Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'deki "Krallara Hayır" protestolarına destek
ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği: "Irak’taki üniversitelerimiz hedef alınabilir"
Bakan Kurum: "Daha adil bir dünya sıfır atık ile mümkün"
Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty'i karşılarken dengesini kaybetti
Ermenistan Başbakanı Paşinyan’a kilisede saldırı teşebbüsü
Bakan Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty ve Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi
İran Hükümet Sözcüsü Muhacerani: "Sürdürülebilir barışa hazırız"
POLİTİKA
Bakan Kurum: "Daha adil bir dünya sıfır atık ile mümkün"
29 Mart 2026 Pazar - 23:01:14
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 7 kıtaya yayılan Sıfır Atık Hareketi ile bu döngüyü kırmakta kararlı. Çünkü daha adil bir dünya Sıfır Atık ile mümkün" dedi.
29 Mart 2026 Pazar - 21:11
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kuşadası mitingindeki açıklamalarını TCK 299 kapsamında değerlendirerek, hakkında soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kuşadası mitingindeki açıklamalarını TCK 299 kapsamında değerlendirerek, hakkında soruşturma başlattı.
29 Mart 2026 Pazar - 20:00
CHP Genel Başkanı Özel Kuşadası’nda
Geçtiğimiz hafta CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in tutuklanmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuşadası’nda miting düzenledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleşen "101. Millet İradesine Sahip Çıkıyor Kuşadası" mitingi yağışlı bir havada gerçekleşti. Mitingde konuşan Özel, tutuklanan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel hakkında yürütülen süreci ‘siyasi operasyon’ olarak niteledi. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı doğrudan hedef alan Özel, Ekrem İmamoğlu ve Ömer Günel hakkında ortaya atılan para transferi iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, her iki ismin de masum olduğunu iddia etti. CHP’nin "milli iradeyi savunduğunu" belirten Özel, "Patron millettir" diyerek belediyelere yönelik operasyonların amacının CHP’yi zayıflatmak olduğunu iddia etti. Özel, Uşak’taki operasyonu ve basına yansıyan görüntüleri de "kirli plan" olarak nitelendirerek, "101. eylemden bütün Türkiye’ye sesleniyoruz. Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan gidiyoruz. Ne Ekrem’i veririz ne Ömer’i veririz. Omuz omuza, baskıya ve hukuksuzluğa karşı dimdik duracağız" ifadelerini kullandı.
29 Mart 2026 Pazar - 17:26
BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu:
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Mart 2026 Cuma- 20:34
Akçadağ Küçük Sanayi Sitesi’nin arazi sorunu çözülüyor
2
29 Mart 2026 Pazar- 00:25
Kırkağaç Şoförler Odası’nda yeni başkan Talha Küçük
3
27 Mart 2026 Cuma- 18:15
Bakan Gürlek, Prusias Ad Hypium Antik Kenti’ne hayran kaldı
4
29 Mart 2026 Pazar- 08:46
CHP Genel Başkanı Özel "Benim Adım Özgürlük" programına katıldı
5
28 Mart 2026 Cumartesi- 22:36
İletişim Başkanı Duran: "Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz"
03 Ocak 2026 Cumartesi - 15:01
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Bize ne rol kapma, ne şov yapma peşindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirmek gibi bir politikamız hiç olmadı, bugün de yoktur."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Bize ne rol kapma, ne şov yapma peşindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirmek gibi bir politikamız hiç olmadı, bugün de yoktur."
03 Ocak 2026 Cumartesi - 14:57
İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen 2025 Yılı İhracat Rakamlarının açıklanacağı programa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomideki belirlediğimiz hedefler globalleşmeden ayrı düşünülemez. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkla
İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen 2025 Yılı İhracat Rakamlarının açıklanacağı programa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomideki belirlediğimiz hedefler globalleşmeden ayrı düşünülemez. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların her ülke gibi Türkiye’de de yansıması oldu" dedi.
03 Ocak 2026 Cumartesi - 14:56
Başkan Doğan: "Gülsan’da yüzde 80 anlaşma oranına geldik"
SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Başkanı Halit Doğan, kentsel dönüşüm konusunda çok iyi bir aşamaya geldiklerini, Gülsan Sanayi Sitesi’nde de yüzde 80’lik bir anlaşma oranı yakaladıklarını ve görüşmelerin devam ettiğini söyledi. AK Parti 97. Samsun İl Danışma Meclisi Toplantısı, SBB Atakum Sanat Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantıda açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Samsun’da 2025 yılında 21 bin 654 yeni üyenin AK Parti’ye üye olduğunu, böylece toplam üye sayısının 256 bin 185’e yükseldiğini ifade etti. Ardından söz alan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, şehirdeki kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgi vererek şunları söyledi: "Gülsan Sanayi Sitemizdeki kentsel dönüşüm görüşmelerimizi yapıyoruz. Yüzde 80’lik bir görüşme ve anlaşma oranına şu anda gelmiş bulunuyoruz. Buradaki vatandaşların memnuniyetiyle süreç devam ediyor. Aynı şekilde İlkadım’da da 5 bölge belirledik. Birinci bölgede yüzde 100, ikinci bölgede yüzde 90 ve diğer bölgelerde de anlaşma görüşmeleri devam ediyor. Hatta şu anda çalışma alanı olarak belirlemediğimiz alanlarda vatandaşların kendi içinde kendileri tarafından bir anlaşma sağlanarak, ‘Yüzde 50’yi biz yakaladık, bizim bölgelerimizi de kentsel dönüşüm alanı içerisine dahil edin’ şeklindeki talepleriyle karşılaşıyoruz. Bu da kentsel dönüşümün bu bölgede insanların arzularına uygun bir şekilde, mağduriyet oluşturmadan devam ettiğinin bir göstergesidir. Bu şekilde inşallah yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz öncelikle bin 500 konutu burada dönüştürmek. Atakum ilçemizde de yine talep olan bölgeler var. Atakum Belediyesiyle beraber de çalışıyoruz. Burada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüzle alan belirleyerek Atakum’da da kentsel dönüşüme başlamış olacağız." "Samsun-Mersin Tren Hattı, Samsun’u geleceğe taşıyacak" OSB’lerin alanlarını artırdıklarına dikkat çeken Başkan Doğan, "Son 2 yılda, 50 yılda tahsis ettiğimiz alan kadar yeni alan tahsis etmiş olduk Samsun’un sanayi bölgelerinde. İstihdamda yüzde 50 artış sağlandı. İstihdamın yüzde 50 artış sağlaması, göçün engellenmesinde önemli bir etkidir. Bunun tarıma ve hayvancılığa da yansıyacağına yürekten inanıyoruz. Bu ihtiyaçların ileride oluşturabileceği yol, altyapı, içme suyu, şehir planlaması gibi ihtiyaçları da şimdiden göz önüne alarak çalışmalarımızı gayretle devam ettiriyoruz. En önemlisi Samsun-Çorum, dolayısıyla Samsun-Mersin Tren Hattıdır diye düşünüyorum. Çünkü Samsun önemli bir liman kenti, önemli bir lojistik şehir. Mersin’den gelen yükün Rusya’ya, Ukrayna’ya, Kuzey’e, Kuzey Avrupa’ya bir şekilde ulaşmasını sağlamak Samsun üzerinden oluyor. Buradaki boğaz trafiğine girmek istemeyen gemilerin taşıdığı yükün Samsun’a, Samsun treniyle inmesi, Samsun’un gelişimini çok daha ileriye taşıyacaktır. Güney-Kuzey hattındaki bu ulaşım aksının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da çok önemsendiğini ifade etmek istiyorum. Sayın milletvekillerimizin bu konuda çok büyük bir gayreti var. Allah nasip eder inşallah burayı da faaliyete geçirecek şekilde en azından temel atma süreci ve çalışma süreci başladığında Samsun’un Türkiye’nin çok daha fazla gündeminde olacağını, Samsun’un sanayi tarafıyla, üretim tarafıyla, genç nüfusuyla daha fazla insanların gözünün önüne geleceğini ve bunun Samsun’un zenginleşmesine, ihracatına ve potansiyeline önemli bir katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Tüm gayretimiz Samsun’u daha da ileriye taşımak, Samsun’u geleceğe taşımak, Samsun’un evlatlarının Samsun’da işini, aşını bulduğu ve Samsun’da yaşarken diğer şehirlerden aşağı olmayan, hatta yukarı olan bir şehir konforunu Samsunluların yaşamasını sağlamak. Tüm gayretimiz buna dönük" dedi. "Kavak Çiçekyazı Barajı’nı yapmak için izin aldık" Ladik, Kavak, Havza ve Asarcık gibi ilçeleri ilgilendiren barajın yapımı için gerekli izinlerin alındığına dikkat çeken Doğan, "Özellikle Ladik ilçemiz ve Asarcık ilçemizin kireçli suyla bir imtihanı var. Kavak’ta bazen içme suyu sorunu yaşıyoruz. Havza’da 10 milyon metrekareye çıkmış bir organize sanayi bölgesinin hem sanayi alanının içme suyu ihtiyacı hem de bu sanayi alanında istihdam edilecek yeni nüfusun içme suyu ihtiyacını giderecek şekilde Çiçekyazı Barajı’nı yapmak üzere de izinlerini aldık. Bu yıl bitmeden de Kavak Çiçekyazı Barajı’nın temelini atarak Ladik ve Asarcık ilçelerimizde kireçsiz suyu, diğer ilçelerimizde de su alternatiflerini sağlamış olacağız" diye konuştu. Milletvekili Yılmaz: "2,5 yılda 455 bin bağımsız bölüm inşa edildi, bu dünyanın en büyük başarı öyküsü" Kahramanmaraş depreminin ardından çok kısa sürede inşa edilen 455 bin bağımsız bölümün dünyadaki en büyük başarı hikâyelerinden biri olduğunu belirten AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, "2023 depreminde hepimizin bildiği gibi 52 bin insanımızı kaybettik. 600 bin civarında bağımsız bölüm yerle bir oldu. AK Parti bu geçtiğimiz 2,5 sene içerisinde 455 bin yeni bağımsız bölümü inşa etti. 455 bin aileyi yeni ev sahibi yaptı. Dünyada böyle bir başarı öyküsünü yazabilecek başka bir ülke yok, başka bir ülkenin bir siyasi hareketi de yok. Bunun tek bir açıklaması var. Ben de bir mühendisim. Ömrüm boyunca ülkenin inşası ve ihyasıyla ilgili konularla ilgilendim, onlarla uğraştım. Neyin ne kadar zamanda yapılabileceğiyle ilgili konuya azıcık baktığınızda bunu görebilecek kadar bir tecrübem var. Samimi söylüyorum, bu dünyanın en büyük başarı öykülerinden bir tanesidir" şeklinde konuştu. AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan’ın da katıldığı toplantının ikinci bölümü basına kapalı bir şekilde devam etti.
03 Ocak 2026 Cumartesi - 09:47
Kâhta Belediyesi’nden karla mücadelede kesintisiz çalışma
Adıyaman’ın Kahta Belediyesi, ilçe genelinde etkisini artıran kar yağışı ve buzlanmaya karşı sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İlçe genelinde sağlanan koordinasyon doğrultusunda ekipler, ulaşımın güvenli şekilde devam etmesi için yoğun mesai harcıyor. Belediye ekipleri, ana yolların yanı sıra mahalle araları, kaldırımlar ve ortak kullanım alanlarında kar küreme ve temizlik çalışmalarını eş zamanlı olarak yürütüyor. Özellikle yoğun trafik akışının bulunduğu cadde ve sokaklarda buzlanmaya karşı gerekli tedbirler titizlikle uygulanıyor. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, vatandaşların can ve mal güvenliğini ön planda tuttuklarını vurgulayarak, ekiplerin 7 gün 24 saat esasına göre görev başında olduğunu ifade etti. Acil durumlar için vatandaşların 185 Acil Durum Hattı üzerinden belediyeye ulaşabilecekleri belirtildi.
02 Ocak 2026 Cuma - 19:49
Bakan Fidan, Suudi Arabistan ve BAE’li mevkidaşları ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zayed Al Nahyan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zayed Al Nahyan ile bugün telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Yemen’deki son gelişmeler ele alındı.
02 Ocak 2026 Cuma - 18:16
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "AK Parti’mizin üye sayısı 11 milyon 543 bin 301’e ulaştı"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti’nin üye sayısının 11 milyon 543 bin 301’e ulaştığını açıkladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Yargıtay’ın açıkladığı resmi verilere göre AK Parti’mizin üye sayısı 664 bin 568 artarak 11 milyon 543 bin 301’e ulaştı. Bu güçlü tablo; Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürüttüğümüz siyaset anlayışına milletimizin duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. AK Parti, bu liderlik etrafında kenetlenmiş, Türkiye Yüzyılı hedeflerine inançla yürüyen büyük bir ailedir. Bu büyük aileyi her geçen gün daha da büyüten tüm teşkilat mensuplarımıza ve AK Parti ailemize katılan her bir yol arkadaşımıza gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 18:07
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Kars’ta
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sarıkamış Harekatı’nın 111. yıldönümü etkinliklerine katılmak ve bir dizi ziyaret gerçekleştirmek üzere Kars’a geldi. Bakan Göktaş, Sarıkamış Harekatı’nın 111. yıldönümü etkinliklerine katılmak ve bir dizi ziyaret gerçekleştirmek üzere Kars’a geldi. Bakan Göktaş, Kars Valiliği’ni ziyaret etti. Göktaş’ı Vali Ziya Polat, 65. Hükümette Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın ve Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger karşıladı. Bakan Göktaş, valilik ziyaretinin ardından AK Parti Kars İl Başkanlığına geçerek partilerle bir araya geldi. Bakan Göktaş’ın AK Parti İl Başkanlığı ziyareti basına kapalı olarak devam etti.
02 Ocak 2026 Cuma - 16:58
CHP’li Yazıhan Belediye Başkanı Göçer: "İhraç parti içinde kırbaç gibi kullanılıyor"
Malatya’da Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından disiplin kuruluna sevk edilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Göçer, parti içi eleştirilerin ihraç tehdidiyle bastırıldığını belirterek, "Tek adam dayatmasına karşıyız. İhraç, parti içinde kırbaç gibi cezalandırıcı bir unsur olarak kullanılıyor" dedi. Yazıhan Belediye Başkanı Göçer, 25 Aralık 2025 tarihli CHP Genel Merkezi yazısıyla tedbirli kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğine dair tebligatın Çarşamba günü kendisine ulaştığını belirtti. Hukukçu kimliğine dikkat çeken Göçer, sevk yazısında parti tüzüğünün ilgili maddelerine atıf yapıldığını ifade etti. İhraç sürecini onur meselesi olarak değerlendiren Göçer, "Hırsızlık, dolandırıcılık, zimmet gibi yüz kızartıcı suçlarla değil; parti tüzüğü maddeleriyle yargılanıyor olmak bizim için bir şeref ve onurdur" dedi. "Parti içinde en ufak eleştiriye tahammül edilememesi samimiyet sorununu ortaya koymakta" Parti içinde demokratik mekanizmaların işlemediğini savunan Göçer, CHP’nin söylemleri ile uygulamaları arasında çelişki olduğunu öne sürdü. Başkan Göçer, "Hak, hukuk, adalet ve demokrasi söylemlerini meydanlarda dile getirirken, parti içinde en ufak eleştiriye tahammül edilememesi samimiyet sorununu ortaya koymaktadır. Sandığın olmadığı yerde demokrasi olmaz" ifadelerini kullandı "İhraç, cezalandırıcı bir kırbaç gibi kullanılmakta" CHP’de Veli Ağbaba’nın talimatlarına uyan isimlere görev verildiğini ileri süren Başkan Göçer, "Malatya’da kurulu olan sistemin, halkın sevdiği, halkın içinden gelen ve partiye gönülden bağlı insanları değil, Veli Ağbaba’ya yakın olan isimleri tercih ettiğini açıkça görüyoruz. Ne yazık ki halkla bütünleşen, sahada karşılığı olan kişiler yerine, Veli Ağbaba’nın talimatlarına uyan isimler partide görev alıyor. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nin kucaklayıcı, çoğulcu ve büyüyen bir yapıya kavuşmasını, iktidara yürümesini istiyoruz. Birin iki, ikinin üç olmasını arzuluyoruz. Ancak Malatya’da hakim olan anlayış ’az olsun, benim olsun’ anlayışıdır. Eleştirdiğimiz ve dile getirdiğimiz gerçek tam olarak budur. Partimizin iktidara gelmesi için gördüğümüz yanlışları samimiyetle ve iyi niyetle ifade ettik. Ancak bugün gelinen noktada, partide yanlışları dile getirmek ne yazık ki ihraç sebebi hâline getirilmiştir. İhraç, bir disiplin mekanizması olmaktan çıkmış, cezalandırıcı bir kırbaç gibi kullanılmaktadır. Bu yaklaşım Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü değerleriyle ve demokrasi anlayışıyla bağdaşmamaktadır" şeklinde konuştu. "CHP, belli kişilere yakın olanlarla yönetilmekte" Malatya özelinde parti yönetimini eleştiren Göçer, karar alma süreçlerinin dar bir kadronun kontrolünde olduğunu ileri sürerek, "Parti, halktan gelen, tabanda karşılığı olan isimlerle değil belli kişilere yakın olanlarla yönetilmektedir. Bu anlayış CHP’nin kurumsal kimliğine zarar vermektedir" dedi Partiden ayrılma gibi bir düşüncesinin olmadığını kaydeden Göçer, "Biz asla başka bir partiye gitmiyoruz. Gönülden Cumhuriyet Halk Partiliyiz. İhraç edilsek dahi bu partinin iktidar olması için eleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Pazartesi günü muhtarlar ve meclis üyeleriyle bir araya geleceklerini belirten Göçer, görüşmelerin ardından yol haritalarını oluşturacaklarını söyledi.
02 Ocak 2026 Cuma - 16:55
CHP’li Yazıhan Belediye Başkanı Göçer: "İhraç parti içinde kırbaç gibi kullanılıyor"
Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından disiplin kuruluna sevk edilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Göçer, parti içi eleştirilerin ihraç tehdidiyle bastırıldığını belirterek, "Tek adam dayatmasına karşıyız. İhraç, parti içinde kırbaç gibi cezalandırıcı bir unsur olarak kullanılıyor" dedi. Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, 25 Aralık 2025 tarihli CHP Genel Merkezi yazısıyla tedbirli kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğine dair tebligatın Çarşamba günü kendisine ulaştığını belirtti. Hukukçu kimliğine dikkat çeken Göçer, sevk yazısında parti tüzüğünün ilgili maddelerine atıf yapıldığını ifade etti. İhraç sürecini onur meselesi olarak değerlendiren Göçer, "Hırsızlık, dolandırıcılık, zimmet gibi yüz kızartıcı suçlarla değil; parti tüzüğü maddeleriyle yargılanıyor olmak bizim için bir şeref ve onurdur" dedi. "Parti içinde en ufak eleştiriye tahammül edilememesi samimiyet sorununu ortaya koymakta" Parti içinde demokratik mekanizmaların işlemediğini savunan Göçer, CHP’nin söylemleri ile uygulamaları arasında çelişki olduğunu öne sürdü. Başkan Göçer, "Hak, hukuk, adalet ve demokrasi söylemlerini meydanlarda dile getirirken, parti içinde en ufak eleştiriye tahammül edilememesi samimiyet sorununu ortaya koymaktadır. Sandığın olmadığı yerde demokrasi olmaz" ifadelerini kullandı "İhraç, cezalandırıcı bir kırbaç gibi kullanılmakta" CHP’de Veli Ağbaba’nın talimatlarına uyan isimlere görev verildiğini ileri süren Başkan Göçer, "Malatya’da kurulu olan sistemin, halkın sevdiği, halkın içinden gelen ve partiye gönülden bağlı insanları değil, Veli Ağbaba’ya yakın olan isimleri tercih ettiğini açıkça görüyoruz. Ne yazık ki halkla bütünleşen, sahada karşılığı olan kişiler yerine, Veli Ağbaba’nın talimatlarına uyan isimler partide görev alıyor. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nin kucaklayıcı, çoğulcu ve büyüyen bir yapıya kavuşmasını, iktidara yürümesini istiyoruz. Birin iki, ikinin üç olmasını arzuluyoruz. Ancak Malatya’da hakim olan anlayış ’az olsun, benim olsun’ anlayışıdır. Eleştirdiğimiz ve dile getirdiğimiz gerçek tam olarak budur. Partimizin iktidara gelmesi için gördüğümüz yanlışları samimiyetle ve iyi niyetle ifade ettik. Ancak bugün gelinen noktada, partide yanlışları dile getirmek ne yazık ki ihraç sebebi hâline getirilmiştir. İhraç, bir disiplin mekanizması olmaktan çıkmış, cezalandırıcı bir kırbaç gibi kullanılmaktadır. Bu yaklaşım Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü değerleriyle ve demokrasi anlayışıyla bağdaşmamaktadır" şeklinde konuştu. "CHP, belli kişilere yakın olanlarla yönetilmekte" Malatya özelinde parti yönetimini eleştiren Göçer, karar alma süreçlerinin dar bir kadronun kontrolünde olduğunu ileri sürerek, "Parti, halktan gelen, tabanda karşılığı olan isimlerle değil belli kişilere yakın olanlarla yönetilmektedir. Bu anlayış CHP’nin kurumsal kimliğine zarar vermektedir" dedi Partiden ayrılma gibi bir düşüncesinin olmadığını kaydeden Göçer, "Biz asla başka bir partiye gitmiyoruz. Gönülden Cumhuriyet Halk Partiliyiz. İhraç edilsek dahi bu partinin iktidar olması için eleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Pazartesi günü muhtarlar ve meclis üyeleriyle bir araya geleceklerini belirten Göçer, görüşmelerin ardından yol haritalarını oluşturacaklarını söyledi.
02 Ocak 2026 Cuma - 15:47
Özgür Özel: "Artık bu kutuplaşmadan çıkmamız lazım"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Saruhanlı ilçesinde gerçekleştirilen Toplu Açılış Törenine katıldı. Özel burada yaptığı konuşmada, "Artık bu kutuplaşmadan bu birbirini şeytanlaştıran gergin iklimden ülkenin çıkması, omuz omuza kol kola hepimizin çok sevdiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dönemi gibi kalkınmaya yürümemiz lazım" dedi. Açılışı yapılan Saruhanlı Muharrem Ekici Gençlik Merkezi önünde düzenlenen törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa Milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen, Selma Aliye Kavaf, Saruhanlı Belediyesi’nin AK Partili Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Muharrem Ekici’nin ailesi, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. İsimleri yaşatılacak Törenin açılış konuşmasını yapan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Muharrem Ekici Gençlik Merkeziyle birlikte 100 araçlık otoparkında hizmete gireceğini söyledi. Manisa’nın önemli kayıplar verdiğini ve bu isimleri yaşatacaklarını kaydeden Başkan Dutlulu, "Manisa merkezde çok güzel hem iş yerlerinin, hem evlerin olduğu hem de Manisa’nın en büyük kültür ve sanat merkezi konferans salonu, tiyatro salonuna sahip bir kültür merkezi yapacağız ve bu kültür merkezinin adına Ferdi Zeyrek Kültür Merkezi koyacağız. Bu kültür merkezinin temelini de inşallah bu yıl içinde atacağız. Şehzadeler Belediyemizle beraber yıl sonunda bir toplantı yapmıştık. 2026 yılında neler yapabiliriz? Gülşah Başkanımız çok güzel proje getirmişti. Şehzadeler Belediyesi’ne ait ki Hakan Başkan’la da konuşacağız. Şehzadeler Belediyesi’ne ait bir alanda yeraltı otoparkı, üstü de kültür merkezi ve gençlik merkezi yapalım diye bir hayali vardı Gülşah Başkanımızın. Eğer yaşasaydı Şehzadeler Başkanımızla bu ortak proje olacaktı. Şehzadeler Başkanımız uygun görürse burayı da Gülşah Durbay Gençlik Merkezi yapmak istiyoruz. Bu da inşallah Şehzadeler Belediyesi’nde olacak. Bir de Yunus Emre Belediyesi’nden devraldığımız bir gençlik merkezimiz var. Yaklaşık 4-5 aylık bir zamanı var bunun. İnşallah onu da çok kısa sürede bitireceğiz. Haziran ayında kısmetse mayısa yetiştirmek istiyoruz. Haziran ayında burayı da açacağız. Burayı da Güney Temiz Gençlik Merkezi yapmak istiyoruz" dedi. Ekici’nin kızından duygusal konuşma Muharrem Ekici’nin kızı Begüm Ekici açılış programında duygularını paylaşarak, "11 yıl önce bugün kaybettiğim ama acısını ilk günkü gibi hissettiğim babam Muharrem Ekici’nin adının Gençlik Merkezine verilmesi bizler için onur verici. Babam Saruhanlı sevdalısı bir adamdı. Onun tek hayali gençlerin daha fazla imkana sahip olmasıydı. Bu merkez onun için çok önemli. Canım Babacığım Belediye Başkanı olamadın ama gönüllerin başkanı oldun. Emeği geçen herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. "Yeni hizmetler yaparak vatandaşın yüzünü güldürmek gerekiyor" CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise yaptığı konuşmada, "Öncelikle bileni çoktur, bilmeyeni için söyleyelim. Özgür Özel Manisalıdır. Doğum yeri Şehzadeler’dir ama esas memleketi Saruhanlı’nın Mütevelli Mahallesidir. Mütevelli beldesidir. O günkü Mütevelli köyüdür. İkisi de öğretmen olan annem ve babam birisi Adıyaman, Besni’deki, birisi Eskişehir’deki görevlerinden sonra tayin olup memleketlerine geldiklerinde Mütevelli Ortaokulu’nda birlikte görev yaparlar ve orada tanışırlar, orada evlenirler. Ben doğduğumda ikisi Mütevelli’de öğretmendiler 1974 yılında. O yüzden Mütevelliler, Saruhanlılar beni haklı olarak hemşehrileri ve evladı bilirler. O yüzden hepinize yeni yılın ilk toplantısında memleketim Saruhanlı’dan Merhabalar diyorum. Biz Saruhanlı’ya koşa koşa geliyoruz. Öyle bazı yere ayağınız biraz daha zor gider. Buraya koşa koşa geliriz. Çok zor ayrılırız buradan. Çok iyi günlerimiz oldu ama çok kötü günlerimiz de oldu. Bugün o günlerden bir tanesinin yıl dönümünde kardeşim, ağabeyim Muharrem Ekici’nin diş hekimi Muharrem Ekici’nin, Saruhanlıların deyimiyle Dişçi Muharrem’in ölümünün 11. yılında buradayız. Biz birlikte milletvekili adayı olduk, belediye başkan adayı olduk. Ardından siyasete devam ederken beni 1 Ocak günü berber amcamızın cenazesi için buraya çağırdı. Birlikte katıldığımız bir cenaze, bir defin töreninde rahatsızlandı, hastaneye kaldırıldı ve hayatını kaybetti. Şöyle bir düşününce Saruhanlı çok güzelliklerin memleketidir. Bereketli bir memlekettir. Türkiye’de en çok belde belediyesi olan ilçelerden biriydi kapanmadan önce. Ama bir süredir de Saruhanlı maalesef bizim açımızdan acının merkez üssü olmuş durumda. 2015’te Muharrem’i kaybettik. Ardından Güney Temiz kardeşimizi kaybettik. Gülşah Duruba’yı kaybettik. Koldere doğumludur. Yine burasının kendi evladı olarak sevdiği Ferdi Zeyrek’i kaybettik. Hep böyle acılarla birlikteyiz. Buradan bütün samimiyetimle yılın da ilk gününde Rabbimden artık bizi daha fazla acıyla ve ölümle sınamamasını dua ederek hepimizin başı sağ olsun diyorum bir kez daha ve hepsinin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Siyasetçiler bazı hedeflerine ulaşırlar, bazı hedeflerine ulaşamazlar. Ama ardından onların anılarını yaşatmak, bizlerin geride bıraktıklarının boynuna borçtur, vazifedir. Bunun adına vefa denir. Bunun adına başka tanımlamalar yapılır. Muharrem Ekici 45 yaşında vefat ettiğinde 20 yaşında bir gencin dinamizmindeydi. Herkesin dostuydu. Her yaştan arkadaşı vardı ve onu yaşatmak için Saruhanlı’ya bir eser kazandırmak gerekiyordu. Burada Ferdi Zeyrek’le beraber böyle bir merkezin yapımına başlandığını ve bunu güçlendirerek, genişleterek, fonksiyon kazandırarak ve en nihayetinde Muharrem Ekici’nin adını vermeye karar vermiştik. Maalesef biraz önce anlatıldığı gibi Ferdi Zeyrek’e nasip olmadı. Bu eseri tamamlamak değerli büyükşehir belediye başkanımız Besim Dutlulu’nun döneminde oldu. Ama o da çok güzel ifade etti. Hem Güney’in, hem Muharrem’in, hem Ferdi Başkan’ın, hem Gülşah Başkan’ın adlarını yaşatacağımız Manisa’nın dört bir yerinde birbirinden önemli eserler, birbirinden önemli merkezler ortaya çıkacak. Muharrem öldüğünde Özlem’e demiştim. Nasıl dayanacağız diyordu. Dedim ki insanın öldüğünde ilk gün kalbinde 40 tane mum yanar. Her gün bir tanesi söner. 40’ından sonra o bir mum ömür boyunca yanar. O bir mum bizim kalbimizin bir tarafını Muharrem için, bir tarafını Ferdi için, bir tarafını Güney kardeşim için, Gülşah’ınki daha yakın, bir tarafını Gülşah için yanmaya devam ediyor. Ama bizlere bu vakitten sonra toparlanmak çalışmak, hizmetlerle birlikte onların verdiği sözleri tutarak yerine getirerek, yeni sözler vererek, yeni eserler ortaya koyarak, yeni hizmetler yaparak vatandaşın yüzünü güldürmek gerekiyor" dedi. Törene katılan AK Partili Başkana teşekkür etti Konuşmasında törene katılan Saruhanlı Belediyesi’nin AK Parti’li Belediye Başkanı Ekrem Cıllı’ya teşekkür ederek devam eden Özel, "Aramızda Saruhanlı Belediye Başkanımız var. Adalet ve Kalkınma Partisinden Ekrem Başkan. Buraya geldi. Bu toplantıyı onurlandırdı. Bu çok önemli. Öyle olunca ben rakip partiden bir siyasetçi olduğunda böyle sert siyasi eleştiriler yapmayı sevmem. Doğru bulmam. Gerçi Sayın Erdoğan geçen hafta Çekmeköy’de benim belediye başkanım sormuştu gideyim mi diye. "Git tabii." dedim. Cumhurbaşkanı açılış yapıyor. Özel hastane açılışında bizimkileri birazcık kulaklarını kızartmış ama ben de selamlarını aldım uzaktan. Bizim kulaklarımızı çınlatmış ama ben öyle yapmayacağım. Çünkü böyle günler birliğin, beraberliğin günü. Sayın Erdoğan bilir, bilmez biz Manisa’da kendisini ilk ziyaretimde de söylemiştim ona. Dedim ki bizim Manisa’nın Hacıhaliller benim köyüm. Sizin teşkilat başkanıyla benim mahalle sorumlum cenazeyi de birlikte kaldırıyorlar, düğünü de birlikte yapıyorlar. Biz Manisa’da kutuplaşmanın değil, kucaklaşmanın doğru olduğunu, siyasi rekabetin seçimde kaldığını, daha sonra memlekete hep beraber hizmet etmeyi isteriz. Bütün Saruhanlı şahit, bütün Manisa şahit, Besim Başkan, Ekrem Başkan şahit. 2014’te biz burada gördüklerinizin hemen hepimiz adaydık. Ben Büyükşehir’i kaybettim ve Bakırlıoğlu Akhisar’ı kaybetti. Semih Balaban Şehzadeler’i kaybetti. Yeni sistemde, köylerin oy verdiği sistemde 3 belediyemiz vardı. Kaybettik. 18’de 0 yaptık. Ben ilk 2009 Belediye Başkan adayı olduğumda benden önceki aday yüzde 6 oy almıştı. Ama biz sağ sol, o parti bu parti, Alevi, Sünni, Kürt, Türk ayrımı yapmadan Manisa’da insana değen siyasetle sıkarak, iyi günde kötü günde var olarak, kimseyi arkada bırakmadan, kimseyi iyi gününde kötü gününde yasında, tasasında bir beklentisi olduğunda, olmadığında yalnız bırakmadan bir siyaset yaptık. Yüzde 6 oy aldığımız Manisa’da yüzde 60 oy aldık. Bir milletvekilliğimizin olduğu memlekette dört milletvekiline çıktık. Son anketlere bakarsanız Manisa’da 6 kesin 7’ncisi olacak mı diye Saruhanlı ilçe başkanım soruyor. Bir zamanlar Muharrem 6’dan seçilememişti. Şimdi inşallah 6 milletvekili çıkaracağız. Biz bunu kavga ederek, kutuplaşarak değil, birbirimizi severek, insan ayırmadan, gerginliklerden medet ummadan yaptık. Maalesef bugün Türkiye’nin siyasetinde bir gerginliktir. Bir kutuplaşmadır gidiyor. Yeni yıllar böyle süreçlerde yeni başlangıçlara vesile olur. Biz de bu yeni bir başlangıç olmasını yeni yılın bundan sonra herkesin görev alanı neyse emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin sorunlarıyla meşgul olmasını onlarla hemhal olmasını birazcık bu tasaların, bu sıkıntıların, bu yoksulluğun, bu işsizliğin, bu açlığın önüne geçilecek işler yapılmasını öneriyoruz. Biz bunun için çalışıyoruz. Bakın, Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumsuz bir şey demem kimseye dediğim gibi Ekrem Başkan’ım burada. Ama olumlusunu söyleyeyim. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ilk geldik. Hiç kreş yokken 1.000 kreş hedefi koyduk. Türkiye’de 779. kreşimizi açtık. 1.000’incisine doğru gidiyoruz. Öğrenci yurdu yoktu. 100 öğrenci yurdu hedefi koyduk. 78. öğrenci yurdumuzun açılışını yaptık. İstanbul’da hiç yoktu. 16 tane, 17 tane belediye yurdu yaptık. Yapmaya devam edeceğiz. Bugün Manisa’da hiçbir ilçede yokken şimdi 10 ilçede 11 tane kent lokantası var. 12 ilçede 14 tane halk mandıra var. Sayı bunlarla kalmayacak. 2 Ocak açılışlarıyla Selendi ve Demirci’de halk lokantasına, halk mandıra, halk ekmek noktalarına kavuşacak, hızla herkesi bu hizmetlerden yararlanır hale getirmeye çalışıyoruz. Bakın memleketim Manisa’dan Türkiye’ye yoksulluk çeken herkese sesleniyorum. Belediyede 4 kap sıcak yemek piyasada 250 liraya satılırken halk lokantalarımızda 50 liraya satılıyor. Önümüzdeki günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelir testi yerinden dağıtacağı sosyal yardım alan herkese verilecek kartla artık bütün lokantalar halk lokantası olacak. Yani 200 liralık yemek bu kartla 50 liraya yenecek. Belediye tabii bununla ilgili toplu pazarlık yapacak belli bir ödemede anlaşacak ve halk lokantasında kaça yeniyorsa esnafta da o kart geçirilerek o paraya yenilecek, üstünü belediye katkı sağlayacak. Memleketim Manisa’dan söylüyorum. Ferdi Zeyrek’in en büyük hayaliydi. Hatta ikide bir bana siyaset öncesinde de derdi ’Abi bir mandıra açsak mı?’ falan. Ya ne işimiz var Ferdi bilmediğimiz işte falan. Belediye başkanı oldu ilk halk mandırayı açtı. Türkiye’de ilk. Öyle ki Muğlalı belediyeler gelip Manisa’dan Halkmandıra’dan ürün istiyorlar. Muğla’da satıyorlar. Manisa’da şu anda toplam 14 Halkmandıra’da. Bütün Türkiye’ye buradan gurur duyarak duyuruyorum ve örnek olsun diye söylüyorum. Halkmandıralarda dana kıymanın kilosu 550 liraya satılıyor. Piyasada 1000 lira. Halkmandıra’da Kaşar peynirinin kilosu 230 lira. Piyasa da 640 lira. Halkmandıra’da siyah zeytin 140 lira, aynı kalite siyah zeytin piyasada 280 lira. Yani biz yerel yönetimiz ama zeytinde, zeytinyağında, sütte, peynirde, yoğurtta ve kırmızı ette neredeyse yarı fiyatları yakalamış durumdayız belediyenin imkanlarıyla. Demek ki yani amaç maliyetleri düşürmek doğru yerde doğru şeyleri yaparak insanları bu yoksulluğuna çare üretmekse belediye imkanlarıyla dahi bu noktalara geliyoruz. Bu iyi örnekleri Türkiye’ye yayıyoruz. Kent lokantasını Ekrem Başkan yaptı. Bütün Türkiye’ye yaydık. Halk mandırayı ferdi yaptı. Bütün Türkiye’ye yayıyoruz. İyi örnekleri çoğaltıyoruz. Ama eninde sonunda ne olursa olsun saldırı altında direniriz, mücadele ederiz ama iktidar yürüyüşümüz sürdürüyoruz." şeklinde konuştu. "Bir gün iktidar partisi genel başkanı olarak geleceğim" "Ant olsun ki bir gün anamla babamın gelip tanışıp evlendiği bu memleketime belediye başkan adayı geldim, milletvekili adayı geldim, milletvekili geldim, grup başkan vekili geldim. Bugün genel başkan olarak geldim. Bir gün iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim." diyen Özel konuşmasını şöyle tamamladı: "Ve ant olsun ki bu 1.000 lira olan kıyma bir tek Manisa’da 550 lira olmayacak. Bütün Türkiye’de bugünkünün üçte biri fiyatı olacak. Ant olsun ki hiçbir çocuk hayatı kapatamayacağı kadar bir farkla geriden başlamayacak. Hiçbir çocuğa anasından, babasından yoksulluğu miras bıraktırmayacağız. Ant olsun ki Saruhanlı’daki çiftçi aynen ilk Cumhurbaşkanının Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi yeniden milletin efendisi olacak. Ant olsun ki Saruhanlı esnafının kepenk kapatan esnafın, siftahsız güne haftaya başlayan esnafın yüzünü güldürecek olan Atatürk’ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi olacak. Size söz veriyorum. Nasıl Saruhanlı’da AK Partilisi de Dişçi Muharrem’i de seviyordu, Özgür Özel’i de seviyor, Ferdi Zeyrek’i de seviyor. CHP iktidar olduğunda Saruhanlı gibi Manisa gibi Türkiye’de de kutuplaşma bitecek, kucaklaşma baş başlayacak. Buradan çağrımdır. Biz bugün Ekrem Başkan’ı davet ettik, şeref verdi. Geçen hafta Çekmeköy’de sordular, ’Belediye başkanıma git.’ dedim. Bundan sonra çağrımdır. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler yaptıkları her açılışa iktidar partisi AK Parti ve MHP’li başkanları, yöneticileri davet etsinler. Davet edildiğimiz her yere gideceğiz. Artık bu kutuplaşmadan bu birbirini şeytanlaştıran gergin iklimden ülkenin çıkması omuz omuza kol kola hepimizin çok sevdiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dönemi gibi kalkınmaya yürümemiz lazım. Zenginliğe yürümemiz lazım. Dünya devi olacağız. Söz verdik Atatürk’e. Gelişmiş ülkeleri yakalayacağız ve geçeceğiz. Bunun yürüyüşünü 2026’da başlatıyoruz. Yolumuz açık olsun, yolunuz açık olsun." Yapılan konuşmaların ardından Muharrem Ekici Gençlik Merkezinin açılışı kurdele kesimiyle birlikte yapıldı.
02 Ocak 2026 Cuma - 15:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sayın Trump’la pazartesi günü yine bir görüşmemiz olacak"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii’nde düzenlenen soru cevap etkinliğinde Gazze’ye, Rusya-Ukrayna savaşına ve enflasyona dair önemli mesajlar verdi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii’nde kıldığı Cuma namazı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 1 Ocak’ta düzenlenen Gazze Mitinginin ardından Gazze’yle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimizi o çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama Netanyahu müsaade etmiyor. Er ya da geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız" mesajını verdi."Gazzeli o yavruların hali ve ahı Netanyahu’nun yanına kar kalmaz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ocak’ta geniş bir katılımla düzenlenen Gazze Mitinginin ardından Gazze’ye yardım konusuna ilişkin şunları söyledi:"Filistin yalnız değil, Filistin bizim canımız ciğerimizdir. İsrail’in bu düşmanlığı yanına kar kalmayacak. Şu ana kadar bizler Türkiye olarak Gazze’yi yalnız bırakmadık, Filistin’i yalnız bırakmadık ve bundan sonra da ne Gazze ne Filistin yalnız kalmayacak. Elimizden gelen tüm gayreti Türkiye ve İslam dünyası olarak, onların yanında bulunarak göstereceğiz ve güç birliğimizi devam ettireceğiz. İnşallah 2026’ya çok daha farklı ve güçlü bir şekilde gireceğiz. Özellikle de Netanyahu’nun yaptıkları yanına kar kalmayacak. Çünkü 7’den 70’e çok mazlumun ahını aldı, bu yavruların ahı onun yanına kar kalmaz. O çadırdan başka her şeye benzeyen; rüzgarların, yağmurun çamurun içindeki o yavruların hali ve ahı Netanyahu’nun yanına kar kalmaz. Bizler elimizden geleni yapıyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Konteyner göndermek istiyoruz ama müsaade etmiyor. Çünkü bunun için onun müsaade etmesi gerekiyor. Halbuki elimizde konteynerlar var ve bu konteynerlarla Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimizi o çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama ne yazık ki olamıyoruz. Ama er ya da geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız.""Sayın Trump’la Rusya - Ukrayna arasındaki bu konuları ve Filistin’deki konuları görüşme fırsatı bulacağız"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna - Rus savaşı hakkındaki düşüncelerini, "Şu an gerek sayın Putin’le, sayın Zelenski’yle ve gerekse sayın Trump’la bu konu hakkındaki görüşmelerimiz devam ediyor. Bu hafta da bir zirve olacak ve benim adıma Dışişleri Bakanımız katılacak. Sayın Trump’la da pazartesi akşamı bir görüşmemiz olacak ve Rusya - Ukrayna arasındaki bu konuları; aynı şekilde Filistin’deki konuları da görüşme fırsatı bulacağız" dedi."Gerek enflasyondaki düşüş gerekse Merkez Bankamızın rezervi her geçen gün daha iyiye gidiyor"Erdoğan, enflasyondaki düşüşün seyri hakkındaki görüşlerini ve 2026 yılı ekonomik öngörüleriyle alakalı olarak, "2026ya her şeyden önce olumlu bir şekilde girdik giriyoruz. gerek enflasyondaki düşüş, gerekse merkez bankamızın rezervi her geçen gün daha iyiye gidiyor. 2026 bu noktada inşallah başarılı bir yıl olarak geçecek. buna olan inancımız tamdır. rezervimiz gayet iyi, bundan dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. inşallah rezervimizi de daha iyi hale getireceğiz ve 2026 yılını başarıyla tamamlayacağız" şeklinde konuştu."Deprem konutlarındaki hedeflerimize inşallah ulaşacağız"Son olarak Erdoğan, 11 ilde tamamlanması planlanan deprem konutlarına dair, "Bu konuda özellikle Çevre Bakanlığımız ve Murat Kurum tüm ekipleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Böylece 11 deprem ilimizde çalışmalar sürdürülüyor, sürdürülmeye devam edecek ve deprem konutlarındaki hedeflerimize inşallah ulaşacağız. Deprem konutları dışında sosyal konutlardaki çalışmalarımıza da aynı gayretle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 14:52
CHP Genel Başkanı Özel: "Suriye’deki istikrarsızlığın kimseye faydası yok"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel memleketi Manisa’da cuma namazı sonrası gündemi değerlendirdi. Özel, özellikle Suriye’de istikrarsızlığın kimseye faydası olmadığını belirterek, "Suriye’nin barış içinde olması Türkiye’ye huzur getirir, Türkiye’yi kalkındırır" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel yeni yılın ilk programını memleketi Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde gerçekleştirdi. CHP Saruhanlı eski ilçe başkanlarından Muharrem Ekici’nin 11. ölüm yıl dönümü için ilçeye giden Özel, mezar ziyaretinin ardından cuma namazını Saruhanlı Merkez Camii’nde kıldı. Cuma namazı çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel’e Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa milletvekilleri Selma Aliye Kavaf, Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve çok sayıda partili eşlik etti. Konuşmasına Saruhanlı’ya geliş nedenlerini açıklayarak başlayan Özel, "11 yıldır her sene 2 Ocak’ta Saruhanlı’da oluyoruz. Çünkü partimiz büyük acılarla ölümle ve buna sabırla sınanmaya geçtiğimiz yıldan önce 11 yıl önce burada belediye başkan adayımızı seçimleri takip eden 2 Ocak günü kaybetmemizle başladık. Rahmetli diş hekimi Muharrem Ekici bizlerin çok değerli bir kardeşimiz, büyüğümüzdü. Vefat ettiği gün 45 yaşındaydı. Bundan 11 yıl önce ve o gün Saruhanlı’da belediye başkan adayımızdı. O zaman hepimiz Manisa’nın ilçelerinde görevlerimiz, adaylıklarımız vardı. Başarısız bir dönemi hep birlikte geçirmiştik. Bugün onun ilçesinde o zaman hiç belediyemiz yoktu. 18 belediye başkanından 15’inin Cumhuriyet Halk Partisi’nde olduğu 4 milletvekilimizle birlikte Muharrem Ekici aday olduğunda sadece bir milletvekilimiz vardı 2011 seçimlerinden önce Manisa’da. Bugün 4 milletvekili olarak Manisa milletvekilleri anma törenindeydik. Ruhu şad olsun. İlçemizi ziyaret ettik. Muharrem kardeşimiz için lokma hayrımızı yaptık. Şimdi de onun adına yapılmış olan bir kültür sanat toplantı merkezinin açılışını yapmak üzere buradayız" dedi. Yeni yılın tüm ülkeye hangi siyasi görüşten olursa olsun 86 milyon vatandaşa başta sağlık, huzur, refah, bölgeye, Türkiye’ye barış dilediğini kaydeden Özel, "2025 yılında çok acılar çektik. Kayıplarımız oldu. Ülkemiz çok zorluklar çekti. Hem de 2025 yılı emeklilerimiz için, asgari ücretliler için, Saruhanlı’daki çiftçiler için, esnaflar için zor bir yıl oldu. Afetler gördük, kuraklık gördük, hastalık gördük, yangın gördük. Sokakta ve mutfakta, pazarda, cüzdanda yangın var. Bunların tamamının 2026’da hızla iyileşmesini temenni ediyoruz. Saruhanlı bizim açımızdan çok kıymetli bir ilçemiz. Bugün vatandaşlarımızın gösterdiği ilgiye, teveccühe bir kez daha teşekkür ediyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizin yeni yılı kutlu olsun. Cumanız mübarek olsun" diye konuştu. "Bu ikili uygulamalar doğru değil" Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Özel, bir gazetecinin ’Gazze’ye yönelik Cumhuriyet Halk Partisi bir süre önce Galata Köprüsü’nde bir basın açıklaması yapmak istemişti ancak izin verilmemişti. Ama 1 Ocak’ta Bilal Erdoğan organizasyonunda böyle bir eyleme, organizasyona izin verildi. Nasıl değerlendiriyorsunuz’ şeklindeki sorusuna şu cevabı verdi: "Şimdi objektif bakacak olursak, dün verilen izin doğru, önceki verilmeyen izinler büyük yanlışlık. Yani şimdi bize vermediniz, onlara da vermeyin diyecek halimiz yok. Kim Gazze için, Filistin için yürüyorsa, kim bir eylem yapmak istiyorsa, kim ses çıkarmak istiyorsa ona izin versinler. Ama diğer yandan bu ikili uygulamalar doğru değil. Vicdanları yaralıyor. Yani bu soruyu siz niye soruyorsunuz? Gazetecinin görevi bu. Yani birine öyle, birine öyle uygulama. Birine helal olan öbürüne haram olsun, birine serbest olan öbürüne yasak olsun. Demokrasilerde bu olmaz. İzni isteyen CHP olursa köprünün üstü yasak, izni isteyen Sayın Cumhurbaşkanının oğlu olduğunda bu sefer o izin verilecek. Bu doğru bir yaklaşım değil. İznin verilmesi doğrudur. Her isteyene bu izinler verilmelidir. Gazze için sağdan soldan nereden en net, en yüksek ses ve itiraz çıkarsa bunun Gazze’ye ve hepimize faydası var, katkısı var. İsrail’in bu saldırgan tutumunun karşısında barışı savunan, herkesin hele hele Müslüman kardeşlerimizin bu kadar katledildiği bir süreçte buna ses çıkaran, herkesin sesine ses vermek, destek olmak gerekir. Çifte standarda itiraz ediyoruz ama dün yapılan iş önemli bir iştir, doğru bir iştir. Keşke bu meselede partizanlık yapmasalar da hem hiçbirimiz hem de milletin vicdanını boşu boşuna sızlatmasalar. Bu adaletsiz, ikircikli görüntüler ortaya çıkmaz. İnşallah 2026’da biz yine oraya bir izin istediğimizde dün verilen izin bize de verilir. Bunu öyle ifade edelim. Yoksa bize vermediler onlara da vermesinler. Biz öyle bir negatif siyasetin ne insanıyız, ne partisiyiz." "Suriye’deki barış Türkiye’yi kalkındırır" "PKK’nın Suriye kolu YPG’ye 10 Mart mutabakat çerçevesinde Şam yönetimi ile birlikte verilen süre doldu. Bu noktada nasıl değerlendiriyorsunuz? Feti Yıldız’ın da bu noktada bir takım açıklamaları oldu" şeklindeki soruya ise Özel, "Ben 10 Mart mutabakatını önemsiyorum. 10 Mart mutabakatının uygulanması gerek. Çünkü 10 Mart mutabakatı, o zaman da söylemiştik, çerçevesi geniş, muğlak ifadeler var ve nasıl hayata geçirileceği konusu gerçekten netleştirilmesi lazım diye. 31 Aralık’a kadar süre vardı. Bir mutabakat sağlanamadı. Buradan diplomasiye alan açılması gerektiğini düşünüyoruz. Yani efendim tarih doldu, süre doldu, barış olmadı, savaş olsun. Suriye’deki istikrarsızlığın kimseye faydası yok. Ne Kürtlere, ne Türkmenlere, ne Araplara, ne Sünnilere, ne Alevilere, kimseye faydası yok. Suriye’deki istikrarsızlık, oradaki Arap Alevi kardeşlerimize, Nusayri kardeşlerimize yapılan saldırıları defalarca kınadık, bir kez daha kınıyoruz. Dürzilere saldırılıyorsa onu da kınıyoruz. Araplar, Kürtler, Türkler barış içinde yaşamalılar. Bunun için bir anayasal çerçeveye ihtiyaç var. Herkesin temsil edildiği bir Suriye anayasasına İhtiyaç var. 10 Mart mutabakatının uygulanabilmesi için diplomasiye ihtiyaç var. Türkiye’den çıkan seslerin bu noktada yapıcı olması lazım. Bir an önce bu istikrarsız ortam bitsin isteniyor. Evet. Ama yapıcı, sabırlı, diplomasiye alan açan bir sürecin götürülmesi gerekir diye değerlendiriyoruz. Bu konuda Türkiye zaman zaman MİT Başkanının bu konuda aktif tutum sergilediğini takip ediyoruz. Bu konuda hem Dışişleri Bakanlığı, hem İstihbarat Teşkilatı’nın, hükümetin aktif tutum sergilemesi lazım. Açıkça söylüyoruz. Buradan bize de orada bir görev düşerse sözümüzü söylediğimizde hem dünyada, Avrupa’da hem Suriye’de bizim bu işe katkı sağlayabileceğimiz neresi varsa biz de katkı yapmaya açığız. Yeter ki Suriye’de barış olsun. Sınırın iki tarafında Kürtler yaşıyor. Oradaki sorunun çözülmesi demek sınırın iki tarafındaki kardeşlerin bir arada yaşaması demek. Suriye’nin barış içinde olması, Türkiye’nin barış içinde olması Suriye’ye huzur getirir, Türkiye’ye huzur getirir. Suriye kalkınır, Türkiye kalkınır. Ayrıca Türkiye’deki sığınmacı sorunu tamamen hallolur. Daha şu anda yüzde 20’si halloldu, yüzde 80’i duruyor. Suriye’ye de, Türkiye’ye de 2026’da barış diliyoruz ve artık savaşlarla istikrarsızlık değil, barışla ve kalkınmayla anılmak istiyoruz. Bu ülkenin de Suriye’nin de Kürt’ünün de Türk’ünün de yaşayan Araplarının da Türkmenlerin de Alevi’nin de Sünni’nin de esas sorunu sömürülme sorunudur ve açlık sorunudur. Yokluk sorunudur. Bunların aşılması için de Suriye’ye de Türkiye’ye de barış bekliyoruz" ifadelerini kullanarak cevap verdi. "Haftaya yoğun bir programla başlayacağız" Bir diğer gazetecinin asgari ücretle ilgili "Asgari ücret açıklandıktan sonra ’eğer bu iktidar gitmezse yokluk gitmez geçim sıkıntısı gitmez’ diye bir söylemde bulundunuz. Türkiye genelinde böyle bir söylemde, seslenişte bulundunuz. 2026 yılında bir erken seçim olur mu? Böyle bir öngörünüz var mı" sorusuna ise Özel şu yanıtı verdi: "Şimdi bir kere bence erken seçim 2026’da olsun. Bıçak kemiğe dayanmışken neden 1,5 sene 2 sene daha beklensin? 2026 yılı geçim yılı olmayacaksa seçim yılı olur. Asgari ücret sefalet ücreti olarak açıklanmıştır. Tarihte ilk kez işçiler masada olmadan ve tarihte ilk kez açlık sınırının altında verildiği gün ilan edildiği gün açlık sınırının altındadır. Bugün açlık sınırı 30 bin 400 lirayken asgari ücret bunun 4 bin lira 3 bin lira altında ilan edilmiş durumdadır. Alındığında daha da altında kalacaktır. Bu katlanılabilir bir durum değildir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki hafta pazartesi günü MYK toplantımızı yaparak ardından kapalı grup toplantımızı yaparak, salı günü açık grup toplantımızı yaparak, çarşamba günü yine mitingimizi yaparak, perşembe günü parti meclisi bizi toplayarak, cuma günü Doğu-Güneydoğu bölgesindeki il başkanlarımızı, kanaat önderlerini toplayarak, cumartesi günü 81 ilin il başkanlarını toplayarak gelecek hafta her gün bir toplantıyla 2026 yılına nasıl başlıyoruz, 2025’i nasıl değerlendiriyoruz, 2026’da nasıl mücadele edeceğiz, erken seçim sandığını nasıl getireceğiz ve bu milletin soru Bunlarına çözüm önerilerimizi hangi performansla, hangi takvimle, ne şekilde çalışarak yapacağız? Bunları planlayacağımız ve ardından da tabii bir yandan planlamayla bir yandan yine mitingimizi, grup toplantımızı aksatmadan iktidar yürüyüşümüzün somut adımlarını atacağımız, başlayacağımız bu toplantılarla değerlendirmeleri yapacağımız hem istişarenin hem de ardından bir koordinasyonun, eşgüdümün sağlanacağı partinin bütün yetkili organların grubundan parti meclisine, il başkanlarından cumhurbaşkanı aday ofisine kadar yoğun bir toplantı planlama ve harekete geçme haftası olarak önümüzdeki haftaya başlıyoruz." Özel açıklamasının ardından Muharrem Ekici adına yaptırılan kültür sanat merkezinin açılışına katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder