büyük önem taşıyor. Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce tespit etmek mümkün." Yetişkin ve yaşlılarda da uygulanıyor Öte yandan, koklear implantın sadece çocuklara yönelik bir uygulama olmadığını belirten Prof. Dr. Özüer, erişkin ve ileri yaş hastalarda da ameliyatın başarıyla yapıldığını söyledi. Özüer, "Ani işitme kaybı, otoskleroz, Meniere hastalığı ya da kronik orta kulak iltihabı gibi nedenlerle gelişen ileri derecede işitme kayıplarında da koklear implant uygulanabiliyor. İşitme cihazından fayda görmeyen yetişkin ve yaşlı hastalarımız da bu yöntemle yeniden duyabiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde artık hem bebekler hem de ileri yaştaki bireyler işitme kaybı nedeniyle sosyal hayattan kopmak zorunda kalmıyor" dedi.
Hekimsen heyeti, Bakan Memişoğlu ile meslek kanunu ve malpraktis konusunu görüştü
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:13 Hekimsen heyeti, Bakan Memişoğlu ile meslek kanunu ve malpraktis konusunu görüştü Hekimsen ve ALKON Konfederasyonu Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban beraberindekilerle, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile bir araya gelerek hekimlik mesleğinin hukuki güvencesi, malpraktis davalarında yaşanan yapısal sorunlar ve saha uygulamalarında ortaya çıkan riskleri değerlendirdi. Uzm. Dr. Adil Kurban beraberindeki Hekimsen üyeleriyle Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, hekimlik mesleğinin hukuki güvence altına alınmasını hedefleyen Hekimlik Meslek Kanunu çalışması başta olmak üzere, malpraktis davalarında yaşanan yapısal sorunlar, saha uygulamalarında ortaya çıkan hukuki riskler ve çözüm önerileri çok boyutlu şekilde ele alındı. Özellikle son yıllarda artan dava süreçlerinin hekimler üzerinde oluşturduğu mesleki ve psikolojik baskının değerlendirildiği toplantıda, mevcut mevzuatın uygulamada doğurduğu belirsizlikler ve savunma tıbbı eğiliminin sağlık hizmetlerine etkileri de gündeme geldi. "Hekimler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır" Malpraktis sürecinin hekimin üstünde baskı oluşturduğunu belirten Kurban, "Hekimlik mesleğinin sürdürülebilirliği, yalnızca sağlık hizmeti açısından değil, toplum sağlığı açısından da stratejik önemdedir. Malpraktis süreçlerinde yaşanan hukuki belirsizlikler, hekimler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Bu sorunların kalıcı çözümü, güçlü bir Hekimlik Meslek Kanunu ile mümkündür" dedi. Hazırlanan kanun taslağının hasta güvenliği, hekim sorumluluğu ve kamu yararını birlikte gözeten bütüncül bir yaklaşıma dayandığı belirtilirken, görüşmede Sağlık Bakanlığı ile meslek örgütleri arasında kurulacak yapıcı diyalog ve ortak çalışma zemininin önemi vurgulandı. Hekimsen yönetiminin sahadan aktardığı veriler ve çözüm önerilerinin reform sürecine katkı sunduğu ifade edilirken, Hekimlik Meslek Kanunu’nun yasalaşma sürecinin de ele alındığı toplantının, sağlık sisteminde hukuki altyapının güçlendirilmesi ve mesleki güvence mekanizmalarının oluşturulması açısından kritik öneme sahip olduğu kaydedildi.
GAÜN Hastanesi Laboratuvarında yeni sistem hizmete girdi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:11 GAÜN Hastanesi Laboratuvarında yeni sistem hizmete girdi Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi Biyokimya ve Hormon Laboratuvarında bulunan cihazlar ve sistem, son teknolojiye uygun hale getirilerek yenilendi. Laboratuvardaki rutin biyokimya ve hormon analizlerinde kullanılacak cihazların tanıtımı amacıyla açılış töreni düzenlendi. Törene GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu, GAÜN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Oğuzhan Saygılı, Başhekim Yardımcıları Doç. Dr. Derya Aydın Şahin ve Doç. Dr. Bahadır Demir, hastane idaresi, Merkez Laboratuvarı Koordinatörü ve çalışanları katıldı. GAÜN Merkez Laboratuvarı Koordinatörü Prof. Dr. İclal Geyikli Çimenci, laboratuvardaki cihaz ve sistem yeniliği hakkında yaptığı açıklamada, laboratuvardaki tüm cihaz ve sistemlerin baştan sona yenilendiğini ve Türkiye’de daha önce kullanılmamış, ilk kez GAÜN laboratuvarlarında uygulanan bir sistem kurulduğunu belirtti. Çimenci, yeni sistemde üç ay süren test sürecinin başarıyla tamamlandığını belirterek, elde edilen analiz sonuçlarının beklentileri karşıladığını ifade etti. Sistemle birlikte numune süreçlerinin daha düzenli ve kontrollü şekilde yürütüldüğünü aktaran Çimenci, çalışma sonrası kalan serumların belirli süre saklanabildiğini ve numune atım işlemlerinin otomatik olarak gerçekleştirildiğini kaydetti. Çimenci, laboratuvarda yapılan biyokimya ve hormon analizlerinde önemli bir verimlilik sağlandığına ve numune süreçlerinin daha etkin yürütüldüğüne dikkat çekerek laboratuvarda görev yapan teknisyenlerin sistemin kurulumu ve kullanımında özveriyle çalıştığını ifade etti. Çimenci, yeni cihaz ve sistemle birlikte hastalardan alınan numunelerin analiz süreçlerinin önemli ölçüde hızlandığını, sonuçların güvenilirliğinin de artırıldığını vurguladı. Açılışta konuşan GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu, laboratuvarda gerçekleştirilen teknolojik yenilenme sürecine katkı sunan Merkez Laboratuvarı ekibi ile hastane yönetimine teşekkürlerini iletti. Yeni sistemle birlikte analiz süreçlerinin daha verimli ve etkin bir yapıya kavuştuğunu belirten Tarakçıoğlu, sunulan sağlık hizmetinin niteliğinin daha da güçleneceğini ifade etti.
Uzmanından sağlıklı oruç önerileri
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:50 Uzmanından sağlıklı oruç önerileri Ramazan ayında değişen beslenme düzenine dikkat çeken Merkezefendi Devlet Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Melek Buz, uzun süreli açlık sonrası bilinçsiz tüketimin kilo artışı ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine vurgu yaptı. Ramazan ayında öğün sayısının azalmasının besin ihtiyacını değiştirmediğini ifade eden Diyetisyen Melek Buz, gün içinde yemek yenmemesinin iftar ve sahurda daha özenli beslenmeyi gerektirdiğini söyledi. Uzun süreli açlığın ardından fazla kalorili ve ağır yiyecekler tüketilmesinin kilo alımı, reflü, hazımsızlık, kabızlık ve baş ağrısı gibi sorunlara neden olabileceğini belirten Buz, sahurun kahvaltı, iftarın ise akşam yemeği gibi planlanması gerektiğini dile getirdi. "Protein açısından zengin yiyecekler tercih edilmeli" Sahurun sağlık açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Buz, "Sahurda süt, yoğurt, peynir ve yumurta gibi protein açısından zengin yiyeceklerle hafif kahvaltılar yapılabilir. Alternatif olarak çorba ve sebze gibi hafif yemekler tercih edilebilir. Yağlı, tuzlu ve ağır yiyeceklerden kaçınılmalıdır" dedi. İftarın ise 1-2 zeytin veya hurma ile açılabileceğini belirten Buz, ardından peynir ve domates gibi hafif bir başlangıç ya da çorba tüketilebileceğini söyledi. Ana yemeğe geçmeden önce 15-20 dakika ara verilmesini öneren Buz, "Daha sonra et veya etli sebze yemeği, salata ve birkaç dilim ekmekle öğün tamamlanabilir. Kan şekerini hızlı yükselten beyaz ekmek ve pirinç yerine tam buğday ekmeği, bulgur ve tam buğday makarna gibi glisemik indeksi düşük ve posalı gıdalar tercih edilmelidir" diye konuştu. "Su tüketimine dikkat edilmeli" Ramazan ayında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Buz, iftar ile sahur arasında bol su içilmesi gerektiğini ifade etti. Asitli içecekler yerine su, ayran, taze sıkılmış meyve suyu veya şekersiz komposto tercih edilmesini öneren Buz, "İftardan hemen sonra televizyon ya da bilgisayar karşısında dinlenmek yerine kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirimi destekler. Bu önerilere dikkat edilirse Ramazan boyunca sağlıklı ve dengeli beslenmek mümkündür" dedi.
