Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Marmaris’te şiddetli fırtına etkili oluyor
Pakistan: "İran, Pakistan bandıralı 20 geminin Hürmüz'den geçmesine izin verdi"
Duran: "Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz"
Kosova - Türkiye maçını Michael Oliver yönetecek
Kerkük Havalimanı'nda Haşdi Şabi'ye ait merkeze hava saldırısı: 2 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Becirovic ile bir araya geldi
San Salvador’daki Türkiye Parkı kapılarını ziyaretçilere açtı
SAĞLIK
Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan göreve başladı
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:42:00
Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, gerçekleştirilen devir teslim töreni ile resmen görevine başladı. Gaziantep Şehir Hastanesi başhekimliğine Prof. Dr. Ahmet Uluşan atandı. Atama kararının ardından Gaziantep Şehir Hastanesi’nde başhekimlik devir teslim töreni gerçekleştirildi. Başhekimlik görevini Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu’ndan devralan Prof. Dr. Ahmet Uluşan, düzenlenen törenle görevine başladı. Törende konuşan Başhekim Prof. Dr. Ahmet Uluşan, hastaneye sunduğu değerli katkılar ve emekleri dolayısıyla Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu’na teşekkür ederek çiçek ve plaket takdim etti. Devir teslim töreninin ardından başhekim yardımcıları ve hastane yönetimiyle tanışan Prof. Dr. Ahmet Uluşan, görevine başladı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:37
Gördes’te STK’lara yönelik ‘hayat kurtaran’ eğitimler başladı
Manisa’nın Gördes ilçesinde sivil toplum kuruluşlarına yönelik başlatılan ilk yardım eğitimlerinin ilk durağı Gördes Off-Road grubu oldu. Jandarma ve 112 Acil Servis İstasyonu iş birliğiyle düzenlenen eğitimler, ilçe genelindeki tüm STK’lara verilecek. Gördes’te olabilecek kaza ve acil durumlarda bilinçli müdahale kapasitesini artırmak amacıyla geniş kapsamlı bir eğitim seferberliği başlatıldı. Gördes 112 Acil Servis İstasyonu personelinin eğitim desteği verdiği, Gördes İlçe Jandarma Komutanlığının ise ev sahipliği yaptığı programın ilk konukları Gördes Off-Road Grubu üyeleri oldu. İlçe Jandarma Komutanlığı salonunda gerçekleştirilen eğitimde, 112 Acil Servis İstasyonu Acil Tıp Teknisyeni (ATT) İbrahim Arga tarafından hayati bilgiler aktarıldı. Özellikle doğa sporları ve zorlu arazi şartlarında faaliyet gösteren off-road ekibine, olay yerinde yapılacak ilk müdahalenin altın kuralları uygulamalı olarak anlatıldı. Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin’in de yakından takip ettiği eğitimde, doğru müdahalenin hayat kurtaracağı vurgulandı. Eğitim serisinin ilk katılımcısı olan Gördes Off-Road Grubu üyeleri, aldıkları bilgilerin sahada kendileri için kritik önem taşıdığını ifade etti. Grup adına yapılan açıklamada, "Doğada her an beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu eğitim sayesinde profesyonel ekipler gelene kadar neler yapabileceğimizi öğrendik. Bu anlamlı iş birliği için hem Jandarma Komutanlığımıza hem de 112 ekiplerine teşekkür ediyoruz" denildi. İlçe genelindeki tüm sivil toplum kuruluşlarını (STK) kapsayacak şekilde planlanan eğitim serisinin, belirlenen takvim doğrultusunda diğer gruplarla devam edeceği öğrenildi. Amaç, ilçedeki toplumsal duyarlılığı ve acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkarmak olarak açıklandı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:01
Dijital çağın çocuk sağlığı üzerindeki etkileri
Dijitalleşmenin çocukların yaşamına etkileri günümüzün en büyük problemlerinden birisi haline geldi. Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, Türk Pediatri Kongresi’nde masaya yatırılacak. Artan postür bozuklukları, çocukluk çağı obezitesi ve azalan fiziksel aktivite gibi modern yaşamın getirdiği sağlık sorunları ve klinik yönetim yaklaşımları ele alınacak. Günümüz çocuklarının yoğun ekran maruziyeti, dikkat ve iletişim sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. "Ekran, Dikkat ve İletişim" başlıklı oturumda pediatristlerin klinikte sık karşılaştığı bu zorlu durumlar bilimsel veriler ışığında masaya yatırılacak. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ’ın ev sahipliğinde, pediatri alanının ulusal ve uluslararası ölçekteki önde gelen uzmanları, çocuk sağlığını tehdit eden güncel sorunlar, değişen yaşam alışkanlıkları ve yeni klinik yaklaşımlar kongrede çok yönlü olarak ele alacak. Pediatri alanındaki güncel gelişmelerin ve yeni tedavi yaklaşımlarının masaya yatırılacağı kongrede; geleceğimizin umudu olan çocuk sağlığını yakından ilgilendiren pek çok kritik konu bilimsel oturumlarda gündeme taşınacak. Kongrede, pediatri pratiğinde giderek daha fazla önem kazanan hasta hakları ve hekim sorumluluğu konusu da ele alınacak. Çocuk hastaların korunması, ailelerle iletişim süreçleri, etik sorumluluklar ve hukuki boyutlar uzmanlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Son yıllarda giderek artan vitamin, mineral ve protein takviyesi kullanımı, "Gerektiğinde mi, rutinde mi?" sorusu üzerinden masaya yatırılacak. Uzmanlar, çocuklarda bilinçsiz takviye kullanımının muhtemel risklerine dikkat çekerek bilimsel rehberler doğrultusunda doğru kullanım yöntemlerini paylaşacak. Özellikle sporcu sağlığı ile ilgili güncel yaklaşımlar dile getirilecek. Kongrede öne çıkan başlıklardan biri de çocukluk çağında sık görülen sağlık sorunlarından biri olan anemi olacak. Aneminin erken tanısı, nedenleri ve güncel tedavi yaklaşımları multidisipliner bakış açısıyla değerlendirilecek. Çocuklarda sık karşılaşılan zehirlenme vakalarında erken tanı, acil ve doğru müdahale ile klinik yönetim stratejileri değerlendirilecek. Ayrıca kronik hastalığı olan çocuklar, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar veya özel sağlık durumları bulunan çocuklarda aşılama konusuna da yer verilecek. Uzmanlar, özel durumlarda uygulanması gereken aşı takvimlerini ve klinik yaklaşımları paylaşacak.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:07
Konya’da "Yara Okulu" projesi hayata geçirildi
Konya Numune Hastanesinde özellikle uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalar için hayati önem taşıyan bası yaralarını (yatak yaraları) önlemek ve tedavi sürecini profesyonelleştirmek amacıyla kurulan Yara Okulu, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Hastanede düzenlenen açılış programında konuşan Başhekim Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, uzun süre yatmak zorunda kalan hastalar için bası yaralarının önemli bir risk oluşturduğunu belirterek, Yara Okulu projesi ile toplumda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ise, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Özellikle evde bakım ve yoğun bakım hastalarında bası yaralarının kısa sürede oluşabildiğini, ancak tedavi sürecinin aylar sürebildiğini belirten Doç. Dr. Yavuz, "Bu proje ile bir hastaya dahi dokunabilmek büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Programa katılan hasta ve hasta yakınlarına Yara Okulu Katılım Belgesi takdim edildi. Program, yapılan sunumların ardından dualar eşliğinde gerçekleştirilen kurdele kesimi ile sona erdi. Programa, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Himmet Durgut, Personel Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Hakan Çetinkaya, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hasan Çifci, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Ergin, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Halil Ekrem Akkurt, Meram Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ömer Adil İlhan, Numune Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, merkez hastane idarecileri, sağlık çalışanları, hastalar ve çok sayıda hasta yakını katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
2
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:06
Almanya’dan Ankara’ya uzanan şifa yolculuğu: 75 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu
3
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
4
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
5
28 Mart 2026 Cumartesi- 11:07
Konya’da "Yara Okulu" projesi hayata geçirildi
01 Aralık 2025 Pazartesi - 09:38
Kış aylarında çocuklarda enfeksiyon riski artıyor: Uzmanlardan önemli uyarılar
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, kış aylarında artan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı aileleri uyardı. Grip aşısı, düzenli D vitamini kullanımı ve hijyen önlemlerinin önemine dikkat çeken Dikdur, özellikle bağışıklığı düşük çocukların risk altında olduğunu belirtti. Medicana International Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, kış aylarının gelmesiyle birlikte çocuklarda enfeksiyon sıklığının belirgin şekilde arttığını belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu. Dr. Dikdur, özellikle üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının bu dönemde daha yaygın görüldüğünü ifade etti. Dr. Dikdur, çocuklarda burun akıntısı ile başlayan ve ardından gelişen öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı gibi şikâyetlerin 2–3 günden uzun sürmesi durumunda mutlaka bir çocuk doktoruna başvurulması gerektiğini vurguladı. Bağışıklık sistemi zayıf ve alerjik bünyeye sahip çocukların bu süreçte daha yüksek risk altında olduğunu dile getirdi. Grip aşısının önemine de değinen Dr. Dikdur, "Bu dönemde yapılan grip aşıları, influenza virüsüne bağlı hastaneye yatış gerektirecek kadar ağır enfeksiyonları önler" dedi. Okul çağı çocuklarında yıllık kan tahlilinin önemine dikkat çeken Dikdur, vitamin ve mineral değerlerinin düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini söyledi. Bitkisel tedavi adı altında doktor önerisi olmadan kullanılan ürünlerin ciddi böbrek ve karaciğer hasarına yol açabileceğini vurgulayan uzman doktor, aileleri bu konuda dikkatli olmaya çağırdı. Her çocuğun okul döneminde düzenli D vitamini kullanması gerektiğini belirten Dr. Dikdur, kan değerlerinde eksiklik tespit edilmesi hâlinde demir ve diğer vitamin-mineral desteklerinin yalnızca doktor önerisiyle başlanması gerektiğini söyledi. Ev ortamında alınması gereken önlemler hakkında da bilgi veren Dr. Dikdur, "Çocukların bulunduğu oda ısısı 20–22 dereceyi geçmemeli, nem oranı ise yüzde 40–50 arasında olmalıdır. İyi bir beslenme, düzenli uyku ve kalabalık ortamlardan uzak durmak enfeksiyon sıklığını azaltır" ifadelerini kullandı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 08:20
Vali Aydoğdu’dan hastalara moral ziyareti
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören vatandaşları ziyaret etti. Hastanede tedavi gören vatandaşlar ve yakınlarıyla bir süre görüşen Vali Aydoğdu, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız ve doktorlardan hastaların sağlık durumlarına ilişkin bilgi aldı. Vali Aydoğdu, tüm hastalara geçmiş olsun dileklerini ileterek acil şifalar temennisinde bulundu.
30 Kasım 2025 Pazar - 18:12
Patnos Devlet Hastanesi doğalgaza kavuştu
Ağrı Patnos Devlet Hastanesi’nde bir süredir devam eden doğalgaz dönüşüm çalışmaları başarıyla tamamlanarak hastane dün itibariyle doğalgaza kavuştu. Hastanenin altyapısının modernize edilmesi ve daha verimli bir ısınma sistemine geçilmesi amacıyla planlanan dönüşüm, ilgili kurum ve yöneticilerin yoğun çabalarıyla kısa sürede hayata geçirildi. Bu önemli sürecin hızlandırılmasında, Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, Ağrı Valisi Mustafa Koç, Ağrı İl Sağlık Müdürü Dr. Esra Başer, Patnos Kaymakamı Burak Dertlioğlu, Patnos Belediye Başkanı Abdülhalik Taşkın, Dedeli Belediye Başkanı Veysi Durak, Patnos Devlet Hastanesi Başhekimi Bahar Giryan Bulut ve hastane idaresi ile Patnos’ta faaliyet gösteren STK’ların kararlı takibi ve ısrarlı girişimleri belirleyici rol oynadı. Yetkililer, hem Ankara nezdindeki görüşmeler hem de yerelde yürütülen koordinasyon sayesinde teknik hazırlıkların hızla tamamlandığını belirtti. Doğalgazın devreye alınmasıyla birlikte hastanenin ısıtma sistemi tamamen modern bir yapıya kavuştu. Bu yenilik; hem hastalara, hem refakatçilere hem de sağlık çalışanlarına daha konforlu ve güvenli bir ortam sunacak. Doğalgaz açılışının ardından hastaneye gelen vatandaşlar, yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti ifade ederek yetkililere teşekkür etti. Vatandaşlar, özellikle kış koşullarının etkili olduğu bu dönemde hastanenin yeni sistemle hizmet vermeye başlamasının büyük bir kolaylık olduğunu söyledi. Patnos Devlet Hastanesi yönetimi ise doğalgaza geçiş sürecine destek veren tüm kurumlara ve yöneticilere teşekkür ederek, vatandaşların daha kaliteli sağlık hizmeti alması için çalışmaların aralıksız sürdürüleceğini vurguladı. Hastanenin doğalgaza kavuşması, Patnos’ta sağlık altyapısının güçlendirilmesi adına önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
30 Kasım 2025 Pazar - 17:03
Yunusemre’de ‘Temiz Nefes Sağlıklı Gelecek" paneli
Yunusemre Belediyesi ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi işbirliğinde ‘Temiz Nefes Sağlıklı Gelecek’ isimli panel düzenlendi. Panelde akciğer sağlığını etkileyen faktörler ve koruma yolları ele alındı. Yunusemre Belediyesi ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi işbirliğinde, toplumda sağlıklı yaşam farkındalığını artırmak amacıyla "Temiz Nefes Sağlıklı Gelecek" paneli gerçekleştirildi. MASKİ İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte akciğer sağlığını etkileyen faktörler, riskler ve korunma yöntemleri bilimsel veriler ışığında ele alındı. Panele Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları Emine Özge Arslan ile Hakan Gürtunca, Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Kılıç, belediye meclis üyeleri, birim müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Panelin moderatörlüğünü Yunusemre Gençlik, Spor ve Eğitim Komisyonu Başkanı Hüseyin Sürel yaparken; konuşmacı olarak MCBÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Deniz Kızılırmak, Diyetisyen Sevcan İnci ve Fizyoterapist Başak Ertürk yer aldı. Programın açılışında konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın selamlarını ileterek sağlıklı yaşam için toplumsal farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekti. Uzmanlar panelde; hava kirliliğinin akciğerler üzerindeki olumsuz etkileri, sigara ve tütün ürünlerinin yol açtığı hastalıklar, beslenmenin solunum sağlığına katkısı, doğru nefes teknikleri ve düzenli fiziksel aktivitenin önemine dair bilgiler paylaştı. Katılımcılara günlük yaşamda uygulanabilecek basit ama etkili koruyucu sağlık önerileri de sunuldu. Panel, soru-cevap bölümünde vatandaşların merak ettikleri konuları uzmanlara yöneltmesiyle son buldu.
30 Kasım 2025 Pazar - 12:02
Konyaaltı’nda vatandaşlara diyabet ve kanser bilgilendirmesi
Konyaaltı Belediyesi, Dünya Diyabet Günü kapsamında Gürsu Emekli Kahvesi’nde vatandaşlara diyabet ve kanser taramaları hakkında bilgilendirme yaptı. Belediye hizmet binasında görev yapan personele yönelik de sağlık taraması gerçekleştirildi. Konyaaltı Belediyesi, Konyaaltı Sağlıklı Hayat Merkezi ekipleri iş birliğiyle Dünya Diyabet Günü dolayısıyla Gürsu Emekli Kahvesi’nde şeker tüketimi ve kanser taramaları konusunda bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Diyetisyenler, vatandaşlara diyabetten korunma yolları, düzenli taramaların önemi ve doğru beslenme alışkanlıkları hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Aynı zamanda toplum sağlığının yanı sıra çalışan sağlığını da önemseyen Konyaaltı Belediyesi, periyodik muayene süresi gelen memur ve işçi personelinin sağlık kontrollerini de tamamladı. Toplum ve çalışan sağlığının kendileri için her zaman öncelik olduğunu vurgulayan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Konyaaltı’ndaki her bireyin sağlıklı, güvenli ve bilinçli bir yaşam sürmesini önemsiyoruz. Hem vatandaşlarımızın hem de çalışma arkadaşlarımızın düzenli sağlık kontrollerine erişmesini sağlamak bizim sorumluluğumuz. Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmeler ve personelimize yönelik periyodik sağlık taramaları, sağlığa verdiğimiz değerin göstergesi. Personelimize yönelik yapılan tetkikler kapsamında kan tahlilleri, işitme ve solunum testleri ile genel fiziksel muayeneler tamamlanırken, çalışanlara risk faktörleri ve erken teşhisin önemi konusunda da bilgilendir yapıldı. Bu iki yönlü sağlık çalışması ile Konyaaltı’nda sağlık farkındalığını artırmayı amaçladık" ifadelerini kullandı.
30 Kasım 2025 Pazar - 11:27
Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, gece vardiyası ile bölgeye hitap ediyor
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, gece vardiyasına geçti. Hastane bu uygulama ile sadece ilçenin değil, bölgenin de ihtiyacını karşılamış oldu. Yaklaşık 2 buçuk yıl önce hizmete giren Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, bölgesindeki eksikliği de tamamlamış oldu. Günde 500’den fazla hastaya hizmet veren merkez, geçtiğimiz günlerde vatandaşların hizmete erişimini kolaylaştırmak için önemli bir adım daha attı. Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 4 hekimin görevlendirildiği gece vardiyası ile vatandaş odaklı hizmetlerine devam etti. Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi İzzettin Karaman, hastanelerinin 19 Haziran 2023’te hizmete açıldığını söyledi. Karaman, "İlk etapta 14 hekim ile hizmet verdik. Son 2 aylık süreç içerisinde Bakanlığımızın ve müdürlüğümüzün destekleri ile hekim sayımız 26’ya çıktı. Günlük ortalama 500 hastaya hizmet veriyoruz. Verdiğimiz hizmetler içerisinde dolgu, kanal tedavisi, pedotonti, protetik işlemler, diş taşı temizliği var ve ayakta gelen hastalara acil müdahalelerde bulunuyoruz. Hastanemizde 15 genel diş, 4 pedodonti, 3 endodonti ve 2 protetik kliniğimiz bulunmaktadır. Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak, Ergani dahil Çermik, Çüngüş, Dicle ve Elazığ’ın Maden ve Kovancılar ilçesinden de hasta kabulü alıyoruz. Merkez olarak gündüz hizmet vermekle birlikte 24 Kasım tarihi itibari ile gece vardiyası sistemine de geçmiş bulunmaktayız. Bu hizmetimiz 4 hekimle verilmektedir. Bu hizmetimize vatandaşlarımız, 182’den randevu alarak ya da MHRS mobil uygulamasına girerek randevu oluşturabilirler. Gece vardiyasında dolgu, kanal tedavisi, diş taşı temizliği ve ayakta gelen hastalarımıza acil müdahalelerde bulunuyoruz. Hastalarımız ikamet ettiği ilçelerinde çok rahatlıkla bu hizmetleri alabilmektedirler’’ dedi.
