Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Kerkük Havalimanı'nda Haşdi Şabi'ye ait merkeze hava saldırısı: 2 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Becirovic ile bir araya geldi
San Salvador’daki Türkiye Parkı kapılarını ziyaretçilere açtı
Arakçi: "ABD’nin çelişkili tutumu diplomatik sürece güvensizliği artırıyor"
Yardım videolarıyla vicdanları suistimal eden şahsa operasyon!
E5'i kilitleyen metrobüs yangını!
Tayland: "Petrol tankerlerimizin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi için İran ile anlaşmaya vardık"
SAĞLIK
Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan göreve başladı
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:42:00
Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, gerçekleştirilen devir teslim töreni ile resmen görevine başladı. Gaziantep Şehir Hastanesi başhekimliğine Prof. Dr. Ahmet Uluşan atandı. Atama kararının ardından Gaziantep Şehir Hastanesi’nde başhekimlik devir teslim töreni gerçekleştirildi. Başhekimlik görevini Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu’ndan devralan Prof. Dr. Ahmet Uluşan, düzenlenen törenle görevine başladı. Törende konuşan Başhekim Prof. Dr. Ahmet Uluşan, hastaneye sunduğu değerli katkılar ve emekleri dolayısıyla Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu’na teşekkür ederek çiçek ve plaket takdim etti. Devir teslim töreninin ardından başhekim yardımcıları ve hastane yönetimiyle tanışan Prof. Dr. Ahmet Uluşan, görevine başladı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:37
Gördes’te STK’lara yönelik ‘hayat kurtaran’ eğitimler başladı
Manisa’nın Gördes ilçesinde sivil toplum kuruluşlarına yönelik başlatılan ilk yardım eğitimlerinin ilk durağı Gördes Off-Road grubu oldu. Jandarma ve 112 Acil Servis İstasyonu iş birliğiyle düzenlenen eğitimler, ilçe genelindeki tüm STK’lara verilecek. Gördes’te olabilecek kaza ve acil durumlarda bilinçli müdahale kapasitesini artırmak amacıyla geniş kapsamlı bir eğitim seferberliği başlatıldı. Gördes 112 Acil Servis İstasyonu personelinin eğitim desteği verdiği, Gördes İlçe Jandarma Komutanlığının ise ev sahipliği yaptığı programın ilk konukları Gördes Off-Road Grubu üyeleri oldu. İlçe Jandarma Komutanlığı salonunda gerçekleştirilen eğitimde, 112 Acil Servis İstasyonu Acil Tıp Teknisyeni (ATT) İbrahim Arga tarafından hayati bilgiler aktarıldı. Özellikle doğa sporları ve zorlu arazi şartlarında faaliyet gösteren off-road ekibine, olay yerinde yapılacak ilk müdahalenin altın kuralları uygulamalı olarak anlatıldı. Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin’in de yakından takip ettiği eğitimde, doğru müdahalenin hayat kurtaracağı vurgulandı. Eğitim serisinin ilk katılımcısı olan Gördes Off-Road Grubu üyeleri, aldıkları bilgilerin sahada kendileri için kritik önem taşıdığını ifade etti. Grup adına yapılan açıklamada, "Doğada her an beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu eğitim sayesinde profesyonel ekipler gelene kadar neler yapabileceğimizi öğrendik. Bu anlamlı iş birliği için hem Jandarma Komutanlığımıza hem de 112 ekiplerine teşekkür ediyoruz" denildi. İlçe genelindeki tüm sivil toplum kuruluşlarını (STK) kapsayacak şekilde planlanan eğitim serisinin, belirlenen takvim doğrultusunda diğer gruplarla devam edeceği öğrenildi. Amaç, ilçedeki toplumsal duyarlılığı ve acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkarmak olarak açıklandı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:01
Dijital çağın çocuk sağlığı üzerindeki etkileri
Dijitalleşmenin çocukların yaşamına etkileri günümüzün en büyük problemlerinden birisi haline geldi. Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, Türk Pediatri Kongresi’nde masaya yatırılacak. Artan postür bozuklukları, çocukluk çağı obezitesi ve azalan fiziksel aktivite gibi modern yaşamın getirdiği sağlık sorunları ve klinik yönetim yaklaşımları ele alınacak. Günümüz çocuklarının yoğun ekran maruziyeti, dikkat ve iletişim sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. "Ekran, Dikkat ve İletişim" başlıklı oturumda pediatristlerin klinikte sık karşılaştığı bu zorlu durumlar bilimsel veriler ışığında masaya yatırılacak. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ’ın ev sahipliğinde, pediatri alanının ulusal ve uluslararası ölçekteki önde gelen uzmanları, çocuk sağlığını tehdit eden güncel sorunlar, değişen yaşam alışkanlıkları ve yeni klinik yaklaşımlar kongrede çok yönlü olarak ele alacak. Pediatri alanındaki güncel gelişmelerin ve yeni tedavi yaklaşımlarının masaya yatırılacağı kongrede; geleceğimizin umudu olan çocuk sağlığını yakından ilgilendiren pek çok kritik konu bilimsel oturumlarda gündeme taşınacak. Kongrede, pediatri pratiğinde giderek daha fazla önem kazanan hasta hakları ve hekim sorumluluğu konusu da ele alınacak. Çocuk hastaların korunması, ailelerle iletişim süreçleri, etik sorumluluklar ve hukuki boyutlar uzmanlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Son yıllarda giderek artan vitamin, mineral ve protein takviyesi kullanımı, "Gerektiğinde mi, rutinde mi?" sorusu üzerinden masaya yatırılacak. Uzmanlar, çocuklarda bilinçsiz takviye kullanımının muhtemel risklerine dikkat çekerek bilimsel rehberler doğrultusunda doğru kullanım yöntemlerini paylaşacak. Özellikle sporcu sağlığı ile ilgili güncel yaklaşımlar dile getirilecek. Kongrede öne çıkan başlıklardan biri de çocukluk çağında sık görülen sağlık sorunlarından biri olan anemi olacak. Aneminin erken tanısı, nedenleri ve güncel tedavi yaklaşımları multidisipliner bakış açısıyla değerlendirilecek. Çocuklarda sık karşılaşılan zehirlenme vakalarında erken tanı, acil ve doğru müdahale ile klinik yönetim stratejileri değerlendirilecek. Ayrıca kronik hastalığı olan çocuklar, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar veya özel sağlık durumları bulunan çocuklarda aşılama konusuna da yer verilecek. Uzmanlar, özel durumlarda uygulanması gereken aşı takvimlerini ve klinik yaklaşımları paylaşacak.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:07
Konya’da "Yara Okulu" projesi hayata geçirildi
Konya Numune Hastanesinde özellikle uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalar için hayati önem taşıyan bası yaralarını (yatak yaraları) önlemek ve tedavi sürecini profesyonelleştirmek amacıyla kurulan Yara Okulu, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Hastanede düzenlenen açılış programında konuşan Başhekim Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, uzun süre yatmak zorunda kalan hastalar için bası yaralarının önemli bir risk oluşturduğunu belirterek, Yara Okulu projesi ile toplumda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ise, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Özellikle evde bakım ve yoğun bakım hastalarında bası yaralarının kısa sürede oluşabildiğini, ancak tedavi sürecinin aylar sürebildiğini belirten Doç. Dr. Yavuz, "Bu proje ile bir hastaya dahi dokunabilmek büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Programa katılan hasta ve hasta yakınlarına Yara Okulu Katılım Belgesi takdim edildi. Program, yapılan sunumların ardından dualar eşliğinde gerçekleştirilen kurdele kesimi ile sona erdi. Programa, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Himmet Durgut, Personel Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Hakan Çetinkaya, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hasan Çifci, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Ergin, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Halil Ekrem Akkurt, Meram Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ömer Adil İlhan, Numune Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, merkez hastane idarecileri, sağlık çalışanları, hastalar ve çok sayıda hasta yakını katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 10:27
Boynunda kemoterapi, kalbinde meslek aşkı: İki farklı kanser ile mücadele eden hekimin sarsılmaz azmi
4
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:06
Almanya’dan Ankara’ya uzanan şifa yolculuğu: 75 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu
5
26 Mart 2026 Perşembe- 14:43
Nefes darlığı her zaman akciğer kaynaklı olmak zorunda değil
02 Aralık 2025 Salı - 11:22
Türkiye’nin ilk LAM Kliniği Denizli’de kuruldu
Nadir görülen akciğer hastalığı Lenfanjiyoleyomiyomatozis (LAM) için Türkiye’nin ilk uluslararası onaylı LAM Kliniğinin kurulduğu Denizli’de, tanı, tedavi ve takip süreçlerinde uzmanlaşmış multidisipliner bir merkez oluşturuldu. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur’un direktörlüğünde oluşturulan klinik, radyoloji, kadın hastalıkları ve doğum, göğüs cerrahisi, patoloji, üroloji, endokrinoloji, tıbbi genetik, dermatoloji, psikiyatri ve pulmoner rehabilitasyon branşlarından uzman hekimler ile bir sosyal hizmet uzmanından oluşan geniş bir ekiple hizmet verecek. Ülke genelinde LAM hastalarına düzenli takip olanağı sağlarken tele-tıp uygulamalarıyla da farklı şehirlerde yaşayan hastaların erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan klinik, yurt dışında yürütülen araştırmalarla bağlantı sağlayarak hastaların yeni tedavi seçeneklerine ulaşmasına katkıda bulunacak. Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur, uzun yıllardır nadir akciğer hastalıkları üzerinde çalıştığını belirterek; "LAM, çok az sayıda kişiyi etkilemesine rağmen hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir hastalıktır. Hastalık hafif seyir gösterebileceği gibi zamanla oksijen desteği gerektirecek düzeyde solunum fonksiyon kaybına da yol açabilmektedir. Bu nedenle özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda tanı, tedavi planlaması ve takip süreci deneyimli bir ekip tarafından yürütülmelidir. Amerika Birleşik Devletleri merkezli LAM Vakfı ile 11 yıldır iş birliği içinde çalışıyoruz. LAM Vakfı, kızının LAM tanısı almasıyla bu hastalık konusunda dünya çapında farkındalık ve araştırmaların artması için kurulan çok güçlü bir kurum. Bu yılki bilimsel toplantılarında Türkiye’nin ilk LAM Kliniğinin direktörlüğünü üstlenmemi teklif etmeleri bizim için büyük bir onur oldu. Bu uluslararası bağlantı sayesinde hem güncel tedaviler hem de devam eden klinik araştırmalar hakkında anında bilgi sahibi olabiliyor, gerektiğinde ülkemizdeki hastaları bu çalışmalarla buluşturabiliyoruz. LAM, dünyada ‘öksüz hastalık’ olarak kabul ediliyor. Hastalar çoğu zaman anlaşılmıyor, hekimler ise yeterli deneyime sahip uzman merkezlere ulaşmakta güçlük çekiyor. Bu klinikle amacımız; hastalarımıza düzenli ve nitelikli bir takip sunmak, hekimlerimize destek olmak, uluslararası araştırmaların ülkemizdeki bağlantı noktası olmak ve LAM konusunda farkındalığı artırmaktır. Ekibimiz tamamlandı, ulusal hasta destek grubunun oluşturulması için çalışmalarımız sürüyor" şeklinde kuruldu.
02 Aralık 2025 Salı - 11:19
Cam seyir terasta anlamlı ışıklandırma
Isparta Belediyesi ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde, 112 Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kapsamında Kirazlıdere’de bulunan cam seyir terası, farkındalık oluşturmak amacıyla kırmızı renkte ışıklandırıldı. Her yıl 1-7 Aralık tarihleri arasında kutlanan 112 Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kapsamında Isparta Belediyesi ve İl Sağlık Müdürlüğü kentte bir farkındalık çalışmasına imza attı. Isparta Belediyesi Kirazlıdere Sosyal Tesisleri önünde yer alan cam seyir terası, acil sağlık çalışanlarının fedakârlığını ve görevlerinin hayati önemini vurgulamak amacıyla kırmızı renkle ışıklandırıldı. Şehrin birçok noktasından görülebilen bu özel ışıklandırma hem 112 çalışanlarına moral vermek hem de vatandaşların acil durumlarda 112’nin doğru ve etkin kullanımı konusunda bilinçlenmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirildi. Isparta 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanları da bu farkındalık çalışmasına eşlik etti. Cam seyir terası 112 Acil Sağlık Hizmetleri Haftası boyunca her akşam kırmızı renkte ışıklandırılmaya devam edecek. 112 Acil Sağlık Hizmetleri, kalp krizi, trafik kazası, ciddi yaralanmalar ve tüm hayati risk oluşturan durumlarda vatandaşların tek doğru numarayı arayarak en hızlı sağlık desteğine ulaşmasını sağlıyor. Yetkililer, gereksiz aramalar nedeniyle hatların meşgul edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, her bir saniyenin hayati önem taşıdığını hatırlattı.
02 Aralık 2025 Salı - 11:13
Uzmanlardan burun tıkanıklığı uyarısı
Medical Point Gaziantep Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. Erol Demirbaş, burun tıkanıklığı ile ilgili uyarılarda bulunarak, burun tıkanıklığının basit bir kış şikayeti olarak görülmesinin hata olduğunu belirtti. Günlük yaşamı olumsuz etkileyen, uykusuzluğa, baş ağrısına ve hatta sosyal yaşamda performans kaybına neden olabilen burun tıkanıklığı konusunda KBB Uzmanı Op. Dr. Erol Demirbaş’tan uyarı geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Erol Demirbaş, burun tıkanıklığının sadece "basit bir kış şikayeti" olarak görülmesinin büyük bir hata olduğunu belirtti. "Tıkalı burun, gün boyu enerjinizi çalan gizli bir düşmandır" Op. Dr. Demirbaş, burun tıkanıklığının sanılandan çok daha ciddi bir sorun olduğunu vurgulayarak, "Burun tıkanıklığı yaşayan birçok kişi zamanla buna alıştığını düşünüyor; ancak bu durum aslında vücudu sürekli yoran bir süreçtir. Kaliteli uyku uyuyamayan, ağızdan nefes almak zorunda kalan bir kişinin günlük yaşam enerjisi de ciddi ölçüde düşüyor" dedi. "Tıkanıklığın sebepleri çok farklı olabilir" Op. Dr. Erol Demirbaş, burun tıkanıklığının tek bir nedenle ortaya çıkmadığını, doğru teşhis konulmadan yapılan her tedavinin geçici olacağını ifade etti: Dr. Demirbaş, "Alerjik rinit, sinüzit, burun kemiği eğriliği (septumdeviasyonu), burun etlerinin büyümesi, polipler gibi farklı problemlere bağlı olarak burun tıkanıklığı gelişebilir. Bazı hastalar basit bir spreyle düzelebilirken, bazı hastalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Bu nedenle profesyonel bir muayene şarttır" şeklinde konuştu. Demirbaş ayrıca yanlış ve uzun süreli burun spreyi kullanımının da burun tıkanıklığını daha kötü hale getirdiğini hatırlattı. "Burun tıkanıklığı hayat kalitesini sessizce düşürür" Uzun süre devam eden burun tıkanıklığının kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğini belirten Demirbaş, özellikle gece ağızdan nefes almanın boğaz kuruluğuna, horlamaya ve uyku kalitesinde düşüşe yol açtığını söyledi. Dr. Demirbaş, "Hastalarımızın büyük kısmı ‘Ben yıllardır böyle yaşıyorum’ diyor. Ancak tıkalı burunla yaşamaya mecbur değilsiniz. Tedavisi çoğu zaman sandığınızdan daha kolaydır" ifadelerini kullandı. "Rahat nefes almak herkesin hakkı" Hastalığı kabullenen vatandaşlara seslenen Op. Dr. Erol Demirbaş, "Rahat nefes almak bir lüks değil, sağlık için temel bir gerekliliktir. Şikâyetleriniz uzun sürüyorsa bir uzman desteği almaktan çekinmeyin" diye konuştu.
02 Aralık 2025 Salı - 10:56
Sağlık personelinin telefonda yönlendirdiği anne, 1 aylık bebeğin hayatını kurtardı
Tokat’ta 112 sağlık personelinin telefonla yönlendirdiği anne, yabancı cisim aspirasyonu yaşayan 1 aylık bebeği kurtarmayı başardı. Tokat 112 Acil Çağrı Merkezi Sağlık Masası’na gelen yabancı cisim aspirasyonu ihbarı, ekiplerin hızlı ve profesyonel müdahalesiyle mutlu sonla sonuçlandı. Edinilen bilgiye göre, nefes almakta zorlanan 1 aylık bebek için yardım isteyen anneyle anında telefon bağlantısı kuran sağlık personeli, ilk yardım adımlarını sakin bir şekilde tarif ederek bebeğin yeniden nefes almasını sağladı. Telefon üzerinden yapılan yönlendirme sayesinde minik bebek kısa sürede hayata tutunurken, aile büyük bir panik yaşamadan müdahalenin başarıyla sonuçlanmasıyla derin bir nefes aldı. Yetkililer, olayın acil durumlarda doğru bilginin, hızlı iletişimin ve soğukkanlı yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Tokat 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekipleri, vatandaşların sağlıkla ilgili her çağrısına anında karşılık vermeye devam ettiklerini ifade ederek, "Sağlıkta erişim, iletişim ve doğru müdahale hayat kurtarır" mesajını paylaştı.
02 Aralık 2025 Salı - 10:32
Samsun’da 2026 Şap Aşılama Programı başladı
Samsun’da 2026 yılı Şap Aşılama Programı 1 Aralık itibarıyla başlarken, büyükbaş hayvan sevklerinde SAT 1 serotipli şap aşısı zorunlu hale getirildi. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, yetiştiricilere mağduriyet yaşamamaları için aşılarını zamanında yaptırmaları çağrısında bulundu. Samsun’un 2026 yılı Şap Aşılama Programı üç dönem halinde uygulanacak. Programın ilk dönemi 1 Aralık 2025’te başlayıp 31 Ocak 2026’da sona erecek. Konuya ilişkin açıklama yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, şap hastalığının hem uluslararası hayvan ticaretini hem de yetiştiricilerin ekonomisini etkileyen, çift tırnaklı hayvanlarda görülen oldukça bulaşıcı bir viral hastalık olduğunu belirtti. Yılmaz, hastalıktan korunmada aşılama çalışmalarının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Bu hastalığa sığır, manda, koyun, keçi ve domuzların yanı sıra yabani çift tırnaklı hayvanlar da duyarlıdır. 2025 yılı içerisinde 19 Haziran’dan itibaren SAT 1 tipi şap hastalığına karşı aşılama çalışmalarına başlanmış ve toplam 349 bin 131 büyükbaş hayvan aşılanmıştır. 1 Aralık 2025 itibarıyla iller arası büyükbaş hayvan sevklerinde, iki aylıktan küçük buzağılar hariç, SAT 1 serotipli şap aşısı yapılmamış hayvanlara Veteriner Sağlık Raporu düzenlenmeyecektir. Sevk için hayvanların son 6 ay içinde aşılanmış olması ve aşılama üzerinden en az 21 gün geçmiş bulunması gerekmektedir. Üreticilerimiz mağduriyet yaşamamak adına aşılarını mutlaka yaptırmalıdır. 5996 sayılı Kanun gereğince aşı yaptırmayan yetiştiriciler hakkında 2025 yılı için 105 bin 274 TL idari para cezası uygulanacaktır" dedi. Aşılama programının ilçe tarım ve orman müdürlüklerince yürütüleceği bildirildi. Üreticilerin SAT 1 tipi şap aşılarını zamanında yaptırmaları ve detaylı bilgi için il ve ilçe müdürlüklerine başvurmaları istendi. Yetiştiricilerin göstereceği ilginin, Samsun’da şap hastalığıyla mücadeleyi kolaylaştıracağı vurgulandı.
02 Aralık 2025 Salı - 10:29
Halk sağlığı uzmanı Dr. Andan: "HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır"
Halk sağlığı uzmanı Hanife Hilal Andan, HIV’den korunmanın tamamen mümkün olduğuna dikkat çekerek, "Emzirme ve gebelik dönemlerinde anneden bebeğe geçiş söz konusudur. Toplumda çokça bilinen yanlış bir bilgi var, HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır" dedi. Halk sağlığı uzmanı Dr. Hanife Hilal Andan, HIV enfeksiyonunun bir kişinin HIV virüsünü taşıması demek olduğunu, AIDS ise artık hastalığın ilerlediğini, yıllar sonra ortaya çıkabilecek bir durum olduğunu söyledi. Hastalığını ilerlemesiyle beraber fırsatçı enfeksiyonların bağışıklık sistemini baskılamasıyla beraber bazı kanser türlerinin ortaya çıkabildiğini ifade eden Dr. Andan, korunma yollarının ve hastalığın nasıl bulaştığının bilinmesinin ön yargıları daha da azalabildiğini kaydetti. Dr. Andan, HIV enfeksiyonunun birkaç yolla bulaşabileceğini dile getirerek, "Korunmasız bir şekilde yapılan cinsel ilişkilerle ayrıca kan yoluyla bulaşabilmektedir. Özellikle ortak enjektör kullanımı. Bu gibi durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Emzirme ve gebelik dönemlerinde anneden bebeğe geçiş söz konusudur. Toplumda çokça bilinen yanlış bir bilgi var. HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır. Bunlara örnek olarak özelikle aynı kaşık, çatal, bıçak kullanımı olabilir. Kişilerle tokalaşmak, sarılmak, aynı havluyu kullanmak, aynı tuvaleti kullanmak, aynı yüzme havuzuna girmek gibi. Gündelik temaslarla HIV virüsü bulaşmamaktadır. Öncelikle bunu bilmeliyiz ki HIV’den korunmak tamamen mümkündür" diye konuştu. Düzenli kondom kullanımını yaygınlaştırmanın önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Andan, "Ayrıca dövme, piercing, manikür, pedikür gibi işlemlerin steril şartlarda yapılması önemlidir. Ayrıca riskli davranışların varlığında test yaptırmak toplumdaki bulaş yolunu engellemek adına önemli bir adımdır. HIV virüsü varlığında erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Çünkü erken tanı konulmuş ve düzenli tedavi alan kişiler, normal bireyler gibi sağlıklı ve uzun bir yaşam sürebilmektedirler" dedi. "HIV artık kronik hastalık gibi ele alınıyor’’ Artık HIV virüsünün kronik hastalıklar grubunda tıpkı diyabet, tansiyon gibi ele alınan bir hastalık olduğunu aktaran Andan, "Ayrıca tedavide en önemli gelişmelerden biri de düzenli ve erken tedavi alan kişilerin, kanındaki virüs tespit edilemeyecek derecede azalmaktadır ve bu kişiler cinsel partnerlerine de virüs bulaştıramaz hale geleceklerdir. Pozitif HIV virüsüne sahip olan bireylerin toplumda en çok zorlandıkları şey, hastalığın kendinden ziyade toplumun ön yargılarıdır. Damgalama, doktorla olan sağlıkta olan iletişimi engelleyebilmekte, test yaptırmanın önüne geçebilmekte. Tedavi konusunda sıkıntılar ortaya çıkarabilmektedir. Unutmayalım ki HIV virüsüne sahip olmak sadece tıbbi bir durumdur. Herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Herkes saygıyı ve desteklenmeyi hak etmektedir" şeklinde konuştu.
02 Aralık 2025 Salı - 10:24
Halk sağlığı uzmanı Dr. Andan: "HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır"
Halk sağlığı uzmanı Hanife Hilal Andan, HIV’den korunmanın tamamen mümkün olduğuna dikkat çekerek, "Emzirme ve gebelik dönemlerinde anneden bebeğe geçiş söz konusudur. Toplumda çokça bilinen yanlış bir bilgi var, HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır" dedi. Halk sağlığı uzmanı Dr. Hanife Hilal Andan, HIV enfeksiyonunun bir kişinin HIV virüsünü taşıması demek olduğunu, AIDS ise artık hastalığın ilerlediğini, yıllar sonra ortaya çıkabilecek bir durum olduğunu söyledi. Hastalığını ilerlemesiyle beraber fırsatçı enfeksiyonların bağışıklık sistemini baskılamasıyla beraber bazı kanser türlerinin ortaya çıkabildiğini ifade eden Dr. Andan, korunma yollarının ve hastalığın nasıl bulaştığının bilinmesinin ön yargıları daha da azalabildiğini kaydetti. Dr. Andan, HIV enfeksiyonunun birkaç yolla bulaşabileceğini dile getirerek, "Korunmasız bir şekilde yapılan cinsel ilişkilerle ayrıca kan yoluyla bulaşabilmektedir. Özellikle ortak enjektör kullanımı. Bu gibi durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Emzirme ve gebelik dönemlerinde anneden bebeğe geçiş söz konusudur. Toplumda çokça bilinen yanlış bir bilgi var. HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır. Bunlara örnek olarak özelikle aynı kaşık, çatal, bıçak kullanımı olabilir. Kişilerle tokalaşmak, sarılmak, aynı havluyu kullanmak, aynı tuvaleti kullanmak, aynı yüzme havuzuna girmek gibi. Gündelik temaslarla HIV virüsü bulaşmamaktadır. Öncelikle bunu bilmeliyiz ki HIV’den korunmak tamamen mümkündür" dedi. Düzenli kondom kullanımını yaygınlaştırmanın önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Andan, "Ayrıca dövme, piercing, manikür, pedikür gibi işlemlerin steril koşullarda yapılması önemlidir. Ayrıca riskli davranışların varlığında test yaptırmak toplumdaki bulaş yolunu engellemek adına önemli bir adımdır. HIV virüsü varlığında erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Çünkü erken tanı konulmuş ve düzenli tedavi alan kişiler, normal bireyler gibi sağlıklı ve uzun bir yaşam sürebilmektedirler" diye konuştu. "HIV artık kronik hastalık gibi ele alınıyor’’ Artık HIV virüsünün kronik hastalıklar grubunda tıpkı diyabet, tansiyon gibi ele alınan bir hastalık olduğunu aktaran Andan, "Ayrıca tedavide en önemli gelişmelerden biri de düzenli ve erken tedavi alan kişilerin, kanındaki virüs saptanamayacak derecede azalmaktadır ve bu kişiler cinsel partnerlerine de virüs bulaştıramaz hale geleceklerdir. Pozitif HIV virüsüne sahip olan bireylerin toplumda en çok zorlandıkları şey, hastalığın kendinden ziyade toplumun ön yargılarıdır. Damgalama, doktorla olan, sağlıkta olan iletişimi engelleyebilmekte, test yaptırmanın önüne geçebilmekte. Tedavi konusunda sıkıntılar ortaya çıkarabilmektedir. Unutmayalım ki HIV virüsüne sahip olmak sadece tıbbi bir durumdur. Herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Herkes saygıyı ve desteklenmeyi hak etmektedir" şeklinde konuştu. (RK-YRT
02 Aralık 2025 Salı - 10:12
Bayburt Devlet Hastanesine Kasım ayında 42 bin 558 hasta başvurdu
Bayburt Devlet Hastanesi, Kasım ayında hastaneye başvuran hasta sayısını açıkladı. Açıklanan verilere göre, 01-30 Kasım tarihleri arasında hastanede toplam 42 bin 558 hasta muayene edildi. MHRS randevulu olarak 9 bin 868, MHRS dışı ayaktan başvuru ile 20 bin 753 hastaya hizmet verildi. Acil servis başvuruları ise 11 bin 937 olarak kaydedildi. Geçen ay 46 bin 89 kişi hastaneye başvururken, bu ay hastaneye başvuru sayısında azalış görüldü. Poliklinik bazında en fazla başvuru, ortopedi polikliniğinde gerçekleşti. 01-31 Kasım tarihleri arasında yapılan muayene sayıları şu şekilde; Uzman Aile Hekimliği: Bin 281 Anestezi Polikliniği: 236 Beyin Cerrahi: Bin 644 Cildiye Polikliniği: 833 Çocuk Cerrahisi: 247 Çocuk Polikliniği: 2 bin 200 Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı: 306 Enfeksiyon Hastalıkları: 412 Fizik Tedavi Polikliniği: Bin 837 Genel Cerrahi Polikliniği: Bin 851 Göğüs Cerrahisi Polikliniği: 125 Göğüs Hastalıkları: Bin 126 Göz Hastalıkları Polikliniği: 2 bin 185 İç Hastalıkları Polikliniği: Bin 931 Kadın Hastalıkları Polikliniği: 2 bin 191 Kalp Damar Cerrahisi: 231 Kardiyoloji Polikliniği: Bin 244 Kulak Burun Boğaz Polikliniği: Bin 504 Nöroloji Polikliniği: Bin 124 Ortopedi Polikliniği: 2 bin 401 Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği: 818 Üroloji Polikliniği: 739 Acil servis hastası: 11 bin 937 Kasım ayında hastanede 209 ameliyat gerçekleştirildi. Bunların yanı sıra 68 lokal ameliyat, 122 endoskopi, 22 kolonoskopi, 8 bronkoskopi ve 50 anjiyo yapıldı. Gebe okulu danışmanlığı kapsamında ise 20 kişiye hizmet verildi.
02 Aralık 2025 Salı - 09:54
Prof. Dr. Demir, "Demansın birçok türü, kesin olarak tedavi edilemiyor"
Demansın birçok türünün kesin olarak tedavi edilemediğini ancak ilaçlar ve çevresel düzenlemelerle semptomların kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Caner Feyzi Demir, "Risk azaltmada sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, sosyal ve bilişsel aktiviteler ile tansiyon, diyabet ve kolesterol kontrolü önemlidir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Feyzi Demir, demans ve Alzheimer hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Demir, "Demans, hafıza, iletişim, problem çözme ve davranışları etkileyen bir bilişsel gerileme tablosudur. En sık görülen türü, Alzheimer hastalığıdır. Demans, erken dönemlerde unutkanlık ve yön bulma güçlüğü ile başlıyor. Orta evrelerde iletişim bozuklukları ve kişisel bakım sorunları öne çıkıyor. İleri evrede ise tanıdıkları tanıyamama, yürüme ve yutma güçlükleri yaşanıyor. Tanıda mini mental test, biyokimyasal incelemeler ve nöro görüntüleme yöntemleri kullanılıyor. Demansın birçok türü, kesin olarak tedavi edilemiyor ancak ilaçlar ve çevresel düzenlemelerle semptomlar, kontrol altına alınabiliyor. Risk azaltmada sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, sosyal ve bilişsel aktiviteler ile tansiyon, diyabet ve kolesterol kontrolü önemlidir. Beslenmede vitamin-mineral açısından zengin ve düşük tuz-şeker içeren bir diyet faydalıdır. Demans şüphesi olan bireylerin düzenli olarak nöroloji ve psikiyatri uzmanları tarafından takip edilmesi gerekiyor" diye konuştu.
02 Aralık 2025 Salı - 09:23
Muğla’daki hastanede vatandaşlar bilgilendirildi
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dünya AIDS Günü kapsamında önemli bir farkındalık etkinliğine ev sahipliği yaptı. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Turhan Togan ve ekibi tarafından kurulan stantta, toplumun HIV/AIDS hakkında bilgilendirilmesi ve farkındalık seviyesinin artırılması amaçlandı. Etkinlikte yapılan bilgilendirmelerde, HIV enfeksiyonunun günümüzde kesin bir tedavisinin bulunmadığı ancak antiretroviral tedavi (ART) ile virüsün başarıyla kontrol altına alınabildiği vurgulandı. Uzmanlar, tedavi başarısı için ART’nin düzenli ve ömür boyu sürdürülmesinin büyük önem taşıdığının altını çizdi. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de HIV pozitif hastaların takip ve tedavisinin başarıyla yürütüldüğü belirtildi. Hastanede kurulan farkındalık standı, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Hastane yönetimi, etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm personele teşekkürlerini iletti.
02 Aralık 2025 Salı - 08:44
Boy kısalığına karşı modern çözüm: kemik uzatma yöntemleri
Kemik deformiteleri ve boy kısalığı, bireyleri sadece fiziksel değil, psikolojik açıdan da derinden etkiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Adnan Kara, kemiğin kendi iyileşme potansiyelini kullanan yeni nesil tedavilerin artık çok daha güvenli bir seçenek haline geldiğini vurguladı. Estetik kaygıların ötesinde ciddi bir sağlık sorunu olan kemik kısalığında, cerrahi tekniklerdeki gelişmelerle yeni bir dönem yaşanıyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Adnan Kara, bu yöntemlerin sadece doğuştan gelen anomalilerde değil, travma gibi nedenlerle sonradan gelişen kısalıklarda da başarıyla uygulandığına dikkat çekti. Yöntemin çalışma prensiplerini detaylandıran Prof. Kara, tedavi sürecinin artık hastalar için çok daha konforlu hale geldiğini vurguladı. Sadece boyunu uzatmak isteyenlerde kullanılmıyor Kemik uzatmanın, kemiğin kendi iyileşme mekanizmasını kullanarak gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Kara, "Kemiği kestikten sonra günde yaklaşık 1 milimetre uzatma yaptığınızda vücut kendi yeni kemik dokusunu oluşturmaya başlıyor. Bu yönteme ‘Distraksiyon Osteogenezisi’ deniyor. Özellikle boy kısalığı olanlarda, travmatik yaralanma sonrası kemikte kısalık gelişmiş hastalarda veya doğuştan kemik kısalığı bulunan kişilerde bu yöntem oldukça etkili" dedi. Prof. Dr. Kara, kemik uzatma yöntemlerinin sadece estetik amaçlarla değil, aynı zamanda sağlık sorunları nedeniyle de uygulandığını vurguladı. "Travmatik yaralanmalar, enfeksiyon tedavisi sonrası kemik kaybı veya deformite gibi durumlarda hastanın hem uzatma hem de deformite düzeltme ihtiyacı olabilir. Bu gibi durumlarda kemik uzatma yöntemleri önemli bir çözüm sunuyor" diye ekledi. Modern teknoloji ile daha konforlu tedavi Günümüzde kemik uzatma sürecinde kullanılan yöntemlerden birinin manyetik çiviler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kara, "Manyetik çiviler, kemiğin içinde yer alıyor ve dışarıda hasta herhangi bir aparat taşımıyor. Hasta elindeki manyetik cihazla günlük 1 mm uzatma yapabiliyor. Biz de süreci yakından takip ediyoruz. Bu yöntem hem daha konforlu hem de iyileşme süresini kısaltıyor" dedi. Prof. Dr. Kara, kemik uzatmada kemikten bağımsız olarak kas, sinir ve damarların adaptasyonunun kritik önemde olduğunu belirtti. "Eğer diz veya diğer eklemlerde hareket kısıtlılığı başlarsa veya sinire bağlı komplikasyonlar oluşursa, uzatma durduruluyor. Ama ideal hedefimiz, hastanın eksik olan kısalığını tamamen telafi edene kadar uzatmayı sürdürmek" ifadelerini kullandı. Hastalar için yeni tedavi yöntemi Prof. Dr. Kara, kemik uzatma yöntemlerinin hem sağlık hem estetik sorunları çözmede hastalara yeni bir umut sunduğunu vurguladı. "Eskiden bu tip kısalıklar hastalar için ciddi bir yaşam kalitesi sorunu oluşturuyordu. Artık modern yöntemler ve teknolojik cihazlarla, hem uzatma hem de deformitedüzeltme aynı anda yapılabiliyor. Bu, hastalarımız için büyük bir kazanım" şeklinde konuştu.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 17:42
Eskişehir’de acil sağlık ekiplerinin vakalara ulaşma süresi 5.7 dakikaya indi
Eskişehir İl Ambulans Servisi Başhekimliği ekiplerini şehir içinde vakalara ortalama 5.7 dakikada ulaşıldığı bilgisi aktarıldı. Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kapsamında Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’un katılmalarıyla İl Ambulans Servisi Başhekimliğinde bir program gerçekleştirildi. Düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı’nın açılış konuşmasıyla devam etti. "5,7 dakikada vakalara ulaşıyor, müdahale ediyor ve nakletmeye başlıyoruz" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise yaptığı konuşmada "Hepimiz hastanelerin sadece acillerini biliyoruz. Oysaki acillerin ötesinde bir de hastane öncesi acil sağlık hizmetleri konsepti var. İşte bu hastane öncesi, acil, sağlık hizmetleri konsept inin personeli burada huzurlarınızda bulunuyor. Eskişehir yaklaşık 44 tane acil sağlık hizmeti istasyonu 68 tane ambulansı 750 civarında çalışanıyla hastane öncesi acil sağlık hizmetlerini koordine ediyor. Bu hizmetlerde iki tane çok önemli parametre var. Hizmetlerimizin performans parametresi. Birisi şehir için ulaşıma 10 dakikada ne kadar vakaya ulaşabiliyoruz, şehir dışı kırsalda da 30 dakikada ne kadar süre ulaşıyoruz. Eskişehir ili dünden bugüne kadar bu bağlamda olağanüstü iyi performans göstermiştir. Şehir içinde vakaların yüzde 96’sına ilk 10 dakikada şehir dışına yaklaşık yüzde 93 vakaya ilk 30 dakika içinde ulaşma becerisine, organizasyonuna ve kapasitesine sahip. İl içinde biz ortalama şehir içinde ortalama 5,7- 5,8 dakikada vakalara ulaşıyor, müdahale ediyor ve nakletmeye başlıyoruz. Aslında bu rakamlar çok kıymetli, ATT, paramedik ve hekim arkadaşlarımız olarak çok hayati ve çok kritik süreçler yönetiyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye ortalamasının üzerinde bir durumda bu hizmetleri veriyoruz" Etkinlikte konuşan Vali Hüseyin Aksoy ise konuşmasında, "Gerek daire başkanımız gerekse sağlık müdürümüz Eskişehir ilimizdeki 112 Acil Sağlık hizmetleriyle ilgili sunulan kapasitemizi, yapılan çalışmaları sizlerle paylaştı. O rakamlara tekrar girerek vaktinizi almak istemiyorum. 112 Acil Sağlık Hizmetleri 112’den başlayan vatandaşımızın ihbarda bulunduğu çağrı merkezimize gelen ihbarlar sonucu hemen komuta kontrol merkezinden ilgili birimlere bu aktarılarak talep edilen noktaya en seri şekilde ulaşılarak müdahalelere başlanılıyor. Eskişehir ili olarak Türkiye ortalamasının belirlenen durumdan çok daha iyi bir noktada bu çalışmalarımızı ortaya koyuyoruz. Gerek şehir içerisinde gerekse kırsal kesim yapılan müdahalelerde Türkiye ortalamasının üzerinde bir durumda bu hizmetleri veriyoruz. İlk müdahale oldukça önemli, en hızlı şekilde müdahale oldukça önemli. Ve bu müdahale de bazen 1 dakika bazen 3 dakika bazen 5 dakika belki o kişinin yaşamla mücadelesinde çok önemli bir süre. O bakımdan erken intikal etmek, hemen müdahalede bulunmak ve daha ileri müdahale imkanlarının oluşacağı acil servislere bu hastalarımızı aktarmak oldukça önemli. Birçok doğal afetle karşılaşıyoruz, depremle karşılaşıyoruz. Farklı durumlarda 112 Acil ihtiyacı, acil hizmetlerine büyük bir ihtiyaç ortaya çıkıyor. 7 gün, 24 saat durmadan, hizmet veren bir birimimiz. Bunun hafta sonu yok, gecesi yok, bayram tatili yok. Arkadaşlarımız kendi aile yaşamından, özel yaşamından fedakârlık yaparak vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu bu noktalarda onlara hizmet vermek için özveriyle çalışıyor. Ben bu boyutuyla bu Acil Sağlık Hizmetlerinde çalışan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Karda, kışta, yağmurda, çamurda, gece, gündüz, hafta sonu, hafta işi demeden bu hizmetleri büyük bir özveriyle veriyorlar. Burada da ifade edildi özellikle toplumun duyarlı olması, başına bir durum geldiğinde ona nasıl müdahale edebileceği ilk yardım bilgisine sahip olunması bakımından da birçok çalışma koyuyoruz" dedi. "Eskişehir ili olarak çok büyük bir ambulans filosuna da sahibiz" İl Ambulans Servisi Başhekimi ve vekaleten Acil Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Erkan Duman, "Bizler sahada çok zor görevlerde bulunuyoruz. Her türlü afette, kazada ve medikal olsun tüm vakalara anında müdahale etmek için çıkıyoruz. Eskişehir ili olarak vakalara ortalama 5.7 dakika gibi bir sürede ulaşıyoruz. Kırsalda 30 dakika altında ulaşma oranlarımız yüzde 95’lerin üzerindedir. Acil Sağlık Hizmetleri kapsamında, Eskişehir ili olarak çok büyük bir ambulans filosuna da sahibiz" dedi. Programın sonunda Vali Aksoy, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, Başkan Yardımcısı Dr. Umut Aktaş, İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman ve beraberindekiler hafta sebebiyle hazırlanan resim sergisini gezdi. Acil Sağlık Hizmetleri Haftası Açılış Kutlama Programı’na; Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Vali Yardımcısı Yakup Güney, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, Başkan Yardımcısı Dr. Umut Aktaş, İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman ile diğer başkanlar, birim sorumluları ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder