SAĞLIK - 21 Kasım 2025 Cuma 11:09

Teşhis için 1,5 yıl dolaştı, çözümü Samsun’da 15 dakikalık operasyonla buldu

A
A
A
Teşhis için 1,5 yıl dolaştı, çözümü Samsun’da 15 dakikalık operasyonla buldu

Hakkari’de ve çevre illerde 1,5 yıl boyunca tükürük bezindeki taş için teşhis arayan 26 yaşındaki Nergis Sevik, Samsun’da genel anestezi altında uygulanan "sialendoskopi" yöntemiyle 15 dakikada sağlığına kavuştu.


Hakkari Şemdinli’de yaşayan Nergis Sevik, yemek yedikten sonra ağzında oluşan şişlik nedeniyle başvurduğu sağlık merkezlerinde uzun süre farklı tanılar aldı. Enfeksiyon, bademcik sorunları ve diş apsesi gibi yorumlara rağmen şikayetleri geçmeyince Van ve Hakkari’deki çeşitli hastanelere de başvuran Sevik, son tomografisinde tükürük bezi kanalında taş tespit edilmesi üzerine tedavi için Samsun’a geldi.


Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut’un gerçekleştirdiği operasyonda, Sevik’in 3 milimetrelik taşı sialendoskopi yöntemiyle tükürük bezine zarar verilmeden çıkarıldı. Hasta aynı gün taburcu edildi.



"Bir buçuk yıl teşhis aradım, 15 dakikada sağlığıma kavuştum"


Uzun süren rahatsızlığının ardından doğru tedaviyi Samsun’da bulduğunu söyleyen Sevik, "Tükürük bezimde taş vardı. Birçok doktor gezdim ama imkanlar olmadığı için Hakkari Şemdinli’den buraya geldim. Bir buçuk yıl önce ağzımın içindeki durumu fark ettim. Gittiğim sağlık merkezlerinde ‘enfeksiyon’ dediler, ‘bademcik’ dediler, ‘diş apsesi’ diyenler de oldu. Ama bir türlü geçmedi, verilen ilaçlarla da geçmedi. Kendi imkanlarımla Van’a gittim, Hakkari’ye gittim. Bazı doktorlar ‘mideden kaynaklı olabilir’ dediler. En son artık araştırıp Medicana Hastanesi’ni buldum. Artık öyle bir sorunum yok. Bu sorunum da ortadan kalktı. Çok sevindim. Tedavi için 1,5 senedir uğraşıyorum. Samsun’a geldim. 15 dakikalık bir işlem sonrası tedavimi oldum. Zorlanmadım hiçbir şekilde. Direkt uyanabildim. Sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum" dedi.



"Sialendoskopi hem hasta hem de bizim için konforlu bir işlem"


Tükürük bezinde oluşan taşların sialendoskopi yöntemiyle alınabilmesi için sürecin kronikleşmeden, geç kalınmadan bir uzmana başvurulması gerektiğine dikkat çeken Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, "Hastamız bize Hakkari’den tükürük bezi kanalında taş tanısı alarak on-line olarak başvurdu. Hastamızı değerlendirdiğimizde her yemek yediğinden sonra sağ çene altında bir şişlik tarifliyor ve bunu yaklaşık 1-1,5 senedir çektiğini ifade ediyor. Daha önce çekilen filmlerinde taş tam net olarak değerlendirilememiş bazı nedenlerden dolayı ama en son çekilen tomografisinde taşın varlığı tespit edilmiş. Tedavi açısından iki türlü yaklaşım var. Özellikle kanal içindeki ve bezin hemen önündeki taşlarda bezin tamamını çıkarmak bir alternatiftir ama biz merkezimizde endoskopik sistem yani sialendoskopi dediğimiz işlemi uyguluyoruz ve kanal içerisinden taşı genel anestezi altında alıyoruz. Böylelikle taşın alınması sırasında tükürük bezinin çıkarılma ihtiyacı olmuyor. Konforlu bir işlem hem bizim için hem hasta için. Hasta aynı zamanda aynı günde ameliyat 5-6 saat sonra evine gidebiliyor. Böyle bir avantajı var bu işlemin. Biz de hastamıza bu işlemi uyguladık. Yaklaşık 3 milimetrelik bir taşı vardı. Milimetrik olarak çok küçük görünmekle beraber şikayetlere belirgin olarak neden oluyordu. Hastamız çok rahatsızdı. Hastamızın tedavisini başarıyla gerçekleştirdik. Bu durum eğer kronik bir süreç alırsa yani tedavi edilmezse ilerleyen zamanlarda taş endoskopik olarak da çıkarılamayabilir. Tükürük bezi de tekrarlayan enfeksiyonlardan ötürü zarar görebileceği için tamamının alınması gerekir. O nedenle böyle bir durum tespit edildiğinde, tanılandığında hastalarımızın sialendoskopi yapılan merkezlere başvurmasında fayda var" diye konuştu.


Genel anestezi altında 15 dakikalık sialendoskopi işleminin ardından tükürük bezindeki taştan kurtulan Nergis Sevik, son kontrolünün ardından Samsun’daki hastaneden ayrılarak memleketi Hakkari’ye geri döndü.



Teşhis için 1,5 yıl dolaştı, çözümü Samsun’da 15 dakikalık operasyonla buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."