POLİTİKA
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:28 TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrası Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:19 Bakan Ersoy Nazilli’de festival açılışına katıldı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesinde İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali’nin açılışına katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesi İsabeyli Mahallesi’nde bu yıl ilki gerçekleştirilen "İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali"ne katıldı. Bakan Ersoy ve beraberindeki heyet, açılışın ardından stantları gezerek ilçenin ve bölgenin yöresel ürünleri hakkında bilgi aldı. Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Taner Sayın’ın ev sahipliğinde İsabeyli Mahallesi’nde ilk kez düzenlenen etkinlik yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğe, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Ömer Özmen, Seda Sarıbaş, Aydın eski milletvekilleri, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ilçelerin belediye başkanları, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası" Festivalin açılışında konuşan Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı için Aydın’a geldiğini ifade ederek, "Aydın, tarihin derin izlerini, doğanın cömertliğini ve çalışkan insanlarının emeğini aynı anda harmanlayan, geçmişiyle geleceği arasında güçlü bir köprü kuran özel bir şehrimiz. İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali, sadece bir etkinlik olmanın çok ötesinde bu toprakların ruhunu, emeğini ve irfanını geleceğe taşıyan güçlü bir iradenin de tezahürü. Aydın tarih boyunca bereketiyle, üretimiyle ve kültürel zenginlikleri ile öne çıkmış nadide şehirlerimizden biri. Bu topraklar sadece ürün yetiştiren değil aynı zamanda değer üreten, kültür inşa eden ve medeniyet taşıyan bir anlayışın merkezi. Nazilli ise çalışkan insanıyla, üretim gücüyle ve sağlam toplumsal yapısıyla her zaman milletimizin yanında durmuş, değerlerine sahip çıkmış güzide ilçelerimizden biri. Bu festivalde yer alan her bir stant alınterinin, sabrın ve ustalığın bir hikayesini anlatmaktadır. Sergilenen her ürün bu toprakların hafızasını, kimliğini ve ruhunu taşımaktadır. Yöresel lezzetlerimizden el sanatlarımıza kadar her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası. Bizler bu mirası korumayı, geliştirmeyi ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi. Dünyanın zor ve çalkantılı bir dönemden geçtiğine de dikkat çeken Bakan Ersoy, kültürün ve ortak değerlerin bu süreçte daha da önemli hale geldiğini belirtti. Ersoy, bu tür etkinliklerin, toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren önemli buluşmalar olduğuna vurgu yaptı.
Bakan Tunç: "Aslolan hukuktur, hukukun amacı adaleti gerçekleştirmektir"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 12:44 Bakan Tunç: "Aslolan hukuktur, hukukun amacı adaleti gerçekleştirmektir" Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin kuruluşunun 100. Yıl dönümü için düzenlenen törene katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Aslolan hukuktur, hukukun amacı adaleti gerçekleştirmektir. Bunu gerçekleştirirken de araçları önemlidir. Dolayısıyla kanunların sürekli değişmesi söz konusudur ama hukuk değişmez, adalet değişmez" dedi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin kuruluşunun 100. Yıl dönümü töreni düzenlendi. Üniversitenin konferans salonunda düzenlenen törene Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ile öğrenciler katıldı. Programda konuşan Bakan şunları dile getirdi: "Ankara Hukuk, 1925 yılında Cumhuriyetimizin ilk hukuk fakültesi. Ankara Hukuk’un özellikle ülkemizin hukuk gelişimi bakımından önemi yadsınamaz. Cumhuriyet ile yaşıt bir fakültemiz ve adalet teşkilatımızda, yargı teşkilatımızda çok önemli değerler yetiştiren, hukukçular yetiştiren ve bugün Cumhuriyetimizin adalet sisteminin gelişmesinde çok büyük katkısı olan bir fakültemiz. İstanbul Hukuk biraz daha eski, Osmanlı’dan kalma. Tabi Cumhuriyet ile beraber İstanbul Hukuk ile birlikte ve diğer fakültelerimizle birlikte hukuk inşası sürecinde, bütün fakültelerimizin katkısı olmuştur ama Ankara Hukuk’un başkente daha yakın olması vesilesiyle hukukun inşası sürecinde çok daha etkin olmuşlardır, Ankara Hukuk Fakültesinin akademisyenleri ve değerli hocaları." "Adalet, haklıya hakkını gecikmeksizin vermektir" Parlamentoda görev yaptığı süre içinde Ankara Hukuk’tan çok yararlandıklarını dile getiren Bakan Tunç, "Yeni kanunların yapılmasında, kanunların yenilenmesi sürecinde Ankara Hukuk Fakültemizin akademisyenleri çok büyük katkı sağladı. Adaletin tecellisi önemli. Bu yuva, adaleti hakkıyla tecelli edecek kişileri yetiştiriyor. Özellikle adaletin tecellisi, hukuk devletinin amacı adaleti tecelli etmek. Adalet mülkün temelidir diyoruz. Adalet, haklıya hakkını gecikmeksizin vermektir" ifadelerinde bulundu. "Aslolan hukuktur, hukukun amacı adaleti gerçekleştirmektir" Adaletin tecellisini gerçekleştirmenin en önemli unsurunun insan olduğunu vurgulayan Tunç, "Fiziki mekanlara da ihtiyaç var, teknolojik imkanlara da ihtiyaç var. İhtiyaca cevap veren mevzuata ve kanunlara ihtiyaç var. Kanunlar adalet için bir araçtır. Aslolan hukuktur, hukukun amacı adaleti gerçekleştirmektir. Tabi, bunu gerçekleştirirken de araçları önemlidir. Dolayısıyla kanunların sürekli değişmesi söz konusudur ama hukuk değişmez, adalet değişmez. Kanunlar yeni ihtiyaçlara göre uyarlanarak hukukun adil biçimde adaletin adil biçimde tecelli edilmesini sağlar" dedi. Program fotoğraf çekiminin ardından noktalandı.
Bakan Uraloğlu: "(Gebze’de çöken bina) Soruşturmanın sonucuna etki eder düşüncesiyle kamuoyuna bir bilgi paylaşmıyoruz"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 12:25 Bakan Uraloğlu: "(Gebze’de çöken bina) Soruşturmanın sonucuna etki eder düşüncesiyle kamuoyuna bir bilgi paylaşmıyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kocaeli Gebze’de çöken binaya ilişkin, "Bu başlatılan inceleme ve soruşturmanın sonucuna etki eder düşüncesiyle kamuoyuna bir bilgi paylaşmıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kocaeli Gebze’de çöken evin metro inşaatı ile ilgili olduğu iddialarına ilişkin konuştu. Uraloğlu, konuya ilişkin iddiaları ve önyargıları doğru bulmadığını belirterek, "Bu başlatılan inceleme ve soruşturmanın sonucuna etki eder düşüncesiyle kamuoyuna bir bilgi paylaşmıyoruz. Orada savcılık zaten bir soruşturma başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, AFAD bir inceleme başlattı. Biz de başlattık, bunun sonucunu görmek lazım. Bunun sonucunu görmeden birilerini itham etmek hele hele 4 insanımızın öldüğü yerde birilerini itham etmek, gerçekten gazeteci olduğunu düşünen bazı kişilerin bu konuda ithamları var, bunları ben dikkate almıyorum" ifadelerini kullandı. "Süreci çok yakından takip ediyoruz" Bakan Uraloğlu, süreci yakından takip ettiklerine dikkati çekerek şunları kaydetti: "Belli riskler var, çok net söyleyebilirim; eski bir dere yatağı söz konusu, yer altı su seviyesine belli şekillerde müdahale edilmiş olması söz konusu. Elbette deprem riskleri söz konusu ve elbette öyle bir metro inşaatının olması, bunlar risklerdir. Ama şunu söylemekte fayda var. Metro inşaatı biteli 2 yıl oldu ve şu anda metroda hiçbir deformasyon yok. Dolayısıyla bir sonucunu görelim. Sonucuna göre bakanlık olarak ne yapmamız gerekir biz de onun kararını vereceğiz. Ama süreci çok yakından takip ediyoruz."
Başkan Geçit: "Beylerderesi Bisiklet ve Yürüyüş Yolu" projesini inceledi
05 Kasım 2025 Çarşamba - 10:32 Başkan Geçit: "Beylerderesi Bisiklet ve Yürüyüş Yolu" projesini inceledi Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "Kadim Çırmıktı ile Beylerderesi arasında hizmete sunacağımız "Beylerderesi Bisiklet ve Yürüyüş Yolu" Projemiz ile hemşehrilerimizin doğayla iç içe vakit geçirebileceği, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyecek modern bir yaşam alanını şehrimize kazandıracağız" dedi. 6 Şubat deprem yaralarının hızla sarıldığı Yeşilyurt ilçesinde yürütülen yeniden imar ve kalkınma çalışmaları kapsamında, ilçenin sosyal yaşamını canlandıracak "Beylerderesi Bisiklet ve Yürüyüş Yolu" projesi hızla ilerliyor. Modern şehircilik anlayışıyla tasarlanan proje, vatandaşlara güvenli ve konforlu bir şekilde spor yapma, dinlenme ve vakit geçirme imkânı sunacak. Yeşilyurt Belediyesinin prestij yatırımları arasında yer alıp, Çırmıktı ile Beylerderesi arasında hayata geçecek projenin uygulandığı alanda incelemelerde bulunan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt’un sosyal yaşam kalitesini artıracak, vatandaşların doğayla iç içe vakit geçirebileceği, Malatya’nın yeniden inşasına katkı sunacak modern bir yaşam alanını vatandaşların hizmetine sunacaklarını ifade etti. "Beylerderesi Bisiklet ve Yürüyüş Yolu" Projesi’nde yürüyüş parkurları, bisiklet yolları, peyzaj düzenlemeleri ve dinlenme alanlarının yer alacağı söyleyen Başkan Geçit, "Yeşilyurt’umuzun yeniden inşası sürecinde, hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artıracak projeleri birer birer hayata geçiriyoruz. Bugün de bu vizyonumuzun önemli bir parçası olan "Tevzi Deresi Yürüyüş ve Bisiklet Yolu" projemizde çalışmaların hızla ilerlediğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum" şeklinde konuştu. Yeşilyurt’u modern, sağlıklı, çevreci ve yaşanabilir bir şehir kimliğine kavuşturmak için bu tür prestij seviyesi yüksek yatırımlara öncelik tanıdıklarını dile getiren Başkan Geçit, "Yeşilyurt’umuzun yaşam kalitesini yükseltecek, şehrimizin yeniden inşa ve ihya sürecine önemli katkılar sunacak olan "Beylerderesi Bisiklet ve Yürüyüş Yolu" projemizi Kadim Çırmıktı ile Beylerderesi arasındaki güzergahta hizmete sunarak alternatif gezinti ve sosyal yaşam alanlarımıza bir yenisini daha eklemiş olacağız. Belediyemizin prestijli yatırımları arasında yer alan, şehrimizin sosyal yaşamına yeni bir soluk kazandıracak bu proje sadece bir ulaşım ya da spor alanı değil; aynı zamanda vatandaşlarımızın günün her saatinde doğayla iç içe vakit geçirebileceği, çocuklarımızın güvenle oynayabileceği, ailelerimizin huzurla dinlenebileceği yaşam alanları oluşturma hedefimizin güçlü bir göstergesi olacaktır. Yürüyüş parkurları, bisiklet yolları ve dinlenme alanlarını içerisine alan bu projemiz ile yeşil dokusuyla öne çıkan bu güzel bölgemizin daha fazla tercih edilmesini sağlayacağız. Bu süreçte emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Yeşilyurt’umuz için çalışmaya, üretmeye ve güzellikleri çoğaltmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Pandemi öncesiyle kıyasladığımızda sanayi üretimi Avrupa ülkelerinde düşerken Türkiye’de yüzde 30.6 yükselmiştir"
04 Kasım 2025 Salı - 23:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Pandemi öncesiyle kıyasladığımızda sanayi üretimi Avrupa ülkelerinde düşerken Türkiye’de yüzde 30.6 yükselmiştir" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Pandemi öncesiyle kıyasladığımızda Almanya’nın sanayi üretimi 2020 Ocak’la bugünü kıyasladığımızda yüzde 14.7 aşağıdadır. İtalya yüzde 6.9, Fransa yüzde 3.3, İspanya halen yüzde 0.5, 2020 Ocak ayındaki üretim düzeyinden aşağıdadır. Türkiye’de sanayi üretimi ise 2020 Ocak ayıyla kıyasladığımızda yani pandemi öncesi seviyeyle kıyasladığımızda yüzde 30.6 yükselmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerine katıldı. Bakanlığa ve ilgili kuruluşlarının faaliyetleri hakkında bilgi vererek, milletvekillerinin sorularını cevaplayan Bakan Kacır, "Ülkelerin sanayi üretim performanslarını değerlendirirken pandemi öncesi noktayla bugünkü nokta arasındaki farkları değerlendirmek sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Biz ihracatının yüzde 40’tan fazlasını Avrupa Birliği ülkelerine yapan bir ülkeyiz. Avrupa pazarının içinde olan bir ülkeyiz. Dolayısıyla kendimizi en doğrudan mukayese edebileceğimiz ülkeler aslında Avrupa ülkeleridir. Bakınız pandemi öncesiyle kıyasladığımızda Almanya’nın sanayi üretimi 2020 Ocak’la bugünü kıyasladığımızda yüzde 14.7 aşağıdadır. İtalya yüzde 6.9, Fransa yüzde 3.3, İspanya halen yüzde 0.5, 2020 Ocak ayındaki üretim düzeyinden aşağıdadır. Türkiye’de sanayi üretimi ise 2020 Ocak ayıyla kıyasladığımızda yani pandemi öncesi seviyeyle kıyasladığımızda yüzde 30.6 yükselmiştir. Türkiye son dönemde sanayileşme kabiliyetini artırmış bir ülkedir. Yine bu yıl özellikle sanayi üretimi ve ihracatında hangi gelişmeleri yaşadığımızı bir kez daha hatırlatmak istiyorum, ki ocak-eylül döneminde imalat sanayi ihracatımız bir önceki yılın aynı 9 aylık dönemine göre yüzde 4.3 yükselmiş, 189.5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Yaklaşık 10 milyar dolar alan imalat sanayi ihracatımızın 2002’den bugüne 108 milyar dolara yükseldiğini ifade etmiştim" ifadelerini kullandı. Bakan Kacır, verilen teşviklerin takip edilmediği iddialarına ilişkin, "Bizim Bakanlığımızda kurmuş olduğumuz bir girişimci bilgi sistemi var. 4 milyon girişimin tüm verilerini biz Bakanlıkta tutuyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan, Ticaret Bakanlığı’ndan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan, Bakanlığımıza bağla ilgili tüm kurumlarından, TÜBİTAK’tan, KOSGEB’ten, TÜRK Patent’ten bir işletmenin hem yatırımlarını hem performansını takip edebileceğimiz tüm verileri girişimci bilgi sistemimize alıyoruz. Ve çok yoğun şekilde etki değerlendirme faaliyetleri yapıyoruz. Her yıl sayın milletvekillerimizle bu etki değerlendirme çalışmalarının neticelerini bizzat paylaşıyoruz. Dolayısıyla bu çalışmalar bizim yürüttüğümüz faaliyetlerin ülke ekonomisine kazanımını bize tarif ediyor. Ve nihayetinde veri bazlı politika geliştirme imkanı sağlıyor" şeklinde konuştu. "Bugün hazır giyimde, tekstilde Türkiye dünyanın en önemli üreticileri arasındadır" Tekstil ve hazır giyim sektöründe istihdam kaybı yaşandığı eleştirilerine yönelik Kacır, "Biz bir kere her daim sektörle, sektör temsilcileriyle hem emekçilerimizle hem yatırımcılarımızla bir aradayız. Hem ben bakan olarak hem tüm bürokratlarımız hem de ilgili kurumlarımız çok sık işletme ziyaretleri yapıyoruz. Bakın biz bu yılın ilk 10 ayında 100 binden fazla işletmeyi KOSGEB’teki çalışanlarımız aracılığıyla bizzat yerinde ziyaret ettik. Ve her biriyle anketler yaptık. Özellikle emek yoğun sektörlerde istihdamı korumaya yönelik politikalar konusunda sahadan topladığımız doğrudan verilerle politikalarımızı inşa etmeye gayret ediyoruz. Şimdi burada birinci mesele şudur. Bizim hiçbir sektörü gözden çıkarmamız söz konusu değil. Biz bu sektörleri ülke olarak kolay elde etmedik. Onlarca yılın emeğiyle, gayretiyle bu sektörler bugünlere geldi. Bugün hazır giyimde, tekstilde Türkiye dünyanın en önemli üreticileri arasındadır. Halen de öyledir. Bakın sizler de paylaştınız rakamları, 1 milyona yakın kardeşimiz bu sektörlerde istihdam edilmektedir. Dolayısıyla bizim bu sektörleri gözden çıkarmamız asla söz konusu değil" dedi. "Marmara Bölgesi’nde, Ege Bölgesi’ndeki şehirlerimizde bu sektörlerde istihdam kaybı yaşanırken, özellikle Doğu Anadolu’da, Güneydoğu Anadolu’da istihdam artışları devam etmektedir" Tekstil ve hazır giyimde istihdamın batı illerinden doğu illerine kaydığını söyleyen Kacır, "Biz il bazlı duruma baktığımızda bu sektörlerde 2023’ten bugüne yani son dönemde, sizlerin de adreslediğiniz dönem olarak tarif ediyorum. Batman’da istihdam artışı var. Bingöl’de istihdam artışı var. Mardin’de istihdam artışı var. Siirt’te istihdam artışı var. Şırnak’ta istihdam artışı var. Demek ki Türkiye’nin tüm vilayetlerinde durum aslında aynı değil. Biraz daha büyük şehirlerimizde, Marmara Bölgesi’nde, Ege Bölgesi’ndeki şehirlerimizde bu sektörlerde istihdam kaybı yaşanırken, özellikle Doğu Anadolu’da, Güneydoğu Anadolu’da bizim de çokça teşvik verdiğimiz yatırımlarda halen istihdam artışları devam etmektedir" diye konuştu. "Yetenek transferi programımızda şimdiye kadar 4 bin 600 teknoloji uzmanını yurt dışından getirdik" Bakan Kacır, mühendislerin çalışmak için yurtdışına gittiği iddialarına ilişkin de, "Aselsan’daki çalışanlarımızın yurt dışına gidildiği ifade edildi. Bakın 2025 yılında Aselsan’dan 43 çalışanımız farklı nedenlerle yurt dışına gitmiş. Peki aynı yıl yurt dışından Aselsan’a kaç kişi gelmiş? Yurt dışından Aselsan’a 112 uzman gelmiş. Yine yetenek transferi programımızda şimdiye kadar 4 bin 600 teknoloji uzmanını yurt dışından getirdik" dedi. Ekrem İmamoğlu hakkındaki "casusluk" soruşturmasında adı geçen birinin yöneticisi olduğu şirkete Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ihale verildiği iddialarına ilişkin ise Kacır, "Şimdi bir kere sorgulanan şahıslardan birinin irtibatlı olduğu bir şahıs. Fakat onun firması yani onun sahip olduğu firmanın kamudan ihale alması söz konusu değil. Ya nedir? Bir teknoparkta faaliyet gösteren 42 kişinin çalıştığı bir firma var. Türkiye’de bir teknoparkta faaliyet gösteriyor. Bu firma uluslararası iş yapma çabası içinde ve kendi ifadesiyle de yurt dışındaki çalışmalarından danışman olarak görevlendirdiği bir kişinin adı, bu hukuki süreçlerde sorgulanan şahıslardan biriyle irtibatlı olarak zikrediliyor. Bu firma diyor ki; ’Bu kişi Türkiye’de herhangi bir görev üstlenmedi. Bizim firmamızda hissesi bulunmuyor. Danışman olarak görevliydi. Biz onun danışmanlığına son verdik.’ Ayrıca bu firmanın yazılımı bizim Bakanlığımızın herhangi bir altyapısında çalışıyor filan değil. Sadece kendi bünyesinde çalışan bir uygulaması var ve bu uygulamayla rapor hizmeti sunuyor. Yani bizim herhangi bir verimize, Bakanlığımızın sistemlerine bağlanarak bu firma erişebiliyor değil" dedi.
Dışişleri Bakanlığı, "Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Türkiye Ülke Raporu’nun ön yargılı ve mesnetsiz iddialarını reddediyoruz"
04 Kasım 2025 Salı - 22:09 Dışişleri Bakanlığı, "Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Türkiye Ülke Raporu’nun ön yargılı ve mesnetsiz iddialarını reddediyoruz" Dışişleri Bakanlığı, "Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Türkiye Ülke Raporu’nun yargı ve temel haklar ile iç siyasi gelişmelere ilişkin taraflı, ön yargılı ve mesnetsiz iddialarını reddediyoruz" açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanlığının resmi internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, "Avrupa Komisyonu tarafından bugün (4 Kasım) yayımlanan Türkiye Ülke Raporu’nun yargı ve temel haklar ile iç siyasi gelişmelere ilişkin taraflı, ön yargılı ve mesnetsiz iddialarını reddediyoruz. Söz konusu yorumlar, Türkiye ile AB arasında olumlu bir gündem oluşturmaya yönelik çabalarla uyumsuz olmalarının yanı sıra tarafların uzun dönemli çıkarlarına da aykırı bir dille kaleme alınmıştır. Raporda ortaya konan AB müktesebatına uyum düzeyi, katılım sürecinde karşılaştığımız siyasi ve haksız engellere rağmen AB üyeliği stratejik hedefine olan bağlılığımızın en açık ifadesidir. Raporda Türkiye’nin işleyen piyasa ekonomisine yüksek uyum düzeyinin ve sağlam makroekonomik politikalarının vurgulanmasını olumlu ve yerinde tespitler olarak değerlendiriyoruz. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki yapıcı tutumuna, Yunanistan’la ilişkilerde sağlanan iyileşmeye ve AB’yle artan diyaloğa raporda yer verilmesini memnuniyetle not ediyoruz. Bu olumlu gelişmelere istinaden 15 Temmuz 2019 tarihli Dış İlişkiler Konseyi kararlarının ivedilikle kaldırılması yönündeki meşru beklentimizi bir kez daha vurguluyoruz. Türkiye’nin aktif ve çok katmanlı dış politika vizyonuna, stratejik ortaklıkları güçlendirme yönündeki kararlı çabalarına, bölgesel barış ve istikrara yönelik yapıcı rolüne yapılan atıfları da olumlu değerlendiriyoruz. Keza Türkiye’nin bölgesel ve küresel sınamalar karşısında AB açısından taşıdığı stratejik önemin ve ortak çıkar alanlarındaki sorumlulukların vurgulanmasını anlamlı buluyoruz. Bu çerçevede Türkiye ve AB arasındaki ortaklık organlarının ve yerleşik mekanizmaların işletilmesi ile Türkiye’nin AB’nin savunma ve güvenlik alanındaki girişimlerine ve programlarına aktif olarak dahil edilmesi önemlidir. Raporda her zaman olduğu gibi Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının gerçeklerle bağdaşmayan, hukuk dışı ve maksimalist görüşlerine yer verilmesi ve Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru kaygılarının görmezden gelinmesi, AB’nin Kıbrıs konusunda taraf tuttuğunu ve Kıbrıs meselesinin çözüm çabalarına katkı sunmasının mümkün olmadığını bir kez daha ispatlamaktadır. AB’nin Türkiye’yle olan ilişkilerini ahde vefa ilkesi çerçevesinde üyelik perspektifini güçlendiren bir yaklaşımla yürütmesi, ilişkileri çıkmaza sokan politika ve söylemlerden kaçınması ve tarafsız bir tutum benimseyerek ilişkileri ikili düzeydeki meselelere rehin bırakmaması hayati önem taşımaktadır. Türkiye ile AB arasında daha güçlü, kurumsallaşmış ve karşılıklı güvene dayalı bir iş birliğinin geliştirilmesi hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın ve geniş coğrafyamızın menfaatinedir. Ülkemiz, bu anlayış ve vizyonla çalışmalarını kararlılıkla sürdürmekte ve AB’den de aynı stratejik iradeyi ve yapıcı yaklaşımı göstermesini beklemektedir" denildi. (ME
Bakan Memişoğlu: "5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle dünyaya örnek oluyoruz"
04 Kasım 2025 Salı - 21:59 Bakan Memişoğlu: "5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle dünyaya örnek oluyoruz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "2000 yılında toplam 200 karaciğer nakli yapılan ve 6 nakil merkezi olan ülkemizde bugün senede 5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle gerçekten dünyaya örnek oluyoruz" dedi. Başkent Üniversitesi kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal tarafından Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen böbrek naklinin 50. yılı, 19. Uluslararası Ortadoğu Organ Nakli Derneği (MESOT 2025) Kongresi ile kutlandı. Başkent Üniversitesi İhsan Doğramacı Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da katıldı. Bakan Memişoğlu, yaptığı konuşmada cerrahlık mesleğinin her zaman kalbinde yer ettiğini söyleyerek, "Türkiye’nin Sağlık Bakanlığı görevini üstlenip, insanlara, milletime hizmet etmeye çalışıyorum. Ama şunu bilin ki kalbimde her zaman cerrahlık ve mesleğim duruyor ve onun aşkıyla yaşıyorum. Ama artık buluşamayacağımız bir aşktan bahsediyoruz. Sadece rüyalarda arada sırada ameliyat ediyorum. Onun haricinde kendi kliniğime çok ender de olsa uğrayıp, o kanı görmeye çalışıyorum, o zevki almaya çalışıyorum" diye konuştu. "5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle dünyaya örnek oluyoruz" Organ naklinin önemine değinen Memişoğlu, "Şunu hiç unutmuyorum ki, bir insanı yaşatmak, inancımıza göre bütün dünyayı yaşatmaktır. Sizlerin her biri bunu başarıyorsunuz. Biz de başarmaya, başarmaya çalışanlara da yardım etmeye çalışıyoruz. Ama şunu da ifade edeyim ki özellikle son 20 senede Türkiye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sağlıkta inanılmaz bir gelişim ve büyüme süreci yaşadı. 2000 yılında toplam 200 karaciğer nakli yapılan ülkemizde, 6 nakil merkezi olan ülkemizde, bugün senede 5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle gerçekten dünyaya örnek bir nakil sistemiyle örnek oluyoruz" dedi. "Nakil sağlık sisteminin en önemli testlerinden birisi" Bakan Memişoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Nakil dediğiniz zaman sağlık sisteminin en önemli testlerinden birisi. Çünkü, siz karaciğer, bağırsak, akciğer, kalp nakli yapabiliyorsanız ekiplerinizin, altyapınızın da, sisteminizin de bunu yapabilir kabiliyete ulaşması demektir. Bu çok zor bir görev ve işlemdir. Biz bunu başarabildik, başarabiliyoruz da." Yeni sistemle elektronik ortam üzerinden organ bağışı yapılabildiğini hatırlatan Memişoğlu, "Elektronik sistemde, elektronik imzanızla vasiyet ediyorsunuz ve organlarınızı bağışlıyorsunuz. Bu istemediğiniz sürece kimse tarafından bilinmiyor. Ne zaman ki beyin ölümü gerçekleşip, ölüm kararı verilip, elektronik sisteme öldüğünüz kaydedilince otomatik olarak ailenize ve donasyon ekiplerine bağışladığınız bildiriliyor. Böylece nakil imkanı sağlatmış oluyoruz herkese. Böylece de kadavratik bağışı artırmış olacağız. Aynı zamanda organ bağışlayan kişi öldükten sonra, organları kullanıldıktan sonra birinci derece yakınları acil haricinde nakil ihtiyacı duyulduğunda listenin en önüne geçmiş olacak" ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Bakan Memişoğlu’na Başkent Üniversitesi tarafından hediye takdim edildi.
Gemlik’te AK Parti’ye 800 yeni üye katıldı
04 Kasım 2025 Salı - 20:29 Gemlik’te AK Parti’ye 800 yeni üye katıldı Bursa’nın Gemlik ilçesinde AK Parti’ye 800 yeni üye katıldı. AK Parti Gemlik İlçe Teşkilatı’na 800 yeni üye katılması nedeniyle tören düzenlendi. Törende konuşan İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti’nin 23 yıldır iktidarda olduğunu hatırlatarak, "Her seçimde yeni bir sorumluluk alarak, milletimizin desteğiyle kazandık. Bu süre boyunca çok güzel hizmetlere imza attık. Siyaset yapmak fedakârlıktır, hizmetkâr olmaktır, hayırlara vesile olmaktır" dedi. Gürkan, her zaman vatandaşın yanında olduklarını belirterek, "Sahayı dinliyoruz. Değişim mahalleden başlar. Bugün dünyada herkes Türkiye’nin başarılarıyla gurur duyuyor. Dünya ülkelerinin gıpta ile baktığı bir ülkeyiz. Milli iradenin sandığa en güçlü şekilde yansıdığı ülke Türkiye’dir" ifadelerini kullandı. Bursa ve ülke genelinde yürütülen hizmetlerden de bahseden Gürkan, "Togg Gemlik’ten dünyaya açılan yerli markamızdır. Bursa’da konut üretiminde en fazla pay Gemlik’e ait. Şu an 3 bin konut planlandı ancak rezerv alanların belirlenmesiyle bu sayı artacak. Deprem bölgesinde her gün 550 konutun anahtarı teslim ediliyor, bugüne kadar 304 bin konut teslim edildi. 3 bin 484 şantiyemiz aktif durumda, yıl sonuna kadar 350 bini bulacağız" dedi. Gemlik’teki yatırımlar hakkında da bilgi veren Gürkan, doğalgaz çalışmalarının, okul yatırımlarının ve 500 öğrenci kapasiteli yurt inşaatının sürdüğünü belirterek, "Aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. AK Parti Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Taşar da, "Partimize ilgi her geçen gün artıyor. Bugün aramıza katılan yeni üyelerimizle daha güçlü bir teşkilat olduk. Hedefimiz Gemlik’te AK Parti bayrağını daha yükseğe taşımaktır" dedi. Program, pasta kesimi, yeni üyelere rozet takılması ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Düzenlenen törene AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Taşar, önceki dönem Bursa Milletvekili Zafer Işık ile AK Parti, Gelecek Partisi Gemlik İlçe Başkanı Cihan Palabıyık ve çok sayıda partili katıldı.