SAĞLIK - 21 Kasım 2025 Cuma 11:40

Bursa’da "Bağımlı olma, özgür ol" projesi farkındalık oluşturuyor

A
A
A
Bursa’da "Bağımlı olma, özgür ol" projesi farkındalık oluşturuyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, günümüzün en yaygın problemlerinden biri olan bağımlılıkla mücadeleyi hem kurum içinde hem de kurum dışında yaptığı çalışmalarla aralıksız sürdürüyor. Başkan Mustafa Bozbey, "Bağımlılıktan uzak, sağlıklı ve bilinçli bir Bursa hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


Bursa’yı daha yaşanabilir ve sağlıklı bir kent haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadeleyi kurum içinde ve Bursa genelinde yürüttüğü eğitim çalışmalarıyla sürdürüyor.


Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ‘Bağımlı Olma Özgür Ol’ sloganıyla, toplum sağlığını tehdit eden bağımlılık sorununa karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik eğitim düzenleniyor. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gruplar halinde tüm belediye personeline verilecek olan eğitimlerde, uzmanlar tarafından ‘Bağımlılık nedir?’ sorusuna yanıt verilirken, bağımlılık türleri, tanı ve tedavi yöntemleri ile beraberinde getirdiği sorunlar anlatılıyor.


"2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı"


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Büyükşehir Belediyesi yöneticileriyle birlikte eğitime katıldı. Eğitim öncesinde konuşan Başkan Mustafa Bozbey, bağımlılıkla mücadelenin hem kurum kültürü hem de kent için büyük önem taşıdığını vurguladı. Bağımlılığın, günümüzde toplum sağlığını tehdit eden en ciddi sorunlardan biri olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar 2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı. 2 bin 750 bağımlı yakını ile 13 bin 700 görüşme yapıldı. Toplamda ise 35 bin 100 bireysel görüşme gerçekleştirildi. Ayrıca 1762 kişi de sigara, alkol ve madde bağımlılığı tedavi programına katıldı. Vatandaşlarımızın, sağlıklı hayat yaşanmasına engel olan olumsuzlukları aşmalarında destek olmayı sürdüreceğiz" dedi.


Danışanların AMATEM ve ÇEMATEM’e tıbbi tedavileri için 2550 kez ücretsiz ulaşım desteği sağladıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, Gençlik ve Aile Destek Merkezi’nin (GADEM) sahada koruyucu ve önleyici çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı. Çalışmalar neticesinde bugüne kadar 23 bin 650 insana ulaşıldığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bu çalışmaların arkasında yeniden hayata tutunan bireylerin ve ailelerin umut hikayeleri var. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak toplumun her kesimine dokunmaya ve her bir bireye umut olmaya devam edeceğiz. Bağımlılıktan uzak, sağlıklı ve bilinçli bir Bursa hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bağımlılıkla mücadele konusunda çalışanlarımızın ve vatandaşlarımızın bilinç düzeyini artırmaya yönelik eğitim, danışmanlık ve destek hizmetlerini sürdüreceğiz" diye konuştu.



Bursa’da "Bağımlı olma, özgür ol" projesi farkındalık oluşturuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.