Glütensiz gıda paketi desteğinde müracaatlar başladı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:41 Glütensiz gıda paketi desteğinde müracaatlar başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin çölyak hastalarının sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi için vereceği glütensiz gıda paketi desteği müracaatları başladı. Başvurular, 28 Şubat 2026 Cumartesi gününe kadar sürecek. Denizli Büyükşehir Belediyesi, yüksek maliyetli glütensiz gıdalarla beslenmek zorunda olan ihtiyaç sahibi çölyak hastalarını bu yıl da yalnız bırakmıyor. Dar gelirli ailelerin glütensiz ürünlere ulaşmasını kolaylaştırmayı hedefleyen Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bu kapsamda glütensiz gıda paketi desteği projesini hayata geçirdi. Ömür boyu diyet zorunluluğu olan çölyak hastalarının, yüksek maliyetli gıdalara erişimini kolaylaştırmak amacıyla başlatılan glütensiz gıda paketi desteğine www.denizli.bel.tr adresindeki "Başvurular" sekmesi ile https://apps.denizli.bel.tr/glutensizgidayardimibasvuru/ adresinden online olarak başvuru yapılıyor. Başvurular, 28 Şubat 2026 Cumartesi gününe kadar sürecek. Şartları taşıyan herkes desteklerden faydalanabilir Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Bir elin verdiğini diğer el görmeyecek" diyerek bu yolculuğa çıktıklarını hatırlattı. Başkan Çavuşoğlu, "Sosyal desteklerimize başvurmanın şartları var. Denizli’de yaşayıp da bu şartları kim taşıyorsa bu desteklerden faydalanabilir" dedi. Paylaşmayı ve dayanışmayı hayatın her alanına yaymaya devam ettiklerini kaydeden Çavuşoğlu, çölyak hastalarının glütensiz gıdaya erişiminin maliyetli bir süreç olduğunu, özellikle dar gelirli ailelerin bu konuda büyük zorluk çektiğini ifade ederek, "Amacımız bir nebze de olsa hastalarımızın mutfağındaki eksikleri tamamlamak ve onlara yalnız olmadıklarını hissettirmektir" dedi.
Çameli Belediyesinden Ramazan öncesi marketlere sıkı denetim
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:40 Çameli Belediyesinden Ramazan öncesi marketlere sıkı denetim Ramazan ayı öncesinde ilçedeki marketlerde kapsamlı denetim gerçekleştiren Çameli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, fiyat etiketi, son tüketim tarihi ve hijyen kurallarını mercek altına aldı. Çameli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde ilçe genelinde faaliyet gösteren marketlerde denetimlerini artırdı. Vatandaşların güvenli ve sağlıklı alışveriş yapabilmesi amacıyla gerçekleştirilen kontrollerde birçok başlık titizlikle incelendi. Denetimlerde raf ve kasa fiyatlarının uyumu kontrol edilirken, ürünlerin son tüketim tarihleri, depolama ortamları ve hijyen standartları detaylı şekilde gözden geçirildi. Ayrıca ürün etiket bilgilerinin mevzuata uygun olup olmadığı ve iş yerlerinin genel düzeni de denetim kapsamına alındı. Temel gıda ürünlerinde herhangi bir fiyat artışı ya da tüketiciyi mağdur edecek uygulamaların önüne geçmek amacıyla işletme yetkililerine gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Zabıta ekipleri, yürürlükteki kuralları hatırlatarak hem tüketici haklarının korunması hem de haksız rekabetin önlenmesi konusunda uyarılarda bulundu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, vatandaşların huzurlu ve sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmesi için denetimlerin belirli aralıklarla devam edeceğini belirterek, karşılaşılan olumsuzlukların belediyeye bildirilmesi çağrısında bulundu.
Mobil Sağlıklı Hayat Timi Bademdere’de hizmet verdi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:19 Mobil Sağlıklı Hayat Timi Bademdere’de hizmet verdi Niğde’nin Çamardı ilçesine bağlı Bademdere köyünde bulunan Sağlık Evi’nde, Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Mobil Sağlıklı Hayat Timleri vatandaşlarla bir araya gelerek birinci basamak sağlık hizmetlerini yerinde ve ücretsiz olarak sundu. Sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşlara doğrudan ulaşmak için hayata geçirilen proje kapsamında Mobil Sigara Bırakma Polikliniği’nde görevli hekim tarafından sigara bırakma konusunda birebir danışmanlık hizmeti verildi. Çocuk Gelişimi Hizmetleri kapsamında 2-6 yaş arası çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılarak ailelere rehberlik sağlandı. KETEM birimi tarafından ise rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirildi. Ayrıca diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele konularında danışmanlık hizmeti sunulurken, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de vatandaşlara ulaştırıldı. Evde sağlık hizmeti alan hastalar ve yaşlılar ise uzman hekim tarafından ziyaret edilerek sağlık durumları değerlendirildi. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde yürütülen proje ile ilgili açıklama yapan Niğde İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Bahadır İnan, vatandaşların bulunduğu her noktada kapsamlı, erişilebilir ve ücretsiz sağlık hizmeti sunma hedefi doğrultusunda hizmetlerine devam ettiklerini belirtti.
Mersin’de ücretsiz hasta nakil ambulansı hizmeti 85 bin hastaya ulaştı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:40 Mersin’de ücretsiz hasta nakil ambulansı hizmeti 85 bin hastaya ulaştı Mersin Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz ‘hasta nakil ambulansı’ hizmetiyle, yatağa bağımlı ve oksijen desteği alan hastalar güvenli şekilde hastaneye ve evlerine ulaştırılıyor. 16 ambulans ve 44 personelle yürütülen hizmet kapsamında 2019’dan bu yana 85 bin hastaya destek verildi. Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığının vatandaşlara sunduğu ‘hasta nakil ambulansı’ hizmeti, yatağa bağımlı hastaların ücretsiz olarak hastaneye veya evden eve nakillerini sağlıyor. Halk Sağlığı ve Denetim Şube Müdürlüğü koordinesinde hizmet veren ambulans servisinin merkezde ve ilçelerde verdiği hizmet, hasta ve hasta yakınları tarafından memnuniyetle karşılanıyor. 11’i merkezde ve 5’i ilçelerde olmak üzere toplam 16 hasta nakil ambulansı ile hizmet veren servisin bünyesinde, bir de acil yardım ambulansı bulunuyor. Büyükşehir Belediyesinin 16 hasta nakil ambulansı, merkez ve ilçelerde görev başında Merkezde ve ilçelerde vatandaşların sağlık hizmetleri ve konforu için çalışan hasta nakil ambulans servisi, yapılan planlama ile gün içinde randevularla hareket ediyor. Gerekli ekipmanlar ve uzman sağlık personeli refakatinde gerçekleştirilen nakil hizmetinden, yatağa bağımlı veya oksijen desteği alması gereken vatandaşlar ücretsiz yararlanabiliyor. 44 sağlık personeli ile vatandaşların yanında olan servis, 2019 yılından bu yana 85 bin hastaya hizmet verdi. Merkez ilçeler dışında yaşayan vatandaşlar, planlama ile hareket eden ekiplerin nakil hizmeti için bir gün önceden randevu oluşturabiliyor. Ekipler, hastaların tedavi süreçleri bittikten sonra yine evlerine güvenli bir şekilde naklini sağlıyor. Hizmetten faydalanmak isteyen vatandaşlar, ‘Alo 185’ Teksin Çağrı Merkezinden randevu alabiliyor. "2019 yılından bu yana 85 bin hastaya nakil hizmeti verdik" Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Halk Sağlığı ve Denetim Şube Müdürlüğü Ambulans Servisi Mesul Müdürü Deniz Anahtar, kent genelinde kesintisiz hizmet verdiklerini vurgulayarak, 2019 yılından bu yana 85 bin hastaya ulaştıklarını ifade etti. Hastaların güvenli ulaşımını esas aldıklarını dile getiren Anahtar, "Sürekli oksijen desteği alan veya yatağa tam bağımlı hastalarımızın evden hastaneye, hastaneden de eve nakillerini sağlıklı ve güvenli bir şekilde sağlamaktayız. Vatandaşlarımız ‘Alo 185’ Teksin Çağrı Merkezinden bizlere ulaşım sağlıyor. Hastalarımıza uzman personelimiz ve teknolojik cihazlarla donatılmış ambulanslarımızla hizmet vermekteyiz" dedi.
’Sosyal medyanın etkisiyle çocuk ve gençlerde estetik talebi arttı’
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:36 ’Sosyal medyanın etkisiyle çocuk ve gençlerde estetik talebi arttı’ Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, sosyal medyanın etkisiyle çocuk ve gençlerde estetik cerrahi taleplerinin arttığını belirterek, "İstisnalar dışında estetik müdahaleler, fiziksel ve ruhsal gelişim tamamlandıktan sonra yapılmalıdır" dedi. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, çocuk ve gençlerde estetik cerrahi taleplerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Günümüzde sosyal medyanın etkisiyle küçük yaş gruplarının estetik ameliyatlara yöneldiğini ifade eden Akbaş, estetik cerrahinin doğru zaman ve doğru endikasyon ile yapılması gerektiğini vurguladı. Akbaş, "Estetik amaçlı cerrahi müdahaleler için çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini tamamlaması gerekmektedir. Mümkünse estetik operasyonlar en az 18 yaş tamamlandıktan sonra yapılmalıdır. Ancak bazı özel durumlarda erken müdahale gerekebilir" ifadelerini kullandı. Özel durumlardan örnek veren Akbaş, kepçe kulak gibi fiziksel farklılıkların çocukların psikolojisini ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Bu gibi vakalarda ameliyatın okul öncesi dönemde yapılmasının çocuğun ruh sağlığı açısından faydalı olacağını, aşırı büyük göğüs gelişimi gibi durumların da çocuğun psikolojisini ve günlük yaşantısını olumsuz etkileyebileceğini belirten Akbaş, "Bazı durumlarda fiziksel gelişim tamamlanmadan da cerrahi müdahale yapılabilir. Bu, çocuğun hem ruhsal hem de fiziksel sağlığı için önemlidir" diye konuştu. "Her vaka titizlikle değerlendirilmeli" Bazı durumlarda, fiziksel gelişimin tamamlanmasını beklemek gerekmediğini belirten Akbaş, "Bazı durumlarda mutlaka plastik cerrahi müdahalesi gerekir. Bazı durumlarda ise fiziksel ve ruhsal gelişimin tamamlanması beklenmeli ve ondan sonra cerrahi müdahale yapılmalıdır. Bu gibi durumlarda mutlaka uzman görüşü değerlidir. Bir çocuk ailesinden böyle bir talepte bulunuyorsa, aile bu çocuğu plastik cerrahi uzmanıyla karşı karşıya getirmeli ve operasyonla ilgili gerçek fikirler konusunda bilgilendirmelidir; böylece uygun zamanda operasyon yapılabilir. Bazen doğar doğmaz estetik ameliyatlar yapılabilir. Çocuk doğduğunda dudak yarıklığı gibi durumlar olabilir. Bu gibi durumlarda beklenmez; 2–3 ay içerisinde operasyonlar başlar. Bazen yıllar değil, aylar içerisinde bile plastik cerrahi müdahale gerekebilir. Doğuştan olan bazı durumlarda, örneğin damar büyüklüğü, dudak, yüz, bacak veya kol ile ilgili sorunlarda, ergenlik beklenmez; müdahale yapılması gerekir" şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş’ta belinden zımba teli çıkan bebeğin ailesi sorumluların ceza almasını istedi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:21 Kahramanmaraş’ta belinden zımba teli çıkan bebeğin ailesi sorumluların ceza almasını istedi KAHRAMANMARAŞ (İHA) – Kahramanmaraş’ta hastaneye götürülen bir yaşındaki bebeğin belinden akciğer zarına doğru ilerleyen 2 santimetrelik zımba teli çıktı. Aile, bebeğin doğduğundan beri zımba teli yüzünden rahatsızlık çektiğini belirterek sorumluların ceza almasını istedi. Dulkadiroğlu ilçesi Sümer Mahallesi’nde ikamet eden Orhan ve Hatice Nur Poyraz çifti, 18 Ocak 2025 tarihinde Kahramanmaraş Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde çocuklarını kucaklarına aldı. Doğum sonrası sarılık nedeniyle bebek bir süre kuvöze alındı. Yaklaşık bir hafta kuvözde kalan bebek taburcu edildi. Baba Orhan Poyraz, 1 yaşına kadar Ömer Asaf bebeğin gece gündüz durmadan ağlaması üzerine hastaneye gitti. Ancak sırt üstü yatmak istemeyen bebeğin ağlaması durmadı. Baba Poyraz, bir gün acil serviste yapılan kontrollerde bebeğin belinde yabancı cisim olduğunu, çekilen filmlerde ise "L" şeklinde zımba teli tespit edildiğini söyledi. Çeşitli hastanelere yönlendirildiklerini anlatan baba, uzun süre müdahale edilmediğini, daha sonra özel bir hastanede yapılan operasyonla zımba telinin çıkarıldığını kaydetti. "Filmlere baktılar ’L şeklinde zımba teli var, alınması lazım’ dediler" Poyraz, bebeğin doğduktan sonra sarılık diyerek kuvöze alındığını belirterek, "Bir hafta orada yattı. Sonra çıkardılar, eve getirdik. Eve geldikten sonra gece gündüz ağlaması hiç durmadı. Tekrar hastaneye götürdüm. Kaşınıyordu, bir hafta banyo yaptıramadık. Sonra duş aldırdım, bağırması daha da arttı. Belini açtık, sırtına baktık, bir şey var mı diye kontrol ettik, görünürde yoktu. Hastaneye götürdük, şurup verdiler. Aylar geçti. Daha sonra acilde bir doktor çocuğumun belinde yabancı cisim olduğunu söyledi. 184’ü aradım, şikayette bulundum. Başhekim yardımcısının yönlendirmesiyle tomografi çekildi. O zaman belinde zımba teli olduğu netleşti. Başka bir hastaneye götürdük, ’riskli, 8 yaşına kadar alınamaz’ dediler, geri gönderdiler. Eve geldikten üç gün sonra oğlum bayıldı. Kardeşimle özel hastaneye götürdük. Orada filmlere baktılar, ’akciğere doğru gidiyor, L şeklinde zımba teli var, alınması lazım’ dediler" dedi. "Bu olay araştırılsın" Özel hastanede zımba telinin ameliyatla çıkarıldığını ifade eden Poyraz, olayın araştırılmasını isteyerek, "Bu süreçte prematüre olan kızım da hastanedeydi. Bu olayı duyunca kızımı da çocuk hastanesinden erken taburcu ettiler. 1 kilo 900 gramdı. Şimdi iki bebeğim de evde. Ben bir yıldır işe gidemiyorum. İnşaat işçisiyim, asgari ücretle çalışıyordum. Zımba teli çıkarılmadan önce çocuğum felç gibi yatıyordu. Şimdi biraz daha iyi ama hala çok ağlıyor. Bir yıldır bu şekildeyiz. Allah korusun bir enfeksiyon olsa, başına bir şey gelse bunun hesabını kim verecek" diye konuştu. Baba Poyraz, sorumluların bulunması için suç duyurusunda bulunduğunu ve süreci takip ettiğini kaydetti.
Sağlıklı Menopoz Okulları’nda ücretsiz eğitimler veriliyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:20 Sağlıklı Menopoz Okulları’nda ücretsiz eğitimler veriliyor Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünce yürütülen ’Sağlıklı Menopoz Okulu’ programı kapsamında Ankara’daki Yiğit Gençbay Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından ’Menopoz Okulu’ eğitimi düzenlendi. Kadınların menopoz döneminde yaşadığı fiziksel, hormonal ve ruhsal değişimlere ilişkin farkındalık oluşturmayı amaçlayan eğitim programında, menopozun fizyolojik süreci, kemik sağlığı, sağlıklı beslenme, duygusal değişimler ve fiziksel aktivitenin önemi ele alındı. Kızılcaşar Kültür Merkezi’ndeki eğitimlerde hekim, ebe, hemşire, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistlerden oluşan uzman ekip, katılımcılara menopoz sürecini daha sağlıklı ve bilinçli geçirebilmeleri için bilimsel veriler ışığında bilgiler verdi. Uzm. Dr. Feyza Nur Ünsal, menopozun doğal bir yaşam dönemi olduğuna dikkat çekerek, "Eğitimlerimizi biz hekim, ebe, hemşire, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist eşliğinde ücretsiz olarak vermekteyiz. Bu eğitimlerde neler yapıyoruz peki? Kadınlarla menopoz sürecini konuşuyoruz. Menopozdaki kemik sağlığını, yine menopozda beslenme önerileri, fiziksel aktiviteyi ve menopoz sürecindeki kadınların duygu durum değişikliklerinden konuşuyoruz" dedi. Ebe Banı Çiçek Kırdıoğlu Çetin ise verilen eğitimlerle kadınların yaşam kalitesini artırmayı hedeflediklerini belirterek, "Kadınlarımıza verdiğimiz bu eğitimlerle hayat kalitelerini yükseltmeyi amaçlıyoruz. Burada sağlık kontrollerinin düzenli yaptırmalarını, menopoz döneminde yaşayabilecekleri sorunları ve bu sorunlarda yapabilecekleri konusunda onlara yardımcı olup yol gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. Eğitime katılan Yeliz Dağıştan (40), programın kendisi için yol gösterici olduğunu belirterek, "Menopozla beslenme özellikle çok ilgimi çekti. Yani tabii ki sağlıklı beslenmeyi, dengeli beslenmeyi biliyoruz ama beyaz ete yönelmemiz gerektiği söylendi mesela. Balık tüketimi kırmızı etten daha önemliymiş bu süreçte. Bunu öğrendiğime mutluyum" şeklinde konuştu. Dağıştan, alanında uzman kişilerden doğru bilgiye ulaşmanın önemine değinerek, "Günümüzde bilgi çağındayız ve bilgiye çok kolay erişiyoruz. Birçok yerden bilgi alabiliyoruz ama doğru bilgiye erişmek çok önemli. Alanında uzman kişiler tarafından bu bilgilere ulaştığım için çok mutluyum. Herkesin de uzmanlar tarafından bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Yetkililer, Sağlıklı Menopoz Okulları kapsamında yürütülen ücretsiz eğitimlerin Sağlıklı Hayat Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezleri aracılığıyla yaygınlaştırıldığını belirterek, kadınları bu hizmetlerden faydalanmaya davet etti.