SAĞLIK
BEUN Hastanesinden kalp hastalarına umut; Kriyobalon Ablasyon yöntemi ilk kez Zonguldak’ta 17 Mart 2026 Salı - 18:43:31 Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda kalp ritim bozukluklarının en yaygın türlerinden biri olan atrial fibrilasyonun tedavisinde kullanılan "Kriyobalon Ablasyon Yöntemi", Zonguldak’ta ilk kez BEUN Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından başarıyla uygulandı. Atrial fibrilasyon, kalbin üst odacıklarında oluşan düzensiz elektriksel aktiviteler sonucu ortaya çıkan ve çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik gibi şikâyetlere yol açabilen yaygın bir ritim bozukluğu olarak biliniyor. Tedavi edilmediği durumlarda inme başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bu rahatsızlık, modern kardiyoloji yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ve Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen Kriyobalon Ablasyon işlemi, minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. İşlem sırasında kalpte ritim bozukluğuna neden olan odaklar, soğuk enerji kullanılarak izole ediliyor ve böylece kalbin normal ritmine dönmesi sağlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastalarda ritim kontrolü sağlanırken yaşam kalitesinin de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. BEUN Hastanesinde başarıyla gerçekleştirilen bu işlem, Zonguldak’ta ilk kez uygulanması bakımından büyük önem taşıyor. Yüksek başarı oranı ve kısa işlem süresi ile öne çıkan kriyobalon ablasyon yöntemi sayesinde, uygun hastalar, mega şehirlerdeki ileri merkezlere gitmek zorunda kalmadan modern tedavi imkânlarına Zonguldak’ta ulaşabilecek. Bu gelişme, Batı Karadeniz Bölgesi’nde sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran önemli bir adım olacak. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Üniversite Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen kriyobalon ablasyon işlemiyle ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi: "Üniversite Hastanemiz, güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye devam etmektedir. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan kriyobalon ablasyon yönteminin Hastanemizde başarıyla uygulanması, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran son derece önemli ve gurur verici bir gelişmedir. Bu başarılı uygulamada emeği geçen Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Bilimsel bilgi birikimini modern tıbbi teknolojiyle bir araya getirerek hastalarımıza en güncel ve güvenilir tedavi imkânlarını sunan değerli sağlık kadromuz, Üniversite Hastanemizin sağlık alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmektedir. Üniversite Hastanemizde gerçekleştirilen bu nitelikli girişim sayesinde, yalnızca Zonguldak’taki değil Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki hastalarımız da büyük şehirlere gitme zorunluluğu duymadan ileri düzey tedavi hizmetlerine bulundukları bölgede ulaşabilme imkânına kavuşmaktadır. Bu vesileyle tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sağlık hizmeti almak üzere Hastanemize başvuracak tüm hastalarımıza Yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, bölgenin sağlık üssü olma misyonuyla bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek modern tıbbın sunduğu en ileri tedavi yöntemlerini vatandaşlarımızla buluşturmaya kararlılıkla devam edecektir."
17 Mart 2026 Salı - 15:19 ’Lejyoner Hastalığı Kontrol Programı Eğitimi" düzenlenecek Akciğerlerde ciddi enfeksiyonlara sebep olan lejyoner hastalığına karşı farkındalığın artırılması ve konaklama birimlerinde su sistemlerinin güvenli yönetiminin sağlanması amacıyla, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü tarafından "Lejyoner Hastalığı Kontrol Programı Eğitimi" düzenlenecek. Gerçekleştirilecek eğitim programıyla ilgili kurumdan yapılan yazılı açıklamada, "Lejyoner hastalığı, ülkemizde bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar arasında yer almaktadır. Bu çerçevede konaklama birimlerinin, su sistemlerinde legionella bakterisinin çoğalmasını önlemeye yönelik gerekli tedbirleri alması ve bu süreçleri eğitimli sorumlu personel aracılığıyla yürütmesi zorunludur. Eğitim programı, konaklama birimlerinde görev alacak sorumlu personelin mevzuat, risk değerlendirmesi ve su yönetimi planları konularında bilgi ve yetkinliğini artırmayı hedeflemektedir. Eğitim 2 yapılacak olup, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Eğitim Salonunda gerçekleştirilecektir. Eğitime, otel, motel, tatil köyü, misafirhane, kaplıca, huzurevi, alışveriş merkezi gibi su sistemlerinin yoğun kullanıldığı konaklama ve toplu kullanım alanlarından başvurular kabul edilecektir. Yataklı tedavi kurumlarının başvuruları ise resmi yazışma yoluyla alınacaktır. Eğitime katılacak personelin en az lise mezunu olması gerekmekte olup, katılım sağlayacak kişilerin ilgili mevzuat gereği eğitim almış sorumlu personel olarak görevlendirilmesi öngörülmektedir" ifadelerine yer verildi. Öte yandan, lejyoner hastalığının genellikle klimalar, jakuziler ve su sistemlerinden solunum yoluyla bulaşan ciddi bir akciğer enfeksiyonu olduğu belirtildi.
