Son Dakika
|
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Devrim Muhafızları Ordusu: "El-Harc Hava Üssü’ndeki çok sayıda yakıt ikmal uçağını imha ettik"
Ceza infaz kurumuna ait servis aracı devrildi: 16 yaralı
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "Kara birlikleri olmadan bunu başarabiliriz"
Kaybolan otizmli Fırat her yerde didik didik aranıyor
Diyarbakır’da bir günde 3 kuyumcu hedef alındı
Formula 1’de sıradaki durak Japonya
Uyuşturucu soruşturmasında Hande Erçel ifade verdi
SAĞLIK
Sağlıklı nesiller için bilim insanları Konya’da buluştu
27 Mart 2026 Cuma - 16:19:47
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi, NEÜ Hemşirelik Fakültesi ve NEÜ Seydişehir Kamil Akkanat Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından, iç ve dış paydaşların katkılarıyla çocuk sağlığının üç farklı alanını tek çatı altında toplayan IMPEDCON 2026 etkinliğinin açılış programı düzenlendi. 27-29 Mart tarihleri arasında devam edecek olan 1. Uluslararası Meram Pediatri Hemşireliği, 3. Uluslararası Meram Pediatri ve 4. Uluslararası J Project İmmün Yetmezlikler Kongrelerinin açılış programında konuşan NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, NEÜ’nün öncülüğünde çok sayıda kongre ve sempozyumların gerçekleştirildiğini aktardı. Prof. Dr. Zorlu, üniversite olarak bu alanda marka haline geldiklerini belirterek, "Markalaşmış çok sayıda kongre ve sempozyumumuz var. Bir taraftan Konya da bu programların merkezi olmaya başladı. Aynı anda 3 farklı kongreyi tek çatı altında gerçekleştirebilmek de ayrı bir maharet. Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerinden kıymetli bilim insanlarını bir araya getirmek, gerçekten ciddi bir organizasyon ve çalışma gerektirir" dedi. Son zamanlarda bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Prof. Dr. Cem Zorlu, "Bölgemiz adeta bir ateş çemberi içerisinde. Kongremize İran’dan katılan bilim insanlarının da bulunması bu açıdan ayrı bir anlam taşıyor. Artık Orta Doğu’da kanın akmadığı, barışın hakim olduğu ve insanların korku içinde yaşamadığı bir dönemin başlamasını ümit ediyoruz" diye konuştu. Kongrenin öneminden bahsederek konuşmasına başlayan Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz da, böyle bir organizasyonun Konya’da gerçekleştiriliyor olmasının onur ve gurur verici olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. "Hepimiz sağlıklı nesiller yetiştirmek için çalışıyoruz" IMPEDCON 2026’nın üç ana bakış açısıyla tasarlandığını ifade eden Kongre Başkanı Prof. Dr. İsmail Reisli ise, "Çocuk sağlığının sadece hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmadığına inanıyoruz. Koruyucu tıptan yenidoğan bakımına, kronik hastalık yönetiminden bağışıklık sistemi hastalıklarına kadar uzan geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu nedenle, çocuk sağlığı, disiplinler arası iş birliğinin en güçlü örneklerinden biridir. Ayrıca, güçlü bir hemşirelik altyapısı olmadan kaliteli çocuk sağlığı hizmetlerinin mümkün olmadığını da biliyoruz. Öte yandan bağışıklık sistemi ve hastalıkları, özellikle çocukluk döneminde günümüzde daha da önem kazanmıştır. Bu kapsamda İmmünoloji Kongresi, bağışıklık sisteminin temel mekanizmalarından klinik immünolojiye kadar geniş bir bakış açısı sunacaktır. Bu üç kongrenin eş zamanlı olarak düzenlenmesi, modern tıbbın ruhunu yansıtıyor: İş birliği, bilgi paylaşımı ve bütüncül bir yaklaşım. Çocuk doktorları, hemşireler, immünologlar ve diğer sağlık profesyonelleri olarak hepimiz aynı hedef için çalışıyoruz. Sağlıklı nesiller yetiştirmek. Bu kongre; yalnızca bilgi paylaşımını değil, aynı zamanda yeni iş birliklerinin temellerini atmayı, genç meslektaşlarımız için ilham verici bir bilimsel ortam oluşturmayı ve güçlü disiplinler arası etkileşimi amaçlamaktadır" şeklinde konuştu. Çocuk sağlığının geliştirilmesinin ortak bir çaba gerektirdiğine yürekten inandıklarını söyleyen NEÜ Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Geçkil de "Doktorlar, hemşireler ve tüm sağlık profesyonelleri, tek bir ekibin ayrılmaz parçalarıdır. Çocukların bakımına kattığımız her dokunuş, her karar ve her bilgi parçası, hayatları değiştirme ve geleceği şekillendirme gücüne sahiptir" ifadelerini kullandı. Açılış programına, NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, NEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Nail Güner, NEÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emel Ege, NEÜ Seydişehir Kamil Akkanat Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. İsmail Reisli, NEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Tunçdemir, NEÜ Nezahat Keleşoğlu Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Uludağ ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
27 Mart 2026 Cuma - 15:51
Genç Onkologlar Kemer’de Buluştu: Bilim ve hukuk aynı platformda
Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen ‘2’nci Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi’nde genç onkologlar bir araya geldi. Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen ‘2. Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi’, genç onkoloji uzmanları ile bilim insanlarını bir araya getirdi. Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği tarafından organize edilen kongre, bu yıl ikinci kez gerçekleştirilirken, genç hekimlerin mesleki gelişimine odaklanan yapısıyla dikkat çekti. Kongrede, onkoloji alanında uzmanlık eğitimi alan ya da yeni uzman olmuş genç hekimlerin erken dönemde birlikte çalışması, sunum becerilerini geliştirmesi ve güncel bilimsel bilgilere erişiminin artırılması hedeflendi. Aynı zamanda mesleğe olan ilgi ve bağlılığın güçlendirilmesi, Türkiye’deki onkoloji alanındaki sorunların paylaşılması ve çözüm yollarının tartışılması da toplantının öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Uğur Coşkun, kongrenin gençlere yönelik olması açısından önemli bir boşluğu doldurduğunu belirterek Avrupa’dan ve farklı ülkelerden katılan uzmanların da katkısıyla uluslararası bir vizyonun tartışıldığını ifade etti. Coşkun, özellikle Batı ülkelerindeki eğitim modellerine benzer şekilde, yoğun ihtisas sürecinde edinilen bilgi ve tecrübelerin genç hekimlere erken dönemde kazandırılmasının temel hedef olduğunu vurguladı. Kongrede bilimsel oturumların yanı sıra hukuki konular da geniş yer buldu. Danıştay ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nden hakimlerin katılımıyla, hekimlerin sıklıkla karşılaştığı malpraktis davaları, bilirkişi raporları ve ilaçların geri ödeme süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmeler yapıldı. Bu sayede katılımcılar, mesleki uygulamalarını doğrudan etkileyen hukuki süreçler hakkında birinci elden bilgi edinme fırsatı yakaladı. Aytuğ Üner ise kongrede bağırsak, akciğer ve baş-boyun kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türünün ele alındığını belirterek, yapay zeka destekli tanı yöntemleri, hasta ile iletişim ve yeni tedavi yaklaşımlarının da detaylı şekilde incelendiğini aktardı. Üner, bilimsel içeriğin yanı sıra hukukçularla yapılan etkileşimin farklı bakış açıları kazandırdığını dile getirdi. Genç hekimleri temsilen İmdat Erolu, daha önce benzer etkinliklerde genellikle dinleyici konumunda olduklarını belirterek bu kez sahnede yer alıp güncel bilimsel gelişmeleri tartışma fırsatı bulduklarını söyledi. Erolu, bu yaklaşımın genç onkologlar için yol gösterici olduğunu ifade etti. Yurt dışından katılan konuşmacıların da yer aldığı kongrede, vizyoner yaklaşımlar ve uluslararası deneyimler paylaşılırken, genç hekimlerin mesleki donanımının artırılması adına önemli bir platform oluşturuldu. 29 Mart’ta sona erecek kongre, hem bilimsel hem de mesleki dayanışma açısından verimli oturumlara sahne oldu.
27 Mart 2026 Cuma - 15:39
Bozkır Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nin kapasitesi artırıldı
Konya’nın Bozkır İlçe Devlet Hastanesi’nde hizmet veren Diyaliz Ünitesi’nin cihaz ve yatak kapasitesi yükseltilerek tescilli cihaz ve yatak kapasitesi 9+1’e, toplam hizmet verecek diyaliz cihazı sayısı 14’e çıkartıldı. Bozkır’da özellikle yaz tatili döneminde artan diyaliz hasta taleplerini karşılamak, hastaların tedavi bekleme sürelerini azaltmak ve hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla cihaz sayısı, yatak kapasitesi ve fiziksel alanın genişletilmesi için yapılan çalışmalar tamamlandı. Hastaneye yeni kazandırılan 5 adet hemodiyaliz cihazının temini ve kurulumu ile birlikte diyaliz ünitesinin kapasitesi 9+1’e çıkartıldı. Cihaz ve yatak tescil izin işlemleri tamamlanırken, diyaliz ünitesi yaz tatili diyalizinde kullanılması planlanan cihazlarla birlikte toplamda 14 adet diyaliz cihazı ile hizmet vermeye başladı. Yapılan çalışmalar sonucu diyaliz ünitesi 79 hastaya kadar hizmet verme kapasitesine ulaşmış oldu. Bozkır Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgehan, diyaliz ünitesinin Bozkır ve mahallelerinin yanı sıra diyaliz ünitesi bulunmayan Ahırlı, Yalıhüyük ilçeleri ile Hadim ve Akören ilçelerinin bazı mahallelerinde yaşayan hastalara da hizmet verdiğini belirterek, "Diyaliz ünitemizde mevcut durumda tedavi gören hasta sayımız bugün itibari ile 33’dür. Her ay ünitemizde tedavi gören hasta sayımıza göre yapılan tedavi seans sayımız farklılık göstermektedir. Diyaliz ünitemizde 2025 yılı içinde aylık ortalama 36,5 hastamıza, aylık ortalama 370 seans diyaliz yapılmıştır. Yaz tatili döneminde yapılan yaz tatil diyalizi ile birlikte 2025 yılı Haziran ve Temmuz ayı içinde 43, Ağustos ayında 49, Eylül ayında 44 hastamıza diyaliz hizmeti sunulmuştur. 2025 yılı yaz tatili döneminde diyaliz tedavisi verdiğimiz hasta sayımız bazı aylarda 49’a kadar yükselmiştir. Özellikle yaz tatili döneminde ve bayram tatillerinde diyaliz ünitemize tedavi için başvuru yapan hasta talebimiz fazla olmaktadır. Yaz tatil diyalizi yaptığımız ve maksimum kapasite de hasta aldığımız halde bu talepleri karşılamakta zorlanmaktaydık. Kurumumuza yeni kazandırılan diyaliz cihazlarımıza ek olarak yine envanterimizde bulunan ve tatil diyalizinde kullanılmak üzere ayrılan 4 adet diyaliz cihazı ile birlikte toplamda 14 cihaz ve yatak kapasitesi ile halkımızın diyaliz tedavi talepleri kurumumuzca karşılanmış olacaktır" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 14:26
Tavşanlı’da geleceğin odyometristlerine kariyer rehberliği
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Tavşanlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "Kariyer Buluşması ve İşitme Günleri" etkinliği ile Odyometri bölümü öğrencileri sektörün önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Tavşanlı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen programa akademik kadro, sektör temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte, işitme sağlığının dünü, bugünü ve geleceği masaya yatırıldı. Etkinliğin açılışında konuşan yetkililer, odyometrinin işitme sağlığının korunmasından rehabilitasyonuna kadar uzanan, teknolojiyle iç içe bir alan olduğunu vurguladı. Öğrencilerin sadece teorik bilgiyle yetinmemesi gerektiğini belirten konuşmacılar, bu tür buluşmaların mesleki bakış açısını geliştirmek ve güncel uygulamalarla tanışmak adına büyük fırsat sunduğunu ifade etti. "İşitme Günleri 2026" kapsamında, alanında uzman isimler öğrencilere deneyimlerini aktardı. Sektörde 20 yılı geride bıraktığını belirten Odyometrist Cenk Caba, işitme cihazı sektörünün sadece verilerden ibaret olmadığını, doğrudan bireyin yaşam kalitesine dokunan kritik bir süreç olduğunu söyledi. Caba, "Bu alana ulaştığınız andan itibaren kopamıyorsunuz. Sizlerin de mezun olduğunuzda bu alanda evrimleşeceğinize ve bizlerden daha iyi katkılar sağlayacağınıza inanıyorum" dedi. Eğitim seminerinde Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Fatih Sanver, Öğretim Görevlisi Büşra Türkoğlu ve Öğretim Görevlisi Ömer Faruk Demir akademik perspektif sunarken; Uzman Odyometrist Fatih Kırmızıgül ve Okan Hüdayet ise saha tecrübelerini paylaştı. İşitme cihazı teknolojilerindeki son gelişmelerin ve Türkiye distribütörlüğü yürütülen bazı markaların uygulama tekniklerinin anlatıldığı seminer, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 10:27
Boynunda kemoterapi, kalbinde meslek aşkı: İki farklı kanser ile mücadele eden hekimin sarsılmaz azmi
4
26 Mart 2026 Perşembe- 14:43
Nefes darlığı her zaman akciğer kaynaklı olmak zorunda değil
5
27 Mart 2026 Cuma- 11:39
Doktor uyardı: "İş yerinde saatlerce hareketsiz kalmayın"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 16:37
İki kez hayatını kurtaran sağlık çalışanlarını her fırsatta ziyaret ediyor
Denizli’de yaşayan 68 yaşındaki adam iki yıl üst üste geçirdiği kalp krizlerinde kendisini yaşama geri döndüren sağlık çalışanlarını her fırsatta ziyaret etmeye başladı. Hayatını 2 kez kurtaran sağlık çalışanlarını ziyaret eden Ramazan Tanboğa, "Onların sayesinde hayattayım, ne kadar teşekkür etsem az" dedi. Denizli’nin Güney ilçesinin Haylamaz Mahallesi’nde yaşayan 68 yaşındaki Ramazan Tanboğa sağlıkta ahde vefa örneği göstererek, hayatını 2 kez kurtaran Güney 112 Acil Sağlık İstasyonu çalışanlarını sık sık ziyaret ediyor. 2022 yılında evinde aniden fenalaşan, ailesinin 112’yi aramasıyla birlikte ilk müdahalesi Güney’de yapıldıktan sonra Denizli Devlet Hastanesi’ne sevk edilen ve yolda kalbi duran Tanboğa’ya ambulansta görevli sağlık çalışanları kalp masajı yaparak hastaneye yetiştirdi. Hastanede tıkalı olan 4 damarı açılan ve 2 günü yoğun bakım olmak üzere bir hafta hastanede kalan Tanboğa sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Bu olayın ardından bir yıl geçtikten sonra 2023 yılında göğüs ağrısı şikâyetiyle evinde tekrar fenalaşan ve kalbi duran Ramazan Tanboğa’ya yine Güney 112 ekipleri ilk müdahalesini yaparak Ramazan Tanboğa’yı bir kez daha hayata bağladı. Yaşadığı olaylardan sonra Güney 112 Acil Sağlık İstasyonu çalışanlarını unutmayan Ramazan Tanboğa sıklıkla ziyaretlerine gitti. Bu hafta 112 Acil Sağlık Hizmetleri Haftası olması dolayısıyla da minnet duygularını bir kez daha iletmek için çiçek ve tatlı alan Ramazan Tanboğa sağlık çalışanlarını ziyaret ederek, teşekkürlerini iletti, sağlık çalışanlarına elleriyle tatlı yedirdi. Sağlık çalışanlarının hakkının ödenmeyeceğini, hayattaysa onlar sayesinde olduğunu belirten Ramazan Tanboğa, "2022 ve 2023 yıllarında iki kez kalp krizi geçirdim, ikisinde de kalbim durdu. Güney’de bulunan 112 Acil Sağlık İstasyonu’ndaki sağlık çalışanları iki olayda da çok hızlı müdahale ederek benim tekrar yaşamamı sağladı. Tüm sağlık çalışanlarından Allah razı olsun, konu komşu benim cenazemi beklerken, onlar sayesinde tekrar evime sapa sağlam dönebildim. 112 Acil Sağlık Hizmetli Haftası’nda da bir kez daha yanlarına giderek teşekkürlerimi ilettim. Allah hepsine uzun ömürler versin" dedi. (FK-MB-
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:06
KTÜ Tıp öğrencileri AIDS’e karşı farkındalık için sahada
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi öğrencileri, AIDS’e karşı toplumda farkındalığı artırmak amacıyla sahada bilgilendirme etkinliği düzenledi. Geleceğin doktorları, HIV/AIDS konusunda doğru ve güncel bilgiye erişimi desteklemek için vatandaşlarla birebir iletişim kurdu. Etkinlikte HIV/AIDS’in bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve tedavi süreçlerine ilişkin bilgilendirmeler yapılırken; öğrenciler, hastalığa yönelik yanlış inanışların giderilmesi ve damgalamanın azaltılması için kapsamlı bir bilinçlendirme çalışması yürüttü. Saha boyunca bilgilendirici broşür ve afişler dağıtıldı, kurulan stantta vatandaşların soruları yanıtlandı. Ayrıca Dünya AIDS Günü’nün sembolü olan kırmızı kurdeleler, dayanışma ve farkındalık amacıyla halka takdim edildi. KTÜ’lü tıp öğrencileri, hedeflerinin halk sağlığını güçlendirmek ve HIV/AIDS konusunda toplumda doğru bilgiye dayalı bir farkındalık oluşturmak olduğunu belirtti.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:02
Tatvan Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine Sarıçoban getirildi
Tatvan Devlet Hastanesi’nde başhekimlik görevinde değişikliğe gidildi. Vekaleten başhekimlik görevini sürdüren Dr. Behrim Malişi, görevi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Barış Sarıçoban’a devretti. Görevi devreden Dr. Behrim Malişi, hastanedeki görev süresi boyunca birlikte çalıştığı sağlık ekibine teşekkür ederek, "Tatvan Devlet Hastanesi’nde görev yaptığım süreçte özveriyle çalışan tüm sağlık ekibimize şükranlarımı sunuyorum. Bu hastane yalnızca bir sağlık kurumu değil, aynı zamanda güçlü bir aile yapısına sahip örnek bir merkezdir. Görevimi, deneyimi ve vizyonuyla hastanemizi daha ileriye taşıyacağına inandığım Uzm. Dr. Barış Sarıçoban’a devretmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Yeni başhekim Uzm. Dr. Barış Sarıçoban ise görevi devralmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu belirterek, "Tatvan Devlet Hastanesi gibi köklü bir kurumda başhekimlik görevine başlamak büyük bir sorumluluk ve gururdur. Sağlık çalışanlarımızın özverisiyle hasta memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak ve sağlık hizmetlerimizi daha kapsayıcı hâle getirmek için çalışacağız. Hastanemizi bölgenin örnek sağlık kurumu hâline getirme hedefimiz kararlılıkla devam edecektir" dedi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:29
Uzman Dr. Karagözoğlu’ndan ’çocuklarda gece idrar kaçırma’ uyarısı
Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Op. Dr. Akın Karagözoğlu, çocuklarda sıkça görülen gece idrar kaçırma konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Hem çocuklar hem de aileler için de endişe verici bir durum olan gece idrar kaçırma (enürezis nokturna), konusunda önemli açıklamalarda bulunan Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Op. Dr. Akın Karagözoğlu, bu durumun çoğu zaman tedavi edilebilir olduğunu vurgularken, Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin ise bu konuda önemli bir merkez olduğunu ifade etti. "Özel tedaviyle yüksek başarı oranlarına ulaşıyoruz" Gece idrar kaçırmanın aslında sanıldığından çok daha yaygın olduğunu belirten Çocuk Ürolojisi Uzmanı Op. Dr. Akın Karagözoğlu, "Gece idrar kaçırma çocukların suçu değildir. Altta yatan tıbbi, gelişimsel veya psikolojik nedenler olabilir. Doğru tanı ve kişiye özel tedaviyle yüksek başarı oranlarına ulaşıyoruz" dedi. Dr. Karagözoğlu, Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde çocuklara uygulanan tedavi yaklaşımlarının bilimsel yöntemlere dayandığını ifade ederek, özellikle yaşına göre mesane kapasitesinin yetersizliği, genetik faktörler, uyku derinliği ve hormon dengesizlikleri gibi nedenlerin ayrıntılı olarak değerlendirildiğini söyledi. Gece idrar kaçırma tedavisi hakkında bilgiler veren Dr. Karagözoğlu, "Ayrıntılı çocuk ürolojisi değerlendirmesi, gerekirse görüntüleme ve laboratuvar testleri, davranışsal ve fiziksel tedaviler ve ilaç tedavisi seçenekleri, aile danışmanlığı gibi pek çok yöntem bir arada uygulanıyor" ifadelerini kullandı. Çoğu çocukta düzenli takip ve uygun tedaviyle kalıcı iyileşme sağlanabildiğini söyleyen ve ailelere çağrıda bulunan Dr. Akın Karagözoğlu, "Bu sorunla karşılaşan aileler kesinlikle umutsuzluğa kapılmasın. Çoğu çocukta düzenli takip ve uygun tedaviyle kalıcı iyileşme sağlanabildiği gibi modern altyapısı ve uzman kadrosuyla çocuk ürolojisi alanında bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olarak gece idrar kaçırma problemi yaşayan çocukların özgüvenlerini yeniden kazanmalarına destek oluyoruz" diye konuştu.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:17
Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt uyardı: "HPV artık baş-boyun kanserlerinde en büyük tehdit"
Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, HPV virüsünün baş ve boyun kanserlerindeki etkisinin hızla arttığını belirterek, erken teşhis ve aşının hayati önem taşıdığını söyledi. Geçmişte daha çok ileri yaşlarda ve uzun süre sigara-alkol kullanımına bağlı gelişen baş-boyun kanserleri, artık gençlerde, sigara içmeyenlerde ve kadınlarda da görülme sıklığıyla dikkat çekiyor. Bu değişimin en önemli nedeninin HPV olduğunu belirten Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, HPV virüsünün baş-boyun kanserlerine etkisi hakkında önemli bilgiler paylaştı. HPV virüsü boğaz kanserlerinin başlıca nedeni hâline geldi Cinsel yolla bulaşan HPV’nin oral temasla ağız-boğaz bölgesine kolayca geçtiğini belirten Doç. Dr. Barıt, virüsün dil kökü, bademcik, yutak ve gırtlakta yerleşerek yıllar sonra kansere yol açabildiğini ifade etti. Barıt, günümüzde boğaz (orofarenks) kanserlerinin yüzde 70-80’inin HPV kaynaklı olduğunu, bazı merkezlerde bu oranın yüzde 90’a kadar çıktığını vurguladı. Doç. Dr. Barıt, hiç sigara içmemiş 40-50 yaş arası kişilerde bile HPV pozitif boğaz kanserinin giderek arttığına dikkat çekti. "HPV yıllarca belirti vermeden gizlenebilir" 100’den fazla HPV tipi bulunduğunu belirten Doç. Dr. Barıt, Tip 16 ve Tip 18’in en tehlikeli, kanser yapan türler olduğuna işaret etti. Barıt, virüsün birçok kişide yıllarca belirti göstermeden vücutta kalabileceğini, bağışıklık zayıfladığında ise kanserleşme sürecinin hızlanabileceğini söyledi. Erken teşhisin bu kanserlerde sağ kalımı çok ciddi oranda artırdığına dikkat çeken Barıt, "2-3 haftadan uzun süren şu belirtilerde mutlaka doktora başvurulması gerekiyor" dedi. Dr. Barıt, ayrıca geçmeyen boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü, boyunda sert şişlik, tek taraflı kulak ağrısı, 3 haftayı aşan ses kısıklığı, ağızdan kan gelmesi, nedensiz kilo kaybının da bunların belirtileri olduğunu belirtti. En etkili koruma: HPV aşısı HPV’ye bağlı baş-boyun kanserlerinin büyük kısmının aşıyla önlenebilir olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Barıt, hem kız hem erkek çocuklarının mutlaka aşılanması gerektiğini söyledi. "Aşı takvimi ise 9-14 yaş 2 doz, 15-26 yaş 3 doz, 27-45 yaş. Aşı hâlâ fayda sağlamaktadır" diyen Barıt, HPV’nin sadece kadınları değil, erkekleri de ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı. Korunmak için öneriler Doç. Dr. Barıt, HPV’den ve HPV’ye bağlı baş-boyun kanserlerinden korunmak için şu önerilerde bulundu: "Çocuklar ve yetişkinler için HPV aşısı ihmal edilmemelidir. Cinsel ilişkide prezervatif kullanımı tercih edilmelidir. Çok partnerli ilişkiden kaçınılmalıdır. Sigara ve aşırı alkol tüketimi bırakılmalıdır. Düzenli ağız ve diş bakımı yapılmalıdır. Uzun süren boğaz şikâyetlerinde vakit kaybetmeden bir KBB uzmanına başvurulmalıdır."
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:16
"Az sebze ve meyve tüketimi, kolorektal kansere davetiye çıkarıyor"
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, "Bağırsaklarında polip bulunanlar, ailesinde kolorektal kanser öyküsü olanlar, inflamatuvar bağırsak hastalığı olanlar (ülseratif kolit, Crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi), işlenmiş gıdaları aşırı tüketenler, az meyve ve sebze tüketenler, sigara kullananlar, ailesinde meme, yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olan kişiler kolorektal kanserde risk grubundadır" dedi. Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, "kolorektal kanser" hakkında bilgilendirdi. Kolon adı verilen kalın bağırsağın, yaklaşık 1.5-2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin son parçasını oluşturan organ olduğunu dile getiren Prof. Dr. Serdar Yol, "Bunun 13’e kadar son 15-20 cm’lik kısmına rektum adı verilir. Bu alanda gelişen kanserlere de kolorektal kanser adı verilir. Kolorektal kanserler çoğunlukla bu bölgedeki poliplerden gelişir. Yaşam boyu kolorektal kanser gelişme ihtimali erkeklerde yüzde 4.5, kadınlarda ise yüzde 3.2’dir" ifadelerini kullandı. "Kanlı dışkı, karın ağrısı ve kilo kaybına dikkat" Prof. Dr. Yol, belirtiler ve risk grubundakiler hakkında şu bilgileri paylaştı: "Kolorektal kanserin birçok belirtisi vardır. Bunların başında yeni başlayan kabızlık veya sık tuvalete gidip tam rahatlayamama, dışkının incelmesi, makattan kan gelmesi veya dışkının kanlı olması, kansızlık, karın ağrısı, halsizlik ve kilo kaybı gelir. Bağırsaktaki polipler (özellikle adenomatöz olanlar), ailede kolorektal kanser öyküsü olanlar, inflamatuvar bağırsak hastalığı olanlar (ülseratif kolit, Crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi), işlenmiş gıdaları sık tüketenler, meyve ve sebzeyi az tüketenler, sigara kullanımı olanlar, ailesinde meme yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olanlar risk grubundadır" diye konuştu. "En önemli tanı aracı kolonoskopi" Tanı ve tedavi yöntemine dikkat çeken Prof. Dr. Serdar Yol, "Bu hastalıkta tanı için dışkıda gizli kan bakılması ve en önemli tanı aracı kolonoskopidir. Tomografi ve dışkıda genetik testler kullanılabilir. Makattan kanaması olan her hastaya, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olmayanlarda 50 yaşından itibaren, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olanlarda ise hastalığın ortaya çıktığı yaşın 10 sene öncesinden itibaren kolonoskopi yapılmalıdır. Kolorektal kanserde tedavi, cerrahi öncelikle düşündürmekle birlikte kemoterapi ve radyoterapi ile kombine tedavi yöntemleri uygulanmakta, kişiye göre tedavi planlanmaktadır" şeklinde konuştu.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 12:28
Oyuncu Murat Cemcir’in sağlık durumuyla ilgili hastaneden açıklama: "Durumu iyiye gitmekte"
Ünlü oyuncu Murat Cemcir, geçtiğimiz günlerde evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. Oyuncunun, hastaneden sağlık durumuna ilişkin yapılan açıklamada, "Murat bey hastanemize alt gastrointestinal sistemde kanama bulguları ile başvurmuştur. Kanamanın üzerinden 3 gün geçmiş olup tekrarlamamıştır. Yoğun bakımdan normal odaya alınmıştır. Genel sağlık durumu stabil olup, iyiye gitmektedir" denildi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 12:09
Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğan: "Ebelik anneden kızına geçen bir emanet olarak başlamıştır"
Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, "Ebelik anneden kızına geçen bir emanet olarak başlamış, bilgiyle, ahlakla ve tecrübeyle yoğrularak zaman içinde profesyonel bir kimliğe dönüşmüştür" dedi. Ankara’da Sağlık-Sen tarafından ‘Ülkemizin Yeni Doğum Politikası ile Yükselen Değer’ başlıklı Ebelik Sempozyumu düzenlendi. Programda konuşan Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, "Bugün burada yalnızca güncel sorunları konuşmak için değil, asırlar öncesine uzanan kadim bir mesleğin köklü yürüyüşünü yeniden hatırlamak ve yeniden güçlendirmek için bir aradayız. Çünkü ebelerimiz, insanlık tarihi kadar eski ve bağımsız bir mesleğin taşıyıcılarıdır. Ebelik anneden kızına geçen bir emanet olarak başlamış, bilgiyle, ahlakla ve tecrübeyle yoğrularak zaman içinde profesyonel bir kimliğe dönüşmüştür. Ülkemizde ebelik önce usta-çırak ilişkisiyle şekillenmiş; ardından kurslarla, ebe okullarıyla, lise ve ön lisans programlarıyla gelişmiş; bugün ise lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim verilen tam bir akademik meslek haline gelmiştir" dedi. "Ebelik de çok ciddi manada yol aldı" Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol ise Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun göreve başladığı andan itibaren birinci basamak sağlık hizmetlerinin ve koruyucu sağlık hizmetlerinin ne kadar önemli hale gelmeye başladığını tüm Türkiye ve tüm sağlık çalışanlarının bizzat gördüğünü belirterek, şöyle devam etti: "Özellikle sağlık çalışanlarımızın birinci basamakta ve birinci basamağa değen tüm noktaların her yerinde ve hastanelerde koruyucu sağlığa katkı sağlayan tüm alanlarda büyük bir değerin yükseldiğini hep beraber görüyoruz. İşte bugün aslında burada Sağlık-Sen’imizin çatısı altında yapılan bu çalışmada da yine yükselen değerlerimizden biri olan, hak ettiği yere gelme yolculuğunda büyük bir ivme kazanan Ebelik Sempozyumu’nda beraberiz. Birinci basamağın değerine değer katan sistemle birlikte ebelik de çok ciddi manada yol aldı. Yüksek riskli gebelik programımızla beraber 2002’de başlayan ‘Sağlıkta Dönüşüm’ yolculuğunda anne ölümlerinin en az olduğu yılı yaşadık. Bir anne ölümünün sıfırdan çok büyük olduğunu hepimiz biliyoruz. Belki 1’in sıfırdan büyük olduğu en büyük alan anne ölümüdür. Bu kapsamda ebelerimizi sistemin tam merkezinde, yüksek riskli gebelerin ve ilk gebeliğinin son üç ayında olan tüm annelerin takibinde aslında organizasyonun komuta merkezine yerleştirmiş olduk. 3 bin 500’e yakın koordinatör ebemizle ilk gebelik heyecanını yaşayan tüm anne adaylarımızın son ayında ve tanılarını yeniden belirlediğimiz bilim komisyonumuzun ışığında belirlediğimiz tanılarla yüksek riskli kategorisine giren tüm annelerimizi gebelik sürecinde en az 4 kez arıyor, gerekirse evine gidiyoruz." Sempozyuma Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner ve davetliler katıldı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 12:00
Sağlık Müdürü Asiltürk 112 Çağrı Merkezinde göreve katıldı
Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, 112 Acil Çağrı Merkezini ziyaret ederek merkezin çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyareti sırasında çağrı masasına geçip gelen ihbarları bizzat karşılayan Asiltürk, 112 ekiplerinin görev sürecine doğrudan dahil oldu. Asiltürk, çağrı masasından gelen ihbarları karşılayarak vatandaşların taleplerine doğrudan yanıt verdi. 112 operatörleriyle birlikte vaka yönlendirme sürecini takip eden Asiltürk, telsiz bağlantısı üzerinden sahada görev yapan acil sağlık ekiplerinin Acil Sağlık Hizmetleri Haftasını kutladı. 112 çalışanlarıyla sohbet eden Asiltürk, personelin çalışma koşulları, karşılaştıkları zorluklar ve ihtiyaçları hakkında bilgi aldı. Merkez çalışanları, Asiltürk’ün doğrudan görev sürecine katılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Asiltürk, 112 Çağrı Merkezi ziyaretinin ardından 10 No’lu ve 35 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonlarını ziyaret ederek ekiplerle bir araya geldi. Asiltürk ziyarette, personelin görüş ve önerileri dinlerken, istasyonların fiziki ve teknik ihtiyaçları yerinde değerlendirildi. Asiltürk, tüm personelin haftasını kutlayarak fedakarlıkla yürüttükleri görevlerinden dolayı teşekkür etti. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, ’’112 Acil Çağrı Merkezi, vatandaşla ilk temasın kurulduğu en kritik noktadır. Bugün burada çağrı masasına oturarak vatandaşlarımızın sesine doğrudan kulak verdik. Bu sadece sembolik bir ziyaret değil, sahadaki ekiplerimizin fedakârlığını yerinde görmek, onların moral ve motivasyonunu güçlendirmek açısından da büyük önem taşıyor’’ dedi. Asiltürk, 112 çalışanlarının gece gündüz demeden görev yaptıklarını vurgulayarak, ’’Acil sağlık personelimiz, zamanla yarışarak hayat kurtarıyor. Onların yanında olmak, ihtiyaçlarını sahada dinlemek ve teşekkürümüzü yüz yüze iletmek bizim için bir sorumluluktur’’ diye konuştu.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 11:20
Sivas Devlet Hastanesi doktorlarından büyük başarı
Sivas Devlet Hastanesi doktorları, B grubu ikinci basamak statüsünde olmasına rağmen ilk kez ‘laparoskopik nefrektomi’ ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi. Böbrek fonksiyonunu tamamen kaybeden 71 yaşındaki Sultan Uzundal, kapalı yöntemle yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. Sivas’ta yaşayan 71 yaşındaki Sultan Uzundal, böbrek ağrısı şikayetleri üzerine Sivas Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan değerlendirmede hastanın öncelikle tomografisi çekildi. Tomografi sonuçlarında Uzundal’ın böbreklerinden birinin fonksiyonlarını tamamen yitirdiği ve "atrofik böbrek" haline geldiği belirlendi. Doktorlar, çürümüş durumdaki bu böbreğin hastada uzun süreli ağrıya neden olduğunu değerlendirerek nefrektomi (böbreğin alınması) ameliyatına karar verdi. Ameliyatta ise hastanın vücuduna kalem genişliğinde yaklaşık üç tane giriş açıldı. Böbreğin dışarı alınması için ise 3 ile 4 santimetre arasında değişen ek bir kesi uygulandı. Cerrahi ekip, böbreği karın içindeki özel torbalar aracılığıyla güvenli şekilde vücuttan çıkardı. Ayrıca Sivas Devlet Hastanesi, ikinci basamak B grubu bir hastane olmasına rağmen bu operasyonu ilk kez gerçekleştirmesiyle dikkat çekti. Ortalama ilçe devlet hastaneleri seviyesinde hizmet veren hastanede laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılan nefrektomi, kurum adına önemli bir başarı olarak kayıtlara geçti, Konuya ilişiklin açıklamalarda bulunan Üroloji Uzmanı Operatör Dr. Ali Ünal ise zorlu bir ameliyat yaptıklarını belirterek, hastanın durumunun iyi olduğunu söyledi. "Çok zor olduğunu biliyoruz" Çürümüş olan böbreğin ağrıya neden olduğunu söyleyen Ali Ünal, "Hastamız yaklaşık 2 hafta önce hastanemize başvurdu. Hastamızın defalarca tekrar eden taş öyküleri vardı ve yaklaşık 25 yıl önce aynı taraftan açık taş cerrahisi geçirmişti. Hastamız bize ağrı şikayetiyle başvurdu. Biz hastayı değerlendirdiğimizde tomografisini çektik tomografisinde böbreğin fonksiyonlarını kaybettiği yani atrofik (çürümüş) böbreği vardı ve biz bu çürümüş böbreğin ağrıya neden olacağını düşündük, nefrektomi (böbreğin alınması) kararını verdik. Bu ameliyatı özel kılması Sivas Devlet Hastanesi olarak biz 2’nci basamak B grubu bir hastaneyiz. Yani ortalama ilçe devlet hastaneleri kalitesinde bir hizmet vermeye çalışıyoruz. Birincisi biz Sivas Devlet Hastanesi’nde bu ameliyatı yaptık, ikinci özel kılan şey bu ameliyatı laparoskopik (kapalı) olarak yaptık. Üçüncüsü bu hastanın yaklaşık 25 yıl önce bir açık üreter taşı cerrahisi vardı ve bizim cerrahi yaptığımız tarafla aynı taraftaydı. Burada sekonder vaka dediğimiz tekrar mükerrer ikinci yapılan ameliyatlarda özellikle anatominin bozulduğu bu yüzden laparoskopik ameliyatların çok zor olduğunu biliyoruz. Bizim için özel kılan buydu bizde laparoskopik olarak tamamladık" dedi. "Böbreği özel torbalarla dışarıya alıyoruz" Ünal, kameralar yardımı ile içeriye baktıklarını belirterek, "Bu ameliyatta hastamızda yaklaşık 3 tane kalem kadar giriş açıyoruz. Daha sonra böbreği çıkarmak için yaklaşık 3 ile 4 santimetrelik bir kese açıp oradan böbreği içerideki özel torbalarımızla dışarı alıyoruz. Şuanda hastamızın 3 tane kesi var. 2 tanesi 1 santimetre, 1 tanesi 3 ile 4 santimetre arasında bir kesisi var. Bu ameliyatlarda kalem girişi kadar girişlerle kameralarla içerisine baktık, hastanın böbrek çevresindeki dokuların yapışık olduğunu, anatominin bozulduğunu ve bu ameliyatın zor geçeceğini anlamıştık. Zor bir ameliyat oldu. Genel Cerrahi Uzmanımız Op. Dr. Levent Zirek Hocamla yaklaşık 2 saatlik bir ameliyat sonrasında işlemi neticelendirdik. Hastamız şuan ameliyattan sonra 4. gününde. İlk gün hastamızın sondasını çekmiştik, 3’inci gününde direnini çektik, şuanda üzerinde herhangi bir hortumu bulunmuyor. Tamamen eve gönderilecek şekilde hazır ama hastamızın kendi isteği üzerine sosyal endikasyonlardan dolayı hastayı biz 5’inci gün taburcu etme kararı aldık" diye konuştu. "Böbreklerimde taş vardı" Sultan Uzundal ise "Böbreklerimde taş var. Bir ameliyat geçirmiştim ve taşları kırdırmıştım. Köyde rahatsız olunca hastaneye gelip hocayı bulduk. O da bizi tomografiye gönderdi. Tomografi çektirdik, sorunun ne olduğunu anlattı ve ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Geldik ameliyat olduk" şeklinde konuştu.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 11:05
Hisarcık ilçesinde şap karantinası yeniden başladı
Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde 24 Eylül 2025 tarihinde başlayıp 12 Kasım 2025 tarihinde kaldırılan şap karantinası bir büyükbaş hayvanda şap hastalığına rastlanması üzerine yeniden yürürlüğe girdi. Kurtdere köyündeki hayvancılık işletmesinde bir büyükbaş hayvanda şap hastalığı tespit edilmesi üzerine ilçe genelinde yeniden karantina tedbirlerinin uygulanmasına karara verildi ve bölge hayvan giriş çıkışlarına kapatıldı. Kaymakam başkanlığında toplanan komisyon, ilçe merkezindeki tüm mahalleler ile 25 köyü koruma ve gözetim bölgesi ilan etti. Yetkililer, hastalığın seyrine bakılarak hiç hasta hayvan kalmadığında ve diğer işletmelere sıçramadığı takdirde karantinanın komisyon kararıyla kaldırılacağını ifade etti.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 11:00
HIV vakalarında genç yaş gruplarında artış
Ege Üniversitesi HIV/AIDS Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayşe Deniz Gökengin, HIV tanı ve tedavisinde erken teşhisin kritik önem taşıdığını belirterek, Türkiye’de vakaların son 10 yılda yükseldiğini, özellikle genç yaş gruplarında artışın dikkat çektiğini ifade etti. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda HIV vakalarında artış gözlemleniyor. Ege Üniversitesi HIV/AIDS Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayşe Deniz Gökengin, HIV tanı ve tedavisinde erken teşhisin kritik önem taşıdığını belirterek, Türkiye’de vakaların son 10 yılda yükseldiğini, özellikle genç yaş gruplarında artışın dikkat çektiğini ifade etti. Prof. Dr. Gökengin, "Özellikle Türkiye’nin de dahil olduğu Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde HIV vakalarındaki artış görünüyor. Türkiye, yeni HIV tanılarında en hızlı artış yaşayan ülkelerden birisi. Yıllık yeni vaka sayısı 7 bin civarında. En yüksek HIV görülme oranı geçmişte 35-45 yaş grubunda iken, son yıllarda 25-35 yaş aralığında yükselme yaşanıyor. Ayrıca 15-25 yaş grubunda da artış var" dedi. "Erken teşhisle uzun ve kaliteli yaşam sağlanabilir" Virüsün bulaşma yollarına dikkat çeken Prof. Dr. Gökengin, "Korunmasız cinsel ilişki, damar içi madde kullanımı, doğum sırasında anneden bebeğe geçiş ve sağlık çalışanlarında kesici-delici alet yaralanmaları, başlıca risk faktörlerini oluşturuyor. HIV tanısında erken teşhis, hem bireysel hem toplumsal açıdan önemli. Erken tanı alan kişilerin hemen tedavisine başlanarak hastalığın ilerlemesi önlenebilir. Hastalar, uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilir. Tedavi altında kanında virüs seviyesi sıfırlanan kişiler, HIV’i cinsel yolla bulaştırmaz" ifadelerini kullandı. Tedavi yöntemlerindeki gelişmelere değinen Prof. Dr. Gökengin, geçmişe göre daha az yan etkili ve kullanımı kolay ilaçların tedaviye uyumu artırdığını belirtti. Günde çok sayıda ilaç kullanımından tek dozla devam edilebilen tedavilere geçildiğini söyleyen Prof. Dr. Gökengin, yakın zamanda uygulanmaya başlayacak olan uzun etkili enjeksiyonların iki ayda bir doz alınacağını ve hastaların günlük ilaç zorunluluğunu ortadan kaldırarak tedaviyi daha sürdürülebilir kılacağını aktardı. Yılda iki kez uygulanan enjeksiyonların ise şimdilik dirençli vakalarda ve korunma amaçlı kullanım için onay aldığını ifade eden Prof. Dr. Gökengin, "Sosyal medyada yayılan yanlış sağlık bilgileri önemli bir sorun oluşturuyor. Sağlık dışı kaynaklardan alınan bilgiler, hastaların tedaviye bakışını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle doğru bilgiye sağlık otoriteleri ve bilimsel kaynaklar üzerinden ulaşılması gerekiyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder