SAĞLIK - 27 Kasım 2025 Perşembe 16:32

Gıda zehirlenmelerinde bunlara dikkat

A
A
A
Gıda zehirlenmelerinde bunlara dikkat

Eskişehir’de bulunan Uzman Dr. Mehmet Uluğ, "Gıda zehirlenmesi mide bulantısı, kusma veya ishale neden olan klinik tablo olarak karşımıza çıkar. Çoğu zaman kendiliğinden düzelir ancak ihmal edilirse hayati risk oluşturabilir" dedi.


Özel Ümit Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, gıda zehirlenmesi konusunda bilgilendirmede bulundu. Bakteri, virüs veya parazit gibi mikroorganizmaların toksinleri veya sporları ile kontamine olmuş yiyeceklerin tüketilmesinin gıda zehirlenmesine yol açtığını anlatan Dr. Uluğ, benzer tablonun hijyenik olmayan su tüketimi sonrası da görülebileceğini söyledi. Mikropların nasıl bulaştığını anlatan Dr. Uluğ, "Bunların içinde norovirüs ve rotavirüs ilk sırada yer alır. Bakteriler arasında ise Salmonella ve Escherichia coli (E. coli) öne çıkar. Parazitler, özellikle hijyenik olmayan su ve gıda tüketiminin yaygın olduğu bölgelerde daha sık görülür" diye konuştu.



"Yiyecekler yeterince yıkanmaz veya pişirilmezse, içindeki mikroorganizmalar insanlara bulaşabilir"


Mikropların yiyeceklere bulaşmasını ise 3 başlık altında sıralayan Dr. Uluğ, "El hijyeni eksikliği: Hasta veya taşıyıcı kişilerin yiyeceklere dokunmadan önce ellerini yıkamaması, mikropların direkt olarak yiyeceğe geçmesine yol açar. Yetersiz temizlik veya pişirme: Mikroplar yiyeceklerin üzerinde veya içinde yaşayabilir. Yiyecekler yeterince yıkanmaz veya pişirilmezse, içindeki mikroorganizmalar insanlara bulaşabilir. Çapraz bulaşma: Aynı kesme tahtası veya bıçağın farklı gıdalarda kullanılmasıyla mikroplar bir gıdadan diğerine geçebilir" ifadelerini kullandı.



"Belirtilerin ortaya çıkış süresi tüketilen gıdaya ve mikrobun türüne göre değişebilir"


Dr. Uluğ, konuşmasının devamında gıda zehirlenmesinin en sık görülen belirtilerini şöyle sıraladı:


"Mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, sulu veya kanlı olabilen ishal, ateş, nadir durumlarda bulanık görme, baş dönmesi ve sinir sistemi bozuklukları (bulanık görme, baş dönmesi, kas-sinir fonksiyonlarında bozulma, hatta solunumu durdurabilecek düzeyde nörolojik etkiler) görülebilir. Çok çok nadir vakalarda bu durum solunum durmasına kadar ilerleyebilir. Ancak, bu belirtiler olağan dışıdır. Belirtilerin ortaya çıkış süresi tüketilen gıdaya ve mikrobun türüne göre değişebilir. Bu belirtiler hemen, saatler içinde veya günler, hatta haftalar sonra da ortaya çıkabilir."



"Gıda zehirlenmesi hayati tehlikeye yol açabilir"


Vakaların büyük bölümünün 1-2 gün içinde tedavi gerektirmeden düzeldiğini belirten Dr. Uluğ, bazı durumlarda ciddi komplikasyonların gelişebileceğini vurguladı. Özellikle uzun süren kusma ve bol sulu ishal nedeniyle oluşan sıvı kaybının 5 yaş altı çocuklarda, yaşlılarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde hayati tehlikeye yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Uluğ, "24 saat içinde 5’ten fazla ishal, kusmuk veya dışkıda kan, bir günden uzun süren 37,8 derecenin üzerinde ateş ve şiddetli karın ağrısı görülmesi durumunda mutlaka hastaneye başvurulmalı. Özellikle 70 yaş ve üzeri vatandaşlar için bu konuda daha dikkatli olunmalı. Çok sulu ishal, aşırı halsizlik, yoğun susuzluk, ağız/dil kuruluğu, kas krampları, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı veya uyku hali, koyu renkli idrar ve 5 saatten uzun süredir idrar yapamama gibi ise dehidratasyon (sıvı kaybı) belirtileridir" dedi.



"Antibiyotik sadece ateş devam ediyor ve dışkıda kan varsa, hekim önerisiyle verilmelidir"


İlk 24-48 saatte birçok hastanın hiçbir müdahaleye gerek duymadan düzeldiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, kötüye gidiş durumunda kan testleri, dışkı tahlilleri ve etkeni belirlemeye yönelik özel testlerin yapıldığını dile getirdi. Tedavinin temel ilkesinin sıvı takviyesi olduğuna dikkat çeken Dr. Uluğ, ağızdan bol sıvı tüketimi, gerekirse damar içi sıvı tedavisi yapılabildiğini söyledi. Antibiyotiklerin bu tabloda en çok gereksiz kullanılan ilaçlar olduğuna vurgu yapan Dr. Uluğ, "İshal ve gıda zehirlenmelerinin büyük kısmının etkeni bakteri değildir. Bakteri olsa bile çoğu zaman antibiyotik gerekmez. Antibiyotik sadece ateş devam ediyor ve dışkıda kan varsa, hekim önerisiyle verilmelidir. Özellikle, kronik hastalığı olanlar bu ilaçları doktor önerisi olmadan asla kullanmamalı" diye konuştu.



"Çiğ gıdaya dokunduktan sonra eller, bıçaklar ve kesme tahtaları mutlaka yıkanmalı"


Dr. Uluğ, gıda zehirlenmesini önlemek için dikkat edilmesi gereken detayları ise şöyle sıraladı:


"Tuvalet sonrası, bebek bezi değiştirirken, çöp attıktan sonra, burnu temizledikten sonra ve hayvan temasından sonra eller mutlaka yıkanmalı. Hasta olan kişiler işe veya okula gitmemeli, istirahat etmelidir. Pastörize edilmemiş veya iyi kaynatılmamış süt ve süt ürünleri tüketilmemeli. Meyve ve sebzeler tüketilmeden önce iyice yıkanmalı. Buzdolabı 4,4 derecenin altında, dondurucu ise -18 derecenin altında olmalı. Et ve deniz ürünleri tamamen pişmiş olmalı. Yumurtanın sarısı tam sertleşene kadar pişirilmeli. Çiğ gıdaya dokunduktan sonra eller, bıçaklar ve kesme tahtaları mutlaka yıkanmalı."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Milli sporcu kendi rekorunu kırarak zirveye çıktı Mersin’de düzenlenen Yeşilay Tüm Dallar Ateşli Silahlar Türkiye Şampiyonası’nda Manisalı milli sporcu İrem Denktaş, rekor kırarak Türkiye şampiyonu oldu. Başarılı sporcu elde ettiği dereceyle Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı kazandı. Mersin’de gerçekleştirilen şampiyonada, Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Kulübü sporcusu ve aynı zamanda TOHM sporcusu olan İrem Denktaş, U21 Kadınlar 3x20 metre kategorisinde üstün bir performans sergileyerek zirveye çıktı. Denktaş, yarışmada daha önce kendisine ait olan rekoru da geliştirerek önemli bir başarıya imza attı. Başarılı sporcu bu derecesiyle Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı elde ederken, Manisa’nın atıcılık branşındaki köklü geleneğini bir kez daha gözler önüne serdi. 1954 yılında kurulan Halit Değirmencioğlu Ateşli Silahlar Poligonu ile başlayan süreçte Manisa, milli takıma sporcu yetiştirmeye devam ediyor. Özellikle tüfek branşında son 15 yıldır Türkiye şampiyonluğunu bırakmayan Manisa, bu alandaki iddiasını sürdürüyor. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk ise elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "İrem Denktaş’ın Türkiye şampiyonu olması ve kendi rekorunu yeniden kırarak Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı kazanması bizleri son derece mutlu etmiştir. Sporcumuzu ve emeği geçen antrenörlerimizi yürekten tebrik ediyorum. Manisa, atıcılık branşında köklü geçmişi ve yetiştirdiği sporcularla Türkiye’nin öncü illerinden biri olmaya devam ediyor. Bu başarı, disiplinli çalışmanın ve doğru altyapı yatırımlarının bir sonucudur" dedi. Öztürk, Manisa’nın atıcılıkta yeni şampiyonlar yetiştirmeye devam edeceğini ve Türkiye’yi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmeyi sürdüreceğini de sözlerine ekledi.
Manisa Saruhanlı’da deve güreşlerine binlerce vatandaş akın etti Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen "Saruhanlı Deve Güreşleri Festivali", yoğun katılım ve büyük coşkuyla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı illerinden getirilen 90 devenin mücadele ettiği festival, binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Saruhanlı Belediyesi himayesinde, Saruhanlı Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Derneği tarafından Adiloba Mahallesi’nde organize edilen festival, renkli görüntülere sahne oldu. Etkinliği; Saruhanlı Kaymakamı Murat Acar, Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Cumhuriyet Savcısı Bayram Gülhan, AK Parti İlçe Başkanı Şerif Eroğlu, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş ilgiyle takip etti. Güreş sahasına girişte vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, yaptığı konuşmada Saruhanlı’da sosyal, sportif ve kültürel etkinlikleri artırarak sürdürmeye kararlı olduklarını ifade etti. Adiloba Mahallesi futbol sahasında gerçekleştirilen güreşlerde; Çanakkale, Muğla, Antalya, Aydın, Balıkesir ve Manisa’nın çeşitli ilçelerinden getirilen toplam 90 deve kıyasıya mücadele etti. Gün boyu süren organizasyonda heyecan bir an olsun dinmezken, tribünlerde renkli görüntüler oluştu. Festival kapsamında Ekrem Cıllı "Güreş Ağası" ilan edilirken, dereceye giren deve sahiplerine kupa ve madalyaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Saruhanlı Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Derneği Başkanı Seyfettin Yılmaz ise yaptığı açıklamada, deve güreşlerini geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini belirterek organizasyona destek veren Saruhanlı Belediyesi’ne ve Başkan Cıllı’ya teşekkür etti. Saruhanlı’da geleneksel hale gelmesi hedeflenen deve güreşleri festivali, vatandaşların yoğun ilgisiyle önümüzdeki yıllarda da devam edeceğinin sinyalini verdi.