POLİTİKA - 04 Kasım 2025 Salı 21:59

Bakan Memişoğlu: "5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle dünyaya örnek oluyoruz"

A
A
A
Bakan Memişoğlu: "5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle dünyaya örnek oluyoruz"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "2000 yılında toplam 200 karaciğer nakli yapılan ve 6 nakil merkezi olan ülkemizde bugün senede 5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle gerçekten dünyaya örnek oluyoruz" dedi.


Başkent Üniversitesi kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal tarafından Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen böbrek naklinin 50. yılı, 19. Uluslararası Ortadoğu Organ Nakli Derneği (MESOT 2025) Kongresi ile kutlandı. Başkent Üniversitesi İhsan Doğramacı Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da katıldı. Bakan Memişoğlu, yaptığı konuşmada cerrahlık mesleğinin her zaman kalbinde yer ettiğini söyleyerek, "Türkiye’nin Sağlık Bakanlığı görevini üstlenip, insanlara, milletime hizmet etmeye çalışıyorum. Ama şunu bilin ki kalbimde her zaman cerrahlık ve mesleğim duruyor ve onun aşkıyla yaşıyorum. Ama artık buluşamayacağımız bir aşktan bahsediyoruz. Sadece rüyalarda arada sırada ameliyat ediyorum. Onun haricinde kendi kliniğime çok ender de olsa uğrayıp, o kanı görmeye çalışıyorum, o zevki almaya çalışıyorum" diye konuştu.



"5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle dünyaya örnek oluyoruz"


Organ naklinin önemine değinen Memişoğlu, "Şunu hiç unutmuyorum ki, bir insanı yaşatmak, inancımıza göre bütün dünyayı yaşatmaktır. Sizlerin her biri bunu başarıyorsunuz. Biz de başarmaya, başarmaya çalışanlara da yardım etmeye çalışıyoruz. Ama şunu da ifade edeyim ki özellikle son 20 senede Türkiye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sağlıkta inanılmaz bir gelişim ve büyüme süreci yaşadı. 2000 yılında toplam 200 karaciğer nakli yapılan ülkemizde, 6 nakil merkezi olan ülkemizde, bugün senede 5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle gerçekten dünyaya örnek bir nakil sistemiyle örnek oluyoruz" dedi.



"Nakil sağlık sisteminin en önemli testlerinden birisi"


Bakan Memişoğlu, sözlerine şöyle devam etti:


"Nakil dediğiniz zaman sağlık sisteminin en önemli testlerinden birisi. Çünkü, siz karaciğer, bağırsak, akciğer, kalp nakli yapabiliyorsanız ekiplerinizin, altyapınızın da, sisteminizin de bunu yapabilir kabiliyete ulaşması demektir. Bu çok zor bir görev ve işlemdir. Biz bunu başarabildik, başarabiliyoruz da."


Yeni sistemle elektronik ortam üzerinden organ bağışı yapılabildiğini hatırlatan Memişoğlu, "Elektronik sistemde, elektronik imzanızla vasiyet ediyorsunuz ve organlarınızı bağışlıyorsunuz. Bu istemediğiniz sürece kimse tarafından bilinmiyor. Ne zaman ki beyin ölümü gerçekleşip, ölüm kararı verilip, elektronik sisteme öldüğünüz kaydedilince otomatik olarak ailenize ve donasyon ekiplerine bağışladığınız bildiriliyor. Böylece nakil imkanı sağlatmış oluyoruz herkese. Böylece de kadavratik bağışı artırmış olacağız. Aynı zamanda organ bağışlayan kişi öldükten sonra, organları kullanıldıktan sonra birinci derece yakınları acil haricinde nakil ihtiyacı duyulduğunda listenin en önüne geçmiş olacak" ifadelerini kullandı.


Konuşmasının ardından Bakan Memişoğlu’na Başkent Üniversitesi tarafından hediye takdim edildi.



Bakan Memişoğlu: "5 bin nakil ve 149 nakil merkeziyle dünyaya örnek oluyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.