POLİTİKA
29 Mart 2026 Pazar - 17:26 BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.
Miran: "Kamu personel sistemi emeği merkeze almalı"
02 Ocak 2026 Cuma - 14:52 Miran: "Kamu personel sistemi emeği merkeze almalı" Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilemediği, enflasyon hedeflerinin tutmadığı ve sıkılaşma politikalarının yükünün büyük ölçüde sabit ücretlilerin üzerine yıkıldığı bir yılı geride bıraktıklarını, Büyük Memur-Sen ailesi olarak 2026 yılında beklentilerinin; yüksek vaatler değil, daha öngörülebilir, daha adil ve daha sürdürülebilir bir zeminin güçlenmesi, emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sisteminin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. 3600 Ek Gösterge hayati öneme sahip Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "Kamuda çalışanlar arasında ücret ve maaş adaletsizliğinin arttığı, çalışma huzurunun bozulduğu, Kamu İşvereninin toplu sözleşme masasını etkin kullanmadığı, sosyal tarafların devre dışı bırakılarak tekil düzenlemelerle geçici iyileştirmelerin yapılmaya çalışıldığı bir yıl olarak geride kaldı. Aynı zamanda bu yıl; Toplu sözleşmede kayıt altına aldığımız ve kamu görevlileri ile emeklileri için hayati öneme sahip olan ‘1. Dereceye 3600 Ek Gösterge’ vaadi halen hayata geçirilmedi. Kamu görevlileri sendikacılığı için tercih değil zaruri şart olan ‘4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi’ hususu elzem olmasına rağmen gerekli adım atılmadı ve örgütlenme özgürlüğünün, adil toplu pazarlık hakkının önü açılmadı" dedi. "Kamu personel sistemi reforme edilmeli" Uzun süredir kamuda personel ve ücret sisteminde reform ihtiyacı olduğunu ifade ettiklerini belirten Başkan Miran, tek taraflı yapılan ve kısıtlı bir kesimi kapsayan düzenleme teklifinin; hem kamu görevlilerinin hem de kamuoyu tarafından gelen tepkiler sonrası geri çekildiğini hatırlattı. Miran, "Bir kez daha Kamu Personel Sisteminde reform ihtiyacı bütün kesimler tarafından ifade edildi. Ücret adaletsizliği, unvan karmaşası, görev-yetki-sorumluluk dengesizliği ve kariyer yapısındaki dağınıklık, bütüncül bir reform olmadan çözülemez. 2025 yılı sadece zam oranlarının değil, sistemin kendisinin sorgulandığı bir eşik yılıdır" şeklinde konuştu. "Kayıpların telafi edilmesi gerekir" 2025 yılının, toplu sözleşme sürecinin yalnızca maaş artışlarının konuşulduğu bir zemin olmaktan çıkıldığı bir yıl olduğunu belirten Başkan Eyüp Bülent Miran sözlerini şöyle sürdürdü: "Memur-Sen’in ısrarla vurguladığı üzere sorun, rakamlardan önce 4688 sayılı Kanun’un dar müzakere alanı ve çözümsüz yapısıdır. Takvimi sıkışık, yetki alanı sınırlı, konuları dar, kapsamı yetersiz ve adaletsiz hakem mekanizmasına mahkûm edilen bu sistem, kamu görevlilerini her dönem yeniden belirsizliğe sürüklemektedir. Bu yönüyle 2025, Kamu İşveren eliyle ve Hakem Kurulu Kararıyla kamu görevlileri ile emeklilerinin haklı beklentilerine cevap verilmeyen, kayıplarını telafi etmeyen ve çalışanlar arasındaki uçurumu büyüten bir yıl olarak kayıtlara geçti. Bu doğrultuda 2026 yılında da;1.dereceye 3600 ek göstergenin verilmesi, 4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, Yardımcı Hizmetler Sınıfının Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi, Mühendislik ve teknik personelin mesleki sorunlarının çözülmesi, Akademik personelin haklı ve meşru taleplerinin karşılanması, müdür, şube müdürü ve idari personelin mali haklarının iyileştirilmesi, Koruyucu Giyim kazanımımızın eksiksiz ve tavizsiz uygulanması, Hakem Kurulu kararlarıyla oluşan kayıpların telafi edilmesi, Seyyanen ödemenin emekliliğe yansıtılması, Kamu personel sistemini bozan ücret dengesizliklerinin giderilmesi ve yapısal çarpıklıkların düzeltilmesi, başta olmak üzere; emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sistemi için mücadelemizi ilkelerimizden sapmadan, güçlü bir irade ve ortak akılla sürdürmeye devam edeceğiz."
Merkezefendi Halk Şarküteri vatandaşlara uygun fiyatlı süt ürünleri sunuyor
02 Ocak 2026 Cuma - 14:29 Merkezefendi Halk Şarküteri vatandaşlara uygun fiyatlı süt ürünleri sunuyor Merkezefendi Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Halk Şarküteri markası ile vatandaşlara sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı süt ürünleri sunuyor. Merkezefendi Belediyesi, vatandaşların temel gıda ürünlerine sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlarla ulaşabilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Merkezefendi Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Halk Şarküteri markası altında süt ürünleri vatandaşların hizmetine sunuluyor. Günlük tüketimin vazgeçilmezleri arasında yer alan yoğurt, peynir, tereyağı ve kaymak gibi süt ürünleri; hijyenik şartlarda, titizlikle ve Merkezefendi Belediyesi güvencesiyle hazırlanıyor. Kaliteli ve ekonomik ürünlerle hem vatandaşların sofralarına hem de aile bütçelerine katkı sağlanıyor. Halk Şarküteri süt ürünleri, Merkezefendi Halk Market şubeleri ile Merkezefendi Halk Et Mağazaları üzerinden temin edilebiliyor. "Halkımızın sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı gıdaya erişimi önceliğimiz" Halkın ihtiyaçlarına yönelik projelerle üreticiyi ve tüketiciyi desteklemeye devam ettiklerini belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Hemşerilerimizin sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini en temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Halk Şarküteri markamızla, günlük tüketimde önemli yere sahip süt ürünlerini hijyenik şartlarda, kaliteli ve uygun fiyatlarla halkımıza sunuyoruz. Amacımız, kimsenin temel gıdaya ulaşmakta zorlanmadığı, adil ve dayanışmacı bir Merkezefendi’yi birlikte inşa etmektir. Halkımızın bütçesine katkı sunan bu hizmetimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
Başkan Geçit, "Yeşil yaşam evleri Yeşilyurt’un geleceğine değer katıyor"
02 Ocak 2026 Cuma - 12:03 Başkan Geçit, "Yeşil yaşam evleri Yeşilyurt’un geleceğine değer katıyor" Yeşilyurt Belediyesinin kendi öz kaynaklarıyla Turgut Özal Mahallesinde inşa ettirdiği ‘Yeşil Yaşam Evleri’ Kentsel Dönüşüm Projesinde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, yapımı son aşamaya gelen iki bloğu yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı, mahalle sakinleriyle istişare toplantısı gerçekleştirdi. Yeşilyurt Belediyesinin öz kaynaklarıyla 2020 yılında temeli atılan "Turgut Özal Mahallesi Yeşil Yaşam Evleri" Kentsel Dönüşüm Projesinde çalışmalar hızla ilerliyor. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in göreve gelmesiyle birlikte sahada ciddi bir ivme kazanan projede, inşaat seviyesinde büyük ilerleme kaydedildi. Başkan Geçit göreve geldiğinde yaklaşık yüzde 25 seviyesinde olan A ve B Bloklar, bir yıl içerisinde tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilirken, yüzde 10 seviyesinden devralınıp yüzde 87 seviyesine ulaştırılan C ve D blokların ise en kısa süre içerisinde tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilmesi hedefleniyor. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Turgut Özal Mahallesindeki kentsel dönüşüm konutlarında detaylı bir inceleme yaparak teknik ekiplerden son durum hakkında bilgi alırken, mahalle sakinleriyle bir araya gelerek değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Yeşilyurt İlçesinde deprem sonrası güvenli, modern ve sosyal donatı alanlarıyla desteklenen yeni yaşam alanlarının her geçen gün yükseldiğini dile getiren Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, kentsel dönüşümün Yeşilyurt’un geleceği için hayati önem taşıdığını ifade etti. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, belediyenin öz kaynaklarıyla hayata geçirilen bu projenin Yeşilyurt’un geleceği açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgularken, "Turgut Özal mahallemizde ki kentsel dönüşüm konutlarımızın hak sahiplerine bir an önce teslim edilmesi için göreve geldiğimiz ilk günden bugüne kadar yoğun bir çalışma içerisinde olduk. İlk etapta yüzde 25 seviyesinde teslim aldığımız A ve B bloklarımızı tamamlayıp hak sahiplerimizin hizmetine sunduk. yüzde 10 seviyesinden devraldığımız C ve D bloklarımızı ise yüzde 87 seviyesine ulaştırırken, bu konutlarımızı ise en kısa sürede tamamlayarak hak sahiplerine teslim etmeyi planlıyoruz. İnşaat alanında yoğun bir çalışma yürütülüyor. Amacımız burada sadece bina inşa etmek değil; insana dokunan, yaşam konforunu yükselten, sosyal donatılarıyla güçlü, modern bir yaşam alanı oluşturmaktır" dedi. Başkan Geçit, kentsel dönüşüm sürecini sadece bina yenileme olarak değil, sosyal hayatı güçlendiren, vatandaşların yaşam konforunu yükselten bir dönüşüm modeliyle hayata geçirdiklerinin altını çizerken, yeni dönem yatırımları, projeleri ve dönüşüm çalışmalarıyla Yeşilyurt’un geleceğini güvenle inşa etmeye özen gösterdiklerini sözlerine ekledi. Yeşil Yaşam Evleri’nin; depreme dayanıklı yapısı, geniş sosyal alanları, oyun parkları, yürüyüş yolları ve çevre düzenlemesiyle Yeni Yeşilyurt’un örnek projelerinden biri olduğunun altını çizen Başkan Geçit, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Yeşilyurt’a değer katan, modern, güvenli ve nitelikli yaşam alanlarının sayısını artırmak için planlı bir çalışma yürüttüklerinden bahsetti. Vatandaşlarla birebir sohbet eden Başkan Geçit, talep ve önerileri dinleyerek projeyle ilgili merak edilen konularda bilgi verdi. Toplantıya katılan mahalle sakinleri, uzun süredir bekledikleri konutlara kavuşacak olmanın sevincini yaşadıklarını ve sürece hızla müdahale eden Başkan Geçit ve ekibine teşekkür ettiklerini ifade etti.
Tavas’ta 2024-2025 yıllarında üst yapıya büyük yatırım yapıldı
02 Ocak 2026 Cuma - 11:20 Tavas’ta 2024-2025 yıllarında üst yapıya büyük yatırım yapıldı Tavas Belediyesi, vatandaşların daha güvenli konforlu ulaşım sağlamaları amacıyla 2024 ve 2025 yıllarında toplam 293 bin 614 metre karelik parke taşı döşemesi ve 2 bin 300 metrelik sıcak asfalt çalışması yaptı. Tavaslı vatandaşların daha güvenli ve konforlu ulaşım sağlamaları amacıyla üst yapı çalışmaları sürdürüyor. 2024 ve 2025 yıllarında ilçe merkezi ve mahallerinde toplamda 293 bin 614 metre karelik parke taşı döşemesi gerçekleştirildi. Tavas Bağlar Yolu ile Vali Recep Yazıcıoğlu Caddesi’nde ise toplam 2.300 metrelik sıcak asfalt üstyapı çalışması gerçekleştirildi. 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan üstyapı yol çalışmalarıyla, Tavas’ta ki tüm mahallelerinde ulaşım konforunu artırmak, trafik güvenliğini sağlamak amacıyla çalıştıklarını belirten Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Denizli Büyükşehir Belediyemizin kıymetli katkılarıyla planlı ve kararlı bir şekilde üst yapı çalışmalarımız sürdürülmektedir. Bu çalışmalar kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında, Tavas Bağlar Yolu ile Vali Recep Yazıcıoğlu Caddesi’nde toplam 2.300 metre sıcak asfalt üstyapı çalışması tamamlanarak yollarımız daha konforlu ve güvenli hale getirilmiştir. Bununla birlikte, Tavas merkez mahallelerimizde 39.000 metrekare, ilçe genelinde ise toplam 293.614 metrekarelik alanda kilit parke taşı yol çalışmaları tamamlanmış; mahallelerimizin ulaşım altyapısı önemli ölçüde güçlendirilmiştir. İlçemizin ihtiyaç duyulan tüm noktalarında yol, kaldırım ve üstyapı çalışmalarımız önümüzdeki süreçte de aralıksız devam edecek; Tavas’ımızı daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha modern bir ilçe haline getirmek için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
MHP’li Feti Yıldız: "PKK’nın Suriye kolu YPG/SDG’ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre dolmuştur"
02 Ocak 2026 Cuma - 10:52 MHP’li Feti Yıldız: "PKK’nın Suriye kolu YPG/SDG’ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre dolmuştur" MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG/SDG’ye 10 Mart Mutabakatı kapsamında verilen sürenin dolduğunu belirterek, mutabakata uyulması gerektiğini vurguladı. Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, YPG/SDG’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol ettiğine dikkati çekerek, bu bölgelerin "ülkenin petrol ve gaz kaynakları ile Fırat ve Dicle nehirleri gibi stratejik unsurları barındırdığını" ifade etti. Yıldız, terör örgütünün bu alanları elinde bulundurmasının "Suriye’nin toparlanması ve kalkınması önünde ciddi bir engel teşkil ettiğini" kaydetti. "Terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG/SDG’ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre dolmuştur" Açıklamasında, Mazlum Abdi’nin başında bulunduğu SDG’nin, 10 Mart’ta Suriye yönetimiyle 8 maddelik bir anlaşma imzaladığını hatırlatan Yıldız, şu değerlendirmede bulundu: "İsrail sürekli kaos üreterek, savaş çıkararak bölgedeki nüfuzunu artırmayı ve bölgeyi insansızlaştırmayı hedefliyor. Bunu bazen doğrudan kendisi, bazen de vekilleri üzerinden, yani terör örgütleri aracılığıyla gerçekleştiriyor. Suriye’de önce PKK’yı destekledi ve örgütün alan kazanmasına hizmet etti. Ardından Dürzileri kışkırtarak Şam yönetimine karşı isyan etmelerini sağladı. Daha da ileri giderek Şam’ı bombaladı hem Cumhurbaşkanlığı sarayını hem Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı binalarını hedef aldı. Gazze’de uyguladığı saldırıların bir benzerini Suriye’de de yapma ihtimali hâlâ mevcut. İsrail, Suriye’yi sürekli bombalıyor ve vuruyor; aynı zamanda isyancı grupları destekleyerek, Suveyda’dan kuzeydoğu Suriye’deki PKK bölgelerine bir koridor açmaya çalışıyor. Buna "Davut Koridoru" deniyor. Hermon Dağı’nı da işgal ederek Güneyden ve doğudan Suriye’yi çevrelemeye ve buradan Türkiye’ye uzanmaya çalışıyor. Bu durum, bölge için ciddi bir tehdit ve tehlike oluşturuyor. Terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG/SDG’ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre (2025 Aralık ayı sonu) dolmuştur." Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in sözlerine de yer veren Yıldız, Güler’in, YPG/SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uyması gerektiğini vurguladığını aktardı. Güler’in, "Devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur" sözlerini hatırlatan Yıldız, şu alıntıyı paylaştı: "Başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldu bitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz. Nihai hedefimiz, 86 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi ve terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesidir."
Bakan Yardımcısı Aydın: "2026, Adaletin ve kardeşliğin güçlendiği bir eşik olacak"
01 Ocak 2026 Perşembe - 14:53 Bakan Yardımcısı Aydın: "2026, Adaletin ve kardeşliğin güçlendiği bir eşik olacak" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, 2025 yılının yalnızca siyasi ve askeri dengeler açısından değil; ahlak, vicdan ve değerler düzleminde de insanlık için ağır bir sınav yılı olduğunu belirterek, 2026’ya girerken adalet, kardeşlik ve iç barış vurgusu yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, yaptığı değerlendirmede savaşlar, krizler ve derin adaletsizliklerin sadece şehirleri değil, vicdanları da yıktığını ifade etti. Gazze’de yaşanan zulüm karşısında uluslararası toplumun sergilediği sessizliğin, modern dünyanın ahlaki iddialarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu belirten Aydın, çifte standardın artık küresel düzenin kurucu refleksi haline geldiğini kaydetti. İsrail’in sistematik zulüm ve istikrarsızlığı derinleştiren politikalarının, küresel adalet söyleminin pratikte karşılık bulmadığını bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getiren Aydın, gücün hukukun önüne geçtiği ve insan hayatının politik çıkar hesaplarına feda edildiği bir küresel düzenin sürdürülebilir olmadığının açıkça görüldüğünü vurguladı. Böylesi karanlık bir küresel atmosferde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye’nin savunma sanayi ve dış politika başta olmak üzere pek çok alanda önemli adımlar attığını belirten Aydın, deprem bölgesi öncelikli olmak üzere ülke genelinde asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin aynı zamanda kendi iç barışını güçlendirmeye yönelik tarihi bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, "Terörsüz Türkiye" sürecinin korkuların değil kardeşliğin, ayrışmanın değil ortak geleceğin tercih edildiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. İç barışını tahkim eden bir ülkenin yalnızca güvenliğini değil, yarınlara olan inancını da güçlendireceğini kaydetti. Meselenin yalnızca dış politika ya da güvenlik başlıklarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Aydın, birey ve toplum olarak ahlak ve değer eksenli bir aşınmanın derinden hissedildiği bir dönemden geçildiğini belirtti. Yanlış alışkanlıkların özgürlük kılıfıyla meşrulaştırıldığı, ölçü ve sorumluluk duygusunun zayıfladığı bir zeminde toplumsal savrulmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Kendi tarihine, kültürüne, inancına ve fıtratına yabancılaşan toplumların başka toplumların hayat tarzlarını sorgusuzca taklit ettikçe ne modernleşeceğini ne de özgürleşeceğini belirten Aydın, bunun kimlik kaybına yol açtığını söyledi. Ahlakı, edebi ve insan onurunu merkeze alan güçlü bir toplumsal bilinç inşasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. 2026 yılına girerken zulmün karşısında adaleti, savrulmanın karşısında kökleri, umutsuzluğun karşısında kararlılığı savunmanın önemine dikkat çeken Aydın, 2026’nın Türkiye Yüzyılı vizyonunun toplumsal zeminde daha da derinleştiği önemli bir eşik olacağını ifade etti. Aydın, "İç barışını sağlamlaştırmış, değerlerine yaslanan ve vicdanını kaybetmemiş bir toplum olarak umutlu, dirençli ve kararlı bir şekilde yol almaya devam edeceğiz. 2026 yılının aziz milletimiz için huzurun ve kardeşliğin güçlendiği hayırlı bir yıl olmasını diliyor, Yüce Allah’tan barışın, adaletin ve merhametin dünya genelinde hakim olduğu bir geleceği hepimize nasip etmesini temenni ediyorum" diye konuştu.
Kahta Belediyesi’nden kar yağışına karşı seferberlik
01 Ocak 2026 Perşembe - 14:38 Kahta Belediyesi’nden kar yağışına karşı seferberlik Adıyaman’ın Kahta ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle, vatandaşların günlük yaşamının aksamaması ve güvenli ulaşımın sağlanması amacıyla Kahta Belediyesi tüm birimleriyle sahada çalışmalarını sürdürüyor. Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’ın talimatları doğrultusunda belediyeye bağlı ekipler, 7/24 esasına göre karla mücadele çalışmalarına devam ediyor. Tüm araç, ekipman ve personelin seferber edildiği çalışmalarda, başta ana arterler olmak üzere mahalle yollarında kar küreme, tuzlama ve yol açma işlemleri titizlikle yürütülüyor. Belediye ekiplerinin, olası olumsuzluklara karşı sahada teyakkuz hâlinde olduğu bildirildi. Yoğun kar yağışı nedeniyle trafik güvenliğini artırmak, özel araç kullanımını azaltmak ve olası kazaların önüne geçmek amacıyla Kahta Belediyesi’ne ait şehir içi toplu taşıma minibüslerinin 2 gün boyunca ücretsiz hizmet vereceği duyuruldu. Kahta Belediyesi, karla mücadele çalışmaları kapsamında 7 adet kepçe, 1 adet greyder, 1 adet loder, 5 adet kamyon, 7 adet tuzlama aracı, 5 adet denetim pikabı ve 50 kişilik personel aktif olarak görev yapıyor. Ekipler, özellikle ulaşımda aksama yaşanma ihtimali bulunan bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırırken, vatandaşlardan gelen ihbarlara da anında müdahale ediyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, vatandaşların güvenliğinin her şeyden önce geldiğini belirterek, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması ve güvenli ulaşımın sağlanması için tüm imkânlarımızı seferber ettik. Karla mücadele çalışmalarımız hava şartları normale dönene kadar kararlılıkla devam edecektir. Hemşerilerimizden, kış şartlarına uygun olmayan araçlarla trafiğe çıkmamalarını ve zorunlu olmadıkça özel araç yerine toplu taşımayı tercih etmelerini rica ediyorum" dedi.
Gülşah Durbay’ın ismi Yunusemre’de yaşatılacak
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:57 Gülşah Durbay’ın ismi Yunusemre’de yaşatılacak Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Atatürk Mahallesi’nde yapımı tamamlanma aşamasına gelen Yunusemre Belediyesi Kadın Kafe’de incelemelerde bulundu. Başkan Balaban, kısa süre önce hayatını kaybeden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın isminin bu anlamlı mekanda yaşatılacağını açıkladı. Vatandaşlara yeni sosyal yaşam alanları kazandırmayı sürdüren Yunusemre Belediyesi, kadınlar ve çocuklara yönelik önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Kadınların çocuklarıyla birlikte güvenli, nitelikli ve keyifli vakit geçirebileceği Kadın Kafe’de çalışmalar sona yaklaşırken; Belediye Başkanı Semih Balaban projeyi yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. İnceleme sırasında Başkan Balaban’a MAYEB Genel Müdürü İlhan Düzenli de eşlik etti. Kadın Kafe’nin yalnızca bir kafe olarak değil, çok yönlü bir yaşam alanı olarak tasarlandığını vurgulayan Başkan Balaban, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bu alanı, kadınlarımızın sosyalleşebileceği, çocuklarıyla birlikte huzur içinde vakit geçirebileceği, dayanışmanın ve paylaşımın güçleneceği bir yaşam merkezi olarak planladık. Yunusemre’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden birini daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz." İsmi yaşatılacak Kafenin ismiyle ilgili de önemli bir açıklama yapan Başkan Balaban, geçtiğimiz günlerde yakalandığı amansız hastalığa yenik düşen Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın ismini bu projede yaşatacaklarını belirterek şunları söyledi: "Gülşah Başkanımız, Manisa’da toplumun her kesimi için verdiği mücadeleyle çok kıymetli bir iz bıraktı. Onun adını, kadınlara ve çocuklara dokunan böyle anlamlı bir projede yaşatmak bizim için hem bir vefa borcu hem de büyük bir onurdur. Gülşah Durbay’ın ismi Yunusemre’de yaşamaya devam edecek."