Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Baba Ahmet Torun: "Kızımın gözü hariç tüm iç organlarını bağışlamaya karar verdik"
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye ait 5 üs ile İsrail’deki askeri merkezlerini hedef aldı
Üsküdar’da yol çöktü: Otomobil çukura düştü
SAĞLIK
Karatay’ın sağlık altyapısı güçleniyor
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:15:13
Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, hayırsever iş insanı Ahmet Yaşar Eşmekaya ve Konya İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Erenler Mahallesi’ne kazandırılan Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. 32 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen merkez, bölgedeki sağlık hizmetlerine erişimi önemli ölçüde kolaylaştıracak. Karatay Belediyesi, "yerinde hizmet" anlayışıyla ilçenin dört bir yanındaki yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Bu kapsamda kazandırılan modern aile sağlığı merkezi, vatandaşların sağlık hizmetlerine hızlı ve etkin şekilde ulaşmasına katkı sağlayacak. 32 milyon liralık güncel yatırım değeriyle hayata geçirilen aile sağlığı merkezi, yaklaşık 450 metrekare kapalı alanda hizmet verecek. Toplam 19 bölümden oluşan merkezde; 6 aile hekimi, 6 aile sağlığı elemanı, 3 yardımcı sağlık personeli ve 2 hizmet personeli görev yapacak. Merkez, yalnızca bir sağlık tesisi olmanın ötesinde, çevresinde Karatay Belediyesi tarafından gerçekleştirilen düzenlemelerle birlikte daha işlevsel bir yapıya kavuşturuldu. Açık otopark, sokak parkı, çocuk oyun grupları ve 50 farklı türde bitkiyle gerçekleştirilen peyzaj çalışmalarıyla bölgeye değer katıldı. "Doğru planlama kalıcı eser" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, açılış töreninde yaptığı konuşmada, ilçeye kazandırılan yatırımların vatandaşların yaşam kalitesini doğrudan artırmayı hedeflediğini belirterek yeni merkezin hayırlı olmasını diledi. Yerel yönetim olarak önceliklerinin vatandaşların temel hizmetlere hızlı ve yerinde ulaşmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Hasan Kılca, açılışı yapılan merkezin mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarına modern bir çözüm sunacağını ifade etti. Aile sağlığı merkezinin teknik detaylarına ilişkin bilgi veren Kılca, projenin 32 milyon TL yatırım değeriyle tamamlandığını ve 450 metrekare kapalı alanda hizmet vereceğini kaydetti. Projenin yalnızca bir bina inşasından ibaret olmadığını vurgulayan Kılca; peyzaj düzenlemeleri, otopark alanı, sokak parkı ve çocuk oyun gruplarıyla birlikte bütüncül bir çevre düzenlemesi gerçekleştirildiğini ifade etti. Belediyecilik anlayışlarını "doğru planlama ve kalıcı eser" ilkeleri üzerine inşa ettiklerini belirten Başkan Kılca, bir mahallenin güçlenmesinin eğitim, spor ve sosyal donatıların birlikte sunulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdi. Erenler Mahallesi’ne daha önce kazandırılan Sezai Karakoç İmam Hatip Ortaokulu, semt pazarı ve spor alanlarını hatırlatan Kılca, sağlık merkezinin bu hizmet zincirinin önemli bir halkası olduğunu söyledi. Hasan Kılca, Karatay’ın her geçen gün geliştiğini vurgulayarak, "Kentsel dönüşümden sosyal donatı alanlarına, eğitimden sağlığa kadar birçok alanda yatırımlarımız sürüyor. Bu tür hizmetler sadece bina yapmakla değil, çevresiyle birlikte anlam kazanıyor. Sağlık merkezleri, birinci basamak hizmetlerle hastanelerin yükünü de azaltacak" dedi. Kamu kurumları ve toplumsal dayanışmanın önemine de değinen Başkan Kılca, yatırımın hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Konya İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve hayırsever Ahmet Yaşar Eşmekaya’ya teşekkür etti. Hasan Kılca, merkezin Konya ve Karatay için hayırlı olmasını temenni etti. Karatay Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan doktorlar adına konuşan Dr. Gürhan Civcik de yeni hizmet binasının hem sağlık çalışanları hem de vatandaşlar açısından önemli bir kazanım olduğunu, yaklaşık 20 bin kişiye hizmet verdiklerini ifade etti. Hayırsever Ahmet Yaşar Eşmekaya ise merkezin yalnızca bir bina yatırımı olmadığını, insan odaklı bir hizmet anlayışının ürünü olduğunu ifade etti. "Buradan şifa bulan her vatandaşımızın duası, bu merkezin en kıymetli kazanımı olacaktır" diyen Hayırsever Eşmekaya, bu yatırımın insanların hayatına dokunan bir hizmet kapısı olduğunu dile getirdi. Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, sağlık hizmetlerinde koruyucu yaklaşımın giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, açılışı yapılan merkezin bu anlayışın önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Murat Koru, Konya’nın kamu, yerel yönetimler ve hayırsever iş birliğiyle Türkiye’ye model olduğunu vurguladı. Konya’nın her alanda olduğu gibi sağlık yatırımlarında da örnek bir dayanışma sergilediğini belirten Koru, bu birlikteliğin şehre kazandırılan her projede açıkça görüldüğünü ifade etti. AK Parti Konya Milletvekili Hasan Ekici, Konya’nın sağlık yatırımlarında Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirterek, bu başarının temelinde merkezi hükümet, yerel yönetimler ve hayırseverlerin birlikte hareket etmesi olduğunu söyledi. Son olarak konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, devletin temel görevlerinin başında vatandaşlara kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunmanın geldiğini vurguladı. Sağlık alanında son yıllarda önemli yatırımlar hayata geçirildiğini belirten Vali Akın, vatandaşlara konforlu fiziki mekanlarda nitelikli hizmet sunulması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Merkezin resmi açılışı gerçekleştirildi Protokol konuşmalarının ardından, yapılan dua sonrasında kurdele kesilerek Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi resmen hizmete açıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri merkezde incelemelerde bulundu.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:28
Endometriozis hastalığına sporla dikkat çekildi
Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Samsun’da düzenlenen pickleball turnuvasıyla hem spor yapıldı hem de kadınlarda sık görülen "çikolata kisti" hastalığına dikkat çekildi. Samsun’da mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında dikkat çeken bir etkinliğe imza atıldı. Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü öncülüğünde düzenlenen pickleball turnuvasıyla hem spor yapıldı hem de endometriozis hastalığına yönelik farkındalık oluşturuldu. Opr. Dr. Seher Sarı Kayalarlı liderliğinde gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda hekim katıldı. Turnuva boyunca sporun birleştirici gücü ön plana çıkarken, etkinlik sonunda açılan pankartlarla endometriozis konusunda farkındalık mesajı verildi. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Opr. Dr. Kayalarlı, endometriozisin dünyada yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen kronik bir hastalık olduğunu belirterek, "Endometriozis yaklaşık her 10 kadından birinde görülmektedir. Özellikle gebelik sorunu yaşayan kadınlarda bu oran yüzde 40’lara kadar çıkarken, ilaç tedavisine yanıt vermeyen kronik kasık ağrısı olan ergenlik çağındaki kızlarda yüzde 75’lere kadar ulaşabilmektedir. Adet sancısı, kronik kasık ağrısı, cinsel ilişki sırasında ağrı, idrar yaparken ya da dışkılama sırasında ağrı en sık ifade edilen şikâyetlerdir. Bu ağrılar çoğu zaman şiddetlidir ve ilk adet döneminden itibaren başlayabilir" dedi. Ağrının günlük hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyebileceğini vurgulayan Opr. Dr. Kayalarlı, bazı hastaların sık ağrı kesici kullanmak zorunda kaldığını hatta acil servise başvurabildiğini belirtti. Endometriozisin tanı sürecinin uzun olabildiğine dikkat çeken Opr. Dr. Kayalarlı, "Hastalığın tanı alması 8 ila 12 yıl kadar sürebilmektedir. Bu süreçte hastalar doğru teşhis ve tedaviye ulaşmakta gecikebilir. Tedavisiz geçen bu süre hastalığın ilerlemesine neden olabilir" diye konuştu. Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını belirten Kayalarlı, hastanın yaşı, çocuk isteği, yumurtalık rezervi ve hastalığın evresinin tedavi yöntemini belirlemede önemli rol oynadığını ifade ederek, "Sağlığınız için belirtileri görmezden gelmeyin ve mutlaka bir uzmana başvurun" ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:52
Bu belirtiler varsa spora devam etmeyin uyarısı
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, diz ekleminde en sık görülen spor yaralanmalarından birinin menisküs yırtığı olduğunu belirterek, "Menisküsler diz sağlığı açısından kritik yapılardır. Bu nedenle oluşabilecek bir hasar, yalnızca ağrıya değil uzun vadede eklem problemlerine de neden olabilir" uyarısında bulundu. Menisküslerin diz eklemi içinde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan ve adeta bir "yastık" görevi gören yapılar olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kurnaz, "Bu yapılar yük dağılımını dengeler, darbe emilimini sağlar ve eklem stabilitesine katkıda bulunur. Menisküste en sık ani dönme hareketleri, çömelme, sıçrama sonrası yanlış basma veya dize aşırı yük binmesi sonucu yırtıklar oluşabilir. Futbol, basketbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda risk yüksek olsa da sporcu olmayan kişilerde de menisküs yırtığı gelişebilir. Ayrıca yaş ilerledikçe menisküs dokusu zayıflar ve daha basit hareketlerle dahi yırtık oluşabilir" dedi. Dizde kilitlenme ve takılma hissine dikkat Menisküs yırtıklarında en sık görülen belirtilerin dizde ağrı, şişlik, takılma hissi, kilitlenme ve hareket kısıtlılığı olduğunu belirten Kurnaz, "Özellikle merdiven çıkarken veya çömelirken ağrının artar. Bazı hastalarda dizde boşalma hissi de görülebilir. Yırtığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak kişi dizini tam açıp kapatmakta zorlanabilir. Bu durumda spora devam etmek ya da dizi zorlamak, yırtığın büyümesine neden olabilir" diye konuştu. İlk aşamada istirahat önemli Şikâyetler başladığında yapılması gereken en doğru yaklaşımın dizin zorlanmasını önlemek olduğunu belirten Kurnaz, "İlk aşamada istirahat, buz uygulaması ve elastik bandaj kullanımının fayda sağlayabilir. Ancak bu yöntem geçici rahatlama sağlar. Bu nedenle altta yatan sorun mutlaka bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yırtığın tipi ve boyutu net olarak belirlendiğinde doğru tedavi planı oluşturulabilir. Erken tanı kıkırdak hasarı ve diz kireçlenmesi gibi ileri sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar" ifadelerini kullandı. Kas güçlendirme egzersizlerinin diz çevresini desteklediğini belirten Kurnaz, "Ancak büyük, kilitlenmeye neden olan veya tedaviye yanıt vermeyen yırtıklarda artroskopik cerrahi gerekebilir" diye kaydetti. Basit önlemlerle korunmak mümkün Menisküs yaralanmalarını önlemek için spor öncesi ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Kurnaz, "Diz çevresi kaslarını güçlendiren egzersizlerin yaralanma riskini azaltır. Doğru teknikle spor yapmak, uygun ayakkabı seçimi ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmak da koruyucudur. Dizde ağrı, takılma veya hareket kısıtlılığı gibi belirtiler hafife alınmamalı. Erken dönemde uzman desteği almak, ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçer ve kişinin aktif yaşamını korumasını sağlar" ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:53
Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi
Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, kronik ağrı tedavisinde kullanılan ağrı pilinin omurilikteki ilgili sinir bölgesine Doç. Dr. Edip Gönüllü’nün geliştirdiği yeni bir yöntemle yerleştirilmesi, canlı ameliyat eşliğinde uygulamalı olarak gösterildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
4
30 Mart 2026 Pazartesi- 10:16
Sağlık çalışanları koro oluşturdu, Türk halk müzikleri seslendirildi
5
30 Mart 2026 Pazartesi- 11:32
Geçmeyen öksürüğe dikkat: Soğuk havalarla virüsler artışta
21 Kasım 2025 Cuma - 11:40
Bursa’da "Bağımlı olma, özgür ol" projesi farkındalık oluşturuyor
Bursa Büyükşehir Belediyesi, günümüzün en yaygın problemlerinden biri olan bağımlılıkla mücadeleyi hem kurum içinde hem de kurum dışında yaptığı çalışmalarla aralıksız sürdürüyor. Başkan Mustafa Bozbey, "Bağımlılıktan uzak, sağlıklı ve bilinçli bir Bursa hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Bursa’yı daha yaşanabilir ve sağlıklı bir kent haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadeleyi kurum içinde ve Bursa genelinde yürüttüğü eğitim çalışmalarıyla sürdürüyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ‘Bağımlı Olma Özgür Ol’ sloganıyla, toplum sağlığını tehdit eden bağımlılık sorununa karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik eğitim düzenleniyor. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gruplar halinde tüm belediye personeline verilecek olan eğitimlerde, uzmanlar tarafından ‘Bağımlılık nedir?’ sorusuna yanıt verilirken, bağımlılık türleri, tanı ve tedavi yöntemleri ile beraberinde getirdiği sorunlar anlatılıyor. "2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Büyükşehir Belediyesi yöneticileriyle birlikte eğitime katıldı. Eğitim öncesinde konuşan Başkan Mustafa Bozbey, bağımlılıkla mücadelenin hem kurum kültürü hem de kent için büyük önem taşıdığını vurguladı. Bağımlılığın, günümüzde toplum sağlığını tehdit eden en ciddi sorunlardan biri olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar 2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı. 2 bin 750 bağımlı yakını ile 13 bin 700 görüşme yapıldı. Toplamda ise 35 bin 100 bireysel görüşme gerçekleştirildi. Ayrıca 1762 kişi de sigara, alkol ve madde bağımlılığı tedavi programına katıldı. Vatandaşlarımızın, sağlıklı hayat yaşanmasına engel olan olumsuzlukları aşmalarında destek olmayı sürdüreceğiz" dedi. Danışanların AMATEM ve ÇEMATEM’e tıbbi tedavileri için 2550 kez ücretsiz ulaşım desteği sağladıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, Gençlik ve Aile Destek Merkezi’nin (GADEM) sahada koruyucu ve önleyici çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı. Çalışmalar neticesinde bugüne kadar 23 bin 650 insana ulaşıldığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bu çalışmaların arkasında yeniden hayata tutunan bireylerin ve ailelerin umut hikayeleri var. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak toplumun her kesimine dokunmaya ve her bir bireye umut olmaya devam edeceğiz. Bağımlılıktan uzak, sağlıklı ve bilinçli bir Bursa hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bağımlılıkla mücadele konusunda çalışanlarımızın ve vatandaşlarımızın bilinç düzeyini artırmaya yönelik eğitim, danışmanlık ve destek hizmetlerini sürdüreceğiz" diye konuştu.
21 Kasım 2025 Cuma - 11:32
Distal oblik kırığı tespit edilen kedi 2 saatlik operasyon ile sağlığına kavuştu
Bilecik’te duyarlı bir vatandaş tarafından sol ön patisine basamadığı için sağlık ekiplerine getirilen ve distal oblik kırığı tespit edilen sokak kedi, 2 saatlik operasyon sonrası sağlığına kavuştu Bilecik Belediyesi Sokak Hayvanları Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kurulan kırık ünitesinden kedi ve köpekler başta olmak üzere birçok yaban hayvanı da tedavi görmeye devam ediyor. Yeni tamamlanan doğal yaşam alanı ve diğer imkanlarla can dostları hizmet vermeye devam edilen merkez, yeni ekipmanlar ile hizmet verilmeye devam ediliyor. Şu ana kadar onlarca sokak ve yaban hayvanına yönelik kısırlaştırma, aşılama, küpeleme yanı sıra birçok yaralanma vakalarına müdahale edilen merkezde yeni ünite ve tedavi alanları kuruldu. "Operasyonumuzu başarıyla tamamladık ve kedimizi bir süre burada misafir edeceğiz" Merkez Veteriner Hekimi Mehmet Furkan Tükenmez, duyarlı bir vatandaş tarafından sol ön patisine basamayan sokak kedisinin kendilerine geldiğini anlatarak, "Vatandaşlarımızın talebiyle merkezimize getirdiğimiz kedimizi tedavi altına aldık. Röntgenini çektik, distal oblik kırığı tespitinde bulunduk. Operasyonumuzu başarıyla tamamladık ve kedimizi bir süre burada misafir edeceğiz. İyileşme sürece tamamlandığında tekrar doğal yaşam alanına geri bırakacağız. Yeni ekipmanlarımızla can dostlarına burada hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi.
21 Kasım 2025 Cuma - 11:09
Teşhis için 1,5 yıl dolaştı, çözümü Samsun’da 15 dakikalık operasyonla buldu
Hakkari’de ve çevre illerde 1,5 yıl boyunca tükürük bezindeki taş için teşhis arayan 26 yaşındaki Nergis Sevik, Samsun’da genel anestezi altında uygulanan "sialendoskopi" yöntemiyle 15 dakikada sağlığına kavuştu. Hakkari Şemdinli’de yaşayan Nergis Sevik, yemek yedikten sonra ağzında oluşan şişlik nedeniyle başvurduğu sağlık merkezlerinde uzun süre farklı tanılar aldı. Enfeksiyon, bademcik sorunları ve diş apsesi gibi yorumlara rağmen şikayetleri geçmeyince Van ve Hakkari’deki çeşitli hastanelere de başvuran Sevik, son tomografisinde tükürük bezi kanalında taş tespit edilmesi üzerine tedavi için Samsun’a geldi. Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut’un gerçekleştirdiği operasyonda, Sevik’in 3 milimetrelik taşı sialendoskopi yöntemiyle tükürük bezine zarar verilmeden çıkarıldı. Hasta aynı gün taburcu edildi. "Bir buçuk yıl teşhis aradım, 15 dakikada sağlığıma kavuştum" Uzun süren rahatsızlığının ardından doğru tedaviyi Samsun’da bulduğunu söyleyen Sevik, "Tükürük bezimde taş vardı. Birçok doktor gezdim ama imkanlar olmadığı için Hakkari Şemdinli’den buraya geldim. Bir buçuk yıl önce ağzımın içindeki durumu fark ettim. Gittiğim sağlık merkezlerinde ‘enfeksiyon’ dediler, ‘bademcik’ dediler, ‘diş apsesi’ diyenler de oldu. Ama bir türlü geçmedi, verilen ilaçlarla da geçmedi. Kendi imkanlarımla Van’a gittim, Hakkari’ye gittim. Bazı doktorlar ‘mideden kaynaklı olabilir’ dediler. En son artık araştırıp Medicana Hastanesi’ni buldum. Artık öyle bir sorunum yok. Bu sorunum da ortadan kalktı. Çok sevindim. Tedavi için 1,5 senedir uğraşıyorum. Samsun’a geldim. 15 dakikalık bir işlem sonrası tedavimi oldum. Zorlanmadım hiçbir şekilde. Direkt uyanabildim. Sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum" dedi. "Sialendoskopi hem hasta hem de bizim için konforlu bir işlem" Tükürük bezinde oluşan taşların sialendoskopi yöntemiyle alınabilmesi için sürecin kronikleşmeden, geç kalınmadan bir uzmana başvurulması gerektiğine dikkat çeken Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, "Hastamız bize Hakkari’den tükürük bezi kanalında taş tanısı alarak on-line olarak başvurdu. Hastamızı değerlendirdiğimizde her yemek yediğinden sonra sağ çene altında bir şişlik tarifliyor ve bunu yaklaşık 1-1,5 senedir çektiğini ifade ediyor. Daha önce çekilen filmlerinde taş tam net olarak değerlendirilememiş bazı nedenlerden dolayı ama en son çekilen tomografisinde taşın varlığı tespit edilmiş. Tedavi açısından iki türlü yaklaşım var. Özellikle kanal içindeki ve bezin hemen önündeki taşlarda bezin tamamını çıkarmak bir alternatiftir ama biz merkezimizde endoskopik sistem yani sialendoskopi dediğimiz işlemi uyguluyoruz ve kanal içerisinden taşı genel anestezi altında alıyoruz. Böylelikle taşın alınması sırasında tükürük bezinin çıkarılma ihtiyacı olmuyor. Konforlu bir işlem hem bizim için hem hasta için. Hasta aynı zamanda aynı günde ameliyat 5-6 saat sonra evine gidebiliyor. Böyle bir avantajı var bu işlemin. Biz de hastamıza bu işlemi uyguladık. Yaklaşık 3 milimetrelik bir taşı vardı. Milimetrik olarak çok küçük görünmekle beraber şikayetlere belirgin olarak neden oluyordu. Hastamız çok rahatsızdı. Hastamızın tedavisini başarıyla gerçekleştirdik. Bu durum eğer kronik bir süreç alırsa yani tedavi edilmezse ilerleyen zamanlarda taş endoskopik olarak da çıkarılamayabilir. Tükürük bezi de tekrarlayan enfeksiyonlardan ötürü zarar görebileceği için tamamının alınması gerekir. O nedenle böyle bir durum tespit edildiğinde, tanılandığında hastalarımızın sialendoskopi yapılan merkezlere başvurmasında fayda var" diye konuştu. Genel anestezi altında 15 dakikalık sialendoskopi işleminin ardından tükürük bezindeki taştan kurtulan Nergis Sevik, son kontrolünün ardından Samsun’daki hastaneden ayrılarak memleketi Hakkari’ye geri döndü.
21 Kasım 2025 Cuma - 11:08
Su arıtma cihazlarının gizli gücü: Bazı zararlı metalleri ortadan kaldırıyor
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, evlerde kullanılan su arıtma cihazlarının zararlı mineraller üzerindeki etkilerini bilimsel verilerle ortaya koyduklarını belirterek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik" dedi. Van YYÜ Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, danışmanlığını yürüttüğü evsel su arıtma cihazlarının mineral giderimi isimli kapsamlı bilimsel tezli yüksek lisans çalışmasının sonuçlarını İhlas Haber Ajansı ile paylaştı. Yüksek lisans öğrencisi Yüksek Çevre Mühendisi Zümrüt Ünal tarafından yapılan tez çalışmasında hem arıtma cihazlarının mineral seviyeleri üzerindeki etkisini hem de tüketicilerin dikkat etmesi gereken kritik noktaları ortaya koyduğunu dile getiren Prof. Dr. Vahap Yönten önemli bilgiler verdi. "Su arıtma cihazlarının faydalarını hepimiz yaşıyoruz" Prof. Dr. Vahap Yönten, su arıtma cihazlarının artık birçok evde yaygın olarak kullanıldığını hatırlatarak, "Malumunuz, hepimiz su arıtma cihazları kullanıyoruz. Suyun fiziksel ve kimyasal parametrelerini referans değer aralıklarına getirmek amacıyla kullanılan bu cihazların faydalarını hepimiz tecrübe edinmişizdir. Bilinçli tüketiciler olmak adına bu konuyla ilgili bir tez çalışması yaptık ve çalışmamızı üniversitemizin ilgili enstitüsünde yayınladık. Araştırmamız YÖK Tez Merkezi kayıtlarına da geçti" dedi. "Oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık" Prof. Dr. Vahap Yönten, "Su Arıtma Cihazlarındaki Mineral Değişiminin İncelenmesi" başlıklı tez kapsamında suyun içeriğini detaylı biçimde analiz ettiklerini vurgulayarak, "Tezimizde oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık. Vücudun ihtiyaç duyduğu bazı mineraller bizler için son derece önemlidir. Su arıtma cihazlarının, bu kıymetli elementlerin bir kısmını belirli düzeylerde tuttuğunu ve bazı istenmeyen elementleri de immobilize ederek içme suyuna katkı sağladığını gözlemledik" ifadelerini kullandı. "Zararlı ağır metallere karşı etkili filtreleme görevi yapıyor" Prof. Dr. Yönten, cihazların zararlı metalleri etkili biçimde filtrelediğini söyleyerek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik. Dolayısıyla su arıtma cihazlarının hem faydalı hem de zararlı minerallere karşı belirli bir giderim sağladığını bilimsel verilerle kanıtlamış olduk" diye konuştu. "Filtre kalitesi ve değişim süresi hayati öneme sahip" Çalışmanın önemli bulgularından birinin de cihaz bakımının tüketici sağlığı açısından kritik olduğuna değinen Prof. Dr. Vahap Yönten, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Araştırmamızın bir başka önemli sonucu ise tüketicilerin kullandıkları su arıtma cihazlarının filtre kalitesine, filtrasyon sistemine ve filtre değişim periyotlarına mutlaka dikkat etmeleri gerektiğidir. Çalışmamızda 15 farklı mineralin değerlerini tek tek inceleyerek bu sonuca ulaştık. Elbette, her mineral sudan yeterli düzeyde alınamıyor. Bu nedenle günlük yaşamda alkali veya mineral takviyeli gıdaların tüketilmesi, örneğin günde bir soda içmek ya da mineral seviyesi yüksek su ve gıdaları tercih etmek oldukça önemlidir. Hem mineral takviyesi yaparak hem de bilinçli şekilde su arıtma cihazı kullanarak sağlıklı su tüketiminin mümkün olabileceğini bilimsel çalışmalarımızla ortaya koyduk. " Konu ile ilgili bilgi almak isteyenler Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kütüphanesi’nden veya YÖK Tez Merkezinden yayınlanan teze ulaşabilirler."
21 Kasım 2025 Cuma - 10:41
Uzmanından uyarı: "Sarı serum ölümcül olabilir"
Sivas Devlet Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Fatih Ulu, sosyal medyada popüler hâle gelen "sarı serum" uygulamasına karşı önemli uyarılarda bulundu. "Hızlı toparlanma" ve "enerji verme" gibi iddialarla sunulan bu serumların bilimsel bir dayanağı olmadığını belirten Dr. Ulu, araştırmalarda da etkinliğine dair herhangi bir bulguya rastlanmadığını söyledi. Grip ve soğuk algınlığında çoğu hastanın bol sıvı tüketimiyle rahatlıkla iyileştiğini ifade eden Dr. Ulu, "Acil servise sarı serum talebiyle gelmek yanlış yönlendirilmenin sonucudur" dedi. Bu serumların yalnızca ağızdan beslenemeyen veya vitamin-mineral emilimi bozulmuş hastalarda, doktor kararıyla ve uygun koşullarda uygulanabileceğini vurguladı. Halk arasında "atom serum" olarak bilinen karışımın kişiye göre değişen içeriklere sahip olduğunu belirten Dr. Ulu, genellikle C vitamini, B grubu vitaminleri, mide koruyucular ve antibiyotikler içerdiğini söyledi. "Ölümlere yol açabilir" Dr. Ulu, bilinçsiz damar içi uygulamaların ciddi alerjik reaksiyonlara, yoğun bakım ihtiyacına ve ölümlere yol açabileceğini hatırlatarak, "Daha önce almış olmak tekrar alerji olmayacağı anlamına gelmez. Alerji, ilk saniyeden 24 saate kadar herhangi bir anda ortaya çıkabilir" uyarısında bulundu. Damar yoluyla verilen ilaçların çok hızlı etkime kapasitesine sahip olduğunu belirten Dr. Ulu, solunum yollarında daralma, ani tansiyon düşüşü ve bilinç kaybı gibi ölümcül sonuçların görülebileceğini söyledi.
21 Kasım 2025 Cuma - 10:34
Su arıtma cihazlarının gizli gücü: Bazı zararlı metalleri ortadan kaldırıyor
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, evlerde kullanılan su arıtma cihazlarının zararlı mineraller üzerindeki etkilerini bilimsel verilerle ortaya koyduklarını belirterek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik" dedi. Van YYÜ Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, danışmanlığını yürüttüğü evsel su arıtma cihazlarının mineral giderimi isimli kapsamlı bilimsel tezli yüksek lisans çalışmasının sonuçlarını İhlas Haber Ajansı ile paylaştı. Yüksek lisans öğrencisi Yüksek Çevre Mühendisi Zümrüt Ünal tarafından yapılan tez çalışmasında hem arıtma cihazlarının mineral seviyeleri üzerindeki etkisini hem de tüketicilerin dikkat etmesi gereken kritik noktaları ortaya koyduğunu dile getiren Prof. Dr. Vahap Yönten önemli bilgiler verdi. "Su arıtma cihazlarının faydalarını hepimiz yaşıyoruz" Prof. Dr. Vahap Yönten, su arıtma cihazlarının artık birçok evde yaygın olarak kullanıldığını hatırlatarak, "Malumunuz, hepimiz su arıtma cihazları kullanıyoruz. Suyun fiziksel ve kimyasal parametrelerini referans değer aralıklarına getirmek amacıyla kullanılan bu cihazların faydalarını hepimiz tecrübe edinmişizdir. Bilinçli tüketiciler olmak adına bu konuyla ilgili bir tez çalışması yaptık ve çalışmamızı üniversitemizin ilgili enstitüsünde yayınladık. Araştırmamız YÖK Tez Merkezi kayıtlarına da geçti" dedi. "Oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık" Prof. Dr. Vahap Yönten, "Su Arıtma Cihazlarındaki Mineral Değişiminin İncelenmesi" başlıklı tez kapsamında suyun içeriğini detaylı biçimde analiz ettiklerini vurgulayarak, "Tezimizde oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık. Vücudun ihtiyaç duyduğu bazı mineraller bizler için son derece önemlidir. Su arıtma cihazlarının, bu kıymetli elementlerin bir kısmını belirli düzeylerde tuttuğunu ve bazı istenmeyen elementleri de immobilize ederek içme suyuna katkı sağladığını gözlemledik" ifadelerini kullandı. "Zararlı ağır metallere karşı etkili filtreleme görevi yapıyor" Prof. Dr. Yönten, cihazların zararlı metalleri etkili biçimde filtrelediğini söyleyerek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik. Dolayısıyla su arıtma cihazlarının hem faydalı hem de zararlı minerallere karşı belirli bir giderim sağladığını bilimsel verilerle kanıtlamış olduk" diye konuştu. "Filtre kalitesi ve değişim süresi hayati öneme sahip" Çalışmanın önemli bulgularından birinin de cihaz bakımının tüketici sağlığı açısından kritik olduğuna değinen Prof. Dr. Vahap Yönten, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Araştırmamızın bir başka önemli sonucu ise tüketicilerin kullandıkları su arıtma cihazlarının filtre kalitesine, filtrasyon sistemine ve filtre değişim periyotlarına mutlaka dikkat etmeleri gerektiğidir. Çalışmamızda 15 farklı mineralin değerlerini tek tek inceleyerek bu sonuca ulaştık. Elbette, her mineral sudan yeterli düzeyde alınamıyor. Bu nedenle günlük yaşamda alkali veya mineral takviyeli gıdaların tüketilmesi, örneğin günde bir soda içmek ya da mineral seviyesi yüksek su ve gıdaları tercih etmek oldukça önemlidir. Hem mineral takviyesi yaparak hem de bilinçli şekilde su arıtma cihazı kullanarak sağlıklı su tüketiminin mümkün olabileceğini bilimsel çalışmalarımızla ortaya koyduk. " Konu ile ilgili bilgi almak isteyenler Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kütüphanesi’nden veya YÖK Tez Merkezinden yayınlanan teze ulaşabilirler." (YLM-MSA-Y)
21 Kasım 2025 Cuma - 10:14
Acil Durum Hastanesine taşınma planlamaları yerinde değerlendirildi
Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli Devlet Hastanesi Yönetimi ve branş sorumlu hekimleriyle birlikte inşaatı biten ve yerleşim planlamalarının yapıldığı 500 yataklı Acil Durum Hastanesinde kapsamlı incelemelerde bulundu. Modern yapısı ve ileri tıbbi donanımıyla şehrin sağlık hizmeti sunumunda önemli bir yeri olacak yeni hastanede çalışmaların son aşamaya geldiği belirtildi. Ziyaret kapsamında İnşaat Firma yetkililerinden bilgi alan İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk ve beraberindeki heyet, acil servis planlamasından polikliniklere, ameliyathanelerden, yoğun bakım üniteleri ve görüntüleme merkezlerine kadar tüm bölümleri dolaştı, birimler ve servisler yerleşim planlarını yerinde değerlendirdi. 500 yatak kapasiteli Acil Durum Hastanesine taşınma hazırlıklarının yapıldığını belirten Öztürk, "Bugün burada incelediğimiz Acil Durum Hastanemizde Denizli Devlet Hastanemizin buraya taşınması için hastane yönetimimizle kapsamlı bir planlama yapıyoruz. Merkezefendi İlçesi Karahasanlı Mahallesi’nde yaklaşık 47 bin metrekare kapalı alana sahip 104 yoğun bakım yatağı ile birlikte toplam 500 yatak kapasitesine sahip hastanemizde; 106 poliklinik, 14 ameliyathane, anjiyografi ünitesi, MR, BT, mamografi, röntgen, USG ve kemik dansitometri gibi ileri teknoloji tıbbi cihazlarımız bulunacak. Bugün de hastanemizin geldiği noktayı, hizmet planlamalarımızı ve birimlerimizin yerleşim planlamalarını Hastane Yönetimimiz ve Sorumlu Hekimlerimizle birlikte yerinde değerlendirdik. En yakın sürede tüm birimlerimizi, modern bir ortamda, vatandaşlarımıza daha geniş, daha konforlu ve daha nitelikli sağlık hizmeti sunulacak yeni hastanemize taşımayı hedefliyoruz. Acil Durum Hastanemizi bir an önce vatandaşlarımızın hizmetine sunmak için heyecanlıyız" diye konuştu.
21 Kasım 2025 Cuma - 10:10
Depremin en karanlık günlerinden doğan ışık: Melike’nin 14 yıllık tedavi yolculuğu
Van’da 2011 depremi sonrası kurulan konteyner kentte dünyaya gelen Melike Gülşen Cesur, gözündeki şaşılık ve kaymadan dolayı 14 yıldır Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Bülent Timuçin tarafından takibi yapılıyor. 2011 depremi sonrası kurulan konteyner kentte dünyaya gelen Melike Gülşen Cesur, yaşamının ilk günlerinden itibaren zorlu bir mücadelenin içine doğdu. Aile depremin izlerini atlatamadan bu kez bir trafik kazasıyla sarsıldı; Gülşen’in babası ağır yaralı kurtulsa da kalıcı sakatlık nedeniyle çalışamaz hale geldi. Bu süreçte Gülşen’in hayatına umut olan kişi ise onu 14 yıldır ücretsiz takip eden Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Bülent Timuçin oldu. Depremin en karanlık günlerinde başlayan hikâye 2011’de yaşanan büyük Van depremi, binlerce aile gibi Cesur ailesini de evsiz bıraktı. Melike Gülşen, o günlerde kurulan konteyner kentte dünyaya geldi. Aile hem maddi hem psikolojik açıdan zor bir sürecin içindeyken, Melike Gülşen’in sağlık sorunları da düzenli takip gerektiriyordu. Trafik kazası ailenin yükünü daha da ağırlaştırdı Depremden birkaç yıl sonra meydana gelen trafik kazası, ailenin yükünü dayanılmaz bir noktaya taşıdı. Baba ağır yaralandı ve kalıcı sakatlık nedeniyle çalışamaz hale geldi. Tam bu zorlu dönemde devreye giren isim, Van’da birçok sosyal soruna dokunan çalışmalarıyla bilinen Gazeteci Deniz Başdinç oldu. Ailenin durumunu öğrendikten sonra Melike Gülşen’i, halk tarafından çok sevilen ve insani yönüyle tanınan Dr. Özgür Bülent Timuçin ile buluşturdu. Bu buluşma, küçük bir kızın geleceğini değiştiren dönüm noktası oldu. Gönüllere taht kuran doktor: Dr. Özgür Bülent Timuçin Dr. Timuçin, Melike Gülşen’i tam 14 yıldır ücretsiz olarak takip ediyor. Yalnızca bir doktor olarak değil, bölge halkının gönlünde yer edinmiş bir insan olarak tanınıyor. Bir dönem özel bir merkezde çalışmasına rağmen hastasının takibini ücretsiz sürdüren Timuçin, hastalarına yaklaşımı, yardımseverliği ve vicdani tutumu nedeniyle Van’da "gönüllere taht kuran doktor" olarak anılıyor. Bugün Melike Gülşen’in kontrolleri Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde devam ederken, aile her ziyaretinde aynı ilgiyi ve desteği görmeye devam ediyor. "Bu destek olmasaydı ayakta duramazdık" Cesur ailesi, yıllara yayılan bu dayanışmanın kendileri için ne anlama geldiğini şu sözlerle ifade ediyor: "Deprem, yoksulluk, hastalık… Çok şey yaşadık ama Deniz Başdinç’in desteği ve doktorumuzun vicdanı olmasaydı bugünlere gelemezdik. 14 yıldır yanımızdan ayrılmayan bir doktorumuz var, bu bize güç veriyor." Dayanışmanın en güzel örneği Büyüyünce doktor olacağını ve kendisini tedavi eden doktorunu hiç unutmayacağını ifade eden Melike Gülşen Cesur’un hikâyesi, Van’da depremle başlayan acıların, iyilikle ve dayanışmayla nasıl hafifletilebildiğini gösteriyor. Bir gazetecinin duyarlılığı, bir doktorun gönüllülüğü ve bir ailenin umuda tutunma çabası, bir çocuğun hayata daha güçlü tutunmasını sağladı.
21 Kasım 2025 Cuma - 10:01
Aynı anda iki kalp krizi geçiren hasta zamanında müdahaleyle kurtarıldı
Van’da aynı anda iki damarının tıkanması sonucu kalbi duran 69 yaşındaki Gülmehmet Akdağ, Lokman Hekim Van Hastanesinde yapılan zamanında müdahaleyle hayata döndürüldü. Van’ın Edremit ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası Gülmehmet Akdağ, yaklaşık 10 gün önce hastane yakınlarında arkadaşlarıyla oturduğu sırada fenalaştı. Kalp krizi geçirdiği değerlendirilen Akdağ, arkadaşları tarafından ambulans beklenmeden hızla Lokman Hekim Van Hastanesi’ne ulaştırıldı. Acil servise kalbi durmuş halde getirilen Akdağ’a burada dakikalarca kalp masajı uygulandı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tuncer ve ekibinin başarılı müdahalesiyle hayata döndürülen Akdağ’ın taburculuk işlemleri için hazırlıklar sürüyor. "İki ana damarının tamamen tıkalı olduğu görüldü" Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Mustafa Tuncer, hastanın yakınları tarafından kalbi durmuş şekilde acile getirildiğini belirtti. Tuncer, "Yapılan EKG’de hem kalbin arka yüzünü besleyen sağ damar hem de ön yüzünü besleyen sol damar olmak üzere iki ana damarının tamamen tıkalı olduğu görüldü. Bu süreçte hastamızın kalbi sürekli duruyordu. Biz de aralıksız olarak kalp masajına ve elektriksel kardiyoversiyon dediğimiz şoklamaya devam ettik. Hastada ciddi bir umut kalmayınca, yakınlarını beklemeden acilen anjiyoya aldık. Yapılan anjiyografide, EKG ile uyumlu olarak hem kalbin arka yüzünü besleyen sağ damar hem de ön yüzünü besleyen sol damar, iki ana damar ağızdan tamamen tıkalıydı. Uyguladığımız işlem sonucu her iki damarı açtıktan sonra hastanın ritim bozuklukları ve kalp durması düzeldi" dedi. "Çok nadir karşılaştığımız bir durum" Hastanın tedavi sürecinin olumlu ilerlediğini dile getiren Tuncer, "Takiplerimizde beyninde herhangi bir hasar olmadığını gördük ve hasta uyandı. Bu sonucun alınmasında kalp masajının başarılı olması ve hastanın zayıf yapılı olması en önemli etkenlerdi. Çok nadir karşılaştığımız bir durum. Daha önce benzer şekilde kurtardığımız hastalar oldu ancak bu hastamızda aynı anda iki damarın tıkalı olması çok nadir görülen ve kurtulma ihtimali çok düşük bir durumdu. Hastamızın vadesi yetmemiş, öyle söyleyelim. Biz de yaşamasına vesile olduk. Şu anda hastamız gayet iyi, gelen gideni tanıyor. Aksilik olmazsa yarın taburcu edeceğiz" diye konuştu. "Keşke herkes benim gibi şanslı olsa" Başarılı müdahaleyle hayata döndürülen Gülmehmet Akdağ ise yaşadıklarını şöyle anlattı: "Çarşıda emekli arkadaşlarımla oturup sohbet ediyorduk. Bir anda gözlerim kararmaya başladı. Şu an anlıyorum ki hastaneye çok yakındım. Arkadaşlar ambulans çağırmadan beni apar topar hastaneye yetiştirdiler. Hastaneye ulaştıktan sonra kendimde değilmişim. Kalbim birkaç kez durmuş, tekrar çalıştırmışlar. Direnç gösterdiğim anlarda da müdahaleye devam etmişler. Sağ olsunlar, benim kurtuluşuma vesile olmuşlar. Aynı anda iki kalp krizi geçirmişim; binde bir görülen bir durum. Mustafa Tuncer hocamızın bunu fark ederek her iki damarı da açması büyük bir başarı. Keşke herkes benim gibi şanslı olup böyle kritik bir durumda işini layıkıyla yapan bir doktora denk gelebilse."
21 Kasım 2025 Cuma - 09:57
Bayburt’ta üstün başarı gösteren diş hekimlerine teşekkür belgesi verildi
Bayburt İl Sağlık Müdürlüğünce 17-23 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası kapsamında program düzenlendi. Programda, yıl içinde üstün başarı gösteren diş hekimlerine teşekkür belgeleri verildi. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde görev yapan diş hekimlerinin 22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü’nü kutladı. Etkinlik çerçevesinde pasta kesimi gerçekleştirilerek, yıl boyunca üstün performans gösteren diş hekimlerine teşekkür belgeleri takdim edildi. Sivlim, Bayburt Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi yöneticilerine özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkür ederek, başarı temennilerinde bulundu.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:54
Kütahya Şehir Hastanesi’nde farkındalık etkinliği
Kütahya Şehir Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde, Dünya Prematüre Günü dolayısıyla prematüre doğumlara dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlik düzenlendi. Programa Hastane Başhekimi, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Pediatri Ana Bilim Dalı Başkanı, başhekim yardımcıları, uzman doktorlar, asistan hekimler, ebe ve hemşireler ile prematüre bebek sahibi aileler katıldı. Etkinlikte prematüre bebeklerin yaşadığı zorluklar, erken doğumun nedenleri ve erken müdahalenin önemi üzerine bilgilendirmelerde bulunuldu. Sağlık çalışanları ile aileler arasında duygu dolu anların yaşandığı programda, prematüre bebeklerin hayata tutunma süreçleri bir kez daha vurgulandı. Dünya Prematüre Günü kapsamında düzenlenen etkinliğin, toplumda prematüre doğumlara yönelik farkındalığın artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:51
Karacabey Devlet Hastanesi’ne anlamlı bağış
Karacabey Anadolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Karacabey Devlet Hastanesi’ne modern tıp uygulamalarında önemli bir yere sahip olan Ven Görüntüleme Cihazı bağışında bulundu. Karacabey Devlet Hastanesi Başhekimliği’nde gerçekleşen ve Karacabey Anadolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman Sol ile dernek üyeleri Bahattin Er, Esat Çelik ve Şakir Ağraş’ın hazır bulunduğu bağış töreninde konuşan Başhekim Muzaffer Şenveli; sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmayı amaçlayan bu anlamlı desteğin özellikle damar erişiminin zor olduğu hastalarda büyük kolaylık sağlayacağını, Karacabey Devlet Hastanesi’nin son dönemde bünyesine kazandırmış olduğu cihazlar ve yeni göreve başlayan nitelikli sağlık kadrosuyla Karacabey halkına kaliteli sağlık hizmeti sunma yolunda gelişimini sürdürdüğünü ifade etti. Başhekim Muzaffer Şenveli; "Karacabey Anadolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin bu değerli katkısı hastanede sunulan sağlık hizmetlerinin hızına, konforuna ve güvenliğine önemli ölçüde katkı sağlayacak." dedi. Başhekim Şenveli, yapılan bağışın hem hastalar hem de sağlık çalışanları için büyük bir kazanım olduğunu belirterek Karacabey Anadolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman Sol’un şahsında tüm dernek yönetimi ve üyelerine teşekkür etti. Dernek Başkanı Osman Sol, yaptığı açıklamada; "Daha güzel ve daha yaşanabilir bir Karacabey için her alanda katkı vermek amacıyla kuruluşunu tamamlayan Karacabey Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin ilk bağışının Karacabey Devlet Hastanesi’ne olmasından dolayı mutuyuz. Son dönemde Karacabey Devlet Hastanesi’nin kalite standartlarını yükselterek Karacabey halkına daha kaliteli hizmet vermeye başlamasından dolayı Başhekim Muzaffer Şenveli’ye teşekkür ediyoruz" dedi. Ven Görüntüleme Cihazı; cilt altındaki damarları ışık teknolojisiyle görünür hâle getirerek hemşirelerin ve sağlık personelinin damara çok daha hızlı ve doğru şekilde ulaşmasına imkân tanıyor. Bebekler, çocuklar, yaşlı bireyler, obez hastalar, dehidrate olanlar ve kemoterapi tedavisi gören hastalarda sıkça karşılaşılan damar bulma güçlüğünü önemli ölçüde azaltıyor. Böylece birden fazla iğne girişimi ihtiyacı ortadan kalkıyor, cilt bütünlüğünün korunması sayesinde enfeksiyon riski azalıyor. Ayrıca damar yolunun hızlı açılması, acil ve rutin işlemlerde zaman kazandırarak özellikle kritik vakalarda hayati önem taşıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder