SAĞLIK - 17 Mart 2026 Salı 10:14

34 yaşındayken bayram arifesinde kanser olduğunu öğrendi, robotik cerrahiyle sağlığına kavuştu

A
A
A

Genç yaşta kolon kanserine yakalanan ve tedavisine 3’üncü evrede başlanan Halil Bal, ömür boyu torba kullanmaya mahkum olacakken robotik cerrahi ve doğru ilaç tedavisi sayesinde sağlığına tamamen kavuştu. Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Erman Aytaç, kanser yaşının düştüğüne dikkat çekerek, belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.

İstanbul’da yaşayan evli ve 2 çocuk babası Halil Bal, 2024 yılında bağırsak alışkanlıklarında değişiklik yaşamaya başladı. Bir yakınlarını ziyarete gittiklerinde, aynı belirtilerin kendisinde de olduğunu fark eden Bal, bunun üzerine vakit kaybetmeden hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonucu, kolon kanseri teşhisi konulan Halil Bal, ışın tedavisi ve kemoterapi almaya başladı. Ameliyat aşamasına gelindiğinde, karın duvarına torba takılarak hayatına stomalı şekilde devam edeceğini öğrenen Bal, yaptığı araştırmalar sonucu Prof. Dr. Erman Aytaç’a ulaştı. Aytaç ve ekibinin robotik cerrahi ile gerçekleştirdiği operasyon sonucu Bal, kısa bir süre torba ile yaşadıktan sonra tedavinin devamında torbanın çıkarılmasıyla normal hayatına döndü.

34 yaşındayken bayram arifesinde kanser olduğunu öğrendi, robotik cerrahiyle sağlığına kavuştu

Hastalık geriledikten sonra ameliyat edildi

Başarılı operasyonla ilgili konuşan Memorial Bahçelievler Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erman Aytaç, "Halil Bey bizim beklediğimiz yaş ortalamasından daha erken yaşta bu hastalıkla yüzleşmiş bir hasta. Bu hastalık istisnai de olsa, ailevi olmamasına rağmen erken yaşta olabiliyor. Hastamızda bu hastalık oldukça aşağı yerleşimliydi. Bu yüzden öncelikle ilaç ve ışın tedavisi aldı, bu tedaviyle var olan hastalık evre olarak geriledi ve bu bölgedeki anüs kaslarını kurtarabilecek hale geldi. Sonrasında hastaya robotik ameliyat uyguladık. Robotik cerrahi ile var olan hastalığını anüs kaslarını koruyarak oradan uzaklaştırdık ve kalın bağırsağını tekrar anüse bağlayarak stomasız bir şekilde, torbası olmadan hayatına devam edebilmesini sağladık" dedi.

"Buradaki en önemli nokta, ilaç ve ışın tedavisini doğru zamanda kullanmak ve ameliyat yöntemini robotik cerrahiden yana kullanmak oldu. Robotik cerrahi hem bu ameliyatı kapalı yöntemle yapmamızı hem de ortaya çıkabilecek problemleri minimale indirmemizi sağlayacak sinirleri ve kas yapılarını korumamıza imkan tanıyor" diyen Prof. Dr. Aytaç, daha sonra hastanın karaciğerinde gerçekleşen metastazın da tecrübeli bir ekip tarafından alındığını belirtti.

"Kalıcı olarak torba kullanmasını engellemiş olduk"

Hastaya teşhisin 3’üncü evrede konulduğunu belirten Prof. Dr. Erman Aytaç, "Biz torbayı geçici olarak kullandık, kalıcı olmasını engellemiş olduk. Çünkü belli bir teknolojik alt yapı ve tecrübe gerektiriyor. Kemoterapi ve radyoterapi uzun yıllardır rektum kanseri dediğimiz kalın bağırsağın son 10 cm’lik bölgesinin tedavisi için kullanılmakta. Ama robotik cerrahi gerçekten çok yeni bir yaklaşım ve ülkemizde de başarılı şekilde pek çok merkezde kullanılmaya başladı" diye konuştu.

Basit belirtileri ihmal etmeyin

Mart ayının Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olduğunu hatırlatan Aytaç, sözlerini şöyle noktaladı: "Maalesef bu hastalık artık çok genç yaşlarda görülebiliyor. Bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler, küçük kanamalar, bazen ishal, bazen kabızlık gibi belirtiler çok farklı hastalıklarla beraber de olabildiği için insanlar önemsemeyebiliyor. Ama bu belirtileri olan herkesin, özellikle 45 yaş ve üstü ise kolonoskopi yaptırmasını istiyoruz. Ailede yatkınlık varsa bu daha erken yaşlara çekiliyor. Zamanında yapılacak kolonoskopi kalın bağırsak kanserinin gelişmesini engelleyebiliyor. Çok erken seviyede bu hastalığın yakalanmasını ve tedavi edilmesini sağlayabiliyor."

34 yaşındayken bayram arifesinde kanser olduğunu öğrendi, robotik cerrahiyle sağlığına kavuştu

Bayram arifesinde kanser olduğunu öğrendi

Tedavi sürecinde pozitif kalmanın önemine vurgu yapan Halil Bal, yaşadıklarını şöyle aktardı: "Anormal giden bir durum vardı bağırsak alışkanlıklarıyla ilgili. Bir tanıdığımıza da rektum kanseri tanısı konunca aynı belirtilerin bende de olduğunu fark ettim. Genel cerrahi muayenesi sonucu böyle bir tanı konuldu. 2024 yılı Kurban Bayramı arifesinde çıkan sonuçlarla kolon kanseri olduğumu öğrendim ve bayrama bu şekilde girdik. Devlet hastanesinde tedavimize başladık. 25 seans kadar ışın tedavisi, 6 kür kemoterapi aldım. Daha sonra cerrahi operasyon için Erman hocamıza ulaştık."

Şuanda belli aralıklarla pelvik taban rehablitasyonu alan Bal, "Şu an çok şükür bir sıkıntı yok, normal hayata döndüm. Her zaman pozitif oldum, kendimi hep iyi hissettim, inancımız tamdı. İşime de başladım, daha da iyi olacak inşallah. Allah kimsenin başına vermesin. Mücadele etmek, güçlü olmak, araştırmak ve pozitif olmak gerekiyor. Hastalık tanısı konduğunda ve tedaviye başlandığında ilaçlar sinir sistemini yıpratıyor. Kötü düşüncelere kapılabiliyorsunuz. Bu konuda ailem ve eşim hep destek oldular. Evde hasta varmış gibi davranmadık. Hep pozitif olduk. Doğru zamanda, doğru teknoloji ile emin ellerde çok güzel sonuçlar çıkıyor. İyi araştırmak, pozitif olmak gerekiyor, gerisi takdiri ilahi" dedi.

34 yaşındayken bayram arifesinde kanser olduğunu öğrendi, robotik cerrahiyle sağlığına kavuştu

Ameliyat sonrası pelvik taban rehabilitasyonu yaşam kalitesini artırıyor

Pelvik Taban Fizyoterapisti Mervenur Tapan ise, "Hasta ameliyat sonrası bize geldi. Stomalı dönemde, prerehabilitasyon dediğimiz, stomada gözlemlenen bazı komplikasyonları azaltmak için bir tedavi uyguladık. Aynı zamanda bu dönemde bağırsak kaslarını, anüs kaslarını kullanamadığı için kas kontrolünü artırmaya yönelik egzersizler yaptık. Stoma kapatıldıktan sonra hastalarımızda bazı pelvik taban disfonksiyonları görülebilmekte. Bu disfonksiyonlar arasında dışkıyı tam boşaltamama ya da dışkı kontrolünde zayıflık gibi şikayetler oluşabilmekteydi. Halil Bey’de de bu sorunlar vardı. Biz de bundan kaynaklı kişiye özel rehabilitasyon yaklaşımlarıyla kişinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik egzersiz programı oluşturduk" dedi.

Pelvik taban rehabilitasyonunun yaşam kalitesini artırmasındaki önemine dikkat çeken Tapan, "Pelvik taban rehabilitasyonu özellikle alt rektum cerrahilerinde, Low Anterior Rezeksiyon Sendromu (LARS) dediğimiz durumun oluşmasını engellemede ve yönetiminde büyük önem taşımakta. Hasta ameliyat olsun ya da olmasın kemoterapi ve radyoterapi kas sistemini etkilediği için bu hastalarda mutlaka rehabilitasyonla ilerlemek hastanın yaşam kalitesini artırmakta çok önemli" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Nebati: "Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık, Mescid-i Aksa’yı unutmadık" Önceki Dönem Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, AK Parti Mersin İl Başkanlığında düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, "Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık. 15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık" diyerek bölgedeki gelişmelere dikkat çekti. AK Parti Mersin İl Başkanlığında düzenlenen bayramlaşma programında protokol üyeleri ile vatandaşlar bir araya gelerek bayramlaştı. Programa, Mersin milletvekilleri Havva Sibel Söylemez, Nureddin Nebati, Ali Kıratlı ve Hasan Ufuk Çakır ile AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir’in yanı sıra parti üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Önceki Dönem Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı tazeleyen bir süreç olduğunu belirtti. Nebati, "Nitekim Ramazan ayı bir bereket ayı olarak bizlere birçok konuyu da hatırlatan bir ay oldu. Öncelikle Ramazan ayına girerken kendisine ’aydın’ diye tanıtan, lanse eden ve bildiri altına imza atanların bir 28 Şubat kalıntısı düşünceleri ve duruşlarıyla bizi 90’lı yılların o meşum günlerine, ötekileştirildiğimiz günlere götürdü. Ve bunların, Allah muhafaza ellerine bir güç geçtiği zaman bizlere, inananlara, müminlere ve kendisinden olmayan, meşrebi ne olursa olsun insanlara karşı duruşlarını çok net ortaya koydular" dedi. Nebati, konuşmasının devamında bazı konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Onlar polemikler yaparlar. Mesela Mersin’e gelmeden, Mersin’e geldiklerini iddia ederler. Onlar çevreci geçinirler ama çevrecilikle ilgili hiçbir iyi yanlarını görmezsiniz. Hepsi hayvansever takılırlar. Tabi onlar çok büyük işler yapıyorlar, çok sevdikleri İngiliz atlarını kesip vatandaşımıza, ihtiyaç sahiplerine yediriyorlar, bir de utanmadan, sıkılmadan çiplerini de etlerin içerisinde unutuyorlar. Siz duydunuz mu Mersin’de, Türkiye’de herhangi bir hayvansever derneğinin ya da kişinin ’Böyle bir şey olabilir mi’ dediğini. Hayır, duymazsınız, çünkü bunlara bayılırlar" ifadelerini kullandı. Nebati, Suriye üzerinden yaşanan gelişmelere de değinerek, "Cumhurbaşkanımız Suriye ile ilgili konuştuğunda ’Suriye’de ne işimiz var’ diyenlere, şimdi İran’a saldıran saldırgan, azgın, sınır tanımayan İsrail’in ve Amerika’nın yapmış olduğu bu katliam ve saldırı, bu savaşta Suriye’nin ne demek olduğunu anladıkları için sus pus olmalarını bekliyorsunuz ama susmuyorlar" diye konuştu. "15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık" Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere, milli birlik ve beraberliğin önemi ile Filistin ve Gazze’deki duruma dikkat çeken Nebati, "Terörsüz Türkiye başladığı zaman bir tarafa çekiştirip konuşanlar, Türkiye’deki milli birlik ve beraberliğin konsolidasyonunda, pekiştirilmesinde ve bir araya gelişimizle ilgili endişelerini dile getirenler, bugün ortaya konmuş olan dünyadaki bu ateşin ne demek olduğunu artık anlamak zorundalar. Evet, Türkiye’nin etrafında ateş var, Türkiye’nin etrafında katliamlar var. Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık. 15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık. Çünkü biz bu coğrafyanın sesiyiz, milletin sesiyiz, ümmetin sesiyiz ve insanlığın sesiyiz. Onun için AK Parti olarak duruşlarımızı en iyi şekilde ve her zaman ortaya koymamız gerekir" şeklinde konuştu. Nebati, vatandaşın doğru ile yanlışı ayırt etmesi ve yapılan hizmetleri iyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak "Vatandaşımız doğruyu ve gerçeği iyi bilmeli, vatandaşımız doğruyla yanlışı kimlerin yaptığını iyi bilmeli ve vatandaşımız aynı zamanda hizmetin kimler tarafından yapıldığını, hizmetin kimler tarafından yapılmadığını ve yapılan hizmetlerin kimler tarafından engellendiğini de görmüş olsunlar. Onun için bir daha at eti, yani asil bir İngiliz atı da olsa at eti yememek için CHP’li belediyeye bizi mahkum etmemek için teşkilatlarımız bu çalışmalarını ortaya koyarken, inşallah vatandaşlarımız da yapılacak olan seçimlerde gerekli tutumlarını sergiler ve bunu oya, yani AK Parti’ye tahvil ederler diyorum" dedi. AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir de konuşmasında Ramazan ayının anlam ve önemine değinerek, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluşun vesilesi olan bu mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz. İnşallah cuma günü Ramazan Bayramı’na kavuşacağız. Bu bayramın dünyadaki bütün mazlumlara hayırlar getirmesini, barış getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Ramazan ayının bu ikliminde, bereket ikliminde karşılıklı dayanışmanın, yardımlaşmanın en üst zirveye çıktığı bugünlerde bizler de AK Parti teşkilatları olarak yoğun bir şekilde çok güzel ve verimli programlar gerçekleştirdik" ifadelerine yer verdi. "Mersin’de 40 binin üzerinde program gerçekleştirdik" Aldemir, Ramazan ayı boyunca kent genelinde yoğun bir program gerçekleştirdiklerini belirterek, "Mersin’de 40 binin üzerinde program gerçekleştirdik. Ben Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, ana kadememize, bütün dava ve yol arkadaşlarıma, milletvekillerimize, Nebati Bakanımıza ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Allah hepinizden razı olsun. Nureddin Nebati Bakanımızın ağabeyliğiyle, tecrübeleriyle Mersin’de birlik beraberlik içerisinde kararlı ve emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Programda protokol üyelerinin konuşmalarının ardından katılımcılar birbirleriyle tokalaşarak bayramlaştı. Bayramlaşma programı, birlik ve beraberlik mesajlarıyla sona erdi.