POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC ile işbirliği anlaşması) 2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" 09 Nisan 2026 Perşembe - 21:35:16 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’na ilişkin, "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Basın Toplantı Salonu’nda 2026 Yılı Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması İmza Töreni gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünsal Üstel ve beraberlerindeki heyet katıldı. Yılmaz ve Üstel sırasıyla anlaşmaları imzaladı, ardından açılış konuşmalarına geçildi. Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasındaki iktisadi ve mali işbirliği anlaşmalarının iki ülke arasındaki güçlü bağların somut göstergesi olduğunu belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve refahı için sorumluluklarını sürdürmeye devam edeceğini, ortak hareket edildiği sürece tüm zorlukların aşılabileceğini ifade etti. "2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" Yılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir. Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdık. Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz. Bu çerçevede hayata geçirdiğimiz projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olması hedefimize yönelik büyük atılımları KKTC’li muhataplarımız ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttük. Bu kapsamda, Ada’daki KKTC Devleti varlığının birer mührü olarak gördüğümüz Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binalarının açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılında gerçekleştirildi. Yine aynı anlayışla Millet Bahçesi ve Millet Camiinin yapımını tamamladık ve yakın zamanda aynı bölgede Yüksek Mahkeme binası ile Millet Kütüphanesinin de açılışını yapacağımızın müjdesini vermek istiyorum. Bu belirttiğim yerleşkelerle birlikte bu bölge, KKTC devletinin Adadaki varlığının en önemli nişanesini oluşturmaktadır." "Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz" Sağlık alanında 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi ile Maraş Sağlık Merkezinin hizmete açıldığının gururunu yaşadığını belirten Yılmaz, "İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası süratle devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını da 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkanı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladığımız Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımı hızla devam etmektedir. İhalesi henüz 6 ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta birinci kata gelmiş durumdayız. Dr. Burhan Nalbantoğlu Sağlık Kampüsü içinde bulunan Sağlık Yapılarının Renovasyonu çalışmaları da yakın bir tarihte başlayacaktır" ifadelerini kullandı. Yılmaz, KKTC’de dijital dönüşüm kapsamında Hekim Randevu Sistemi’nin devreye alındığını, Muhaceret Bilgi Sistemi ile TAKBİS projelerinin 2026’da tamamlanmasının planlandığını belirterek, fiber altyapı çalışmalarıyla ‘Bilişim Adası’ vizyonuna altyapı hazırlandığını ifade etti. "Toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı" Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu Köprülü Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi başta olmak üzere, KKTC Karayolu Master Planı kapsamında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayan Yılmaz, "Şimdiye kadar 213 kilometre bölünmüş yol, 433 kilometre tek yol, 176,2 kilometre 3’üncü sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı. Ada halkı için önemli bir güzergah olan, bir kısmı tadilat, bir kısmı da genişleme şeklinde 3 bölüme ayrılan Girne Dağ yolunda çalışmalarımız hızla devam etmektedir. Yıl bitmeden burayı hizmete almayı planlıyoruz. Uzun yıllardır gündemde olan Dipkarpaz- Zaferburnu güzergahında çalışmalarımız tamamlanmış olup, Sadrazamköy- Kayalar güzergahında çalışmalarımızda son aşamaya gelmiştir. Yol yapım çalışmalarının yanı sıra trafik güvenliği kapsamında 2024 yılı sonunda başlamış olduğumuz yatay düşey işaretleme işlerinde bugüne kadar 159 bin metrekare yol çizgi boyası ile 4 bin 600 adet trafik levhasının montajı tamamlanmıştır. Bugüne kadar yapılan yol ihalelerimiz kapsamında 344 bin adet fidanın dikimi yapılmıştır. 16 Ocak tarihinde açılışı gerçekleştirilen KKTC Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi kapsamında, 130’u sabit 20’si mobil olmak üzere toplamda 150 cihazın kurulumu yapılmıştır" diye konuştu. "KKTC’deki 156 okulun donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır" Eğitim yatırımlarına değinen Yılmaz, "17 okulumuzun bakım onarım çalışmalarını bitirdik, 16’sında ise bakım onarım çalışmalarımız halen sürmektedir. Yine ödeneğini 2025 Yılı Anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, 2 okulda kapasite artırmak amacı ile ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır. Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır. Sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini ve mutluluğunu artırmak için Kalkanlı Yaşam Evi, Demirhan Engelsiz Yaşam Evi ve Ali Rıza Vuruşkan Çocuk ve Aile Eğitim ve Danışma Merkezi gibi projelere destek verdik. Önümüzdeki dönemde ise, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları destekleyeceğiz" şeklinde konuştu. Yılmaz, Güzelyurt’ta narenciye işleme ve soğuk depolama tesisinin yapımında sona gelindiğini ve yakında hizmete açılacağını belirterek, Ada genelinde su teminine yönelik projelerin de sürdüğünü dile getirdi. Bölgedeki küresel gerilimlerin ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, KKTC’de mali yapının güçlendirilmesi ve güçlü bir özel sektörün desteklenmesi amacıyla 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda reel sektöre öncelik verildiğini bildirdi. "Reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" Geçen yılın anlaşmasıyla verilen ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarına değinen Yılmaz, "İlk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, 5 yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Bu destekler; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı olacaktır. Diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki Anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" dedi. "KKTC bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır" Türkiye ile KKTC arasında teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi alanlarında yapısal bir entegrasyon sağlanacağını vurgulayan Yılmaz, "KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır. Bu doğrultuda KKTC’nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması için durmadan çabalarımızı sürdürecek, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir" Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının en gerçekçi yolunun, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği kanısında olduğunu belirten Yılmaz, "İki devlet olmak işbirliği yapmaya engel değildir. Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir. Ada’nın gerçekleri ve iki tarafın da iradesini yansıtmayan hiçbir önerinin, bizi adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme götürmeyeceği artık uluslararası toplum tarafından da anlaşılmalıdır. Ada’da kalıcı çözümün akabinde barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu, Kıbrıs Türk halkının meşru ve özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin tüm taraflarca idraki ve benimsenmesinden geçmektedir. Bu özden gelen hakların asgari tezahürü olarak, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonlar kaldırılmalıdır" açıklamasında bulundu. "KKTC’nin bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" "Bölgemizde son dönemde İsrail’in kışkırtması ile başlayan İsrail/ABD ile İran Savaşı küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline gelmiştir" diyen Yılmaz, "Bu süreçte GKRY’nin, Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararlar da Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. GKRY’nin özellikle Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı, boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemde kendi başına girdiği askeri angajmanları ve ittifak arayışları bu süreci tetikleyen temel unsurlardır. Buradan bir kez daha ilan etmek istiyorum; Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" dedi. "Bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını biliyor, takip ediyoruz" Kıbrıs Türklerinin müsterih olmasını söyleyen Yılmaz, "Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar üçüncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz. Bu çerçevede, 9 Mart tarihinde altı adet F-16 savaş uçağımız ve HİSAR hava savunma sistemlerimiz KKTC’de konuşlandırılmış, ayrıca donanma unsurlarımız da Doğu Akdeniz’deki mevcudiyetini arttırmıştır. Bu dönemde bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını da biliyor, takip ediyoruz. Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalıdır. Aksi halde Kıbrıs Adası’nda var olan hassas dengeler zarar görecektir. Kıbrıs Adası’ndaki barış ve huzur ortamı, Türkiye’nin 1960 Antlaşmalarından doğan garantörlük hakkıyla gerçekleştirdiği 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sayesinde kurulmuştur. Bu sayede, o günden bugüne Ada’da sadece Kıbrıs Türk halkı için değil Rumlar için de barış ve huzur ortamı tesis edilmiştir" dedi. "Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir" KKTC Başbakanı Üstel ise şu ifadelere yer verdi: "Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler; ortak tarih, ortak kader ve sarsılmaz bir güven üzerine inşa edilmiş köklü bir kardeşlik ilişkisidir. Bu ilişkiler bize atalarımızdan kalan en büyük mirastır. Biz de bu mirasa sahip çıkıyoruz ve çıkacağız. Bölgemizde yaşanan gelişmeleri, savaşları ve artan güvenlik risklerini hep birlikte görüyoruz. Bugün dünyanın 7 ülkesinin savaş gemileri, uçakları ve silahları Kıbrıs’ın güneyinde konuşlandırılmış durumdadır. Rum yönetiminin akıl dışı politikaları nedeniyle Kıbrıs adası adeta savaşın bir parçası haline gelmiştir. Böylesi bir ortamda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halkımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayan tek güç, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki varlığıdır. Dolayısıyla Türkiye yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke değildir; aynı zamanda varlığımızın, güvenliğimizin, huzurumuzun ve devletimizin en güçlü teminatıdır. Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir. Ve bilinmelidir ki; güvenliğimizden ve garantilerden asla vazgeçmeyeceğiz."
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:27 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da yaşananlar, dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti ziyaretleri kapsamında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde baş başa görüşen ikili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaşın Türkiye’deki her kalem ürünün artmasına sebebiyet verdiğini belirten Özel, "İsrail’in Filistin’e yönelik soykırıma varan katliamları, buna karşı her zaman gerek ortak mitinglerde gerek altına ortak imza attığımız bildirilerde Filistin’in yanında ve arkasında her iki partinin de tarihsel tutumlarını, tutarlılıkla sürdürdüklerini teyit ediyoruz. Bunun yanında İran’a yapılan saldırılar, özellikle ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne sebebiyet veren vahşi saldırıyı hep birlikte bütün dünyayı imza kampanyasına davet eden bir metne Davutoğlu’nun daveti üzerine imza koymuştuk. O günden bugüne de gelişmeleri takip ediyoruz. Dün kararlaştırılan ateşkes ne kadar umut vericiyse, İsrail’in yine kural tanımaz, kanun tanımaz, sözüne güvenilmez tutumunu dün akşam bir kez daha yaşadık. İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. Türkiye ekonomisi de son derece kırılgan, krizlere dirençsiz, hazırlıksız haliyle maalesef İran’da yaşananların petrol fiyatlarını yukarıya çeken her aşaması Türkiye’de de başta pompa fiyatlarını akaryakıtta, sonra elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zamla da iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırıyor" diye konuştu. "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir" CHP olarak Türkiye’nin erken seçim sürecine girmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir. Her ne kadar Sayın Erdoğan ‘Gündemimizde ara seçim yok’ dediyse de bugün Sayın Meclis Başkanı’nın da teyit ettiği gibi anayasada hiç şüphe uyandırmayacak, tartışma oluşturmayacak kesin bir dille ‘Meclis’te boşanan milletvekillerinin yerine ara seçim yapılır’ maddesi vardır ve ara seçim yapılmadığında bir anayasa ihlali bütün Meclis’in sırtındadır" şeklinde konuştu. "İran’daki binlerce sivilin öldürülmesine şiddetle karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum" İran’a yapılan ağır saldırıların kabul edilemez olduğunu, İran ve bölge halklarının daima yanında olduklarını dile getiren Erbakan ise, "Yapılan görüşmede, Amerika ve İsrail tarafından İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yapılan hukuksuz, haksız ve vahşi saldırılar ele alındı. İran’daki kız çocuklarından tutun, binlerce sivilin öldürülmesine, katledilmesine, şehit edilmesine, şiddetle karşı olduğumuzu, kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek istiyorum. Daha önce de bunu Yeniden Refah Partisi olarak ifade ettik. Büyük İsrail hedefleri ve Siyonizm’in hedefleri doğrultusunda, bölgeyi de dünyayı da olumsuz şekilde etkileyen bir olayla karşı karşıyayız. Özgür Özel’in ifade ettiği gibi bu savaşın bölgemize ve özellikle Türkiye’de ekonomiye olan etkilerini de ele aldık. Avrupa ülkelerinde, batılı ülkelerde bizden bu savaş bölgesine çok daha uzaklığı olmalarına rağmen belki daha az etkilenecek olmalarına rağmen nasıl tedbirler alındığına ilişkin fikir alışverişinde bulunduk" ifadelerine yer verdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:26 AK Parti’de devir teslim: Nilhan Ayan göreve başladı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanlığı görevine getirilen Nilhan Ayan, düzenlenen devir teslim törenin ardından görevine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanı Sevilay Tuncer’in yerine Nilhan Ayan getirildi. Ayan, AK Parti Genel Merkez binasında düzenlenen devir teslim töreniyle görevine resmen başladı. Genel Başkan Yardımcısı Ayan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensipleriyle göreve layık görülmenin gururunu yaşadığını ifade ederek, "Şahsıma bu kıymetli göreve tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyor; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışını daha ileri taşımak için aziz milletimize hizmet yolunda var gücümüzle çalışacağımızı ifade ediyorum. Hizmet bayrağını devraldığım Sayın Sevilay Tuncer Başkanımıza da bugüne kadar göstermiş olduğu gayretleri ve başarılı çalışmalarından dolayı hassaten teşekkür ediyorum. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, AK Parti’mizin huzur ve güven veren sancağı altında şehirlerimizi geleceğe taşıyan eser ve hizmet siyaseti anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Nilhan Ayan kimdir? Ayan, 5 Şubat 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 1998’de Acıbadem Özel Doğuş Lisesi’nden, 2002 yılında Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2009’da Uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. 2002-2005 yılları arasında haber editörlüğü ve muhabirliği yaptı. 2011-2012’de sabah ve gece haberlerinde editörlük ve spikerlik yaptı. 2020-2023 yılları arasında Kızılay Kadın İstanbul İl Başkanlığı yaptı. 2021 yılında İstanbul Üniversitesi Kentsel Dönüşümü eğitimi aldı. 2022 yılında IFRC İlk Yardım sertifikası aldı. 2023 yılında Harvard Üniversitesi Early Childhood Development: Global Strategies for Implementation eğitimi aldı. Nilhan Ayan evli ve bir çocuk annesidir. Orta seviyede İspanyolca, ileri seviye’de İngilizce bilmektedir.
Şeref Malkoç: "Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı var"
17 Aralık 2025 Çarşamba - 17:40 Şeref Malkoç: "Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı var" Eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, "Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı var. Kalıcı huzur ve istikrar, ancak milletin ihtiyaçlarına cevap veren, çağın gerekleriyle uyumlu bir anayasa ile mümkündür" dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi ile Strateji ve Politika Araştırmaları Topluluğu iş birliğinde, önceki dönem Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un konuşmacı olarak katıldığı "Türkiye Yüzyılında Anayasa Tartışmaları" başlıklı program düzenlendi. "Anayasa yapım süreçleri toplumsal uzlaşıyla yürütülmeli" Programda konuşan Şeref Malkoç, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde anayasa tartışmalarını değerlendirerek, anayasal sistemin demokratik işleyiş, temel hak ve özgürlükler ile hukuk devleti ilkesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Anayasa yapım süreçlerinin toplumsal uzlaşı temelinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Malkoç, Türkiye’nin anayasal geçmişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı var" Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu ifade eden Malkoç, "İnşallah sizlerin üniversitelerde akademisyen, okullarda öğretmen, sanayide mühendis, iş dünyasında yönetici ve siyasette sorumluluk alan bireyler olduğu dönemlerde Türkiye’ye yakışan bir anayasa yapılacaktır. Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; eğitimden sağlığa, altyapıdan savunma sanayisine kadar birçok alanda önemli kazanımlar elde etti. Küresel dengelerin hızla değiştiği, bölgemizde jeopolitik risklerin arttığı bu süreçte güçlü, bağımsız ve sağlam bir hukuk düzeni büyük önem taşımaktadır. Kalıcı huzur ve istikrar, ancak milletin ihtiyaçlarına cevap veren, çağın gerekleriyle uyumlu bir anayasa ile mümkündür" ifadelerini kullandı. Hukuk Akademisi üç gün sürdü OMÜ Strateji ve Politika Araştırmaları Topluluğu tarafından "Hukuk Akademisi" başlığı altında düzenlenen ve üç gün süren program kapsamında, ilk gün Anayasa Mahkemesi Üyesi ve eski Adalet Bakan Yardımcısı Selahattin Menteş, "Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süreci ve Hâkimlik Mesleği" başlıklı sunumuyla bireysel başvuru mekanizmasının işleyişi ve yargı pratiğindeki yeri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Programın ikinci gününde ise Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, "Türk Hukukunda ve Mahkeme Sürecinde Savcılığın Yeri" başlıklı konuşmasında savcılık kurumunun ceza yargılamasındaki rolü, yetki ve sorumluluklarını ele aldı. Öğrenciler ve katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen program, soru-cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Uzaktan Eğitim Merkezi (UZEM) Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, dekanlar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
TBMM’de bütçe maratonunda ‘savunma sanayinden kimler rahatsız’ gerginliği
17 Aralık 2025 Çarşamba - 16:29 TBMM’de bütçe maratonunda ‘savunma sanayinden kimler rahatsız’ gerginliği TBMM Genel Kurul bütçe görüşmelerinde AK Partili İbrahim Ethem Taş, savunma sanayindeki gelişmelerle Türkiye’nin dünyada özel bir konuma ulaştığını ve bundan belirli bir kesimin rahatsız olduğunu belirterek, "Ben size söyleyeyim. Kimler rahatsız biliyor musunuz? Mezar başında rakı içenler" dedi. TBMM Genel Kurulu, Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yanı sıra Mesleki Yeterlilik Kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, İletişim Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının bütçelerini görüşmek üzere toplandı. AK Parti TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplanan Genel Kurul’da, milletvekillerinin konuşması esnasında savunma sanayi bütçesine ilişkin söz alan AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Ethem Taş, "Çağ açıp çağ kapatan gemileri karadan yürütüp Aziz İstanbul’u fetheden Fatih’in torunları, bugün İHA ve SİHA’larıyla teknoloji ve savunma destanı yazmaktadır. Ve geçtiğimiz günlerde tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Kızı Elma insansız savaş uçağımız Murat, radarımızın tespit ettiği jet motorlu hedefi milli Gökdoğan füzesiyle tam isabetle vurdu. Böylece Kızıl Elma havadan havaya görüş ötesi hedefi vuran dünyanın ilk insansız savaş uçağı olmuştur. Bu, Türkiye’nin gökyüzünde yeni bir sayfa açtığının imzasıdır. Bu, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bir milletin tarihi imzasıdır. Milletimize bu gururu yaşatan herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Biz kimlerin rahatsız olduğunu çok iyi biliyoruz" Yaşan olumlu gelişmelerden belirli bir kesimin rahatsız olduğunu söyleyen Taş, "Tüm bu gelişmelere rağmen maalesef üzülerek ifade ediyorum ki CHP yine aynı CHP. CHP Genel Başkanı sahneye çıkmış, neymiş? Bu tarihi testlerin yapıldığı Sinop’ta balıklar rahatsız oluyormuş. Hiç merak etmeyin. Biz kimlerin rahatsız olduğunu çok iyi biliyoruz. Ben size söyleyeyim. Kimler rahatsız biliyor musunuz? Mezar başında rakı içenler. Kimler rahatsız biliyor musunuz? Adayını açıklarken bile Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı aklından çıkaramayanlar rahatsız. Kimler rahatsız biliyor musunuz? Kameraları bantlayanlar, baklava kutularında avroları götürenler. Kazandıkları belediyeleri rant yuvasına çevirip konserlerle, festivallerle milletimizin parasını israf edenler rahatsız oluyor" dedi. Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, "İbrahim Ethem Taş bir sürü şey söyledin ama ’mezarda rakı içenler’ dedin. Bak bu ülkede içen içer, içmeyen içmez" dedi. Başarır, daha önce de bazı cumhurbaşkanlarının kamuoyuna açık bir şekilde içki içtiğini söylediğini savundu. Başarır’ın söylemlerinin ardından AK Parti sıralarındaki milletvekillerinin tepkisi büyüdü ve CHP’li ve AK Partili milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
Başkan Taşkın, AK Parti Kadın Kolları Mahalle Başkanları toplantısına katıldı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:17 Başkan Taşkın, AK Parti Kadın Kolları Mahalle Başkanları toplantısına katıldı Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın ile AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan’ın katılımıyla düzenlenen AK Parti Kadın Kolları Mahalle Başkanları Toplantısı’nda, mahalle teşkilat çalışmaları ile belediye hizmetleri ve sosyal destek faaliyetleri ele alındı. AK Parti Kadın Kolları Mahalle Başkanları Toplantısı, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, AK Parti Malatya İl Kadın Kolları Başkanı Esin Tanrıverdi, AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci ve AK Parti Battalgazi İlçe Kadın Kolları Başkanı Ebru İnanç’ın katılımıyla Kırkgöz Sahil Parkı’nda yapıldı. Toplantıda mahalle teşkilat çalışmaları ile belediye hizmetleri ve sosyal destek faaliyetleri ele alındı. "Mahallelerdeki en güçlü bağımız kadın kollarımızdır" Toplantıda konuşan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, mahalle teşkilatlarının özellikle kadın kolları eliyle sahada büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, "Mahalle bizim her şeyimizdir. Mahallenin de gerçek bekçileri sizlersiniz. Sizler bizim gören gözümüz, duyan kulağımızsınız" dedi. Göreve geldikleri günden bu yana teşkilatla sürekli iletişim halinde olduklarını vurgulayan Taşkın, en ücra mahalleye kadar iletişim kanallarının açık tutulduğunu ifade etti. Belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra sosyal destek çalışmalarının da kadın kolları aracılığıyla daha etkin yürütüldüğünü kaydeden Taşkın, Korucuk mevkiinde kurulan lojistik depo sayesinde yardımların ihtiyaç sahiplerine düzenli ve kayıtlı şekilde ulaştırıldığını söyledi. Kadın kolları mahalle başkanlığının bir emanet olduğunu dile getiren Başkan Taşkın, "Bu görev gönüllülük esasına dayanır ve hesabı vardır. Mahalledeki ihtiyaç sahibini görmezden gelme lüksümüz yok. Amacımız, bu emaneti hakkıyla yerine getirerek daha yaşanabilir bir Battalgazi ve Türkiye inşa etmektir" ifadelerini kullandı. "Kadın kolları teşkilatın sahadaki en güçlü yapısıdır" AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Battalgazi teşkilatının il genelinde örnek bir çalışma disiplini ortaya koyduğunu belirterek, kadın kollarının teşkilat yapısı içerisindeki kritik rolüne dikkat çekti. Teşkilat terbiyesinin siyasal başarıdaki belirleyici unsur olduğunu ifade eden Bakan, "Bir görevin kazanılmasında da, o görevin hakkıyla yürütülmesinde de asıl güç teşkilattır. Mahallelerde en önde olan, sahayı en iyi bilen yapı ise kadın kollarımızdır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilat kültürüyle yetiştiğini hatırlatan Bakan, bu anlayışın AK Parti’nin uzun yıllardır sürdürdüğü istikrarlı başarının temelinde yer aldığını kaydetti. "Sahada oluşan güven en kıymetli kazanımdır" AK Parti Malatya İl Kadın Kolları Başkanı Esin Tanrıverdi, mahalle başkanlığının sorumluluğunu ve yükünü yakından bildiğini belirterek, kadın kollarının vatandaşla birebir irtibat kurabilen en güçlü teşkilat birimi olduğunu söyledi. Kadın kolları kimliğiyle girilen her evde bir güven ortamı oluştuğunu ifade eden Tanrıverdi, "Bu güven, yıllardır sahada verilen emeğin sonucudur. Kadın kolları, sadece bir siyasi yapı değil; aynı zamanda vatandaşla gönül bağı kuran bir teşkilattır" diye konuştu. "Deprem sonrası süreçte mahallelerle irtibatı güçlendirdik" AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci de deprem sonrası süreçte Battalgazi’de yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. İstişare kültürüne önem verdiklerini belirten Kahveci, mahalle başkanlarıyla düzenli toplantılar yaparak sahadaki talepleri doğrudan aldıklarını ifade etti. Yeniden inşa sürecinde Battalgazi’nin önemli bir aşamaya geldiğini dile getiren Kahveci, kadın kolları mahalle başkanlarının bu süreçte hem sosyal hem de teşkilat çalışmaları açısından önemli bir sorumluluk üstlendiğini kaydetti. Toplantı, mahalle teşkilatlarının sahadaki rolünün güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin ardından sona erdi. Battalgazi Belediyesi ve AK Parti teşkilatının, mahalle odaklı hizmet anlayışını kadın kolları üzerinden sürdürmeye devam edeceği vurgulandı.