POLİTİKA
BBP Genel Başkanı Destici "Bizler aynı kilimin desenleriyiz, o kilim ise Düzce" 08 Nisan 2026 Çarşamba - 23:52:05 Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’yü makamında ziyaret etti. "Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz" diyerek sözlerine başlayan Genel Başkan Destici, Başkan Özlü’nün Düzce için güzel hizmetler yaptığını dile getirdi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici bir dizi ziyaret gerçekleştirmek için Düzce’ye geldi. Destici, kurmayları ve Büyük Birlik Partisi İl Yönetimi ile birlikte Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’yü Konuralp’teki makamında ziyaret etti. Destici, Başkan Özlü’ye övgü dolu sözlerle bahsederek; "Dürüst çalışkan bir insansınız. Milletvekilliği ve Bakanlık yaptınız. Meclis döneminizin ardından şimdi de ikinci dönem Belediye Başkanlığı görevindesiniz. Düzce’ye güzel hizmetler yapıyorsunuz, bizim arkadaşlarımız da bahsediyorlar. Düzce halkı da sizleri seviyor ki tekrar ikinci kez sizi seçtiler" dedi. "Düzce nadide şehirlerden biri" Düzce’nin nadide şehirlerden biri olduğunu ifade eden Destici, Türk siyasi tarihinin simge isimlerinden Muhsin Yazıcıoğlu’nun sözleriyle devam ettiği konuşmasında; "Düzce’miz ülkemizin nadide şehirlerinden bir tanesi. Rahmetli Muhsin başkanımızın bir sözü vardı ‘Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz’ diye. Düzce o kilim. Burada her desenden örnekler var, kardeşçe Düzce’de yaşıyorlar. Doğanız güzel, insanlarınız cesur ve çalışkan" ifadelerini kullandı. "Diyaloglarımızı güçlendiriyoruz" Başkan Özlü, görüşmede, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, şehirlerin kalkınmasında ortak akıl ve iş birliğinin önemi vurguladı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’yi Düzce’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Özlü; "Biz Büyük Birlik Partisi’nin geçmişini ve kurucusunu saygıyla anan bir kültürden geliyoruz. Geçmiş kültürel kodlarımız çok yakın. Siyaset yoluyla bu ülkeye hizmet etmek isteyen her kim varsa bunların en iyilerini belediye başkanı yapmalıyız. Bir şehirde belediye başkanının vizyonu neyse o şehir o kadardır. Bir şehirde belediye, aslında şehrin kalkınmasının lokomotifi olabilecek bir potansiyele sahip. Belediye Başkanı makul yerlerde hastane için yer ayırmazsa, sağlık bakanlığı nereye hastane yapacak. Aynı şekilde okul yeri ayırmazsa Milli Eğitim Bakanlığı nereye okul yapacak. İnsan hayatının her noktasına dokunan hizmetler yapıyoruz. Bu ülkeyi yönetmek isteyen her kim varsa hayatının bir döneminde belediye başkanlığı yapmalı. Belediye Başkanlığı vatandaşla vasıtasız iletişim kurduğunuz bir alan. Siyasetin tüm paydaşları şehirde" dedi. "Düzce üzerinde uzlaşmak çok kıymetli" Hafta sonu siyasi parti il başkanları ile yaptığı saha gezisini hatırlatan Başkan Özlü, Düzce paydasında buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: "Geçtiğimiz günlerde siyasi partilerin il başkanları ile istişare ve değerlendirme toplantısı yaptık. Son derece faydalı olduğu kanaatindeyim. İletişim kurmak uzlaşmak bunlar kıymetli şeyler. Tekrar şehrimize hoş geldiniz. Bizim şehrimiz göçlerle büyüyen bir şehir. Biz halen göç almaktayız. Burası bir ticari merkez. Endüstri, Tarım, Ticaret var. Butik bir şehiriz." Ziyaret karşılıklı iyi niyet ve temennilerin iletilmesiyle sona erdi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 23:27 TEMÜD-DER’den Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıldönümü gecesi Türkiye Emekli Emniyet Müdürleri Derneği (TEMÜD-DER) tarafından, Türk Polis Teşkilatı’nın 181’inci kuruluş yıldönümü kapsamında özel bir program düzenlendi. Türkiye Emekli Emniyet Müdürleri Derneği Genel Merkezi tarafından, Türk Polis Teşkilatı’nın 181’inci kuruluş yıldönümü kapsamında özel bir program düzenlendi. Programda konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik konuşmasında, "Bakanımızın bugün daha önceden planlanan Azerbaycan seyahati nedeniyle aranızda bulunamadığından selamlarını iletmemi özellikle rica etti. Çokça selamları var. Sağlık, huzur ve güvenli ülkemizde iyi bir geleceği inşası içinde hep beraber dua temennileri var. Rabbim ülkemizi iyiliklerle, güzelliklerle muhafaza etsin. Bu toprakları vatan yapan emniyet teşkilatımızın mensuplarına, hem Mehmetçiğimize, kolluk görevlilerimize, jandarmamıza bizlere düşen büyük bir minnettir. Bu vesileyle bu teşkilatımızın neferi olarak ülkenin geleceği ve bizlerin rahatı ve huzuru için çekinmeden canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle şükranla yad ediyorum. Yaralanan gazilerimize sağlık diyorum, hayatta olanlara sağlık diliyorum. Siz değerli büyüklerimize, emniyet teşkilatının onurlu müdürlerine de şükranlarımı ifade ediyorum" şeklinde konuştu. TÜMÜD-DER Genel Başkanı İsmail Çalışkan, "Polislik sadece bir meslek değil aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Yüksek bir vicdan ve sarsılmaz bir adanmışlıktır. Bu şerefli üniformayı taşıyan herkes milletin güvenine layık olmanın ağır ama onurlu yükünü taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından müzik dinletisi ve Ankara Devlet Sahne Sanatları Topluluğu tarafından dans gösterisi yapıldı. Programa; TEMÜD-DER Genel Başkanı İsmail Çalışkan, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile dernek üyeleri katıldı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 22:46 Bakan Göktaş: "Romanların yoğun yaşadığı 22 ilde bugüne kadar toplam 6 bin 720 konut yaparak vatandaşlarımıza teslim ettik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 8 Nisan Romanlar Günü kapsamında gerçekleştirilen "Roman Tarihi ve Kültürü" etkinliğine katıldı. Bakan Göktaş, "Roman vatandaşların yoğun yaşadığı 22 ilde bugüne kadar toplam 6 bin 720 konut yaparak vatandaşlarımıza teslim ettik. Eylem Planı kapsamında ise bin 71 konutu içeren yeni proje planlıyoruz" dedi. Başakşehir’de, 8 Nisan Romanlar Günü kapsamında gerçekleştirilen "Roman Tarihi ve Kültürü" etkinliği yapıldı. Başakşehir Belediyesi Bahçeşehir Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, AK Parti MKYK Üyesi Cemal Bekle ve çok sayıda davetli vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Müzik dinletisi ve "Roman Tarihi ve Kültürü" paneli ile başladı. Dünya Romanlar Günü programının 25 ilde eş zamanlı olarak yapıldığı belirtildi. Programda konuşan Bakan Göktaş, "Bugün sizlerle aynı çatı altında buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. ‘Roman Tarihi ve Kültürü’ etkinliği kapsamında sizlerle bir araya gelmiş olmak bizim için çok kıymetli. Bu vesileyle sizlere, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ve getirdim. 8 Nisan Dünya Romanlar Günü, Roman kültürünü, birikimini ve bu ülkeye kattığı güzellikleri bir kez daha hatırlamak için önemli bir gündür. Roman kardeşlerimiz, gittikleri her yere kendi güzelliğini taşıyan bir topluluktur. Her daim müzikleriyle, sanatlarıyla ve gönül dünyalarıyla hayatımıza neşe katıyorlar. Bulundukları her yere canlılık, samimiyet ve sıcaklık taşıyorlar. Güçlü dayanışma duygusu, çalışkanlıkları ve hayata sıkı sıkıya bağlı oluşlarıyla hepimize örnek oluyorlar. Anadolu’nun sosyal ve kültürel hayatında Roman kardeşlerimizin izi vardır. Şehirlerimizin ruhunda, mahallelerimizin sıcaklığında, geleneklerimizin, müziğimizin, el sanatlarımızın canlılığında onların emeği ve birikimi vardır. Öyle ki, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, her zaman Roman vatandaşlarımızın ülkemize kattığı zenginliğin kıymetini bilen bir lider oldu. Bu anlayış, zamanla güçlü ve samimi bir gönül bağına dönüştü. 2009 yılında hayata geçirilen Roman Açılımı, bu bağın en gerçek yansımasıdır. Bu adımla, Roman vatandaşlarımıza yönelik çalışmalar, daha etkili hale geldi" diye konuştu. Roman vatandaşlara yönelik çalışmalar üzerine konuşan Bakan Göktaş, "Böylece Roman toplumunun ihtiyaçları ve beklentileri, ilk kez bu kadar güçlü şekilde devletin gündemine girdi. Bu iradenin önemli yansımalarından biri ise hiç şüphesiz, 2016-2021 dönemini kapsayan Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi ve Eylem Planı oldu. Eylem Planıyla, eğitim, istihdam, sağlık, barınma, sosyal hizmetler ve yardımlar gibi alanlarda daha etkili hizmetler sunuldu. Roman vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yakından temas eden ve kurumlar arası iş birliğini güçlendiren adımlar atıldı. Bu dönemde Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarıyla iş birliğinde hayata geçirilen SİROMA Projesi de önemli bir eşik oldu. Bu kapsamda 12 ilde farkındalığı artıran çalışmalar yürütüldü. Eğitime erişimi kolaylaştıran ve sağlık hizmetlerinden yararlanmayı destekleyen uygulamalar devreye alındı. Sosyal güvence kapsamında iş gücüne katılımı artıracak somut adımlar atıldı. Ardından ROMSİD Projesiyle, Roman vatandaşlarımıza sunulan hizmetlerin izleme ve değerlendirme süreci güçlü hale getirildi. 2023-2030 dönemini kapsayan Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi ve Eylem Planımızın ilk aşamasını tamamladık. 2026 yılı Ocak ayında yayımlanan, Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle II. Aşama Eylem Planımız da yürürlüğe girdi. Eylem Planımız kapsamında eğitimden sağlığa, istihdamdan barınmaya kadar her alanda Roman vatandaşlarımızın hayatına dokunan çalışmalar yürütüyoruz. Burada özellikle vurgulamak isterim ki, bu yeni dönemin en güçlü yönlerinden biri yerel ihtiyaçlara göre hareket edilmesidir. Çünkü her şehrin ihtiyacı, her mahallenin dinamiği ve her ailenin karşılaştığı mesele aynı değildir. Bu nedenle Roman vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı illerde yerel eylem planları hazırladık" ifadelerini kullandı. Hazırlanan Eylem Planları kapsamındaki faaliyetleri anlatan Bakan Göktaş, "Valiliklerimizin koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, yerelde daha hassas ve etkili çalışma ortamı sağladık. Bu kapsamda, ilk aşamada 25 ilde İl Çalışma Grupları oluşturduk. Hedefimiz, Roman vatandaşlarımızın tüm politika ve hizmet süreçlerine katılımını güçlendirmek ve yerelde ortak aklı büyütmektir. Öte yandan Romanların yoğun yaşadığı 22 ilde bugüne kadar toplam 6 bin 720 konut yaparak vatandaşlarımıza teslim ettik. Eylem Planı kapsamında ise bin 71 konutu içeren yeni proje planlıyoruz. Bu projeyle, Roman vatandaşlarımızın yaşam biçimlerini ve ihtiyaçlarını gözeten bir yerleşim modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm bu çalışmalarımızın yanı sıra, 89 Sosyal Dayanışma Merkezlerimizde, vatandaşlarımıza sosyal destek, eğitim, meslek ve kişisel gelişim alanlarında hizmetler sunuyoruz. Kadınların üretkenliğini destekleyen, çocukların gelişimine katkı sunan ve aile yapısını güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz. LOCALROMA Projesi ile yerel yönetimlerin daha kapsayıcı çalışmalar yapmasına destek oluyoruz. 2026’nın ikinci yarısında başlayacak bu projeyle, Roman vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına daha hızlı cevap vereceğiz. Bunun yanı sıra, Roman Entegrasyonu Projesi’nin üçüncü aşamasında, Batı Balkan ülkeleriyle birlikte konut, iş, nüfus kaydı, çevre ve dijitalleşme gibi alanlarda yeni çalışmalar yürütüyoruz. Bugün Roman kardeşlerimiz, hayatın içinde her alanda varlık gösteriyor. Özellikle kadınların ve gençlerin güçlenmesi, bizim için ayrı bir önem taşıyor. Roman kadınları, sabrıyla, emeğiyle ve sevgisiyle topluma güç veren insanlardır. Roman gençleri Türkiye’nin yarınında çok önemli roller üstlenecek büyük bir potansiyele sahiptir. Bizim görevimiz, bu potansiyeli gerçek kılmak ve fırsatlara erişimi artırmaktır. Aynı şekilde, Roman tarihini ve kültürünü yeni kuşaklara taşımak, bu zenginliği korumak için çok önemlidir. Türkiye Yüzyılı’nı ise, ancak bu doğrultuda, kültürel zenginliğimizi koruyarak, fırsat eşitliğini artırarak ve birlikte daha güçlü bir gelecek kurarak inşa edebiliriz" ifadelerini kullandı. İstanbul Valisi Davut Gül ise, "Roman kardeşlerimizin dezavantajlı durumunun ortadan kalkması için Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, onun liderliğinde, Bakanlarımızın koordinasyonuyla İstanbulumuzda da sizlere hizmet etmeye gayret ediyoruz. Roman kardeşlerimizin anaokuluna gitmesi, kreşlere gitmesi için Bakanlarımızın öncülüğünde İstanbulumuzda her mahallede, özellikle yavrularımızın ücretsiz bir şekilde okula gideceği, anaokuluna gideceği, kreşe gideceği okullar yapıyoruz, yapacağız. İkincisi, Mahalle ölçeğinde, yürüme mesafesinde ’Ödev Evlerimiz’ var. Nedir bu ödev evlerimiz? Çocuk okuldan eve geldi, evde derslerine yardımcı olamıyorsunuz o ya da bu sebepten. Ödevlerini yapabileceği, bizim öğretmenlerimizin rehberlik yapabileceği 253 tane ödev evimiz oluştu. Bunların sayısını ilk etapta 500’e, daha sonra bine çıkartacağız. Üçüncüsü, yine Bakanımızın talimatıyla dezavantajlı çocuklara ’Kantin Kart’ veriyoruz. Okula giden bütün Roman çocuklara vereceğiz. Okula gittiklerinde her ay 2000 tl karta yükleyeceğiz. Kantinde yemek alabilecekler. Sizlerin hiçbir çocuğu "Okula göndereceğim ama beslenme sorunu var. Okula göndereceğim ama harçlık veremedim" diyemeyecek. Hiçbirini ayırmadan bütün Roman çocuklarına bu kartı vermiş olacağız" dedi. Program, Beyoğlu Mustafa Kandıralı Güzel Sanatlar Lisesi Konseri ile devam etti. Bülent Altınbaş tarafından klarnet gösterisi yapılırken protokol konuşmaları sonrası program hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Bakan Kacır: "Türkiye bizim iktidarlarımızda dünyanın en önemli üretim güçlerinden biri haline geldi"
19 Aralık 2025 Cuma - 16:49 Bakan Kacır: "Türkiye bizim iktidarlarımızda dünyanın en önemli üretim güçlerinden biri haline geldi" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin kendi iktidarları döneminde sadece bölgesinin değil dünyanın en önemli üretim güçlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bir dizi ziyaret ve açılışlar için Karaman’a gelen Bakan Kacır, ilk olarak Karaman Valiliğini ziyaret etti. Burada şeref defterini imzalayan Bakan Kacır, daha sonra Vali Mehmet Fatih Çiçekli’den yapılan çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Ardından AK Parti İl Başkanlığına geçerek İl Başkanı Murat Öztürk ve partililerle görüşen Kacır, İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. "Türkiye bizim iktidarlarımızda dünyanın en önemli üretim güçlerinden biri haline geldi" Bakan Mehmet Fatih Kacır, burada yaptığı konuşmada, Karaman’ın tarihi kimliğiyle Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye Yüzyılının inşası için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde çalıştıklarını belirten Kacır, "Türkiye’yi eserlerle, projelerle, hizmetlerle buluşturan AK Parti’nin neferleriyiz. Hangi görevde olursak olalım hedefimiz ülkemizi Türkiye Yüzyılı iddiasına taşımak. Bunun için her alanda büyük projeleri hayata geçirdik. Tüm alanlarda devrim niteliğinde işler yapmak AK Parti iktidarlarına nasip oldu. Türkiye bizim iktidarlarımız döneminde sadece bölgesinin değil dünyanın en önemli üretim güçlerinden biri haline geldi. Bugün Çin’den sonra Avrupa ortasına kadar uzanan geniş kuşağın en güçlü üretim kabiliyetlerine sahip, en fazla ürün çeşitliliği olan ve en fazla ülkeye ihracat yapabilen ülkesi Türkiye’dir. Bu Türk milletinin ortak başarısıdır. Bugün pek çok alanda Avrupa’nın en büyük üretim gücü olduk. Ticari araç ve otobüs üretiminde Avrupa’da bir numarayız. Beyaz eşya, güneş paneli, çelik üretimi, düz cam üretimde Avrupa’da bir numarayız. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada bir numarayız. Bunlar bir çırpıda olmadı. Bugün sadece üretimde değil araştırmada, geliştirmede, teknolojide ve inovasyonda lider bir ülke haline geldik. Bütün bunlar AK Parti iktidarının kurduğu altyapılar ve oluşturduğu ekosistem sayesinde mümkün oldu" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinden sonra Piri Reis Kültür Merkezi’ndeki Bölge Kalkınma İdaresi-Kalkınma Ajansı Projeleri ile Karaman OSB Atık Su Arıtma Tesisi Toplu Açılış ve İmza Töreni’ne geçti. Törende bir konuşma yapan Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) Genel Sekreteri İhsan Bostancı, Mevlana Kalkınma Ajansı olarak kuruldukları günden bugüne kadar kalkınma yerelden başlar düsturuyla sorumluluk alanlarında yer alan Konya ve Karaman’da uyguladıkları programlarla çok sayıda projenin desteklendiğini söyledi. Bostancı, "Hayata geçirilen yeni teşvik sistemi ve yerel kalkınma hamlesi programı ile bölgemizdeki paydaşlarımızın rekabet güçlerini arttırmak, üretim, istihdam, ihracat ve yatırım gibi konularda alacakları kararlara destek vermek amacıyla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Ajansımız tarafından bu minvalde yürütülen çalışmalar neticesinde Karaman’da bugüne kadar 333 proje desteklendi" dedi. Karaman Valisi Mehmet Fatih Çiçekli de "Şehrimiz 2023 TÜİK verilerine göre tarımda, ekonomisindeki yüzde 39’luk payı ile Türkiye birincisi, sanayide Türkiye 41’ncisi, hizmetler sektöründe ise Türkiye 81’ncisidir. Bu tablo bize şunu hatırlatıyor. Bu şehir tarıma dayalı bir sanayi şehridir" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, burada yaptığı konuşmada, sanayiden teknolojiye, tarımdan turizme, kadın ve genç istihdamından girişimciliğe uzanan geniş bir yelpazede hizmete alınacak projelerin hayırlı olmasını diledi. AK Parti iktidarında 23 yılda sanayiden teknolojiye, savunmadan enerjiye pek çok sahada ilklere ve rekorlara imza attıklarını anlatan Kacır, daha büyük, güçlü ve müreffeh bir Türkiye’nin temellerini attıklarını vurguladı. Kacır, Karaman 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin 400 hektardan bin 218 hektara çıkardıklarını hatırlatarak, yatırımcıların güçlü bir üretim ekosistemi, sağlam bir alt yapı inşa ettiklerini dile getirdi. İhalesini gerçekleştirilen Karaman 2. OSB’de alt yapı projelerinin kısa sürede tamamlanacağını ifade eden Kacır, "Güneşin aydınlattığı bu bereketli toprakların, yüksek güneş enerjisi potansiyelini değerlendiriyoruz. Bu tabii zenginliği şehrimiz ve ülkemiz için ekonomik değere dönüştürmek üzere harekete geçtik. Şehrimize yeni güneş enerjisi yatırımları kazandırmak üzere bin 541 hektarlık bir alan Cumhurbaşkanımızın kararıyla Karaman Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi olarak belirlendi" diye konuştu. Kacır, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı olarak da ilan edilen bu bölgeye büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımları kazandırmak üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile istişare halinde olduklarını belirtti. "14 bin 750 istihdamın önünü açtık" KOBİ’lere can suyu olmaya devam ettiklerini anlatan Kacır, şöyle konuştu: "Karaman’da KOSGEB aracılığıyla son 23 yılda 1,2 milyar liralık desteği KOBİ’lerimize sunduk. Yatırım teşvik sistemimizle 99,5 milyar lira yatırımın ve 14 bin 750 istihdamın önünü açtık. Cumhurbaşkanımızın kararıyla yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi doğrultusunda ilimizde gerçekleştirilen yatırımların önünü açmaya devam ediyoruz. Öncelikli yatırımlar kapsamında Karaman OSB’de hayata geçirilecek yatırımlarda istihdam edilecek çalışanların SGK işveren payının yarısını 4 yıl boyunca bakanlığımız karşılıyor. Şehrimizde yapılacak yatırımlarda kullanılacak krediler için finansman desteğini 24 milyon liraya çıkardık. 9,5 puan faiz, kar payı desteği sunuyoruz." "9 projeyi hizmete alıyoruz" Mevlana Kalkınma Ajansı ile 333 projeye 829 milyon lira, KOP Bölge Kalkınma İdaresi ile de 265 projeye 2,5 milyar lira destekte bulunduklarının altını çizen Kacır, "Kalkınma ajansımız desteğiyle başlattığımız Karaman Elma Sınıflama Tesisi Projesiyle şehrimizde üretilen elmanın pazara erişimi güçlendirecek bir adım atıyoruz. Bugün de kalkınma ajansımızın ve bölge kalkınma idaremizin desteklediği 9 projeyi hizmete alıyoruz" diye konuştu. Taş Mescit, ziyarete açılıyor Karaman’ın coğrafi işaretli ürünü Divle obruk peynirinin de üretiminde kalitesini yükselttiklerini vurgulayan Kacır, "Üreticimizin alın terini daha yüksek katma değere dönüştürüyoruz. Ayrıca dijital satış kanallarıyla da bu lezzeti ülkemizin dört bir yanına ulaştırıyoruz. Şehrimizde kültür turizmini destekleyerek Karaman’ı ülkemizin önde gelen turizm destinasyonlarından arasına taşıma, getirme arzusundayız. Mevlana Kalkınma Ajansımız aracılığıyla Kuzey Karaman Turizm Aksının Geliştirilmesi Projemiz ile kıymetli bir kültür mirası olan Taşkale köyünün turizm potansiyelini harekete geçiriyoruz. Ayrıca renovasyonunu tamamladığımız Taş Mescit’in kapılarını yerli ve yabancı ziyaretçilere açıyoruz. Ayrıca ilimize tekstil atölyesi ile gastronomi ve mutfak sanatları merkezini de kazandırıyoruz. Karaman Organize Sanayi Bölgesi bünyesinde Evsel ve Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisini devreye alıyoruz. Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirilen ve günlük 12 bin metreküp arıtma kapasitesine sahip bu tesis, suyun her damlasına sahip çıkan, üretimi güvence altına alan ve Türkiye Yüzyılı yeşil sanayi vizyonunu sahaya indiren bir eser niteliğindedir" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından Karaman OSB Atık Su Arıtma Tesisi Toplu Açılış ve İmza Töreni yapıldı. Programa, Vali Mehmet Fatih Çiçekli, AK Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser, Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, MEVKA Genel Sekreteri İhsan Bostancı, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, protokol üyeleri, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve davetliler katıldı.
CHP Arnavutköy’de istifa depremi: 2 meclis üyesi ve 100 partili CHP’den istifa etti
19 Aralık 2025 Cuma - 16:44 CHP Arnavutköy’de istifa depremi: 2 meclis üyesi ve 100 partili CHP’den istifa etti Arnavutköy Belediyesi’nde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) meclis üyeleri Ercan Duman ve Mutlu Nak partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. Ercan Duman ve Mutlu Nak, "Bundan sonraki süreçte Arnavutköy Belediye Meclis Üyesi olarak; ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, yalnızca Arnavutköy’ün ve hemşehrilerimizin menfaatini gözeterek çalışmalarımıza Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında devam edeceğiz" dedi. Arnavutköy Belediyesi’nde CHP meclis üyeleri Ercan Duman ve Mutlu Nak partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. Arnavutköy Belediyesi’nde düzenlenen basın toplantısına partililer katıldı. Ercan Duman ve Mutlu Nak CHP’den istifa ederek AK Parti’ye geçtiklerini belirtti. Meclis üyeleri yaptıkları ortak açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada, uzun bir muhasebe ve vicdani değerlendirme sonucunda aldığımız önemli bir kararı kamuoyuyla paylaşmak üzere bulunuyoruz. Son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde yaşanan; kavga ve kaos ortamı, tek adamcı anlayış, yolsuzluk soruşturmalarına konu olan iddianamelerin itibarsızlaştırılması ve suça sahip çıkıldığı yönünde oluşan algı bizleri derinden yaralamıştır. Siyasi anlayışımızın; çatışmadan, kişisel hesaplardan ve güç mücadelelerinden değil; hizmetten, şeffaflıktan ve millet iradesine saygıdan yana olması gerektiğine inanıyoruz. Bizler kaostan değil huzurdan; kavgadan değil ortak akıldan; tek adamcılıktan değil istişareden ve liyakatten yanayız. Bu değerlerin, siyasetimizin temelini oluşturması gerektiğini düşünüyoruz. Bununla birlikte, CHP Arnavutköy İlçe Başkanlığı tarafından gerçek dışı iddialar, yalan ve iftiralar üzerine kurulan siyasi algı operasyonları, siyasetin ahlakına ve temsil sorumluluğuna yakışmamaktadır. Bu yaklaşımın ne Arnavutköy’e ne de demokrasi kültürümüze bir katkı sunmadığını üzülerek görmekteyiz. Bu anlayışla; Arnavutköy’de yürüttüğü çalışmalarla, dürüstlüğüyle ve hizmet odaklı belediyecilik anlayışıyla takdir ettiğimiz Arnavutköy Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Candaroğlu ile birlikte yol yürüme kararı aldık. İlçemize daha fazla hizmet edebilmek ve sorumluluğunu taşıdığımız hemşehrilerimize karşı görevimizi en doğru şekilde yerine getirebilmek adına bu adımı atmayı gerekli gördük. Bundan sonraki süreçte de Arnavutköy Belediye Meclis Üyesi olarak; ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, yalnızca Arnavutköy’ün ve hemşehrilerimizin menfaatini gözeterek çalışmalarımıza Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında devam edeceğiz. Bu kararın ilçemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, kamuoyuna saygılarımızı sunuyoruz" Açıklamanın ardından partililer, meclis üyelerini tebrik ederek hatıra fotoğrafları çektirdi. Yapılan bu değişiklikle birlikte Arnavutköy Belediyesi Meclisi’nde AK Parti’li meclis üyesi sayısı 22’ye yükselirken, CHP’li meclis üyesi sayısı ise 11’e düşmüş oldu. Öte yandan yaklaşık 100 partilinin de CHP’den istifa ettiği öğrenildi.
CHP’den istifa eden meclis üyesinden CHP’li belediyeye suçlama
19 Aralık 2025 Cuma - 16:19 CHP’den istifa eden meclis üyesinden CHP’li belediyeye suçlama Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Malatya Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ergül Günaydın, CHP’li Doğanşehir Belediyesi’nde hukuka ve kamu yararına aykırı çok sayıda işlem ve uygulamanın yapıldığını iddia etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Büyükşehir ve Doğanşehir Belediye Meclis Üyesi Ergül Günaydın, 2 gün önce partisinden istifa etti. Görevine artık bağımsız meclis üyesi olarak devam edeceğini açıklayan Günaydın, CHP’li Doğanşehir Belediyesi’nde belediye şirketleri ve iştiraklerinde mali yapıyı zayıflatıcı, kamu zararına yol açabilecek nitelikte işlemlerin yapıldığını iddia etti. Personel alımında liyakatten uzak bir tutum sergilendiğini ileri süren Günaydın, "İmar uygulamalarında planlama esaslarına ve yürürlükteki mevzuata aykırılık iddiaları, Belediye’ye ait taşınır ve taşınmazların kamu yararı gözetilmeksizin tasarrufa konu edilmesi, personel istihdamında liyakat, eşitlik ve fiili ihtiyaç kriterleri dışında hareket edilmesi; fiilen çalışıp çalışmadığı dahi tespit edilemeyen personel iddiaları, unvanı, yetkisi ve yeterliliği bulunmayan kişilere görev, yetki ve kamu imkânları tahsis edilmiştir. Çok sayıda taşeron işçi alınmıştır ve yasal sayının üzerinde alınmıştır. Alınan işçiler alım usullerine ve mevzuata aykırı olarak yapılmıştır. Çok sayıda işçi alınmış olup, bu işçilerin bir kısmı taşeron işçi kadrosuna alınmış. Alım usullerinde mevzuata uyulmamıştır" dedi. Belediye hizmet araçlarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin ciddi iddiaların da olduğunu ifade eden Günaydın, "İlçemizde uygun maliyetle halkın ulaşım ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılan 6 adet belediye otobüsünün, belediye meclisinin onayına sunulmadan, idari tasarrufla ve kamu yararı gözetilmeksizin elden çıkarılmasına yönelik uygulamalar yapıldı. Depremzede vatandaşlarımızın öncelikli ve hayati ihtiyaçlarının ikincil plana itilmesi, kamu vicdanını derinden yaralayan ve idarenin güvenilirliğini ciddi biçimde zedeleyen uygulamalardır. 2021 yılı öncesi olmayan yapılara usulsüzce imar kanununa aykırı olarak suç işlenmiştir. Bu yöntemle kaçak yapıların önü açılmıştır" diye konuştu.
TBMM’de Leyla Zana gündem oldu
19 Aralık 2025 Cuma - 15:31 TBMM’de Leyla Zana gündem oldu TBMM Genel Kurulu’nda Leyla Zana gündem oldu. TBMM genel Kurulu’nda 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, sürecin dilinin oluşturulması gerektiğini söyleyerek, "Bu sürecin başarısı için olmazsa olmaz şart olan toplumsal rıza ve toplumsal desteği de oluşturamayız. Bu konuda üzülerek söylemeliyim, siz sayın iktidar partisi mensupları gereken özen ve çabayı göstermiyorsunuz, göstermediniz. Örneğin, bu Parlamentonun bedel ödemiş eski bir üyesi, bir kadın, bir anne, bir torun sahibi anneanne, başta ülkemizin Kürt halkının, Kürt kadınlarının çok sevdiği, çok saydığı, onuru olan Leyla Zana için iktidar temsilcilerinden bir tepki gelmesini beklerdik. Bursa’da bir grup kendini bilmez ırkçının hakaretlerine karşı en başta öncelikle siz kadın milletvekillerinin bu kürsüden çıkıp iki çift laf etmesini beklerdik, etmeliydiniz, hâlâ da etmelisiniz. Ben Bursa’daki aile kökeni yedi yüz yıl geriye giden bir insan, nüfus kütüğü Bursa’da olan bir insan olarak Leyla Zana’dan tüm Bursa namına özür diliyorum" ifadelerini kullandı. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, tek kelimeyle cevap vereceğini söyleyerek, "Leyla Zana onurumuzdur; nokta" şeklinde konuştu. AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik söz aldı. Çelik, "Salı günü Soma’da gerçekleştirilen Somaspor-Bursaspor maçında, maçın bitimine üç-dört dakika kala maalesef hiç istenmeyen, hiç arzulanmayan ve bugüne kadar da, yaklaşık iki yıldır kulübün başında bulunan oğlum dolayısıyla yakinen izlediğim Bursaspor’un, takip ettiğim Bursaspor’un hiçbir maçında bu ve benzeri hiçbir olayı yaşamadığımız bir sahneyle karşı karşıya kaldık. Şimdi, sosyal medyada da ifade ettim, Bursaspor 3-0 galip ve maç bitiyor, bitmek üzere; bunu bir soru işareti olarak huzurlarınıza koyuyorum, bir. İkincisi, şunu da açıkça ifade ettim, dedim ki: ’Bu yanlıştır, bir. Kabul edilemez, iki. Doğru değildir, üç. Ve müsamaha gösterilemez’ diye 4 madde altında bunları ifade ettim, çok net bir şekilde. Cengiz Çandar ’İfade edilmedi, konu geçiştirildi’ anlamında söylediği için bunları söylüyorum. Ben inanıyorum ki şu eylem karşısında bu 4 ifade bütün Meclisin ittifak ettiği, hiçbir milletvekilinin ’hayır’ demeyeceği 4 madde diye düşünüyorum. Yani bu hoş görülecek veya tasvip edilecek veya ’Ne iyi olmuş’ denilecek bir olay değil; aksine kınanacak, aksine bunun müsamaha gösterilme gibi olay olmadığını da ifade etmek istiyorum. Evvela bu konuda hemfikir durum var. Fakat esas mesele şu: Biz siyasetçiyiz, mümkün mertebe de vitrinden uzak durmaya çalışıyoruz. Ya sorumlu bir siyasetçi olacağız ya da sorumlu bir siyasetimiz olacak. Bu konuda sorumlu siyasetçi olarak davranmak mecburiyetindeyiz. Burada ifade ettiğimiz herhangi bir kelimenin topluma, stadyumlara, seyirciye, tribünlere nasıl yansıdığını mutlak surette değerlendirmek durumundayız" şeklinde konuştu. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, şunları kaydetti: "Şimdi konuyu bu kadar teferruatta boğmaya gerek yok, zaten böyle bir usul yok ama biz kendisini dinlerken bir özrü bekledik her şeyden önce çünkü bu ülkenin en onurlu siyasetçilerinden birine inanılmaz bir hakaret, saldırı ve küfür söz konusu olmuştur. Tabii ki biz tüm Bursa’yı ya da tüm Bursa taraftarını suçlamadık, bir grubun bu suçu işlediğini söyledik. Mesele bir, özürdür; iki, bu suçu işleyenler hakkında gerekli soruşturmanın açılmasıdır. Ben bir kez daha buradan ’Leyla Zana onurumuzdur’ diyorum ve bu konuda da İçişleri Bakanlığını göreve davet ediyorum."
Büşra Özdemir: "Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi’nin Alanya’ya uzun yıllar güvenle hizmet edecek bir kapasiteye gelecek"
19 Aralık 2025 Cuma - 15:23 Büşra Özdemir: "Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi’nin Alanya’ya uzun yıllar güvenle hizmet edecek bir kapasiteye gelecek" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, kapasite artırma çalışmaları devam eden 200 milyon TL yatırım bedelli Alanya Konaklı Arıtma Tesisi’nde incelemelerde bulundu. Özdemir, yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi’nin Alanya’ya uzun yıllar güvenle hizmet edecek bir kapasiteye geleceğini söyledi. Alanya ziyareti kapsamında Konaklı Arıtma Tesisi’nde incelemelerde bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Alanya Belediye Başkanı Tarık Özçelik ile birlikte yetkililerden bilgi aldı. ASAT Genel Müdür Yardımcısı Ümit Daban ve ASAT Atıksu Arıtma Dairesi Başkanı Murat Mert Otuzaltı "Konaklı Atıksu Arıtma Ön Arıtma Ve Havalandırma Havuzu Ünitelerinin Revizyonu Yapım İşi" kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Daban, geçmiş yıllarda yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle 2021 yılında 1 ve 2 numaralı havalandırma havuzları yenilenen Konaklı Arıtma Tesisi’nde, 3 ve 4 numaralı havalandırma havuzlarının yenileme çalışmalarının devam ettiğini söyledi. "Alanya’nın ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar sürüyor" Başkan Vekili Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT Genel Müdürlüğünün her geçen gün büyüyen ve nüfusu artan Alanya’nın artan ihtiyaçlarına cevap vermek üzere çalışmalara kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Bu kapsamda Konaklı Arıtma Tesisi’nde kapasite artırımı yapıldığını ifade eden Başkan Vekili Özdemir, "Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi, günlük 30 bin m tam kapasiteyle, kesintisiz, verimli ve çevreye duyarlı bir şekilde hizmet vermeye devam edecek. Kalan imalatların da kısa süre içerisinde tamamlanmasıyla birlikte tesisimiz Alanya’mıza uzun yıllar güvenle hizmet edecektir" dedi. Yatırım bedeli 200 milyon TL Toplam 200 milyon TL yatırım bedelli yapım işi kapsamında; 3 ve 4 numaralı havalandırma havuzları yıkılarak yeniden inşa edildi. Tüm elektromekanik ekipmanlar tamamen yenilendi. Bu çerçevede hava hatları, blowerlar, difüzörler ve karıştırıcılar modern teknolojiye uygun şekilde tesis edildi. Ayrıca ön arıtma ünitesine koku giderim sistemi kurularak, tesis içi atıksu ve çamur iletim hatları da kapsamlı şekilde modernize edildi.
Bakan Tunç: "Terörün istismar ettiği bütün alanları birer birer ortadan kaldırdık"
19 Aralık 2025 Cuma - 12:38 Bakan Tunç: "Terörün istismar ettiği bütün alanları birer birer ortadan kaldırdık" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "41 yıllık mücadelenin son 23 yılında da özellikle terörün istismar ettiği bütün alanları birer birer ortadan kaldırdık" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hakimevi’nde düzenlenen "Türk Denetimli Serbestlik Sisteminin 20 Yıllık Panoraması 20. Yıla Bütüncül Bakış Sempozyumu"na sonrasında, gazetecilerin sorularını cevapladı. Sanal bahis soruşturmalarına ilişkin konuşan Bakan Tunç, "Bu konuda bir çalışma yapmamız gerekiyordu. Bu konuda özellikle bu bütün dünyanın da problemi, sadece Türkiye’nin değil. Bu anlamda vatandaşlarımızı korumak, çocuklarımızı, gençlerimizi, ailelerimizi korumak bakımından birtakım çalışmalar başlattık" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabinede verdiği talimatlar doğrultusunda komisyonun çalışma yürüttüğünden bahseden Tunç, "Bu çalışma neticesinde bir eylem planı oluşturduk. Bu eylem planı kapsamında Adalet Bakanlığı’na düşen hususlar var, diğer bakanlıklarımıza düşen hususlar var. Önleyici tedbirler bakımından yapılması gerekenler var ama suç işlendiğinde özellikle yaptırımlar bakımından ve caydırıcılık bakımından yapılması gerekenler var. Bizim ilk etapta 11. Yargı Paketi’ne ilave ettiğimiz bilişim suçlarıyla mücadele bakımından önemli maddeler var. Özellikle internette işlenen, bilişim yoluyla işlenen suçlar bakımından, bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılık bakımından özellikle bunların etkin bir şekilde soruşturmaya tabi tutulması, gecikmeksizin hesaplara el konulabilmesi ve mağduriyetlerin giderilebilmesi anlamında önemli maddeler var" diye konuştu. Tunç konuşmasını şöyle sürdürdü: "Burada Cumhuriyet savcılarına, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki 128’deki rapor şartı aranmaksızın acele hallerde özellikle mağduriyetlerin önüne geçmek için el koyma kararı, hesaba hemen el koyulabilmesiyle ilgili düzenlemeler var. Burada özellikle telefon yoluyla dolandırıcılığı da önlemeye yönelik düzenlemeler var. Telefon hatlarının belli ölçüde sınırlandırılmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri Kurumu’na yetkiler veriliyor bu kanun teklifinde. Telefonlarına gelen mesajlara bir tıkladıklarında hesabına ulaşıldığını ve büyük bir mağduriyete neden olunduğunu hep beraber görüyoruz. Bunları önlemek bakımından yabancılara verilecek hatların da belli bir numaradan oluşması ve vatandaşlarımızın onun bir yabancı hattan geldiğini bilmesi lazım." "Terörün istismar ettiği bütün alanları birer birer ortadan kaldırdık" Terörsüz Türkiye konusuna değinen Tunç, "41 yıllık mücadelenin son 23 yılında da özellikle terörün istismar ettiği bütün alanları birer birer ortadan kaldırdık. Sayın Cumhurbaşkanımız iktidara geldiğinde, AK Parti iktidar olduğunda 2002 yılında ilk yaptığı iş olağanüstü hali kaldırmak oldu. Yani bir normalleşme süreci olsun ve sonrasında özellikle demokratikleşme adımları, temel hak ve özgürlüklerin sadece Kürt vatandaşlarımız için değil, bütün vatandaşlarımız için haklarının genişletilmesi anlamında, özgürlüklerin sağlanması anlamında büyük mesafeler alındı. Özellikle son bir yıla geldiğimizde de Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Ahlat’ta yaptığı konuşmalar, ’İç cepheyi güçlendirelim’ vurguları; yine Sayın Bahçeli’nin grupta yaptığı konuşma ve çağrı sonrası terör örgütünün fesih kararı ve silahları yakmasıyla beraber önemli bir aşamaya geçildi" dedi. İmralı’da yeni bina yapıldığı iddiasına ilişkin ise Tunç, "Bu haberler doğru haberler değil. Öyle İmralı’da bir bina yapımı vesaire söz konusu değil. Bunu zaten Cezaevleri Genel Müdürlüğümüz bu haberler yayınlanınca gerekli açıklamaları yapmıştı" diyerek konuşmasını noktaladı.
Bakan Tunç: "Denetimli serbestlik bir cezasızlık alanı değildir"
19 Aralık 2025 Cuma - 12:30 Bakan Tunç: "Denetimli serbestlik bir cezasızlık alanı değildir" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Denetimli serbestlik bir cezasızlık alanı değildir. Tabii denetimli serbestlik dediğimiz zaman serbestlik kelimesi cezaevinden tahliye olduğu zaman artık serbestsiniz. Böyle bir durum söz konusu değil" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ’Türk Denetimli Serbestlik Sisteminin 20 Yıllık Panoraması 20. Yıla Bütüncül Bakış Sempozyumu’na katıldı. Ankara Dikmen Hakimevinde düzenlenen programa CTE Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, başsavcılar, komisyon başkanları ile yargı mensupları katıldı. "Denetimli serbestlik sistemi, 460 bin yükümlünün takibini gerçekleştirmektedir" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren CTE Genel Müdürü Yıldırım, "Bu buluşma sistemimizin kat ettiği mesafeyi değerlendirmek ve gelecekteki hizmetlerimizi de daha etkili hale getirmek adına önemli bir platform oluşturacaktır. Denetimli serbestlik sistemi 2005 yılında ceza adalet sistemine sistemimize kazandırılarak cezanın yalnızca infaz edilmesi ile sınırlı kalmayan aynı zamanda bireyin topluma yeniden kazandırılmasını önceleyen modern bir anlayışı beraberinde getirmiştir. Denetimli serbestlik suçla etkin mücadelede tamamlayıcı bir unsur olmanın ötesinde onarıcı adaletin sağdaki en somut uygulayıcısı haline gelmiştir. Büyüyen denetimli serbestlik sistemi bugün itibarıyla 149 denetimli serbestlik müdürlüğü, 6363 personel ve 460 bin yükümlünün takibini gerçekleştirmektedir" ifadelerinde bulundu. Denetimli serbestlik uygulamalarıyla ilgili olarak sempozyumlar gerçekleştirdiklerinden bahseden Bakan Tunç, "Bugünkü toplantımızda caydırıcılık, suçun önlenmesi, toplumsal onarım ve bireyin yeniden kazanılması başlıklarını insan, toplum ve sorumluluk ekseninde ele alacağız. Bu kapsamda ceza adaletinde yeni bir yaklaşım ve dil arayışını denetimli serbestliğin disiplinler arası yapısını gönüllülük ve toplumsal katılımı infaz ve rehabilitasyon sürecindeki stratejik rolünü bilimsel birikim ve saha tecrübesiyle birlikte değerlendireceğiz" dedi. Mülkün temelinin adalet olduğunu vurgulayan Tunç şöyle konuştu: "Adalet toplumsal barış ve huzurun teminatıdır. Adalet mazlumu korumak, mağdurun sesi olmaktır. Haklıya hakkını gecikmeksizin vermektir. Adaletin tecellisinin çok önemli bir boyutu da ceza adaleti sistemidir. Kanunda suç olarak tanımlanan fiillerin araştırılması ve araştırıldıktan soruşturulduktan sonra kovuşturma aşaması, yargılama aşaması ve kişiye işlediği fiil nedeniyle bir yaptırıma karar verilmesi ve sonrasında da bu yaptırımın infaz edilmesi yani üç aşama soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamasından oluşan ceza adalet sisteminin her bir aşaması birbirinden değerlidir. İhmal edilmeden gerçekleştirilmesi gerekir. Soruşturmanın etkin bir şekilde sürmesi, delillerin araştırılması sağlıklı bir yargılama yapılmasının şartıdır. Kovuşturmanın etkin yapılarak yaptırımın hakkıyla karar verilmesi ve bu kararın da infaz aşamasında uygulanması ceza adalet sisteminin en önemli aşamalarıdır. Tabii ceza adalet sistemi dediğimiz zaman asıl maksat toplumu suçtan korumaktır. Suçludan korumaktır. Dolayısıyla toplumu korumaktır. Toplumsal huzuru sağlamaktır." "Ceza adaletinin amacını tam anlamıyla gerçekleştirebilmek için infaz sisteminin çok etkin olması lazım" Toplumsal huzuru sağlayabilmek için infaz aşamasının kıymetli olduğunu söyleyen Tunç, "Eğer infaz aşamasında soruşturma ve kovuşturma aşamalarından geçip infaz aşamasında tamamlayan suç işleyen kişinin eğer infaz aşamasında ıslah edilmemişse topluma kazandırılmamışsa cezası bittikten sonra cezaevinden tahliye olduktan sonra yeniden suç işleme eğilimindeyse o zaman ceza adaletinin amacı gerçekleşmemiş olur. Amacımız neydi? Toplumu suçtan korumaktır. Eğer infaz aşamasında suçlu ıslah edilemiyorsa ona gerekli eğitimler meslek kazandırmalar verilmemişse bu kişi cezaevinden tahliye olduktan sonra yeniden suç işleme ihtimali yüksek olacaktır. O nedenle ceza adaletinin amacını tam anlamıyla gerçekleştirebilmek için infaz sisteminin çok etkin olması lazım. İnfaz aşamasında özellikle amaca uygun çalışmaların gerçekleştirilmesi gerekir" diye konuştu. "Denetimli serbestlik suça karışmış bireyi mutlak bir etiketle tanımlamaz" Adalet anlayışının sahadaki en somut karşılığı denetimli serbestlik sistemi olduğunu aktaran Tunç, "Denetimli serbestlik teknik bir infaz modeli olmanın ötesinde insanı merkeze alan, sorumluluğu önceleyen ve değişimi mümkün gören bir adalet felsefesinin canlı tezahürüdür. Bizler cezayı tek başına bir amaç olarak görmeyen hatadan dönüşe alan açan bireyin topluma yeniden katılımını önceleyen bir hukuk anlayışının ve medeniyetin temsilcileriyiz. Her bireyi sadece geçmişiyle değil taşıdığı potansiyelle değerlendiren her hatayı telafi ve arınma imkanı olarak ele alan yüksek bir adalet tasavvurunun ürünüdür. Denetimli serbestlik suça karışmış bireyi mutlak bir etiketle tanımlamaz. Onu toplum dışına itmek yerine içinde hala değişebilecek bir insan kurulabilecek bir gelecek ve onarabilecek bir hayat olduğunu kabul eden bütüncül bir yaklaşımı esas alır. Bu anlayış kişiyi ayrıştırmanın karanlığını terk etmez. Kontrollü, rehberlik odaklı ve sorumluluk temelli bir yeniden kazanım zemini sunar. Çünkü insan yanılabilir. Asıl maharet düşenin elinden tutabilmek suçun ötesine geçip insanın kendisine ulaşabilmektir. Doğru denetim ve rehberlikle desteklenen her kişi hayatına yeniden yön verebilir. Denetimli serbestlik işte bu yeniden başlangıcın kapısı bu ilerleyişin köprüsüdür. Kişiye hatasıyla yüzleşme, telafi imkanı bulma ve en önemlisi kendini yeniden inşa etme fırsatı verir. Bu yönüyle denetimli serbestlik ahlaki sorumluluk bilincini besleyen toplumsal onarımı hedefleyen bir adalet pratiğidir. Denetimli serbestlik bir cezasızlık alanı değildir. Tabii denetimli serbestlik dediğimiz zaman serbestlik kelimesi cezaevinden tahliye olduğu zaman artık serbestsiniz. Böyle bir durum söz konusu değil. Evet. Sistemin adı denetimli serbestlik ama aslında denetimli bir yükümlülük başlıyor" diye devam etti.
Bakan Tunç: "Son bir yıla baktığımız zaman bunu Terörsüz Türkiye süreci olarak adlandırıyor aslında bu 41 yıllık bir mücadele"
19 Aralık 2025 Cuma - 12:21 Bakan Tunç: "Son bir yıla baktığımız zaman bunu Terörsüz Türkiye süreci olarak adlandırıyor aslında bu 41 yıllık bir mücadele" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "41 yıllık mücadelenin son 23 yılında da özellikle terörün istismar ettiği bütün alanları birer birer ortadan kaldırdık" dedi.Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hakimevi’nde düzenlenen "Türk Denetimli Serbestlik Sisteminin 20 Yıllık Panoraması 20. Yıla Bütüncül Bakış Sempozyumu"na sonrasında, gazetecilerin sorularını cevapladı.Sanal bahis soruşturmalarına ilişkin konuşan Bakan Tunç, "Bu konuda bir çalışma yapmamız gerekiyordu. Bu konuda özellikle bu bütün dünyanın da problemi, sadece Türkiye’nin değil. Bu anlamda vatandaşlarımızı korumak, çocuklarımızı, gençlerimizi, ailelerimizi korumak bakımından birtakım çalışmalar başlattık" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabinede verdiği talimatlar doğrultusunda komisyonun çalışma yürüttüğünden bahseden Tunç, "Bu çalışma neticesinde bir eylem planı oluşturduk. Bu eylem planı kapsamında Adalet Bakanlığı’na düşen hususlar var, diğer bakanlıklarımıza düşen hususlar var. Önleyici tedbirler bakımından yapılması gerekenler var ama suç işlendiğinde özellikle yaptırımlar bakımından ve caydırıcılık bakımından yapılması gerekenler var. Bizim ilk etapta 11. Yargı Paketi’ne ilave ettiğimiz bilişim suçlarıyla mücadele bakımından önemli maddeler var. Özellikle internette işlenen, bilişim yoluyla işlenen suçlar bakımından, bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılık bakımından özellikle bunların etkin bir şekilde soruşturmaya tabi tutulması, gecikmeksizin hesaplara el konulabilmesi ve mağduriyetlerin giderilebilmesi anlamında önemli maddeler var" diye konuştu.Tunç konuşmasını şöyle sürdürdü:"Burada Cumhuriyet savcılarına, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki 128’deki rapor şartı aranmaksızın acele hallerde özellikle mağduriyetlerin önüne geçmek için el koyma kararı, hesaba hemen el koyulabilmesiyle ilgili düzenlemeler var. Burada özellikle telefon yoluyla dolandırıcılığı da önlemeye yönelik düzenlemeler var. Telefon hatlarının belli ölçüde sınırlandırılmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri Kurumu’na yetkiler veriliyor bu kanun teklifinde. Telefonlarına gelen mesajlara bir tıkladıklarında hesabına ulaşıldığını ve büyük bir mağduriyete neden olunduğunu hep beraber görüyoruz. Bunları önlemek bakımından yabancılara verilecek hatların da belli bir numaradan oluşması ve vatandaşlarımızın onun bir yabancı hattan geldiğini bilmesi lazım.""Terörün istismar ettiği bütün alanları birer birer ortadan kaldırdık"Terörsüz Türkiye konusuna değinen Tunç, "41 yıllık mücadelenin son 23 yılında da özellikle terörün istismar ettiği bütün alanları birer birer ortadan kaldırdık. Sayın Cumhurbaşkanımız iktidara geldiğinde, AK Parti iktidar olduğunda 2002 yılında ilk yaptığı iş olağanüstü hali kaldırmak oldu. Yani bir normalleşme süreci olsun ve sonrasında özellikle demokratikleşme adımları, temel hak ve özgürlüklerin sadece Kürt vatandaşlarımız için değil, bütün vatandaşlarımız için haklarının genişletilmesi anlamında, özgürlüklerin sağlanması anlamında büyük mesafeler alındı. Özellikle son bir yıla geldiğimizde de Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Ahlat’ta yaptığı konuşmalar, ’İç cepheyi güçlendirelim’ vurguları; yine Sayın Bahçeli’nin grupta yaptığı konuşma ve çağrı sonrası terör örgütünün fesih kararı ve silahları yakmasıyla beraber önemli bir aşamaya geçildi" dedi.İmralı’da yeni bina yapıldığı iddiasına ilişkin ise Tunç, "Bu haberler doğru haberler değil. Öyle İmralı’da bir bina yapımı vesaire söz konusu değil. Bunu zaten Cezaevleri Genel Müdürlüğümüz bu haberler yayınlanınca gerekli açıklamaları yapmıştı" diyerek konuşmasını noktaladı.