Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Beylikdüzü’nde direğe çarpan araç takla attı
Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı
POLİTİKA
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz"
10 Mart 2026 Salı - 15:21:48
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz"
10 Mart 2026 Salı - 15:18
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Saldırılar durdurulmalı. Uluslararası sistem ağır çözülme içerisinde."
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Saldırılar durdurulmalı. Uluslararası sistem ağır çözülme içerisinde."
10 Mart 2026 Salı - 15:12
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin TBMM Genel Kurul oturumu başladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönettiği oturumda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan milletvekillerini bilgilendirecek.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin TBMM Genel Kurul oturumu başladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönettiği oturumda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan milletvekillerini bilgilendirecek.
10 Mart 2026 Salı - 14:50
AK Parti heyeti Karatay’da yatırımları inceledi
AK Parti MKYK Üyesi ve Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, Konya’nın merkez Karatay ilçesinde ziyaret ve incelemelerde bulundu. Yanılmaz, Konya’da ortaya konulan belediyecilik anlayışının yalnızca Türkiye’ye değil, dünyaya da örnek bir yapı oluşturduğunu söyledi. Mücahit Yanılmaz ve beraberindeki heyet, program kapsamında ilk olarak Karatay Belediyesi’nde bir araya gelerek Başkan Hasan Kılca’ya ev sahipliği için teşekkür etti. Ziyaret programına AK Parti Konya Yerel Yönetimler Başkanı Kazım Küçükçöğen, AK Parti Karatay İlçe Başkanı Akif Demirci ve İl ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri de katıldı. Karatay Belediyesi ziyaretinin ardından heyet, esnafla bir araya geldi ve Mevlana Hazretleri Türbesi’ni ziyaret etti. Program çerçevesinde, Karatay Belediyesi’nin model yatırımları arasında yer alan Karatay Arastası, Hoş Kubbe, Engelsiz Yaşam Merkezi ve Ali Ulvi Kurucu Gençlik Merkezi gezildi. Heyet ayrıca AK Parti Karatay İlçe Başkanlığı, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ve Konya Büyükşehir Belediyesi’ni de ziyaret etti. AK Parti Karatay Gençlik Kolları üyelerinin yürüttüğü "İftara 5 Kala" projesine de katılarak evlerine veya iftar sofralarına yetişemeyen vatandaşlara iftariyelik paketler dağıttı. Program kapsamında ayrıca Konya Elazığlılar Derneği’nin düzenlediği iftar programına katılan Mücahit Yanılmaz, Kazım Küçükçöğen, Hasan Kılca ve Akif Demirci vatandaşlarla bir araya geldi. Teravih buluşmasında ise Kumköprü Mahallesi’ndeki Kayhanlar Dörtyol Camiinde cemaatle sohbet ettiler. Programın sonunda devletin sağladığı Aile ve Gençlik Fonu’ndan faydalanarak evlenen genç bir çift de evinde ziyaret edildi. Kılca: "Hedefimiz gayretimiz ortak" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, AK Parti MKYK Üyesi ve Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz’ın belediyecilik ve bürokrasi alanındaki tecrübesine dikkat çekti. Yanılmaz’ın hem belediye başkanlığı hem de uzun yıllara dayanan bürokrasi deneyimine sahip olduğunu ifade eden Kılca, Konya’da teşkilat ve belediyelerle uyum içerisinde çalıştıklarını belirtti. Başkan Kılca, hedeflerinin ve gayretlerinin ortak olduğunu vurgulayarak, ülkenin daha da ilerlemesi için hep birlikte çalıştıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği hedefler doğrultusunda hizmet etmeye devam ettiklerini dile getiren Kılca, "Cumhurbaşkanımızın yükünü hafifletmek adına hep birlikte gayret gösteriyoruz" dedi. Yanılmaz: "Belediyecilikte dünyaya örnek oluyoruz" AK Parti MKYK Üyesi ve Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz ise Konya’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konya’nın ismi anıldığında mutlu olduklarını ifade eden Yanılmaz, özellikle AK Parti döneminde şehirde belediyecilik alanında önemli bir başarı yakalandığını vurguladı. Yanılmaz, Konya’da ortaya konulan belediyecilik anlayışının yalnızca Türkiye’ye değil, dünyaya da örnek bir yapı oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Mart 2026 Cumartesi- 17:40
İçişleri Bakanı Çiftçi Şırnak’ta
2
07 Mart 2026 Cumartesi- 16:01
Başkan Er’den Malatyalılara konser müjdesi
3
09 Mart 2026 Pazartesi- 18:12
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapması bekleniyor.
4
09 Mart 2026 Pazartesi- 21:50
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir"
5
09 Mart 2026 Pazartesi- 21:40
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Terörsüz Türkiye) Ümit ediyorum Türkiye önemli bir tarihi eşiği geride bırakacak"
24 Şubat 2026 Salı - 17:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla SANCAR SİDA hizmete alındı
HAVELSAN SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti.
24 Şubat 2026 Salı - 16:57
TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’i ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i CHP Grubu’nda ziyaret etti. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle altı ve yedinci bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanılacaktır" dedi. Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’i CHP Grubu’nda ziyaret etti. Ziyaret yaklaşık 40 dakika sürdü. Ziyaret sonrasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklama yaptılar. Kurtulmuş, Özgür Özel ve CHP’li milletvekillerine teşekkür ederek, Türk demokrasisi adına örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamladıklarını ifade etti. Kurtulmuş, "Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar ve Türkiye’nin farklı kesimlerinden çok farklı kanaatlere sahip siyasi oryantasyonlara sahip olan arkadaşlar 137 kişi geldi. Bunları dinledik. Ve raporda sonuçta bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Tabii ki siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetinde olan raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Bildiğiniz gibi raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Böylece hakikaten dünyaya örnek olacak bir çalışma çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Bir üçüncü göze ihtiyaç duyulmaksızın başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahı olan Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekanda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuna sunmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle altı ve yedinci bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanılacaktır" dedi. CHP Genel Başkanı Özel ise meselenin tarihi önemine işaret ederek, "Bizim siyasi olarak yaşadığımız bütün güçlüklere rağmen zaman zaman süreç içinde acaba CHP komisyonda devam edecek mi sorularına hep aynı yanıtı verdik. Her şey bir yana Türkiye’de kardeşin kardeş kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının, Kürt’ün, Türk’ün gözyaşının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bundan sonra da bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkanıyla hem bölgeye hem Türklere, hem Kürtlere, Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma, kavga değil, zenginliği, refahı devredebileceksek, bu meselenin çözülmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekir dedik. Bu yaklaşımla sürdü komisyon çalışmaları. Bugün gelinen nokta bir uzlaşı noktasıdır. Bundan sonraki süreçte de hepimiz dikkatle süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde malumunuz sorunun çözümüne yönelik yapılacak düzenlemelerdir. Yedinci madde de demokratikleşme adımlarıdır. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Ve bu süreç başarıyı ulaştığında hem Türkiye terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına, hukukun üstünlüğüne saygılı olmak, tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yazılan çok önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması önemlidir ve bunların iç içe yapılması bir an önce yapılacak olması önemlidir. Bu hem ortaklaşılan raporun özüdür, ruhudur, kendidir" ifadelerini kullandı.
24 Şubat 2026 Salı - 16:33
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Kalıcı ve adil bir barış için her türlü çabaya katkı vermeyi sürdüreceğiz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye olarak, kalıcı ve adil bir barış için çözümü destekleyecek siyasi ve hukuki çerçevenin oluşmasına yönelik her türlü çabaya katkı vermeyi, bölgemizde istikrar ve güvenliğin tesisi için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğiz" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 16:30
TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’i ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i CHP Grubu’nda ziyaret etti. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle altı ve yedinci bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanılacaktır" dedi. Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’i CHP Grubu’nda ziyaret etti. Ziyaret yaklaşık 40 dakika sürdü. Ziyaret sonrasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklama yaptılar. Kurtulmuş, Özgür Özel ve CHP’li milletvekillerine teşekkür ederek, Türk demokrasisi adına örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamladıklarını ifade etti. Kurtulmuş, "Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar ve Türkiye’nin farklı kesimlerinden çok farklı kanaatlere sahip siyasi oryantasyonlara sahip olan arkadaşlar 137 kişi geldi. Bunları dinledik. Ve raporda sonuçta bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Tabii ki siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetinde olan raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Bildiğiniz gibi raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Böylece hakikaten dünyaya örnek olacak bir çalışma çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Bir üçüncü göze ihtiyaç duyulmaksızın başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahı olan Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekanda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuna sunmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle altı ve yedinci bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanılacaktır" dedi. CHP Genel Başkanı Özel ise meselenin tarihi önemine işaret ederek, "Bizim siyasi olarak yaşadığımız bütün güçlüklere rağmen zaman zaman süreç içinde acaba CHP komisyonda devam edecek mi sorularına hep aynı yanıtı verdik. Her şey bir yana Türkiye’de kardeşin kardeş kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının, Kürt’ün, Türk’ün gözyaşının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bundan sonra da bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkanıyla hem bölgeye hem Türklere, hem Kürtlere, Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma, kavga değil, zenginliği, refahı devredebileceksek, bu meselenin çözülmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekir dedik. Bu yaklaşımla sürdü komisyon çalışmaları. Bugün gelinen nokta bir uzlaşı noktasıdır. Bundan sonraki süreçte de hepimiz dikkatle süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde malumunuz sorunun çözümüne yönelik yapılacak düzenlemelerdir. Yedinci madde de demokratikleşme adımlarıdır. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Ve bu süreç başarıyı ulaştığında hem Türkiye terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına, hukukun üstünlüğüne saygılı olmak, tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yazılan çok önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması önemlidir ve bunların iç içe yapılması bir an önce yapılacak olması önemlidir. Bu hem ortaklaşılan raporun özüdür, ruhudur, kendidir" ifadelerini kullandı.
24 Şubat 2026 Salı - 16:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nü gezdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde, HAVELSAN Sancar İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni’ sonrası HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nü gezdi.
24 Şubat 2026 Salı - 16:25
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20’ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "Geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002’de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400’ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye’nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye’nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940’lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul’dan Ankara’ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ’ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl’ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi’nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu’ya emniyetli iniş yaparak NATO’nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.
24 Şubat 2026 Salı - 16:06
Başkan Er: "Malatya’yı sporla, kültürle, sanatla ve eğitimle büyütmeye devam edeceğiz"
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya’mız küllerinden yeniden ayağa kalkarken dirençli, büyük, yaşanabilir, insanların rahat edeceği çok merkezli bir şehir inşa ediyoruz. Malatya’yı sporla, kültürle, sanatla ve eğitimle büyütmeye devam edeceğiz" dedi. Battalgazi Erkek Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilerle bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Ramazan ayı kapsamında belediye ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından öğrenciler için düzenlenen yarışma ve müzik programına katıldı. ’Uyan Sunam Uyan’ türküsüne eşlik eden Başkan Er, öğrenciler arasında düzenlenen Kahoot ödüllü bilgi yarışmasında birinci olan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Yazılım Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi Memik Kızık’a ödülünü takdim etti. Başkan Er ayrıca dereceye giren diğer öğrencilere de içerisinde kişisel bakım ürünlerinin olduğu destek çantası hediye etti. Üniversite öğrencileriyle sohbet eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, belediye olarak mübarek Ramazan ayını sadece takvimde yaşanan bir zaman dilimi olarak değil, şehrin ruhunu güçlendiren, birlik ve beraberliği pekiştiren bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti. Kültür ve sanat programları, ilahiler, söyleşiler ve alanında önemli isimlerin katıldığı etkinliklerle dolu bir takvim hazırladıklarına dikkat çeken Başkan Er, Malatyalıları düzenlenen programları takip etmeye ve birlikte bu atmosferi yaşamaya davet etti. "Gençlerimizin fikirlerini önemsiyor, birlikte istişare ederek yol alıyoruz" Belediye olarak gençlere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını ve projeleri bir bir hayata geçirdiklerini de kaydeden Başkan Er, "Gençler bizim geleceğimizdir. Sadece sözde değil, icraatta da buna inanıyoruz. Bu nedenle gençlerimize yönelik projelerimizi her geçen gün artırıyoruz. Aktif bir Genç Meclisimiz var. Genç Meclisimizin aldığı kararları, adeta Belediye Meclisimizin kararları gibi değerlendiriyor ve hayata geçiriyoruz. Gençlerimizin fikirlerini önemsiyor, birlikte istişare ederek yol alıyoruz" dedi. "Genç kartla belediyemizin birçok hizmetinden indirimli faydalanabilirsiniz" ‘Genç Kart’ uygulamasının Büyükşehir Belediyesi’nin tesisleri başta olmak üzere giyimden sinemaya kadar her alanda gençlere önemli avantajlar sağladığını anlatan Başkan Sami Er, "Genç Kart sahibi kardeşlerimiz belediyemizin birçok hizmetinden indirimli şekilde faydalanabiliyor. Bunun yanında özel sektörle yaptığımız anlaşmalar sayesinde gıdadan giyime, sinemadan farklı sosyal alanlara kadar birçok noktada indirim imkânı sağlıyoruz" şeklinde konuştu. "Çok kapsamlı kütüphane ve spor yatırımlarımız var" Malatya’ya gençlere yönelik yürütülen projeler kapsamında eğitim ve sporda ciddi yatırımlar yaptıklarını, bundan sonrada yatırımların devam edeceğini aktaran Başkan Er, "Malatya’mıza bölgenin en büyük kütüphanelerinden birini kazandırıyoruz. 815 kişilik, son derece modern, 7/24 açık olacak bu kütüphane inşallah çok kısa süre içinde tamamlanacak. İçerisinde ücretsiz çay, çorba ikramları, sıcak içecekler, belirli oranlarda ücretsiz çıktı ve fotokopi imkânı olacak. Girişler kart sistemiyle olacak, düzeni bozan davranışlara müsamaha gösterilmeyecek. Gençlerimiz huzurlu, güvenli ve verimli bir ortamda ders çalışabilecek. Bununla birlikte şehrimizin birçok mahallesinde gençlik merkezleri ve spor merkezleri oluşturuyoruz. Her birinin içinde kütüphaneler yer alacak. Çocuk kütüphanemiz, genç sanat merkezimiz, yeni açılacak kütüphanelerimizle Malatya’yı adeta bir "kütüphaneler şehri" haline getirmeyi hedefliyoruz. Spor yatırımlarımız ise çok kapsamlı. Yaklaşık 2.5 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Beş büyük spor kompleksi, yarı olimpik yüzme havuzları, fitness salonları ve çok amaçlı spor alanları inşa ediyoruz. Bunun yanında yaklaşık 40 tane butik spor sahası; kapalı ve açık halı sahalar, basketbol ve voleybol sahaları yapıyoruz. Ayrıca, 1.5 milyar liralık bir yatırımımız daha olacak" ifadelerini kullandı. "350 dönüm alanda spor köyü inşa edeceğiz" İnönü Üniversitesi’nin karşısında 350 dönüm alanda ‘Spor Köyü’ yapacaklarını kaydeden Başkan Sami Er, "İnönü Üniversitemizin karşısında hayata geçireceğimiz ‘Spor Köyü’ projesi ise bölgenin cazibe merkezi olacak. Mevcut stadyumu daha yaşanabilir ve çok amaçlı bir yapıya dönüştürüyoruz. Üniversiteyle birlikte 350 dönümlük alanda kapsamlı bir spor köyü oluşturacağız. Ayrıca, İnönü Üniversitesi ile iş birliği içinde yeni spor salonları ve tesisler kazandırıyoruz. Amacımız; okullar arası, mahalleler arası, kulüpler arası ve ulusal ölçekte müsabakaların Malatya’da yapılmasını sağlamak. Maratonlar, bisiklet organizasyonları ve birçok sportif etkinlikle gençlerimizi sporla buluşturacağız" diye konuştu. "Gençlere dokunan faaliyetler yapacağız" "Genç Mekân" projesiyle iki kitap kafeyi gençlerin hizmetine sunacaklarını belirten Başkan Er, "Kitap kafe ve müze kafe konseptiyle hem ders çalışılabilecek hem de keyifle vakit geçirilebilecek alanlar oluşturuyoruz. Özellikle mevcut müzelerimizi daha işlevsel hale getirerek gençlerimizin yaşam alanlarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Biz gençlerimize güveniyoruz. Gençlere dokunan faaliyetler yapacağız çünkü gençlerimizi önemsiyoruz. Sınavlarda ciddi hazırlık kurslarımız var. Evde imkânı olmayan kardeşlerimize internet temin ediyoruz. Ücretsiz İnternete erişimi yaygınlaştıracağız. Bilim Merkezi için protokol imzaladık. Beylerderesi’nde bulunan 100 dönümlük alanımız üzerinde Bilim Merkezini inşa edeceğiz. Aynı alan üzerinde 1500 kişilik kongre ve kültür merkezi de yapacağız. İçerisinde muhtelif 300 ila 500 kişilik 2-3 salon daha olacak. İnderesi’nde macera parkını aktif hale getirdik. Kernek’te büyük bir park yapıyoruz" dedi. "Malatya’da çok büyük işler yapılıyor" Malatya’yı sporla, kültürle, sanatla ve eğitimle büyütmeye devam edeceklerini dile getiren Başkan Er, "Güçlü bir şehir, ancak güçlü ve donanımlı gençlerle mümkündür. Malatya’mız büyüyor. Malatya’mız küllerinden yeniden ayağa kalkarken, dirençli, büyük, yaşanabilir, insanların rahat edeceği çok merkezli bir şehir inşa ediyoruz. Malatya’da çok büyük işler yapılıyor" ifadelerini kullandı. Başkan Sami Er, daha sonra öğrencilere aşure ikram etti. Öğrencilerle birlikte aşure yiyip, sohbet etti. Öğrencilerin yurt binalarının bulunduğu alana halı saha isteklerini kırmayan Başkan Er, yeni dönem projeleri içerisine öğrencilerin taleplerini ekleyeceklerinin sözünü de verdi.
24 Şubat 2026 Salı - 16:02
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20’ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "Geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002’de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400’ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye’nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye’nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940’lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul’dan Ankara’ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ’ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl’ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi’nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu’ya emniyetli iniş yaparak NATO’nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.
24 Şubat 2026 Salı - 15:56
Bakan Gürlek: "Güçlü toplum güçlü Türkiye’nin temelidir"
Niğde, Aksaray ve Nevşehir Dernekler Federasyonlarını ağırlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güçlü aile, güçlü toplum demektir; güçlü toplum ise güçlü Türkiye’nin temelidir" ifadelerinde bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Niğde, Aksaray ve Nevşehir Dernekler Federasyonlarını ağırladı. Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede Bakan Gürlek, sivil toplum kuruluşlarının (STK) milletin vicdanını, dayanışma ruhunu ve ortak aklını temsil eden yapılar olduğunu belirtti. "Bölgemizin geleceğine dair ortak bir sorumluluğu paylaşıyoruz. Kültürel değerlerimizi yaşatmak, örf ve adetlerimizi korumak, sorumluluk bilincini diri tutmak şehirlerimizin kimliğini daha da güçlü kılacaktır. Güçlü aile, güçlü toplum demektir; güçlü toplum ise güçlü Türkiye’nin temelidir" diye konuştu. Nevşehir, Aksaray ve Niğde’nin hem tarımsal üretim hem de turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bakan Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti: "Ben o bölgede yaşadım. Tarım o bölgenin olmazsa olmazı ama son zamanlarda Niğde’de de Aksaray’da da görüyorum gerçekten turizm de çok ileriye gidiyor. Bu konuda da güzel çalışmalar var. Kapadokya’mızın dünya çapındaki marka değerini, Niğde’mizin tarımsal üretim gücünü, Aksaray’ımızın sanayi ve lojistik imkanlarını doğru planda ve güçlü iş birliğiyle bölgemizi inşallah hep beraber sizlerin de katkılarıyla daha ileriye taşıyacağız. Nevşehirli, Niğdeli, Aksaraylı hemşerilerime kapım her daim açık. Bakanlık olarak biz de bölgenizde çeşitli inşallah hizmetler yapacağız. Zaten inşallah ilerleyen süreçte de şehirlerimizi ziyaret edeceğiz. Federasyonlarımıza bağlı derneklerimizin yürüteceği çalışmada yanınızda olduğumu belirtmek istiyorum." Bakan Gürlek, federasyon başkanına ve yönetim kurulu üyelerine çalışmalarında başarılar diledi.
24 Şubat 2026 Salı - 15:35
AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Yanılmaz, Kilis’te
AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, bir dizi ziyaret kapsamında Kilis’e geldi. Programı çerçevesinde Adalet ve Kalkınma Partisi Kilis İl Başkanlığını ziyaret eden Yanılmaz, partililerle bir araya geldi. Ziyarette, AK Parti Kilis İl Başkanlığı yönetimi ve teşkilat mensuplarıyla görüşen Yanılmaz, kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmede yerel yönetim faaliyetleri ve teşkilat çalışmaları üzerine istişarelerde bulunuldu. Programın ardından Yanılmaz’ın Kilis’teki temaslarının devam edeceği öğrenildi.
24 Şubat 2026 Salı - 15:34
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez."
24 Şubat 2026 Salı - 15:19
DEM Parti grup toplantısı
DEM Parti Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "Şimdi sıra devletin de bu eşiğe uygun demokratik bir dönüşümün adımlarını ilan etmesindedir. Nasıl ki Kürt tarafı silahların devreden çıkması ve demokratik siyasetin esas alınması yönünde tarihi bir irade ortaya koyduysa, devlet de buna karşılık çözümü güvenlikçi yöntemlerle değil, hukukta, siyasette, demokratik düzenlemede aradığını açıkça ortaya koymalıdır" dedi. Oruç, partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, Milli Parklar ilke ilgili kanun teklifine değinerek, "Yandaşlarımıza dağılmamız ve rant için geleceklerimizi yok ediyoruz. Bundan derhal vazgeçmelisiniz. Hava, su, toprak, doğa, deniz sizlerin kar edeceği ticari mal değildir. Bu sebeple bizler DEM Parti olarak iktidarın rant tercihleri uğruna, milyonların yoksulluk içinde bırakılmasına, ormanlarımızın ve kıyalarımızın talan edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Parlamentoda da alanlarda da meydanlarda da bunun savunmasını sonuna kadar hep beraber yapacağız" şeklinde konuştu. Genç olmanın hayatı sürekli erteleme ile eş değer bir hale geldiğini kaydeden Oruç, "Ev kuramaz çünkü barınamaz. İş kuramaz çünkü güvencesi yok. Kendisi olamaz çünkü denetleniyor ya da hedef gösteriliyor. Siyaset yapamaz çünkü her türlü şiddet ve baskıya maruz kalıyor. Gençlerin kabul etmediği bu tabloyu biz de parti olarak kökten reddediyoruz. Bakın OECD verilerine göre bugün ülkede her 4 gençten biri ne eğitimde ne de istihdamda. Gençlerin yüzde 70’inden fazlası geleceğini bu topraklarda değil, yurt dışında görüyor. Ocak ayında bir araştırma şirketinin yaptığı saha analizinde gençlerin yüzde 79.2’si ülkedeki ekonomi yönetimine asla güvenmiyor. Daha acı bir gerçek şu ki genç kadınların neredeyse yarısı ne okulda ne de işte. 2025’in son çeyreğinde her 5 genç kadından birinin işsiz olduğu tespit edilmiş. Özellikle genç kadınların hayatına dijital kelepçe vurulmak isteniyor" diye konuştu. Oruç şöyle konuştu: "Türkiye tarihin en kritik, en kırılgan ama gerçekçi bir çözüm çizgisinde de ilerlenirse, umut dolu günler vadeden bir dönemden geçiyoruz. Önümüzde duran günler sıradan günler değil. Yüzyıllık bir düğümün çözülüp çözülmeyeceğine karar vereceğimiz günler. Bu çerçevede İmralı heyetimizin 18 Şubat’ta yaptığı açıklamadaki Öcalan’ın ifadesi çok önemli bir siyasi beyan niteliğindedir. Bu beyanda Sayın Öcalan’a ait bir cümlenin altını özellikle çizmek istiyorum. Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada nasıl yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz. Evet, birlikte nasıl yaşayacağız? Bu soru Türkiye’nin temel sorusudur. Bu soru ve cevabı bulmak yeni dönemin pusulasını bulmak demektir. Biz artık zora dayalı yaşamın sonucu olan ölümü değil, rızaya dayalı olan özgür ve demokratik bir yaşam sürmek istiyoruz. Bu soru artık ülkenin ödevidir. Dolayısıyla bu soruya yanık düşünmek, öneri üretmek, katkı vermek 86 milyon yurttaşın ortak sorumluluğudur. Evet değerli arkadaşlar bakın, dönem şiddetin devreden çıktığı, sözün ve siyasetin konuştuğu bir demokratik bütünleşme dönemi olmalıdır. Toplumsal uzlaşıyı esas alan meclis zeminindeki yasal güvenceler hayata geçirilmelidir. Mesele artık aynı evin içinde kuralları nasıl koyacağımızdır. Bunun müzakeresini yürütmenin zamanı geldi de geçti" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna dair Oruç, "Açık söylemeliyim ki komisyon raporunun eksiklikleri, yetersizlikleri var. Toplumsal gerçeklerle uyumlu olmayan yönleri var. Raporda kullanılan dil eski ezberlere dayanıyor. Oysa bu raporun dili çözüm dili olmalıydı. Yeni, yepyeni bir dil olmalıydı. Kürt sorunu terör parantezine sıkıştırılarak ancak kendinizi kandırırsınız. Kürt meselesini sadece bir güvenlik sorunu, bir terör sorunu gibi parantezler içinde sıkıştırmaya kalkmanız kabul edilebilir bir şey değildir. Toplumsal, siyasal, tarihi yangını görmezden gelmek demektir bu. Kürt korkusuna dayalı, hakikatten uzak bir siyaset mantığından artık çıkmanın zamanı geldi de geçti. Biz bu süreçte barış ve demokratik toplum süreci olarak nitelediğimiz bu süreçte muhalefet şerhimizi ortaya koyduk ve bu raporla ilgili değerlendirmelerimiz bu raporda yer aldı. Fakat komisyon raporunda yer alan kimi yasal düzenlemeler ve demokratikleşme çerçevesi de elbette önemlidir. Türkiye’nin sorunlarına derman olmaya adaydır ama gereklilikleri yerine getirilirse tabii. Raporda yer alan yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur. Öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi halkların en büyük temsiliyetinin olduğu bir yerse bizler bu rapor ortaya çıkmışken bu rapordan hareketle meclis elini acilen taşın altına koymalıdır. Bu kapsamda tek bir yasal değişikliğe gerek olmayan önerilerin hayata geçmesi için beklemeye gerek yok. Bakın raporda yer alan Ahin ve AYM kararları uygulansın vurgusu için yargı erkinin beklemesini gerektiren hiçbir şey yok. AİHM ve AYM kararlarını hayata geçirmek için bir yasal düzenlemeye gerek yok, beklemeye gerek yok. Bu bekleme son derece keyfi bir beklemedir. Mesela Demirtaş, Yüksekdağ, Kavala, Can Atalay neden hala içeride? Kayyımlar neden hala belediye başkanlarının koltuklarında oturuyor? İmamoğlu ve diğerleri neden hala tutuklu yargılanıyor? Ayrıca Kurtulmuş’un ve diğer iktidar temsilcilerinin işaret ettiği bayram sonrasını beklemenin bir manası yoktur.Gelin bu hayırlı ayda hayırlı işleri hep beraber yapalım. İnfaz kanununu, çerçeve kanun, demokratikleşme kanununu bu ay çıkaralım. Bayramda 86 milyona müjdeler ve mutlulukları armağan edelim.Biz Dem Parti olarak buradayız. Demokrasi, eşitlik, özgürlük perspektifimize güveniyoruz. Dem Parti’nin önü açılmalıdır ve buradan iktidara çağrımızdır. Meclis bu konuda üzerine düşen görev ve sorumlulukları yapmalı. Dem Parti’nin bu konudaki önerilerine açık olunmalı. Dem Parti’nin önü açılmalıdır. Tarihi ve köklü sorunların çözümü için kapıları ardına kadar aralayabiliriz. Biz buna hazırız. Hukukun ve adaletin bu ülkeye her şeyden çok güçlü bir nefes vereceğine dair inancımız sonsuzdur" dedi. 27 Şubat tarihini Kürt meselesinde demokratik siyasetin kapısını aralayan tarihi bir eşit olarak niteleyen Oruç, "Şimdi sıra devletin de bu eşiğe uygun demokratik bir dönüşümün adımlarını ilan etmesindedir. Nasıl ki Kürt tarafı silahların devreden çıkması ve demokratik siyasetin esas alınması yönünde tarihi bir irade ortaya koyduysa, devlet de buna karşılık çözümü güvenlikçi yöntemlerle değil, hukukta, siyasette, demokratik düzenlemede aradığını açıkça ortaya koymalıdır. Peki bu süreçte ne yapmalı? Can alıcı sorulardan biri budur. Kalıcı bir barış için sayın Öcalan’ın statüsü yasal bir düzenlemeyle tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır. Bu süreç sözde kalmamalı TBMM çatısı altında yasal düzenlemeler hızlıca yapılmalı. Kürde barış Türkiye genelineyse demokrasi yaklaşımı hızlıca hayata geçirilmeli. Muhaliflere dönük soruşturmalar derhal son bulmalı. Kayyum düzeni bitmeli. Halkın iradesine ve seçilmişlere kesintisiz saygı esas alınmalıdır. Kürtlerle ilişki terör ve güvenlik parantezinden çıkarılmalı. Eşit yurttaşlık ve demokratik ortaklık zeminine oturmalı. Devlet vatandaş bağı inkarla değil kabul, adalet ve onurlu barış temelinde kurulmalıdır" diye konuştu. Grup toplantısından sonra Oruç gazetecilerin sorularını cevapladı. Oruç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Öcalan’ın statüsü tartışılmalı’ sözlerine, "Bugün Sayın Bahçeli’nin İmralı ve Sayın Öcalan için özel statü vurgusu son derece önemli bir vurgudur. Bizler bunu defaatle ifade ettik, kürsüde de ifade ettik. Sayın Öcalan, 27 Şubat barış ve demokratik toplum çağrısı ile tarihi bir çağrıyı gerçekleştirmiş, bunun akabinde de çok ciddi somut adımlar atılmıştır Kürt cenahı tarafından, Ancak şu ana kadar Meclis komisyonu oluşturulması ve rapor yayınlanmasının ötesine henüz geçilebilmiş değil. Bu anlamıyla bu surecin daha sağlıklı ilerleyebilmesi için bu süreçteki baş aktör ve baş müzakereci olan Sayın Öcalan’ın bulunduğu şartların düzenlenmesi, özgür yaşayabileceği, özgür çalışabileceği şartların ortaya çıkması gerekiyor"ifadelerini kullandı. Oruç, beklentilerine ilişkin soruya, "Sayın Öcalan’ın özgür yaşayabileceği, özgür çalışabileceği şartların bir yasal çerçeve oluşturularak hukuki güvence altına alınması gerekiyor. Çünkü bundan sonraki surecin daha sağlıklı ilerleyebilmesinin yolu gerçekten hukuksal düzenlemelere ve sorunun adını tam koyup onunla ilgili somut çözüm üretmekle mümkün" şeklinde konuştu. Bahçeli’nin ‘Ahmetler göreve’ sözüne karşılık kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, "Bugün 27 Şubat’a iki gün kaldı. Bir yıla yakın süre geçti ama henüz bu iktidar tarafından atılmış önemli bir adım yok, somut bir adım yok. Hatta bir güvensizlik gelişti. Bugün bazı adımların atılması için hatta yasal bir hukuki surecin başlamasına da gerek yok. Kayyumlar meselesinde yasal bir düzenlemeye gerek yok. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının uygulanması için yasal bir sürece gerek yok. Halk bu adımların atılmasını istiyor, bir güven ortamının sağlanmasını istiyor. Kayyum meselesi bizim talebimiz değil, halk iradesine ipotek konulduğu için bu konuda ısrarlıyız. Yoksa birilerinin belediye başkanı olması değil, iradenin ipotek altına alınmasından dolayı halkta müthiş bir güvensizlik gelişti. Bunun ortadan kaldırılması gerekiyor. Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş gibi arkadaşlarımız için AİHM’nin verdiği kararlara uygun adımların atılmasını bekliyoruz" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder