POLİTİKA - 09 Mart 2026 Pazartesi 21:50

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir. Bilhassa yeni maceralara girişmenin faturasını sadece çatışan taraflar değil, tüm bölgemiz, hatta Avrupa ve Asya dahil tüm dünya ödeyecektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in Müslümanlarla beraber tüm insanlığa barış, huzur ve esenlik getirmesini niyaz etti. Gazze’de 10 Ekim’de imzalanan mutabakata rağmen sahadaki insani trajedinin hala devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "İnsani yardım girişlerinde sıkıntılar yaşanırken İsrail sistematik saldırılarıyla Gazze halkını terörize etmeyi sürdürüyor. Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu. İki bine yakın masum insan yaralandı. Geçen ayki arazi tesciline dair kararda olduğu gibi İsrail hükümetinin işgal ve istila politikasından Batı Şeria da payını alıyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinli katledilmiş, 12 bine yakın Filistinli ise yaralanmıştır. Ağır baskı altında tutulan Batı Şeria’da yargısız infazlar, işgaller, yıkımlar ve zorla yerinden edilmeler artarak devam ediyor. İsrail, uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözüm yolunu tamamen dinamitleme peşindedir. Netanyahu yönetimi 10 Ekim’de imzalanan deklarasyondan bugüne kadar yürüttüğü hukuk dışı ve yayılmacı politikalarla barış istemediğini, çözümden yana olmadığını bir kez daha göstermiştir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır. Gazzeli mazlumlara maddi manevi tüm desteğini vermeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.

"Savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir"

İran’a yönelik saldırılarda şimdiye kadar içerisinde 300’ü aşkın masum çocuğun da olduğu bin 500’e yakın İranlı’nın hayatını kaybettiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran kaynaklı füze ve dron saldırılarına paralel olarak gerilim tırmandı ve kısa sürede tüm bölgenin istikrarını tehdit eder boyutlara ulaştı. Karşılıklı misillemelerle hem can kayıplarının hem yıkımın hem de krizin ekonomik maliyetinin asimetrik bir şekilde artmakta olduğunu görüyoruz. Şu bir gerçek ki; savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir. Bilhassa yeni maceralara girişmenin faturasını sadece çatışan taraflar değil tüm bölgemiz hatta Avrupa ve Asya dahil tüm dünya ödeyecektir. Son yarım asırda Orta Doğu’da dış müdahalelerin ve jeopolitik mühendislik girişimlerinin nelere yol açtığına geride nasıl büyük bir siyasi, sosyal ve ekonomik enkaz bıraktığına defalarca şahit olduk. Türkiye olarak biz bölgemizin aynı acıları tekrar yaşamasını istemiyoruz" dedi.

"Türkiye’nin dış politikası salt çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklıdır"

Erdoğan, Orta Doğu coğrafyasının tıpkı bir asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını kabul etmediklerini belirterek, "Türkiye’nin dış politikası salt çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklıdır. Nerede olursa olsun adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. Beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının adil ve sürdürülebilir bir barış anlaşmasıyla sona erdirilmesini savunduk. Bugün de aynı anlayışla, ilk günden itibaren tavrımızı açıkça ortaya koyduk. Hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini, uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve tarafımızca esefle karşılandığını belirttik. Aynı zamanda İran’ın başta Azerbaycan ve körfez ülkeleri olmak üzere kardeş ülkeleri hedef alan saldırılarını asla tasvip etmediğimizi, bunun yanlış olduğunu, ortak acıları büyütmekten ve kardeşler arasına husumet tohumları ekmekten başka hiçbir işe yaramayacağını da açık açık ifade ettik" açıklamasında bulundu.

"Bir çözüm yolunun bulabileceğine inanıyoruz, yeni bir müzakere süreci mümkündür"

Türkiye’ye doğru gelen balistik unsurların vakitlice etkisiz hale getirildiğini ve gerekli uyarıların İran tarafına çok net bir şekilde iletildiğinin altını çizen Erdoğan, "Bu süreçte tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması, diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik. İlkeli ve diplomasiyi önceleyen tutumumuzu halen koruyoruz. Karşımızdaki manzara ne kadar ümit kırıcı olursa olsun biz umutsuz değiliz. Bölgesel istikrarı tehdit eden, geleceğimizi ve gelecek nesilleri tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür, hatta olmalıdır. Bugün bir kez daha savaşın bölgemizde daha fazla yayılmadan bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğinin altını tekrar çiziyorum. Çatışma, kaos, kriz ve istikrarsızlık ihraç etmeyi dış politikaların merkezine yerleştirenlere inat bizler bu coğrafyada barış ve refah iklimini tesis etmekte bunun için mücadele etmekte bu yolda sonuna kadar yürümekte kararlıyız" ifadelerine yer verdi.

"Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu’nu canlandırıyoruz"

Barış ve refah ikliminin tesis edilmesinde başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin katkısına, desteğine ve yapıcı rolüne ihtiyaç duyulduğunu aktaran Erdoğan, "Sorunların çözümünde bölgesel sahiplenme kavramını büyük bir hassasiyetle öne çıkarıyoruz. Güney Kafkasya’dan Ege’ye, Doğu Akdeniz’den Balkanlara, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan hatta karşılıklı saygı, eşitlik ve kazan kazan anlayışıyla pozitif gündemi büyütmek arzusundayız. Altyapımıza yaptığımız dev yatırımlar sayesinde Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, Bakü-Tiflis-Kars’tan Mersin Limanı’na kadar Avrupa ile Asya arasında çok modlu koridorlar inşa ettik. Osman Gazi Köprüsü, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi mega projeleri hayata geçirdik. Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu’nu canlandırıyoruz. Türkiye’den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor, İpek Yolu’nun ana omurgasıdır. Stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan kalkınma yolu projesiyse bu girişimlerin tamamlayıcısıdır. Bölgedeki diğer ülkelerin de desteğiyle hayata geçireceğimiz kalkınma yolu projesi sayesinde önümüzdeki dönemde daha geniş bir coğrafyayı birbirine bağlama imkanı bulacağız" diye konuştu.

"Hiç ummadığımız yerlerden hiç beklenmedik engellerle karşılaştık ama hedeflerimizden hiçbir zaman kopmadık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride bırakılan çeyrek asırda Türkiye’nin nice badireyi başarıyla atlattığını belirterek, "6 Şubat felaketinden kanlı terör eylemlerine, darbe teşebbüslerinden sokak olayları marifetiyle hükümeti devirme girişimlerine kadar nice imtihanı alnımızın akıyla verdik. Son olarak 27 Aralık’ta deprem bölgemizde inşa ettiğimiz 455 binden fazla afet konutunu, iş yerini ve köy evini vatandaşlarımıza teslim etmeyi başardık. Ekonomiden ticarete, turizmden savunma sanayine geniş bir yelpazede aynı başarı hikayelerine rastlamak mümkündür. Çok zorluk çektik, çok ter döktük. Hiç ummadığımız yerlerden hiç beklenmedik engellerle karşılaştık ama hedeflerimizden hiçbir zaman kopmadık. Şüphesiz bunda son 23 yıldır bizden desteğini esirgemeyen, girdiğimiz her seçimde yanımızda duran hükümetimize güvenerek emaneti bize tevdi eden aziz milletimizin yıkılmaz iradesi belirleyici olmuştur. Milletimizden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye bölgesinde adeta bir istikrar adası"

Günümüzde Türkiye’nin bölgesinde adeta bir istikrar adası olduğunu, mücavir coğrafyasında ise bir çekim merkezi olarak konumunu her geçen gün tahkim ettiğini dile getiren Erdoğan, "Savunma sanayiinde son 23 yılda inşa ettiğimiz güçlü kapasite, sadece milli güvenliğimiz açısından değil aynı zamanda Avrupa’nın ve kardeş ülkelerin güvenliğini de teminat altına alan sarsılmaz bir sütun işlevi görüyor. Böylesine kritik bir dönemde temmuz ayında ev sahipliği yapacağımız NATO zirvesinin barış ve istikrarın güçlenmesine vesile olacağına inanıyoruz. NATO zirvesinin yanı sıra 2026 senesi Türk diplomasisi açısından müstesna zirvelere ev sahipliği yapacağımız bir yıl olacaktır. Türk Devletleri Teşkilatımızın zirvesini ülkemizde gerçekleştireceğiz. Ayrıca iklim kriziyle mücadelede hayati kararların alınacağı COP31 zirvesini Türkiye’de düzenleyeceğiz" şeklinde konuştu.

"Mehdi Eker’i Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü pozisyonu için aday gösterme kararı aldık"

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bugün insanlığın sürdürülemez üretim ve tüketim alışkanlıklarının dünyamızı çevresel felakete sürüklediğini açıkça gözlemliyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlattığımız ‘Sıfır Atık’ hareketi günümüzde küresel ölçekte benimsenen bir dönüşüm sürecine ilham veriyor. Bu yaklaşımın bir diğer ayağını ise çağımızın en ağır küresel sınamalarından biri olan gıda güvenliği oluşturuyor. Yıllardır pek çok defa dile getirdiğim üzere biz, ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ inancıyla yoğrulmuş bir kültüre sahibiz. Gıda ve Tarım Örgütü başta olmak üzere Birleşmiş Milletler Kuruluşlarıyla yakın eş güdüm içinde bu sorunun çözümü için aktif bir politika yürütüyoruz. Küresel gıda güvenliğine yönelik güçlü taahhüdümüzün bir neticesi olarak Sayın Mehdi Eker’i Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü pozisyonu için aday gösterme kararı aldık. Temmuz 2027’de gerçekleştirilecek seçimlerde sizlerin temsil ettiği dost ve müttefik ülkelerin kıymetli desteklerini bekliyoruz."

Muhammed Musab Gümüşer - Fırat Demir

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile karşı tarafın talebine binaen bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile karşı tarafın talebine binaen bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği duyuruldu. Paylaşımda şu ifadelere yer verildi; "Cumhurbaşkanımız görüşmede, diplomasi kapısının açılmasına ihtiyaç olduğunu, Türkiye’nin bunu sağlamak için çaba harcadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik hukuksuz müdahaleleri ve İran’ın bölgemizdeki kardeş ülkeleri hedef almasını doğru bulmadığımızı, bilakis kardeş ülkeleri hedef almanın hiç kimsenin faydasına olmadığını ve bunların sonlandırılması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin tarafı olmadığı çatışmalardan olumsuz etkilendiğini, her ne sebeple olursa olsun, hava sahamızın ihlal edilmesinin mazur görülemeyeceğini ve Türkiye’nin buna karşı gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanımız görüşmede Pezeşkiyan’a, Menab’daki okul saldırısında öldürülen çocuklar başta olmak üzere yaşanan can kayıplarından derin üzüntü duyduğumuzu ifade etti. İran Dini Lideri Ali Hamaney için başsağlığı dileklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mücteba Hamaney’in yeni dini lider seçilmesinin, bölgede barışa vesile olmasını temenni ettiğini dile getirdi. Pezeşkiyan da Türkiye hava sahasına giren füzelerin İran kaynaklı olmadığını ve konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapacaklarını söyledi."
Muğla Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü iftar sofrasını gazi ve şehit yakınları ile paylaştı Muğla’nın Marmaris ilçesi Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı dolayısıyla anlamlı bir iftar programı düzenlendi. Marmaris’te gerçekleştirilen programda yaklaşık 750 kişi aynı sofrada bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu paylaştı. İlçe Emniyet Müdürü Samed Seyhan öncülüğünde gerçekleştirilen, şehit yakınları, gaziler ve emniyet personelinin yoğun bir şekilde katılım sağladığı program, Marmaris İlçe Müftüsü’nün yaptığı anlamlı konuşması ile başladı, ezan ve dualar ile devam etti. Marmaris Siteler Mahallesi’nde bir otelde düzenlenen iftar programına Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Marmaris Cumhuriyet Başsavcısı Vekili, Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Hamdi Abanoz, Güney Ege Sahil Güvenlik Komutanı Yarbay Akın Coşkunlar, Marmaris İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Berker Dongul, Marmaris İlçe Sağlık Müdürü Dr. İmran İnce, Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürü Serap Aksel, Marmaris Orman İşletme Müdürü Gökhan Şahin, Marmaris Milli Parklar Müdürü Mesut Gümüş, Muğla Barosu Marmaris Temsilcisi Buğra Yavuz, GETOB Başkanı Cengiz Aygün, siyasi parti temsilcileri, Muharip Gaziler Derneği Marmaris Şubesi üyeleri, şehit yakınları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli ve aileleri katıldı. Programda konuşan İlçe Emniyet Müdürü Samed Seyhan konuşmasında, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendiren özel bir dönem olduğunu vurguladı. Seyhan, vatan uğruna canlarını feda eden şehitleri ve fedakarlıklarıyla milletin gururu olan gazileri anarak, "Vatan toprağını kanlarıyla sulayarak bizlere bu aziz yurdu emanet eden kahraman şehitlerimizin kıymetli aileleri ve cesaretin yaşayan abideleri olan değerli gazilerimiz bizler için en büyük onur ve gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının manevi iklimine dikkat çeken Seyhan, "On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif sadece bir ibadet vakti değil, aynı zamanda ruhların arındığı, gönül köprülerinin kurulduğu, ‘ben’ değil ‘biz’ diyebildiğimiz ilahi bir mekteptir. Bugün burada sadece ekmeğimizi ve suyumuzu değil; hüznümüzü, sevincimizi ve vatan aşkımızı da paylaşıyoruz" dedi. Seyhan ayrıca, Marmaris’in huzuru ve güvenliği için gece gündüz görev yapan emniyet personeline teşekkür ederek şehitlerin aziz hatıralarının her zaman yaşatılacağını, gazilere ise minnet duyduklarını ifade etti. Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya ise konuşmasında Ramazan ayının manevi atmosferinde böyle samimi bir ortamda bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. İlçede huzur ve güvenliğin sağlanması için kolluk kuvvetlerinin büyük bir özveriyle görev yaptığını vurgulayan Kaya, Emniyet teşkilatına çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Kaymakam Kaya ayrıca teknolojik imkanlar, kamera sistemleri ve etkin takip sayesinde birçok asayiş olayının henüz başlamadan önlenebildiğini belirterek Marmaris’in huzurun simgesi olan şehirlerden biri haline geldiğini ifade etti. Program, iftar yemeğinin ardından yapılan sohbetlerle sona erdi.
Antalya Joao Pereira: "İyi futbol oynuyoruz pozisyona giriyoruz ama günün sonunda en önemlisi 3 puan alamıyoruz’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Gençlerbirliği maçının ardında, "İyi futbol oynuyoruz pozisyona giriyoruz ama günün sonunda en önemlisi 3 puan alamıyoruz. Bu yüzden de üzgünüm’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında karşılaştığı Gençlerbirliği ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, ‘’Maçı bugün 95 dakika boyunca kontrol eden taraf bizdik. Rakibe pozisyon vermedik. Sadece bir kez kalemize şut çektiler. Maça çok iyi başladık iki kez net pozisyona girdik. Bugün sahada gol eksikti, tek eksik olan şey buydu. Çünkü 95 dakika boyunca oyunu kontrol ettik. Bugün son pası iyi veremediğimiz için son ortayı iyi yapmadığımız için şu sonuçlandırmayı iyi yapamadığımız için aslında cezalandırılıyoruz. Tabii ki geliştirmemiz gerekiyor özellikle üçüncü bölgeye kaç kez topu taşıdık sayamadım. Oralarda daha agresif olmamız daha keskin olmamız gerekiyor. Çünkü çok kez rakip kaleye indik. 2-0, 3-0, 4-0 bile olabilirdi maç. Bugün net bir şekilde 2 puan kaybettiğimizi söyleyebilirim. Tabii ki puan almamız gerekiyor. Bu maçlar kazanmamız gereken maçlar. Oyuncularım açısından bakarsamda iyi baskı yaptılar rakibe pozisyon vermediler. Şut attılar denediler ama gol olmadı bunu da geliştirmenin yolu antrenman’’ dedi. "3 puan alamıyoruz’’ İyi top oynamalarına rağmen bir türlü 3 puan almakta zorlandıklarını ifade eden Joao Pereira, "Diğer takımlarla ilgili konuşmak istemiyorum ama diğer maçları da izliyorum. Genelde iki takımın birden çok pozisyona girdiği maçlar oluyor 2-1 bitiyor, 3-2 bitiyor. Bugün baktığımızda biz baskı olarak geçişlerde denge anlamında çok iyiydik sadece gol eksikti maçta. Bundan dolayı da cezalandırıldık, galibiyet alamayarak. Utanç verici bir durum tabii ki kendimi tekrar ediyorum sürekli ama iyiyiz. İyi futbol oynuyoruz sonunda puan yok, galibiyet yok, puanlara ihtiyacımız var. Daha agresif olmamız lazım ve topu bir şekilde kaleye sokmamız lazım. Bizim eksiğimiz bu. Tabii bunu derken santrforları suçlamıyorum. Tüm takımı suçluyorum, kendimi suçluyorum. Çünkü bir maçta bu kadar iyi oynayıp gol atamamak kabul edilemez. Kötü oynasak, pozisyona girmesek burada rakibi tebrik ederim ve devam ederim ama bugün durum bu değildi. Şansla ilgili konuşmak istemiyorum, şansa inanmıyorum. Ben sıkı çalışmaya inanıyorum. Ama Galatasaray maçında kupada ilk pozisyonda Hagi ile gole çeviremedik sonra geçişinde penaltı oldu. Bugün yine Steve, Ümit pozisyona girdik gole çeviremedik. Böyle olunca bunu kabullenmesi zor oluyor çünkü iyi futbol oynuyoruz, pozisyona giriyoruz ama günün sonunda en önemlisi 3 puan alamıyoruz. Bu yüzden de üzgünüm’’ ifadelerini kullandı.