Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İsrail Meclisi, Filistinliler için idam yasasını onayladı
Sular altında kalan bağ evinde mahsur kalan iki köpeği belediye ekipleri kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Baba Ahmet Torun: "Kızımın gözü hariç tüm iç organlarını bağışlamaya karar verdik"
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
SAĞLIK
Karatay’ın sağlık altyapısı güçleniyor
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:15:13
Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, hayırsever iş insanı Ahmet Yaşar Eşmekaya ve Konya İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Erenler Mahallesi’ne kazandırılan Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. 32 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen merkez, bölgedeki sağlık hizmetlerine erişimi önemli ölçüde kolaylaştıracak. Karatay Belediyesi, "yerinde hizmet" anlayışıyla ilçenin dört bir yanındaki yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Bu kapsamda kazandırılan modern aile sağlığı merkezi, vatandaşların sağlık hizmetlerine hızlı ve etkin şekilde ulaşmasına katkı sağlayacak. 32 milyon liralık güncel yatırım değeriyle hayata geçirilen aile sağlığı merkezi, yaklaşık 450 metrekare kapalı alanda hizmet verecek. Toplam 19 bölümden oluşan merkezde; 6 aile hekimi, 6 aile sağlığı elemanı, 3 yardımcı sağlık personeli ve 2 hizmet personeli görev yapacak. Merkez, yalnızca bir sağlık tesisi olmanın ötesinde, çevresinde Karatay Belediyesi tarafından gerçekleştirilen düzenlemelerle birlikte daha işlevsel bir yapıya kavuşturuldu. Açık otopark, sokak parkı, çocuk oyun grupları ve 50 farklı türde bitkiyle gerçekleştirilen peyzaj çalışmalarıyla bölgeye değer katıldı. "Doğru planlama kalıcı eser" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, açılış töreninde yaptığı konuşmada, ilçeye kazandırılan yatırımların vatandaşların yaşam kalitesini doğrudan artırmayı hedeflediğini belirterek yeni merkezin hayırlı olmasını diledi. Yerel yönetim olarak önceliklerinin vatandaşların temel hizmetlere hızlı ve yerinde ulaşmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Hasan Kılca, açılışı yapılan merkezin mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarına modern bir çözüm sunacağını ifade etti. Aile sağlığı merkezinin teknik detaylarına ilişkin bilgi veren Kılca, projenin 32 milyon TL yatırım değeriyle tamamlandığını ve 450 metrekare kapalı alanda hizmet vereceğini kaydetti. Projenin yalnızca bir bina inşasından ibaret olmadığını vurgulayan Kılca; peyzaj düzenlemeleri, otopark alanı, sokak parkı ve çocuk oyun gruplarıyla birlikte bütüncül bir çevre düzenlemesi gerçekleştirildiğini ifade etti. Belediyecilik anlayışlarını "doğru planlama ve kalıcı eser" ilkeleri üzerine inşa ettiklerini belirten Başkan Kılca, bir mahallenin güçlenmesinin eğitim, spor ve sosyal donatıların birlikte sunulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdi. Erenler Mahallesi’ne daha önce kazandırılan Sezai Karakoç İmam Hatip Ortaokulu, semt pazarı ve spor alanlarını hatırlatan Kılca, sağlık merkezinin bu hizmet zincirinin önemli bir halkası olduğunu söyledi. Hasan Kılca, Karatay’ın her geçen gün geliştiğini vurgulayarak, "Kentsel dönüşümden sosyal donatı alanlarına, eğitimden sağlığa kadar birçok alanda yatırımlarımız sürüyor. Bu tür hizmetler sadece bina yapmakla değil, çevresiyle birlikte anlam kazanıyor. Sağlık merkezleri, birinci basamak hizmetlerle hastanelerin yükünü de azaltacak" dedi. Kamu kurumları ve toplumsal dayanışmanın önemine de değinen Başkan Kılca, yatırımın hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Konya İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve hayırsever Ahmet Yaşar Eşmekaya’ya teşekkür etti. Hasan Kılca, merkezin Konya ve Karatay için hayırlı olmasını temenni etti. Karatay Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan doktorlar adına konuşan Dr. Gürhan Civcik de yeni hizmet binasının hem sağlık çalışanları hem de vatandaşlar açısından önemli bir kazanım olduğunu, yaklaşık 20 bin kişiye hizmet verdiklerini ifade etti. Hayırsever Ahmet Yaşar Eşmekaya ise merkezin yalnızca bir bina yatırımı olmadığını, insan odaklı bir hizmet anlayışının ürünü olduğunu ifade etti. "Buradan şifa bulan her vatandaşımızın duası, bu merkezin en kıymetli kazanımı olacaktır" diyen Hayırsever Eşmekaya, bu yatırımın insanların hayatına dokunan bir hizmet kapısı olduğunu dile getirdi. Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, sağlık hizmetlerinde koruyucu yaklaşımın giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, açılışı yapılan merkezin bu anlayışın önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Murat Koru, Konya’nın kamu, yerel yönetimler ve hayırsever iş birliğiyle Türkiye’ye model olduğunu vurguladı. Konya’nın her alanda olduğu gibi sağlık yatırımlarında da örnek bir dayanışma sergilediğini belirten Koru, bu birlikteliğin şehre kazandırılan her projede açıkça görüldüğünü ifade etti. AK Parti Konya Milletvekili Hasan Ekici, Konya’nın sağlık yatırımlarında Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirterek, bu başarının temelinde merkezi hükümet, yerel yönetimler ve hayırseverlerin birlikte hareket etmesi olduğunu söyledi. Son olarak konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, devletin temel görevlerinin başında vatandaşlara kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunmanın geldiğini vurguladı. Sağlık alanında son yıllarda önemli yatırımlar hayata geçirildiğini belirten Vali Akın, vatandaşlara konforlu fiziki mekanlarda nitelikli hizmet sunulması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Merkezin resmi açılışı gerçekleştirildi Protokol konuşmalarının ardından, yapılan dua sonrasında kurdele kesilerek Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi resmen hizmete açıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri merkezde incelemelerde bulundu.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:28
Endometriozis hastalığına sporla dikkat çekildi
Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Samsun’da düzenlenen pickleball turnuvasıyla hem spor yapıldı hem de kadınlarda sık görülen "çikolata kisti" hastalığına dikkat çekildi. Samsun’da mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında dikkat çeken bir etkinliğe imza atıldı. Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü öncülüğünde düzenlenen pickleball turnuvasıyla hem spor yapıldı hem de endometriozis hastalığına yönelik farkındalık oluşturuldu. Opr. Dr. Seher Sarı Kayalarlı liderliğinde gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda hekim katıldı. Turnuva boyunca sporun birleştirici gücü ön plana çıkarken, etkinlik sonunda açılan pankartlarla endometriozis konusunda farkındalık mesajı verildi. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Opr. Dr. Kayalarlı, endometriozisin dünyada yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen kronik bir hastalık olduğunu belirterek, "Endometriozis yaklaşık her 10 kadından birinde görülmektedir. Özellikle gebelik sorunu yaşayan kadınlarda bu oran yüzde 40’lara kadar çıkarken, ilaç tedavisine yanıt vermeyen kronik kasık ağrısı olan ergenlik çağındaki kızlarda yüzde 75’lere kadar ulaşabilmektedir. Adet sancısı, kronik kasık ağrısı, cinsel ilişki sırasında ağrı, idrar yaparken ya da dışkılama sırasında ağrı en sık ifade edilen şikâyetlerdir. Bu ağrılar çoğu zaman şiddetlidir ve ilk adet döneminden itibaren başlayabilir" dedi. Ağrının günlük hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyebileceğini vurgulayan Opr. Dr. Kayalarlı, bazı hastaların sık ağrı kesici kullanmak zorunda kaldığını hatta acil servise başvurabildiğini belirtti. Endometriozisin tanı sürecinin uzun olabildiğine dikkat çeken Opr. Dr. Kayalarlı, "Hastalığın tanı alması 8 ila 12 yıl kadar sürebilmektedir. Bu süreçte hastalar doğru teşhis ve tedaviye ulaşmakta gecikebilir. Tedavisiz geçen bu süre hastalığın ilerlemesine neden olabilir" diye konuştu. Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını belirten Kayalarlı, hastanın yaşı, çocuk isteği, yumurtalık rezervi ve hastalığın evresinin tedavi yöntemini belirlemede önemli rol oynadığını ifade ederek, "Sağlığınız için belirtileri görmezden gelmeyin ve mutlaka bir uzmana başvurun" ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:52
Bu belirtiler varsa spora devam etmeyin uyarısı
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, diz ekleminde en sık görülen spor yaralanmalarından birinin menisküs yırtığı olduğunu belirterek, "Menisküsler diz sağlığı açısından kritik yapılardır. Bu nedenle oluşabilecek bir hasar, yalnızca ağrıya değil uzun vadede eklem problemlerine de neden olabilir" uyarısında bulundu. Menisküslerin diz eklemi içinde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan ve adeta bir "yastık" görevi gören yapılar olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kurnaz, "Bu yapılar yük dağılımını dengeler, darbe emilimini sağlar ve eklem stabilitesine katkıda bulunur. Menisküste en sık ani dönme hareketleri, çömelme, sıçrama sonrası yanlış basma veya dize aşırı yük binmesi sonucu yırtıklar oluşabilir. Futbol, basketbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda risk yüksek olsa da sporcu olmayan kişilerde de menisküs yırtığı gelişebilir. Ayrıca yaş ilerledikçe menisküs dokusu zayıflar ve daha basit hareketlerle dahi yırtık oluşabilir" dedi. Dizde kilitlenme ve takılma hissine dikkat Menisküs yırtıklarında en sık görülen belirtilerin dizde ağrı, şişlik, takılma hissi, kilitlenme ve hareket kısıtlılığı olduğunu belirten Kurnaz, "Özellikle merdiven çıkarken veya çömelirken ağrının artar. Bazı hastalarda dizde boşalma hissi de görülebilir. Yırtığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak kişi dizini tam açıp kapatmakta zorlanabilir. Bu durumda spora devam etmek ya da dizi zorlamak, yırtığın büyümesine neden olabilir" diye konuştu. İlk aşamada istirahat önemli Şikâyetler başladığında yapılması gereken en doğru yaklaşımın dizin zorlanmasını önlemek olduğunu belirten Kurnaz, "İlk aşamada istirahat, buz uygulaması ve elastik bandaj kullanımının fayda sağlayabilir. Ancak bu yöntem geçici rahatlama sağlar. Bu nedenle altta yatan sorun mutlaka bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yırtığın tipi ve boyutu net olarak belirlendiğinde doğru tedavi planı oluşturulabilir. Erken tanı kıkırdak hasarı ve diz kireçlenmesi gibi ileri sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar" ifadelerini kullandı. Kas güçlendirme egzersizlerinin diz çevresini desteklediğini belirten Kurnaz, "Ancak büyük, kilitlenmeye neden olan veya tedaviye yanıt vermeyen yırtıklarda artroskopik cerrahi gerekebilir" diye kaydetti. Basit önlemlerle korunmak mümkün Menisküs yaralanmalarını önlemek için spor öncesi ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Kurnaz, "Diz çevresi kaslarını güçlendiren egzersizlerin yaralanma riskini azaltır. Doğru teknikle spor yapmak, uygun ayakkabı seçimi ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmak da koruyucudur. Dizde ağrı, takılma veya hareket kısıtlılığı gibi belirtiler hafife alınmamalı. Erken dönemde uzman desteği almak, ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçer ve kişinin aktif yaşamını korumasını sağlar" ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:53
Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi
Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, kronik ağrı tedavisinde kullanılan ağrı pilinin omurilikteki ilgili sinir bölgesine Doç. Dr. Edip Gönüllü’nün geliştirdiği yeni bir yöntemle yerleştirilmesi, canlı ameliyat eşliğinde uygulamalı olarak gösterildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
30 Mart 2026 Pazartesi- 10:16
Sağlık çalışanları koro oluşturdu, Türk halk müzikleri seslendirildi
3
30 Mart 2026 Pazartesi- 11:32
Geçmeyen öksürüğe dikkat: Soğuk havalarla virüsler artışta
4
30 Mart 2026 Pazartesi- 10:16
Varisle karıştırılan ödem farklı hastalıkların habercisi olabilir
5
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
21 Kasım 2025 Cuma - 09:51
Tavşanlı’nın şifalı sularına ziyaretçi akını
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan termal tesisler, şifalı suları ve doğal ortamıyla hem kent merkezinden hem de çevre il ve ilçelerden gelen ziyaretçilerin akınına uğruyor. Tesise gelen vatandaşlar, termal sularda dinlenerek hem şifa buluyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Özellikle hafta sonları büyük bir yoğunluk yaşanan tesislerde ziyaretçiler, tesisleri bir gelenek haline getirdiklerini belirtiyor. Arkadaşlarıyla birlikte düzenli olarak termale geldiğini söyleyen İsmail Keleş, "Her hafta Perşembe ve Pazar günleri sabah erken saatlerde geliyoruz. Şifa aramanın yanı sıra burada arkadaşlarımızla toplanıp keyifli bir kahvaltı yapıyoruz. Burası bizim için bir sosyalleşme alanı" dedi. Tesislerin ünü bölge dışına da taşmış durumda. Giresun’dan gelen Ülfet Cengiz, termal tesisi çok beğendiğini belirterek, "Tavşanlı’ya geldim ve burayı çok sevdim. Termal sular başta romatizmal hastalıklar olmak üzere bir çok rahatsızlığına şifa oluyor. Kesinlikle tekrar gelmeyi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Hem bölge halkının hem de şehir dışından gelen misafirlerin gözde adresi haline gelen Göbel Termal Tesisleri, fiziksel rahatlamanın yanı sıra sosyal bir buluşma noktası olarak da tercih edilmeye devam ediyor.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:48
Bulanık’ta ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ projesiyle öğrenciler bilgilendirildi
MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" projesi kapsamında Elmakaya İlk ve Ortaokulundaki öğrencilere eğitim verildi. Bulanık İlçe Sağlık Müdürlüğü, Elmakaya İlk ve Ortaokulunda öğrencilerle bir araya gelerek, "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" projesi kapsamında sağlıklı beslenmeden hijyene, acil durum bilgilerinden UMKE görevlerine kadar birçok konuda eğitim verdi. Etkinlikte sağlık ekipleri tarafından farklı istasyonlar kuruldu ve her istasyonda öğrenciler uygulamalı olarak bilgilendirildi. Program kapsamında öğrenciler, sağlıklı beslenme alışkanlıkları hakkında bilgilendirildi; meyve, sebze ve dengeli öğünlerin önemi anlatıldı. Ayrıca diş temizliği ve el yıkamanın sağlık üzerindeki etkileri, doğru yöntemler gösterilerek uygulamalı olarak öğretildi. Öğrenciler steteskop ve tansiyon aleti kullanımı ile ilgili temel bilgiler aldı; kalp atışlarını dinlemeyi ve tansiyon ölçmeyi öğrenerek sağlık ölçüm araçlarını tanıdı. Bu sayede çocuklar hem teorik hem de pratik olarak sağlık uygulamalarına hâkim oldu. Ayrıca programda 112 Acil Çağrı Hattı’nın doğru kullanımı hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Öğrenciler, acil durumlarda kime, neyi ve nasıl bildirmeleri gerektiğini uygulamalı olarak öğrenerek acil çağrı farkındalığı kazandı. Etkinlikte UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri) de tanıtıldı. Öğrencilere, UMKE ekiplerinin deprem, sel ve kaza gibi acil durumlarda görev alanları ve kurtarma faaliyetleri anlatıldı; ekiplerin halkın hayatını korumak için nasıl hazır beklediği uygulamalı olarak gösterildi. Programın sonunda öğrenciler, sağlık konulu şiirler okuyarak etkinliğe katılım sağladı ve öğrendiklerini paylaşmanın mutluluğunu yaşadı.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:47
Okul başarısı sadece ders çalışmakla artmaz
Milyonlarca öğrenci ara tatil sonrası yeniden ders başı yaparken, Uzm. Dr. Ceren Hande Seyyar, çocuklarının okul başarısını artırmak isteyen ebeveynlerin genellikle takviyelere yöneldiğine dikkat çekti. Başarıyı sadece ders çalışmaya indirgememek, başarı için takviyelere sarılmamak gerektiğini belirten Uzm. Dr. Seyyar, "Uyku, etkili çalışma yöntemleri, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi öğrenme sürecinde belirleyici faktörlerdir." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ceren Hande Seyyar, çocuklarının okul başarısını artırmak isteyen ailelere önemli uyarı ve önerilerde bulundu. Uzm. Dr. Seyyar, yeterli ve kaliteli uykunun, öğrenmenin en önemli destekçisi olduğunu, derin uykunun bilgilerin kalıcı hafızaya dönüşmesini sağladığını kaydetti. REM uykusunun yeni sinir yollarını güçlendirdiğini belirtti. "Ön beyin uykuda dinlenir; ertesi gün dikkat, planlama ve problem çözme becerileri artar," diyerek başarıda fiziksel aktivitenin, beslenmenin etkilerini anlattı. Beslenme, beyin fonksiyonlarını etkiliyor Çocukların okul başarısının sağlıklı ve dengeli beslenmeyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Dr. Seyyar, "Düzenli kahvaltı yapan çocuklar gün boyunca daha enerjik olur, dikkat dağınıklığı azalır. Protein, tam tahıllar, sebze, meyve ve omega-3 içeren gıdalar beyin fonksiyonlarını destekler. Ayrıca, kan şekeri dengesinin korunması yorgunluk ve motivasyon kaybını önler. Eiziksel aktivite de beynin oksijen ve glikoz seviyesini artırarak sinir hücrelerinin daha etkili çalışmasını sağlar. Düzenli egzersiz motivasyonu yükseltir, stres hormonu kortizolü düşürür ve uyku kalitesini artırır. " Etkili çalışma yöntemleriyle verim artıyor Öte yandan Uzm. DR. Seyyar, çocuğun okul başarısının artmasında stres yönetiminin ve sosyal desteğin önemine dikkat çekti. Seyyar, rutinler oluşturmanın, hedefler belirlemenin ve aile-öğretmen desteği almanın stresle başa çıkmayı kolaylaştırdığını söyledi. Seyyar, stresin kontrol altında tutulmasının, öğrenmeye odaklanmayı ve başarıyı artırdığını kaydetti. Uzm. Dr. Seyyar, etkili çalışma yöntemleriyle verimin daha da arttığını ifade etti. Ders çalışırken düzenli aralıklarla tekrar yapılmasının ve yazılı çalışmaların öğrenmeyi güçlendirdiğini ifade eden Dr. Seyyar, "Yazmak sadece motor belleği değil, anlamayı ve bilgiyi geri çağırmayı da destekler. Zamanlayıcı kullanmak ve çalışma rutini oluşturmak, derslerden maksimum verim alınmasını sağlar." diye konuştu. Takviyeleri yalnızca doktor taviyesiyle kullanın Ebeveynlerin çocuklarının akademik başarılarını artırmak için sıklıkla vitamin ve besin takviyelerine yöneldiğini vurgulayan Uzm. Dr. Seyyar, bu konuda dikkatli olunması gerektiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Demir, B12 ve D vitamini eksiklikleri dikkat, hafıza ve öğrenmeyi olumsuz etkileyebilir. Ancak takviyeler yalnızca eksiklik durumunda ve doktor gözetiminde kullanılmalıdır. Omega-3 yağ asitlerinin bilişsel fonksiyonlar için önemli olduğu unutulmamalı. Balık tüketimi düşük olan çocuklarda bu destek dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Özetleyecek olursak okul başarısı yalnızca ders çalışmakla değil; uyku, beslenme, fiziksel aktivite, etkili çalışma ve stres yönetimiyle şekillenir. Çocuğun kendi ritmine uygun bir plan ve destekleyici bir ortam, uzun vadede hem başarıyı hem motivasyonu artırır."
21 Kasım 2025 Cuma - 09:39
Uzmanından uyarı: "Çatlak da bir kırıktır. İster ince bir ’saç teli’ çatlağı olsun, ister kemiğin tamamen ayrıldığı bir kırık olsun, her ikisi de ’kırık’ olarak tanımlanır"
Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Batu Ertan, "Çatlak da bir kırıktır. İster ince bir ’saç teli’ çatlağı olsun, ister kemiğin tamamen ayrıldığı bir kırık olsun, her ikisi de ’kırık’ olarak tanımlanır. Bu nedenle kemik bütünlüğünü bozan her türlü travma ciddiye alınmalıdır" dedi. Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Batu Ertan, kırık vakalarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Ertan, tatil döneminde çocuklarda kırık vakalarının arttığını belirterek, çocuklarda basit bir düşme olarak görülen travmaların kemiğin büyüme merkezi olan kıkırdaklara zarar vererek büyüme sürecini etkileyerek kalıcı sorunlara yol açabileceğini vurguladı. "Çocuk kemiği, bir yetişkin kemiğinin küçük bir kopyası değildir" Okulların ara tatile girmesiyle birlikte çocukların fiziksel aktivitelerinin artmasının oyun ve spor sırasında yaşanan düşmelerin de çoğalmasına neden olduğunu belirten Ertan, "Çocuk kemiği, bir yetişkin kemiğinin küçük bir kopyası değildir, kendine özgü bir yapısı ve maalesef kendine özgü riskleri vardır. Çocuk kemiğinin içeriği, bir yetişkinin sert ve daha kırılgan olan kemiğinden farklıdır. Bu esneklik, kemiğin kırılmak yerine bükülmesine neden olabilir. Bu durum, çocuklara özgü ’yaş ağaç kırığı’ ve ’torus kırığı’ isimleri verilen iki tipik kırık modelini ortaya çıkarır. Yaş ağaç kırığında kemiğin bir tarafı bükülürken, gerilime maruz kalan diğer tarafı kırılır. Torus kırığı ise genellikle el bileği gibi bölgelerde, düşme sırasında oluşan baskı kuvvetiyle kemiğin bir tarafında ‘çökme/kabarma’ şeklinde görülür" şeklinde konuştu. "Bir yetişkinde aynı düşme bağ yırtılmasına neden olabilirken, bir çocukta bu kuvvet büyüme plağı yaralanmasına yol açabilir" Büyüme kıkırdağı konusunda ebeveynleri uyaran Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Batu Ertan, "Uzun kemiklerin uçlarında, eklemlere yakın bölgelerde bulunan ve kemiğin uzamasını sağlayan kıkırdak plaklardır. Çocuk kemiklerinin büyüme merkezi olan bu kıkırdak yapılar, bir travma anında kemiğin güçlü bağlarından daha zayıftır. Bir yetişkinde aynı düşme bağ yırtılmasına neden olabilirken, bir çocukta bu kuvvet büyüme plağı yaralanmasına yol açabilir. Bu yaralanmalar, kemiğin gelecekteki şeklini ve uzunluğunu belirlediği için acil ve doğru müdahale gerektirir. Bu bölgedeki bir hasar fark edilmez veya yanlış tedavi edilirse, büyüme plağı kısmen veya tamamen durabilir. Bu durum, o uzvun diğer tarafa göre kısa kalmasına veya kemiğin yanlış bir açıyla büyüyerek eğri olmasına neden olabilir" diye konuştu. "Çocuk kırıklarının büyük çoğunluğu alçı veya atel gibi yöntemlerle başarıyla tedavi edilebilir" Ertan, ebeveynler arasındaki en yaygın ve tehlikeli yanılgılardan birinin ‘çatlak’ ve ‘kırık’ ayrımı olduğunu vurgulayarak, "Çatlak da bir kırıktır. İster ince bir ’saç teli’ çatlağı olsun, ister kemiğin tamamen ayrıldığı bir kırık olsun, her ikisi de ’kırık’ olarak tanımlanır. Bu nedenle kemik bütünlüğünü bozan her türlü travma ciddiye alınmalıdır. Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar ağrıyı tam olarak tarif edemeyeceği için kullanmaktan kaçındıkları, dokunmaya karşı hassasiyet gösterdikleri, belirgin şekil bozuklukları, şişlik, morarma ve devam eden ağrı fark edildiğinde bir uzmana başvurulmalı. Çocuk kırıklarının büyük çoğunluğu cerrahiye gerek kalmadan, alçı veya atel gibi yöntemlerle başarıyla tedavi edilebilir. Çocuklarımızın düşmesini veya yaralanmasını tamamen engellememiz mümkün değil. Ancak doğru gözlemi yaparak ve şüphelendiğimizde vakit kaybetmeden bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurarak, bu yaralanmaların çocuğumuzun gelecekteki sağlığını etkilemesinin önüne geçebiliriz" dedi.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:38
Koçarlı Devlet Hastanesi’nin Geçici Hizmet Alanı’nda inceleme yapıldı
Koçarlı İlçe Devlet Hastanesi’nin geçici hizmet vereceği alanda yapılan incelemelerde, taşınma sürecinin kesintisiz ve sorunsuz ilerlemesi için gerekli hazırlıklar değerlendirildi. Aydın İl Sağlık Müdürlüğü, Koçarlı İlçe Devlet Hastanesi’nin geçici olarak hizmet vereceği alanda incelemelerde bulundu. İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul’un koordinasyonunda gerçekleştirilen incelemeye hizmet başkanları, Koçarlı İlçe Sağlık Müdürü ve hastane yönetimi katıldı. Ekipler, hastanenin taşınacağı alanın fiziki şartlarını, altyapı durumunu, ulaşım imkanlarını ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için gereken teknik ihtiyaçları detaylı şekilde değerlendirdi. Yapılan inceleme ve planlamalar doğrultusunda geçiş sürecinin sorunsuz ilerlemesi için gerekli hazırlıkların sürdüğü bildirildi. Vatandaşların sağlık hizmetlerinden herhangi bir aksama yaşamadan yararlanabilmesi için süreç titizlikle takip edilirken, Koçarlı İlçe Devlet Hastanesi’nin taşınma sürecinin kesintisiz ve sorunsuz ilerlemesi için gerekli hazırlıklar değerlendirildi.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:37
Kışın görünmeyen tehdit: soğuk hava ve kirlilik KOAH’ı tetikliyor
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem İliaz, KOAH’ın kış aylarında daha agresif bir seyir izlediğine dikkat çekerek bu dönemde vakalarda artış olduğunu söyledi. Soğukların ve hava kirliliğinin KOAH’ı doğrudan tetiklediğini vurgulayan Prof. Dr. İliaz, "Soğuk hava, hava yollarını daraltıp tahriş ederek solunumu zorlaştırır. Bu nedenle özellikle KOAH ve astım hastaları için kış aylarında nefes almak çok daha güç bir hâle gelir" dedi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem İliaz, Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kişinin yaşam konforunu sessizce daraltan, uzun soluklu bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Merdiven çıkmak, kısa bir yürüyüş yapmak ya da birkaç dakika sohbet etmenin bile zamanla büyük bir çabaya dönüşebileceğine aktaran Prof. Dr. Sinem İliaz, KOAH’ın kış aylarında daha agresif hale geldiğini ve bunun da şikayetlerde artışa neden olduğunu söyledi. Soğuk hava, KOAH ve astım olanları tetikiliyor Soğuk algınlığı ve kirliliğin KOAH için en kötü kombinasyonu olduğunu belirten Prof. Dr. Sinem İliaz, sözlerini şöyle sürdürdü; "Soğuk hava solunduğunda, akciğerlerdeki hava yolları tıpkı yoğun trafikte sinirlenen insanlar gibi tepki verir: Tahriş olur, daralır ve nefes almak zorlaşır. Soğuk hava, KOAH, astım veya hassas hava yolları olan kişilerde öksürüğü tetikler, hırıltılı solunuma ve nefes darlığına neden olur. Balgam üretimini artırır, bu da hava yollarını tıkar ve nefes almayı daha da güçleştirir. Sıcaklık inversiyonu sırasında soğuk hava yere çökerken, sıcak hava yukarıda kalıyor. Bu nedenle alttaki soğuk hava yükselemiyor ve toz, duman, egzoz gibi kirleticiler yer seviyesinde hapsoluyor. Böyle bir ortamda dışarıda sadece kirli havayı değil, saatlerce hatta günlerce havada asılı kalan yoğun ve bayat bir kirliliği solumuş oluyoruz. KOAH hastalarının zaten hassas olan akciğerleri bu yükü taşıyamaz, hastalığı alevlendirir ve yatışlara yol açabilir." Viral enfeksiyonlar tabloyu dahada kötüleştiriyor Kış aylarında KOAH hastaları için sıradan bir gribin bile ciddi bir sorun haline gelebileceğini söyleyen Prof. Dr. İliaz, kışın viral enfeksiyonların belirgin şekilde arttığını belirterek şu uyarıda bulundu; "Viral enfeksiyonlar KOAH’ta akut alevlenmelere neden olabilir. Bu durum, hastanın günlük şikâyetlerinin aniden çok daha kötüleşmesi anlamına gelir. Soğuk havalarda pencereleri kapatıp, ısıtıcıları çalıştırıyoruz hatta odaları yeterince havalandırmıyoruz. Toz akarları, bu tarz havasız ortamlarda daha rahat çoğalıyor. Yemek pişirme, tütsü veya yanlış ısıtıcı kullanımları da semptomları şiddetlendiriyor" ifadelerini kullandı. Dumanlı ve sisli havalarda dışarı çıkmayın Prof. Dr. İliaz, kışın KOAH’ın kötüleşmemesi için yapılması gerekenleri de sıraladı; -Her yıl kış başlamadan önce grip aşısı yaptırın, zatürre (pnömokok) aşısını ihmal etmeyin. -Güneş doğduktan sonra hava ısındıktan sonra dışarı çıkın. -Maske veya atkı kullanın. Burnunuzun etrafını kapatmak, soluduğunuz havayı ciğerlere ulaşmadan önce ısıtır ve hava yollarına ‘yumuşak bir iniş’ sağlar. -Hava sisli veya dumanlıysa yürüyüşe çıkmayın.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:16
Mevsim geçişlerinde solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uzmanlar uyarıyor
Mevsim geçişlerinin solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönemler olduğunu belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmanın hastalık riskini arttırdığını söyledi. Prof. Dr. Tevfik Özlü, özellikle kronik rahatsızlığı bulunanlar ile akciğer hastalarının daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çekerek, soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalmanın solunum yollarındaki bakterilerin yerleşmesini kolaylaştırdığını ve enfeksiyon riskini artırdığını, çeşitli bilimsel çalışmaların da bu durumu desteklediğini kaydetti. Mevsim geçişlerinde basit önlemlerle enfeksiyon riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirten Özlü, "Mevsim geçişleri, solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönemlerdir. Bunun nedeni, insanların hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmasıdır. Sabah evden çıkarken hava soğuk göründüğü için kat kat giyiniriz; ancak öğleye doğru hava ısınır ve terleriz. Ya da tam tersi olur: Hava sıcak görünür, ince bir kıyafetle dışarı çıkarız ama birden soğur, yağmur başlar, üşür ve ıslanırız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde çok dikkatli olmak gerekir. Özellikle kronik hastalığı olanların ve akciğer hastalarının kendilerini koruması çok önemlidir. Soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalma durumu, solunum yollarındaki bakterilerin yerleşmesini ve enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu konuda yapılmış çalışmalar da bunu desteklemektedir. Bu yüzden bu dönemlerde daha tedbirli olmak gerekmektedir. Havaya uygun giyinmek, en azından hazırlıklı olmak önemlidir. Hava sıcaksa kalın giyinmeyi önermiyoruz ancak havanın aniden soğuyabileceğini göz önünde bulundurarak yanınıza bir kazak veya mont almak faydalı olur" dedi. "Bol sıvı tüketimi çok önemli" Bol sıvı tüketiminin çok önemli olduğuna dikkat çeken Özlü, "Bol sıvı tüketilmesi özellikle gribal enfeksiyonlar ve solunum yolu enfeksiyonlarında çok önemlidir. Bitkisel çaylar, uygun şekilde demlendiğinde boğazı rahatlatıcı ve öksürüğü azaltıcı etki gösterebilir. Bal da öksürük üzerinde rahatlatıcı etkiye sahip olduğundan, doğal bal ile hazırlanan bitkisel çaylar tüketilebilir. Ancak içeceklerin çok sıcak olmamasına dikkat etmek gerekir; aşırı sıcak içecekler boğazı tahriş edebilir. Ayrıca bitkisel çayları da aşırıya kaçmadan, ölçülü şekilde tüketmek uygun olur" diye konuştu.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:14
Mevsim geçişlerinde solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uzmanlar uyarıyor
Mevsim geçişlerinin solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönemler olduğunu belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmanın hastalık riskini arttırdığı söyledi. Prof. Dr. Tevfik Özlü, mevsim geçişlerinde sabah ve öğle saatleri arasında yaşanan sıcaklık farklarının, yanlış giyim tercihlerine yol açtığını belirterek "Sabah evden çıkarken hava soğuk göründüğü için kat kat giyiniriz; ancak öğleye doğru hava ısınır ve terleriz. Ya da tam tersi olur: Hava sıcak görünür, ince bir kıyafetle dışarı çıkarız ama birden soğur, yağmur başlar, üşür ve ıslanırız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde çok dikkatli olmak gerekir" dedi. Özellikle kronik rahatsızlığı bulunanlar ile akciğer hastalarının daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çeken Özlü, soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalmanın solunum yollarındaki bakterilerin yerleşmesini kolaylaştırdığı ve enfeksiyon riskini artırdığı ifade ederek çeşitli bilimsel çalışmaların da bu durumu desteklediği kaydetti. Mevsim geçişlerinde basit önlemlerle enfeksiyon riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirten Özlü, "Mevsim geçişleri, solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönemlerdir. Bunun nedeni, insanların hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmasıdır. Sabah evden çıkarken hava soğuk göründüğü için kat kat giyiniriz; ancak öğleye doğru hava ısınır ve terleriz. Ya da tam tersi olur: Hava sıcak görünür, ince bir kıyafetle dışarı çıkarız ama birden soğur, yağmur başlar, üşür ve ıslanırız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde çok dikkatli olmak gerekir. Özellikle kronik hastalığı olanların ve akciğer hastalarının kendilerini koruması çok önemlidir. Soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalma durumu, solunum yollarındaki bakterilerin yerleşmesini ve enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu konuda yapılmış çalışmalar da bunu desteklemektedir. Bu yüzden bu dönemlerde daha tedbirli olmak gerekmektedir. Havaya uygun giyinmek, en azından hazırlıklı olmak önemlidir. Hava sıcaksa kalın giyinmeyi önermiyoruz ancak havanın aniden soğuyabileceğini göz önünde bulundurarak yanınıza bir kazak veya mont almak faydalı olur" dedi. "Bol sıvı tüketimi çok önemli" Bol sıvı tüketiminin çok önemli olduğuna dikkat çeken Özlü, "Bol sıvı tüketilmesi özellikle gribal enfeksiyonlar ve solunum yolu enfeksiyonlarında çok önemlidir. Bitkisel çaylar, uygun şekilde demlendiğinde boğazı rahatlatıcı ve öksürüğü azaltıcı etki gösterebilir. Bal da öksürük üzerinde rahatlatıcı etkiye sahip olduğundan, doğal bal ile hazırlanan bitkisel çaylar tüketilebilir. Ancak içeceklerin çok sıcak olmamasına dikkat etmek gerekir; aşırı sıcak içecekler boğazı tahriş edebilir. Ayrıca bitkisel çayları da aşırıya kaçmadan, ölçülü şekilde tüketmek uygun olur" diye konuştu. (BK-ÖS-Y)
21 Kasım 2025 Cuma - 09:08
Pınarhisar’da gıda işletmeleri denetimleri
Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde, "5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" muhtevasında gıda işletmelerine yönelik yapılan denetimler devam ediyor. Pınarhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli, ilçede faaliyet gösteren gıda işletmelerinde ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli olarak gıda denetimlerini sürdürüyor. Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri, işletmelerdeki ürünleri tek tek kontrol ederek, mevzuat ve belirlenen kriterlere uygun olmayan ürünlerin tespit edilmesi halinde yasal işlem uygulayacaklarını bildirdi. Kırklareli Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, tüketime sunulan ürünlerle ilgili resmi kontroller yapılarak, mevzuat ile belirlenen kriterlere uymaması halinde ise söz konusu işletme ve ürünlerine yönelik idari yaptırımlar uygulandığını vurgulayarak, işletme sahiplerini uyardı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 18:57
Kütahya’da diş hekimi adayları beyaz önlüklerini giydi
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Gülsüm Güral Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesinde, fakülteye yeni başlayan öğrenciler için geleneksel Beyaz Önlük Giyme Töreni gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Sezgin Zeren, beyaz önlüğün bilgiye, güvene ve insan sağlığına verilen değerin simgesi olduğunu belirtti. Bugün giyilen önlüklerin bir ayrıcalık değil, öğrencilerin çabalarının, kararlılıklarının ve etik değerlerinin bir yansıması olduğunu vurgulayan Zeren, yeni dönemde öğrencileri titizlikle yetiştireceklerini ifade ederek akademisyenlere destekleri için teşekkür etti. KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin ise konuşmasında velilerin fedakarlıklarına dikkat çekti. Öğrencilerin yoğun emek sonucunda fakülteye yerleştiğini belirten Tekin, "Bugün mesleğe ilk adımınızı atıyorsunuz. Kutsal bir mesleğe başlayacaksınız ve mesleğinizi severek yapacağınıza inanıyorum. Fakültemizde kaliteli bir eğitim alacak, ailelerinize ve devletimize karşı sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz" dedi. Tekin, ayrıca Diş Hekimliği Haftası ile 22 Kasım Diş Hekimleri Günü’nü kutladı. Tören, öğrencilerin beyaz önlüklerini giymesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 18:35
Siirt’te KOAH hastalığı ele alındı
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, personellere yönelik Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ile ilgili eğitim programı düzenlendi. Eğitim kapsamında, KOAH’ın oluşum mekanizmaları ve klinik bulguları, sigara ve çevresel faktörlerin hastalık üzerindeki etkileri, erken tanının önemi ve kullanılan tanı yöntemleri, güncel tedavi protokollerinde inhaler tedaviler ve cihaz kullanımı, atak yönetimi ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik koruyucu yaklaşımlar ele alındı. Program sonunda katılımcılarla interaktif bir soru-cevap bölümü yapılarak klinik uygulamalarda sık karşılaşılan durumlar üzerinden değerlendirmeler yapıldı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:48
Muğla’da Zeytinyağı bilinci çocuk yaşta filizleniyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, ‘Geleceğin Tadımcılarını Yetiştiriyoruz’ projesi kapsamında ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik zeytinyağı eğitimlerini sürdürüyor. Doğaya duyarlı, kaliteli üretime dayalı bir bilinç oluşturmayı amaçlayan proje, Muğla Ticaret Borsası Duyusal Analiz Laboratuvarında düzenlenen uygulamalı eğitimlerle hayata geçiriliyor. Muğla Ticaret Borsası ve Zeytin Dostu Derneği ile ortaklaşa düzenlenen eğitimlerde öğrencilere zeytin ağacının önemi, doğru zeytinyağı üretim süreçleri, kaliteli zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri ve doğru tadım teknikleri anlatıldı. Ayrıca kaliteli ve kusurlu zeytinyağının ayrımını yapmalarına yardımcı olmak amacıyla tadım uygulamaları gerçekleştirildi. Her ay ücretsiz eğitim imkânı Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen eğitimler, talep doğrultusunda her ay ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Kurumsal, bireysel ve grup katılımlarına açık olan eğitimlere başvurular Büyükşehir Belediyesi web sitesinin etkinlikler bölümünden ya da 444 48 01 numaralı çağrı merkezinden yapılabiliyor. Zeytin Dostu Derneği Duyusal Analiz Panelleri Lideri Eczacı Atilla Totoş ise zeytinyağı bilincinin çocuk yaşta kazandırılması gerektiğini belirterek, "Bu eğitimleri zeytinyağı ile ilgili toplumsal bilincin yükselmesi için veriyoruz. Kusursuz zeytinyağının yararlarına ancak doğru bilgiyle ulaşılabilir. Çocuklar öğrenme çağında oldukları için en doğru bilgiye ilk ağızdan ulaşmaları çok değerli. Türkiye’nin en kıymetli zeytin bölgelerinden birindeyiz ve ürünün değerini artırmak için çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyesi ve Ticaret Borsası bu süreçte önemli destek veriyor" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Ziraat Mühendisi Birben Öz Yılmaz, "Öğrencilerimize doğru zeytinyağı üretimini, zeytinyağının sağlık açısından önemini ve kaliteli-kalitesiz yağın ayrımını uygulamalı olarak öğretiyoruz. Amacımız gelecekte doğaya duyarlı, kaliteli üretim bilincine sahip nesiller yetiştirmek" Başkan Aras: "Muğla’nın Zeytinyağı kültürünü geleceğe taşıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Muğla, binlerce yıllık zeytin kültürüyle Anadolu’nun en kadim üretim merkezlerinden biridir. Zeytinyağı sadece bir gıda değil, bu coğrafyanın yaşam biçimidir. Çocuklarımızın üretim süreçlerini doğru öğrenmesi, kaliteli zeytinyağını tanıması ve doğaya duyarlı bir bilinçle yetişmesi bizim için büyük değer taşıyor. ‘Geleceğin Tadımcıları’ projesiyle aslında zeytinin geleceğini, yani Muğla’nın geleceğini koruyoruz. Bu iş birliğine katkı sunan tüm kurum ve uzmanlarımıza teşekkür ediyorum"
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder