SAĞLIK
Kadın sağlığı ve iyi yaşam Güven Hastanesi’nde buluştu 07 Mart 2026 Cumartesi - 15:34:44 Güven Hastanesi’nde düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinde kadın sağlığı ve iyi yaşam üzerine uzmanlar tarafından seminer verildi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinin kapsamında düzenlenen 2 günlük seminer, kadın sağlığını ve iyi yaşamı bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. 2 gün boyunca katılımcılar bir yandan uzmanların gerçekleştirdiği seminerlere katılırken diğer yandan etkinlik alanında kurulan deneyim alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında oluşturulan deneyim alanlarında katılımcılar; bütünleştirilmiş vücut analizi, cilt analizi, saç analizi, profesyonel cilt bakımı ve yüz jimnastiği uygulamalarını deneyimledi. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen analizlerle katılımcılar kendi sağlık ve bakım ihtiyaçlarına dair kişisel değerlendirmeler aldı. "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır" Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nden Dermatoloji Bölümünden Uzm. Dr. Sera Kayhan ise konuşmasında cilt yenilemede kullanılan ileri teknolojilere ve ameliyatsız gençleşme yöntemlerine değinerek, "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma etkilerini azaltmak mümkün. Ancak en önemli nokta doğru değerlendirme ve kişiye özel planlamadır" diye konuştu. "Farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu" Güven Hastanesi Medikal Estetik Hekimi ve Fonksiyonel Tıp Hekimi Mert Yiğitbaşı ise 8 Mart kadınlar günü için güzel bir deneyim alanı oluşturduklarını belirterek, "Hem kadınların sağlığı açısından hem de güzellik işlemleri açısından danışanlarımızın ve misafirlerimizin deneyimleyebileceği cilt analizleri, saç analizi, cilt bakımları ve farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu. Bu da hem sağlık hem doğal hem de kalıcı bir şekilde iyi yaşlanma işlemleri için danışanlarımıza güzel hizmetler verdiğimizi düşünüyoruz. Herkesin 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır" Uzm. Dyt. Melis Bengisu Demirci ise sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır. Bedenimizi doğru beslemek yalnızca kilo kontrolü için değil, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel sağlığın korunması için de büyük önem taşır" dedi. Ayrıca Demirci, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Etkinliğin seminerler bölümünde ise kadın sağlığı, estetik, dermatoloji ve yaşam deneyimlerine uzanan geniş bir perspektifte uzman isimler katılımcılarla buluştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:46 Koklear İmplant ile bebekler de yaşlılar da duyabiliyor Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, işitme kaybının erken teşhis ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözülebildiğini söyledi. Özüer, koklear implantın hem doğuştan işitme kaybı yaşayan bebeklerde hem de ileri yaşta ortaya çıkan işitme kayıplarında başarıyla uygulanabildiğini belirtti. Prof. Dr. Özüer anne babalara seslenerek "Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce belirlemek mümkün." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, yaptığı açıklamada her bin bebekten 1-3’ünün işitme kaybıyla dünyaya geldiğine dikkat çekti. Özüer, Türkiye’de 2008 yılından bu yana tüm yeni doğanlara işitme taraması yapıldığını, doğumdan hemen sonra yapılan taramalar sayesinde işitme kaybının erken dönemde belirlenebildiğini söyledi. Tarama sonucu işitme kaybı tespit edilen bebeklerin öncelikle işitme cihazı ile desteklendiğini belirten Özüer, cihazdan yeterli fayda sağlanamayan ileri derecede işitme kayıplarında ise koklear implant ameliyatının devreye girdiğini ifade etti. İç kulaktaki hücreleri Bypas ederek siniri uyarıyor Koklear implantın çalışma prensibi konusunda bilgi veren Prof. Dr. Özüer, şöyle konuştu: "Koklear implant, ses enerjisini alıp bir işlemciden geçirerek elektrik enerjisine dönüştüren bir yöntemdir. İç kulakta işitmeden sorumlu tüylü hücreler hasarlı olduğunda bu hücreleri baypas ederek doğrudan işitme sinirini uyarır. Böylece ses sinyalleri doğrudan beyne iletilir. Bu yöntem sayesinde ileri derecede işitme kaybı olan çocuklar yaşıtları gibi konuşabilir, okula gidebilir ve sosyal hayata katılabilir, topluma kazandırılır. Her ne kadar ülke genelinde tarama yapılsa da bazı durumlarda işitme kaybı daha geç fark edilebiliyor. O nedenle aileler uyanık olmalı. Erken teşhis çocukların dil gelişimi ve eğitim hayatı açısından büyük önem taşıyor. Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce tespit etmek mümkün." Yetişkin ve yaşlılarda da uygulanıyor Öte yandan, koklear implantın sadece çocuklara yönelik bir uygulama olmadığını belirten Prof. Dr. Özüer, erişkin ve ileri yaş hastalarda da ameliyatın başarıyla yapıldığını söyledi. Özüer, "Ani işitme kaybı, otoskleroz, Meniere hastalığı ya da kronik orta kulak iltihabı gibi nedenlerle gelişen ileri derecede işitme kayıplarında da koklear implant uygulanabiliyor. İşitme cihazından fayda görmeyen yetişkin ve yaşlı hastalarımız da bu yöntemle yeniden duyabiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde artık hem bebekler hem de ileri yaştaki bireyler işitme kaybı nedeniyle sosyal hayattan kopmak zorunda kalmıyor" dedi.
Selçuk Üniversitesi, Beyhekim’de ağız - diş sağlığı hizmetlerine devam ediyor
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:04 Selçuk Üniversitesi, Beyhekim’de ağız - diş sağlığı hizmetlerine devam ediyor Selçuk Üniversitesi (SÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, Beyhekim Mahallesi’nde bulunan Ek Hizmet Polikliniğinde hem çocuk hem de yetişkin hastalara kapsamlı ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuyor. Merkezde hastalara ilk muayenelerini gün içinde randevusuz gerçekleştirme imkanı sağlanıyor. Diş Hekimliği Fakültesi ek hizmet polikliniğinde Periodontoloji, Endodonti, Restoratif Diş Tedavisi, Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği), Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi bölümlerinde alanlarında uzman diş hekimleri tarafından tedaviler gerçekleştiriliyor. Fakülte Dekan Yardımcısı ve Uzman Çocuk Diş Hekimi Doç. Dr. Firdevs Kahvecioğlu, randevusuz başvuran hastaların ilk muayene ve tetkiklerinin aynı gün içerisinde tamamlandığını belirterek "Web sitemiz üzerinden çevrim içi (online) randevu imkanı da bulunmaktadır. İlk muayene sırasında istenen radyolojik tetkikler kısa sürede yapılmakta, tedavi randevuları ise muayene sonrasında planlanmaktadır" dedi. Çocuklara yönelik diş tedavi hizmetlerinin yaklaşık 1,5 yıldır ek hizmet polikliniğinde aktif olarak sürdürüldüğünü ifade eden Kahvecioğlu, "0-15 yaş arası çocuklarımızın ağız ve diş sağlığına yönelik koruyucu ve tedavi edici uygulamalar, uzman hekimlerimiz tarafından yürütülüyor. Özellikle protetik tedavi öncesi gerçekleştirilen diş tedavilerinde sağlık, kalite ve zaman yönetimi temel önceliğimizdir. Tüm süreçler akademik bilgi birikimi ve klinik deneyim doğrultusunda planlanmaktadır" diye konuştu. Poliklinikte diş tedavileri yapılan vatandaşlar ise aldıkları hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
MUSKİ’den Bodrum Yalıkavak’ta içme suyu hat yenileme çalışması
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:53 MUSKİ’den Bodrum Yalıkavak’ta içme suyu hat yenileme çalışması MUSKİ Genel Müdürlüğü, Bodrum genelinde ana içme suyu hatlarında yaşanan arızaları önlemek, kayıp-kaçakları azaltmak ve arıza kaynaklı su kesintilerini kalıcı olarak ortadan kaldırmak için hat yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda ekipleri Bodrum ilçesine bağlı Yalıkavak Mahallesi Çökertme Caddesi’nde ana şebeke hattında yenileme çalışması gerçekleştiriyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Bodrum’da içme suyu hatlarının modernleştirilmesi ve eskimiş hatlardan kaynaklanan kayıp-kaçak sorunlarının kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılması yönündeki talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, Bodrum’un tamamına kesintisiz içme suyu temini için projelerine aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda, Yalıkavak Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlamış olan Çökertme Caddesi içme suyu hattı, MUSKİ Genel Müdürlüğünün 2026 yılı yatırım programına alınarak yenileme çalışmalarına başlandı. Toplam 700 metre uzunluğundaki ana şebeke hattında yürütülen yenileme çalışmalarıyla, mevcut hatta yaşanan yapısal sorunların kalıcı şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanıyor. Çökertme Caddesi’nde kapsamlı hat yenileme çalışması Bodrum Yalıkavak Mahallesi’nde, ekonomik ömrünü tamamlamış içme suyu hatlarından kaynaklanan sorunların kalıcı olarak giderilmesi amacıyla, Çökertme Caddesi’nde 700 metre uzunluğundaki ana şebeke hattında yenileme çalışmaları başlatıldı. Yürütülen çalışmalarla birlikte, uzun yıllardır kullanılan ve sık arızalara neden olan mevcut hatlar devre dışı bırakılarak, içme suyu iletiminde daha güvenli ve sürdürülebilir bir altyapı oluşturulması hedefleniyor. Bu sayede, bölgede yaşanan arıza ve patlaklara bağlı su kesintilerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından, bölgede üstyapı düzenlemeleri de yapılarak günlük kullanım yoğunluğunu karşılayabilecek modern ve çevreyle uyumlu bir düzenleme sağlanacak. Modern altyapı ile kalıcı çözüm Çökertme Caddesi’nde yürütülen hat yenileme çalışmalarıyla, özellikle yaz aylarında artan nüfus ve yoğun kullanım dönemlerinde yaşanan su kesintilerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Yenilenen altyapı sayesinde, içme suyunun daha sağlıklı ve güvenli şekilde iletilmesi sağlanırken, hat kaynaklı kayıp-kaçakların azaltılması ve mevcut su kaynaklarının daha verimli kullanılması amaçlanıyor. Gerçekleştirilen bu yatırımla birlikte, Bodrum’un önemli yerleşim alanlarından biri olan Yalıkavak’ta içme suyu hizmetinin daha kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, Çökertme Caddesi ve çevresinde altyapıdan kaynaklanan sorunların kalıcı olarak çözüme kavuşturulması planlanıyor.
Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:03 Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi Siirt İl Sağlık Müdürlüğünde görev yapan Uzman Diyetisyen Nevzat Ertaş, ramazan ayında yanlış bilinen başlıklara dikkat çekerek, "İftar ve sahur arasında muhakkak 2 litre kadar su tüketimine önem göstermeliyiz. Ramazan ayı içerisinde şerbetli tatlıların tüketiminde artış görülmektedir. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlar tercih edebiliriz" dedi. Ramazan ayıyla birlikte yeme içme alışkanlıklarında değişikliklerle ilgili Uzman Diyetisyen Nevzat Ertaş, 12 saatlik oruç tutma süresinin sahura kalkılmadığı durumda 19 saate kadar çıktığını, bu süre zarfında neler tüketilip nelerin tüketilmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Ortalama 12 saatlik bir oruç tutma süresinin olacağını belirten Ertaş, "Sahura kalkılmaması durumunda bu süre 18-19 saatlere kadar uzayabilir. Bilinenin aksine vücut yağ tutmaya daha yatkındır. Çünkü bazal metabolizma hızımız minimum seviyelere düşmektedir. Sahura kalkılmadığı durumda uzun açlık riskleri oluşabilmektedir. Bu açlık risklerinden en önemlisi kan şekeri düşüklüğüdür. Bir diğer büyük risk ise vücuda alınan su miktarından daha fazlasının atılmasıyla ortaya çıkan dehidratasyon durumudur. Sahura kalkıldığı takdirde hem dehidratasyon hem de hipoglisemi görülme riskini minimuma indirebiliriz" dedi. İftar öğününde ise uzun süren açlıktan sonra birden yemek yemeyle ilgili uyarıda bulunan Ertaş, "Bu durum hem midede hazımsızlık, şişkinlik oluşturabilir hem de kilo almaya sebep verebilir. Bizim önerimiz burada su ve hurma ile orucu açtıktan sonra bir kase çorba tüketilmesi, sonra da ara verilmesi çok elzemdir. Çünkü açlık ve tokluk mekanizmasını kontrol eden hipotalamus tarafından tokluk hormonları ortalama 20 dakika içerisinde oluşturulmaktadır. Bu arada vereceğimiz 10-15 dakikalık ara hem tokluk hormonunun salınması için gereken süreye katkı sağlayacaktır hem de sindirim sistemimize yardımcı olacaktır. Günlük hayatta var olan kalori ihtiyacımızı Ramazan ayında da aynı şekilde yerine koymak mecburiyetindeyiz. Bunu sadece 2 öğüne sığdırmak zor olabilir, bundan dolayı iftar ve sahur dışında bir de ara öğün önerilebilir" diye konuştu. İftardan 2.5-3 saat sonra eğer çay saatine denk geliyorsa beraber birkaç kuru meyve, birkaç da sert kabuklu meyvelerden olan fındık, ceviz, badem tüketimini öneren Ertaş, "Veya meyve saatine denk geliyorsa belirli bir miktarda meyve yanında da bir su bardağı süt veya bir miktar yoğurt ile beraber tüketilmesi hem kan şekeri dengesi açısından hem de günlük almamız gereken kaloriyi yerine koymamız açısından önem arz etmektedir. Bunun dışında iftarla sahur arasında yeterli miktarda su içilmezse yapılan bir çalışmaya göre vücut bu susuzluk hissini açlık olarak algılayabilmekte, daha fazla kalori tüketimine sebep olmaktadır. Bu sebeple iftar ve sahur arasında muhakkak 2 litre kadar su tüketimine önem göstermeliyiz" şeklinde konuştu. Ramazan ayı içerisinde şerbetli tatlıların tüketiminde artış görülmekte olduğunu aktaran Ertaş, "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlılar tercih edebiliriz daha hafif olmasından dolayı. Toplumumuzda çay ve kahve tüketimi oldukça yaygın. Çay ve kahve, kafein içeren içecekler olduğu için bunlar boşaltım sistemimizi daha iyi çalıştırır. Aldığımız su ve diğer sıvıların da hızlı şekilde vücuttan uzaklaşmasına sebebiyet vermektedirler. Bundan dolayı çay su yerine geçer mantığı yanlıştır. İftardan hemen sonra bireyler maden suyu tüketmektedir. Bu durum şişkinliğe yardımcı olmaz, aksine şişkinliği artırır. Maden suyunun uygun saatte tüketimi, iftardan ya da yemeklerden 1 buçuk saat kadar sonra tüketildiği takdirde sindirime yardımcı olacaktır" dedi. Vatandaşlardan Engin Ekin, Ramazan ayında sağlıklı beslenmeyle ilgili "Dikkat edeceğiz tabii yiyeceğimize, içeceğimize çünkü sonuçta sabahtan akşama kadar mide boş kalıyor. Birden bire midemize yüklenmeyeceğiz. Bizim Siirt yemekleri meşhurdur. Mumbar, dolma, perde pilav, içli köfte tabii midemizi bunlarla dolduracağız" şeklinde konuştu.
Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:57 Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi Siirt İl Sağlık Müdürlüğünde Uzman Diyetisyen olarak görev yapan Nevzat Ertaş, ramazan ayında yanlış bilinen başlıklara dikkat çekerek, "İftar ve sahur arasında muhakkak 2 litre kadar su tüketimine önem göstermeliyiz. Ramazan ayı içerisinde şerbetli tatlıların tüketiminde artış görülmektedir. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlar tercih edebiliriz" dedi. Ramazan ayıyla birlikte yeme içme alışkanlıklarında değişiklikler meydana geliyor. Uzman diyetisyen 12 saatlik oruç tutma süresinin sahura kalkılmadığı durumda 19 saate kadar çıktığını, bu süre zarfında neler tüketilip nelerin tüketilmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Uzman Diyetisyen Nevzat Ertaş, ramazan ayında beslenme ve yaşam şeklinin değişmekte olduğunu söyledi. Ortalama 12 saatlik bir oruç tutma süresinin olacağını belirten Ertaş, "Sahura kalkılmaması durumunda bu süre 18-19 saatlere kadar uzayabilir. Bilinenin aksine vücut yağ tutmaya daha yatkındır. Çünkü bazal metabolizma hızımız minimum seviyelere düşmektedir. Sahura kalkılmadığı durumda uzun açlık riskleri oluşabilmektedir. Bu açlık risklerinden en önemlisi kan şekeri düşüklüğüdür. Bir diğer büyük risk ise vücuda alınan su miktarından daha fazlasının atılmasıyla ortaya çıkan dehidratasyon durumudur. Sahura kalkıldığı takdirde hem dehidratasyon hem de hipoglisemi görülme riskini minimuma indirebiliriz" dedi. İftar öğününde ise uzun süren açlıktan sonra birden yemek yeme durumu görülebildiğini söyleyen Ertaş, "Bu durum hem midede hazımsızlık, şişkinlik oluşturabilir hem de kilo almaya sebep verebilir. Bizim önerimiz burada su ve hurma ile orucu açtıktan sonra bir kase çorba tüketilmesi, sonra da ara verilmesi çok elzemdir. Çünkü açlık ve tokluk mekanizmasını kontrol eden hipotalamus tarafından tokluk hormonları ortalama 20 dakika içerisinde oluşturulmaktadır. Bu arada vereceğimiz 10-15 dakikalık ara hem tokluk hormonunun salınması için gereken süreye katkı sağlayacaktır hem de sindirim sistemimize yardımcı olacaktır. Günlük hayatta var olan kalori ihtiyacımızı Ramazan ayında da aynı şekilde yerine koymak mecburiyetindeyiz. Bunu sadece 2 öğüne sığdırmak zor olabilir, bundan dolayı iftar ve sahur dışında bir de ara öğün önerilebilir" diye konuştu. İftardan 2 buçuk 3 saat kadar sonra eğer çay saatine denk geliyorsa çayla beraber birkaç kuru meyve, birkaç da sert kabuklu meyvelerden olan fındık, ceviz, badem tüketimini öneren Ertaş, "Veya meyve saatine denk geliyorsa belirli bir miktarda meyve yanında da bir su bardağı süt, bir su bardağı kefir veya bir miktar yoğurt ile beraber tüketilmesi hem kan şekeri dengesi açısından hem de günlük almamız gereken kaloriyi yerine koymamız açısından önem arz etmektedir. Bunun dışında iftarla sahur arasında yeterli miktarda su içilmezse yapılan bir çalışmaya göre vücut bu susuzluk hissini açlık olarak algılayabilmekte, daha fazla kalori tüketimine sebep olmaktadır. Bu sebeple iftar ve sahur arasında muhakkak 2 litre kadar su tüketimine önem göstermeliyiz" şeklinde konuştu. Ramazan ayı içerisinde şerbetli tatlıların tüketiminde artış görülmekte olduğunu aktaran Ertaş, "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlılar tercih edebiliriz daha hafif olmasından dolayı. Toplumumuzda çay ve kahve tüketimi oldukça yaygın. Çay ve kahve, kafein içeren içecekler olduğu için bunlar boşaltım sistemimizi daha iyi çalıştırır. Aldığımız su ve diğer sıvıların da hızlı şekilde vücuttan uzaklaşmasına sebebiyet vermektedirler. Bundan dolayı çay su yerine geçer mantığı yanlıştır. İftardan hemen sonra bireyler maden suyu tüketmektedir. Bu durum şişkinliğe yardımcı olmaz, aksine şişkinliği artırır. Maden suyunun uygun saatte tüketimi, iftardan ya da yemeklerden 1 buçuk saat kadar sonra tüketildiği takdirde sindirime yardımcı olacaktır" dedi. Vatandaşlardan Engin Ekin, Ramazan ayında sofrada ne bulunsa onu yiyeceğini belirterek, "Dikkat edeceğiz tabii yiyeceğimize, içeceğimize çünkü sonuçta sabahtan akşama kadar mide boş kalıyor. Birden bire midemize yüklenmeyeceğiz. Bizim Siirt yemekleri meşhurdur. Mumbar, dolma, perde pilav, içli köfte tabi midemizi bunlarla dolduracağız" şeklinde konuştu. (ZG-AKK-Y)
Uzmanlardan önemli uyarı: "Estetikte doğal görünüm öncelik olmalı"
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:58 Uzmanlardan önemli uyarı: "Estetikte doğal görünüm öncelik olmalı" Son yıllarda dünya çapında adından sıkça söz ettiren İstanbul, estetik alanında da global bir merkez olma yolunda hızla ilerliyor. Bu gelişmeyle birlikte uzmanlar, estetik uygulamaların mutlaka tecrübeli hekimler tarafından, modern ve tam donanımlı kliniklerde yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar doğa görünümün öncelik olmasının bir numarayı öncelik olması gerektiğini söylüyor. Özel Cinik Polikliniği uzmanları, abartılı işlemlerden kaçınılması ve yüzün doğal ifadesinin korunmasının uzun vadeli memnuniyet açısından kritik olduğunu vurguluyor. Yanlış teknikler ve uzman olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamaların ilerleyen yıllarda istenmeyen sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Burcu Yiğit: "Her uygulamada amaç doğal ifadeyi korumak" Özel Cinik Polikliniği medikal estetik koordinatörü Burcu Yiğit, medikal estetik işlemlerinin son yıllarda yaygınlaşmasıyla birlikte doğru teknik ve uzmanlık faktörünün daha da önemli hale geldiğini belirtiyor. Yiğit "Medikal estetik uygulamalarında en önemli hedef, yüzün doğal ifadesini korumaktır. Doğru planlama yapılmadan uygulanan işlemler hem estetik açıdan hem de sağlık açısından risk oluşturabilir. Güçlü bir medikal estetik altyapısına sahip kliniklerin tercih edilmesi gerekmekte, uygulamaların yüz anatomisine uygun, ölçülü ve kontrollü şekilde yapılması mutlaka dikkate alınmalı" şeklinde konuştu. Kişiye özel planlama ve FDA onaylı ürünlerle güvenli uygulamalar Klinikte her işlem öncesinde detaylı cilt analizi yapılarak danışanın ihtiyaçları belirleniyor ve tamamen kişiye özel tedavi planı oluşturuluyor. Yeni nesil cihaz teknolojileri ile desteklenen uygulamalar sayesinde doğal, dengeli ve uzun süreli sonuçlar elde ediliyor. Uzmanlar ayrıca kullanılan ürünlerin mutlaka FDA onaylı olması gerektiğini, güvenlik ve kalıcılığın her zaman ön planda tutulduğunu ifade ediyor. İstanbul Medikal estetikte küresel bir merkez olma yolunda Sağlık turizmi, uzman hekim kadrosu ve ileri teknolojiye sahip klinikleriyle İstanbul, medikal estetik alanında uluslararası hastalar için önemli bir destinasyon haline geliyor. Özel Cinik Polikliniği de doğal sonuç odaklı yaklaşımı ve hasta güvenliğini merkezine alan hizmet anlayışıyla bu gelişimin güçlü temsilcileri arasında yer alıyor.
Uzmanından Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenme önerisi
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:51 Uzmanından Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenme önerisi KAHRAMANMARAŞ (İHA) – Diyetisyen Merve Kapudere Demirciler, Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, sahur ve iftar öğünlerinin doğru planlanması gerektiğini söyledi. 11 ayın sultanı Ramazan’ın gelmesiyle sahur ve iftar öğünleri için telaş başladı. Kahramanmaraş Sular Akademi Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Merve Kapudere Demirciler, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Sahurda protein kaynaklarına yer verilmeli" İyi bir sahurun gün boyu tok kalmak açısından büyük önem taşıdığını belirten Demirciler, "Doyurucu ve protein ağırlıklı bir sahur, gün içerisinde daha uzun süre tok kalmamızı sağlar. Sahurda yumurta, peynir, yoğurt ve süt gibi protein kaynaklarına mutlaka yer verilmelidir. Tok tutucu sağlıklı yağ gruplarından avokado, ceviz ve badem tercih edilebilir. Bunun yanında tam tahıllı ya da tam buğday ekmeği gibi lif oranı yüksek besinlerle dengeli bir sahur yapılabilir" dedi. "5 dakika beklemek sindirime yardımcı olur" İftar saatinde mideye ani yükleme yapılmaması gerektiğini vurgulayan Demirciler, gün boyu aç kalan midenin hassaslaştığını ifade ederek, "Orucu suyla açtıktan sonra çorba içip yaklaşık 5 dakika beklemek sindirime yardımcı olur. Bu süre, mideye yük bindirmeden sindirim sistemini ana yemeğe hazırlar" diye konuştu. "Karbonhidratları ölçülü porsiyonlarda tüketmeliyiz" Ana yemeğe geçmeden önce salata veya yoğurtlu mezelerle başlanmasını öneren Demirciler, karbonhidrat tüketiminin ise kontrollü olması gerektiğini belirtti. Demirciler, "Pilav gibi karbonhidratları ölçülü porsiyonlarda tüketmeliyiz. İçecek olarak fazla miktarda ayran ya da asitli içecekler yerine su tercih edilmelidir. Yemeği salata ağırlıklı tamamlamak, lokmaları iyi çiğneyerek ve yavaş yemek midemizi yormadan iftarı sonlandırmamıza yardımcı olur" ifadelerini kullandı. Ramazan ayı boyunca dengeli beslenme ve porsiyon kontrolünün önemine dikkat çeken Demirciler, sağlıklı bir oruç süreci için bilinçli tüketimin şart olduğunu sözlerine ekledi.
Uzmanında Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenme önerisi
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:49 Uzmanında Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenme önerisi Diyetisyen Merve Kapudere Demirciler, Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, sahur ve iftar öğünlerinin doğru planlanması gerektiğini söyledi. 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte sahur ve iftar öğünleri için telaş başladı. Kahramanmaraş Sular Akademi Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Merve Kapudere Demirciler, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Sahurda protein kaynaklarına yer verilmeli" İyi bir sahurun gün boyu tok kalmak açısından büyük önem taşıdığını belirten Demirciler, "Doyurucu ve protein ağırlıklı bir sahur, gün içerisinde daha uzun süre tok kalmamızı sağlar. Sahurda yumurta, peynir, yoğurt ve süt gibi protein kaynaklarına mutlaka yer verilmelidir. Tok tutucu sağlıklı yağ gruplarından avokado, ceviz ve badem tercih edilebilir. Bunun yanında tam tahıllı ya da tam buğday ekmeği gibi lif oranı yüksek besinlerle dengeli bir sahur yapılabilir" dedi. "5 dakika beklemek sindirime yardımcı olur" İftar saatinde mideye ani yükleme yapılmaması gerektiğini vurgulayan Demirciler, gün boyu aç kalan midenin hassaslaştığını ifade ederek, "Orucu suyla açtıktan sonra çorba içip yaklaşık 5 dakika beklemek sindirime yardımcı olur. Bu süre, mideye yük bindirmeden sindirim sistemini ana yemeğe hazırlar" diye konuştu. "Karbonhidratları ölçülü porsiyonlarda tüketmeliyiz" Ana yemeğe geçmeden önce salata veya yoğurtlu mezelerle başlanmasını öneren Demirciler, karbonhidrat tüketiminin ise kontrollü olması gerektiğini belirtti. Demirciler, "Pilav gibi karbonhidratları ölçülü porsiyonlarda tüketmeliyiz. İçecek olarak fazla miktarda ayran ya da asitli içecekler yerine su tercih edilmelidir. Yemeği salata ağırlıklı tamamlamak, lokmaları iyi çiğneyerek ve yavaş yemek midemizi yormadan iftarı sonlandırmamıza yardımcı olur" ifadelerini kullandı. Ramazan ayı boyunca dengeli beslenme ve porsiyon kontrolünün önemine dikkat çeken Demirciler, sağlıklı bir oruç süreci için bilinçli tüketimin şart olduğunu sözlerine ekledi.
Ordu’da yaşlı hasta beyin tümörü ameliyatıyla sağlığına kavuştu
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:35 Ordu’da yaşlı hasta beyin tümörü ameliyatıyla sağlığına kavuştu Ordu’da beyin tümörü teşhisi konulan 75 yaşındaki yaşlı adam, Ünye Devlet Hastanesi’nde yapılan başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Ordu’da ikamet eden 75 yaşındaki Hasan Günay, ellerinde hissettiği uyuşma ve güç kaybı şikâyetleriyle acil servise başvurdu. Hastanede yapılan detaylı tetkikler ve çekilen tomografi sonucunda, Günay’ın beyninde tümör olduğu tespit edildi. Vakit kaybetmeden uzman arayışına giren hasta, Ünye Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Hıdır Özer’e ulaştı. Hıdır Özer ve ekibi tarafından değerlendirilen Günay, gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından ameliyata alındı. Ünye Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyon başarıyla sonuçlandı. "Tümörü tamamen temizledik" Ameliyat sonrası hastasını serviste ziyaret eden Opr. Dr. Hıdır Özer, operasyonun başarılı olduğunu söyleyerek, "Hastamızın beynindeki tümörü tamamen almış durumdayız. Operasyon oldukça başarılı geçti ve iyileşme süreci beklediğimizden hızlı ilerliyor. Hastamızı şifa ile taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İnşallah en kısa sürede tamamen eski sağlığına kavuşacak" dedi. "Herkese minnettarım" Hastalığına Ünye’de şifa bulan Hasan Günay ise yaşadığı mutluluğu dile getirerek, "Allah’a şükür sağlığımı geri kazandım. Başta doktorum Hıdır Bey olmak üzere, tüm hastane çalışanlarına ve hemşehrilere teşekkür ediyorum. Emeği geçen herkese minnettarım" diye konuştu.