POLİTİKA
AK Parti’nin "Gelenekten Geleceğe İftarı"nda 400 usta sanatçı bir araya geldi 12 Mart 2026 Perşembe - 22:43:15 AK Parti İstanbul İl Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen "Gelenekten Geleceğe Bir İstanbul Buluşması" temalı iftar programında, geleneksel Türk-İslam sanatlarına hayat veren 400 usta isim aynı sofrada buluştu. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde geleneksel Türki-İslam sanatçısı için düzenlediği iftar programı gerçekleşti. İl Başkanlığında yapılan iftar programına AK Parti Genel Merkez Kültür ve Sanat Politikaları Başkan Yardımcısı Jülide İskenderoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İl Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helin Görgül ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen çok sayıda sanatçı katıldı. Sanatın medeniyetin en ince dili olduğunu vurgulayan AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helin Görgül, sanatçıların kültürel mirasın yaşayan taşıyıcıları olduğunu belirtti. Görgül, "Bugün burada bulunan her bir sanatkarımız, bu kadim mirasın çok kıymetli yaşayan taşıyıcılarıdır. Sizler asırlardan süzülüp gelen bu sanat damarını geleceğe taşıyan kıymetli emanetçilersiniz. İnanıyoruz ki toplumun ruhu kültür ve sanatında saklıdır. Eğer sanat ve zanaat yaşıyorsa, o toplumun hafızası da yaşıyor demektir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde 24 yıldır kültürel inşa çalışmaları yürüttüklerini ifade eden AK Parti Genel Merkez Kültür ve Sanat Politikaları Başkan Yardımcısı Jülide İskenderoğlu, "Gelenekli sanatlarımızı sadece müzelik değerler olarak görmüyoruz. Onları yaşayan ve hayatın içinde nefes alan birer disiplin olarak geleceğe taşımak, ’Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken o yüzyılın eserlerini ve kodlarını sizlerle belirlemek niyetindeyiz. Sanatçılarımızın emeğinin zayi olmadığı, sanatın el üstünde tutulduğu bu çalışmalara devam edeceğiz. Sizin dertleriniz derdimiz, başarınız gururumuz olacak" diye konuştu. "İstanbul, Yaradan’ın sunmuş olduğu en önemli sanat eseri" Kültür ve sanatına sahip çıkmayan bir milletin geleceği inşa edemeyeceğinin altını çizen AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İstanbul, Yaradan’ın sunmuş olduğu en önemli sanat eserlerinin başında gelmektedir. Böylesine kutsal, tarihi ve kadim bir şehrin üzerinde yaşıyoruz. Napolyon’un ’Dünya tek bir ülke olsa başkenti İstanbul olurdu’ sözü çok iddialı ve yerindedir. Benim bir hayalim var; neden seneye İstanbul dünyada ’Ramazan’ın Başkenti’ olmasın? Tüm dünya insanları İstanbul’un ortaya koyduğu bu güzel resmi görmeye gelsinler. İl Başkanlığı olarak bu noktada bir çalışma yürüteceğiz" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 22:14 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bölgedeki bölüp parçalama senaryolarına işaret ederek, "Bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen "Emekçilerle İftar Programı"na katıldı. Kurtulmuş, işçi ve memur sendikalarının temsilcileri ve işçilerle Türkiye demokrasisinin kalbi, milli iradenin tecelligahı TBMM’deki iftar sofrasında bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bu mübarek ramazan akşamında Allah oruçlarımızı, dualarımızı, niyazlarımızı, dileklerimizi kabul etsin. İnşallah sağlık afiyet içerisinde sevdiklerimizle beraber nice ramazanlara ulaşmayı hayırlısıyla her birimize nasip etsin" ifadesini kullandı. Ramazan ayının manevi ikliminin oluşturduğu güzelliklerin başta Türkiye olmak üzere bütün İslam dünyasına ve bütün insanlığa huzur, barış, esenlik getirmesini temenni eden Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki içinden geçmekte olduğumuz bu zor dönemin koşulları en kısa süre içerisinde değişir ve başta Türkiye olmak üzere bütün Müslüman ülkeler huzur ve selamete erer" diye konuştu. "Bu aziz millet sıradan bir millet değildir" Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, şimdiye kadar kabul edilen ne kadar kural varsa bunların hepsinin altüst olduğu ve kuralın yerine kuralsızlığın geçtiği bir sürecin yaşandığını ifade eden Kurtulmuş, gücü elinde bulunduranın güçsüz gördüğünü istediği gibi terbiye etmeye çalıştığı, orman kanunlarının geçerli olduğu bir döneme de girildiğine işaret etti. Kurtulmuş, "İçinde yaşadığımız dönemin şartları bizi çok daha uyanık olmaya mecbur bırakmaktadır. Çok daha güçlü olmak, olan biteni çok iyi anlamak ve kendi içimizde birliği, dirliği, beraberliği, kardeşliği tahkim etmek mecburiyetindeyiz. Başka şansımız yoktur. Çünkü Türkiye, diğer ülkeler gibi değildir. Bütün muhataplarının hem bölgesinde büyük bir güç olarak telakki ettiği hem de tarihten getirmiş olduğu mirasına her an sahip çıkabilecek bir güç ve potansiyele sahip olduğunu gördüğü oldukça önemli bir ülkedir. Böyle baktığınız zaman Türkiye, sıradan bir ülke, bu aziz millet de sıradan bir millet değildir" şeklinde konuştu. Türkiye’ye karşı dost düşman herkesin bakışlarının başka bir ülkeyi değerlendirdiklerinden çok daha farklı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Düşmanlarımız, rakiplerimiz Türkiye’nin güçlü bir şekilde ayakta durmamasını isterler. Aynı şekilde dostlarımız ve bizden bir şekilde dostluk sözleri duymak isteyenler de Türkiye’nin daha güçlü olmasını, ayaklarını daha sağlam bir şekilde yere basmasını arzu ederler. Onun için bizler elimizdeki bütün imkanları seferber ederek her alanda barışı, iç huzuru, güvenliğimizi ve kardeşliğimizi tesis etmek mecburiyetindeyiz" dedi. "Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecek" TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, Terörsüz Türkiye sürecinde ortaya koyduğu çalışmasının büyük bir demokratik başarı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Komisyon’un nihai raporunun da Türkiye’nin geleceğiyle ilgili ümitvar olmak için fevkalade değerli bir çalışma olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki siyasi partiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin muktedir olduğunu, en zor meseleleri bile çözebilecek bir demokratik olgunluğa sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun yanında milletimizin büyük bir çoğunluğunun, Türkiye’deki bu çalışmaya yürekten destek verdiğini ve bir an evvel bu işin artık tamamıyla sonlandırılmasıyla ilgili dilek ve temennilerini ifade etmişlerdir. Ümit ediyorum ki böylesine zor bir süreçte inşallah Türkiye bu meseleyi de geride bırakacak ve artık bu ülkenin her yerinde, her köşesinde sadece kardeşliğin diliyle konuşulacak, Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecektir." Gelecek dönemde emekle ilgili konuşacak konuların en başında "emeğin değeri" konusunun geleceğini ifade eden Kurtulmuş, "Ülkelerin bir kısmının yeraltı zenginlikleri olabilir, bir kısmının yerüstü zenginlikleri olabilir, kiminin serveti olabilir, kiminin çok büyük zenginlikleri olabilir ama bütün insanların ortak olan tek varlığı emektir. Yani herkesin emeği vardır ve herkesin emeğinin değerinin korunması önemlidir. Zaten başından itibaren insanlık tarihi boyunca çalışma hayatıyla ilgili verilen mücadelenin de ana fikri bu terminoloji etrafında dönmek durumundadır. Emeğin değeri bilinmezse, emeğin kadri kıymeti bilinmezse o toplumda birliğin dirliğin olması, o toplumda paylaşmanın olması asla mümkün olmaz" ifadesini kullandı. "Emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir" Savaşlardan, çatışmalardan, enerji arzındaki sıkıntılardan, iklim değişikliklerinden bahsedildiği bir dönemde, belki de dünyanın en önemli sorununun gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu söyleyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "1970’lerden sonraki süreçte, yani yüksek teknolojilerin hızlı bir şekilde dünyada yayılmasıyla birlikte gelir dağılımındaki adaletsizlik dünyanın hemen her ülkesinde, her bölgesinde alabildiğince açılmıştır. Bu dünyanın en temel sorunlarından birisidir. Bunun için emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir. Dünyada adaletin sağlanabilmesinin en temel şartlarından birisi de gelir dağılımındaki adaletin temin edilmesidir. Gelir dağılımında adalet olmazsa, toplumsal sınıflar arasındaki gerilim başka hiçbir şey olmaksızın zaten artmaya müsait hale gelir. Orta sınıf çöker. Orta sınıf çöktüğü zaman toplumda zenginle fakir arasındaki uçurum ayrı çatışma konularını da gündeme getirir. Onun için diyoruz ki, gelir dağılımı adaletine odaklanan, bunun için emeğin değerini artırmayı temel felsefesi olarak kabul eden ve böylece adaletli bir ekonomik düzeni kurmak isteyen niyetler ve bu yöndeki çabalar fevkalade önemlidir ve dünya barışına büyük bir katkı sunar" Dünyada gelecek dönemde gelir dağılımıyla ilgili adaletsizliği artıracak gelişmelere de işaret eden Kurtulmuş, dijitalleşmenin artması, robotik alandaki gelişmeler ve yapay zekanın gelişmesiyle birlikte emek alanıyla ilgili yeni tartışmaların ortaya çıktığını söyledi. Kurtulmuş, sadece emek ve ekonomiyle ilgili değil, bu konudaki gelişmelerin hukuk alanında da ciddi tartışmaları beraberinde getireceğini vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak gelişmeleri hem çok yakın takip etmek hem de bu gelişmelerle birlikte emeğin değerini korumak gibi bir vazifelerinin bulunduğunun altını çizdi. Emeği birinci derece ilgilendiren önemli gelişmelerden birisinin de bu döneme ilişkin "kırılganlıklar" olduğunu ifade eden Kurtulmuş, jeostratejik birtakım gerilimlerin ve kırılganlıkların dünyadaki ekonominin bildik gidişatını da derinden ve çarpıcı şekilde etkileyeceğine dikkati çekti. "Türkiye olarak daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üçüncü yılına girdiğini dile getiren Kurtulmuş, "Birileri Netanyahu’ya gaz veriyor, ikinci Davut’sun diyorlar. Yani ‘Sen yürü, Davut’un krallığını kuracaksın’ diye dini bir misyonla donatmaya çalışıyorlar. Netanyahu’dan olsa olsa ikinci Davut değil, ikinci Hitler çıkar, ikinci Führer çıkar, o istikamette ilerliyor. Gazze’deki en ağır bedeli çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ödüyor. Şifa Hastanesi’nde öldürülenlerle bugün İran’da ilkokulda öldürülen çocukların acısı aynıdır ve bedeli yine hep dediğim gibi masum ve mazlum insanlar ödemektedir. Onun için bizim Türkiye olarak hem bölgemizdeki gelişmelerden hem de dünyadaki bu küresel türbülanstan etkilenmemek için daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" ifadesine yer verdi. Türkiye’de uzun yıllar bu milletin insanları sımsıkı sarılıp kucaklaşmasın diye oynanan oyunları hatırlatan Kurtulmuş, binlerce gencin hayatını kaybettiği 1980’lerdeki sağ-sol çatışmasının Türk halkının kendi iç kavgası olmadığını emperyalistlerin bu milletin üstüne tahmil ettiği bir çatışma olduğunu kaydetti. Bu ülkede çıkarılmak istenen Alevi-Sünni, Türk-Kürt çatışmasına prim verilmediğini, bundan sonra da verilmeyeceğini belirten Kurtulmuş, "Bu ülkede hiçbir vatandaşımızın hiçbir gerekçeyle bir diğerinden ayrıldığı senaryoya asla ve asla eyvallah etmeyeceğiz. Türk’ün, Arap’ın, Kürt’ün, Sünni’nin, Alevi’nin, Şii’nin hiçbirisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiçbir vatandaşımızın bir diğerinden farkı yoktur. Bütün bu farklılıklarımızı, etnik, mezhebi, kültürel, hayat tarzına ilişkin farklılıklarımızı ise sadece büyük zenginliğimizin bir parçası olarak kabul edeceğiz" dedi. "Bu oyunu bozuyoruz" Türkiye gibi bu kadar zengin kültürel bir mirasa sahip birkaç ülkenin bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, Anadolu’da taşınan her bir kültürel farklılığı, "pırlanta değerinde tarihsel miras" şeklinde niteledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye’nin gerçekleşmesiyle, bölgede terörün sona ermesi, halkların arasına sokulmaya çalışılan fitnenin ortadan kaldırılmasıyla birlikte bu coğrafyanın her yerinde insanların barış ve huzur içerisinde olacağını vurguladı. Bu topraklarda yaşayan Arap’ı, Kürt’ü, Türk’ü birbirinden ayırt edecek bir tek rasyonel sebep bulunmadığını vurgulayan Kurtulmuş, bunların bölgeyi bir asır evvel bölüp parçalayıp kendilerince kolay lokma haline getirmek isteyenlerin ortaya koyduğu senaryolar olduğunu anlattı. Kurtulmuş, "Üzülerek ifade ediyorum ki bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Allah’ın izniyle birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bize düşer, bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. Bunun için gayretle mücadele ettiklerini kaydeden Kurtulmuş, "Her birimiz bulunduğumuz her noktada, her yerde bu kardeşlik türkülerini birlik ve beraberlikle ilgili konuları gündeme getireceğiz ve sonuç alacağız. Bir asır evvel yapmış oldukları o ayrılık senaryosunun üzerinden nasıl bu aziz millet hep bir araya gelerek, ’Ya Allah’ diyerek ayağa kalktı, bir büyük kurtuluş mücadelesi verdi, istiklalini kazandıysa biz de Allah’ın izniyle istikbalimizi garanti altına alarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Kurtulmuş, İstiklal Marşı’nın kabul edilmesinin 105. yıl dönümünü iftiharla kutladıklarını da ifade ederek, "Mehmet Akif Bey, sadece İstiklal Marşı’mızın yazarı değil, o dönemdeki milletimizin tamamının sahip olduğu ruhu anlatabilen bir büyük insandır. O ruhu bugün de taşıyoruz, o ruhu bugün de yaşıyoruz. Mehmet Akif Bey, aynı zamanda Burdur Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin de fevkalade önemli, kahraman kurucularından birisidir. Kendisinin şahsında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün kurucularını, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere saygıyla anıyorum ve Türkiye’nin bu ulusal kurtuluş mücadelesinde yaşadıklarımızın bizim için yarınımızın da teminatı olduğunun altını çizerek ifade ediyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şu dua ile sonlandırdı: "Allah birliğimizi, dirliğimizi daim etsin, hanelerimize neşe, birlik ve beraberlik versin. Cenab-ı Allah bu milletimize kıyamete kadar beraber olmayı nasip etsin. Allah bizi sevsin, bizleri sevdirsin ve kendisini hakkıyla sevenlerden olmayı nasip etsin. Ahirimiz ve akıbetimiz hayır olsun, dinimiz ve dünyamız mamur olsun diyorum." TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milletvekilleri ve işçilerle fotoğraf çektirdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "CHP İstanbul’daki yolsuzluğu aklama makinesine dönüştü"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 18:16 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "CHP İstanbul’daki yolsuzluğu aklama makinesine dönüştü" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, "Bütün bir siyasi partinin, bütün bir siyasi hareketin, Cumhuriyet Halk Partisi açısından söylüyorum, İstanbul’daki yolsuzluk çetesini aklamak için bir makineye dönüştüğünü gözlemliyoruz. Davaları açanlar Cumhuriyet Halk Partililer, mahkemelere bilgileri, belgeleri ulaştıran Cumhuriyet Halk Partililer, itirafçı olup mahkemeye müracaat edenler yine Cumhuriyet Halk Partililer" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından parti çalışmaları ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, CHP’yi İstanbul’daki yolsuzluk soruşturmaları üzerinden sert sözlerle eleştirerek, "Bütün bir siyasi partinin, bütün bir siyasi hareketin, Cumhuriyet Halk Partisi açısından söylüyorum, İstanbul’daki yolsuzluk çetesini aklamak için bir makineye dönüştüğünü gözlemliyoruz. Mahkemelere bilgileri, belgeleri ulaştıran Cumhuriyet Halk Partililer, itirafçı olup mahkemeye müracaat edip ben üzülerek bu yolsuzluk sürecinin parçası oldum diyenler yine Cumhuriyet Halk Partililer. Bakıyorsunuz yargılananlar da Cumhuriyet Halk Partililer. Ama özellikle CHP Genel Merkezi başta olmak üzere çıkıp ’Ya bu iş soruşturulmasın, bu iş araştırılmasın’ gibi akla ziyan bir tutum içerisinde olduklarını gözlemliyoruz" şeklinde konuştu. "Üye sayımızı Türkiye genelinde 600 binden fazla bir rakamla arttırmış olduk" Üyelik çalışmalarıyla ilgili de konuşan Büyükgümüş, "Yıl başından itibaren bizim açımızdan en önemli husus üyelikle ilgili yürüttüğümüz çalışmalardı. Üye sayımızı Türkiye genelinde 600 binden fazla bir rakamla arttırmış olduk. Tüm Türkiye’de teşkilatlarımız çok büyük bir özenle, gayretle çalışmalarını sürdürüyorlar. Partimize yeni katılmış üyelerimiz olabileceği gibi kuruluştan ilk günden itibaren bizimle beraber yol yürüyen, parti tabanımızı teşkil eden isimlerle de buluşma imkanımız olacak. Ve buradan elde ettiğimiz aslında insan kaynağıyla, güçle özellikle mahalle teşkilatlanmamızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Terörü kaynağında yok etmeye dönükte çok önemli merhaleler katettik" Terörsüz Türkiye ile ilgili çalışmaları kararlılıkla sürdüklerini dile getiren Büyükgümüş, "Terörsüz Türkiye’ye dair yürüttüğümüz çalışmaların burada önemli bir bize fırsat penceresi açtığını gözlemliyoruz. Başından itibaren her buluşmamızda teşkilatlarımızla ve aziz milletimizle şu çerçeveyi paylaştık. Biz son 10 yılda Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile birlikte Türkiye’de üç büyük stratejik kazanım elde ettiğimizi düşünüyoruz. Bunlardan ilki Malazgirt ruhu olarak tarif ettiğimiz Türk, Kürt, Arap bu coğrafyada barışı, huzuru, adaleti birlikte savunduğunda ne gibi büyük işler başarıldığının tarihte çok fazla örneği vardır. Ve bununla beraber ikinci önemli olarak değerlendirdiğimiz stratejik kazanımımız ise; Türkiye’nin savunma sanayiinde özellikle son 10 yılda geldiği aşamadır. Özellikle İHA ve SİHA teknolojisinde geldiğimiz aşama burada bizim çok önemli bir stratejik kazanımımız haline geldi. Bununla beraber üçüncü bizim kazanım olarak değerlendirdiğimiz stratejik başarımız da terörü kaynağında yok etme stratejimizdi. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen ardından Cumhurbaşkanımız dünyaya bir mesaj verdi; ’Biz artık terör tehdidinin sınırlarımıza yaklaşmasını beklemeyeceğiz. Ve kimden gelirse gelsin terörle kaynağında mücadele edeceğiz.’ Ve düzenlediğimiz sınır ötesi harekatlarla, Barış Pınarı’yla, Fırat Kalkanı’yla buradaki etkin çalışmalarımızla terörü kaynağında yok etmeye dönükte çok önemli merhaleler katettik. Ve burada bütün bu başarılarımızın sonucunda terör örgütü artık varlığını sürdüremeyeceğini ve kendini feshedeceğini ilan etti" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den seçim mesajı 360 derece bir iletişim hedefi ile yola çıktıklarını ifade eden İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise, 2025’te çok yönlü bir medya ve saha iletişimi yürüttüklerini, 2026’da ise bunu büyüteceklerini ifade etti. Özdemir, "’Senin Hayatından Gidiyor’ başlığıyla İstanbullunun hayatından nelerin gittiğini bizzat fotoğrafladık. Muhatabımız vatandaşımızdı ama hedef tabii ki İstanbul’u yönetemeyenlerdi. 2028 seçimlerinde İstanbul’umuz Cumhurbaşkanımızı 1’inci olarak, 2029’da ise hem Büyükşehir Belediyemizi, aynı zamanda ilçe belediyelerimizin büyük bir çoğunluğunu AK Parti hanelerine kavuşturmuş olacağız" dedi. Teşkilat çalışmalarında üyelik hedeflerine de değinen Özdemir, "İstanbul’da 150 bin yeni üyeyle 2025 yılımızı kapattık. 2026’da hedefimizi 250 bin olarak belirleyerek AK Partimize yeni taze kanları kavuşturacağız" dedi. Özdemir, İstanbul’da 4 milyon 750 bin hane bulunduğunu belirterek, "Ramazan ayı sonrasında İstanbul’daki tüm hanelere hem partimizin İstanbul’a dair yaptıklarını hem de 2019’dan bugüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi nezdinde İstanbul’un kaybettiklerini anlatacağız" dedi. "Daha dinamik, pres yapan bir yapıyı İstanbul’da oluşturma gayreti içinde olduk" Özdemir, teşkilat çalışmalarına dair mahalle teşkilatlarının önemini vurgulayarak, "Mahalle teşkilatlarının ne kadar doğru kurgulanır, doğru bir yapılanması olursa bizzat vatandaşa değen temsil boyutu olarak katkısı da çok yüksek olur. Daha dinamik ve daha çok koşan, sahanın her yerinde olan, futbol tabiriyle pres yapan ve devamlı atağa kalkan bir yapıyı İstanbul’da oluşturma gayreti içerisinde olduk" ifadelerini kullandı. İSKİ’ye ‘su’ eleştirisi İstanbul’daki su yatırımlarına ilişkin de konuşan Özdemir, "2019’dan bugüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir damla dahi topluma fayda sağlayacak bir su kazanım çalışması olmadı. Baraj 2026 yılında DSİ tarafından tahkim edilecek. Ondan sonra İstanbul’un tüm su ihtiyacını Melen Barajı’ndan İstanbul’a taşımış olacağız" diye konuştu. Toplantı, değerlendirmelerin ve soru cevap bölümünün ardından sona erdi.
Başkan Çerçioğlu: "Aydınımız için güçlü bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 17:46 Başkan Çerçioğlu: "Aydınımız için güçlü bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" Yatırım değerlendirme toplantısında konuşan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu; "Aydınımız için güçlü bir kararlılıkla çalışmaya ve vatandaşlarımızı hizmetle buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Aydın genelindeki belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra yatırım ve proje çalışmalarını sürdüren Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde ’Yatırım değerlendirme’ toplantısı gerçekleştirildi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya AK Parti Aydın milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, AK Parti il ve ilçe başkanları katıldı. Aydın’a kazandırılacak olan yatırımların görüşüldüğü toplantının Aydın’a değer katacak çalışmaların sürdüğüne vurgu yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, güçlü bir kararlılıkla vatandaşları hizmetle buluşturmaya devam edeceklerini belirtti. Başkan Çerçioğlu, toplantı ile ilgili sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda "İl Başkanımız Mehmet Erdem, milletvekillerimiz Seda Sarıbaş, Mustafa Savaş, Ömer Özmen, Söke Belediye Başkanımız Mustafa İberya Arıkan, İncirliova Belediye Başkanımız Aytekin Kaya, Köşk Belediye Başkanımız Nuri Güler, Sultanhisar Belediye Başkanımız Osman Yıldırımkaya, Buharkent Belediye Başkanımız Mehmet Erol, Yenipazar Belediye Başkanımız Malik Ercan, Karpuzlu Belediye Başkanımız Hilmi Dönmez ve 17 ilçe başkanımızla birlikte, önümüzdeki dönemde yapacağımız yatırımları konu alan değerlendirme toplantımızı gerçekleştirdik. Aydınımız için güçlü bir kararlılıkla çalışmaya ve vatandaşlarımızı hizmetle buluşturmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman Uşak’ta açıklamalarda bulundu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:10 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman Uşak’ta açıklamalarda bulundu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, bir dizi ziyaretlerde bulunmak için Uşak’a geldi. Bir dizi temas ve ziyaret kapsamında kente gelen Hüseyin Yayman, AK Parti Uşak İl Başkanlığı’nda parti teşkilatıyla bir araya geldi. Programı kapsamında burada açıklamalarda bulunan Yayman, AK Parti’nin ‘Sessiz devrimleri gerçekleştiren bir parti olduğunu vurgulayarak; "AK Parti sessiz devrimleri gerçekleştiren bir partidir. AK Parti, yapılamaz denen, gerçekleştirilemez denen hayalleri gerçekleştiren bir partidir. AK Parti, milletimize özgüven kazandıran ’evet ben de yapabilirim’ diyen bir siyasi partinin adıdır. Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin umudu olduğumuzun farkındayız ve Türkiye’yi geleceğe taşıyacak 21. yüzyılı Türkiye’nin yüzyılı yapacak ittifakın ve siyasetin merkezinin Cumhur İttifakı olduğunu görüyoruz." dedi. Türkiye’deki muhalefet anlayışının milli güvenlik problemi olduğunu dile getiren Yayman; "Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefet anlayışı Türkiye için bir milli güvenlik problemi haline gelmiştir. Belediyelerde yaşanan skandallar, yolsuzluk iddiaları başlı başına bir problem alanıdır. Bununla beraber Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönettiği belediyelerdeki su problemi, yol problemi, ulaşım problemi ve yaşanan trafik problemi artık sözün bittiği yere gelmiştir. Bir belediye yönetimi değil, çile yönetimi haline gelmiştir. Dolayısıyla biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin toksik muhalefet anlayışını zaten görüyoruz, takip ediyoruz." dedi. Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bakanların yemin töreninde yaşananların muhalefetin böyle bir anlayışı olamayacağını aktaran Yayman; "Böyle bir muhalefet anlayışı olamaz. Bu milli iradeye karşı saygısızlıktır. Bu vesayetçi, jakoben bir yönetim anlayışıdır. ’Biz istemezsek siz bakanlarınıza yemin ettiremezsiniz’ anlayışı maalesef meclisi rehin alma anlayışıdır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Milletimiz bunu dikkatlice not etmektedir ve biz de Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu problemli muhalefet anlayışını milletimize anlatacağız." dedi. Yayman konuşmasının ardından, partisinin il binasından ayrılarak önce 1995 yılında Tunceli’nin Pülümür ilçesinde şehit olan Nevzat Yıldız’ın ailesini, sonra ise Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi’nde iplik üretimi yapan bir fabrikayı ziyaret etti.
Erbaa’ya 2 milyarlık dev yatırım
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:52 Erbaa’ya 2 milyarlık dev yatırım Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl; Erbaa’nın geleceği için çevre, altyapı, spor ve konut projeleri için 2 milyar liralık yatırım planladıklarını söyledi. Toplantı, Park Vadi Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Lansmanın ardından Başkan Karagöl ve beraberindeki basın mensupları, şehir genelinde hayata geçirilmesi planlanan yeni proje alanlarını ziyaret etti. Program kapsamında Park Vadi 3 ve 4’üncü etaplar ile Park Vadi Spor Kompleksi gezilirken, Güneş Enerji Santrali’nin 1 ve 2’nci etapları, Atık Su Arıtma Tesisi, Katı Atık Tesisi ve Galericiler Sitesi de yerinde incelendi. Ardından Kazım Karabekir, Alparslan Türkeş ve Yılmaz Kayalar Bulvarları ile Osmangazi, toplu konut alanları, TOKİ varyantı ve bisiklet yolu projeleri basına tanıtıldı. Basın mensuplarına projelerle ilgili açıklamalarda bulunan Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl; "Genel olarak Erbaa’nın çevresini ve farklı farklı konularda yatırımlar yapmaya çalışıyoruz. Buradaki asıl amacımız insanları Erbaa’da yaşatabilmek. Çevre ve altyapı projeleri ile spor merkezleri ve tenis kortları, galericiler sitesi, yeni açtığımız bulvarlar, dönüştürdüğümüz caddeler, toplu konut gibi projelerle aslında geleceğin şehri Erbaa’yı inşa etmeye çalışıyoruz. Bu projeler bir anda planlanarak yapılan ya da yapılabilecek işler değil. Bunlar yıllara yayılan süreçte yapılacak projelerdir. Bu projeler bize çok ciddi maliyetler de oluşturuyor. Sadece su arıtma testinin yeni yapacağımız alanında 500 milyonluk bir projeden bahsediyoruz. 700 milyonluk bir çevre projelerine ayırmış olduğumuz bir ödeneğimiz var. Bütün projeleri bir araya getirdiğimizdeki rakama baktığımızda yaklaşık 2 milyarlık yatırımdan bahsediyoruz. Bu geri dönüş olarak şehre katkı sağlayacak. Biz insanlara istihdam sağlayacağız, oturacakları evleri sağlayacağız. Bununla beraber insanların ailesiyle eşiyle çocuğuyla rahat rahat vakit geçirecekleri alanlar sağlayacağız. Kültür ve sanata imkanı sağlayacağız. Amacımız insanlara erbaada yaşatabilmek" dedi.