Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Yürek yakan kaza: Motosikletin çarptığı 2 yaşındaki Arya hayatını kaybetti
Yürek yakan veda: Şehit babaya son dokunuş
Erbil’de havalimanı ve ABD Başkonsolosluğu hedef alındı
Kaza yapan ehliyetsiz ve alkollü sürücüyü, polis tedaviye ikna etti
Zelenskiy: "Rusya, ABD hedeflerinin vurulması için İran’a yüzde yüz yardım ediyor"
Marmaris’te şiddetli fırtına etkili oluyor
Pakistan: "İran, Pakistan bandıralı 20 geminin Hürmüz'den geçmesine izin verdi"
SAĞLIK
Eskişehirli acil sağlık ekibi Türkiye kongresine damga vurdu
29 Mart 2026 Pazar - 14:33:33
Türkiye Acil Tıp Derneği organizasyonunda Ankara Etlik Şehir Hastanesi Konferans Merkezi’nde düzenlenen "2. Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi", Türkiye’nin dört bir yanından gelen acil sağlık profesyonellerini buluşturdu. 26-28 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleşen kongrede Eskişehir ekibi hem bilimsel katkılarıyla hem de kazandığı başarıyla dikkat çekti. "Doğru zaman, doğru yer, doğru müdahale" temasıyla gerçekleştirilen kongre; Sağlık Bakanlığı acil sağlık hizmetleri yöneticilerini, akademisyenleri ve sahada görev yapan çalışanları bir araya getirdi. Kongrenin düzenleme kurulunda Eskişehir’den Paramedik Harun Özkan yer alırken, bilimsel oturumlarda Eskişehir İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman, Paramedik Avukat Bahadır Erbözü ve Paramedik Kadir Çekiç konuşmacı olarak tecrübelerini paylaştı. Eskişehirli doktordan oryantiring birinciliği Bilimsel programın yanı sıra sosyal etkinliklerin de yer aldığı kongrede düzenlenen oryantiring yarışması büyük heyecana sahne oldu. Yarışma sonucunda Eskişehir ekibinden Dr. Mehmet Kurt, rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. Eskişehir’in acil sağlık hizmetlerindeki tecrübesinin ve yetkinliğinin ulusal düzeydeki bu önemli platformda sergilenmesi, katılımcılardan tam not aldı.
29 Mart 2026 Pazar - 14:22
Atakum’da vatandaşlara genel sağlık taraması gerçekleştirildi
Samsun’un Atakum ilçesinde, 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik genel sağlık taraması yapıldı. Sağlıklı hayat konusunda vatandaşları bilgilendirmek için düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) işbirliğinde düzenlenen ‘Kadın Sağlığını Geliştirme Programı’ kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde vatandaşlara yönelik genel sağlık taraması gerçekleştirildi. Program, toplum sağlığını koruma, güçlendirme çalışmaları kapsamında 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik düzenlendi. Uzman sağlık personeli eşliğinde kanser taramasına katılan vatandaşlar tansiyon, şeker ölçümü gibi hizmetlerden faydalanmanın yanı sıra kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması hakkında önemli bilgiler aldı. Kadınlar, programda rahim ağzı taramasına katılarak mobil kanser tarama aracında HPV ve DNA testi verdi. Kanserde erken tanı ve tedavi sürecine dikkat çekilen organizasyon, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Programda konuşan OMÜ Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Figen Çavuşoğlu, "Bu program öncelikle, 35-70 yaş aralığındaki tüm kadınların ve 50-70 yaş aralığındaki tüm erkeklerin, ulusal kanser tarama programı çerçevesinde erken tanı ve tarama programına katılımlarını desteklemek için düzenlendi. Aynı zamanda cinsel sağlık ve üreme sağlığı kapsamında aile planlaması, menopoz ve menopoza uyum, kalp sağlığını koruma, diyabetle yaşam gibi başlıklar altında hakkında kadınlarımızı bilinçlendirmek ve kadın sağlığını güçlendirmek için buradayız. Stantlar açtık ve sağlık uygulamaları yapıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğünün mobil kanser tarama aracı var. Bu aracın içerisinde rahim ağzı kanserine yönelik HPV ve DNA testi için tarama yapılıyor. Bugünkü programımızın yanı sıra 10 Nisan’da Ömer Halisdemir Parkı’nda ve 24 Nisan’da da Çakırlar Korusunda olacağız, tüm Atakumluları etkinliklere bekliyoruz" dedi. Sağlık taramaları devam edecek Atakum Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şafak Ari Emir, programa yoğun katılım olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederek "Burada kadın sağlığını güçlendirme başlığı altında OMÜ Halk Sağlığı ve Hemşirelik Bölümü öğrencileri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile bir tarama programı gerçekleştirdik. Sağlık tarama programına, kadınların yoğun ilgisi oldu. Nisan ayı içerisinde 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde iki sağlık tarama faaliyeti gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Sunulan sağlık tarama hizmetinden yararlanan vatandaşlar ise bu etkinliklerin kadın sağlığı ve kadının gelişimi açısından olumlu bulduklarını belirtti. Etkinliklerin devamını beklediklerini söyleyen vatandaşlar, "Her bilgiye her zaman, her yerde ulaşamıyoruz. Ayağımıza gelen böyle bir hizmet için üniversitemize, Atakum Belediyesi’ne ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdiler.
29 Mart 2026 Pazar - 12:52
Hatay’dan Gaziantep’e sağlık yolculuğu
Hatay’dan Gaziantep’e tedavi için gelen 38 yaşındaki Kemal Aslan’a, Gaziantep Anka Hastanesi’nde mitral kapak yetmezliği tanısı sonrası cerrahi müdahale uygulandı. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleri ile Anka Hastanesi’ne başvuran hasta, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından değerlendirildi. Yapılan muayene ve tetkikler sonrası ileri düzey mitral kapak yetmezliği bulunan hastaya, minimal invaziv (kapalı) yöntemle mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 cm kesi ile yapılan operasyonun ardından hastanın takip ve tedavi süreci hastanede sürdürüldü. Operasyon süreci, Anka Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Altunbaş ve Kalp ve Damar Cerrahisi Koordinatörü Mustafa Artar’ın yer aldığı ekip tarafından yürütüldü. Kemal Aslan, ameliyat sonrası sürece ilişkin yaptığı açıklamada, ikinci günden itibaren günlük aktivitelerine dönebildiğini, dördüncü günde ise taburcu edildiğini ifade ederek, "Sağlığıma kavuştuğum için mutluyum" dedi.
29 Mart 2026 Pazar - 11:32
Ani baş dönmesi Vertigo habercisi olabilir
Baş hareketiyle aniden ortaya çıkan baş dönmesi; vertigonun ilk belirtisi olabileceğini belirten Eskişehir Özel Ümit Hastanesi KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şiddetli baş dönmesi, denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Vertigo, kişinin kendisinin ya da çevresinin dönüyor, sallanıyor veya hareket ediyormuş gibi hissettiği bir baş dönmesi türü olarak tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman denge kaybı, mide bulantısı ve günlük aktiviteleri sürdürmede zorluk gibi şikâyetlerle birlikte görülüyor. Vertigo şikâyeti ile başvuran hastalarda ilk adımın ayrıntılı değerlendirme olduğunu belirten Salahova, "Baş dönmesi şikâyeti ile gelen hastalarımızın öncelikle detaylı hikâyesini alıyoruz. Baş dönmesinin nasıl başladığını, ne kadar sürdüğünü ve beraberinde başka şikâyetlerin olup olmadığını sorguluyoruz. Ardından muayene ile vertigonun kaynağını ayırt etmeye çalışıyoruz" dedi. Santral ve kulak kaynaklı vertigo ayrımı Vertigo farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini aktaran Dr. Salahova, bazı durumlarda sorunun beyinden kaynaklanabildiğini, bu durumlarda; şiddetli baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve belirgin dengesizlik ve çift görme gibi nörolojik belirtiler görülebildiğini söyledi. Bu tür durumlarda hastaların nöroloji uzmanına yönlendirildiğini ifade eden Salahova, "KBB alanında ise vertigonun en sık görülen nedeni kulak içindeki denge organıyla ilgili sorunlar. Bu hastalıkların başında halk arasında ‘kulak kristallerinin oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo geliyor. Kısaca BPPV olarak tanımlanan bu rahatsızlık, adından da anlaşılacağı gibi iyi huylu, kısa süreli ataklar halinde ortaya çıkan ve başın belirli pozisyonlarıyla tetiklenen bir vertigo türüdür." İfadelerini kullandı. Hastalığın; özellikle 50 yaş sonrası bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Salahova, BPPV’nin genellikle şu hareketlerle ortaya çıktığını söyledi: Yatağa uzanma veya yatakta dönme, başın yukarı ya da aşağı hareket ettirilmesi, ani baş hareketleri gibidir." Tanı ve tedavide manevralar kullanılıyor Salahova, "BPPV’nin tanı ve tedavisinde özel manevralar uygulanıyor. Bu manevralarla kulak içindeki denge kristallerinin doğru konuma yönlendirilmesi ve baş dönmesinin ortadan kaldırılması hedefleniyor"dedi. Bazı hastalarda vertigo rehabilitasyonuna da ihtiyaç duyulduğunu belirten Salahova, "Sık tekrarlayan vertigo ataklarında dengeyi güçlendiren egzersizler uyguluyoruz. Stabiliteyi artıran egzersizler, proprioseptif çalışmalar ve gövde stabilizasyonu bu tedavinin bir parçası" diye konuştu. Hareketsizlik vertigoyu artırabilir Vertigo yaşayan birçok kişinin baş dönmesinin tekrar etmesinden korktuğu için hareket etmekten kaçındığını belirten Dr. Salahova, bunun yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti ve tedavinin önemli bir parçasının hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmek ve hareketsizliğin önüne geçmek olduğunu vurguladı. Ne zaman doktora başvurulmalı Baş dönmesi kısa süreli ve hafif olsa bile bazı durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmasını önerdi: Şiddetli ve uzun süren baş dönmesi, yürüme güçlüğü, çift görme veya konuşma bozukluğu ve şiddetli dengesizlik."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:06
Almanya’dan Ankara’ya uzanan şifa yolculuğu: 75 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu
4
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
5
28 Mart 2026 Cumartesi- 11:07
Konya’da "Yara Okulu" projesi hayata geçirildi
28 Kasım 2025 Cuma - 10:26
Uzmanı uyardı: "Dünya çapında 17 milyon kişi katarakt nedeniyle körlük yaşıyor"
Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Refika Hande Karakahya, yapılan araştırmalar sonucu dünya genelinde yaklaşık 18 milyon kişinin katarakt sebebiyle körlük yaşadığını bildirdi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Doç. Dr. Refika Hande Karakahya, küresel ölçekte yapılan son araştırmalara değinerek, kataraktın halen dünyanın en yaygın önlenebilir körlük nedeni olduğunu belirtti. Aynı zamanda Karakahya, verilere göre dünya genelinde yaklaşık 17 milyon kişinin katarakt kaynaklı körlük yaşadığını belirtti. "17 milyon kişi katarakt kaynaklı körlük yaşıyor" Refika Hande Karakahya, Türkiye’de yapılan son çalışmalarda katarakt rahatsızlığında artış olduğuna dikkati çekerek, bölgesel araştırmalarda sadece 40 ila 49 yaş grubunun bile katarakt oranının yaklaşık yüzde 4’e ulaştığını söyledi. Doç. Dr. Karakahya, "Küresel ölçekte yapılan en son araştırmalarda da kataraktın halen dünyanın en yaygın önlenebilir körlük nedeni olduğunu gösteriyor. Verilere göre dünya genelinde yaklaşık 17 milyon kişi katarakt kaynaklı körlük yaşıyor. Yaşa bağlı gelişen kataraktların ameliyatında yaş sınırı yoktur. Önemli olan, kişinin yaşı değil, genel sağlık durumu ve gözün cerrahiye uygunluğudur. Özellikle ileri yaşta, ameliyatı ertelemek çoğu zaman daha büyük sorunlara yol açar" şeklinde konuştu. "Katarakt tedavisi demansın ilerleme hızını yavaşlatabilir" Kataraktın yalnızca görmeyi değil; özellikle yaşlı bireylerde beynin aldığı görsel uyarıyı azaltarak bilimle alakalı fonksiyonlarda gerilemeye, dikkat ve hafızada yavaşlamaya neden olduğunu da dile getiren Karakahya, "Kişinin hareketi azalır, sosyal temasları kısıtlanır. Katarakt ameliyatı sonrasında ise bilimle alakalı süreçlerde iyileşme görülür. Hatta uzun süreli takiplerde, demans ilerleme hızı yavaşlayabilir. Katarakt ameliyatı bilinçle alakalı fonksiyonları koruma ve demans riskini azaltma potansiyeline sahiptir. Çünkü görmenin düzelmesi, beynin aldığı uyarıyı artırır, kişinin çevresiyle olan etkileşimini güçlendirir. Çünkü net görme, beynin aldığı en güçlü uyarılardan biridir. Ayrıca ileri yaşta düşme ve kırıkların en önemli nedenlerinden biri görme kaybıdır. Ameliyat sonrası kontrast görmenin ve derinlik algısının düzelmesi, hastanın günlük yaşamda çok daha güvenli ve bağımsız hareket etmesini sağlar" diye konuştu. "40 yaş sonrası düzenli göz muayenesi önemli" Doç. Dr. Karakahya, katarakt tedavisinin cerrahi ile başarılı şekilde sonuçlandığını kaydederek sözlerine şöyle devam etti: "Özetle katarakt ameliyatında yaş bir sınırlayıcı faktör değildir. Aksine, ileri yaşta görmenin iyileştirilmesi; bağımsızlık, hareket kabiliyeti, sosyal yaşam ve zihinsel sağlık ile yaşam kalitesini doğrudan destekleyen son derece değerli bir adımdır."
28 Kasım 2025 Cuma - 10:07
Erzurum’da 383 işletme denetlendi
Erzurum; yem, gıda ve gıda ile temas eden madde malzeme üreten işletmelere yönelik denetimler sürüyor. Erzurum’da ekipler 21 Kasım-28 Kasım 2025 tarihleri arasında; 383 denetim yaptı. Denetimlerde olumsuzluk tespit edilen hususlarda işletmelere 3 idari yaptırım kararı uygulandı. Analize dayalı yapılan çalışmalarda 19 adet numune alındı. Tüketicilerin her an ulaşabilecekleri Alo 174 Gıda Hattı ile 7/24 gıda kontrolümüzde olup gelen 21 başvuru değerlendirildi.
28 Kasım 2025 Cuma - 10:04
Batman’da anlamlı etkinlik: ’Okulumda Kan’Panya Var’
Batman’ın Gercüş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kızılay işbirliğinde düzenlenen "Okulumda Kan’Panya Var" kan bağışı etkinliği başladı. "Okulumda Kan’Panya Var" etkinliği Gercüş Devlet Hastanesi önünde başladı. İki gün sürecek olan kampanya, vatandaşlara umut olmayı hedefliyor. Kan bağışı etkinliği, iki gün 10.00 ile 17.00 saatleri arasında Gercüş Devlet Hastanesi önünde gerçekleştirilecek. Kampanya, toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin yanı sıra öğrencileri de aktif rol almaya teşvik ediyor. Etkinlik kapsamında, veliler ve gönüllüler kan bağışında bulunarak hayat kurtaracak. Öğrencilere ’Kahramanlık madalyası’ verilecek Özellikle dikkat çeken teşvik ise kampanyaya destek amaçlı bağışçı getiren her öğrenciye "Kahramanlık Madalyası" takdim edilecek olması. Bu uygulama ile genç nesillere yardımlaşma ve gönüllülük bilinci aşılanması amaçlanıyor. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kızılay yetkilileri, tüm Gercüş halkını bu anlamlı organizasyona destek olmaya ve kan bağışında bulunarak bir hayat kurtarmaya davet etti. Öğrenci Niray Keskin, ’’Babamla birlikte kan vermeye geldim. Babam Kızılaya kan verdi çok mutluyum. Kızılay yetkilileri tarafından bana da kahramanlık madalyası verildi’’ dedi. Edip Şen de ’’Kan vermek bedenen ve insanın sıhhati için faydalıdır. Bütün arkadaşlarımı kan vermeye davet ediyorum’’ diye konuştu.
28 Kasım 2025 Cuma - 09:01
Şap Hastalığı ile ilgili Söke’de bilgilendirme toplantısı
Aydın genelinde son dönemde gündemde olan ve çeşitli tedbirlerin alındığı Şap hastalığıyla ilgili Söke’de kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Söke İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından organize edilen toplantı, Söke Ziraat Odası’nın toplantı salonunda yapıldı. Toplantıda, alanında uzman Prof. Dr. Hasan Batmaz hayvan yetiştiricilerine Şap hastalığının belirtileri, bulaşma yolları, korunma ve mücadele yöntemleri hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Batmaz, hastalığın hızlı yayılabilen yapısına dikkat çekerek tedbirlere uygulamasının önemine vurgu yaptı. Eğitim programına Söke İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı veteriner hekimler ile üreticiler katıldı. Katılımcılar, hem teorik bilgi edindi hem de sahada uygulanabilecek pratik önlemler konusunda bilgilendirildi. Yetkililer, bölgede hayvan sağlığını korumak ve bulaşma risklerini en aza indirmek için çalışmaların devam edeceğini belirtti.
27 Kasım 2025 Perşembe - 18:17
Fethiye ve Seydikemer içme suyu master planı imzalandı
Fethiye ve Seydikemer İlçe merkezleri ile kırsal mahallerini kapsayan ve bu bölgelerin gelecek nüfus projeksiyonunu göz önüne alarak hazırlanan içme suyu master planının imza töreni gerçekleştirildi. Proje kapsamında Ören, Saklıkent ve Kızgölü kaynaklarından ilave su sağlayarak Fethiye ve Seydikemer ilçelerinin 35 yıllık su ihtiyacını karşılanacak. MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül, Muğla genelinde su kaynaklarının daha verimli kullanımı için çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın öncülüğünde iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirmek ve kentimizdeki su kaynaklarını verimli kullanmak için çalışmalarımız devam edecek. Bugün burada çattığımız imza ile Muğla’mızın önemli turizm faaliyetlerinin devam ettiği Fethiye ve Seydikemer ilçelerimizin 35 yıllık su ihtiyacının karşılanacağı içme suyu master planının imza töreni gerçekleştirdik. Törende bizi yalnız bırakmayan Fethiye Belediye Başkanımız Seydikemer ve Fethiye muhtarlarımıza teşekkür ederiz" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 17:55
Siirt’te hastane personellerine kan yoluyla bulaşan hastalık eğitimi
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi personeline, kan yoluyla bulaşan hastalıklar konusunda farkındalığı artırmak amacıyla eğitim verildi. Eğitimde, kan yoluyla bulaşan hastalıkların önlenmesine yönelik alınması gereken tedbirler, erken tanının önemi ve korunma yöntemleri hakkında detaylı bilgiler verildi. Bilinç düzeyinin artırılması amacıyla yürütülen programın, sağlık hizmeti sunumunda güvenliği güçlendirmeyi hedeflediği belirtildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:32
İç organları ters olan hastanın safra kesesi ameliyatı başarıyla yapıldı
Denizli Devlet Hastanesi’ne karın ağrısı şikayetiyle başvuran ve doğuştan tüm iç organları ters konumda bulunan 62 yaşındaki hastaya, kapalı yöntemle safra kesesi ameliyatı yapıldı. Nadir görülen bu vakada, başarılı operasyon sayesinde hasta sağlığına kavuştu. Doğuştan tüm iç organları ters konumda bulunan (situs inversus totalis) 62 yaşındaki Pevziye Dikbaş isimli hasta, karın ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvurdu. Hastanın, yapılan tetkikler sonucunda safra kesesi iltihabına bağlı ağrı yaşadığı tespit edildi. Daha önceki tetkiklerinde organlarının ters yerleşimli olduğunu bilen hasta, doktoruna güvenerek ameliyatı olmak istediğini ifade etti ve laparoskopik (kapalı) safra kesesi ameliyatı ile sağlığına kavuştu. Türkiye’de ve dünyada nadir görülen bu vakada, hastanın kalp, karaciğer, mide ve diğer iç organlarının ayna görüntüsü şeklinde ters konumda olduğu belirtildi. Ameliyatı gerçekleştiren Denizli Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Eşref Oğuz Özgür; nadir görülen bu vakanın kendileri için ilginç bir klinik tecrübe olduğunu belirterek ameliyat hakkında bilgi verdi. Özgür: "Hastamız, yaklaşık bir haftadır devam eden karın ağrısı, bulantı ve kusma şikayetleriyle bize başvurdu. Daha sonra ultrason ve laboratuar tahlilleri yapıldı. Hastamıza safra kesesi iltihabı dediğimiz tıp dilinde akut kolesistit tablosu teşhisi kondu. Akut kolesistit, genellikle ani başlayan karın ağrıları ile kendini gösterse de, bu semptomların görüldüğü farklı hastalıklar da bulunduğundan detaylı muayene ve ultrason görüntülemesi oldukça önemlidir. Herhangi bir tetikleyici neden dolayısıyla (safra kesesi taşları) veya taşsız ortaya çıkabilen akut kolesistit, tedavi edilmemesi durumunda ölüme kadar varabilen ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle safra kesesi iltihabı belirtileri yaşayan hastaların bir an önce sağlık kuruluşlarına başvurarak muayeneden geçmesi gerekir. Bu hastamızda da operasyon gerektiği kendisine anlatılarak operasyon planlamamızı yaptık. Ama hastamızın ilginç bir özelliği vardı, doğuştan organları ters durumdaydı ve bu tıp dilinde situs inversus totalis olarak adlandırılıyor. Situs inversus totalis, akut abdominal ağrının tanı ve tedavisini güçleştiren çok nadir görülen bir anatomik anomali olup, viseral organların ayna görüntüsünde yer değiştirdiği durumdur. Hastamız geldiğinde bize bu bilgilendirmeyi yaptı, biz de görüntüleme yöntemleri ile durumu teyit ettik. Normalde safra kesemiz, karaciğer sağ lobun alt yüzeyinde yerleşimdedir. Safra kesesi, hastamızın sağ tarafında olması gerekirken sol tarafında, karaciğer sol lob sağda, sağ lob sol tarafta yer alıyordu. Kapalı (laparoskopik) ameliyat planlamasını, alışagelmişin dışında ters olarak hazırladık. Bu durum, cerrahi teknik olarak zorluk oluştursa da, ekibimiz operasyonu başarılı şekilde tamamladı ve hastamız sağlıkla taburcu edildi. Nadir görülen bir olgu olarak, bizim için klinik tecrübemize katkıda bulunan ilginç ve kayda değer bir vaka oldu" diye konuştu. Operasyonun güzel geçtiğini ve sağlığına kavuştuğunu belirten Pevziye Dikbaş ise "Doktorumuza çok teşekkür ediyorum, beni şikayetlerimden kurtardı, ellerine sağlık. Çok memnunum ve mutluyum. Allah doktorumuza da sağlık ve sıhhat versin" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:32
Gıda zehirlenmelerinde bunlara dikkat
Eskişehir’de bulunan Uzman Dr. Mehmet Uluğ, "Gıda zehirlenmesi mide bulantısı, kusma veya ishale neden olan klinik tablo olarak karşımıza çıkar. Çoğu zaman kendiliğinden düzelir ancak ihmal edilirse hayati risk oluşturabilir" dedi. Özel Ümit Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, gıda zehirlenmesi konusunda bilgilendirmede bulundu. Bakteri, virüs veya parazit gibi mikroorganizmaların toksinleri veya sporları ile kontamine olmuş yiyeceklerin tüketilmesinin gıda zehirlenmesine yol açtığını anlatan Dr. Uluğ, benzer tablonun hijyenik olmayan su tüketimi sonrası da görülebileceğini söyledi. Mikropların nasıl bulaştığını anlatan Dr. Uluğ, "Bunların içinde norovirüs ve rotavirüs ilk sırada yer alır. Bakteriler arasında ise Salmonella ve Escherichia coli (E. coli) öne çıkar. Parazitler, özellikle hijyenik olmayan su ve gıda tüketiminin yaygın olduğu bölgelerde daha sık görülür" diye konuştu. "Yiyecekler yeterince yıkanmaz veya pişirilmezse, içindeki mikroorganizmalar insanlara bulaşabilir" Mikropların yiyeceklere bulaşmasını ise 3 başlık altında sıralayan Dr. Uluğ, "El hijyeni eksikliği: Hasta veya taşıyıcı kişilerin yiyeceklere dokunmadan önce ellerini yıkamaması, mikropların direkt olarak yiyeceğe geçmesine yol açar. Yetersiz temizlik veya pişirme: Mikroplar yiyeceklerin üzerinde veya içinde yaşayabilir. Yiyecekler yeterince yıkanmaz veya pişirilmezse, içindeki mikroorganizmalar insanlara bulaşabilir. Çapraz bulaşma: Aynı kesme tahtası veya bıçağın farklı gıdalarda kullanılmasıyla mikroplar bir gıdadan diğerine geçebilir" ifadelerini kullandı. "Belirtilerin ortaya çıkış süresi tüketilen gıdaya ve mikrobun türüne göre değişebilir" Dr. Uluğ, konuşmasının devamında gıda zehirlenmesinin en sık görülen belirtilerini şöyle sıraladı: "Mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, sulu veya kanlı olabilen ishal, ateş, nadir durumlarda bulanık görme, baş dönmesi ve sinir sistemi bozuklukları (bulanık görme, baş dönmesi, kas-sinir fonksiyonlarında bozulma, hatta solunumu durdurabilecek düzeyde nörolojik etkiler) görülebilir. Çok çok nadir vakalarda bu durum solunum durmasına kadar ilerleyebilir. Ancak, bu belirtiler olağan dışıdır. Belirtilerin ortaya çıkış süresi tüketilen gıdaya ve mikrobun türüne göre değişebilir. Bu belirtiler hemen, saatler içinde veya günler, hatta haftalar sonra da ortaya çıkabilir." "Gıda zehirlenmesi hayati tehlikeye yol açabilir" Vakaların büyük bölümünün 1-2 gün içinde tedavi gerektirmeden düzeldiğini belirten Dr. Uluğ, bazı durumlarda ciddi komplikasyonların gelişebileceğini vurguladı. Özellikle uzun süren kusma ve bol sulu ishal nedeniyle oluşan sıvı kaybının 5 yaş altı çocuklarda, yaşlılarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde hayati tehlikeye yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Uluğ, "24 saat içinde 5’ten fazla ishal, kusmuk veya dışkıda kan, bir günden uzun süren 37,8 derecenin üzerinde ateş ve şiddetli karın ağrısı görülmesi durumunda mutlaka hastaneye başvurulmalı. Özellikle 70 yaş ve üzeri vatandaşlar için bu konuda daha dikkatli olunmalı. Çok sulu ishal, aşırı halsizlik, yoğun susuzluk, ağız/dil kuruluğu, kas krampları, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı veya uyku hali, koyu renkli idrar ve 5 saatten uzun süredir idrar yapamama gibi ise dehidratasyon (sıvı kaybı) belirtileridir" dedi. "Antibiyotik sadece ateş devam ediyor ve dışkıda kan varsa, hekim önerisiyle verilmelidir" İlk 24-48 saatte birçok hastanın hiçbir müdahaleye gerek duymadan düzeldiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, kötüye gidiş durumunda kan testleri, dışkı tahlilleri ve etkeni belirlemeye yönelik özel testlerin yapıldığını dile getirdi. Tedavinin temel ilkesinin sıvı takviyesi olduğuna dikkat çeken Dr. Uluğ, ağızdan bol sıvı tüketimi, gerekirse damar içi sıvı tedavisi yapılabildiğini söyledi. Antibiyotiklerin bu tabloda en çok gereksiz kullanılan ilaçlar olduğuna vurgu yapan Dr. Uluğ, "İshal ve gıda zehirlenmelerinin büyük kısmının etkeni bakteri değildir. Bakteri olsa bile çoğu zaman antibiyotik gerekmez. Antibiyotik sadece ateş devam ediyor ve dışkıda kan varsa, hekim önerisiyle verilmelidir. Özellikle, kronik hastalığı olanlar bu ilaçları doktor önerisi olmadan asla kullanmamalı" diye konuştu. "Çiğ gıdaya dokunduktan sonra eller, bıçaklar ve kesme tahtaları mutlaka yıkanmalı" Dr. Uluğ, gıda zehirlenmesini önlemek için dikkat edilmesi gereken detayları ise şöyle sıraladı: "Tuvalet sonrası, bebek bezi değiştirirken, çöp attıktan sonra, burnu temizledikten sonra ve hayvan temasından sonra eller mutlaka yıkanmalı. Hasta olan kişiler işe veya okula gitmemeli, istirahat etmelidir. Pastörize edilmemiş veya iyi kaynatılmamış süt ve süt ürünleri tüketilmemeli. Meyve ve sebzeler tüketilmeden önce iyice yıkanmalı. Buzdolabı 4,4 derecenin altında, dondurucu ise -18 derecenin altında olmalı. Et ve deniz ürünleri tamamen pişmiş olmalı. Yumurtanın sarısı tam sertleşene kadar pişirilmeli. Çiğ gıdaya dokunduktan sonra eller, bıçaklar ve kesme tahtaları mutlaka yıkanmalı."
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:30
ESOGÜ’den 1 Aralık Dünya AIDS Günü açıklaması
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal, "2024 yılında 1,3 milyon yeni enfeksiyon ve yaklaşık 630 bin AIDS-ilişkili ölüm gerçekleşmiştir. Bu veriler, HIV/AIDS’in hâlâ ciddi bir halk sağlığı tehdidi olduğunu göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal, 1 Aralık Dünya AIDS Günü dolayısıyla bilgilendirici bir açıklamada bulundu. 2025 yılı itibariyle dünya genelinde yaklaşık 40,8 milyon kişinin HIV ile yaşadığını söyleyen Prof. Dr. Kartal, "Ülkemizde 1985’ten bu yana bildirilen toplam HIV pozitif vaka sayısı 45 bin 835, bildirilen AIDS vaka sayısı ise 2 bin 438’dir. 2024 yılı boyunca bin 527 yeni HIV vakası ve 40 yeni AIDS vakası bildirilmiştir. Vakaların yaklaşık yüzde 81,8’inin erkek, yüzde 18,2’sinin kadın olduğu ve en çok 25-34 yaş grubunda olduğu görülmektedir. Dünyada HIV ile yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 87’si kendi durumunu bilmekte, ancak antiretroviral tedaviye erişim oranı yüzde 77 civarında ve viral baskılanma oranı ise daha düşük kalmaktadır. Günümüzde HIV her ne kadar erken tanı ve etkili tedaviler sayesinde yönetilebilir bir sağlık durumu hâline gelmiş ise de bu hizmetlere erişim dünya genelinde maalesef eşit değildir. Bu nedenle 2030 yılına kadar AIDS’i bir halk sağlığı tehdidi olmaktan çıkarma hedefine ulaşmak için yapılması gereken daha çok şey vardır" ifadelerini kullandı. "Erken tanı için düzenli test uygulamalarının teşvik edilmesi önemli" Türkiye’de 2019 yılında başlayan ‘Türkiye HIV/AIDS Kontrol programı’ ile insan haklarını gözeterek, hastalığın edinilmesinde rol alan faktörlerle mücadele etmek, her bireyin tanı, tedavi, bakım ve desteğe eşit ulaşımını sağlayarak, toplumun sağlığını korumanın ve geliştirmenin amaçlandığını belirten Prof. Dr. Kartal, açıklamasının devamında, "HIV ile yaşayan, HIV riski altında olan bireylerin korunma yöntemlerini bilmesi, sağlık hizmetlerine kesintisiz erişimi, erken tanı için düzenli test uygulamalarının teşvik edilmesi ve toplumdaki damgalanmanın azaltılması toplum sağlığı için kritik öneme sahiptir. Bu yılın teması ‘Tüm Şartlarda AIDS ile Mücadele Devam’ olarak belirlenmiş olup, insan hakları merkeze alınarak toplumların öncülüğünde AIDS’in sona erdirilebileceğine inançtır. Bu Dünya AIDS Günü’nde toplumun her kesiminin erken tanı, korunma yöntemleri ve eşit sağlık hakkı konularında bilinçlendirilmesine davet edilmektedir" diye belirtti.
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:56
Samsun Şehir Hastanesi’nden ’MHRS randevu’ uyarı
Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, Samsun Şehir Hastanesi’nde hizmet vermeye başlayacak olan Göğüs Hastalıkları Kliniği için MHRS randevu sistemine ilişkin önemli bir duyuru yayımladı. Yapılan açıklamada,"28 Kasım Cuma günü itibariyle Samsun Şehir Hastanemiz Canik ilçemizdeki ana binasında öncelikle Göğüs Hastalıkları Kliniğimizle hizmet vermeye başlayacaktır. Bu tarih itibariyle Eğitim ve Araştırma Hastanesi / Atakum / Onkoloji / Kadın Doğum binalarımız Samsun Şehir Hastanemize bağlı olarak hizmet vermeye başlayacağından, MHRS Randevuları da Samsun Şehir Hastanemiz üzerinden alınacaktır. Bu binalarımız Şehir Hastanemize fiziken entegrasyon süreçlerinde var oldukları binalarda hizmet sunacak, MHRS randevu ekranlarında da muayene yeri olarak bu alanlar belirtilmeye devam edecektir. Vatandaşlarımız MHRS Randevu ekranından, Şehir Hastanesi Ana Bina da mı yoksa Ek Hizmet Binalarından birinde mi hizmet alacakları bilgisine ulaşabilirler" denildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:14
Öğretmenler kan bağışında bulundu
24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri çerçevesinde, Muğla Valiliğinin himayelerinde ve İl Millî Eğitim Müdürlüğünün koordinasyonunda, ‘Kan Dostum Öğretmenim’ kan bağışı kampanyası düzenlendi. Şifa Hatun Muğla Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen etkinlikte, öğretmenler başta olmak üzere öğrenciler ve veliler gönüllü olarak kan vererek kampanyaya destek oldu. Okulun sağlık alanı/dalı öğretmen ve öğrencileri kampanyanın her aşamasında gönüllü görev alarak örnek bir toplumsal duyarlılık sergiledi. Program kapsamında okul içerisinde hazırlanan bilgilendirme alanlarında Türk Kızılay Kan Alma Merkezi ekipleri tarafından katılımcılara kan bağışının önemi, bağış süreçleri ve acil kan ihtiyaçları konusunda bilgilendirmeler yapıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, kan bağışının toplumsal dayanışmayı güçlendiren hayati bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Millî Eğitim Müdürü Emre Çay, kampanya sürecini yerinde incelemek üzere okulu ziyaret ederek kan bağışına destek veren Türk Kızılay Kan Alma Merkezi çalışanlarına, özveriyle görev yapan öğrenci ve öğretmenlere emekleri için teşekkür etti. Eğitim camiasının sadece sınıf içinde değil, toplumsal sorumluluk alanlarında da örnek teşkil ettiğini ifade eden İl Müdürü Çay, 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle gerçekleştirilen bu anlamlı etkinliğin, öğretmenlik mesleğinin iyilik, fedakârlık ve dayanışma değerleriyle bütünleşen yönünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:12
Dermatoloji Uzmanı Muhammed Burak Yücel uyardı: "Sahte botoks gerçekten ölüm saçıyor"
Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Muhammed Burak Yücel, hekim dışı botoks uygulamalarında kullanılan toksinlerin tehlikeli komplikasyonlara yol açtığını söyleyerek, "Sahte botoks gerçekten ölüm saçıyor" dedi. Sahte ürünlerde ve hekim dışı uygulamalarda beklenmeyen durumlarla karşılaşılabildiğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Muhammed Burak Yücel, "Bu önemli bir konu. Özellikle son zamanlarda popülaritesi artmış iki konu, botoks ve dolgu. Toksin uygulamaları biz daha çok dinamik kırışıklıklarda yani henüz oturmamış ve cilde de bir anlamda yatırım gibi düşünebileceğimiz uygulamalar. Bunları genelde 18 yaşından sonra hastalarımız talep etmekteler. Göz çevresinde, alında ve yüzde belirli kaslara enjeksiyon yaparak bunların aktivitelerini belirli süre iptal etmeye ya da azaltmaya yönelik uygulamalara toksin uygulamaları diyoruz. Şu anda Türkiye’de lisanslı olarak kullanabileceğimiz 4 tane yasal toksin var. Bununla birlikte hem uygulayıcıların artması hem de merdiven altı uygulamaların artması ile birlikte sahte uygulama ve uygulayıcılar da çok fazla artmış durumda. Buna özellikle dikkat edilmesi bizim için önemlidir. Burada şöyle bir tehlikeye dikkat çekmek lazım. Sahte toksinlerde biz içeriğinde ne olduğunu bilmiyoruz açıkçası. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı toksinlerde bunların dozları, hangi dozun nereye uygulanacağı tecrübeli uygulayıcılarda bellidir. Fakat sahte ürünlerde içerisinde ne olduğunu, sterilize olup olmadığını bilmediğimiz için beklenmeyen komplikasyonlarla karşılaşmamız aslında çok yüksek ihtimalli bir durum" dedi. Yücel, sahte toksinlerde birkaç farklı durumla karşılaşılabileceğini söyleyerek, "Bunlar nedir diyecek olursak da en az korkulandan başlamak gerekirse toksinin hiçbir etkisi olmayabilir. Yani normalde aynı dozu verdiğimiz, aynı kas grubunu uyarmayı seçtiğimiz zaman beklenen hiçbir etkiyi görmeyebiliriz. Bu karşılaşacağımız en düşük yan etki diyebiliriz. Bununla birlikte steril şartlara uyulmadığı takdirde uygulama yerindeki enfeksiyonlar, bazen bunların doku kayıplarına kadar gidebildiği komplikasyonlar görebilmekteyiz. Tabi en korktuğumuz komplikasyonlar botulismus dediğimiz hastayı solunum yetmezliğinden yoğun bakıma kadar uç komplikasyonlara da son zamanlarda çok sık rastlamaya başladık. Bunun en temel sebebi hem sahte uygulayıcıların yani hekim dışı uygulayıcıların artmasından hem de piyasadaki merdiven altı mekanlarda sahte toksin kullanımının artmasıyla bunlar da doğru orantılı olarak artmış durumda. Buradan şunu söyleyebiliriz, hem hekim dışı uygulayıcılardan kaçınmalarını hem de piyasanın gerçekleri ile uyuşmayacak çok ucuz rakamlara verilen fiyatlara çok da itibar etmemeleri komplikasyonlardan kaçınmaları da temel etkenlerden diyebiliriz" ifadelerini kullandı. "Sahte botoks ölüm saçıyor" Sahte toksinle yapılan botoks uygulamasının ölüme neden olabildiğini söyleyen Yücel, "Bu uygulamalar ölüm saçıyor diyebiliriz. Çünkü insan başına gelmediğinde anlamıyor. Kimse için temenni etmiyoruz ama uygulamadan 2-3 hafta sonra bulanık görme, çift görme gibi durumlarla başlayıp konuşmada bozulma, yutkunmada bozulma ve son evrede solunum yetmezliğine, hastanın yoğun bakıma gitmesine ve belki haftalarca yoğun tedaviler almasına ki bu toksinin temizlenmesi de ayrı bir tedavi konusu bunlarla karşılaşabiliyoruz. Dolayısıyla mutlaka şunu söylemek lazım, sahte botoks gerçekten ölüm saçıyor. Bu toksin uygulamalarını mutlaka güvenilir, prestijli kurumlarda ve deneyimli ellerde yaptırmakta büyük yarar var" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder