Son Dakika
|
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
Ünlü yapımcı Erol Köse hayatını kaybetti
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması!
Trump’tan İran kararı!
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
Fatih’te çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı
Bursa’da bıçaklı kavga...Boğazı kesilen kişi hayatını kaybetti
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İsrail ordusu: "Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldı"
İran’ın son füze saldırıları İsrail’deki birçok bölgede maddi zarara yol açtı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Trump: "Beş gün süre veriyoruz, sonra duruma bakacağız"
Netanyahu: "Herhangi bir anlaşmada hayati çıkarlarımızı koruyacağız"
Yandı sandılar cinayet çıkı: Kağıt ve tahtaları ayçiçeği yağıyla tutuşturup yangın çıkarmış
Bursa’da sis: Mudanya yolunda görüş mesafesi düştü
ABD’de yolcu uçağının iniş sırasında hizmet aracına çarptığı anın görüntüleri ortaya çıktı
Arabulucuların ABD ve İran'ı İslamabad'da bir araya getirmeye çalıştığı iddiası
Rusya: "Durumu yakından izlemeyi sürdürüyor ve kısa sürede barışçıl bir seyir kazanacağını umuyoruz"
SAĞLIK
Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:49:09
Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:48
DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:17
Alanya’da bayram tatili süresince 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunuldu
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, Ramazan Bayramı tatili süresince Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunulduğunu açıkladı. Bayram tatili süresince hastanede verilen sağlık hizmetlerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, "Arife günü de dâhil olmak üzere bayram tatili boyunca bin 221 sağlık personelimizle birlikte; Acil Servis, ameliyathane, yoğun bakım, doğumhane, diyaliz ve tüm yataklı servislerimizde kesintisiz sağlık hizmeti sunduk’’ dedi. 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildi Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bayram tatili boyunca 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildiğini aktaran Karakuş ‘’Bayram tatilinde Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verirken, 81 hastamızın ameliyatını başarıyla gerçekleştirdik. Ayrıca 121 hastamızın yatışı yapılarak tedavilerine yataklı servislerimizde devam edildi. Bu süreçte 4 bebeğimiz hastanemizde dünyaya gözlerini açtı ve ailelerinin mutluluğuna ortak olduk. 86 hastamıza diyaliz hizmeti verilirken, 5 hastamıza da anjiyo işlemi uygulandı. Yönetim ekibimiz, bayram süresince görev yapan sağlık personelimizle koordineli bir şekilde çalışarak hasta yoğunluğuna göre gerekli planlamaları ve takviyeleri gerçekleştirdi. Sağlık tesisimiz ve birimlerimiz yerinde incelenerek hizmetlerin aksamaması sağlandı. Bu yoğun süreçte büyük bir özveri ve ekip ruhuyla çalışan, Ramazan Bayramı’nı hastalarımızla birlikte geçirerek kesintisiz sağlık hizmeti sunan tüm meslektaşlarıma ve sağlık çalışanlarımıza şahsım ve vatandaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Tedavisi devam eden hastalarımıza da acil şifalar diliyorum" ifadesini kullandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:07
"Mevsimsel grip sanılıyor, kronik astıma dönüşebiliyor"
Karadeniz Bölgesi’nde artan nem ve hava değişimlerinin alerjik hastalıkları tetiklediğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aziz Uluışık, "Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri, alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Sürekli tekrarlayan öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Bu belirtiler alerjik astımın habercisi olabilir" dedi. Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Aziz Uluışık, Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda artış gösteren alerjik solunum yolu hastalıklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bölgenin nemli iklimi ve yoğun bitki örtüsünün alerjik hastalıkları tetiklediğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, özellikle geçmeyen solunum şikayetlerinin mevsimsel hastalıklarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Karadeniz’in iklim özelliklerinin alerjik hastalıkların görülme sıklığını artırdığını ifade eden Uzm. Dr. Uluışık, "Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri, alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Bölgede özellikle astım ve alerjik rinit vakalarında son yıllarda önemli bir artış gözlemleniyor" şeklinde konuştu. "Belirtiler grip ile karıştırılmamalı" Alerjik hastalık belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını dile getiren Uzm. Dr. Uluışık, "Burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikayetler mevsimsel grip ile karıştırılmamalıdır" ifadelerine yer verdi. Bu tür şikayetlerin uzun sürmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, "Sürekli tekrarlayan öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Bu belirtiler alerjik astımın habercisi olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi edilmeyen alerji kronik astıma dönüşebilir" Alerjik hastalıkların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Uluışık, "Erken dönemde tedavi edilmeyen alerjik hastalıklar zamanla kronik astıma dönüşebiliyor. Özellikle risk grubunda yer alan bireylerin dikkatli olmalı ve düzenli kontrollerini aksatmamalı" diye konuştu. "Polen, nem ve ev tozu en önemli tetikleyiciler" Uzm. Dr. Uluışık, bahar aylarında artan polen yoğunluğunun alerjik hastalıkları tetiklediğine dikkat çekerek, "Samsun’da özellikle bahar aylarında polen yoğunluğu, kıyı bölgelerde ise nem ve ev içi toz akarları hastalıkları tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. Alerjik hastalıklardan korunmak için bazı önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Uluışık, "Risk grubundaki kişilerin sigara dumanından uzak durmaları, yaşam alanlarını düzenli havalandırmaları ve kontrollerini aksatmamaları önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Erken tanı ile kontrol mümkün" Alerjik hastalıkların erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, şu ifadelere yer verdi: "Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkündür. Sağlıklı nefes, güçlü bir yaşamdır. Nefesinizi ihmal etmeyin."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 11:07
Yapay zeka doktorunuz değil
2
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:52
Türkiye’de tüberküloz vakaları 19 yılda yüzde 65 azaldı
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 10:56
Ekran başında geçen süre çocukların motor gelişimini yavaşlatıyor
4
22 Mart 2026 Pazar- 11:01
Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları
5
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:06
Mısır’da hasar gören kalp Türkiye’de şifa buldu
18 Aralık 2025 Perşembe - 09:55
Uzmanı açıkladı sporcu çocuklarda kardiyolojik muayene önem taşıyor
Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, spor öncesi yapılacak kalp kontrollerinin olası sağlık risklerinin önlenmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine önemli katkılar sağlayan spor aktiviteleri öncesinde yapılacak kardiyolojik muayenelerin, olası sağlık risklerinin önlenmesinde kritik rol oynuyor. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Spor, çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimi için vazgeçilmez bir aktivite olmakla birlikte, yoğun fiziksel efor gerektiren branşlarda kalp sağlığının değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Spor öncesi kardiyolojik muayene sayesinde çocukların spora uygunluğu belirlenerek, güvenli ve sağlıklı bir spor deneyimi sağlanabiliyor" dedi. Çocuklar genellikle sağlıklı bireyler olarak kabul edilse de, doğuştan gelen ya da sonradan gelişen bazı kalp hastalıkları nadir de olsa görülebileceğini ileten Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Hipertrofik kardiyomiyopati, doğumsal kalp anomalileri ve ritim bozuklukları gibi rahatsızlıklar, yoğun fiziksel aktiviteler sırasında ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Özellikle genç sporcularda nadiren de olsa görülen ani kardiyak arrest vakaları, spor öncesi kardiyolojik değerlendirmenin önemini bir kez daha ortaya koyuyor" dedi. Spor Öncesi Kardiyolojik Muayenenin Önemli Dr. Osman Yılmaz, "Spor öncesi kardiyolojik muayene çocuğun fiziksel aktiviteye uygunluğunu değerlendirmek ve olası riskleri önceden tespit etmek amacıyla yapılır. Bu kapsamda gizli kalp hastalıklarının belirlenmesi, çocuğun yaşına, fiziksel yapısına ve yapacağı sporun yoğunluğuna uygunluğunun değerlendirilmesi, sağlığına uygun spor ve egzersiz programlarının planlanması hedeflenir. Spor öncesi kardiyolojik değerlendirme, kapsamlı bir incelemeyi içerir. Bu süreçte tıbbi öykü alınarak ailede kalp hastalığı öyküsü ve çocuğun daha önce yaşadığı bayılma, göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikâyetler sorgulanır. Fiziksel muayene ile kalp ritmi, kan basıncı ve genel sağlık durumu değerlendirilir. Elektrokardiyogram (EKG) ile kalbin elektriksel aktivitesi incelenir. Ekokardiyografi ile kalp kasının yapısı ve fonksiyonları değerlendirilir. Gerekli durumlarda efor testi uygulanarak egzersiz sırasında kalbin verdiği yanıt gözlemlenir. Bu tetkikler, çocuğun spor yapmasına engel olabilecek ya da dikkat edilmesi gereken durumların belirlenmesinde büyük önem taşır" dedi. Spor Öncesi Muayenenin Sağladığı Avantajlar Spor öncesi kardiyolojik muayene sayesinde olası kalp sorunları erken dönemde tespit edilerek ciddi komplikasyonların önüne geçilebileceğini ileten Dr. Yılmaz ,"Çocuğun fiziksel kapasitesine uygun spor seçimi yapılarak güvenli bir spor ortamı sağlanır. Ebeveynler ve çocuklar, sağlık açısından gerekli kontrollerin yapıldığını bilerek spora daha güvenle yaklaşır. Çocuğun performansını destekleyecek, sağlığıyla uyumlu antrenman planları oluşturulabilir. Sporla ilgilenen çocukların yılda en az bir kez kardiyolojik kontrolden geçirilmesini öneriyor. Egzersiz sırasında ortaya çıkan aşırı yorgunluk, nefes darlığı, göğüs ağrısı ya da çarpıntı gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınarak bir uzmana başvurulması gerekiyor. Çocuklarda kardiyolojik değerlendirmelerin, pediatrik kardiyoloji uzmanları tarafından yapılması büyük önem taşıyor" dedi. Sağlıklı Spor, Güvenli Kalple Mümkün Spor, çocukların sağlıklı bir yaşam sürmesi için önemli bir araçtır. Ancak bu sürecin güvenli şekilde yürütülmesi esastır diyen Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Spor öncesi kardiyolojik muayene, çocukların kalp sağlığını değerlendirerek hem güvenliğini sağlar hem de sporun faydalarından risksiz bir şekilde yararlanmalarına olanak tanır" dedi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 09:38
İznik Belediyesi 2025 yılında 5 bin hasta nakil hizmeti gerçekleştirdi
İznik Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda sağlık alanındaki desteklerini yıl boyunca sürdürerek ilçede önemli bir ihtiyaca çözüm sundu. Belediye tarafından yıl içerisinde 5 bin hasta nakil hizmeti gerçekleştirilirken, özellikle kanser hastaları ve sürekli tedavi gerektiren vatandaşlar bu hizmetten faydalandı. İznik Belediyesi’nin belirli hasta gruplarına yönelik olarak yürüttüğü hasta nakil hizmeti kapsamında, ilçeden Bursa’daki sağlık kuruluşlarına ulaşım sağlanıyor. Tedavi süreci devam eden, kendi imkânlarıyla ulaşımda zorluk yaşayan vatandaşlar için planlanan nakiller, randevu saatlerine uygun şekilde titizlikle gerçekleştiriliyor. Hasta nakil araçları ile sürdürülen hizmet sayesinde; kanser tedavisi gören hastalar başta olmak üzere, diyaliz, fizik tedavi ve benzeri düzenli tedavi gerektiren vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırılıyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, şu ifadelere yer verdi: "Sosyal belediyecilik anlayışımızın temelinde insan ve sağlık yer alıyor. Özellikle kanser hastalarımızın ve sürekli tedavi gören vatandaşlarımızın hastanelere ulaşım sürecinde yaşadığı zorlukları ortadan kaldırmak amacıyla bu hizmeti sürdürüyoruz. 2025 yılı içerisinde 5 bin hasta nakil hizmeti gerçekleştirdik. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine güvenli ve düzenli şekilde ulaşmasını sağlamak bizim önceliğimizdir." İznik Belediyesi, toplumun her kesimine dokunan sosyal destek hizmetleri kapsamında sağlık alanındaki çalışmalarını önümüzdeki süreçte de sürdürmeyi hedefliyor.
18 Aralık 2025 Perşembe - 09:30
Aydın’da aile hekimlerinin 3 aylık eğitimi tamamlandı
Aydın’da aile hekimlerine yönelik düzenlenen "Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar" eğitim programı, üç ay süren kapsamlı içeriğin ardından tamamlandı. Sağlık Bakanlığı’nın "Koruyan Sağlık" ve "Geliştiren Sağlık" vizyonu doğrultusunda birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla Aydın’da görev yapan aile hekimlerine yönelik düzenlenen "Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar Eğitim Programı" tamamlandı. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından planlanan ve Aydın İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda her ay farklı başlıklarla gerçekleştirilen eğitim programı kapsamında il genelinde görev yapan aile hekimlerine, koruyucu hekimlik uygulamaları, güncel klinik yaklaşımlar, sağlık hizmet basamakları arasındaki entegrasyon ile hasta yönetim süreçlerine yönelik kapsamlı bilgiler aktarıldı. Eğitimlerle aile hekimliği hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve toplum sağlığının güçlendirilmesi hedeflenirken, eğitimlerin sonunda katkı sağlayan uzmanlara Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen teşekkür belgeleri, İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul tarafından takdim edildi. Törende konuşan İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul, "Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar" başlığı altında düzenlenen eğitim programının aile hekimlerinin mesleki gelişimine ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin niteliğine önemli katkılar sunduğunu belirterek, programa katkı sağlayan tüm eğitmen hekimlere teşekkür etti ve çalışmalarında başarılar diledi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 09:11
‘Karın ağrısı, şişkinlik ve gazın nedeni huzursuz bağırsaklar olabilir’
Huzursuz bağırsak sendromunun bağırsaklarda yapısal bir hasar olmadan gelişen fonksiyonel bir sindirim sistemi hastalığı olduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Fuat Ekiz, "Karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal veya kabızlık gibi sindirim sistemi şikayetleri, toplumda sık görülen ancak çoğu zaman ‘stres kaynaklı’ sanılarak göz ardı edilen irritabl bağırsak sendromu (huzursuz bağırsak sendromu) hastalığının habercisi olabilir" dedi. Medical Park Ordu Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Fuat Ekiz, ülkemizde huzursuz bağırsak sendromu olarak da bilinen irritabl bağırsak sendromunun (IBS) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğini belirterek, erken tanının önemine dikkat çekti. "Her karın ağrısı masum değil" Bu sendromun, bağırsaklarda yapısal bir hasar olmadan gelişen fonksiyonel bir sindirim sistemi hastalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Fuat Ekiz, "İrritabl bağırsak sendromu, bağırsak hareketlerinin ve duyarlılığının bozulması sonucu ortaya çıkar. Hastalar çoğu zaman karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal ya da kabızlık şikayetleriyle başvurur. Ancak bu belirtiler genellikle psikolojik kaynaklı sanılıp ihmal ediliyor. Oysa IBS, ciddi bir yaşam kalitesi kaybına neden olabilen kronik bir hastalıktır" diye konuştu. "Stres tek neden değil" Stresin, hastalığın belirtilerini artıran bir faktör olduğunu ancak tek başına neden olmadığını ifade eden Doç. Dr. Ekiz, "Stres, IBS’nin alevlenmesini tetikler fakat tek neden değildir. Genetik yatkınlık, beslenme alışkanlıkları, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizlikler ve geçirilmiş enfeksiyonlar da etkili olabilir. Bu yüzden hastalığı yalnızca ‘psikolojik’ görmek doğru değildir" ifadelerine yer verdi. "Tedavi hastaya özel planlanmalı" IBS’de tedavinin kişiye özel planlanması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Fuat Ekiz, "Tedavide hastanın semptomlarına, yaşam tarzına ve beslenme alışkanlıklarına göre yol izlenir. Diyet düzenlemesi, gaz yapan ve bağırsak hareketlerini etkileyen gıdaların azaltılması, gerekirse probiyotik ve lif takviyeleri kullanılabilir. Stres yönetimi ve düzenli egzersiz de tedavinin önemli parçalarıdır" şeklinde konuştu. "3 aydan uzun süren şikayetlerde uzman desteği alınmalı" Hastalığın genellikle dalgalı bir seyir izlediğini belirten Doç. Dr. Ekiz, uzun süren sindirim sistemi şikayetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyerek, şu uyarıda bulundu: "Eğer karın ağrısı, gaz, şişkinlik veya dışkılama değişiklikleri 3 aydan uzun sürüyorsa mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır. Erken tanı, hem hastalığın kontrol altına alınmasını kolaylaştırır hem de gereksiz endişe ve yanlış tedavilerin önüne geçer." "Dengeli beslenme ve hareketli yaşam önemli" Bağırsak sağlığının korunması için dengeli beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli egzersiz ve stres kontrolünün büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Fuat Ekiz, vatandaşlara bağırsak sağlığını korumaya yönelik yaşam tarzı değişiklikleri konusunda farkındalık çağrısında bulundu.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 22:14
Korkuteli Devlet Hastanesi’ne cildiye uzmanı atandı
Korkuteli Devlet Hastanesi hekim kadrosu güçlenmeye devam ediyor. Korkuteli’nde uzun süredir eksikliği hissedilen Cildiye (Dermatoloji) Uzmanı kadrosuna Uzman Doktor Hanife Gündoğdu Köseoğlu atandı. Görevine başlayan Dr. Hanife Gündoğdu Köseoğlu ile birlikte Korkuteli Devlet Hastanesi’nde cildiye branşında sağlık hizmeti yeniden verilmeye başlandı. Cilt hastalıkları başta olmak üzere birçok dermatolojik rahatsızlık için vatandaşlar artık ilçe dışına gitmek zorunda kalmayacak.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 18:36
Ortaca’da ‘Süt Sığırcılığı Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Sertifikaları’ dağıtıldı
Ortaca Güzelyurt Mahallesi’nde, Süt Sığırcılığı Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Kursu’nu başarıyla tamamlayan üreticiler için sertifika töreni düzenlendi. Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle düzenlenen kursu üreticiler başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. 40 saatlik kapsamlı eğitim programı Törende konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Ortaca ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde 24-28 Kasım 2025 tarihleri arasında toplam 40 saatlik ‘Süt Sığırcılığında Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Kursu’ düzenlendiğini belirtti. Kursa; Güzelyurt, Akıncı, Mergenli ve Karadonlar Mahallelerinden toplam 30 çiftçinin katılım sağladığını ifade eden Baydar, eğitimlerin hem teorik hem de uygulamalı olarak gerçekleştirildiğini vurguladı. Hijyen, sanitasyon ve uygulamalı eğitimler öne çıktı Baydar konuşmasında; kurs kapsamında sağım ve sağım hijyeni, sağım ünitelerinin hijyeni, bireysel hijyen, meme sağlığı, sütün yapısı, hijyen ve sanitasyon, doğru sağım basamakları, sağım makinelerinin bakımı, kişisel temizlik ve hijyen ile sütün kontaminasyonunun önlenmesi konularında kapsamlı bilgiler verildiğini söyledi. Teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı eğitimler ile kursiyerlerin bizzat uygulama yapmalarının sağlandığını belirtti. Tüm kursiyerler sertifika almaya hak kazandı Kurs sonu sınavı sonucunda, kursa katılan 30 kursiyerin tamamının başarılı olarak sertifika almaya hak kazandığını ifade eden Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Baydar, üreticileri güvenli gıda üretimine sağladıkları katkıdan dolayı tebrik etti. Konuşmasında hayvancılık desteklemelerine de değinen Baydar, kadın üreticilerin hayvancılık sektöründeki rolünün büyük olduğuna dikkat çekti. Eğitimler devam edecek Ortaca Kaymakamı Kenan Aktaş ise konuşmasında, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen kursların önemine vurgu yaparak, bu tür eğitim faaliyetlerinin artarak devam edeceğini belirtti.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 18:13
Bakan Memişoğlu: "Bu ülkenin üçte birinin sigara içmesini bir Sağlık Bakanı olarak istemiyorum"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Bu ülkenin üçte birinin sigara içmesini bir Sağlık Bakanı olarak istemiyorum. Bu vatandaşlarımızın en büyük risklerinden birisi kiloyla beraber. Onun için gelin Türkiye’yi Avrupa’nın en çok sigara içen ülkesi olmaktan çıkaralım" dedi.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 17:38
Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde sağlık altyapısı güçleniyor
Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik önemli yatırımlar hayata geçirildi. Bu kapsamda; modern altyapısıyla hizmete sunulan Uyku Laboratuvarının açılışı, Çocuk Cerrahisi Kliniği ile Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesinin yatak kapasitelerinin artırılması ve Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinin yenilenmesi dolayısıyla düzenlenen programda, üniversite yönetimi, hekimler ve sağlık çalışanları bir araya geldi. Gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte, hastanenin hem fiziki kapasitesi hem de teknolojik donanımı güçlendirilirken, hasta güvenliği, tedavi kalitesi ve hizmet erişilebilirliği açısından önemli kazanımlar elde edildi. Modern tıbbi cihazlar ve güncel sağlık standartları doğrultusunda yenilenen birimler, bölge halkına daha etkin ve hızlı sağlık hizmeti sunmayı hedefliyor. Rektör Hacımüftüoğlu: "Hayata geçirdiğimiz bu çalışmalar, tedavi süreçlerini güçlendiren önemli adımlardır" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sağlık alanında yapılan her yatırımın doğrudan insan hayatına dokunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Üniversite olarak yalnızca akademik başarıyı değil, topluma sunduğumuz hizmetin kalitesini de öncelikli görüyoruz. Araştırma Hastanemizde hayata geçirdiğimiz bu çalışmalar; hasta memnuniyetini artıran, sağlık çalışanlarımızın iş yükünü daha verimli yönetmelerine imkân tanıyan ve tedavi süreçlerini güçlendiren önemli adımlardır. Özellikle çocuk hastalarımıza yönelik yapılan yatırımlar, geleceğimize yapılan yatırımlardır." Rektör Hacımüftüoğlu, Uyku Laboratuvarının, başta uyku apnesi olmak üzere birçok uyku bozukluğunun tanı ve tedavisinde önemli bir boşluğu dolduracağını belirterek, bu merkezin multidisipliner yaklaşımla hizmet vereceğini ifade etti. Uyku sağlığının, bireylerin yaşam kalitesi üzerindeki etkisine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, merkezin bölgesel ölçekte de önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini dile getirdi. "Yoğun bakım bekleme sürelerinin azalması hasta güvenliği açısından son derece önemli" Yatak kapasitesi artırılan Çocuk Cerrahisi Kliniği ve Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi sayesinde, kritik hastalara daha hızlı müdahale imkânı sağlanacağına dikkat çeken Hacımüftüoğlu, yoğun bakım bekleme sürelerinin azalmasının hasta güvenliği açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Yenilenen Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinin ise modern donanımı, enfeksiyon kontrol altyapısı ve ergonomik yapısıyla çocuk hastalara daha güvenli ve konforlu bir bakım ortamı sunacağını belirtti. Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Bu süreçte emeği geçen tüm yöneticilerimize, hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza ve teknik personelimize teşekkür ediyorum. Yapılan her çalışmanın hastanemize, şehrimize ve bölgemize hayırlı olmasını; hastalarımıza sağlık ve şifa vesilesi olmasını temenni ediyorum."
17 Aralık 2025 Çarşamba - 17:28
Gediz’de gıda işletmelerine yönelik denetimler sürüyor
Gediz İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü gıda kontrol görevlileri tarafından ilçe genelinde faaliyet gösteren gıda işletmelerine yönelik denetimler gerçekleştirildi. Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yapılan denetimlerde, gıda güvenilirliği, hijyen koşulları ve mevzuata uygunluk başta olmak üzere birçok kriter titizlikle incelendi. Denetimler sırasında işletme yetkililerine mevzuat hakkında bilgilendirmelerde bulunularak, eksikliklerin giderilmesi konusunda uyarılar yapıldı. Yetkililer, halk sağlığının korunması ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması amacıyla denetimlerin aralıksız devam edeceğini ifade etti.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 17:13
Erzurum Şehir Hastanesi’nde bir ilk
Erzurum Şehir Hastanesi’nde, 75 yaşındaki bir hastanın göğüs bölgesindeki tümörlü kitle, "Davinci "adındaki robot ile yapılan konforlu ameliyatla alındı. Bu operasyon Erzurum’da bir ilk olarak kayıtlara geçti. Göğüs cerrahi kliniğinden doktorların robotik cerrahi için eğitim sürecinden geçtiğini, daha sonra robotla operasyon yapıldığını ifade eden Erzurum Şehir Hastanesi Başhekim Doç. Dr. İbrahim Hakkı Tör, "Robotik cerrahide teknik ve anestezi ekipleri önem arz ediyor. Robotik cerrahi ile üroloji, prostat kanseri ve kalp ve damar cerrahisinde baypas ve kitle ameliyatları yapılıyor. Hastanemizde ilk olarak göğüs cerrahi kliğinde akciğerde, özellikle göğüs kemiğinin arkasında ’timus’ dediğimiz bezde, tümörlü kitle mevcut, bu kitleyi hocalarımız robotik cerrahi operasyonuyla alacaklar" dedi. "Robotik cerrahi hasta ve hekime avantaj sağlıyor" Erzurum Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahı Opr. Dr. Abdulsamet Alp da, operasyonda hastanın göğsündeki kitlesini robotik cerrahi ile alınacağını anlatarak, "Ankara ve İstanbul gibi sayılı merkezde göğüs cerrahisinde robotik cerrahi yapılıyor, şimdi ise Erzurum Şehir Hastanesi’nde böyle imkan var. Robotik cerrahi hasta ve hekime avantaj sağlıyor. Daha az kesi, daha az kanama ve daha hızlı iyileşme ile hastalar normal hayatına hızlı dönüyor" diye konuştu. "Normal yapsaydık 2 saat cerrahi süreci olacaktı" Hasta ve hekimin robotik cerrahide konforlu ameliyat süreci geçirdiğini anlatan Alp, şöyle devam etti: "Hastanın iman tahtasının altında kalbin üzerindeki bölgede tümör var, bu tümörü robotik cerrahi ile alacağız. Bu ameliyatı normal yapsaydık 2 saat cerrahi süreci olacaktı. İman tahtası dediğimiz kemiği kesmek zorunda kalacaktık. Hastanın çok fazla ağrısı olacaktı, en az 1 hata yatacak, normal hayatına geçme süresi ise ortalama 1 ay olacaktı. Fakat robotik cerrahide daha az kanama ve ortalama 3 gün sonra taburcu olacak, 1 hafta sonra ise normal hayatına dönecek."
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:07
Uzmanından uyarı: Yaygın olan virüs influenza
Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, gribal enfeksiyonlar arasında COVID-19 virüsünün daha sık görüldüğünü, ancak son 2 haftadır yaygın olan virüsün influenza olduğunu belirtti. Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kılıç, sonbaharın ilk aylarında artan gribal enfeksiyonlara dair yazılı açıklama yayımladı. Dr. Kılıç, gribal enfeksiyonlar arasında COVID-19 virüsünün daha sık görüldüğünü ancak son 2 haftadır yaygın olan virüsün influenza olduğunu belirtti. Aynı zamanda Gülay Kılıç, hastalık belirtilerinin bu 2 hastalıkta olduğu gibi birçok üst solunum yolu enfeksiyonunda ortak olduğunu da bildirdi. "COVID-19 grip virüslerinden daha bulaşıcıdır" Kılıç, COVID-19 ile gribin ortak görülen belirti ve farklılıklarını şöyle sıraladı: "Ateş ve ateşlenme hissi, titreme, öksürük, nefes darlığı ya da nefes almada zorluk, yorgunluk, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya tıkanıklığı, kas ve vücut ağrıları, baş ağrısı, kusma ve ishal ortak belirtiler arasındadır. Virüsü taşıyan kişilerin öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında etrafa saçtığı büyük ve küçük damlacıklar yoluyla yayılır. Bu damlacıklar yakındaki kişilerin ağız ve burunlarına ulaşabilir ya da solunum yoluyla vücuda alınabilir. Havalandırması yetersiz kapalı ortamlarda, virüs içeren küçük parçacıklar daha uzak mesafelere yayılarak enfeksiyona neden olabilir. Ayrıca virüsle temas etmiş kişilerle tokalaşma gibi doğrudan temas yoluyla ya da virüs bulunan yüzeylere dokunduktan sonra ağız, burun veya gözlere temas edilmesiyle de enfeksiyon bulaşabilir. COVID-19’a neden olan virüs, belirti başlamadan önce, hafif belirtileri olan ya da hiç belirti göstermeyen kişiler tarafından da başkalarına bulaşabilir. COVID-19 grip virüslerinden daha bulaşıcıdır ve COVID-19 belirtileri temastan 2-14 gün içinde kendini gösterirken, grip daha kısa sürede 1-4 gün içinde belirti verir." Hem influenza hem COVID-19’da hastaların çoğunlukla ateş, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleriyle başvurduğunu vurgulayan Dr. Gülay Kılıç, eşlik eden bulgularının ayırıcı tanı açısından önemli ipuçları sunduğunu ifade etti. "Vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır" Aynı zamanda Dr. Kılıç, şu bilgileri paylaştı: "Ateşle birlikte şiddetli boğaz ağrısının görülmesi ve öksürüğün eşlik etmemesi bakteriyel tonsilliti düşündürürken; halk arasında ‘nezle’ olarak adlandırılan soğuk algınlığı, rinovirüsün neden olduğu ve burun akıntısı dışında genel hastalık bulguları yapmayan, kısa sürede basit önlemlerle iyileşen bir hastalıktır. Ateşin üç günden uzun sürmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, belirgin halsizlik, derin nefesle artan öksürük veya balgam renginin koyulaşması enfeksiyonun zatürreye ilerlediğini düşündüren önemli bulgulardır. Bu şikayetler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır." "Kapalı alanların havalandırılması gibi basit koruyucu davranışlar da önemlidir" Virüslerden korunmaya ilişkin konuşan Dr. Gülay Kılıç, "Aşılanma bilimsel olarak ağır hastalık, komplikasyon ve hastaneye yatış riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Her yıl influenza virüsünün türleri değiştiğinden, grip aşısının her kış dönemi başında uygulanması önerilmektedir. Enfeksiyonların yayılmasını önlemek için aşı olmanın yanı sıra bulaşma yolları göz önüne alınarak hasta iken evde kalmak, çıkmak zorundaysa maske takmak, mesafeyi korumak, öksürük ile hapşırıkta ağız ve burun kapatmak, elleri sık yıkamak ve kapalı alanların havalandırılması gibi basit koruyucu davranışlar da önemlidir" ifadelerini kullandı.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:43
Sağlık hizmetlerinden medikal malzeme desteği
Genel sağlık hizmetlerine devam eden Bodrum Belediyesi, tekerlekli sandalye, yürüteç, hasta yatağı gibi ihtiyaçların karşılanması kapsamında bir yılda toplam 510 vatandaşa destek sağladı. Bodrum Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlı yarımada genelinde hizmet veren Sağlık Hizmetleri Bürosu, ihtiyaç sahibi vatandaşlara medikal malzeme desteğinde bulunmaya devam ediyor. Sağlık Hizmetleri Bürosu ekipleri, yatağa bağımlı, tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlar ve medikal malzeme kullanma gereksinimini olan hastalar başta olmak üzere, ilçe sınırları içerisinde ikamet eden vatandaşlara dönüşümlü olarak medikal malzeme desteği sağlıyor. Sosyal belediyecilik doğrultusunda kent genelinde çalışmalarını özveri ile sürdüren Sağlık Hizmetleri Bürosu, medikal malzeme ihtiyacı olan vatandaşlardan gelen talepleri değerlendiriyor. Ekipler, gerekli evrakların kontrolünden sonra hasta yatağı, manuel tekerlekli sandalye, oturaklı tuvalet, yürüteç ve koltuk değneği gibi medikal malzemeleri bedelsiz olarak vatandaşlara teslim ediyor. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucu 2025 yılı içerisinde 510 vatandaşa destek olundu. Medikal malzeme destekleri kapsamında; 195 vatandaşa hasta yatağı, 128 vatandaşa tekerlekli sandalye, 77 vatandaşa yürüteç, 65 vatandaşa koltuk değneği ve 45 vatandaşa oturaklı tuvalet desteği verildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder