SAĞLIK - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 12:24

Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor: "Giderek sigara kullanımlarımız artıyor, başlama yaşı düşüyor"

A
A
A

Dünyada her yıl çok sayıda kişiyi yaşamdan koparan tütün ve tütün ürünleri kullanımına karşı uyarılarda bulunan Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlusu Uzm. Dr. Belma Akbaba Bağcı, "Maalesef giderek kullanımlarımız artıyor, sigara içme, başlama yaşı düşüyor" dedi. Sigarayı bırakan 53 yaşındaki Ayşe Gül Er ise, "Günde 3-3,5 paketi buluyordu. Çok pişmanım, sigara dostumuz değil düşmanımız" diye konuştu.

Tütün ve tütün ürünleri her yıl Türkiye ve dünyada milyonlarca kişinin sağlığını etkilerken çok sayıda ölüme neden oluyor. İçicilik veya maruziyet kişilerin hayatında büyük etkiler oluştururken Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı, Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlusu Uzm. Dr. Belma Akbaba Bağcı da 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü öncesi önemli uyarılarda bulundu. Sigara Bırakma Polikliniği’ne yapılan başvurularda kişinin kendine inanmasının büyük rol oynadığını belirtirken, her bireyin kendi özelinde analizinin ardından tedavilere başlandığını aktardı. Öte yandan sigarayı bırakan kullanıcılar ise yaşadıklarını anlattı.

Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor:

"Dünyada 1,3 milyar kullanıcısı var, yaklaşık 17-18 milyonu Türkiye’de"

‘Maalesef giderek kullanımlarımız artıyor, sigara içme, başlama yaşı düşüyor’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, "Kadınlarda kullanım oranları artıyor. Dünyada en fazla ölüme sebep olan hastalıklardan 8 tanesinin altısından sigara sorumlu. Bunlara rağmen dünyada hala 1.3 milyar kullanıcısı var, yaklaşık 17-18 milyonu da Türkiye’de. Sigaraya başlama yaşı ne kadar erkense bağımlılık düzeyi o kadar yüksek oluyor, erken yaşta başlayan kişiler, çocuklarımız maalesef sigara bağımlılıklarını sürdürüyor. Elektronik sigaralar, farklı boyutlarda farklı şekillerde renkli renkli üretilerek daha cazip hale getiriliyor, sanki zararı azaltılmış ürünler gibi nikotin bağımlılığının sürdürülmesine sebep oluyor. Elektronik sigarayı, sigarayı bırakma amaçlı kullananlar çalışmalarda gösterilmiş ki 1 yıl sonra hala yüzde 80’i elektronik sigara kullanıyorlar. Elektronik sigara, bir sigarayı bırakma aracı olarak düşünülmemeli, zararı azaltılmış bir ürün değildir. Kardiyovasküler hastalıklar, solunum sistemi hastalıkları, kanserler gibi klasik tütündeki hastalıklara da neden olmaktadır" dedi.

"Elektronik sigarayla ilişkilendirdiğimiz EVALI, ölüm oranı yüksek bir hastalık"

Elektronik sigaranın zararsız olduğunun düşünülmemesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, "Elektronik Sigara Hastalığı (EVALI) tablosu dediğimiz ciddi, ölüme neden olan ve tedavisinde de güçlük yaşadığımız bir durum. Elektronik sigara kullananlarda özellikle Amerika’da bu vakalar daha çok artış gösteriyor. Kullanım sonrasında her iki akciğerimizde zatürre görünümü, akut akciğer hasarı dediğimiz, solunum yetmezliğine giden bir tabloya sebep oluyor. Tedavisi de oldukça uzun ve zor, ölüm oranı da yüksek bir hastalık, elektronik sigarayla ilişkilendirdiğimiz EVALI tablosu bu. Dünya Sağlık Örgütü rehberi diyor ki; tütün kullanım miktarı, süresi ne olursa olsun bireye özgü tedavilerle sigarayı bırakma mümkün. Kanıta dayalı tedaviler uyguladığımızda danışmanlık hizmeti verdiğimizde yüzde 40‘ların üzerinde yüzde 80’lere varan sigara bırakma başarılarınız oluyor. Sigara bırakma poliklinikleri bu konuda aktif çalışıyor" diye konuştu.

"Kişiye göre değişen tedavilerimiz var"

"Sigara bırakma polikliniğe ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, "Hastaların öncelikle bir tıbbi geçmişlerini sorguluyoruz, ek hastalıkları var mı, hangi ilaçları kullanıyor, yaşları, ne kadar süredir tütün ürünü kullanıyor veya niçin başarısız oldular, yeniden başladılarsa hangi faktörler sebep oldu, bunları inceliyoruz. Ek bazı tetkiklerimiz, formlarımız, anketlerimiz oluyor. Kişiye göre değişen tedavilerimiz var, toplumumuz da biliyor; bantlar, sakız, spreyler, pastiller ve farmakolojik ilaç tabletlerimiz var. Belli aralıklarla kontrollere çağırıyoruz. İlk bıraktıktan sonra yan etki olup olmadığını kontrol etmek için erken bir kontrol sağlıyoruz, sonra 2 hafta, aylık takiplerimizi sürdürüyoruz. En az 6 ayda bir takip etmek istiyoruz" diye konuştu.

"8 milyon ölüm var dersek 1,3 milyonu sigara dumanı maruziyetinden"

Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, "Sigarayı bıraktım’ deyip takibini bırakan hastalarımızın başarısızlık oranları daha yüksek. Hastalarımız sigarayı bıraktıktan sonra ‘Bu sefer bıraktık, daha önce defalarca denememenize rağmen bırakamamıştık’ gibi cümlelerle geliyorlar. Kararlı, gayretli, motive olduğunuzda sigarayı bırakabiliyorsunuz. Hepsinin ortak söylediği şey; ‘Hocam hemen nefes darlığım azaldı, çok daha kolay hareket edebiliyorum, rahat merdiven çıkıyorum.’. Fiziksel iyilik halinin dışında bir ruhsal iyilik hali de veriyor. Bırakmak önemli ama tekrar başlamamak, bırakmayı sürdürmek çok daha önemli. Sigarayı bıraktığınız zaman sigaralı ortamlarda da bulunmayın. Dünyada 8 milyon ortalama ölüm var dersek bunun 1,3 milyonu maalesef pasif sigara dumanı maruziyetinden. Kişi kendisi içmiyor fakat iş yerinde, sosyal ortamlarda olsun bu dumana maruz kalmış oluyor ne yazık ki bu hastalarımız da aynı sigara içiciler gibi hatta onlardan daha da fazla yine sigarayla ilgili sağlık riskiyle karşı karşıyalar" ifadelerini kullandı.

Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor:

"Sigara, dostumuz değil düşmanımız, çok pişmanım"

Sigara kullanımından duyduğu pişmanlığı anlatan 53 yaşındaki Ayşe Gül Er, "34 senedir kullanıyorum, 16-17 yaşlarında sigaraya başladım. Günde 3-3,5 paketi buluyordu, ailemden saklıyordum sonra ikiye düşürdüm. Nefes alamıyorsunuz, romatizma rahatsızlığım var. Doktora geldim ‘Sigarayı bırakmanız gerekiyor, KOAH adayısınız’ dedi, üzüldüm. Sigarayı bırakmaya karar verdim, polikliniklerden haberim vardı, Yedikule’de olduğunu bilmiyordum. Buraya gelmiştim ‘Nasıl bırakabilirim, bildiğiniz bir yer var mı?’ deyince ‘Burada var’ dedi. Geldim, başladım, bu şekilde bıraktım. Aralıkta geldim, Aralık’ın 22’sinde bıraktım. Hiç mi canınız istemiyor derseniz, istediği zamanlar oluyor. Spor yapıyorum, çalışıyorum. Sigara, dostumuz değil düşmanımız. Gençken bırakmaları tavsiye ederim, benim yaşıma gerçekten çok zor, çok pişmanım. Geç fark ettim, bu saatten sonra kaliteli bir yaşam istiyorum. Önce kafada bitmesi gerekiyor" dedi.

Her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor:

"Özentiliğin sonu yok, hiç başlamalarını tavsiye ederim"

‘15-16’lı yaşlarda sigaraya başladım’ diyen Adem Hazar ise, "Yaklaşık 5 sene kadar sigara içtim, şimdi bıraktım. Arkadaş ortamında alıştım, günlük 3 paket sigara içiyordum. Bir gün bir hemşire arkadaşımız burayı önerdi. Doktor hanımla görüştüm, çok kısa sürede ilaç yardımıyla bırakabileceğimi söyledi. Ben de deneyip bir hafta gibi bir sürede bıraktım. Önce bırakabileceğinize inanmanız, kafada bitirmeniz gerekiyor. Artık dışarıda aktivite yaparken daha zor yoruluyorum, nefes alışverişim düzeldi. Özellikle merdiven çıkarken daha rahatım, gece rahat uyuyorum, gündüz rahat kalkıyorum. Özentiliğin sonu yok, ben de özenerek başlamıştım. Pişman oldum, bıraktım, hiç başlamalarını tavsiye ederim" şeklinde konuştu.

Hasibe Karadağ - Sedat Çürük

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara itfaiyesi 9 günlük tatil için uyardı Ankara İtfaiyesi, 9 günlük Kurban Bayramı tatili için vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. İtfaiye Çavuşu Muhammed Albayrak, yangın, patlama, trafik kazası ve boğulma gibi risklere karşı alınacak basit önlemlerin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ankara İtfaiyesi’nin bayram boyunca görev başında olacağını belirten Albayrak, "En büyük temennimiz; vatandaşlarımızın acı yaşamadan güvenli ve huzurlu bir bayram geçirmesidir" dedi. Ankara İtfaiyesi, 9 gün sürecek Kurban Bayramı tatili öncesi Başkentlilere önemli uyarılarda bulundu. İtfaiye ekipleri; vatandaşların güvenli bir tatil ve bayram geçirebilmesi için Başkent’in çeşitli noktalarındaki 49 istasyonda görev başında olacak. Elektriğe dokunmayın, hızlıca havalandırın Ankara İtfaiyesi İtfaiye Çavuşu Muhammed Albayrak, özellikle bayram hazırlıkları nedeniyle mutfaklarda yoğunluk yaşandığını belirterek, "Ocak, tüp ve elektrikli mutfak ekipmanları kullanılırken dikkatli olunmalı, yemek pişirilirken mutfak kesinlikle kontrolsüz bırakılmamalıdır" dedi. Gaz kokusu hissedildiğinde elektrik düğmelerine dokunulmaması gerektiğini vurgulayan Albayrak, ortamın hızla havalandırılması ve yetkililere haber verilmesi çağrısında bulundu. Kurban kesim alanlarında güvenlik vurgusu Kurban kesim işlemlerinin yalnızca belirlenen güvenli alanlarda yapılması gerektiğini belirten Albayrak, kesim bölgelerinde elektrik kabloları, yanıcı maddeler ve yakıt depolarından uzak durulması gerektiğini söyledi. Kullanılan ekipmanların gelişi güzel bırakılmaması gerektiğini belirten Albayrak, çocukların kesim alanlarına yaklaşmasına izin verilmemesi gerektiği vurguladı. "Evden ayrılmadan önce fişleri çekin" Bayram ziyareti veya tatil nedeniyle evden ayrılacak vatandaşlara da uyarılarda bulunan Albayrak, "Ütü, kettle, şarj aleti gibi elektrikli cihazların fişleri prizden çıkarılmalı, doğal gaz ve su vanaları kapatılmalıdır" ifadelerini kullandı. Bayram tatilinde yola çıkacak sürücülere de seslenen Albayrak, sıcak havalarda araç içinde bırakılan çakmak, deodorant, kolonya ve basınçlı kapların yangın ve patlama riski oluşturabileceğine dikkat çekti. Küçük ihmaller büyük orman yangınlarına dönüşebilir Bayram süresince yoğunluk yaşanması beklenen piknik ve mesire alanlarında da vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirten Albayrak, ateşin yalnızca izin verilen alanlarda yakılması gerektiğini ifade ederek, "Ateş yalnızca izin verilen bölgelerde yakılmalı, ayrılmadan önce tamamen söndürüldüğünden emin olunmalıdır. Yol kenarlarına sigara izmariti, cam şişe ve cam parçaları atılmamalıdır. Küçük ihmaller büyük orman yangınlarına dönüşebilir" diye konuştu. Baraj ve göletlere girmeyin uyarısı Serinlemek amacıyla göl, gölet ve barajlara girilmesinin ciddi risk oluşturduğunu belirten Albayrak, güvenli olmayan sularda yüzmenin boğulma vakalarına yol açabileceğini söyledi. Ankara İtfaiyesi’nin bayram boyunca görev başında olacağını belirten Albayrak, vatandaşların acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramaları gerektiğini hatırlatarak, "En büyük temennimiz hiçbir vatandaşımızın acı yaşamadan güvenli ve huzurlu bir bayram geçirmesidir" dedi.
Yalova Yalova Eğitim ve Araştırma’da nükleer tıp uzmanı göreve başladı Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez "nükleer tıp uzmanı" olarak atanan Dr. Salih Demir hasta kabulüne başladı. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Nükleer Tıp Kliniği’nde, radyoaktif işaretli ajanlar kullanılarak organ ve dokuların fonksiyonel değerlendirmesi gerçekleştiriliyor. Modern tıbbi yöntemlerin kullanıldığı klinikte, birçok hastalığın erken tanısı ve tedavi planlamasına katkı sağlanıyor. Kliniğin altyapısında bulunan 1 adet SPECT (Tek Foton Emisyon Bilgisayarlı Tomografi) cihazı sayesinde; kemik sintigrafisi, kalp sintigrafisi, böbrek sintigrafisi, tiroit sintigrafisi ve diğer organ sistemlerine yönelik görüntüleme işlemleri başarıyla uygulanabiliyor. Özellikle kanser, kalp-damar hastalıkları, tiroit rahatsızlıkları ve bazı organ fonksiyon bozukluklarının tanısında nükleer tıp uygulamalarının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Nükleer tıp uygulamalarının, hastalıkların yalnızca anatomik değil fonksiyonel olarak da değerlendirilmesine imkân sunduğu belirtilirken, bu sayede erken teşhis oranlarının artırılması ve tedavi süreçlerinin daha doğru planlanmasının amaçlandığı ifade edildi. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hizmete başlayan yeni klinik ile birlikte vatandaşların ileri tetkik ve görüntüleme işlemleri için farklı illere sevk edilme ihtiyacının da azalması bekleniyor.
Hatay Sel afetinde evladını kaybeden annenin, ‘Beni dinlemedin oğlum, sana gitme dedim’ sözleri yürekleri dağladı Hatay’da AFAD ve itfaiye ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda Asi Nehri ve Akdeniz’in birleştiği noktada cansız bedeni bulunan 19 yaşındaki Deniz Hoşgel, son yolculuğuna uğurlandı. Evladının kaybetmesinin acısını yaşayan anne, ‘Beni dinlemedin oğlum, sana gitme dedim ve arkadaşlarına güvenme’ sözleri yürekleri dağladı. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da etkili olan şiddetli yağış kentte yaşamı olumsuz etkilemişti. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesi Karaçay Mahallesi’nde bulunan Karaçay Nehri, yağış sonrası taştı. Taşan nehir, Samandağ ile Antakya ilçelerini birbirine bağlayan Karaçay Köprüsü’nün Samandağ’a gidiş yönünü çökertti. Çökme esnasında köprünün üzerinde giderken nehre düşen araçtaki 20 yaşındaki Musa Paşa ve 19 yaşındaki Deniz Hoşgel kayboldu. Olay yerine sevk edilen AFAD, Hatay Büyükşehir Belediyesi Sualtı Arama ve Kurtarma ekipleri başta olmak üzere çok sayıda ekip arama çalışmalarını sürdürüyordu. Ekiplerin sürdürdükleri çalışmalarda Akdeniz ve Asi Nehri’nin buluştuğu noktada bir 19 yaşındaki Deniz Hoşgel’in cansız bedeni bulundu. Nehre düşerek akıntıya kapılan ve 1 gün sonra cansız bedeni bulunan Deniz Hoşgel, Mağaracık Mahallesi Mezarlığı’na defnedildi. Evladının kaybetmesinin acısını yaşayan anne, ‘Beni dinlemedin oğlum, sana gitme dedim ve arkadaşlarına güvenme’ sözleri yürekleri dağladı.