30 Kasım 2025 Pazar - 11:24
Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, gece vardiyası ile bölgeye hitap ediyor
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, gece vardiyasına geçti. Hastane bu uygulama ile sadece ilçenin değil, bölgenin de ihtiyacını karşılamış oldu. Yaklaşık 2 buçuk yıl önce hizmete giren Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, bölgesindeki eksikliği de tamamlamış oldu. Günde 500’den fazla hastaya hizmet veren merkez, geçtiğimiz günlerde vatandaşların hizmete erişimini kolaylaştırmak için önemli bir adım daha attı. Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 4 hekimin görevlendirildiği gece vardiyası ile vatandaş odaklı hizmetlerine devam etti. Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi İzzettin Karaman, hastanelerinin 19 Haziran 2023’te hizmete açıldığını söyledi. Karaman, ’’İlk etapta 14 hekim ile hizmet verdik. Son 2 aylık süreç içerisinde Bakanlığımızın ve müdürlüğümüzün destekleri ile hekim sayımız 26’ya çıktı. Günlük ortalama 500 hastaya hizmet veriyoruz. Verdiğimiz hizmetler içerisinde dolgu, kanal tedavisi, pedotonti, protetik işlemler, diş taşı temizliği var ve ayakta gelen hastalara acil müdahalelerde bulunuyoruz. Hastanemizde 15 genel diş, 4 pedodonti, 3 endodonti ve 2 protetik kliniğimiz bulunmaktadır. Ergani Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak, Ergani dahil Çermik, Çüngüş, Dicle ve Elazığ’ın Maden ve Kovancılar ilçesinden de hasta kabulü alıyoruz. Merkez olarak gündüz hizmet vermekle birlikte 24 Kasım tarihi itibari ile gece vardiyası sistemine de geçmiş bulunmaktayız. Bu hizmetimiz 4 hekimle verilmektedir. Bu hizmetimize vatandaşlarımız, 182’den randevu alarak ya da MHRS mobil uygulamasına girerek randevu oluşturabilirler. Gece vardiyasında dolgu, kanal tedavisi, diş taşı temizliği ve ayakta gelen hastalarımıza acil müdahalelerde bulunuyoruz. Hastalarımız ikamet ettiği ilçelerinde çok rahatlıkla bu hizmetleri alabilmektedirler’’ dedi.
30 Kasım 2025 Pazar - 10:41
Kırklareli’nde gıda işletmelerine sıkı denetim
Kırklareli’nde gıda ürünleri satışı yapan işletmeler denetlendi. Denetimlerde mevzuata uygun olmayan gıda maddelerine el konuldu. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda Kontrol Şubesi teknik ekipleri, Kırklareli merkezdeki toplu tüketim işletmelerinde yaptıkları denetimlerde, ürünlerin son tüketim tarihleri, muhafaza ve hijyen şartları kontrol edildi. Yapılan denetimlerinde, mevzuata uygun olmadığı tespit edilen kaşar peyniri ve sucuklara el konularak, işletmeler hakkında yasal işlem başlattı.
30 Kasım 2025 Pazar - 10:40
Op. Dr. Baysal: "Mide kanserinde çevresel faktörler aile faktörlerinden daha ön plandadır"
Mide kanserinde çevresel faktörlerin aile faktörlerinden daha ön planda olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, mide kanserinin kadınlara nazaran erkeklerde daha sık gözüken bir hastalık olduğunu belirtti. Elazığ Medilines Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Feridun Baysal, mide kanseri hakkında değerlendirmelerde bulunarak, mide kanserinde çevresel faktörlerin aile faktörlerinden daha ön planda olduğunu ifade etti. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Mide kanseri özellikle erkek hastalarda daha sık gözüken bir kanserdir. En sık 60-70 yaş aralığında gözükür. A grubu kan sahibi olanlarda biraz daha sık görülür. Mide kanserinde çevresel faktörler aile faktörlerinden daha ön plandadır. Tuzlu beslenmek, kırmızı etle yoğun beslenmek bunlar mide kanserine yakalanma riskini arttıran faktörlerdir. Mide kanseri riski, toplumda çok sık gözükmesine rağmen takibi açısından endoskopi erken teşhiste bizim için oldukça önemlidir. O nedenle 40 yaşını aşmış bireylerde bir gün dahi mideleri ağrısa, mutlaka endoskopi öneririz. 40 yaş altındaki bireylerde ise ailelerinde mide kanseri yoksa bir ilaç tedavisi düzenleriz. 30 gün kullanırlar mide ağrıları geçmezse o zaman endoskopi ile teşhis koyarız. Yaşa bakmaksızın reflü varsa eğer endoskopiyi hastalarımıza öneririz. Endoskopi mide kanseri tanısında en önemli tanı aracımızdır. Endoskopide midede görülecek olan poliplerden ve kitlelerden alınan biyopsilerle mide kanseri teşhisi konulmaktadır. Helikobakter pilori dediğimiz bir bakteri midenin içerisinde yaşayabilir. Bu bakteri geçmeyen gastritler, ülserler ve mide kanserine yatkınlığı arttıran bir bakteridir. Bu tür mide ağrıları olanların midelerinde endoskopi yapımında Helikobakter pilori midelerinde çıkmışsa mutlaka bunun öldürülmesi gereklidir. Çünkü bu mide kanseri riskini arttıran bir bakteridir. Bunun önenmesini özellikle öneriyorum" dedi. Mide kanserinde genetik geçişlerin olduğunun altını çizen Baysal, "Çevresel faktörler, beslenme tarzları, sigara, etli yemekler, kızartmalı yemekler ve kebaplar mide kanseri riskini arttırırlar. APC ve CDH1 gibi bazı gen mutasyonlarında mide kanseri daha sık gözükür. Bu nedenler mide ağrısı olanlarda özellikle 40 yaşında üzerinde olanlara endoskopi, 40 yaş altına ise kısa bir ilaç tedavini öneririm. Mide kanserinin bulgularında zayıflama ve mide ağrısı gibi semptomlar olabilir. Bunlarda da uyanık olmakta fayda var. Erkeklerde kadınlara göre mide kanseri daha sık görülmektedir. Bunlar, tamamıyla yeme ve içme alışkanlıklarıyla alakalı. Sigara kullanımı yoğunundan dolayı erkeklerde mide kanseri kadınlara oranla bir tık daha fazla görünür" ifadelerini kullandı.
30 Kasım 2025 Pazar - 10:06
Soğuk havalarda en çok görülen cilt hastalıkları
Kış mevsiminde yaz aylarında göre daha fazla cilt problemi görüldüğünü belirten uzmanlar, özellikle de aşırı kuruluk sorunu ve nem kaybı ortaya çıkabildiğine dikkat çekti. Sonbahar aylarında havaların soğumasıyla beraber daha çok orta yaş ve üzeri kişilerde kollarda, bacaklarda, karın çevresi ve sırt bölgesinde deri kuruluğunda artış ve geceleri artan şiddetli kaşıntı ortaya çıkabileceğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ümit Bostancı, "Deri kuruluğu giderilmediği sürece verilen kaşıntı kesici ilâçlar pek işe yaramaz. Deri kuruluğunu gidermenin tek yolu kuruyan bölgeleri kremlerle düzenli olarak nemlendirmektir. Sıcak suyla banyo yapılmamalı, cilt fazla keselenmemeli ve banyodan sonra bütün vücut mutlaka kremlerle nemlendirilmelidir. Saçlı deri, yüz, dış kulak yolu, kulak arkası gibi bölgeleri tutan, ilgili bölgelerde kızarıklık, kabuklanma, kaşıntı yapabilen bir egzama türüdür. Kış aylarında soğuk hava etkisi, güneş ışınlarının azalması ve artan stres ile beraber belirgin alevlenmeler görülebilir. Soğuk rüzgârdan korunmalı, dermatologlar tarafından önerilen fazla yağlı olmayan nemlendiriciler ve tedavi kremleri düzenli kullanılmalıdır" dedi. Sedef hastalığı ömür boyu devam eden süreğen bir deri hastalığı olduğunu belirten Bostancı, "Vücudumuzun herhangi bir bölgesinde veya çok yaygın şekilde kuraklık ve üzerinde kabuklanmalarla seyreder. Yaz aylarında yoğun güneş ışınlarının etkisiyle iyileşme eğiliminde olan hastalık kış aylarında azalan güneş ışınları, artan stres seviyesi, yine artan üst solunum yolu enfeksiyonları sebebiyle alevlenmeler ve artışlar gösterebilir" şeklinde konuştu. Kış aylarında güneşli havalarda güneş ışınlarından mümkün olduğunca faydalanmak gerektiğine dikkat çeken Bostancı, "Stres seviyesini azaltmak için açık güneşli havada yürüyüş, spor yapmak faydalı olacaktır. Hastalık belirtilerinin arttığı durumlarda bir dermatolog tarafından muayene edilmekte fayda vardır. Havaların soğumasıyla beraber hem soğuk rüzgârlı hava, hem soğuk sular elde tahriş egzamasını tetikleyebilir. Ellerde kuruluk, kaşıntı, kızarıklık, çatlama gibi belirtiler ortaya çıkar. Eller soğuk hava ve sudan korunmalı, soğuk suyla eller yıkanmamalı, bulaşık yıkarken pamuk astarlı eldiven takılarak deterjan ve soğuk sudan korunmalıdır. Su temasından sonra mutlaka ellere nemlendirici kremler uygulanmalıdır. Elleri yıkarken gliserinli sabunlar veya sabun içermeyen yıkama jelleri veya köpükler kullanılabilir" diye konuştu. Soğuğa bağlı kurdeşen özellikle soğuk su, soğuk hava, buz gibi maddelerle temas sonucu deride ortaya çıkan kaşıntılı kızarıklar ve kabarıklıklar ile seyrettiğini ifade eden Bostancı, "Tedavide soğuktan korunma ve bazı alerji ilaçları kullanılır. Kış aylarında soğuğa maruz kalma sonucu el, ayak, burun, kulak kepçesi gibi uç bölgelerde kaşıntılı, ağrılı kızarıklık kabarıklıklar görülür. Bilhassa kış boyunca devam eder. Kış aylarında soğuk havalarda eller, ayaklar, burun ve kulaklar soğuktan çok iyi korunmalıdır. Tedavi İçin mutlaka bir dermatologla temasa geçilmelidir" dedi.
30 Kasım 2025 Pazar - 10:00
Dünyada ilk defa görülen vaka Eskişehir’de tedavi edildi
Solunum problemiyle kendini gösteren ilk sinir kılıfı tümörü vakası olduğu belirtilen hasta Figen Kayhan (47), Eskişehir Şehir Hastanesi’nde tedavi edildi. Yaklaşık 3 yıldır ağrı çeken hasta, Prof. Dr. Vural Fidan tarafından yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. İki çocuk annesi Figen Kayhan, diş etinde şişlik, şiddetli ağrı ve solunum problemleri şikayetleri ile Eskişehir Şehir Hastanesi’ne müracaat etti. Kulak Burun Boğaz Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Vural Fidan tarafından yapılan tetkikler sonucunda, Kayhan’da oldukça nadir görülen sinir kılıfı tümörü bulunduğu belirlendi. Yaklaşık 45 dakika süren ameliyat sonucunda, hastanın sinir kılıfı temizlendi. Operasyon ile sağlığına kavuşan Kayhan, Prof. Dr. Fidan ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Öte yandan, bahse konu vakanın solunum problemiyle kendini gösteren ilk sinir kılıfı tümörü olduğu belirtildi. "Solunum problemiyle gelen ilk vaka olarak bilinmekte" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Prof. Dr. Vural Fidan, "Geçenlerde bir hastamız çenesinde hafif hassasiyet, uyku esnasında tıkanıklıklar ve solunum problemleri nedeniyle hastanemize tarafıma başvurdu. Hastamızın alt çenesinde tespit ettiğimiz şişlikten dolayı bu şikayetlerin olduğunu değerlendirdik. Akabinde biyopsi sonucunda çıkan netice, çok çok nadir olan çene siniri tümörü olarak geldi. Buna istinaden yapmış olduğumuz ameliyatta, o dokuyu tümüyle temizleyerek hastamızın şikayetlerinin düzelmesini sağlama imkanı bulduk. Tespit etmiş olduğumuz sinir kılıfı tümörü, oldukça nadir görülen bir hastalık. Ayrıca, çene sinirinde bulunması şu an dünyada yayınlanmış 19’uncu vaka fakat solunum problemiyle gelen ilk vaka olarak bilinmekte. Hastanemizde bu hastayı değerlendirdikten sonra operasyonu yaparak hastamızın şifa ile taburculuğunu sağlıyoruz" dedi. "İçeride mevcut olan yaklaşık 5 santimetrelik kitleyi çıkarttık" Operasyonun detaylarına da değinen Fidan, "Hastamızı genel anestezi altında uyuttuktan sonra alt çeneyi otomatik ekartörler ile açarak çene iç kısmında yer alan sinirin kılıfını görüntüledik. Akabinde, o sinire zarar vermeyecek şekilde sinir kılıfını temizledik ve o içeride mevcut olan yaklaşık 5 santimetrelik kitleyi çıkarttık. Çevre dokular, özellikle damar sinir paketleri ve tükürük kanallarının zarar görmemesini sağlamaya çalıştık. Şükür ki herhangi bir komplikasyon yaşamadan hastamızı ameliyattan çıkarttık. Yaklaşık 45 dakika süren bir ameliyattı. Bu görüntüleme sistemlerinin bizlere oldukça faydası oluyor. Çünkü, bu sinirin görüntülenmemesi durumunda ne yazık ki hasar görmesi ve kişinin yüzünde ciddi görsel problemlere yol açması mümkün" şeklinde konuştu. "Her gün şişlik ve ağrım oluyordu, çok stresliydim" Hasta Figen Kayhan ise tedavi süreciyle ilgili şunları söyledi: "Dişimde bir et vardı, büyüme yaptı. Korktum, doktoruma başvurdum ama bir netice bulamadım. Birkaç yere daha gittim. Prof. Dr. Vural Fidan doktorumu önerdiler. Allah doktorumdan razı olsun, iyi bir ameliyat oldum. Korktuğum başıma gelmedi. Her gün şişlik ve ağrım oluyordu, çok stresliydim. Şükürler olsun ki doktorum beni kurtardı. Yaklaşık 3 senedir bu hastalık ile uğraşıyordum."
30 Kasım 2025 Pazar - 09:34
Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli: "5 yaşam tarzı değişikliği ile epilepsi nöbetlerini yönetebilirsiniz"
Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, yetişkin epilepsi hastalarının yüzde 70’inin ilaçlarla tamamen nöbetsiz hale geldiğini belirterek, "İlaç ömür boyu kullanılır algısı yanlıştır; hastalarda yüzde 30-40’ında 2-5 yıl nöbetsiz dönem sonrasında ilaçlar doktor kontrolünde güvenle bırakılabilir" dedi. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli "1-30 Kasım Epilepsi Farkındalık Ayı" dolayısıyla epilepsi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Epilepsinin, toplumda yanlış bilinen ve korkuyla yaklaşılan bir nörolojik hastalık olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, "Birçok kişi epilepsiyi ‘ömür boyu kriz geçirme’ ya da ‘tedavisi olmayan bir kabus’ olarak görür. Oysa günümüz tıbbında epilepsi, yetişkinlerin büyük çoğunluğunda tamamen kontrol altına alınabilen, önemli bir kısmında ise tamamen iyileştirilebilen bir hastalıktır. 2025 yılı itibariyle ilaçtan cerrahiye, nöromodülasyondan gen tedavisine uzanan çok geniş bir yelpaze vardır" diye konuştu. "Hastalar tedaviye iyi yanıt veriyor" Epilepsinin, beynin geçici ve aşırı elektrik boşalımları sonucu tekrarlayan nöbetlerle kendini gösteren bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, "Tek bir nöbet epilepsi değildir; tekrarlaması ve altta yatan bir yatkınlık olması gerekir. Yetişkinlerde en sık görülen nedenler arasında eski beyin travmaları, inme sonrası hasarlar, beyin tümörleri, enfeksiyonlar ve genetik yatkınlıklar yer alır. Bir kısmı ise hala ‘nedeni bilinmeyen’ kategorisindedir. İyi haber şudur ki, nedeni bilinse de bilinmese de çoğu hasta tedaviye çok iyi yanıt vermektedir" ifadelerini kullandı. "İlk tanı anı korkutuyor" Epilepsi tanısını koyulan ilk hastaların korktuğunu ifade eden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, "Epilepsi tanısı konduğunda hastaların ilk tepkisi genellikle ‘Artık araba kullanamayacak mıyım?’, ‘İşimi kaybeder miyim?’, ‘Çocuk yapamayacak mıyım?’ soruları olur. Bu korkuların büyük kısmı geçmişte kalmıştır. Hastaların büyük çoğunluğu tamamen normal bir yaşam sürer, meslek hayatını sürdürür. Doğru koşullar sağlandığında hastaların ehliyet alması, hamilelik planlaması mümkündür. Yetişkin epilepsi hastalarının yüzde 70’i ilaçlarla tamamen nöbetsiz hale gelir. Yeni nesil ilaçlar (levetirasetam, lacozamid, lamotrijin, brivarasetam vb.) hem etkin hem de yan etkileri çok daha azdır. ‘İlaç ömür boyu kullanılır’ algısı yanlıştır; hastalarda yüzde 30-40’ında 2-5 yıl nöbetsiz dönem sonrasında ilaçlar doktor kontrolünde güvenle bırakılabilir" dedi. "Dirençli epilepside de seçenekler mevcut" Hastaların yaklaşık yüzde 30’u birden fazla ilaca rağmen nöbet geçirmeye devam edebileceğini de aktaran Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, "İşte tam burada devreye cerrahi ve nöromodülasyon tedavileri girmektedir. Epilepsi cerrahisi: Nöbet odağı net olarak tespit edildiğinde (özellikle temporal lob epilepsilerinde) cerrahi başarı oranı yüzde 70-90 arasındadır. Ameliyat sonrası hastaların çoğu ilaçlarını bile bırakır. Vagus sinir stimülasyonu (VNS), Responsif Nörostimülasyon (RNS) ve Derin Beyin Stimülasyonu (DBS): İlaç ve cerrahiye uygun olmayan hastalarda nöbet sıklığı yüzde 50-90 azaltılabilir. Ketojenik diyet ve modifiye Atkins diyeti: Yetişkinlerde de giderek daha fazla kullanılan, bilimsel olarak kanıtlanmış destek tedavilerdir" ifadelerini kullandı. "Yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin yarısıdır" Hastaların yarısında sadece 5 değişiklikle nöbet sıklığı yüzde 50-100 azalarak, ilaç dozu yarıya inebileceğini anlatan Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, "İlaç Uyumu: Nöbetlerin çoğunluğu unutulan veya atlanan ilaç dozları nedeniyle geçekleşir. İlaç uyumu epilepsi tedavisinin en önemli aşamadır. Uyku düzeni: Her gece aynı saatte yatıp kalkmak nöbet eşiğini yüzde 30-40 yükseltir. Mümkünse bölünmemiş, kesintisiz 6-7 saat uyumak önerilir. Düzenli öğün + düşük glisemik indeks: Aç kalmak ve şekerli gıdalar nöbet tetikleyicisidir. Kahvaltı yapan hastalarımın yüzde 70’i daha az nöbet geçiriyor. Stresi yönetmek: Mindfulness, nefes egzersizi veya haftada 3 gün 30 dk yürüyüş nöbet sıklığını ortalama yüzde 45 düşürüyor. Aralıklı ışık veya spesifik tetikleyici varsa kaçınmak: Yanıp sönen ışıklar, telefon titremesi, karşı şeritten gelen far gibi ışık uyaranları ışık duyarlılığı olan epilepsilerde tetikleyici olabilir. Bazı özel epilepsi tiplerinde sıcak su ile yıkanmak, özel bir müzik, ses, tat, koku gibi hastaya özel tetikleyicilerin belirlenerek bunlardan kaçınılması çok önemlidir" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder