Son Dakika
|
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
ASAYİŞ
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Rusya’dan 1 günlük ateşkes kararı
Silivri’de metan gazı patlaması: Bina tedbir amaçlı tahliye edildi
Netanyahu: "Lübnan'da ateşkes yok"
Rutte: "Trump’ın hayal kırıklığını hissettim"
Merz: "İsrail'in Lübnan'da yürüttüğü savaş barış sürecini başarısızlığa uğratabilir"
İslamabad’da ABD-İran görüşmeleri öncesinde güvenlik önlemleri artırıldı
İran: "Ateşkes ihlaline karşılık verecektik, Pakistan devreye girdi"
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC ile işbirliği anlaşması) 2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir"
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:35:16
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’na ilişkin, "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Basın Toplantı Salonu’nda 2026 Yılı Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması İmza Töreni gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünsal Üstel ve beraberlerindeki heyet katıldı. Yılmaz ve Üstel sırasıyla anlaşmaları imzaladı, ardından açılış konuşmalarına geçildi. Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasındaki iktisadi ve mali işbirliği anlaşmalarının iki ülke arasındaki güçlü bağların somut göstergesi olduğunu belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve refahı için sorumluluklarını sürdürmeye devam edeceğini, ortak hareket edildiği sürece tüm zorlukların aşılabileceğini ifade etti. "2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" Yılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir. Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdık. Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz. Bu çerçevede hayata geçirdiğimiz projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olması hedefimize yönelik büyük atılımları KKTC’li muhataplarımız ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttük. Bu kapsamda, Ada’daki KKTC Devleti varlığının birer mührü olarak gördüğümüz Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binalarının açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılında gerçekleştirildi. Yine aynı anlayışla Millet Bahçesi ve Millet Camiinin yapımını tamamladık ve yakın zamanda aynı bölgede Yüksek Mahkeme binası ile Millet Kütüphanesinin de açılışını yapacağımızın müjdesini vermek istiyorum. Bu belirttiğim yerleşkelerle birlikte bu bölge, KKTC devletinin Adadaki varlığının en önemli nişanesini oluşturmaktadır." "Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz" Sağlık alanında 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi ile Maraş Sağlık Merkezinin hizmete açıldığının gururunu yaşadığını belirten Yılmaz, "İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası süratle devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını da 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkanı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladığımız Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımı hızla devam etmektedir. İhalesi henüz 6 ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta birinci kata gelmiş durumdayız. Dr. Burhan Nalbantoğlu Sağlık Kampüsü içinde bulunan Sağlık Yapılarının Renovasyonu çalışmaları da yakın bir tarihte başlayacaktır" ifadelerini kullandı. Yılmaz, KKTC’de dijital dönüşüm kapsamında Hekim Randevu Sistemi’nin devreye alındığını, Muhaceret Bilgi Sistemi ile TAKBİS projelerinin 2026’da tamamlanmasının planlandığını belirterek, fiber altyapı çalışmalarıyla ‘Bilişim Adası’ vizyonuna altyapı hazırlandığını ifade etti. "Toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı" Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu Köprülü Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi başta olmak üzere, KKTC Karayolu Master Planı kapsamında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayan Yılmaz, "Şimdiye kadar 213 kilometre bölünmüş yol, 433 kilometre tek yol, 176,2 kilometre 3’üncü sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı. Ada halkı için önemli bir güzergah olan, bir kısmı tadilat, bir kısmı da genişleme şeklinde 3 bölüme ayrılan Girne Dağ yolunda çalışmalarımız hızla devam etmektedir. Yıl bitmeden burayı hizmete almayı planlıyoruz. Uzun yıllardır gündemde olan Dipkarpaz- Zaferburnu güzergahında çalışmalarımız tamamlanmış olup, Sadrazamköy- Kayalar güzergahında çalışmalarımızda son aşamaya gelmiştir. Yol yapım çalışmalarının yanı sıra trafik güvenliği kapsamında 2024 yılı sonunda başlamış olduğumuz yatay düşey işaretleme işlerinde bugüne kadar 159 bin metrekare yol çizgi boyası ile 4 bin 600 adet trafik levhasının montajı tamamlanmıştır. Bugüne kadar yapılan yol ihalelerimiz kapsamında 344 bin adet fidanın dikimi yapılmıştır. 16 Ocak tarihinde açılışı gerçekleştirilen KKTC Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi kapsamında, 130’u sabit 20’si mobil olmak üzere toplamda 150 cihazın kurulumu yapılmıştır" diye konuştu. "KKTC’deki 156 okulun donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır" Eğitim yatırımlarına değinen Yılmaz, "17 okulumuzun bakım onarım çalışmalarını bitirdik, 16’sında ise bakım onarım çalışmalarımız halen sürmektedir. Yine ödeneğini 2025 Yılı Anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, 2 okulda kapasite artırmak amacı ile ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır. Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır. Sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini ve mutluluğunu artırmak için Kalkanlı Yaşam Evi, Demirhan Engelsiz Yaşam Evi ve Ali Rıza Vuruşkan Çocuk ve Aile Eğitim ve Danışma Merkezi gibi projelere destek verdik. Önümüzdeki dönemde ise, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları destekleyeceğiz" şeklinde konuştu. Yılmaz, Güzelyurt’ta narenciye işleme ve soğuk depolama tesisinin yapımında sona gelindiğini ve yakında hizmete açılacağını belirterek, Ada genelinde su teminine yönelik projelerin de sürdüğünü dile getirdi. Bölgedeki küresel gerilimlerin ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, KKTC’de mali yapının güçlendirilmesi ve güçlü bir özel sektörün desteklenmesi amacıyla 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda reel sektöre öncelik verildiğini bildirdi. "Reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" Geçen yılın anlaşmasıyla verilen ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarına değinen Yılmaz, "İlk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, 5 yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Bu destekler; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı olacaktır. Diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki Anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" dedi. "KKTC bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır" Türkiye ile KKTC arasında teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi alanlarında yapısal bir entegrasyon sağlanacağını vurgulayan Yılmaz, "KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır. Bu doğrultuda KKTC’nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması için durmadan çabalarımızı sürdürecek, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir" Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının en gerçekçi yolunun, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği kanısında olduğunu belirten Yılmaz, "İki devlet olmak işbirliği yapmaya engel değildir. Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir. Ada’nın gerçekleri ve iki tarafın da iradesini yansıtmayan hiçbir önerinin, bizi adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme götürmeyeceği artık uluslararası toplum tarafından da anlaşılmalıdır. Ada’da kalıcı çözümün akabinde barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu, Kıbrıs Türk halkının meşru ve özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin tüm taraflarca idraki ve benimsenmesinden geçmektedir. Bu özden gelen hakların asgari tezahürü olarak, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonlar kaldırılmalıdır" açıklamasında bulundu. "KKTC’nin bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" "Bölgemizde son dönemde İsrail’in kışkırtması ile başlayan İsrail/ABD ile İran Savaşı küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline gelmiştir" diyen Yılmaz, "Bu süreçte GKRY’nin, Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararlar da Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. GKRY’nin özellikle Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı, boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemde kendi başına girdiği askeri angajmanları ve ittifak arayışları bu süreci tetikleyen temel unsurlardır. Buradan bir kez daha ilan etmek istiyorum; Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" dedi. "Bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını biliyor, takip ediyoruz" Kıbrıs Türklerinin müsterih olmasını söyleyen Yılmaz, "Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar üçüncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz. Bu çerçevede, 9 Mart tarihinde altı adet F-16 savaş uçağımız ve HİSAR hava savunma sistemlerimiz KKTC’de konuşlandırılmış, ayrıca donanma unsurlarımız da Doğu Akdeniz’deki mevcudiyetini arttırmıştır. Bu dönemde bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını da biliyor, takip ediyoruz. Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalıdır. Aksi halde Kıbrıs Adası’nda var olan hassas dengeler zarar görecektir. Kıbrıs Adası’ndaki barış ve huzur ortamı, Türkiye’nin 1960 Antlaşmalarından doğan garantörlük hakkıyla gerçekleştirdiği 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sayesinde kurulmuştur. Bu sayede, o günden bugüne Ada’da sadece Kıbrıs Türk halkı için değil Rumlar için de barış ve huzur ortamı tesis edilmiştir" dedi. "Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir" KKTC Başbakanı Üstel ise şu ifadelere yer verdi: "Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler; ortak tarih, ortak kader ve sarsılmaz bir güven üzerine inşa edilmiş köklü bir kardeşlik ilişkisidir. Bu ilişkiler bize atalarımızdan kalan en büyük mirastır. Biz de bu mirasa sahip çıkıyoruz ve çıkacağız. Bölgemizde yaşanan gelişmeleri, savaşları ve artan güvenlik risklerini hep birlikte görüyoruz. Bugün dünyanın 7 ülkesinin savaş gemileri, uçakları ve silahları Kıbrıs’ın güneyinde konuşlandırılmış durumdadır. Rum yönetiminin akıl dışı politikaları nedeniyle Kıbrıs adası adeta savaşın bir parçası haline gelmiştir. Böylesi bir ortamda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halkımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayan tek güç, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki varlığıdır. Dolayısıyla Türkiye yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke değildir; aynı zamanda varlığımızın, güvenliğimizin, huzurumuzun ve devletimizin en güçlü teminatıdır. Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir. Ve bilinmelidir ki; güvenliğimizden ve garantilerden asla vazgeçmeyeceğiz."
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:27
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da yaşananlar, dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti ziyaretleri kapsamında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde baş başa görüşen ikili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaşın Türkiye’deki her kalem ürünün artmasına sebebiyet verdiğini belirten Özel, "İsrail’in Filistin’e yönelik soykırıma varan katliamları, buna karşı her zaman gerek ortak mitinglerde gerek altına ortak imza attığımız bildirilerde Filistin’in yanında ve arkasında her iki partinin de tarihsel tutumlarını, tutarlılıkla sürdürdüklerini teyit ediyoruz. Bunun yanında İran’a yapılan saldırılar, özellikle ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne sebebiyet veren vahşi saldırıyı hep birlikte bütün dünyayı imza kampanyasına davet eden bir metne Davutoğlu’nun daveti üzerine imza koymuştuk. O günden bugüne de gelişmeleri takip ediyoruz. Dün kararlaştırılan ateşkes ne kadar umut vericiyse, İsrail’in yine kural tanımaz, kanun tanımaz, sözüne güvenilmez tutumunu dün akşam bir kez daha yaşadık. İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. Türkiye ekonomisi de son derece kırılgan, krizlere dirençsiz, hazırlıksız haliyle maalesef İran’da yaşananların petrol fiyatlarını yukarıya çeken her aşaması Türkiye’de de başta pompa fiyatlarını akaryakıtta, sonra elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zamla da iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırıyor" diye konuştu. "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir" CHP olarak Türkiye’nin erken seçim sürecine girmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir. Her ne kadar Sayın Erdoğan ‘Gündemimizde ara seçim yok’ dediyse de bugün Sayın Meclis Başkanı’nın da teyit ettiği gibi anayasada hiç şüphe uyandırmayacak, tartışma oluşturmayacak kesin bir dille ‘Meclis’te boşanan milletvekillerinin yerine ara seçim yapılır’ maddesi vardır ve ara seçim yapılmadığında bir anayasa ihlali bütün Meclis’in sırtındadır" şeklinde konuştu. "İran’daki binlerce sivilin öldürülmesine şiddetle karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum" İran’a yapılan ağır saldırıların kabul edilemez olduğunu, İran ve bölge halklarının daima yanında olduklarını dile getiren Erbakan ise, "Yapılan görüşmede, Amerika ve İsrail tarafından İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yapılan hukuksuz, haksız ve vahşi saldırılar ele alındı. İran’daki kız çocuklarından tutun, binlerce sivilin öldürülmesine, katledilmesine, şehit edilmesine, şiddetle karşı olduğumuzu, kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek istiyorum. Daha önce de bunu Yeniden Refah Partisi olarak ifade ettik. Büyük İsrail hedefleri ve Siyonizm’in hedefleri doğrultusunda, bölgeyi de dünyayı da olumsuz şekilde etkileyen bir olayla karşı karşıyayız. Özgür Özel’in ifade ettiği gibi bu savaşın bölgemize ve özellikle Türkiye’de ekonomiye olan etkilerini de ele aldık. Avrupa ülkelerinde, batılı ülkelerde bizden bu savaş bölgesine çok daha uzaklığı olmalarına rağmen belki daha az etkilenecek olmalarına rağmen nasıl tedbirler alındığına ilişkin fikir alışverişinde bulunduk" ifadelerine yer verdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:26
AK Parti’de devir teslim: Nilhan Ayan göreve başladı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanlığı görevine getirilen Nilhan Ayan, düzenlenen devir teslim törenin ardından görevine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanı Sevilay Tuncer’in yerine Nilhan Ayan getirildi. Ayan, AK Parti Genel Merkez binasında düzenlenen devir teslim töreniyle görevine resmen başladı. Genel Başkan Yardımcısı Ayan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensipleriyle göreve layık görülmenin gururunu yaşadığını ifade ederek, "Şahsıma bu kıymetli göreve tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyor; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışını daha ileri taşımak için aziz milletimize hizmet yolunda var gücümüzle çalışacağımızı ifade ediyorum. Hizmet bayrağını devraldığım Sayın Sevilay Tuncer Başkanımıza da bugüne kadar göstermiş olduğu gayretleri ve başarılı çalışmalarından dolayı hassaten teşekkür ediyorum. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, AK Parti’mizin huzur ve güven veren sancağı altında şehirlerimizi geleceğe taşıyan eser ve hizmet siyaseti anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Nilhan Ayan kimdir? Ayan, 5 Şubat 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 1998’de Acıbadem Özel Doğuş Lisesi’nden, 2002 yılında Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2009’da Uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. 2002-2005 yılları arasında haber editörlüğü ve muhabirliği yaptı. 2011-2012’de sabah ve gece haberlerinde editörlük ve spikerlik yaptı. 2020-2023 yılları arasında Kızılay Kadın İstanbul İl Başkanlığı yaptı. 2021 yılında İstanbul Üniversitesi Kentsel Dönüşümü eğitimi aldı. 2022 yılında IFRC İlk Yardım sertifikası aldı. 2023 yılında Harvard Üniversitesi Early Childhood Development: Global Strategies for Implementation eğitimi aldı. Nilhan Ayan evli ve bir çocuk annesidir. Orta seviyede İspanyolca, ileri seviye’de İngilizce bilmektedir.
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İranlı mevkidaşı ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan arasında gerçekleştirilen görüşmede, liderler ateşkesi ve bölgedeki güvenlik durumunu ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, ateşkese giden süreçte Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte yoğun çaba sarf ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde başlayacak müzakerelerden kalıcı barış ve istikrar için azami derecede istifade edilmesi gerektiğini, süreci baltalamak isteyenlere fırsat verilmemesinin önem arz ettiğini, ülkemizin yeni süreçte de dost ülkelerle birlikte her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu vurguladı. İran halkının kayıpları için taziye ve üzüntülerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hedefinin, bölgemizde yeni bir sağduyu ve diyalog ikliminin tesisi olduğunu belirtti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:12
Kuşadası Belediyesi Başkan Vekili Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 13:39
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
3
06 Nisan 2026 Pazartesi- 19:13
CHP Genel Başkanı Özel: "Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur"
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 13:53
AK Parti Belediye meclis üyesi Şahin Biba 61 oy ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkan vekili seçildi
5
08 Nisan 2026 Çarşamba- 13:42
CHP’nin 2015 yılında LGBT’liler için verdiği kanun teklifi sosyal medyada gündem oldu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:07
Tavas Belediyesi mahallerin ihtiyaçlarına karşılama devam ediyor
Tavas Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından Güzelköy Mahallesi vatandaşlarının düğün, nişan, mevlüt gibi organizasyonlarını daha düzenli ve konforlu şartlarda yapması amacıyla pazaryerinde zemin ve peyzaj düzenlemesi yapıldı. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık ve Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından mahallelerin sorunlarına çözüm bulunmaya devam ediyor. Güzelköy Mahallesi’nde, vatandaşların düğün, nişan, mevlüt gibi organizasyonlarını daha düzenli ve konforlu şartlarda gerçekleştirebilmesi amacıyla pazaryeri alanında kapsamlı bir düzenleme çalışması gerçekleştirildi. Güzelköy Pazaryerinde yapılan taş duvar örümü ve çit tel çekimi ile alan daha güvenli ve kontrollü bir yapıya kavuşturuldu. Saha betonu uygulamasıyla zemin alanı genişletilerek toplu etkinliklere yönelik daha rahat bir kullanım alanı oluşturuldu. Mevcut pazaryeri üst örtüsü, yapılan ilave çalışmalarla genişletilerek pazaryerinin olumsuz hava şartlarından etkilenmeden, dört mevsim boyunca daha konforlu şekilde hizmet verebilmesi sağlandı. Ayrıca inşa edilen bulaşıkhane ile pazaryerinin hijyen şartlarını iyileştirilerek kullanım kapasitesi artırıldı. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, vatandaşların ihtiyaçlarının ve sorunlarının giderilmesi için çalışmalara aralıksız devam edileceğini belirtti.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:59
Emine Erdoğan, "Hind Rajab’ın Sesi" filmini izledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Gazze’de İsrail ateşi altında bir araçta mahsur kalarak hayatını kaybeden 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın hikayesini anlatan "Hind Rajab’ın Sesi" filmini izledi. Yönetmenliğini ve senaristliğini Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania’nın üstlendiği "Hind Rajab’ın Sesi" filmi, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gösterildi. Film gösterimine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve eşi Pervin Ersoy, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Nasri Abu Jaish, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Hind Rajab Hamada’nın dayısı İhab B. H. Hamada ve kuzeni Alameerhamoda B.H. Hamada, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. İzleyenlere duygusal anlar yaşatan film, izleyiciler tarafından alkışlandı. Emine Erdoğan, gösterimin ardından NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Gazze’de acımasızca hayattan koparılan 6 yaşındaki Hind Rajab’ın sesi, tüm dünyanın duyduğu ama kimsenin cevaplamadığı bir imdat çığlığıydı. O çığlığın karanlıkta kaybolmasına izin vermeyen, vicdanları uyandıran, hafızaları diri tutan ’Hind Rajab’ın Sesi’ filmini boğazımızda düğümlenen bir acıyla izledik. Yavrumuzu ve şehit düşen tüm Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyorum. Hind Rajab’ın yarım kalan hikayesinin ve sesinin dünyayı uyandırmaya devam etmesini diliyor, eserde emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum." Filmin konusu 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın 29 Ocak 2024’te Gazze’de İsrail’in saldırısı sırasında araçta sıkışıp kalarak hayatını kaybedişini anlatan filmde, Hind Rajab’ın olay günü Filistin Kızılay’ı ile yaptığı telefon görüşmelerinin orijinal ses kayıtları kullanılıyor. Şiddet sahnelerinin doğrudan gösterilmediği filmde, olayların dehşeti Hind’in gerçek ses kayıtları, operatörlerin yüz ifadeleri, sessizlikler ve dramatik yeniden canlandırmalar üzerinden hissettiriliyor. Dünya prömiyerini 82. Venedik Film Festivali’nde 3 Eylül 2025’te yapan film, jüri büyük ödülü olan "Gümüş Aslan" ödülünü kazandı. Film ayrıca Tunus tarafından "En İyi Uluslararası Film" kategorisinde Oscar aday adayı olarak gösterildi.
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:50
Emine Erdoğan, "Hind Rajab’ın Sesi" filmini izledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Gazze’de İsrail ateşi altında bir araçta mahsur kalarak hayatını kaybeden 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın hikayesini anlatan "Hind Rajab’ın Sesi" filmini izledi. Yönetmenliğini ve senaristliğini Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania’nın üstlendiği "Hind Rajab’ın Sesi" filmi, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gösterildi. Film gösterimine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve eşi Pervin Ersoy, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Nasri Abu Jaish, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Hind Rajab Hamada’nın dayısı İhab B. H. Hamada ve kuzeni Alameerhamoda B.H. Hamada, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. İzleyenlere duygusal anlar yaşatan film, izleyiciler tarafından alkışlandı. Emine Erdoğan, gösterimin ardından NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Gazze’de acımasızca hayattan koparılan 6 yaşındaki Hind Rajab’ın sesi, tüm dünyanın duyduğu ama kimsenin cevaplamadığı bir imdat çığlığıydı. O çığlığın karanlıkta kaybolmasına izin vermeyen, vicdanları uyandıran, hafızaları diri tutan ’Hind Rajab’ın Sesi’ filmini boğazımızda düğümlenen bir acıyla izledik. Yavrumuzu ve şehit düşen tüm Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyorum. Hind Rajab’ın yarım kalan hikayesinin ve sesinin dünyayı uyandırmaya devam etmesini diliyor, eserde emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum." Filmin konusu 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın 29 Ocak 2024’te Gazze’de İsrail’in saldırısı sırasında araçta sıkışıp kalarak hayatını kaybedişini anlatan filmde, Hind Rajab’ın olay günü Filistin Kızılay’ı ile yaptığı telefon görüşmelerinin orijinal ses kayıtları kullanılıyor. Şiddet sahnelerinin doğrudan gösterilmediği filmde, olayların dehşeti Hind’in gerçek ses kayıtları, operatörlerin yüz ifadeleri, sessizlikler ve dramatik yeniden canlandırmalar üzerinden hissettiriliyor. Dünya prömiyerini 82. Venedik Film Festivali’nde 3 Eylül 2025’te yapan film, jüri büyük ödülü olan "Gümüş Aslan" ödülünü kazandı. Film ayrıca Tunus tarafından "En İyi Uluslararası Film" kategorisinde Oscar aday adayı olarak gösterildi. (HK-BÇ
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:16
Kaymakam Dalak’tan kadın muhtara teşekkür
Manisa’nın Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, ilçedeki tek kadın muhtar olan Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Ayşe Yılmaz Gönen’i ziyaret ederek mahalle sorunları ve çözüm yolları üzerine görüş alışverişinde bulunarak, verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür etti. Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Sarıgöl’ün tek kadın muhtarı olan Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Ayşe Yılmaz Gönen’i makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette mahallede yaşanan sorunlar, ihtiyaçlar ve çözüm önerileri ele alınırken, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Kaymakam Halil Dalak, görüşmenin son derece olumlu geçtiğini belirterek, Muhtar Ayşe Yılmaz Gönen’in göreve geldiği günden bu yana mahalle için yaptığı çalışmaları takdir etti ve kendisine teşekkür etti. Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Ayşe Yılmaz Gönen ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Sayın Kaymakamımızın ziyareti beni onurlandırdı. Mahallemizin eksiklerini ve muhtar olduğumdan bu yana yaptığımız çalışmaları kendisine anlattım. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum." dedi. Ziyarette Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Erol Özder de hazır bulundu.
16 Aralık 2025 Salı - 22:20
Bakan Göktaş: "Hiç kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla hizmetlerimizi vatandaşlarımıza sunuyoruz
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Beyoğlu’nda düzenlenen ’İstanbul Hayırda Yarışanlar Buluşması’na katıldı. Göktaş, "Hiç kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla hizmetlerimizi vatandaşlarımıza sunuyoruz. Bugün Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatları 68 ulusal ve uluslararası proje yürütüyor" dedi.
16 Aralık 2025 Salı - 21:17
Başkan Günel’den Durbay’ın ailesine taziye ziyareti
Kuşadası Belediye Başkanı ve CHP Grup Başkan Vekili Ömer Günel, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Manisa’nın Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay için düzenlenen taziyeye katıldı. Bir süredir kolon kanseri tedavisi gören Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, 14 Aralık’ta yaşamını yitirdi. Durbay, dün Şehzadeler Belediyesi önünde düzenlenen törenin ardından memleketi Saruhanlı’nın Koldere Mahalle Mezarlığı’nda gözyaşları içinde toprağa verildi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gülşah Durbay’ın annesi Fatma Durbay ve babası Osman Durbay ile birlikte bugün Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki Fatih Sergi Salonu’nda taziyeleri kabul etti. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’de Manisa’ya gidip, CHP Genel Başkanı Özel, Durbay’ın ailesi, yakınları ve sevenlerine başsağlığı diledi. Başkan Ömer Günel sosyal medya hesaplarından yayımladığı taziye mesajında da "Gülşah Başkanımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum" ifadelerine yer verdi.
16 Aralık 2025 Salı - 20:47
MHP’li Durgun: "Pestisit iddiaları kamuoyunda abartılı şekilde yer buluyor"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, "Pestisit iddiaları kamuoyunda abartılı şekilde yer buluyor" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarına ilişkin görüşmeleri devam ederken, MHP Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, tarım sektöründe yaşanan sorunları ve yaş meyve ve sebze ihracatında gündeme gelen pestisit iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarımın Türkiye’nin stratejik ve mukayeseli üstünlüğü olduğuna dikkat çeken Milletvekili Durgun, küresel iklim değişikliği, kuraklık ve artan nüfus baskısı karşısında sürdürülebilir gıda arzının öneminin arttığını söyledi. Örtü altı yetiştiriciliğinin bu noktada kritik bir rol oynadığını belirten Durgun, Türkiye de örtü altı üretiminin yaklaşık yüzde 50’sinin Antalya’da gerçekleştiğini ifade etti. Türk çiftçisinin artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları sebebi ile zor bir süreçten geçtiğini dile getiren Durgun, "Tedarik zincirinde gecikmiş tahsilatlar yetmezmiş gibi, üreticilerimiz ve tarımsal girdi sağlayan firmalarımız karşılıksız çekler ve ödenmeyen senetler nedeniyle de büyük mağduriyetler yaşamaktadırlar" dedi. "Pestisit iddiaları kamuoyunda abartılı şekilde yer buluyor" Yaş sebze ve meyve ihracatında pestisit kalıntısı iddialarının sıkça gündeme geldiğini belirten Durgun, bu konuda kamuoyunda oluşan algının bilimsel veriler ile uyuşmadığını söyledi. "Pestisit iddiaları kamuoyunda abartılı şekilde yer buluyor" diyen Durgun, Türkiye’de kullanılan bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırma süreçlerinin Avrupa Birliği ve G8 ülkeleri ile uyumlu olduğunu, maksimum kalıntı limitleriyle (MRL) de Avrupa Birliği mevzuatıyla birebir aynı olduğunu ifade etti. Bahse konu ihracat yapılan ülkelerin beslenme ve tüketim alışkanlıklarına göre farklı MRL değerlerin uygulandığını belirten milletvekili, aynı ürünlerin bir ülkede kalıntı sayılabilirken bir diğer ülkede kabul edilebilir olduğuna dikkat çekti. Avrupa Birliği’nin MRL değerlerini zaman zaman değiştirdiğini hatırlatan MHP Milletvekili Durgun, bu değişikliklerin geçtiğimiz yılarda geri bildirime sebep olurken, daha sonra ki yıllarda yeniden düştüğünü söyledi.
16 Aralık 2025 Salı - 20:10
Bakan Yumaklı: "Tarım alanlarımızın yüzde 40’ını oluşturan 468 büyük ovayı tarımsal sit alanı ilan ettik"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarım alanlarımızın yüzde 40’ını oluşturan 468 büyük ovayı tarımsal sit alanı ilan ettik" dedi. Bakan Yumaklı, TBMM Genel Kurulu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 yılına ilişkin faaliyetleri ve 2026 yılı bütçe teklifine ilişkin sunum yaptı. Suyun her alanda etkin kullanımı ve su verimliliği bilincinin artırılması için su verimliliği seferberliği’ni hayata geçirdiklerini dile getiren Yumaklı, "Diğer yandan, 2025-2035 dönemini kapsayan Ulusal Su Planı’nı hazırladık. Bu planın uygulanmasıyla; su kaynaklarımızın korunmasını, verimli kullanımını ve sürdürülebilir yönetimini amaçlıyoruz. Sulama sistemlerinin modernizasyonu, Ürün deseni değişikliği, yeraltı suyu kontrolü ve havzalar arası su transferleri gibi tedbirler konusunda çalışıyoruz. Kuraklık riski altındaki göllerimizi kurtarmak için de eylem planları hazırladık. Eğirdir Gölü Su Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştık. Akşehir, Eber, Bafa, Beyşehir, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için de benzer eylem planlarını 2026 yılında uygulamaya başlayacağız. Kuraklık tahmini ve erken uyarı sistemi kapsamında, sektörel su tahsis modelini önümüzdeki yıl kuracağız. Ayrıca Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi Eylem Planı’nı hayata geçirdik. Kurakçıl peyzaj uygulama alanlarını da belirledik. Bu yöntemle yüzde 80’e varan oranda su tasarrufu sağlayacağız" şeklinde konuştu. "Tarım alanlarımızın yüzde 40’ını oluşturan 468 büyük ovayı tarımsal sit alanı ilan ettik" Üreticiyi korumak ve üretimde öngörülebilirliği sağlamak amacıyla üretim planlaması ve yeni destekleme modelini hayata geçirdiklerini ifade eden Yumaklı, "Ayrıca tarımsal kredileri, hibe programlarını, tarım sigortalarını ve kırsal kalkınma desteklerini üretim planlamasına entegre ettik. Bitkisel üretim planlamasını, 2024 yılının Eylül ayında, 13 stratejik ürün ve yem bitkilerinde uygulamaya başladık.Planlamanın kapsamını genişleterek, üçer yıllık dönemler halinde güncelleyeceğiz. Üretim planlamasıyla uyumlu yeni destekleme modeliyle de temel, planlama ve üretimi geliştirme destekleri veriyoruz. Bu kapsamda, üreticilerimize mazot maliyetinin ortalama yüzde 50’si, gübre maliyetinin ise ortalama yüzde 25’i kadar temel destek veriyoruz. Planlama kapsamındaki ürünlerde, mazot maliyetinin tamamını, gübre maliyetinin yarısını; su kısıtı olan ilçelerde ise mazot ve gübre maliyetinin tamamını karşılıyoruz. Su ihtiyacı yüksek ürünleri, su sıkıntısı yaşayan havzalardan, daha elverişli bölgelere, ilave desteklerle yönlendiriyoruz. Tarım alanlarımızın yüzde 40’ını oluşturan 468 büyük ovayı tarımsal sit alanı ilan ettik. Hedefimiz bu sayıyı 500’e çıkarmak" diye konuştu. "Genç ve kadın üreticilerimize 3,3 milyar lira destek ödemesi gerçekleştirdik" Şubat 2024’te 5 yıllık hayvancılık yol haritasını açıkladıklarını hatırlatan Yumaklı, "Üretim, kalite ve verimliliği artırmayı hedeflediğimiz bu haritamızı adım adım uyguluyoruz. Meyvelerini de almaya başladık. Su potansiyeli, mera varlığı, işletme kapasiteleri ve hastalık riskleri gibi kriterleri dikkate alarak, hayvansal üretim planlamasını hayata geçirdik. Besi, süt ve kanatlı yetiştiriciliği bölgelerini belirledik. Hayvancılıkta sağladığımız destekleri, hayvansal üretim planlamasıyla uyumlu bir çerçevede yeniden düzenledik. Yetiştiricilerimize temel, yönlendirici ve verimlilik destekleri veriyoruz. Kadın ve genç üreticilerimize ek destekler sağlıyoruz. Hayvansal üretimde ilk defa aile işletmelerine, genç ve kadın üreticilerimize 3,3 milyar lira destek ödemesi gerçekleştirdik. Verimlilik kriterlerine göre de 2,8 milyar lira destek verdik.Kırmızı et üretimini artırmak, aynı zamanda kırsaldaki aile işletmelerini güçlendirmek için Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesini başlattık. Tarımda üreticilerin yaş ortalaması dünyada 60 sınırına dayandı. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nde 58, Avrupa Birliği’nde ve ülkemizde ise 57’dir. Bu nedenle gençleri ve kadınları tarımsal üretime yönlendiriyor ve kırsal kalkınmayı güçlendirecek politikalar uyguluyoruz" dedi. "41’i Bakanlığımıza ait olmak üzere toplam 138 gıda kontrol laboratuvarında yılda 22 milyon analiz yapılıyor" Gıda işletmelerine yıllık ortalama 1.3 milyon denetim gerçekleştirdiklerini söyleyen Yumaklı, "Denetim, kontrol ve analiz faaliyetlerimizi, uluslararası kabul görmüş metotlarla yürütüyoruz. Bu amaçla, 41’i Bakanlığımıza ait olmak üzere toplam 138 gıda kontrol laboratuvarında yılda 22 milyon analiz yapılıyor. Buradan bir kez daha altını çizerek söylüyorum. Gıda güvenilirliği bizim kırmızı çizgimizdir. Sağlığı riske atan gıdaları üreten ve satanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyor, gerekli yaptırımları uyguluyoruz. Kurallara uymayanlara bu yıl 2,3 milyar lira para cezası uyguladık. Vatandaşımızın sağlığıyla oynayanları; taklit veya tağşişe konu ürün ve işletmeleri, hiçbir taviz vermeden ifşa ediyoruz. Ayrıca, gıda satış noktaları ve toplu tüketim yerlerine, en son ne zaman denetim yapıldığı bilgisine vatandaşlarımızın kolayca ulaşabilmeleri için Karekod Uygulamasını zorunlu hale getirdik. Hasat öncesinde bağ, bahçe, tarla, sera gibi üretim alanlarında; hasat sonrasında ise toptan ve perakende satış noktalarında pestisit kalıntı denetimleri gerçekleştiriyoruz. Yasaklı pestisit kullanımının tespit edilmesi durumunda ürünleri imha ediyoruz. 2025 yılında 2,5 milyon ton taze meyve ve sebze ihracatı gerçekleşmiş ve bunun binde biri gibi bir miktarı geri dönmüştür. Geri dönen ürünler mevzuata uygun değilse, ülkemize girişine izin vermiyoruz" ifadelerini kullandı. "Üreticilerimize zirai don ve kuraklık kaynaklı zararlar için 49 milyar lira ödeme yaptık" Türkiye’nin tarımsal üretim alanı bakımından, 74 milyar dolarlık hasılayla, Avrupa’nın birinci, dünyanın 7’nci büyük tarım ekonomisi olduğunun bilgisini veren Yumaklı, "Tarım sektörümüz, son 22 yılın 18’inde büyüme kaydetmiştir. 2024 yılında ise yüzde 5,1’lik büyümeyle ülke ekonomisinin üzerinde bir performans sergilemiştir. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde ise, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerinde büyüme yaşanmıştır. Ancak sektörde baskın bir paya sahip olan bitkisel üretimin, olağanüstü iklim koşullarından etkilenmesi nedeniyle, genel tarım sektörü dönemsel olarak daralmıştır. Bu durum, sektörün yapısal kapasitesinden kaynaklı olmayıp, iklimsel olağanüstü koşulların etkisiyle oluşmuştur. 2025 yılı üretim sezonunu bir önceki yılla kıyasladığımızda; üretici sayımızda yüzde 2 artış, ekilen arazilerde ise yüzde 3 artış yaşanmıştır. Girdi miktarlarında herhangi bir azalış olmamıştır. Dolayısıyla bu konu sadece bitkisel üretimde ve ârızîdir. Üreticilerimize zirai don ve kuraklık kaynaklı zararlar için 49 milyar lira ödeme yaptık. Türkiye tarım sektörü, güçlü üretim altyapısı, geniş ürün deseni ve sağlam tedarik zinciri sayesinde, söz konusu dönemsel kayıpları hızla telafi edecek güçtedir. Diğer taraftan tarım ve gıda ürünleri ticaretimizi, küresel ekonomik ve jeopolitik zorluklara rağmen geliştirmeye devam ediyoruz" dedi.
16 Aralık 2025 Salı - 19:37
Bakan Kurum: "27 Aralık’ta Hatay’ımızda, 455 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim edeceğiz"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "27 Aralık’ta Hatay’ımızda, 455 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim edeceğiz" dedi.
16 Aralık 2025 Salı - 17:13
Okandan’dan OSB’de net mesaj: "Üreten Kayseri, güçlü Türkiye"
AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmalara yönelik ziyaretlerini sürdürüyor. Okandan, üretim ve istihdamın Kayseri’nin kalkınmasındaki en temel unsur olduğunu vurgulayarak sanayicilerle bir araya geldi. Ziyaretler kapsamında firmaları teşkilat mensuplarıyla birlikte ziyaret eden Okandan, firma yetkililerinden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaretler sırasında değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Okandan, sanayinin sadece ekonomik değil, sosyal bir güç olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Kayseri, üretim kültürüyle büyüyen, emeğiyle güçlenen bir şehir. OSB’lerimiz; istihdamın, ihracatın ve yerli üretimin kalbidir. Devletimiz ve teşkilatlarımızla birlikte, üretim yapan her sanayicimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Sahada olmaya, dinlemeye ve çözüm üretmeye kararlıyız." Okandan, firma sahiplerine misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek, firmalara çalışmalarında başarılar ve bol kazançlar diledi.
16 Aralık 2025 Salı - 16:12
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Karadeniz’de sivil gemiler hedef alınmamalı, ikazlarımızı ilettik"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son günlerde düzenlenen karşılıklı saldırılar, Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Ticaret gemilerini, sivil gemileri hedef almanın kimseye bir faydası olmaz. Her iki tarafa da bu konuda ikazlarımızı net bir şekilde iletiyoruz" dedi.
16 Aralık 2025 Salı - 15:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "2028 için hedefimiz savunma ve havacılık ihracatımızı 11 milyar dolara çıkarmak ve dünyanın ilk 10 ihracatçısı arasına girmek"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son günlerde düzenlenen karşılıklı saldırılar, Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Ticaret gemilerini, sivil gemileri hedef almanın kimseye bir faydası olmaz. Her iki tarafa da bu konuda ikazlarımızı net bir şekilde iletiyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda gerçekleşen 16. Büyükelçiler Konferansında konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16. Büyükelçiler Konferansı’nın başarılı geçmesini dileyerek katılımcıları selamladı.. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin devlet geleneğinde istişarenin ayrı bir yeri ve önemi olduğunu vurgulayarak, "Devlet aklı kavramı, istişare kültürünün zengin bir tecrübeden süzülerek uygulamaya geçirilmiş halidir. Bu yıl 16’ncısını düzenlediğimiz Büyükelçiler Konferansı’nın her konuda fikir teatisine, istişareye, müzakereye zemin oluşturduğunu görüyor, bundan da memnuniyet duyduğumu öncelikle ifade etmek istiyorum" dedi.Konferansın düzenlemesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Her yıl olduğu gibi bu sene de konferansa titizlikle hazırlık yapan, inşallah icrasını da başarıyla gerçekleştireceğine yürekten inandığım Dışişleri Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine, konferansın tertiplenmesinde emeği geçen her bir arkadaşıma teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında, devletimizi ve milletimizi yurt dışında iftiharla temsil ederken terör örgütlerinin kalleş saldırılarında şehit düşen Hariciye Teşkilatımızın tüm mensuplarını rahmetle yâd ediyorum" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konferansın bu yıl "Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika" temasıyla düzenlendiğini hatırlatan Erdoğan, bölgesel ve küresel konjonktür dikkate alındığında bu üç kavramın son derece isabetli olduğunu ifade etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, modern diplomasinin temellerinin atıldığı Vestfalya Anlaşması’ndan bu yana uluslararası ilişkilerde büyük dönüşümler yaşandığını belirterek, küreselleşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte geleneksel diplomasinin daha karmaşık, dijital ve kontrolü zor bir yapıya evrildiğini söyledi. Erdoğan," Bu süre zarfında şüphesiz hem Avrupa’da, hem bölgemizde, hem de dünyada tüm insanlığı etkileyen çok mühim hadiseler yaşandı. Son yıllarda teknoloji ve küreselleşmenin de etkisiyle ana aktörü devlet olan uluslararası ilişkiler, çok daha geniş bir alanı kapsar hale geldi. Çok uluslu şirketler, sivil toplum örgütleri, düşünce kuruluşları, uluslararası medya ve yatırımcılar gibi yeni oyuncular, geleneksel diplomasiyi dijital, dinamik ve kontrolü gittikçe zorlaşan bir zemine taşıdı" dediUluslararası sistemin son 30 yılda iki kutupluluktan çok taraflılığa, ardından çok kutupluluğa doğru ilerlediğini belirterek, güç mücadelesinin daha da sertleştiğini ifade etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, insan hakları ve küresel adalet kavramlarının söylem düzeyinde daha fazla gündeme gelse de, bu gelişmelerin insani krizleri, eşitsizliği ve çatışmaları çözmek yerine derinleştirdiğini vurguladı. Erdoğan," Büyük oranda söylem düzeyinde kalsa da insan hakları ve küresel adalet gibi kavramlar daha fazla gündemde yer alıyor. Bunlar elbette dikkate değer gelişmelerdir. Hepsi ayrı ayrı önemlidir. Fakat burada şu tespitin de mutlaka yapılması gerekiyor: Tüm bu gelişmeler; insani krizleri, küresel eşitsizliği, savaşları, çatışmaları, istikrarsızlıkları çözmek yerine sorunları daha da derinleştirmiştir" açıklamasını yaptı.İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel güvenlik ve yönetişim mimarisinin benzer trajedileri önlemeyi hedeflediğini ancak bu konuda tam başarı sağlanamadığını dile getiren Erdoğan, Ruanda, Bosna, Irak, Arakan, Somali ve Orta Afrika’daki örneklere işaret etti. Erdoğan," Bakınız geçtiğimiz yüzyılın ilk yarısında 20 yıl arayla milyonlarca insanın hayatını kaybettiği iki dünya savaşı yaşanmıştı. Holokost, yine bu dönemde büyük bir barbarlık ve vahşet örneği olarak insanlığın ortak hafızasında derin izler bırakmıştı. İkinci Cihan Harbi sonrası inşa edilen küresel yönetişim ve güvenlik mimarisinin gayesi; benzer trajedilerin, soykırımların, vicdanları yaralayan savaş ve insanlık suçlarının önüne geçmekti. Bunda tam başarı sağlandığını söylemek yanlış olur. Ruanda’da yaklaşık 100 gün içinde 800 bin insan soykırıma uğradı. Bosna’da, Avrupa’nın göbeğinde utanç verici katliamlar yaşandı. Irak’ta, Arakan’da, Somali’de, Orta Afrika’da ve daha pek çok yerde milyonlarca masum insan, çatışma ve iç savaş sebebiyle hayatını kaybetti. Haksız da olsa güçlüyü koruyan, haklı da olsa mazlumu ezen mevcut düzen, on yıllar boyunca istikrarsızlık üretti, kriz üretti, adaletsizlik üretti" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de 600 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini, milyonlarca kişinin ülkesini terk etmek zorunda kaldığını belirterek, "Bu acı hakikate hepimiz bizzat şahitlik ettik. Komşumuz Suriye’de 600 binden fazla Suriyeli, Baas rejiminin ve terör örgütlerinin saldırılarında şehit oldu. Sednaya gibi işkence merkezlerinde yüz binler eziyet gördü, milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etti. 13,5 yıl boyunca katliam devam ederken, 13,5 yıl boyunca sivillerin tepesine varil bombaları yağarken, vicdan sahibi bir avuç ülke dışında, demokrasi ve insan hakları havarisi kesilenlerin hiçbirinin sesi çıkmadı. Sınır hatlarından yansıyan insanlık dışı görüntüleri hiçbirimiz unutmadık. Şişlerle delinen, batırılan, ülkemize doğru itilen botları unutmadık. Avrupa başkentlerinde kaybolan binlerce Suriyeli çocuğu unutmadık. Popülist siyasetçilerin ve medyanın kışkırttığı ırkçı saldırıları unutmadık" değerlendirmesini yaptı.Aynı şekilde Gazze’de 70 binin üzerinde Filistinlinin öldürüldüğünü 170 binin üzerinde de yaralı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Yıkıntıların altında ne kadar cenaze olduğunu kimse bilmiyor. Şu anda pek çok anne, pek çok eş; çocuk, annelerini, babalarını, eşlerini arıyor ya da onların akıbetlerine ilişkin haber almayı bekliyor. Sadece annesini, babasını, kardeşini değil; evini, okulunu kaybetmiş on binlerce çocuk, soykırımın canlı tanıkları olarak bugün enkazlar arasında Gazze’de hayata tutunmaya çalışıyor. Şuraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. Gazze’nin yüz ölçümü biliyorsunuz 365 kilometrekare. Yani Gazze derken İstanbul’da Beykoz, Ankara’da Mamak büyüklüğünde bir alandan bahsediyoruz. Soykırımdan önce Gazze’nin nüfusu 2,3 milyon civarındaydı. İşte böyle bir yerleşim alanına 200 bin tondan fazla bomba atıldı. Hiroşima’ya atılandan 14 kat daha fazla bombayla Gazze’yi yerle bir ettiler. Şimdi bu durumda biz nasıl işleyen, bu sorunlara çözüm üreten, adaletsizliği engelleyen bir uluslararası sistemden bahsedebiliriz? Mevcut küresel güvenlik ve yönetişim mimarisine nasıl güvenebiliriz" dedi.Mevcut uluslararası kurumların büyük bölümünün işlevsiz hale geldiğini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin hem kendi hak ve çıkarlarını savunabilmesi hem de dost ve kardeşlerine yardım edebilmesi için ekonomik, askerî ve diplomatik bakımdan güçlü olmak zorunda olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara şudur: Uluslararası kurumların çoğu bugün, kendisini gassalın ellerine bırakmış meyyit misali cansız, duyarsız, hareketsiz ve işlevsiz vaziyettedir. Türkiye’nin hem kendi hak ve çıkarlarını layıkıyla savunabilmesi hem de dost, soydaş ve kardeşlerine yardım eli uzatabilmesi için ekonomik, askerî, diplomatik bakımdan güçlü olmak dışında bir seçeneği yoktur" açıklamasını yaptı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı" hedefi doğrultusunda çok boyutlu bir dış politika izlediklerini belirterek, Hariciye Teşkilatı’na bu süreçte büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti Erdoğan, Tecrübeyle sabit bu acı hakikat karşısında, biz de stratejilerimizi belirliyor, adımlarımızı planlıyor, yere sağlam basıyor, hiçbir işi şansa bırakmıyoruz. İçinde bulunduğumuz asrı, Türkiye Yüzyılı yapmak için incelikle örülmüş, çok boyutlu bir politikayı adım adım hayata geçiriyoruz. Bu mücadelede ülkemizin dış ilişkilerinin icrasında merkezî bir konuma sahip olan Hariciye Teşkilatımıza tabiatıyla büyük sorumluluk düşüyor. Ekonomisiyle, ihracatıyla, turizmiyle, savunma sanayisiyle ve elbette uluslararası itibarıyla Türkiye büyüdükçe, Türkiye’nin küresel siyasetteki önemi ve ağırlığı arttıkça, sizin mesainiz de yoğunlaşıyor" ifadelerini kullandı.Türkiye’nin 264 dış temsilciliğiyle dünyada geniş bir diplomatik ağa sahip olduğunu dile getiren Erdoğan, dış politikada ne eksen kayması ne rota değişimi ne de köklerden kopmanın söz konusu olmadığını söyledi. Erdoğan, "Genişleyen diplomatik temsilcilik ağımızla, 264 dış temsilciliğimizle bugün şanlı bayrağımızı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırıyoruz. Şunu bir defa altını çizerek ifade etmek durumundayım: Ne eksen kayması ne rota değişimi ne de köklerden kopma; dış siyasetimizde bunların hiçbirisi söz konusu değildir ve olamaz. Çift başlı Selçuklu Kartalı’ndan ilhamı alan bir bakış açısıyla, dünyanın her köşesiyle ekonomik, ticari, diplomatik, siyasi işbirlikleri tesis etmenin, karşılıklı saygıya dayalı samimi ilişkiler geliştirmenin çabasındayız. Özellikle son yıllarda kriz ve çatışmalarla anılan coğrafyamızda, herkesin kazançlı çıkacağı bir barış ve istikrar kuşağı oluşturmanın mücadelesini veriyoruz. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz" şeklinde konuştu.- Gazze’nin yeniden inşasına da bir an önce başlanmalıdırABD Başkanı Donald Trump’la New York’ta yaptıkları toplantı sonrası başlayan sürecin, 10 Ekim’de ateşkes mutabakatıyla neticelendiğini hatırlatan Erdoğan," İsrail’in artan ihlallerine rağmen Hamas’ın serinkanlı tutumu sayesinde ateşkes büyük ölçüde korunuyor. Çeşitli kısıtlamalara karşın, insani yardım sevkiyatı peyderpey ilerliyor. 103 bin tonu aşan insani yardımla burada da farkımızı ortaya koyuyoruz. Bu aşamada önceliğimiz; ateşkesin kalıcı olması ve insani yardımların Gazze’ye engelsiz ulaştırılmasıdır. Gazze’nin yeniden inşasına da bir an önce başlanmalıdır. Bu amaçla temaslarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz" değerlendirmesini yaptı.Suriye’de de benzer bir çaba içinde olunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," 8 Aralık 2024 tarihinde Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte Suriye’nin önünde tarihi bir fırsat kapısı aralandı. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın liderliğinde, Suriye’nin uluslararası topluma yeniden entegrasyonu yolunda kısa sürede ciddi mesafe alındı. Sadece ülkemizden Suriye’ye dönen mültecilerin sayısı 580 bini buldu. Suriyeli muhacirlerin gönüllü, güvenli, onurlu geri dönüşleri Suriye’deki huzur ortamı kalıcı hale geldikçe şüphesiz hızlanacaktır. Ancak bunun biraz daha zaman alacağı anlaşılıyor. İsrail’in Suriye’ye yönelik mütecaviz eylemleri, hâlihazırda bu ülkenin kalıcı güvenlik ve istikrarının önündeki en büyük engeldir" dedi.Suriye’de DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin varlığının, bir başka sorun alanı olduğunu belirten Erdoğan," DEAŞ belasıyla göğüs göğüse çarpışmış tek NATO müttefiki olarak, Suriye hükümetine gereken her türlü desteği veriyoruz. Ayak direnmesi halinde krize dönüşme riski barındıran 10 Mart mutabakatının uygulanması için de gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye’nin parçalanmasından, bölünmesinden, millî birlik ve bütünlüğünün zafiyete uğramasından kimin çıkar sağlayacağı açıktır. Suriye’yi oluşturan tüm kesimlerin, yarınlarına güvenle bakabilmesi ancak ortak tarih ve ortak gelecek tasavvuruyla mümkündür. Her zaman söylüyorum; biz 1000 yıldır buradayız, beraberiz, komşuyuz. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız, birlikte yaşayacağız" açıklamasını yaptı.Müslümanların kanından beslenenlerin oyununa gelmenin vebalini kimsenin taşıyamayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Dimyat’taki pirincin peşine düşmenin, evdeki bulgurdan da edebileceğini hiç kimse unutmamalı. Sağduyunun, hırsa ve ihtirasa galip geleceğine inanıyor, Türkiye olarak bunun için çalışmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum" dedi.Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında, özel ilişkilerin bulunduğu her iki ülkenin bu yıl İstanbul’da üç defa bir araya getirildiğini hatırlatan Erdoğan, "İstanbul süreci neticesinde insani alanda elde edilen kazanımlar, Türk diplomasisi için kayda değer bir başarı teşkil etmiştir. İstanbul sürecinin yanı sıra, Ukrayna Savaşı çerçevesinde bugüne kadar Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir tutuklu değişimleri gibi pek çok insiyatife öncülük ederek insani sahada somut sonuçlara ulaştık.- Gelecek sene başından itibaren bazı sembolik adımlar atacağız"Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulayarak, savaşın Karadeniz’e sirayet etmesine mâni olunduğunu kaydeden Erdoğan, son günlerde düzenlenen karşılıklı saldırıların, Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini ciddi biçimde tehdit etmekte olduğunu söyledi. Erdoğan, Ticaret gemilerini, sivil gemileri hedef almanın kimseye bir faydası olmayacağının altını çizerek" Her iki tarafa da bu konuda ikazlarımızı net bir şekilde iletiyoruz. Yıllardır barışa hasret kalan Güney Kafkasya, bugün tarihi bir dönemden geçiyor. Azerbaycan ve Ermenistan barış anlaşması imzalamaya hiç olmadıkları kadar yakınlar. Sürece paralel olarak, Azerbaycan’la diyalog halinde biz de Ermenistan’la normalleşme süreçlerimizi ilerletiyoruz. İnşallah gelecek sene başından itibaren bazı sembolik adımlar atacağız" ifadelerini kullandı.Büyükelçilere hitap eden Erdoğan, "Sizler de görev yaptığınız yerlerde görüyorsunuz. Türkiye’nin profili, sadece mücavir bölgelerde değil; uzak coğrafyalarda da yükselmekte, ülkemizin önünde yeni işbirliği kapıları açılmaktadır. Türkiye’ye yönelik ilginin arttığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. Hiç ummadığınız yerlerde, dünyanın en ücra köşelerinde Türkçe konuşan, Türkiye’yi bilen, tanıyan, takip eden sayısız insanla karşılaşıyoruz. Türkiye mezunu öğrenciler, bugün bakan, üst düzey bürokrat, iş adamı, siyasetçi, diplomat olarak ülkelerine başarıyla hizmet ediyor. Sizin de gayretlerinizle inşallah bu tarihi fırsatları en güzel şekilde, en etkin şekilde değerlendireceğiz. Burada şunu da özellikle vurgulamak mecburiyetindeyim: Büyük devlet olmak, nerede yaşarsa yaşasın vatandaşına sahip çıkmak demektir. Dünyanın yüzde 90’dan fazla ülkesinde hayat kurmuş, bu şekilde kök salmış 7 milyonluk Türk diasporası, millet olarak bizim canımızdan bir parçadır. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, İslam ve yabancı düşmanlığı başta olmak üzere ciddi tehditlerle karşı karşıya bulunuyor. Vatandaşlarımıza yurt dışında gerekli hizmetlerin sağlanması ve haklarının savunulmasında büyükelçilerimizin canla başla çalıştığının farkındayım. Sizlerden aynı hassasiyetle çalışmaya devam etmenizi bekliyorum" dedi.Ekonomi ve ticareti dış politikadan ayrı tutmanın mümkün olmadığını vurgulayan Erdoğan," Türkiye, yılda sadece 36 milyar dolar ihracattan yıllık 270 milyar dolar ihracat yapan bir ülke haline geldiyse, sizin bunda büyük emeğiniz var. Yine sizin de çabalarınızla 61,1 milyar dolar turizm gelirine, 60 milyon 500 bin turist rakamına ulaştık. Dış ticarette, özellikle savunma sanayiinde hedef büyüterek yola devam ediyoruz. Hâlihazırda dünyanın en büyük 11’inci savunma ihracatçısıyız. Yılın ilk 10 ayında 6,7 milyar dolarla önemli bir ivme yakaladık. 2028 için hedefimiz, savunma ve havacılık ihracatımızı 11 milyar dolara çıkarmak ve dünyanın ilk 10 ihracatçısı arasına girmektir. El ele verecek, uyum içinde çalışacak ve bu hedefe inşallah ulaşacağız" diye konuştu.Bir diğer hususun, terör örgütleri ve organize suç çeteleriyle mücadele olduğunu kaydeden Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ’nün yurt dışındaki uzantılarıyla mücadelenin aynı kararlılıkla devam ettirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Erdoğan," Türkiye düşmanlarının maşasına dönüşen bu ihanet şebekesinin, ülkemiz ve demokrasimiz açısından tekrar bir tehdit oluşturmasına izin veremeyiz. Türkiye Maarif Vakfı’nın desteklenmesi, bu noktada elimizi güçlendirecektir. Çevre sorunları, kirlilik ve iklim krizi, insanlığın geleceğini tehdit ediyor. 2053 vizyonumuz çerçevesinde burada da sorumluluk alıyor, iklim kriziyle küresel mücadeleye gerekli desteği sunuyoruz. Eşim Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde yürütülen ‘Sıfır Atık’ projemiz, bugün dünyada örnek teşkil eden bir girişim haline geldi. Önümüzdeki dönemde sıfır atığa ilişkin farkındalığı artırmamız, dünya genelinde en iyi sıfır atık uygulamalarını tespit ederek bunları ulusal ve küresel düzeyde hayata geçirmemiz önem taşıyor. Biliyorsunuz, gelecek sene COP31 Zirvesi’ne Antalya’da ev sahipliği yapacağız. NATO liderler zirvesiyle 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi de Türkiye’de gerçekleştirilecek. İnşallah bu zirveleri, sizlerin de katkısı, desteği, gayretiyle Türkiye’ye ve Türk milletine yakışır şekilde icra edeceğiz" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan,"23 yıldır milletinin takdiriyle ülkesine hizmet eden bir siyasetçi ve devlet adamı olarak, şunu tüm samimiyetimle söylemek istiyorum. Yurdumuza uzak coğrafyalarda, aileniz ve vatanınızdan uzak bir şekilde, zor şartlarda özveriyle görev yapmakta olduğunuzu çok iyi biliyorum. Sizlerin bu samimi çabalarının devletimiz, hükûmetimiz ve milletimiz nezdinde takdirle karşılandığını bilmenizi isterim. Ülkemize ve milletimize yaptığınız değerli hizmetler için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de çalışmalarınızı aynı hassasiyet, aynı fedakarlık ve adanmışlık duygusuyla sürdürmenizi sizlerden istirham ediyorum. Ailelerinize de sizlere bu görevi yürütürken verdikleri destekten ötürü en kalbi şükranlarımı sunuyorum" dedi.Hariciye Teşkilatının mesuliyetlerini hakkıyla yerine getirebilmesi için eylül ayında yeni yerleşkesinin temellerini attıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan" Dışişleri Bakanlığımızın yeni binasının, devletimizin köklü diplomasi geleneğini, gelecek vizyonunu ve milletimizin güçlü iradesini yansıtacak bir eser olacağına yürekten inanıyorum. Elbette bunları sizlerden beklerken biz de boş durmuyor, Türkiye’yi en güzel yerlere taşımak için gece gündüz demeden çalışıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan," 2025 senesi içinde 24 yurt dışı seyahatlerinin olduğunu, Devlet ve hükümet başkanı düzeyinde 91 lideri Türkiye’de ağırladıklarını bildirdi.Erdoğan, Görüşme ve kabul olarak 270 temas gerçekleştirdiklerini Yine devlet ve hükümet başkanlarıyla 176 telefon görüşmesi yaptıklarını belirterek," Yani, "Aşkla koşan yorulmaz" şiarıyla milletimize karşı vazifemizi yerine getirmek için çok yoğun bir mesai içinde olduk. Rabbim ömür ve sağlık verdikçe tempomuzu asla düşürmeyeceğiz. Karamsarlığa kapılmadan, yılmadan yorulmadan, duraksamadan inşallah Türkiye Yüzyılı hedefimize doğru koşar adım ilerleyeceğiz. Bunun için sadece daha fazla çalışmaya, kendimize ve devletimize daha fazla güvenmeye, hedeflerimizi daha sıkı kovalamaya ihtiyacımız var. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyor, "Allah utandırmasın" diyorum.16’ncı Büyükelçiler Konferansı’nın bir kez daha bakanlığımızla birlikte ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder