SAĞLIK - 15 Ocak 2026 Perşembe 13:09

İzmir’de sağlık filosuna 45 yeni ambulans

A
A
A
İzmir’de sağlık filosuna 45 yeni ambulans

Sağlık Bakanlığı tarafından İzmir’e tahsis edilen 45 yeni ambulans, düzenlenen törenle hizmete alındı. Son 4 ayda yapılan takviyelerle kentteki acil yardım ambulansı sayısı 155’ten 200’e yükselirken, kentsel vakalara ulaşma süresi 7 dakikanın altına düştü.


Sağlık Bakanlığı tarafından "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda temin edilen 45 ambulans için İzmir Şehir Hastanesi’nde teslim töreni gerçekleştirildi. Törene İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yaprak Üstün ve sağlık çalışanları katıldı.



Vali Elban: "Gelişmiş ülkelerden 3-4 kat daha hızlıyız"


Törende konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, Türkiye’nin sağlıkta erişim hızı konusunda dünya standartlarının üzerinde olduğunu vurguladı. Elban, "Türkiye’de sadece acil çağrıya en gelişmiş ülkelerden 3-4 kat hızlı müdahale edilmiyor, aynı zamanda nitelikli bina, yatak ve cihaz erişiminde de büyük bir gelişmişlik bulunuyor. 20 dakikada vakaya müdahale kabiliyeti olan ülkelerde 6 aydan önce MR sırası alınamazken, ülkemizde büfeden su alır gibi hızlı erişebiliyoruz. Personelimiz dünyada parmakla gösteriliyor. Amacımız insanımızın daha sağlıklı olması. Bu vizyonu sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi.



Eyyüp Kadir İnan: "İzmir’e 100 milyar liralık sağlık yatırımı"


AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir’in geçmişteki sağlık şartları ile bugünkü durumunu kıyaslayarak çarpıcı rakamlar paylaştı. 2003 yılından bu yana İzmir’e 70 milyar TL’lik yatırım yapıldığını belirten İnan, "20 yıl önce sadece 3 büyük hastane vardı ve fiziki şartları çok kötüydü. Bugün ise 140 sağlık tesisini tamamladık. İzmir Şehir Hastanesi, 2 bin 60 yatak kapasitesiyle Ege’nin şifa fabrikası oldu ve bugüne kadar 8 milyon vatandaşımıza hizmet verdi. Devam eden ve planlanan projelerle İzmir’e toplamda 100 milyar liralık sağlık yatırımı kazandırıyoruz" diye konuştu. İnan, gelecek projeler hakkında da bilgi vererek, "2026’nın ilk 8 ayında Dikili’de bir hastane, Selçuk’ta ise devasa bir sağlık kampüsü hayata geçecek. Menemen’de 250 yataklı hastane çalışmamız sürüyor. 2002 yılında İzmir’de sadece 30 ambulans varken bugün bu sayı 200’e ulaştı" ifadelerini kullandı.



"Hastanenin çöplerini toplamaktan aciz yerel yönetim"


AK Partili İnan, hastanenin çöplerinin toplanmasında yerel yönetim tarafından sorun yaşandığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Tamamladığımız ve devam eden projelerle birlikte İzmir’e 100 milyar liralık sağlık yatırımı kazandırıyoruz. Yerel yönetim ise kronik sıkıntıları yönetemiyor. Bu hastanenin çöplerini toplamaktan aciz bir yerel yönetim var. Biz hizmet diyoruz her defasında. Onlar mazeret üretiyor. Amacımız acil ambulans ihtiyacı olan herkese günün 24 saati ulaşmak. İlimizde 124 acil sağlık hizmetleri istasyonları var. 2002 yılında şehrimizde ambulans sayısı sadece 30’du. Bugün bu sayı 200’e ulaştı. Sadece nicelik değil nitelik de arttı."



Ceyda Bölünmez Çankırı: "Vakaya ulaşma oranı yüzde 93’e çıktı"


AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir’deki 124 istasyonda bin 941 personelin görev yaptığını hatırlatarak şunları söyledi: "2025 yılı başında 10 dakikada vakaya ulaşma oranı yüzde 79 iken, bugün bu oran yüzde 93’e ulaşmıştır. Kentsel vakaya ulaşma süremiz 7 dakikanın altındadır. Avrupa ve Amerika’da bu süreler 15-20 dakikayı bulurken, Türkiye dünya standartlarını aşmıştır."



"İzmir başarısı Türkiye ortalamasının üzerinde"


İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul ise ambulans envanteri hakkında detaylı bilgi vererek, "45 yeni ambulansla filomuz 200’e çıktı. Ayrıca envanterimizde 4 yenidoğan, 3 yoğun bakım, 2 dört sedyeli, 1 kar paletli, 1 helikopter ve 11 motosiklet ambulansı olmak üzere toplam 22 özel donanımlı araç aktif görevdedir. İzmir’in başarısı Türkiye ortalamasının da üzerindedir" dedi.



Konuşmaların ardından Vali Süleyman Elban ve protokol üyeleri, sağlık çalışanlarına yeni ambulansların anahtarlarını teslim ederek kurdele kesimini gerçekleştirdi.



İzmir’de sağlık filosuna 45 yeni ambulans

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kimsesiz cenazelerin ardından kalan sarsıcı hikayeler Kocaeli’de kimlik tespiti yapılamayan veya yakını bulunmayan, kayıtlara "meçhul" olarak geçen cenazeler, 15 günlük yasal bekleme süresinin ardından belediye ekiplerince tüm dini vecibeleri yerine getirilerek toprağa veriliyor. Yapayalnız vefat eden varlıklı bir adam veya müslüman olduğunu gizleyen Avustralyalı bir aktivist gibi geçmişte karşılaşılan sarsıcı hayat hikayeleri ise görevlilerin hafızasındaki yerini koruyor. Hayatın telaşı içinde kimsesiz kalan veya kimliği belirlenemeyen cenazeler, Kocaeli’de devletin şefkatli elleriyle son yolculuğuna uğurlanıyor. Adli incelemelerin ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesine teslim edilen naaşlar, il genelindeki 18 morgda 15 gün boyunca bekletiliyor. Bu yasal sürenin sonunda hiçbir yakını çıkmayan cenazeler, özenle yıkanıp kefenleniyor ve belediye çalışanlarının saf tuttuğu cenaze namazının ardından toprağa veriliyor. Mezar taşlarına isim yerine sadece "meçhul" kaydıyla bir numara yazılsa da fotoğraflı dijital arşivleme sayesinde bu numaralar, bazen sırlarla dolu bir hayatın bazen de yıllar sonra kapıyı çalan gözü yaşlı bir ailenin hikayesini aydınlatıyor. "Kimsesi çıkmazsa kurum olarak defin işlemlerini biz üstleniyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Cenaze ve Nakil Hizmetleri Şefi Murat Avcı, sahipsiz cenazelerin nakil ve defin sürecine ilişkin bilgi verdi. Kocaeli il sınırları içinde sahipli ya da sahipsiz tüm cenazelerin kayıt altına alındığını belirten Avcı, sürecin yasal prosedürler çerçevesinde yürütüldüğünü ve dini vecibelerin eksiksiz yerine getirildiğini kaydederek, "Öncelikle cenazenin dini durumunu tespit ediyoruz. Gayrimüslim mi değil mi buna bakıyoruz. Bizim 18 morgumuz var. Cenazeyi burada 15 gün boyunca misafir ediyoruz. Bu süre içinde kimsesi çıkarsa teslim ediyoruz. Çıkmazsa kurum olarak defin işlemini biz üstleniyoruz" dedi. "İnsan en şerefli varlıktır" Kimsesiz cenazelere diğer cenazelerden farklı muamele yapılmadığını, hatta daha fazla hassasiyet gösterildiğini vurgulayan Avcı, "İnsan en şerefli varlıktır. Sahibi olsun ya da olmasın bize gelen her cenazeye aynı ehemmiyeti gösteriyoruz. Yıkamasını yapıyoruz, kefenliyoruz, personelimizle birlikte namazını kılıp definini gerçekleştiriyoruz. Meçhul olarak kayıt altına alıyoruz ve dijital ortamda fotoğrafıyla birlikte arşivliyoruz" diye konuştu. "Definler ’meçhul’ olarak kaydediliyor" Kimlik bilgileri belli olmadığı için mezar taşlarına numara yazıldığını belirten Avcı, "Kimlik bilgisi tespit edilebilen cenazeler sistem kayıtlarına isimleriyle birlikte işleniyor. Ancak kimliği kesinleşmemiş ya da üzerinde herhangi bir kimlik belgesi bulunmayan kişiler için mezar taşlarına isim yazılamıyor. Bu nedenle söz konusu definler "meçhul" olarak kaydediliyor ve numaralandırma sistemi uygulanıyor" şeklinde konuştu. 2 yıl sonra fotoğrafından teşhis edildi Dijital arşivleme sistemi sayesinde yıllar sonra kimlik tespiti yapılabildiğini anlatan Avcı, "2020 yılında Afgan asıllı bir cenaze gelmişti. 15 gün bekledik, kimsesi çıkmayınca defin yaptık. 2022’nin sonlarına doğru konsolosluk aracılığıyla yakınları geldi. Çektiğimiz fotoğrafı gösterdik, cenazenin kendilerine ait olduğunu teyit ettiler" ifadelerini kullandı. Varlıklı ama 35 kilo ve yapayalnız bir veda Görev süresi boyunca unutamadığı vakalara da değinen Avcı, yürek burkan bir olayı şu sözlerle paylaştı: "Adli işlemleri tamamlandıktan sonra bize teslim edilmişti. Yaklaşık 30-35 kilo ağırlığındaydı. Kimsesinin olmadığı, yalnız yaşadığı söylenmişti. Biz yine 15 gün boyunca beklettik, belki bir yakını çıkar diye. Süre dolunca defin işlemini gerçekleştirdik. Daha sonra cenaze yakınları geldi. O zaman öğrendik ki aslında çok varlıklı bir insanmış. Ancak tüm varlığına rağmen yalnız ve bakımsız bir hayat sürmüş, adeta aç ve sahipsiz şekilde vefat etmiş. Bu durum bizi gerçekten çok üzmüştü. Onca imkanın içinde kimsenin sahip çıkmaması insanı derinden etkiliyor. Kimliğini açıklamak doğru olmaz ama o hali uzun süre aklımızdan çıkmadı." Avustralyalı aktivistin gizli müslümanlık hikayesi Kandıra ilçesinde vefat eden Avustralyalı bir aktivistin hikayesinin de kendilerini çok şaşırttığını belirten Avcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Avustralya asıllı bir aktivist cenazesi gelmişti. 75-80 yaşlarında karı koca dünya turuna çıkmışlar. Kendi aralarında da bir vasiyet yazmışlar; ‘Biz nerede ölürsek hemen oraya gömülmek istiyoruz’ diye. Çevreci insanlarmış, ‘Bir an önce toprakla bütünleşelim’ düşüncesindelermiş. Kandıra civarında gezerken beyefendi vefat etmiş. Cenaze bize geldiğinde ilk etapta gayrimüslim olduğunu düşündüğümüz için İstanbul’daki azınlık mezarlığına göndermeyi planladık. Ancak eşi, ‘Kocamın bazı hallerinden şüpheleniyorum, İslami belirtileri vardı’ dedi. Yapılan araştırmada, Diyanet’in yayımladığı İhtida Öyküleri kitabında yıllar önce Müslüman olduğunun ancak bunu gizlediğinin yer aldığı ortaya çıktı. Bu durum bizi şaşırtmıştı. Müslümanlığına sevindik, Allah rahmet eylesin. Gerçekten farklı ve unutamadığımız bir vakaydı."