17 Mart 2026 Salı - 14:56 Sağlık-Sen’den tıp bayramında birlik mesajı Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı Cizre ilçe ve işyeri temsilcileri tıp bayramının hafta sonuna denk gelmesinden dolayı ilk mesai gönünde hazırladıkları karanfilleri tüm sağlık çalışanlarını gözeterek birlik ve beraberlik şiarıyla kutladı. Sağlık-Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, Cizre ilçe temsilcisi, kadınlar komisyonu ilçe temsilcisi ve gençlik kolları ilçe temsilcisi ile birlikte Cizre Devlet Hastanesinde görev yapan Sağlık çalışanlarına karanfil dağıttı. "Sağlık çalışanlarının hak ve hukuku gözetmenmelidir" Sağlık Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, icap nöbeti tutan ancak bu nöbetin ücretini alamayan, malpraktis uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle mağdur olan, görevi sırasında şiddete maruz kalan hatta hayattan koparılan sağlık çalışanlarının haklarının mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Budak, "Bu konularda sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızın bilinmesini isteriz. Unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. 14 Mart’ın sağlık çalışanları için gerçek bir bayram havasında geçmesi için çalışanlarımızın beklentilerini gerçek anlamda karşılayan açıklamalar yapılması, sorunların çözümü için somut adımlar atılmalıdır" dedi. Karanfil dağıtımına Sağlık-Sen İlçe Temsilcisi Veli Özalp, İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, İlçe Gençlik Kolları Temsilcisi Fikret Sarak, Kadınlar Komisyonu İlçe Temsilcisi Serpil Akcan katıldı.
Yanlış duruş boyun sağlığını tehdit ediyor
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:37 Yanlış duruş boyun sağlığını tehdit ediyor Sivas Devlet Hastanesi’nde görevli Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serkan Polat, dijital alışkanlıkların boyun sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Boyun bölgesinin, başın ağırlığını taşıyan ve omurilik ile sinir köklerini koruyan hassas bir yapı olduğunu söyleyen Polat, "Başımız yaklaşık 5 kilogramdır. Ancak telefon ve tablet kullanımı sırasında baş öne eğildikçe boyuna binen yük katlanarak artar. Bu durum kaslarda aşırı yüklenmeye ve disklerde zorlanmaya yol açar" dedi. Son yıllarda sıkça görülen "teknoloji boynu" tablosunun yalnızca geçici bir ağrıdan ibaret olmadığını ifade eden Dr. Polat, uzun süreli yanlış duruşun boyun düzleşmesi, disk dejenerasyonu ve sinir sıkışmalarına kadar ilerleyebilen ciddi sorunlara neden olabileceğini söyledi. Polat, şikâyetlerin zamanla omuz ve kollara yayılan ağrılar, uyuşmalar ve baş ağrılarıyla kendini gösterebildiğini dile getirdi. Boyun ağrılarının çoğunun ani bir travmadan değil, yıllar içinde biriken yanlış alışkanlıklardan kaynaklandığını dile getiren Polat, uzun süre bilgisayar başında oturmanın ve telefonu göz hizasının altında kullanmanın riski artırdığını vurguladı. Erken dönemde yapılan doğru tanı, kişiye özel egzersizler ve fizik tedavi uygulamalarıyla cerrahiye gerek kalmadan başarılı sonuçlar elde edilebildiğini belirten Dr. Polat, "Boyun ağrısı alışılması gereken bir durum değildir; günlük yaşamı etkileyen ağrılar mutlaka ciddiye alınmalıdır" ifadelerini kullandı.
Yüksekova’da kar geçit vermedi, ekipler vazgeçmedi: 2 saatlik kurtarma mücadelesi
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:47 Yüksekova’da kar geçit vermedi, ekipler vazgeçmedi: 2 saatlik kurtarma mücadelesi Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yolu kar nedeniyle kapanan köyde rahatsızlanan kadın, sağlık ekiplerinin 1 buçuk metrelik karda verdiği 2 saatlik zorlu mücadelenin ardından hastaneye ulaştırıldı. Yüksekova ilçe merkezine bağlı İnanlı köyünde yaşayan 33 yaşındaki Ayten Güler’in şiddetli baş ağrısı, bulantı ve kusma şikayetleri artınca ailesi tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. Bölgede etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle köy yolunun ulaşıma kapalı olması üzerine, bölgeye paletli ambulans ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) sevk edildi. "Kar kalınlığı 1 buçuk metreyi buldu" Zaman zaman 1 buçuk metreyi bulan kar kalınlığı ve dondurucu soğuğa rağmen pes etmeyen ekipler, iş makinelerinin de desteğiyle ilerleyerek yaklaşık 2 saatlik operasyonun ardından köye ulaşmayı başardı. Hastanın evine ulaşan UMKE ekipleri, Güler’e olay yerinde ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Sedye ile evinden alınan hasta, zorlu doğa şartlarına rağmen güvenli bölgede bekleyen 112 Acil Sağlık ekiplerine teslim edildi. "Sağlık durumu iyiye gidiyor" Yüksekova Devlet Hastanesi’ne nakledilen Ayten Güler, hemen müşahede altına alındı. Hastane yetkililerinden alınan bilgiye göre, gerekli tetkik ve tedavileri süren Güler’in genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Kar kış demeden vatandaşın yardımına koşan sağlık çalışanları, bir hayatı daha kurtarmanın mutluluğunu yaşarken, Güler ailesi de fedakar ekiplere teşekkürlerini iletti.
BEUN Hastanesinde yenilenen endokrinoloji servisi hizmete açıldı
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:04 BEUN Hastanesinde yenilenen endokrinoloji servisi hizmete açıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sağlık alanındaki hizmet altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. BEUN Hastanesi bünyesinde yer alan Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisi, kapsamlı yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından düzenlenen açılış programı ile hizmete açıldı. BEUN Hastanesinde gerçekleştirilen açılış programına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir, Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu ile akademik ve idari personel, öğrenciler ve basın mensupları katıldı. Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisinde gerçekleştirilen yenileme çalışmaları kapsamında; servis alanlarının tamamında duvarlar, zeminler, vitrifiye elemanları ve mobilya tefrişatı baştan sona yenilendi. Hemşire çağrı sistemleri ile hasta odalarındaki yatak başı oksijen ve vakum gaz altyapıları güncellenirken, iklimlendirme sistemleri de modern standartlara uygun şekilde yeniden yapılandırıldı. Hasta konforunu artırmaya yönelik düzenlemeler kapsamında oda planlamaları yeniden ele alındı. Bu doğrultuda dört kişilik hasta odaları kaldırılarak iki kişilik odalara dönüştürüldü. Yenilenen servis, toplam 23 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. Açılış programında konuşan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversite hastanesinde sürdürülen yenileme ve iyileştirme çalışmalarının sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Üniversite hastanemizin sağlık hizmetleri kapasitesini güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisimizin kapsamlı bir yenileme sürecinin ardından yeniden hizmete açılmasıyla birlikte hem şehrimize hem de bölgemize sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi daha da artacaktır. Aynı zamanda öğrencilerimiz ve genç hekimlerimiz için modern ve nitelikli bir uygulama ve eğitim ortamı oluşturulmuştur. Üniversitemizin sağlık alanındaki gelişiminde bizlere her zaman destek olan Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu servis; üniversitemiz, öğrencilerimiz, sağlık çalışanlarımız ve Zonguldak halkı için önemli bir kazanımdır. Servisimizin hem eğitim hem de hizmet boyutunda uzun yıllar boyunca sağlık alanına değer katacağına inanıyorum. Bu vesileyle yenilenen servisimizin bölgemize, şehrimize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor; emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."
Spor salonlarında hijyen alarmı: Aletler sanılandan çok daha kirli
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:29 Spor salonlarında hijyen alarmı: Aletler sanılandan çok daha kirli Kış aylarında açık havada egzersizin zorlaşmasıyla birlikte spor salonları daha yoğun kullanılmaya başlarken, ortak kullanılan spor ekipmanları enfeksiyon riski açısından dikkat çekiyor. Prof. Dr. Nafiz Koçak, bu yoğunluğun önemli bir hijyen riskini de beraberinde getirdiğini vurguladı. Dambıl, halter barları, koşu bandı tutacakları, kondisyon bisikletleri ve egzersiz minderleri gün boyunca birçok kişi tarafından temas edilen yüzeyler arasında yer alıyor. Ter, cilt teması ve yetersiz dezenfeksiyon bu ekipmanları mikroorganizmalar için uygun bir zemin haline getiriyor. Medicana Çamlıca Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nafiz Koçak, "Yapılan bazı ölçümlerde spor salonlarında sık temas edilen ekipmanların, tuvalet kapağından daha fazla bakteri barındırabildiği görülüyor. Özellikle Staphylococcus aureus, E. coli ve mantar etkenleri bu yüzeylerde sık tespit ediliyor" dedi. Kapalı alanlarda geçirilen sürenin uzaması enfeksiyon riskini artırıyor Soğuk havalar nedeniyle insanların daha uzun süre kapalı alanlarda vakit geçirdiğini, bu durumun kalabalık ortamların artmasına ve mikroorganizmaların kişiden kişiye daha kolay yayılmasına zemin hazırladığını belirten Prof. Dr. Nafiz Koçak, "Özellikle spor salonları gibi ortak kullanım alanlarında yeterli havalandırmanın sağlanamaması, virüs ve bakterilerin ortamda asılı kalma süresini uzatır. Bunun yanı sıra soğuk hava, güneş ışığından daha az faydalanılması ve mevsimsel beslenme değişiklikleri bağışıklık sisteminin direncini olumsuz etkileyebilir. Grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının kış aylarında yaygınlaşması, vücudu enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir. Terleme sonrası vücudun soğuması ve nemli ortamlar ise bakteri ve mantarların çoğalması için uygun şartlar oluşturur. Bu şartlar altında spor salonlarında hijyen kurallarına uyulmaması; cilt enfeksiyonları, mantar hastalıkları, göz enfeksiyonları ve solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını kolaylaştırmaktadır" açıklamalarında bulundu. "Salon temiz" algısı yanıltıcı olabilir Spor salonlarında genel temizlik yapılsa bile, ekipmanların her kullanımdan sonra dezenfekte edilmemesinin enfeksiyon zincirinin kırılmasını zorlaştırdığını söyleyen Prof. Dr. Nafiz Koçak, "Kış aylarında bağışıklık sistemi zaten daha hassas. Bu dönemde ‘nasıl olsa salon temizleniyor’ düşüncesiyle kişisel önlemleri ihmal etmek, enfeksiyon riskini ciddi şekilde artırabilir" uyarısında bulundu. El hijyeni önemsenmeli, kişisel eşyalar ortak kullanılmamalı Prof. Dr. Nafiz Koçak, basit ama etkili önlemlerle olası enfeksiyon risklerini büyük ölçüde azaltılabilmek için şu önerilerde bulundu: "Antrenman öncesi ve sonrası ekipmanları silin. Kendi havlunuzu kullanın, ortak havlu veya minderlerden kaçının. Ellerinizi sık sık yıkayın veya el antiseptiği kullanın. Açık yara, kesik veya cilt lezyonlarını mutlaka kapatın. Spor sonrası terli kıyafetlerle kalmayın. Kış aylarında bağışıklığı destekleyecek uyku ve beslenmeye özen gösterin." Sağlıklı spor için hijyen şart Sporun bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Nafiz Koçak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Spor, doğru şartlarda yapıldığında bağışıklığı güçlendirir. Ancak hijyen kurallarının ihmal edildiği ortamlarda yapılan spor, özellikle kış aylarında enfeksiyon riskini artırabilir. Sağlıklı sporun ilk adımı, hijyendir."
İzmir’de sağlık filosuna 45 yeni ambulans
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:09 İzmir’de sağlık filosuna 45 yeni ambulans Sağlık Bakanlığı tarafından İzmir’e tahsis edilen 45 yeni ambulans, düzenlenen törenle hizmete alındı. Son 4 ayda yapılan takviyelerle kentteki acil yardım ambulansı sayısı 155’ten 200’e yükselirken, kentsel vakalara ulaşma süresi 7 dakikanın altına düştü. Sağlık Bakanlığı tarafından "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda temin edilen 45 ambulans için İzmir Şehir Hastanesi’nde teslim töreni gerçekleştirildi. Törene İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yaprak Üstün ve sağlık çalışanları katıldı. Vali Elban: "Gelişmiş ülkelerden 3-4 kat daha hızlıyız" Törende konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, Türkiye’nin sağlıkta erişim hızı konusunda dünya standartlarının üzerinde olduğunu vurguladı. Elban, "Türkiye’de sadece acil çağrıya en gelişmiş ülkelerden 3-4 kat hızlı müdahale edilmiyor, aynı zamanda nitelikli bina, yatak ve cihaz erişiminde de büyük bir gelişmişlik bulunuyor. 20 dakikada vakaya müdahale kabiliyeti olan ülkelerde 6 aydan önce MR sırası alınamazken, ülkemizde büfeden su alır gibi hızlı erişebiliyoruz. Personelimiz dünyada parmakla gösteriliyor. Amacımız insanımızın daha sağlıklı olması. Bu vizyonu sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Eyyüp Kadir İnan: "İzmir’e 100 milyar liralık sağlık yatırımı" AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir’in geçmişteki sağlık şartları ile bugünkü durumunu kıyaslayarak çarpıcı rakamlar paylaştı. 2003 yılından bu yana İzmir’e 70 milyar TL’lik yatırım yapıldığını belirten İnan, "20 yıl önce sadece 3 büyük hastane vardı ve fiziki şartları çok kötüydü. Bugün ise 140 sağlık tesisini tamamladık. İzmir Şehir Hastanesi, 2 bin 60 yatak kapasitesiyle Ege’nin şifa fabrikası oldu ve bugüne kadar 8 milyon vatandaşımıza hizmet verdi. Devam eden ve planlanan projelerle İzmir’e toplamda 100 milyar liralık sağlık yatırımı kazandırıyoruz" diye konuştu. İnan, gelecek projeler hakkında da bilgi vererek, "2026’nın ilk 8 ayında Dikili’de bir hastane, Selçuk’ta ise devasa bir sağlık kampüsü hayata geçecek. Menemen’de 250 yataklı hastane çalışmamız sürüyor. 2002 yılında İzmir’de sadece 30 ambulans varken bugün bu sayı 200’e ulaştı" ifadelerini kullandı. "Hastanenin çöplerini toplamaktan aciz yerel yönetim" AK Partili İnan, hastanenin çöplerinin toplanmasında yerel yönetim tarafından sorun yaşandığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Tamamladığımız ve devam eden projelerle birlikte İzmir’e 100 milyar liralık sağlık yatırımı kazandırıyoruz. Yerel yönetim ise kronik sıkıntıları yönetemiyor. Bu hastanenin çöplerini toplamaktan aciz bir yerel yönetim var. Biz hizmet diyoruz her defasında. Onlar mazeret üretiyor. Amacımız acil ambulans ihtiyacı olan herkese günün 24 saati ulaşmak. İlimizde 124 acil sağlık hizmetleri istasyonları var. 2002 yılında şehrimizde ambulans sayısı sadece 30’du. Bugün bu sayı 200’e ulaştı. Sadece nicelik değil nitelik de arttı." Ceyda Bölünmez Çankırı: "Vakaya ulaşma oranı yüzde 93’e çıktı" AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir’deki 124 istasyonda bin 941 personelin görev yaptığını hatırlatarak şunları söyledi: "2025 yılı başında 10 dakikada vakaya ulaşma oranı yüzde 79 iken, bugün bu oran yüzde 93’e ulaşmıştır. Kentsel vakaya ulaşma süremiz 7 dakikanın altındadır. Avrupa ve Amerika’da bu süreler 15-20 dakikayı bulurken, Türkiye dünya standartlarını aşmıştır." "İzmir başarısı Türkiye ortalamasının üzerinde" İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul ise ambulans envanteri hakkında detaylı bilgi vererek, "45 yeni ambulansla filomuz 200’e çıktı. Ayrıca envanterimizde 4 yenidoğan, 3 yoğun bakım, 2 dört sedyeli, 1 kar paletli, 1 helikopter ve 11 motosiklet ambulansı olmak üzere toplam 22 özel donanımlı araç aktif görevdedir. İzmir’in başarısı Türkiye ortalamasının da üzerindedir" dedi. Konuşmaların ardından Vali Süleyman Elban ve protokol üyeleri, sağlık çalışanlarına yeni ambulansların anahtarlarını teslim ederek kurdele kesimini gerçekleştirdi.
Uzman Doktor Şenses: "Bilinçsiz egzersizler bel fıtığı ve menisküs riskini artırıyor
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:02 Uzman Doktor Şenses: "Bilinçsiz egzersizler bel fıtığı ve menisküs riskini artırıyor Memorial Bodrum Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. İnci Şenses, spor ve egzersizin, sağlıklı bir yaşamın temel unsurları arasında yer alırken, bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde yapılan uygulamaların ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini ifade etti. Dr. Şenses, özellikle doktora danışılmadan, alanında uzman olmayan kişiler tarafından sosyal medyada paylaşılan egzersiz videolarındaki hareketlerin bilinçsizce uygulanması; bel fıtığı, omuz eklem hasarları ve menisküs gibi kalıcı problemlere neden olabildiğini açıkladı. Memorial Bodrum Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. İnci Şenses, kişiye özel planlanmayan egzersizlerin oluşturduğu riskler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerine başvuran hastalarda egzersize bağlı yaralanmaların belirli hareketlerde yoğunlaştığını belirten Uz. Dr. Şenses, yanlış teknikle yapılan plank egzersizlerinin bel fıtığını tetiklediğini ifade etti. Uygun olmayan direnç lastikleriyle yapılan egzersizlerin omuz ekleminde hasara yol açabildiğini vurgulayan Şenses, kontrolsüz ve hatalı formda uygulanan squat hareketlerinin ise diz ekleminde menisküs ve bağ yaralanmalarına neden olabildiğini kaydetti. Sosyal medyadaki egzersiz videolarına dikkat Dijital platformlarda paylaşılan egzersiz videolarının, bireyin mevcut sağlık durumu değerlendirilmeden uygulanmasının sakatlanma riskini artırdığını belirten Şenses, bu içeriklerin büyük bölümünün; yaş, fiziksel kapasite, omurga sağlığı, eklem yapısı, kilo ve geçirilmiş hastalıklar dikkate alınmadan hazırlandığını, bu nedenle her birey için güvenli olmadığını dile getirdi. Yanlış egzersize yol açan temel hatalar Egzersiz kaynaklı sakatlıkların temelinde üç ana hatanın öne çıktığını belirten Uz. Dr. Şenses, bunları şu şekilde sıraladı: "Ağrının kas, fıtık ya da kemik kaynaklı olup olmadığı belirlenmeden yapılan egzersizler. Herkese aynı egzersiz anlayışıyla kişiye özel planlama yapılmaması. Yanlış hız, uygunsuz yük ve hatalı tekrar sayılarıyla yapılan uygulamalar" Egzersiz öncesi klinik değerlendirme şart Egzersizin koruyucu ve tedavi edici etkilerinden güvenli şekilde yararlanabilmek için uygulama öncesinde klinik değerlendirmenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Şenses, bireyin egzersize başlamadan önce mevcut şikayetlerinin kaynağının netleştirilmesi gerektiğini belirtti. Ağrının kas-iskelet sistemi, disk patolojisi ya da eklem yapılarıyla ilişkili olup olmadığının doğru egzersiz planlamasını doğrudan etkilediğini ifade etti. Planlanan programın bireyin yaşı, fiziksel kapasitesi, eşlik eden kronik hastalıkları ve geçmiş travmalarıyla uyumlu olması gerektiğini kaydeden Şenses, standart egzersiz protokollerinin bireysel farklılıklar dikkate alınmadan uygulanmasının sakatlanma riskini ciddi oranda artırdığını söyledi. Egzersizin süresi, sıklığı, yoğunluğu ve hızının klinik açıdan temel parametreler arasında yer aldığını dile getiren Şenses, yanlış yükleme, kontrolsüz tempo ve uygunsuz tekrar sayılarının kas, tendon ve eklem dokularında hasara yol açabileceğini ifade etti. Egzersiz sırasında ortaya çıkan ağrının fizyolojik bir uyum süreci mi yoksa patolojik bir durumun göstergesi mi olduğunun mutlaka ayırt edilmesi gerektiğini belirtti. Uzman kontrolü olmadan egzersiz riskli Kas-iskelet sistemi ağrılarında sosyal medyada görülen veya kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmesinin ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Uz. Dr. İnci Şenses, ağrı, hareket kısıtlılığı ya da performans kaybı yaşayan bireylerin sosyal medya içerikleriyle değil, mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilerek tedavi sürecine başlaması gerektiğini ifade etti.