Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Lahmacun ustası "Maçı kazanırsak bin lahmacun dağıtacağım" dedi, sözünü tuttu
İsrail’den İran’a yeni saldırı dalgası
İran’dan İsrail’e füze yağdı: En az 1 ölü
Devrim Muhafızları Ordusu: "El-Harc Hava Üssü’ndeki çok sayıda yakıt ikmal uçağını imha ettik"
Ceza infaz kurumuna ait servis aracı devrildi: 16 yaralı
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "Kara birlikleri olmadan bunu başarabiliriz"
Kaybolan otizmli Fırat her yerde didik didik aranıyor
SAĞLIK
Gördes’te STK’lara yönelik ‘hayat kurtaran’ eğitimler başladı
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:37:01
Manisa’nın Gördes ilçesinde sivil toplum kuruluşlarına yönelik başlatılan ilk yardım eğitimlerinin ilk durağı Gördes Off-Road grubu oldu. Jandarma ve 112 Acil Servis İstasyonu iş birliğiyle düzenlenen eğitimler, ilçe genelindeki tüm STK’lara verilecek. Gördes’te olabilecek kaza ve acil durumlarda bilinçli müdahale kapasitesini artırmak amacıyla geniş kapsamlı bir eğitim seferberliği başlatıldı. Gördes 112 Acil Servis İstasyonu personelinin eğitim desteği verdiği, Gördes İlçe Jandarma Komutanlığının ise ev sahipliği yaptığı programın ilk konukları Gördes Off-Road Grubu üyeleri oldu. İlçe Jandarma Komutanlığı salonunda gerçekleştirilen eğitimde, 112 Acil Servis İstasyonu Acil Tıp Teknisyeni (ATT) İbrahim Arga tarafından hayati bilgiler aktarıldı. Özellikle doğa sporları ve zorlu arazi şartlarında faaliyet gösteren off-road ekibine, olay yerinde yapılacak ilk müdahalenin altın kuralları uygulamalı olarak anlatıldı. Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin’in de yakından takip ettiği eğitimde, doğru müdahalenin hayat kurtaracağı vurgulandı. Eğitim serisinin ilk katılımcısı olan Gördes Off-Road Grubu üyeleri, aldıkları bilgilerin sahada kendileri için kritik önem taşıdığını ifade etti. Grup adına yapılan açıklamada, "Doğada her an beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu eğitim sayesinde profesyonel ekipler gelene kadar neler yapabileceğimizi öğrendik. Bu anlamlı iş birliği için hem Jandarma Komutanlığımıza hem de 112 ekiplerine teşekkür ediyoruz" denildi. İlçe genelindeki tüm sivil toplum kuruluşlarını (STK) kapsayacak şekilde planlanan eğitim serisinin, belirlenen takvim doğrultusunda diğer gruplarla devam edeceği öğrenildi. Amaç, ilçedeki toplumsal duyarlılığı ve acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkarmak olarak açıklandı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:01
Dijital çağın çocuk sağlığı üzerindeki etkileri
Dijitalleşmenin çocukların yaşamına etkileri günümüzün en büyük problemlerinden birisi haline geldi. Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, Türk Pediatri Kongresi’nde masaya yatırılacak. Artan postür bozuklukları, çocukluk çağı obezitesi ve azalan fiziksel aktivite gibi modern yaşamın getirdiği sağlık sorunları ve klinik yönetim yaklaşımları ele alınacak. Günümüz çocuklarının yoğun ekran maruziyeti, dikkat ve iletişim sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. "Ekran, Dikkat ve İletişim" başlıklı oturumda pediatristlerin klinikte sık karşılaştığı bu zorlu durumlar bilimsel veriler ışığında masaya yatırılacak. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ’ın ev sahipliğinde, pediatri alanının ulusal ve uluslararası ölçekteki önde gelen uzmanları, çocuk sağlığını tehdit eden güncel sorunlar, değişen yaşam alışkanlıkları ve yeni klinik yaklaşımlar kongrede çok yönlü olarak ele alacak. Pediatri alanındaki güncel gelişmelerin ve yeni tedavi yaklaşımlarının masaya yatırılacağı kongrede; geleceğimizin umudu olan çocuk sağlığını yakından ilgilendiren pek çok kritik konu bilimsel oturumlarda gündeme taşınacak. Kongrede, pediatri pratiğinde giderek daha fazla önem kazanan hasta hakları ve hekim sorumluluğu konusu da ele alınacak. Çocuk hastaların korunması, ailelerle iletişim süreçleri, etik sorumluluklar ve hukuki boyutlar uzmanlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Son yıllarda giderek artan vitamin, mineral ve protein takviyesi kullanımı, "Gerektiğinde mi, rutinde mi?" sorusu üzerinden masaya yatırılacak. Uzmanlar, çocuklarda bilinçsiz takviye kullanımının muhtemel risklerine dikkat çekerek bilimsel rehberler doğrultusunda doğru kullanım yöntemlerini paylaşacak. Özellikle sporcu sağlığı ile ilgili güncel yaklaşımlar dile getirilecek. Kongrede öne çıkan başlıklardan biri de çocukluk çağında sık görülen sağlık sorunlarından biri olan anemi olacak. Aneminin erken tanısı, nedenleri ve güncel tedavi yaklaşımları multidisipliner bakış açısıyla değerlendirilecek. Çocuklarda sık karşılaşılan zehirlenme vakalarında erken tanı, acil ve doğru müdahale ile klinik yönetim stratejileri değerlendirilecek. Ayrıca kronik hastalığı olan çocuklar, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar veya özel sağlık durumları bulunan çocuklarda aşılama konusuna da yer verilecek. Uzmanlar, özel durumlarda uygulanması gereken aşı takvimlerini ve klinik yaklaşımları paylaşacak.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:07
Konya’da "Yara Okulu" projesi hayata geçirildi
Konya Numune Hastanesinde özellikle uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalar için hayati önem taşıyan bası yaralarını (yatak yaraları) önlemek ve tedavi sürecini profesyonelleştirmek amacıyla kurulan Yara Okulu, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Hastanede düzenlenen açılış programında konuşan Başhekim Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, uzun süre yatmak zorunda kalan hastalar için bası yaralarının önemli bir risk oluşturduğunu belirterek, Yara Okulu projesi ile toplumda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ise, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Özellikle evde bakım ve yoğun bakım hastalarında bası yaralarının kısa sürede oluşabildiğini, ancak tedavi sürecinin aylar sürebildiğini belirten Doç. Dr. Yavuz, "Bu proje ile bir hastaya dahi dokunabilmek büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Programa katılan hasta ve hasta yakınlarına Yara Okulu Katılım Belgesi takdim edildi. Program, yapılan sunumların ardından dualar eşliğinde gerçekleştirilen kurdele kesimi ile sona erdi. Programa, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Himmet Durgut, Personel Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Hakan Çetinkaya, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hasan Çifci, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Ergin, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Halil Ekrem Akkurt, Meram Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ömer Adil İlhan, Numune Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, merkez hastane idarecileri, sağlık çalışanları, hastalar ve çok sayıda hasta yakını katıldı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:04
Nosecraft’da eğitim ve canlı cerrahi bir arada
Burun estetiği alanında önde gelen uzmanları bir araya getiren "NoseCraft:FromCrafttoArt" canlı cerrahi toplantısı, bu yıl üçüncü kez Medipol Eğitim ve Sağlık Grubu bünyesinde gerçekleştirildi. Organizasyonda, katılımcılar en güncel rinoplasti tekniklerini yakından takip etme fırsatı buldu. Toplantı kapsamında primer kadın rinoplasti, eğri ve deforme erkek rinoplasti ile zor bir revizyon vakası olmak üzere üç canlı cerrahi gerçekleştirildi. Rinoplastialanında uluslararası düzeyde dikkat çeken "NoseCraft:FromCrafttoArt" toplantısı, bu yıl da alanında uzman isimleri İstanbul’da buluşturdu. Medipol Eğitim ve Sağlık Grubu bünyesinde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erkan Soylu öncülüğünde düzenlenen organizasyonda, canlı cerrahi uygulamalarıyla modern teknikler katılımcılarla birebir paylaşıldı. Programa Medipol Sağlık Grubu İşletme Direktörü Özer Koca ve Medipol Mega Üniversite Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Gazi Yiğitbaşı da katılım sağladı. Üç farklı canlı ameliyat gerçekleştirildi Toplantı kapsamında üç farklı inoplasti ameliyatı canlı olarak gerçekleştirildi. Primer kadın rinoplasti, eğri ve deforme erkek rinoplasti ile zor bir revizyon rinoplasti operasyonları, konferans salonundan anlık olarak katılımcılara aktarıldı. Katılımcılar, ameliyat sürecini tüm detaylarıyla izleme ve teknikleri doğrudan öğrenmefırsatı buldu. Etkinlik boyunca rinoplasti alanında öne çıkan seçkin hekimler de deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Farklı vaka örnekleri üzerinden yapılan değerlendirmelerle, cerrahi teknikler ve hasta yönetimi konusunda önemli bilgiler aktarıldı. "Rinoplasti zanaattan sanata uzanan bir süreç" NoseCraft toplantısının temel yaklaşımını anlatan Prof. Dr. Soylu, rinoplastinin yalnızca teknik bir ameliyat olmadığını, aynı zamanda estetik bakış açısı ve deneyim gerektiren çok katmanlı bir süreç olduğunu vurguladı. Burun estetiğinin hem mühendislik hem de heykeltıraşlık yönü bulunduğunu ifade eden Prof. Soylu, "Öncelikle yüzün ortasında yer alan ve hem nefes alma fonksiyonunu sağlayan hem de dış görünümü belirleyen sağlam bir yapı kuruyoruz. Bu yapı; dayanıklı, dengeli ve uzun yıllar formunu koruyabilecek şekilde planlanmalı. Ardından bu iskeleti kişinin yüzüne en uygun, doğal ve estetik görünüme kavuşturuyoruz. İşte bu da işin sanatsal tarafını oluşturuyor" dedi. Her cerrahın kendine özgü bir tekniği var Rinoplastininameliyat öncesi planlamadan ameliyat sürecine ve sonrasındaki hasta yönetimine kadar her aşamasıyla oldukça zor bir alan olduğuna dikkat çeken Prof. Soylu,"20 yılı aşkın deneyimi ve binlerce ameliyata rağmen hâlâ her vakada yeni şeyler öğreniyoruz. Bu tür uluslararası toplantıların en büyük katkısı farklı bakış açılarını görmek oluyor.Her cerrahın kendine özgü bir tekniği var. Ancak başkalarının yaklaşımını görmek, farklı çözüm yollarını keşfetmek mesleki gelişim açısından çok kıymetli" ifadelerini kullandı. Canlı cerrahilerle rinoplastinin geniş yelpazesi gösteriliyor Toplantının içeriğine ilişkin detayları paylaşan Prof. Dr. Soylu,"Organizasyonda canlı cerrahiler özellikle farklı hasta profillerini kapsayacak şekilde planlanıyor.Katılımcılar teorik bilginin ötesine geçerek ameliyat sürecini birebir izleme fırsatı buluyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da üç farklı cerrahi vaka planladık. Primer kadın rinoplasti, eğri ve deforme erkek rinoplasti ile zor bir revizyon rinoplasti operasyonları yapacağız. Bu üç farklı ameliyatın rinoplastinin önemli bir bölümünü kapsıyor. Canlı cerrahiler katılımcılara gerçek zamanlı öğrenme imkânı sunuyor" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 10:27
Boynunda kemoterapi, kalbinde meslek aşkı: İki farklı kanser ile mücadele eden hekimin sarsılmaz azmi
4
26 Mart 2026 Perşembe- 14:43
Nefes darlığı her zaman akciğer kaynaklı olmak zorunda değil
5
27 Mart 2026 Cuma- 11:39
Doktor uyardı: "İş yerinde saatlerce hareketsiz kalmayın"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 09:45
Yabancı doktorlar tecrübe için Türk doktorlarını seçti
Üçü Suudi Arabistan’dan 1’i ise Mısır’dan Eskişehir’e gelen hekimler, ESOGÜ Tıp Fak Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Berat Acu’yu operasyon anında canlı şekilde izleyerek tecrübe edinme fırsatı yakaladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi’ne gelen 3’ü Suudi Arabistan’dan 1’i ise Mısır’dan gelen Ali Alsaadi, Mubarak Alqahtani, Ali Alsaadi ve Sherıhan Waheed isimli 1’i kadın 4 girişimsel radyolog, buraya Endobiliyer RF Ablasyonu, tiroid ablasyonu ve memede bulunan iyi huylu kitlelerin (fibroadenom) ablasyonu vakalarını gözlemlemek ve eğitim almak için geldiler. Kentte konakladıkları otelden Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gelen 4 yabancı girişimsel radyolog, operasyon esnasında ESOGÜ Tıp Fak Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Berat Acu’yu canlı bir şekilde izleme imkanı edindi. Gelişimleri için oldukça önemli olan etkinlikte 4 Girişimsel Radyolog, Prof. Dr. Acu’yu dikkatle seyrettikleri gözlendi. "İki hastamızda da tiroit ablasyonu yapacağız" ESOGÜ Tıp Fak Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Berat Acu, "Bugün toplam yedi hastamız var. Bu hastalardan üçü, meme kitleleriyle ilgili. Bunlarda kapalı ameliyat dediğimiz, ameliyatsız yöntemle, herhangi bir kesi yapmadan tümörü yakarak hastanın problemini çözeceğiz. İki hastamızda da tiroit ablasyonu yapacağız. Bu da yine ameliyatsız bir çözüm yöntemi olup, tiroit bezini çıkarmadan içerisindeki tümöral dokuyu yakarak hastanın sorununu çözmeyi amaçlıyor. Bir hastamızda ise karaciğerdeki büyük ve iyi huylu bir kitleyi tedavi edeceğiz. Normalde bu tür kitleler cerrahi olarak çıkarıldığında hastada komplikasyon riski çok fazla oluyor, ancak biz onu yine damar içi yöntemle, yani kapalı yöntemle tedavi etmeye çalışacağız. En son hastamızın problemi ise pankreas kanserinin ana safra kanalını tıkamasına bağlı olarak gelişen sarılıktır. Bu sarılığı stent yöntemiyle çözüme kavuşturacağız" diye konuştu. "Şu ana kadar gayet etkileyiciydi" Yurtdışından tecrübe kazanmak için kendini izlemeye gelen radyologlar hakkında da konuşan Prof. Dr. Acu, şöyle konuştu; "Bugün bize dört hekim arkadaş katılıyor; üç Suudi Arabistan’dan, biri de Mısır’dan geliyor. Vakaları biz yapacağız, onlar seyredecekler. Nasıl yaptığımızı ve hangi prosedürleri kullandığımızı öğrenecekler. Ana safra kanalı tümör tarafından tıkandığında hastada sarılık ortaya çıkar. Biz bu tümörü yakma yöntemiyle safra kanalı açıklığını sağlayabiliyor ve böylelikle hastadaki sarılığı ortadan kaldırabiliyoruz. Bu işlemin adı Endobiliyer RF (Radyofrekans) işlemidir. Bu işlem de yine kapalı yöntemle yapılıyor ve hasta için oldukça konforlu, yeni bir tekniktir. Bu tekniği Türkiye’de uyguluyoruz. Evet, hastayı herhangi bir şekilde kesmeden, tamamen kapalı yöntemle o tümörü yakarak oraya bir stent yerleştirmek suretiyle safra kanalını açık tutuyor ve hastadaki sarılık problemini ortadan kaldırıyoruz." "Şu ana kadar gayet etkileyiciydi" Mısır’dan Türkiye’ye gelen ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde operasyon esnasında Prof. Dr. Berat Acu’yu canlı bir şekilde izleyen Sherıhan Waheed, "Şu ana kadar gayet etkileyiciydi. Tabii yeni şeyler ve yeni prosedürler göreceğimiz için de heyecanlıyız. Daha önce bir Türk hastanesinde bulunmamıştım; şu an ilk defa bulunuyorum. Gördüğüm kadarıyla gayet iyi organize edilmiş. Umarım gelecekte de ülkelerimiz arasında, özellikle bu yöntemlerle alakalı, operasyon gerçekleştirebiliriz" dedi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 09:44
Küçük önlemler, boğaz ağrısını önleyebilir
Kış aylarında sıkça görülen boğaz ağrısı ve tahrişi, günlük yaşamı olumsuz etkileyebildiğini belirten uzmanlar, bazı doğal yöntemlerin de ilaç tedavisinin de kullanılabileceğini söyledi. Mevsim geçişleri, havaların biranda ısınıp soğumasıyla görülme sıklığı artan boğaz ağrısı, viral veya bakteriyel kaynaklı olarak ortaya çıkabiliyor. Enfeksiyonların yol açtığı boğaz ağrısına zaman zaman ateş, öksürük, burun akıntısı, hapşırma, bulantı ve baş ağrısının eşlik ettiğini dile getiren Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, şunları söyledi; "Boğaz ağrısına, virüslerin varlığı, bakteriyel enfeksiyonlar ve diğer dış etkenler sebep olabilir. Viral enfeksiyonların sebep olduğu boğaz ağrısı, tıbbi tedavi uygulanmakla beraber, bazen de kendiliğinden düzelen bir durumdur. Bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanan boğaz ağrısı ise antibiyotik ilaçlar veya besinler yardımıyla tedavi edilmektedir. Bunun haricinde yeteri kadar dinlenmek, uyumak, yüksek sesle konuşmamak da boğaz ağrısıyla başa çıkmanın yolları arasındadır." En güçlü doğal antibiyotik Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, boğaz ağrısının doğal yollarla da tedavi edilebildiğini belirterek ağrı ve tahrişe iyi gelen çözümleri anlattı; "Sık sık su içmek, boğazın kurumasını ve tahriş olmasını önleyebilir. Sabahları zencefil ve 1 tatlı kaşığı bal karıştırılarak tüketilebilir. Asetik asit içeriğinden dolayı sirke de boğazdaki bakterileri etkisiz hale getirmeye yardımcı olur. 1 çay bardağı ılık suya 2 çorba kaşığı sirke ekleyerek gargara yapmak yeterli olacaktır. İyotsuz tuz ile yapılan gargara da bakteriler ile savaşmada etkilidir. 1 fincan ılık suya 1 çay kaşığı iyotsuz tuz atılarak gargara hazırlanabilir." Ihlamur iltihaplanmayı önlemeye yardımcı olur Antienflamatuvar özelliğiyle ıhlamurun iltihaplanmayı önlemeye destek olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Ciğerli, "Ihlamur, iltihaplanmayı önler ve doğal antienflamatuvar özellik gösterir. Ihlamur çayı içmek de boğaz enfeksiyonlarıyla başa çıkmada etkili olacaktır. Soğan ve sarımsak da en güçlü doğal antibiyotik kaynaklarındandır. Bu besinlerin tüketimi hem viral hem de bakteriyel enfeksiyonlarla başa çıkmada son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 09:34
"Obezite cerrahisinin başarısı, kurallara harfiyen uyuma bağlı"
Çağın vebası olarak nitelendirilen obezitenin sadece estetik bir kaygı değil, kronik bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Sıtkı Yüksel, "Cerrahi, hastaya açılan bir kapıdır; o kapıdan sağlıklı geçmek ise kurallara harfiyen uymakla mümkündür" dedi. Vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve Vücut Kitle İndeksi’nin (BMI) 30’un üzerinde olmasıyla tanımlanan obezite, günümüzde diyabetten kalp hastalıklarına kadar pek çok ölümcül tablonun temel nedeni olarak gösteriliyor. Medical Park TEM Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Sıtkı Yüksel, obezitenin nedenleri, cerrahi tedavi seçenekleri ve iyileşme sürecindeki altın kurallar hakkında bilgiler paylaştı. "Obezite sadece çok yemek değildir" Obezitenin tek bir sebebe bağlanamayacak kadar karmaşık bir hastalık olduğunu belirten Op. Dr. Mustafa Sıtkı Yüksel, faktörleri şöyle sıraladı: "Aşırı ve yanlış beslenme ile fiziksel aktivite yetersizliği en bilinen nedenlerdir. Ancak genetik faktörler, hormonal ve metabolik etmenler, psikolojik durum, sık aralıklarla uygulanan şok diyetler, sigara-alkol kullanımı, antidepresan gibi bazı ilaçlar, doğum sayısı ve hatta bebeklikte anne sütünün yetersiz alınması bile obeziteye zemin hazırlayan faktörler arasındadır". Obezitenin vücutta oluşturduğu tahribatın ciddiyetine dikkat çeken Op. Dr. Yüksel, "Aşırı kilo, sadece kıyafetlerin içine sığamamak demek değildir. Vücutta biriken aşırı yağ dokusu, hormonal dengeyi bozan, inflamasyonu (yangıyı) tetikleyen aktif bir organ gibi çalışır" dedi. Kimler ameliyat masasına yatabilir? Her kilo sorunu yaşayan kişinin ameliyat için uygun olmadığını belirten Op. Dr. Yüksel, tıbbi kriterleri şu şekilde açıkladı: "Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40’ın üzerinde olanlar: Bu grup doğrudan ameliyat adayıdır. VKİ 35-40 arası olup yandaş hastalığı olanlar: Tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması (NAFLD), kısırlık veya kalp hastalıkları gibi obezite kaynaklı sorunları bulunanlar. Diğer yöntemleri denemiş olanlar: Uzman denetiminde en az 1 yıl diyet ve egzersiz yapmasına rağmen kilo veremeyenler. Bağımlılığı olmayanlar: Aşırı alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı bulunmayanlar. Uyum yeteneği olanlar: Ameliyat sonrası tıbbi ekiple iş birliği yapabilecek anlama ve uyum kabiliyetine sahip kişiler." "Altın standart olarak kabul edilen tek bir ameliyat yok" Obezite cerrahisinde ’altın standart’ olarak kabul edilen tek bir ameliyat olmadığının altını çizen Op. Dr. Mustafa Sıtkı Yüksel, "Obezite cerrahisinde kişiye özel planlama önemlidir. Karar sürecinde hastanın VKİ’si, ek hastalıkları ve beslenme alışkanlıkları belirleyicidir. Örneğin, son yıllarda Tüp Mide en sık uygulanan yöntem olsa da, ciddi gastroözefagial reflüsü olan bir hastada Roux-en-Y Gastrik Bypass ilk tercih olabilir" dedi. "En sık uygulanan cerrahi seçenekler" Op. Dr. Yüksel, en sık uygulanan yöntemleri şöyle detaylandırdı: "Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi): Midenin yaklaşık yüzde 80’inin çıkarılarak tüp haline getirilmesidir. Bu yöntemle hem hacim küçülür hem de açlık hormonu Ghrelin’in kaynağı vücuttan uzaklaştırılır. Vitamin emilim bozukluğu bypass’a göre daha azdır ve midenin anatomik yapısı korunduğu için ileride endoskopi yapılmasına engel teşkil etmez. Roux-En-Y Gastrik Bypass: Hem mide küçültülür hem de ince bağırsağın bir kısmı devre dışı bırakılarak emilim azaltılır. Mide ikiye ayrılır ancak vücuttan parça çıkarılmaz. Özellikle Tip 2 diyabet tedavisinde metabolik etkisi güçlüdür. Ancak vitamin ve mineral desteği ihtiyacı tüp mideye oranla daha fazladır. Minigastrik Bypass: Roux-en-Y’ye benzer ancak bağırsakta bölme işlemi yapılmaz, tek bir ek yeri vardır. Metabolik etkisi güçlüdür ancak nadiren safra reflüsü şikayeti gelişebilir". "İlk 15 gün sadece sulu gıdalar yenilebilir" Ameliyattan sonraki beslenme düzeninin hayati önem taşıdığını belirten Op. Dr. Yüksel, "Ameliyat sonrası dönemde hastalarımızın beslenme alışkanlıklarını yeniden düzenlemesi gerekir. İlk 15 gün sadece sulu gıdalar, sonraki 15 gün püre dönemi uygulanır. Katı gıdalara ancak 1. aydan sonra geçilir" dedi. "Ameliyatın başarısı için hasta uyumu şart" "Ameliyat başarısının yarısında pay cerrahinin ise, diğer yarısı hastanın uyumuna bağlıdır" diyen Op. Dr. Yüksel, dikkat edilmesi gerekenleri şöyle açıkladı: "Ameliyat sonrası ilk haftalarda sıvı, püre ve yumuşak gıda dönemlerinden oluşan kademeli bir geçiş süreci uygularız. Hastalarımıza protein ağırlıklı beslenmeyi, gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durmayı, yemeklerle birlikte sıvı tüketmemeyi öğretiriz. Ayrıca, ilk aylarda vitamin ve mineral destekleri kullanılması gerekebilir. Düzenli kontrollerin aksatılmaması, sağlıklı kilo kaybının sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşır." "En sık yapılan 5 kritik hata" Op. Dr. Mustafa Sıtkı Yüksel, hastaların ameliyat sonrası sık yaptıkları hataları şöyle sıraladı: "Vitamin kullanmamak: Kan değerleri bir süre normal gitse de sonrasında ani düşüşler ciddi sağlık sorunları oluşturur. Vitamin kullanımı zorunludur. Yetersiz su tüketimi: Su, iyileşmeyi hızlandırır ve enerji verir. Susuzluk halsizliğe yol açar. Hareketsizlik: Ameliyattan 2 hafta sonra günde en az 30 dakika yürüyüş veya yüzme gibi egzersizlere başlanmalıdır. Alkol tüketimi: Alkol boş kalori kaynağıdır ve kilo vermeyi durdurur. Gazlı içecekler: Karbonatlı içecekler mideyi genişletebilir ve gaz ağrısına neden olarak ameliyat sonrası uyarıcı ağrıların maskelenmesine yol açabilir". "Tekrar kilo almak mümkün" Midenin büyüyebilen bir organ olduğu uyarısında bulunan Op. Dr. Yüksel, katı-sıvı kuralına (yemekle birlikte su içmemek) uymayan, ameliyat sonrasında dondurma, çikolata gibi yüksek kalorili gıdaları tüketen hastalarda geri kilo alımının görülebileceğini belirtti. "Sadece midenin küçültülmesi yetmez, zihniyet de değişmeli" Op. Dr. Mustafa Sıtkı Yüksel, sözlerini şöyle tamamladı: "Obezite cerrahisi sonrası başarı, sadece midenin küçülmesiyle değil, hastanın zihninin de değişmesiyle gelir. Duygusal yeme bozuklukları için psikolojik destek almak ve ilk 1 yıl diyetisyen takibinde kalmak, sürecin sağlıklı yönetilmesi için şarttır."
03 Aralık 2025 Çarşamba - 09:21
Erzurum’da HIV/AIDS farkındalığı
Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde Dünya AIDS Günü Farkındalık Toplantısı düzenlendi Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi, Dünya AIDS Günü kapsamında "HIV/AIDS Farkındalık ve Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirdi. Alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen programda HIV epidemiyolojisi, indikatör hastalıklar ve HIV’in metaforik yansımaları ele alındı. Toplantının oturum başkanlığını Prof. Dr. Zülal Özkurt ve Prof. Dr. Ayşe Albayrak yürütürken, sunumlar Doç. Dr. Fatma Kesmez Can, Doç. Dr. Handan Alay ve Prof. Dr. Kemalettin Özden tarafından gerçekleştirildi. Etkinlik, Emine Gözde Hancıgaz ve Ömer Eren Korkmaz’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Toplumda HIV/AIDS konusunda farkındalığı artırmayı hedefleyen toplantı, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 09:10
Ağrısız tuzak: Murat Cemcir’in yaşadığı kanama 50 yaş üstünü vuruyor
Ünlü oyuncu Murat Cemcir’in yoğun bakıma alınmasına neden olan divertikül kanaması, özellikle 50 yaş üstü bireylerde sinsi bir tehlike olarak öne çıkıyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, genellikle ağrısız gelişen ancak hayati risk taşıyan bu kanamalara karşı uyardı. İç kanama şüphesiyle hastaneye kaldırılan oyuncu Murat Cemcir’in yaşadığı süreç, gözleri divertikül hastalığına çevirdi. Konuya ilişkin önemli bilgiler paylaşan Prof. Dr. Esin Korkut, "Divertikül kanaması, kalın bağırsak duvarında oluşan küçük cep şeklindeki çıkıntıların (divertikül) damarlarında meydana gelen yırtılma veya zedelenmedir. Genellikle ani gelişir ve ağrısız bir bağırsak kanaması olarak kendini gösterir" dedi. Çoğu zaman belirti göstermiyor Divertiküllerin özellikle kalın bağırsakta, küçük baloncuklar şeklinde ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Korkut, "Divertiküller yaşla birlikte özellikle 50 yaş üstü, yoğun kabızlık sorunu olan hastalarda görülüyor. Çoğu zaman herhangi bir şikâyet oluşturmadan kolonoskopide tesadüfen tespit ediliyor. Ancak komplikasyonlar ortaya çıktığında ciddi ağrı ve yoğun kanamaya yol açabiliyor" diye konuştu. Çarpıntı ve halsizliğe dikkat Divertiküler kanamaların genellikle parlak taze kan şeklinde ortaya çıktığını ve hemoroid kanamalarından ayırt edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Korkut, "Hastalar genellikle çarpıntı, halsizlik ve genel durum düşkünlüğü ile acil servislere başvuruyor. Tanı için kolonoskopi ya da kolonoskopiyle tanı koyamadığımız vakalarda tomografi ve BT anjiyografi uygulanıyor ve aynı seansta tedavi edilebiliyor" ifadelerini kullandı. Adım adım tedavi yöntemleri Özellikle ileri yaşta, kabızlık sorunu yaşayan ve ek hastalıkları olan, kan sulandırıcı kullanan hastaların risk altında olduğunu belirten Prof. Korkut, "Divertikülleri tesadüfen veya komplikasyon sonrası tespit edilen hastalarda lif tüketimini artırmak, bol sıvı almak, günlük egzersiz yapmak, sigara ve obeziteye dikkat etmek büyük önem taşıyor. Kan sulandırıcı kullanımı varsa mutlaka hekim kontrolünde alternatif seçenekler değerlendirilmeli" dedi. Divertiküler kanamaların basit kanamalar olmadığını, hayatı tehdit edebileceğini ifade eden Prof. Korkut, "Yüzde 80 oranında kanama kendi kendine durabiliyor. Gerekli durumlarda kolonoskopik girişimler veya nadiren cerrahi müdahaleler uygulanıyor. Tedavi sonrası yakın takip ile hastaların durumu stabilize ediliyor" diyerek sözlerini tamamladı.
02 Aralık 2025 Salı - 17:02
Denizli’de gelen 475 bin çağrıda 104 bin hastaya ambulans hizmeti verildi
Denizli İl Sağlık Müdürü Uz.Dr. Berna Öztürk, 1-7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kapsamında Denizli’de yürütülen acil sağlık hizmetleri hakkında bilgi vererek 112 çalışanlarının her şartta fedakarca görev yaptığını vurguladı, hafta kapsamında toplumun duyarlılığının arttırılmasının gerektiğini ifade etti. 112 Acil Sağlık Hizmeti çalışanlarının, vatandaşların en zor anlarında yanlarında olan görünmez kahramanlar olduğunu belirten Denizli İl Sağlık Müdürü Uz.Dr. Berna Öztürk, sahada görev yapan 112 çalışanlarının insan hayatını önceleyen bir sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini söyleyerek; "Acil Sağlık Hizmetlerinin sunulmasında büyük emeği olan ve hayatlarını can kurtarmaya adamış sağlık çalışanlarımızın, 112 Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kutlu olsun" dedi. Denizli’de acil sağlık hizmetlerindeki rakamları da paylaşan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz.Dr. Berna Öztürk; "İl geneli 39 Acil Sağlık İstasyonumuzda 589 sağlık çalışanımızla acil sağlık hizmetlerini yürütüyoruz. Vakaya ulaşma oranımız kent merkezimizde ilk 10 dakikada %95, kırsal alanlarda ise ilk 30 dakikada %96 civarındadır. İlimizde merkezde vakaya ulaşma süresi 5 dakika 20 saniye, kırsal bölgelerde ise 14 dakika 8 saniye olarak gerçekleşmektedir. Acil Çağrı merkezi bünyesinde bulunan Komuta Kontrol Merkezine yapılan ihbarların değerlendirilmesi neticesinde tüm acil vakalara acil sağlık hizmeti sunulmakta, 24 saat online takip edilmekte, dijital sistem ile ilimiz genelinden gelen çağrılar haritalar üzerinden izlenebilmektedir. 2025 yılında Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü İl Ambulans Servisi Başhekimliğine bağlı sağlık birimine aktarılan 475 bin 645 çağrıyı, sağlık birimimiz değerlendirdi ve 104 bin 340 hastaya 112 Acil Ambulans görevlendirmesi yapılarak müdahale ve nakil hizmeti sunuldu. Yine ilimizde 1 adet kar paletli ambulans, 1 adet 4 yaralı taşıma kapasitesi olan ambulans, 1 adet yoğun bakım ve obez ambulansı, 1 adet yeni doğan ambulansı, 1 adet motosikletli acil müdahale ekibi olmak üzere toplamda 111 adet 112 ambulansı ile hizmet veriyoruz" dedi. Hafta kapsamında Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından okullarda bilgilendirme çalışmaları, farkındalık etkinlikleri ve 112 Çağrı Merkezi’ne yönelik tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirileceğini ifade eden Uz.Dr. Berna Öztürk, 112’yi gereksiz aramaların acil müdahaleleri aksattığını hatırlattı ve sözlerini şöyle devam ettirdi: "112 Acil Sağlık Hizmeti çalışanlarımız canla başla çalışırken, 112 çağrı merkezine yapılan asılsız çağrılar, yanlış adres verilmesi, trafikte sürücülerin ambulansa yol vermemesi gibi nedenlerden dolayı maalesef ekiplerimizin vakalara ulaşması zorlaşıyor. 112 çağrı merkezinin saniyelerin bile kritik önem taşıdığı anlarda insanların yaşamla ölüm arasındaki çizgide uzanan bir hayat köprüsü olduğunu unutmayalım. 112, hayat kurtarmak için var. Lütfen acil olmayan durumlarda bu hattı meşgul etmeyelim" dedi.
02 Aralık 2025 Salı - 16:54
Süzme balda sahtecilik: 3 firma listeye eklendi
Ankara, Bursa ve Gümüşhane’deki firmalara ait süzme bal ürünlerinde taklit-tağşiş tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı, ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesine arıcılık ürünleri grubundan 3 firma daha eklendi. Ankara, Bursa ve Gümüşhane’de olmak üzere firmalara ait süzme bal ürünlerinde taklit-tağşiş tespit edildi. Bakanlığın yayımladığı listeye göre; Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde faaliyet gösteren ‘Ravza Bal -Mustafa Keleş’ firmasına ait ‘Ravza Bal Süzme Çiçek Balı’, Ankara’nın Akyurt ilçesindeki ‘Vahit Yıldız Balsu -Vahit Yıldız’ firmasına ait ‘Ecegün Süzme Çiçek Balı’, Bursa Nilüfer’deki Asbal Gıda Turizm İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firmasına ait ‘Asbal Süzme Çiçek Balı 500 G’, ürünlerinde taklit veya tağşiş yapıldığı belirlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdalara ulaşabilmesi adına "guvenilirgida.tarimorman.gov.tr" adresi üzerinden düzenli olarak güncellediği listeleri kamuoyuyla paylaşmayı sürdürüyor.
02 Aralık 2025 Salı - 16:41
Fatma ninenin 50 yıldır görmeyen sağ gözü ameliyat ile görmeye başladı
Mersin’in Tarsus ilçesinde 80 yaşındaki kadının 50 yılı aşkın süredir görmeyen gözü yapılan operasyonla ışığa kavuştu. Kırklarsırtı Mahallesi’nde yaşayan 80 yaşındaki Fatma Çöküş’ün sağ gözü 25-30’lu yaşlarda görmemeye başladı. Doktorların sinirlerin öldüğünü artık göremez diyerek umut vermediği Çöküş’ün 50 yıldır görmeyen gözü Tarsus Devlet Hastanesi’ne atanan göz doktoru Ümit Yapıcı sayesinde görmeye başladı. Geçtiğimi ay ameliyata alınan Çöküş, başarılı operasyonun ardından 50 yılı aşkın süre sonra yeniden gördü. Artık gördüğünü belirten ve 50 yıllık görmeyen gözünün açıldığını belirten Fatma Çöküş, doktor Ümit Yapıcı, hastaneye ve bu imkanı sunan devlete teşekkür etti. Operasyonla ilgili bilgi veren Tarsus Hastanesi Göz Doktoru Operatör Dr. Ümit Yapıcı Dr. Yapıcı, "Fatma teyze yaklaşık 1 ay kadar önce polikliniğimize geldi. Sağ gözünde ileri derece katarakt vardı. Nerdeyse umudunu kesmişti o gözünden. Teyzeye sorduğumda sağ gözünün 50 yıldır görmediğini ve kimsenin ameliyat etmediğini söyledi. Teyzeyle konuştuk sağ olsun bana ve ekibime güvendi. Gerekli tetkiklerin ardından kendisinin ameliyatını planladık ve güzel bir ameliyat geçirdi. Ameliyattan sonra bize ışık gördüğünü söyledi o an çok duygusal bir andı. Umarım hayatı boyunca hep böyle şanslı karşılaşmalar yaşar ve böyle başka bir sağlık sorunu çekmez" dedi. Ameliyatta karşılaştıkları kataraktın çok sertleştiğine dikkat çeken Yapıcı, "Büyümeyen göz bebeğinden bir cihaz yardımıyla onu çıkarttık. Zor geçti. Ama güzel ve doğru bir teknikle ekip olarak güzel bir ameliyat geçirdik. Pencereden sert bir kayayı parçalayıp çıkarmak gibi düşünebilirsiniz" ifadelerini kullandı.
02 Aralık 2025 Salı - 16:34
Bakan Memişoğlu: "Son 20 yılda acil sağlık hizmetlerinde küresel bir başarı hikayesine imza attık"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Son 20 yılda acil sağlık hizmetlerinde küresel bir başarı hikayesine imza attık. 480 olan istasyon sayımız bugün 3 bin 500’ü aştı. Ambulans filomuzu 40 kat büyüterek 6 bin 300’ün üzerine çıkardık" dedi. Bakan Memişoğlu, Otomatik Ekstrenal Defibrilatör (OED) Yaygınlaştırılması Programı’na katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, OED cihazının, ani kalp durması geçiren kişilerde kalp ritmini otomatik olarak analiz eden ve gerektiğinde hayat kurtarıcı elektrik şoku veren taşınabilir tıbbi bir cihaz olduğunu ve bu cihazın teknolojik olarak hayati bir önem taşıdığını belirtti. OED cihazının, kullanıcıya sesli ve görsel komutlarla rehberlik ettiğini açıklayan Bakan Memişoğlu, 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek ‘Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı Yönetmeliği’ ile birlikte, OED’nin halka açık alanlarda ulusal düzeyde yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini vurguladı. "Bugün Türkiye, en zorlu durumlarda hızlı ve etkili şekilde müdahale edebilen ülkelerden biridir" Türkiye’nin son 20 yılda sağlık yönetiminde geliştiğini ve gelişmeye devam ettiğini belirten Bakan Memişoğlu, "Bugün Türkiye, afetlerden salgınlara kadar en zorlu durumlarda hızlı ve etkili şekilde müdahale edebilen ülkelerden biridir. Artık sağlıkta dünyayı takip eden değil; deneyimiyle örnek alınan bir Türkiye var. İşte bu sağlam altyapının üzerine bugün, teknolojik bir atılımı daha ekliyoruz. Acil durumlarda saniyelerin hayati önem taşıdığı o kritik anlar için, ASELSAN iş birliği ve yerli mühendisliğimizin gücüyle geliştirilen OED projesini hayata geçiriyoruz. Bu proje, Türkiye’nin sağlık vizyonunda tarihi bir eşiktir. Bizler, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturunun temsilcileri olarak; teknolojiyi insan hayatının hizmetine sunmayı en büyük görev addediyoruz. Sağlıkta son çeyrek asırda gerçekleştirdiğimiz sessiz devrim, bugün dijitalleşme ve yerli üretimle taçlanmaktadır. ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuz, veriyi bilgiye, bilgiyi ise hikmete ve hizmete dönüştüren bir anlayışı temsil ediyor. Bugün tanıtımını yaptığımız Otomatik Şok Cihazları, kalp durması gibi müdahalenin saniyelerle ölçüldüğü anlarda, ambulans ekibimiz ulaşana kadar vatandaşımızın hayata tutunmasını sağlayacak bir yaşam köprüsüdür. ASELSAN imzalı bu yerli cihazlarımız, kullanıcı dostu arayüzü, Türkçe sesli komut sistemi ve ‘sizi yönlendiren akıllı teknolojisi’ ile vatandaşlarımızı o anın kahramanı yapabilecek donanımdadır. Cihaz, ritmi analiz eder, şok gerekip gerekmediğine karar verir. Hazırladığımız ‘OED Yönetmeliği’ ile 2026-2028 yıllarını kapsayan stratejik planımız çerçevesinde; havaalanları, AVM’ler, istasyonlar gibi insan yoğunluğunun fazla olduğu alanlarda bu cihazların bulundurulmasını kademeli olarak artıracağız" diye konuştu. "Amacımız vatandaşlarımızın ilk yardım bilincini güçlendirerek her kişiyi potansiyel bir hayat kurtarıcı haline getirmektir" OED’nin kalp krizi ve kalp durması gibi durumlarda kurtarıcı bir rol oynayacağını vurgulayan Bakan Memişoğlu, toplumsal bilinç açısından bu cihazı herkesin kullanabilme kabiliyeti olması gerektiğini vurgulayarak, "Amacımız şudur. Nasıl ki ambulanslarımız trafikte milletimizle güçlü bir iş birliği içinde hareket ediyorsa, bu uygulamayla acil sağlık zincirinin ilk halkasını güçlendiriyor, her bir vatandaşımıza ‘Kalp Durduğunda Siz Durmayın’ diyoruz. Bu aynı zamanda bir toplumsal dayanışma çağrısıdır. Amacımız vatandaşlarımızın ilk yardım bilincini güçlendirerek, her kişiyi potansiyel bir hayat kurtarıcı haline getirmektir. Herkesi hayat kurtarmaya hazır, sağlık ordumuzun gönüllü bir üyesi olmaya davet ediyorum. ‘İlk yardım hayat kurtarır’ anlayışını, artık sadece bir motto değil, toplumumuzun ortak bir refleksi haline getirmeliyiz. Türkiye’nin sağlık teşkilatı, artık yalnızca kendi vatandaşına değil, ihtiyaç duyan tüm insanlara ulaşabilen bir kapasiteye sahiptir. Acil durumlarda hızlıca harekete geçen ve sahayı organize eden yapımız, Türkiye’nin bu alandaki kabiliyetini gösteriyor. Özellikle Gazze’de yaşanan insanlık dramında, dünya sessiz kalıp adeta bir film izler gibi olan biteni izlerken Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğinde tarihe geçen bir duruş sergilemiştir. Son 20 yılda acil sağlık hizmetlerinde küresel bir başarı hikayesine imza attık. 480 olan istasyon sayımız bugün 3 bin 500’ü aştı. Ambulans filomuzu 40 kat büyüterek 6 bin 300’ün üzerine çıkardık. 2025’in ilk 10 ayında 6 milyon vatandaşımıza ulaştık. Ekiplerimiz, helikopter ve uçak ambulanslarımızla 5 bin 500’den fazla hastaya müdahale etti. Tüm bu teknolojilerin, binaların, cihazların ruhu sizlersiniz" şeklinde konuştu. Programın ardından Bakan Memişoğlu, sağlık çalışanları ile birlikte toplu hatıra fotoğrafı çekindi.
02 Aralık 2025 Salı - 15:58
Karapınar’da kan bağışı etkinliği
Konya’nın Karapınar ilçesinde kan bağışı etkinliğinde 1 günde 102 ünite kan bağışlandı. Selçuk Üniversitesi Karapınar Aydoğanlar Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen kan bağışı kampanyasında bir günde 102 ünite kan toplandı. Akademik ve idari personel ile öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, öğrenciler kan vermenin hem sağlık açısından faydalı olduğunu hem de ihtiyaç sahiplerine umut olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Okul yönetimi ise, kan bağışının toplumsal dayanışmanın önemli bir örneği olduğunu belirterek tüm bağışçılara teşekkür etti.
02 Aralık 2025 Salı - 15:19
Elazığ’da öğretmenlere diyabet eğitimi
Elazığ’da öğretmenlere yönelik diyabet hakkında eğitim düzenlendi. Okulda Diyabet Programı kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde kent genelindeki öğretmenlere yönelik diyabet ve Glukagon uygulaması hakkında eğitim düzenlendi. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cansu Gürbüz’ün sunumu gerçekleştirilen eğitimde; diyabet hastalığının tanısı, tedavisi, beslenme ve hipoglisemi yönetimi gibi konularda öğretmenlere bilgi verildi. Aynı zamanda diyabet eğitim hemşireleri tarafından da Glukagon uygulaması pratiklerle gösterildi. Cemil Meriç Fen Lisesi konferans salonunda düzenlenen eğitim çok sayıda öğretmen katıldı.
02 Aralık 2025 Salı - 14:54
Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci: "Obezite en büyük tehditlerden biri; dijitalleşme bireyi güçlendiriyor"
Obezitenin küresel ölçekte artan sağlık yükünün ele alındığı HIMSS Avrasya’da dijital sağlık uygulamaları ön plana çıktı. Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, "Ne yazık ki dünyada ciddi düzeyde obez insanlarımız var ve şu an en büyük hastalıklarımızdan birisi bu; dünyada bir milyar obez yaşıyor. Türkiye’de beş kişiden biri obez ve bizim beklemediğimiz kiloya sahip. Biz bireyin kendi sağlığını yönetmesini istiyoruz. Hekimle hasta arasındaki o bilgi asimetrisini azaltıp, hastanın kendi hastalıklarıyla alakalı bilgi yoğunluğunu daha yukarıya çekmek istiyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder