Son Dakika
|
DÜNYA
Pezeşkiyan: "Ülke durma noktasına gelmedi"
İran: "Savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır"
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan yakalandı
ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı
Beşiktaş’ta metruk bina park halindeki aracın üzerine çöktü
İsrail-ABD ordusunun vurduğu Gandi Hastanesi’ndeki hasar görüntülendi
Kripto varlık işlemlerinde on binde 3 işlem vergisi alınacak
Peskov: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"
Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır"
Beşiktaş Kulübü’nün 123. kuruluş yıl dönümü kutlandı
İngiltere, Kıbrıs Adası çevresine savaş gemisi konuşlandıracak
İGA İstanbul Havalimanı ve Airbus eğitim ortağı oldu
ABD’den Suudi Arabistan’da muhtemel hava saldırısı uyarısı
İhlas Ambalaj’a yeşil ekonomi ödülü
Bakan Fidan: "Konsolosluk Çağrı Merkezinde dünyanın dört bir tarafında bulunan vatandaşlarımızın sorularına cevap verilmekte"
POLİTİKA
Vali Kızılkaya genç çiftlerle buluştu
03 Mart 2026 Salı - 22:09:02
Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya ve eşi Nurten Kızılkaya, evlilik kredisinden yararlanan genç çiftlerle düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Kızlar Tepesi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen iftar programına Vali Kızılkaya, eşi Nurten Kızılkaya, Vali Yardımcısı Rabia Naçar Çanakcıoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sabri Sidar ile genç çiftler katıldı. Programda konuşan Vali Kızılkaya, yeni evli çiftlerle bir arada bulunmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi. Vali Kızılkaya, "Biliyorsunuz 2025 yılı ülkemizde Cumhurbaşkanımız tarafından Aile Yılı olarak ilan edildi. Fakat bu 1 yılla gelip geçecek bir husus değil, dolayısıyla Cumhurbaşkanımız bunun 10 yıla yayılmasını ifade etti. Ve böylece toplumumuzun temel kültürü olan ‘aile’ konusundaki faaliyetlerimiz, desteklerimiz yıllar içerisinde artarak devam edecek. İnşallah aile temelli bir toplum olarak bağlarımızı güçlendirdiğimiz günler, aylar, yıllar bizleri takip edecek. Yeni evlenecek gençlere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir paket açtı. Burada bulunan tüm genç çiftimiz bu maddi destekten faydalandı ya da faydalanmak üzere. Bu çerçevede ilimizde de 270‘i geçen genç çift, bu maddi destekten istifade etmiş oluyor" dedi. Siirt Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan psikolojik danışman ve rehber öğretmeni Nevruz Altıntop, 2025 senesinin ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatarak, "Aile Yılı kapsamında bakanlığımızın da öncülük ettiği Evlenenecek Gençlerin Desteklenme Projesi faaliyete geçti. Evlenmek isteyen 18-29 yaş arasındaki gençlere gençlik fonu aracılığıyla evlilik kredisi verildi. Bugün bir iftar akşamı yaklaşık 70 çiftimizi Siirt Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde ağırladık" diye konuştu. İftara katılan Abdullah Çakır da, eşiyle birlikte iftara geldiğini ifade etti.
03 Mart 2026 Salı - 22:06
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye Yüzyılı, kabuğunu kıran, kamburlarını atan, dar kalıplarını yaran, karanlık kampanyaları yıkan, kadife eldiveniyle dosta güven, düşmana korku salan büyük Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır" dedi.
03 Mart 2026 Salı - 21:28
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Kural bazlı bir dünya sistemi yerine artık kuralın tamamen ortadan kalktığı bir döneme girdik"
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Kural bazlı bir dünya sistemi yerine artık kuralın tamamen ortadan kalktığı, sadece kişilerin kural koyduğu ve kişilerin dilediklerini diledikleri gibi yaptıkları bir döneme girdik. Hep söylediğimiz güçlü ve büyük Türkiye hedefi, tam da böyle günlere hazırlıklı olmak için gereken bir hedeftir. Türkiye güçlü olmak zorundadır" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Mecliste Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın da katıldığı iftar yemeğine ev sahipliği yaptı. Kurtulmuş, programda yaptığı konuşmada dünyanın pek çok yerinde Müslümanların zor bir Ramazan ayı geçirdiklerini belirterek, "Öncelikle Gazze olmak üzere, İran’daki sivil halk olmak üzere bu Ramazan gününde gerçekten baskı altında olan, zor şekilde iftarlarını açan bütün Müslümanlara Cenab-ı Allah’ın imdat etmesini temenni ve niyaz ediyorum. İçinde bulunduğumuz dönem fevkalade zor bir dönem. Türkiye olarak bölgemizde yaşanan bütün bu gelişmelerden birinci derecede etkileniyoruz. Ümit ederim ki, Türkiye’nin barış ve istikrar vizyonu bölge ülkelerimiz başta olmak üzere dünyada egemen olur ve Türkiye’nin ısrarla takip ettiği bu vizyon bölgemizde de esenliğin sağlanmasına yardımcı olur" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, olağandışı bir dönem yaşandığına dikkat çekerek, "Kural bazlı bir dünya sistemi yerine artık kuralın tamamen ortadan kalktığı, sadece kişilerin kural koyduğu ve kişilerin dilediklerini diledikleri gibi yaptıkları bir döneme girdik. Açıkçası ifade etmek gerekirse yeni dönem, orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem. Onun için Türkiye olarak çok uyanık, tedbirli olmak mecburiyetindeyiz. Ayaklarımızı sağlam basmak zorundayız. Ve inşallah Türkiye olarak yaşanan bütün bu sıkıntılardan etkilenmeden yolumuza devam etmek durumundayız. Hep söylediğimiz güçlü ve büyük Türkiye hedefi, tam da böyle günlere hazırlıklı olmak için gereken bir hedeftir. Türkiye güçlü olmak zorundadır. Bu güçten kasıt sadece askeri ve savunma sanayii alanındaki güç değil, aynı zamanda ekonomik güç, siyasi güç ve toplumsal güç. İnşallah bütün bunları hep birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde gerçekleştireceğiz. Huzur ve güvenlik iklimimizi sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM’de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun oluşturulduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Bu komisyonun çalışmaları ve ortaya koyduğu rapor, demokrasi bakımından, birlik, beraberlik ve kardeşlik ikliminin oluşması bakımından fevkalade ümitvar olmamızı gerektiren mühim bir adımdır. Bu kadar farklı siyasi parti kendi fikirlerini bir tarafa bırakmadan ortak bir vizyon etrafında birleşmiş ve Türkiye’nin milli dayanışmayla, kardeşlikle ve demokrasisi yükselerek yol alabileceğini ortaya koymuştur. Bu rapor Türkiye’de terörün, şiddetin sona ermesi ve tam manasıyla barışın sağlanması için neler yapılabileceğine ilişkin yol haritasıdır, ipuçlarıdır ve bizim önümüzde rehberlik eden bir metindir. Ancak bu komisyonun ortaya koyduğu bu rapor sonuçları kadar başka bir önemli konuyu da ortaya çıkarmaktadır. Siyaset farklı fikirlere sahip olabilir. Ancak siyaset diyalog kanallarını açık tutabilirse ortak bir noktada buluşabilir ve Türkiye’nin en zor sorunlarını bile çözebilecek bir iradeyi ortaya koyabilir" diye konuştu. Türkiye’nin daha nice sorunlarının çözüleceğini belirten Kurtulmuş, "Bu kararlılık içerisinde önümüzdeki dönemde birlik ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı artırmak, düşmanların Türkiye üzerinde hesap kurmalarına, bırakın bir hesap kurmayı akıllarının ucundan bile geçirmelerine fırsat vermeyecek kadar birliğimizi pekiştirecek ve aramızdaki dostluğu, kardeşliği kıyamete kadar sürdüreceğiz. İnşallah bunu yapabileceğini Meclis ortaya koymuştur. Meclis çalışmıyor, eski fonksiyonları yerine getiremiyor zannedenlere de aslında bu rapor fevkalade açık bir yol göstermiş, cevap vermiştir. Ve Meclisin iradesinin, yani milli iradenin her konuda çözüm üretebileceğini ortaya koymuştur. Şimdi Türkiye’nin gerçekten fevkalade önemli sorunlarının bir kısmı daha önümüzde duruyor" dedi. Yeni Anayasa konusunda da Kurtulmuş, "Böyle bir konuda adım atabilen TBMM, yeni çağdaş, kapsayıcı, kuşatıcı, demokrat, insan haklarına saygılı ve demokratik standartları yüksek yeni bir anayasayı yapabilir, yapmalıdır ve bunun için de TBMM görevlidir. Aynı şekilde Meclis iç tüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasalarının iyileştirilmesi, demokratikleştirilmesi gibi önemli ödevler de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde durmaktadır. Ümit ve temenni ediyorum ki inşallah kısa bir süre içerisinde bu konularda da olumlu adımlar atılarak, 28. dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihi sorumluluklarını yerine getirmiş olacaktır" diye konuştu. Kurtulmuş, konuşmasında Sırrı Süreyya Önder’in ’Terörsüz Türkiye’ konusundaki çabalarından da bahsetti. İftarda konuklara lebeniye çorbası, karamelize soğanlı avokado favalı enginar, içli köfte ve çıtır börek, keşkek yatağında dana antrikot ve fındıklı narlı güllaç ikram edildi. İftar yemeğine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Başkanvekilleri Pervin Buldan ve Bekir Bozdağ, TBMM eski başkanları, siyasi parti liderleri, kabine üyeleri ve milletvekilleri katıldı.
03 Mart 2026 Salı - 21:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Belirsizliğin, gerilimin, çatışmanın ve hukuksuzluğun norm haline geldiği böyle hassas bir konjonktürde Türkiye’nin tavrı bellidir. Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Biz tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz. Tam tersine Türkiye olarak sulhu sükunun tarafındayız" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mart 2026 Pazartesi- 18:53
Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi
2
02 Mart 2026 Pazartesi- 16:57
Milletvekili Tüfenkci’den Minibüsçüler Odası’na ziyaret
3
01 Mart 2026 Pazar- 22:09
Cumhurbaşkanı Erdoğan üniversite öğrencileri ile bir araya geldi
4
28 Şubat 2026 Cumartesi- 14:40
Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik
5
03 Mart 2026 Salı- 12:02
Bakan Fidan'dan savaş açıklaması: "Vatandaşlarımızdan ölü veya yaralı yok"
03 Mart 2026 Salı - 09:41
Prof. Dr. İsmail Köse: "Yaşananlar İran’da iç çatışmaları ve muhtemel iç savaşı tetikleyecek"
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 4. gününe girilirken, yaşananların İran’da iç çatışmaları ve muhtemel iç savaşı tetikleyeceği belirtildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse, Ortadoğu’daki her savaş ve çatışmanın bölgemizi ve ülkemizi olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Köse "Göç, artan enerji maliyetleri, istikrarsızlık ve insan krizi; her şekilde, soğuk savaşın bitiminden itibaren Irak’ta yaşananlardan günümüze kadar doğrudan ülkemizi olumsuz etkiliyor. Göç hareketlerini engellemek çok güç, sınırları korumak çok güç. Bunun bir de insanî boyutu var. Enerji fiyatlarının artışı, istikrarın bozulması ve ekonomik problemler Tam da bunun ortasındayız, göbeğindeyiz. İkinci Dünya Savaşı’nda ülkemiz savaşın ateşinin tam ortasındaydı. Savaş dışı kalmayı başarmıştı; bu başarı yine sağlanabilir fakat etkilerinden tamamen kurtulmak imkansız" dedi. Son yüz yıla, uluslararası ilişkiler ve devletlerarası politikalara bakıldığında normatif liberal düşüncelerin ve uluslararası örgütlerin egemen olduğu dönemler olduğuna dikkat çeken Köse "Bu dönemlerde dünya daha barışçıldı. Fakat normların ortadan kalktığı, anomalilerin yaygınlaştığı dönemlerde dünya barıştan uzak, çatışmalara savrulan bir hâl alıyor. Şu anda dünyada iki lider; Netanyahu ve Trump, hiçbir uluslararası normu dikkate almıyorlar. Hiçbir uluslararası kural gözetmeksizin dünyanın herhangi bir yerine saldırı düzenleyebileceklerini düşünüyorlar. Uluslararası ilişkilerde "güç haklı kılar" diye çok yaygın bir kavram vardır. Şu anda tam da bu durumla karşı karşıyayız. Gücün haklı kıldığı hiçbir ortamda normlardan, uluslararası hukuktan, örgütlerden ve barıştan söz etmek mümkün olmaz. Trump rakiplerini ’Kaldır ya da yok et’ anlayışıyla şu anda açık bir şekilde uyguluyor: Venezuela başkanını evinden kaldırdı ve İran’daki yönetici kadrolar dahil pek çok kişi öldürüldü. Bu müdahaleler ABD dış politikası içinde yer alıyor ve dünya politikasında aktif şekilde uygulanıyor" diye konuştu. "İran’da huzursuz, mutsuz bir toplum vardı; mevcut yönetimden bıkmış bir toplum söz konusuydu. Bu toplumun tamamı değil, ancak büyük bir çoğunluğu bu görünümdeydi" diyen Prof. Dr. İsmail Köse "İran’ı şu anda büyük bir iç çatışma sarmalı bekliyor benim öngörüm, umarım yanılırım. Şu anda yangın var. Apartman yanarken herkes yangını söndürmeye uğraşıyor; İran’daki durum da buna benziyor. Yangın söndüğünde ise herkes kendi malını kurtarmanın peşine düşecek. Bu da İran’da iç çatışmaları ve muhtemel iç savaşı tetikleyecek. Burada Devrim Muhafızları büyük bir imtihanla karşı karşıya kalacaklar. Rafsancani döneminden sonra, Humeyni döneminde ve Hamaney döneminde İran’daki tüm güçleri ellerinde tuttular. Fakat o gücü ne kadar ellerinde tutabilecekleri ve kendi iç birliklerini ne kadar sağlayabilecekleri büyük bir soru işareti. Sanki ABD bu savaşı planlamış gibiydi bu yönde yazılar da yer aldı. ABD, İran’ı oyalıyor, ilk fırsatta saldırdı ve bu saldırıların planlandığı ortaya çıktı. İran’ı güzel günler beklemiyor. İran’daki rejim hemen değişmeyecek, hemen devrilmeyecek; Suriye’de olduğu gibi bu süreç biraz sürecek. Fakat bu şekilde ayakta kalması imkânsız gibi görünüyor, çünkü halk desteğini kaybetmiş bir rejimden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.
03 Mart 2026 Salı - 09:19
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak: "Adli süreci yakından takip ediyoruz"
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Atatürk’e hakaret eden şahısla ilgili olarak, "Kimliği tespit edilen ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan şahısla ilgili adli süreci yakından takip ediyoruz" dedi. Olayla ilgili açıklamada bulunan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Binlerce hemşehrimizle birlikte Ramazan ayının bereketini ve kardeşliğini her gün paylaştığımız iftar soframızda yaşanan üzücü olay şahsi bir densizlikten ibarettir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının mirası olan Cumhuriyetimiz, hiçbir siyasi polemiğin malzemesi olamayacak kadar kıymetlidir. Binlerce vatandaşımızı ağırladığımız gönül soframızın bu tür çirkin ifadelerle anılması hepimizi derinden üzmüştür. Eskişehir Emniyet Müdürlüğümüzün titiz çalışması sonucu kimliği tespit edilen ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan şahısla ilgili adli süreci yakından takip ediyoruz. Ortak değerlerimize dil uzatan hiç kimseye müsamaha göstermeyeceğimiz gibi, bu tür münferit bir olay üzerinden siyasi çıkar sağlanmaya çalışılmasını da Eskişehir kamuoyunun takdirine bırakıyoruz" dedi.
03 Mart 2026 Salı - 00:48
YSK, illerin çıkaracağı milletvekili sayısını yeniden belirledi
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 2025 yılı nüfus verilerine göre illerin çıkaracağı milletvekili sayısını ve seçim çevrelerini yeniden belirledi. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Türkiye İstatistik Kurumu’nda (TÜİK) yayımlanan 31 Aralık 2025 nüfus verilerini esas alarak, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nda değişikliğe gitti. YSK, illerin çıkaracağı milletvekili sayılarını ve seçim çevrelerini güncelledi. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre, toplam 600 milletvekilinden her il için 1 milletvekili garantisi verildi. Kalan milletvekillikleri ise nüfusa göre iller arasında dağıtıldı. Çok sayıda milletvekili çıkaran illerde birden fazla seçim çevresi oluşturuldu. Yapılan hesaplama sonucunda milletvekili sayısı 18’e kadar olan illerin tek seçim çevresi sayıldığı belirtilerek 18’den fazla milletvekili sayısına sahip olan 4 il için çevre düzenlemesine gidildiği aktarıldı. 19-35 arası milletvekili çıkaran illerde 2, 36 ve üzeri milletvekili çıkaran illerin ise 3 seçim çevresine bölündüğü ifade edildi. Bu hesaplamaya göre, Bursa’dan çıkan 21 milletvekili ve İzmir’den çıkan 28 milletvekili için 2 seçim çevresi, Ankara’dan çıkan 37 milletvekili ve İstanbul’dan çıkan 96 milletvekili için 3 seçim çevresi oluşturuldu. Kararda, YSK tarafından seçim çevrelerini belirlerken nüfus dengesi, ilçelerin idari bütünlüğü, coğrafi yakınlık ve ulaşım imkanlarının dikkate alındığı kaydedildi. Öte yandan, Ankara’nın Güdül ilçesi 2 numaralı seçim çevresinden 3 numaralı seçim çevresine alındı. Komisyon raporunda YSK’nın bu kararının seçim işlemlerinin daha sağlıklı yürütülmesi için alındığı vurgulandı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 23:02
AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "Bizler bir oldukça bölgemizde ve dünyada güven unsuru olacağız"
İstanbul’da faaliyet gösteren 81 ilin hemşehri dernekleri, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Gönül Coğrafyamız İftarı’nda buluştu. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Bizler bir oldukça, kalplerimiz beraber attıkça Allah’ın izniyle sadece ülkemizde değil, bölgemizde ve dünyada güven unsuru olacağız" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen "Gönül Coğrafyamız İftarı" programında 81 ilin hemşehri dernekleri ve sivil toplum kuruluşları bir araya geldi. İl Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Mehmed Emin Özkaya’nın açılış konuşmasıyla başlayan program, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Hasan Turan, Büşra Paker ve İsa Mesih Şahin’in selamlama konuşmalarıyla devam etti. Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, iftar programının yalnızca Türkiye’nin 81 ilini değil, gönül coğrafyasının tamamını temsil eden bir buluşma olduğuna dikkat çekti. Özdemir, "Bugün burada ülkemizi doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine 81 ilimizin, hatta daha da ötesi Rumeli’den Balkan coğrafyasına, Türkistan’dan gönül coğrafyamızın tüm fertlerinin temsilcileriyle bir aradayız" dedi. Sivil toplum kuruluşlarının toplumsal birlik, kültür aktarımı ve dayanışmadaki rolüne vurgu yapan Özdemir, 11 ili etkileyen deprem felaketinde sivil toplum kuruluşlarının gösterdiği dayanışmaya değinerek, "Deprem olur olmaz ülkemizin 81 ilindeki sivil toplum kuruluşlarımızla irtibata geçtik. İş dünyamızın katkıları ve sivil toplum kuruluşlarımızın fedakârlıklarıyla yüzlerce yardım tırı deprem bölgesine ulaştırıldı. Zor zamanlarda milletimizin nasıl yanında durduklarını hep birlikte gördük" diye konuştu. "İstanbul birliğin ve huzurun şehridir" İstanbul’un tarihi ve medeniyet birikimine dikkat çeken Özdemir, "İstanbul üç medeniyete başkentlik etmiş, her katmanında farklı bir tarihin izlerini barındıran kutsal bir şehir. Aynı zamanda her dinden, her mezhepten, her memleketten vatandaşımızın huzur ve refah içinde yaşadığı bir birlik şehridir" şeklinde konuştu. Bölgede yaşanan krizlere rağmen Türkiye’nin huzur adası olmayı başardığını belirten Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine vurgu yaparak, "Gayemiz bu birliği büyütmek, bu birliği geliştirmek. Ülkemizin geleceği için, evlatlarımız için, daha güzel yarınlar için tefrikaya düşmeden birlik ve beraberlik duygusuyla ülkemize sahip çıkmak. Biz bir oldukça, kalplerimiz beraber attıkça Allah’ın izniyle sadece ülkemizde değil, bölgemizde ve dünyada güven unsuru olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 22:17
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Tüm zamanların en yüksek günlük kanser tarama sayılarına ulaştık"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Tüm zamanların en yüksek günlük kanser tarama sayılarına ulaştık" dedi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ocak ayında ilgili yaş grubundaki vatandaşlarımıza 39 milyon hatırlatma mesajı göndererek ücretsiz kanser taramalarına davet ettik. Vatandaşlarımız tarafından bu çağrımıza gösterilen yoğun ilgiyle şubat ayı itibarıyla günlük 20 bin 100 kalın bağırsak kanseri taraması, 10 bin 226 serviks kanseri taraması, 8 bin 7 meme kanseri taraması gerçekleştirerek tüm zamanların en yüksek günlük tarama sayılarına ulaştık. Bir mesajla başlayan farkındalık, binlerce erken teşhise ve yeni umutlara dönüştü" ifadelerini kullandı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 21:13
Bakan Göktaş: "Bizler her zaman millet için hizmeti öncelikli tutan bir davanın mensuplarıyız"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bizler her zaman millet için hizmeti öncelikli tutan bir davanın mensuplarıyız. Bu davanın özü ise samimiyettir" dedi. Bakan Göktaş, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Teşkilat üyeleri ve milletvekillerinin katıldığı programda konuşan Bakan Göktaş, AK Parti’nin davaya emek veren herkesin kıymetini iyi bildiğini ifade ederek, "AK Parti davası en ufak kırgınlıklara feda edilemeyecek kadar kıymetli. Cumhurbaşkanımızın davası ufak husumetlere, makamlara, koltuklara feda edilemeyecek kadar kıymetli. Bu dava sadece ülkemiz için için değil, bölgemiz için değil, dünyamız için çok kıymetli bir dava. Kıymetli kardeşlerim, Ramazan kardeşliğin, birlik ruhunun yeniden güçlendiği çok özel bir aydır. Bu ay sofralarımızı bereketle, gönüllerimizi muhabbetle buluşturur. Bizler her zaman millet için hizmeti öncelikli tutan bir davanın mensuplarıyız. Bu davanın özü ise samimiyettir. İşte samimiyet tam olarak buradadır. Bu kutlu yürüyüşte istikametimizi belirleyen davamızın büyüklüğüdür. Görüyorsunuz dünyadaki durumları, etrafımızda olanları hepimiz takip ediyoruz. Ama burada bizim bir liderimiz var ve o lideri düşündüğümüzde, Cumhurbaşkanımızı düşündüğümüzde vatandaşın aklına ilk ne geliyor? Güven geliyor, çalışkanlık geliyor, ’Önce milletim’ diyen bir lider geliyor, dünya lideri geliyor" dedi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:58
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen AK Parti Genel Merkez 2026 İftar Buluşması’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak manevi duyguların doruk noktasına çıktığı, sevginin, muhabbetin, yardımlaşmanın, dayanışmanın daha bir anlam kazandığı Ramazan ayını en güzel şekilde idrak etmenin çabasında olduklarını ifade ederek, genel merkez birimleri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları, ve yerel yönetimlerle tam kadro sahada olduklarını aktardı. Erdoğan, Ramazan ayında yurt içinde olduğu gibi Halep’ten Saraybosna’ya, Varna’dan Prizren’e kadar yurtdışındaki birçok yerde Ramazan coşkusunu birlikte paylaştıklarını da sözlerine ekledi. "Eğer yaraları sarabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyoruz demektir" Temel misyonlarının her zaman ve her yerde vatandaşlarla birlikte olmak olduğunu söyleyen Erdoğan, "Eğer yaraları sarabiliyorsak, dertlere derman olabiliyorsak, sorunlara çözüm üretebiliyorsak, milletimizin hayır duasını alabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyor ve bulunduğumuz makamın hakkını veriyoruz demektir. Biz 23 yıldır hep bunu yaptık. İnşallah aynı çizgide ilerleyeceğiz. 86 milyonun emanetini ve yüz milyonlarca mazlumun umudunu taşıyan bir kadro olarak durmak, duraklamak, rehavet içine girmek gibi bir şansımız, böyle bir lüksümüz yok. Özellikle çıkar amaçlı suç örgütlerinin dikte ettiği gündemlere hapsolmuş muhalefetin vizyonsuzluğuna bakarak hızımızı düşüremeyiz. Tempoyu sürekli artırmak, çıtayı biraz daha yükseğe çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla koşturmaya devam edeceğiz. Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz. Daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz. Durmadan, dinlenmeden özellikle hiçbir insanımızı ayırmadan 86 milyonu muhabbetle kucaklamayı sürdüreceğiz. Son gününe kadar inşallah Ramazan-ı Şerif’i bu şekilde değerlendirmenin sabır ve samimiyet sınavını vermenin mücadelesi içinde olacağız" ifadelerini kullandı. "Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşıyoruz" Türk milletinin dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşadığına dikkati çeken Erdoğan, "Halihazırda uluslararası gündemi meşgul eden sorun, kriz ve çatışmaların kahir ekseriyeti bizim coğrafyamızda vuku buluyor. Mesela ümmetin kalbinde kapanmayan bir yara olan Filistin meselesi 80 yıldır kanamaya devam ediyor. 72 binden fazla şehit verilen katliamların ardından Gazzeli kardeşlerimiz son derece çetin şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor. Sudan’da dökülen kardeş kanı hepimizin yüreğini dağılıyor. Geçen yılki saldırıların ardından Lübnan’daki istikrar ortamı maalesef tam olarak tesis edilemedi. Suriye’deki komşularımız bir milyon Suriyelinin hayatına mal olan 13 buçuk yıllık zulümden sonra yeniden ayağa kalkmak, yeniden huzura kavuşmak için yoğun bir mücadele içindeler. Kuzeyimiz aynı şekilde. Geçen hafta beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında gösterilen tüm diplomatik çabalara rağmen barışa giden yol henüz açılmadı. Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e ve Basra Körfezi’ne uzanan geniş bölgemiz, sorunlarla gerilimlerle ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor" diye konuştu. "Merhum Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum" Türkiye’nin etrafında görülen çatışmalara İran’a yönelik saldırıların da eklendiğini belirten Erdoğan, "Şimdiye kadar saldırılarda aralarında İran dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra sivil ve askeri yetkililer ile masum çocukların da olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney’i başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına bas sağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz" açıklamasında bulundu. "Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan ihtilafa Türkiye olarak ilk günden itibaren diplomatik yollarla çözüm bulunması için gayret gösterdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Taraflar arasındaki tansiyonun daha fazla tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle birlikte elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail’in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez’deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi. Bunun üzerine hemen harekete geçtik. Cumartesiden bu yana Amerikan Başkanı Sayın Trump, Katar Emir’i Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed Bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Von der Leyen, Almanya Şansölyesi Merz, NATO Genel Sekreteri Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşmelerimiz ve istişarelerimiz oldu. Bu görüşmelerde Körfez’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" dedi. "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" Türk milletinin kendisi için istediğini komşusu için de istediğini dile getiren Erdoğan, "Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigane kalmadık. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izledik. Bizim 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktığımızı, uluslararası siyaseti nasıl takip eden bir politika güttüğümüzü herkes biliyor. Hiçbir karşılık beklemeden yürüttüğümüz bu çabaların haklılığı bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" diye konuştu. "Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor" Özellikle Ramazan ayında Türkiye’nin hemen yanı başında çatışma, savaş, gerilim ve katliam görmek istemediklerine vurgu yapan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İran’ı hedef alan gayri hukuki saldırılarla bütün ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. 1639’tan beri sulh u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh u sükun içinde yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor. Elbette bu hassas süreçte ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri de alıyoruz. Hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi dikkatle analiz ediyor, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ediyoruz. Güvenlik ve istihbarat birimlerimiz sağdaki gelişmeleri zaten çok dikkatli biçimde takip ediyorlar. 86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devletimize düşen görev neyse bize hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyen yerine getiriyoruz. Milletimiz bize güvenmeye devletine güvenmeye devam etsin." "Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli kadrosuyla emniyette olduğunun da altını çizerek, "İttifak ve iktidar olarak ne yapılmaya çalışıldığını biliyoruz. Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Bölgemizdeki diğer tüm krizlerde olduğu gibi inşallah bu fırtınalı sulardan da ülkemizi sahili selamete çıkartacağız. Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askeri kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Hiç kimse endişe etmesin" açıklamasında bulundu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:47
TBMM Başkanı Kurtulmuş, iftarda Meclis çalışanları ile bir araya geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, düzenlenen iftarda Meclis çalışanları ile bir araya geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM çalışanları ile iftarda buluştu. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada TBMM’nin milli iradenin merkezi olduğunu söyleyerek, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bir görünen yüzü var. Genellikle şu arkamızdaki genel kurul salonu komisyonlar, siyaset ve fikir üretme, siyaset yapma, yasa çıkarma tarafıyla ilgili görünen bir yüzü var. Bir de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün bu faaliyetlerini yaparken görünmeyen bir yüzü var. Aslında Meclisin en zor tarafının burası olduğunu sizler gayet iyi biliyorsunuz. Sizler tam da bu görünmeyen yüzde, yani siyasetin iş yapmasını kolaylaştıracak, siyasetin önünü açacak, Meclisin kararlarını ve işleyişini kolaylaştıracak çok farklı alanlardaki sorumlulukları yerine getiriyorsunuz" dedi. Kurtulmuş, "Her birinizin tam bir takım ruhuyla, tam bir ekip şuuruyla, yan yana, omuz omuza Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin işlerinin daha disiplinli, daha ciddi ve daha güçlü bir şekilde devam etmesi için gayret etmeye devam edeceğinizden hiç şüphem yoktur. Ramazan sofraları paylaşmaktır, yardımlaşmadır, dayanışmadır. Fakirle, fukarayla, yolda kalmışla birlikte evindeki sofrasını açmaktır. Böylece Ramazan’ın aslında zekatlarımızla, sadakalarımızla, fitrelerimizle toplumsal dayanışmaya fevkalade önemli tesir ettiğini biliyoruz ve toplumu ayakta tutan önemli meselelerden birisinin de bu olduğunun farkındayız" diye konuştu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:16
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen AK Parti Genel Merkez 2026 İftar Buluşması’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak manevi duyguların doruk noktasına çıktığı, sevginin, muhabbetin, yardımlaşmanın, dayanışmanın daha bir anlam kazandığı Ramazan ayını en güzel şekilde idrak etmenin çabasında olduklarını ifade ederek, genel merkez birimleri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları, ve yerel yönetimlerle tam kadro sahada olduklarını aktardı. Erdoğan, Ramazan ayında yurt içinde olduğu gibi Halep’ten Saraybosna’ya, Varna’dan Prizren’e kadar yurtdışındaki birçok yerde Ramazan coşkusunu birlikte paylaştıklarını da sözlerine ekledi. "Eğer yaraları sarabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyoruz demektir" Temel misyonlarının her zaman ve her yerde vatandaşlarla birlikte olmak olduğunu söyleyen Erdoğan, "Eğer yaraları sarabiliyorsak, dertlere derman olabiliyorsak, sorunlara çözüm üretebiliyorsak, milletimizin hayır duasını alabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyor ve bulunduğumuz makamın hakkını veriyoruz demektir. Biz 23 yıldır hep bunu yaptık. İnşallah aynı çizgide ilerleyeceğiz. 86 milyonun emanetini ve yüz milyonlarca mazlumun umudunu taşıyan bir kadro olarak durmak, duraklamak, rehavet içine girmek gibi bir şansımız, böyle bir lüksümüz yok. Özellikle çıkar amaçlı suç örgütlerinin dikte ettiği gündemlere hapsolmuş muhalefetin vizyonsuzluğuna bakarak hızımızı düşüremeyiz. Tempoyu sürekli artırmak, çıtayı biraz daha yükseğe çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla koşturmaya devam edeceğiz. Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz. Daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz. Durmadan, dinlenmeden özellikle hiçbir insanımızı ayırmadan 86 milyonu muhabbetle kucaklamayı sürdüreceğiz. Son gününe kadar inşallah Ramazan-ı Şerif’i bu şekilde değerlendirmenin sabır ve samimiyet sınavını vermenin mücadelesi içinde olacağız" ifadelerini kullandı. "Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşıyoruz" Türk milletinin dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşadığına dikkati çeken Erdoğan, "Halihazırda uluslararası gündemi meşgul eden sorun, kriz ve çatışmaların kahir ekseriyeti bizim coğrafyamızda vuku buluyor. Mesela ümmetin kalbinde kapanmayan bir yara olan Filistin meselesi 80 yıldır kanamaya devam ediyor. 72 binden fazla şehit verilen katliamların ardından Gazzeli kardeşlerimiz son derece çetin şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor. Sudan’da dökülen kardeş kanı hepimizin yüreğini dağılıyor. Geçen yılki saldırıların ardından Lübnan’daki istikrar ortamı maalesef tam olarak tesis edilemedi. Suriye’deki komşularımız bir milyon Suriyelinin hayatına mal olan 13 buçuk yıllık zulümden sonra yeniden ayağa kalkmak, yeniden huzura kavuşmak için yoğun bir mücadele içindeler. Kuzeyimiz aynı şekilde. Geçen hafta beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında gösterilen tüm diplomatik çabalara rağmen barışa giden yol henüz açılmadı. Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e ve Basra Körfezi’ne uzanan geniş bölgemiz, sorunlarla gerilimlerle ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor" diye konuştu. "Merhum Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum" Türkiye’nin etrafında görülen çatışmalara İran’a yönelik saldırıların da eklendiğini belirten Erdoğan, "Şimdiye kadar saldırılarda aralarında İran dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra sivil ve askeri yetkililer ile masum çocukların da olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney’i başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına bas sağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz" açıklamasında bulundu. "Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan ihtilafa Türkiye olarak ilk günden itibaren diplomatik yollarla çözüm bulunması için gayret gösterdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Taraflar arasındaki tansiyonun daha fazla tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle birlikte elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail’in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez’deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi. Bunun üzerine hemen harekete geçtik. Cumartesiden bu yana Amerikan Başkanı Sayın Trump, Katar Emir’i Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed Bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Von der Leyen, Almanya Şansölyesi Merz, NATO Genel Sekreteri Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşmelerimiz ve istişarelerimiz oldu. Bu görüşmelerde Körfez’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" dedi. "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" Türk milletinin kendisi için istediğini komşusu için de istediğini dile getiren Erdoğan, "Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigane kalmadık. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izledik. Bizim 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktığımızı, uluslararası siyaseti nasıl takip eden bir politika güttüğümüzü herkes biliyor. Hiçbir karşılık beklemeden yürüttüğümüz bu çabaların haklılığı bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" diye konuştu. "Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor" Özellikle Ramazan ayında Türkiye’nin hemen yanı başında çatışma, savaş, gerilim ve katliam görmek istemediklerine vurgu yapan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İran’ı hedef alan gayri hukuki saldırılarla bütün ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. 1639’tan beri sulh u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh u sükun içinde yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor. Elbette bu hassas süreçte ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri de alıyoruz. Hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi dikkatle analiz ediyor, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ediyoruz. Güvenlik ve istihbarat birimlerimiz sağdaki gelişmeleri zaten çok dikkatli biçimde takip ediyorlar. 86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devletimize düşen görev neyse bize hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyen yerine getiriyoruz. Milletimiz bize güvenmeye devletine güvenmeye devam etsin." "Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli kadrosuyla emniyette olduğunun da altını çizerek, "İttifak ve iktidar olarak ne yapılmaya çalışıldığını biliyoruz. Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Bölgemizdeki diğer tüm krizlerde olduğu gibi inşallah bu fırtınalı sulardan da ülkemizi sahili selamete çıkartacağız. Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askeri kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Hiç kimse endişe etmesin" açıklamasında bulundu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 19:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 19:47
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Merhum Hamaney başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına baş sağlığı diliyorum."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Merhum Hamaney başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına baş sağlığı diliyorum."
02 Mart 2026 Pazartesi - 19:34
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez. Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek son derece subjektif kriterlerle her isteyenin önüne gelen ülkeye müdahale etmek için bir bahane üretmesi ve bir girişimde bulunması demektir" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, MKYK toplantısında İran’da yaşanan gelişmeler ve Meclis çalışmalarında gelinen son durumun ele alındığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise İran’da meydana gelen gelişmeler konusunda kapsamlı bir değerlendirme yaptığını ifade etti. Bugün gelinen noktada İran’a yapılan saldırının hiçbir meşruiyeti olmayan bir saldırı olduğunu aktaran Çelik, "Komşumuz İran’a ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı hukuksuzdur, uluslararası hukuka aykırıdır, hakkaniyetsizdir ve hukuki meşruiyetten yoksundur. Üstelik nükleer konularla ilgili müzakereler devam ederken böyle bir saldırının yapılması, diplomasinin; masa kurarak çözüm üretme stratejisinin tamamen berhava olduğu bir döneme girildiğini gösteriyor. Diplomasi, daha önceden karar verilmiş bir saldırının taktik örtüsü ya da oyalayıcısı olamaz. Onun için masa kurulmasına rağmen bu saldırı gerçekleşti. Sayın Cumhurbaşkanımız, özellikle böyle bir masanın kurulması konusunda yoğun bir enerji ortaya koyarak Başkan Trump’la, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la ve diğer taraflarla görüşmeler gerçekleştirdi. Esasında masa çalışırken böyle bir saldırının gerçekleşmesi son derece yanlış, son derece sıkıntılı sonuçlar doğuracak hakkaniyetsiz ve hukuksuz bir girişimdir" ifadelerini kullandı. ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucu İran’da başta dini lider olmak üzere birçok üst düzey askeri ve siyasi ismin ve sivillerin hayatını kaybettiğine değinen Çelik, bu kayıplardan dolayı İran halkına taziyelerini sundu. "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Cumhurbaşkanımızın verdiği mesaj; İran konusundaki ilkeleri ortaya koyduktan sonra bir an evvel çatışmanın durması ve bu çerçevede tekrar çözümün masada aranması gerektiğine dairdir. Egemen bir ülkeye dönük olarak, BM üyesi bir ülkeye dönük olarak bu şekildeki müdahalelerin hukuki bir temeli yok. Bunlar herhangi bir şekilde hiçbir şekilde mazur gösterilemez. BM üyesi egemen bir ülkenin toprak bütünlüğüne, devlet aygıtına ve yöneticilerine saldırılması uluslararası düzen açısından bambaşka bir aşamaya geçildiğini gösteriliyor ki bu düzenin ortadan kalkması demektir. Özellikle de bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez. Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek son derece subjektif kriterlerle her isteyenin önüne gelen ülkeye müdahale etmek için bir bahane üretmesi ve bir girişimde bulunması demektir. Dolayısıyla rejim değişikliği gibi konuların ne kadar büyük facialara yol açtığı çeşitli ülke örneklerinde de görülmüştür ve bunu yanlışın ısrarla tekrar edilmesi, savaşların bitirilmesinden bahsedilirken bütün bölgeyi kapsayacak hatta küresel düzeye sıçrayacak bir savaş mekaniğinin çalıştırılması son derece yanlış bir yaklaşım olmuştur" açıklamasında bulundu. "Kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi bir hakkı yoktur" Bir ülkenin askeri kapasitesinin yanı sıra topyekun devlet mimarisinin hedef alınmasının aslında büyük bir kaosun amaçlanması anlamına geldiğini vurgulayan Çelik, "Bir ülkenin devlet mimarisini çökertmek üzere hareketlenmek ya da Netanyahu’nun kabine üyelerinin ifade ettiği şekilde devlet mimarisini; o toplumu ayaklanmaya çağırarak, o toplum içerisinde iç savaş çıkartmaya çağırarak çökertmeye çalışmak çok daha büyük faciaların tetikleyicisidir. Esasında bu başlı başına bir suçtur. Dolayısıyla herhangi bir şekilde kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi bir hakkı yoktur. O ülkelerin devlet mimarisinin hedef alınması çok büyük facialara davetiye çıkarmak anlamına gelecektir" dedi. Çelik, Türkiye’nin İran sınırından gerçekleşecek büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalmasının söz konusu olduğu durumda devlet birimlerinin tam bir koordinasyon içerisinde gereken hazırlıkları yaptığını da sözlerine ekledi. "Tüm küresel ekonomiyi etkileyecek birtakım dalgalar bekleniyor" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından küresel olarak etki etmesi beklenen ekonomik durumlara da değinen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Tüm küresel ekonomiyi etkileyecek bir takım dalgalar bekleniyor. Bu çerçevede ekonomimiz üzerinde de geçici etkileri olabilecektir. Ekonomi diğer bir başlıktır. Ekonomimiz geçmişte de birçok şokla karşı karşıya kaldı. Bu bakımdan ekonomi yönetimimiz krizleri yönetme konusunda tecrübelidir" şeklinde konuştu. Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "AK Parti’nin ABD ve İsrail’in saldırganlığına dayanan yeni dünya düzeni arzularına karşı yeterince eleştirmediği"ne yönelik sözlerinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Özel’in dış politikada ne dediği, anlaşılmıyor. Bir siyasi geleneğimiz var. Geçmişteki CHP genel başkanları da bu siyasete riayet etmiştir. Bugün etrafımız ateş çemberi. Siyasi birlik, siyasi dirlik çağrısı yapılacaksa onun söyleneceği gün bugündür. Geçmişteki CHP genel başkanlarının çok sağduyulu açıklamaları olmuştur. Özgür Özel de daha sağduyulu, daha hakkaniyetli, etrafımızdaki durumu iyi analiz eden açıklamalar yapar, CHP’nin bunu yapmasında fayda vardır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder