Son Dakika
|
İran'da can kaybı bin 230'a yükseldi
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi: "ABD ve İsrail, sivil bölgeleri kasten hedef alıyor"
İran Kızılayı: "ABD ve İsrail, 636 ayrı noktada bin 332 saldırı düzenledi"
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten İsrail'e: "Sonuna kadar devam edin"
İtalya’dan Körfez’e hava savunma yardımı
İran, IKBY'de İran karşıtı ayrılıkçı güçlere saldırdı
Kuzey Kore dev savaş gemisinden füze denemesi yaptı
Arakçi: "ABD, fırkateynimizi batırarak vahşet işledi ve bundan çok pişman olacak"
NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İsrail ordusu, Lübnan’a yönelik saldırıda bir Hamas yetkilisinin öldürüldüğünü iddia etti
Kremlin Sözcüsü Peskov: "(İran'a yönelik saldırılar) Bu bizim savaşımız değil"
Aliyev: "İran yetkilileri tarafından açıklama yapılmalı ve özür dilenmeli"
Dışişleri Bakanlığı'nden Nahçıvan'a yönelik İHA saldırısına tepki
Ağır hasarlı binanın enkazı iş makinesinin üstüne yıkıldı
Motorcu ayağının altında et taşıdı
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır"
05 Mart 2026 Perşembe - 21:37:38
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bölgemizde daha fazla kan dökülmemesi, daha fazla masumun hayattan koparılmaması, gerilimin büyüyerek geri dönülmez noktalara varmaması gayesiyle yürüttüğümüz çok boyutlu diplomasimizi devam ettireceğiz. Kimse endişe etmesin. Allah’ın izniyle Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda ’Esnaf ve Sanatkarlarla İftar’ programına katıldı. Programda konuşan Erdoğan, "Esnaf ve sanatkarlarımız, odalarımız ve birliklerimiz bin yıl boyunca ahilik gibi özgün bir kaynaktan beslendiler. Bir yandan ticari faaliyetlerini en güzel şekilde icra ederken diğer yandan sosyal yapımıza eşsiz değerler armağan ettiler. Helal kazancı, alın terini daima gözetirken, ticareti ve alışverişi toplumun huzur ve selametine neticede de Allah’ın rızasına giden bir yol olarak gördüler. ’Alanda satanı gözet, satanda alanı gözet, karında kalanı gözet, Mevla’dan al Mevla’ya ver’ diyen merhum Alvarlı Efe Hazretleri’nin hikmet dolu mısraları aslında meseleyi en veciz şekliyle tarif etmektedir" diye konuştu. "İran’a yönelik hava saldırılarıyla bölgesel gerilim ürkütücü bir boyut kazandı" Esnaf ve sanatkarları var eden kadim değerlere her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulan bir durumun içinde olunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın yakın tarihte eşi benzeri görülmemiş günler yaşadığını vurguladı. İran’a yönelik hava saldırılarından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaş ve sıcak çatışmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Ne yazık ki başta batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum, bütün bu olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor. Komşumuz İran’a yönelik hava saldırılarıyla bölgesel gerilim ürkütücü bir boyut kazandı. Aralarında masum çocukların olduğu yüzlerce sivil hayatını kaybetti. İran’ın bölgedeki diğer ülkelere gönderdiği füzeler ve kamikaze İHA’lar ise ateşin çok daha büyük bir alana yayılma riskini ortaya çıkardı" şeklinde konuştu. "Akaryakıt fiyatlarında artışların önüne geçmek amacıyla ‘Eşel Mobil Sistemi’ni’ devreye aldık" Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ardından akaryakıt zamlarına yönelik ‘Eşel Mobil Sistemi’ne geçildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığının açıklanmasıyla birlikte petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde yirmilere varan artışlar oldu. Bizde akaryakıt fiyatlarında bu jeopolitik gelişmelerin kaynaklı artışların önüne geçmek amacıyla ‘Eşel Mobil Sistemi’ni’ devreye aldık. Buna göre benzin, motorin ve LPG’nin fiyatı artarsa artış tutarının yüzde 75’ine kadarı bu ürünlerin ÖTV’sinin indirilmesi suretiyle uygulanacak. Yani bu ürünlerdeki fiyat artışının on lira olması halinde bu tutarın sadece iki buçuk lirası tabelaya yansıyacak. Geri kalan yedi buçuk lira vergiden karşılanacak. Böylece hem akaryakıt fiyatları bahaneyle fırsatçıların piyasayı bozmasını engellemiş hem de petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanma dinene kadar devlet olarak vatandaşımızın yükünü paylaşmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında ihmal ve tereddüt göstermiyoruz" Ekonomiden ticarete, güvenlikten turizme ve tarıma geniş bir alanda menfi yansımaları olan tüm bu gelişmeleri dikkatle takip ettiklerini ifade eden Erdoğan, "Bilhassa hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında en küçük bir ihmal ve tereddüt göstermiyoruz. Ülkemizin güvenliğine yönelik bir riskin ortaya çıkması durumunda ise müttefiklerimizle koordinasyon halinde bütün önlemleri titizlikle alıyoruz. Dünkü hadisede hassasiyetimizi çok açık ve net gösterdik. Benzer bir olayın tekerrür etmemesi için de gerekli ikazlarda bulunduk. Türkiye’nin dostluğunun kadro kıymetinin bilinmesinin önemine dikkat çektik. Ülke ve millet olarak ilk günden beri barış için verdiğimiz mücadele apaçık ortadayken hiç kimse komşuluk ve kardeşlik hukukunu zedeleyen hatalı bir tavır içinde olmamalıdır" dedi. "86 milyonun güvenliğini merkeze alan hassas bir politika izliyoruz" Bugün içinde başka ülkelerin liderleri ile yaptığı telefon görüşmelerinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Vatandaşlarımız da şundan emin olsun. Hükümetimiz tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nda olduğu gibi İran krizinde de tecrübeli ve liyakatli kadrolarıyla ülkemizi ve milletimizi her türlü tehlikeden beri tutmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır. 86 milyonun güvenliğini merkeze alan hassas bir politika izliyoruz. İnşallah bu tutumumuzu sonuna kadar muhafaza edeceğiz. Telefon görüşmelerimiz hız kesmeden sürüyor. Bugün Malezya Başbakanı Sayın Enver İbrahim, Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’le görüştük. İlham kardeşime Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’ni hedef alan bugünkü saldırıdan üzüntü duyduğumuzu ve saldırıyı kınadığımızı ifade ettim. Bölgemizde daha fazla kan dökülmemesi, daha fazla masumun hayattan koparılmaması, gerilimin büyüyerek geri dönülmez noktalara varmaması gayesiyle yürüttüğümüz çok boyutlu diplomasimizi devam ettireceğiz. Kimse endişe etmesin. Allah’ın izniyle Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır." "Krizlere rağmen ekonomimiz 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü" Dünyadaki belirsizliklere rağmen Türkiye’nin ekonomisinin 2025 yılında 3,6 büyüme gösterdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde açıklanan büyüme rakamlarını hep beraber takip ettik. Dünyadaki belirsizliklere ve bölgemizde dalga boyu artan krizlere rağmen ekonomimiz 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Milli gelirimiz 1,6 altı trilyon dolara, kişi başına gelirimiz 18 bin 40 dolara yükseldi. Sanayi sektörümüz son beş yılın en yüksek büyümesini kaydetti. Bu rakamlarla 2025’te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olduk. G20 içindeyse beşinci sırada yer alıyoruz. En büyük baş ağrımız olan enflasyonu hedeflediğimiz seviyelere indirdikçe, fiyat istikrarını sağladıkça, geçici zorlukları aştıkça Türkiye’nin ekonomisi inşallah daha da güçlenerek farklı bir ivme yakalayacaktır" dedi. Esnaf ve sanatkarlar için yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şu tartışmasız bir gerçek ki elde ettiğimiz tüm bu başarıları da siz esnaf ve sanatkarlarımızın çok önemli payı vardır. Rabbim sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu göstermesin. Sizlerle birlikte büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeyi bizlere nasip eylesin diyorum. Değerli kardeşlerim biz de hükümet olarak hiçbir zaman ticaret erbabımızı yalnız bırakmadık. Destek paketlerimizle, teşviklerimizle, kredi imkanlarımızla ve yaptığımız düzenlemelerle esnafımızın ayakta kalması ve geleceğe güvenle bakabilmesi için gerekli tüm adımları attık. Salgın sürecinde zarara uğrayan esnafımıza dört ayrı program kapsamında yaklaşık dokuz milyar lira hibe desteği sağladık. 6 Şubat depremleri sonrası bölgedeki 27 bin 202 esnaf ve sanatkarımıza Halkbank üzerinden 6,7 milyar lira tutarında destek kredisi kullandırdık. 2002’de beş bin lira olan faiz indirimli kredi şahıs üst limitini 2023’te 650 bin liraya, 2024’te 750 bin liraya ve 2025’te ise tam bir milyon liraya çıkardık. İş yeri ve taşıt alımları kapsamındaki indirimli kredilerin üst limitini iki buçuk milyon liraya yükselttik."
05 Mart 2026 Perşembe - 21:17
Bakan Güler, Azerbaycanlı mevkidaşı ile telefonda görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov ile telefonda görüştü. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
05 Mart 2026 Perşembe - 21:02
Bakan Uraloğlu: "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırılıyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi. İftardan sonra açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, 1840’ta ’Postahane-i Amire’ olarak temelleri atılan PTT’nin, bugün 186 yıllık köklü tarihiyle milletin en güvendiği kurumlardan biri olarak dimdik ayakta durduğunu dile getirdi. "Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada ve hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede hizmet sunuyoruz" PTT tarafından dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi yapıldığını ifade eden Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda PTT’yi, sürekli yenileyerek, hizmet kalitesini zirveye taşıyoruz. 38 bin 779 personel, 3 bin 476 işyeri ve 11 bin 371 aracından oluşan hizmet ağıyla sektördeki öncü konumunu pekiştiriyoruz. Bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillenen ürün portföyümüzle dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi gerçekleştiriyoruz. Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada, hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. Banka ATM’sinin bulunmadığı yerlerde ise 63 adet PttMatik ile bu açığı kapatıyor, devletimizin varlığını her köşede hissettiriyoruz. Çünkü biz kar odaklı bir özel şirket değiliz; öncelikle vatana, millete hizmet için varız" açıklamalarında bulundu. "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı." PTT’nin kapasitesini artırarak hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmeyi sürdüreceklerini belirten Uraloğlu şu ifadelere yer verdi: "2025 yılı, posta ve kargo hizmetleri açısından önemli bir eşiğin aştığımız bir yıl oldu. Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırıldığı güçlü bir dağıtım altyapısından söz ediyoruz. Bu rakamlar, yalnızca bir büyüklüğü değil; devletimizin her noktaya erişme kabiliyetini, vatandaşına kesintisiz hizmet sunma kararlılığını ve lojistik altyapımızın geldiği seviyeyi de gösteriyor. Türkiye’nin dört bir yanında, en ücra yerleşim yerlerinden en yoğun ticaret merkezlerine kadar uzanan bu hizmet ağı; ekonomik hayatın sürekliliği, e-ticaretin gelişimi ve vatandaş memnuniyeti açısından kritik bir rol üstleniyor. Önümüzdeki dönemde de bu kapasiteyi daha ileriye taşıyarak, hızlı, güvenilir ve erişilebilir hizmet anlayışımızı güçlendirmeye devam edeceğiz." "Kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" Uraloğlu, Türkiye Kart’ın yakın zamanda daha fazla ilde yaygınlaştırılacağını vurgulayarak, "Türkiye Kart Projesi, tek kartla ulaşım, bankacılık ve finansal işlemleri entegre ederek vatandaşlarımıza büyük kolaylık sağlıyor. Pilot illerden başlayarak; Konya, İstanbul Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, Kayseri, Yozgat, Rize, Gümüşhane, Adıyaman/Kahta, Hakkari/Yüksekova, Kars/Kağızman, Çankırı gibi pek çok noktada entegrasyonu tamamladık. Çankırı/Eldivan’da çalışmalarımız sürüyor; Samsun ve Kütahya Belediyeleriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Marmaray hattında devreye alınması için ise protokol çalışmalarımız sürüyor. Yakın zamanda daha fazla ilde, hatta milli parklar ve tabiat parklarındaki yaya geçiş sistemlerinde de Türkiye Kart’ı yaygınlaştıracağız. İnşallah kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" diye konuştu. "Milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık" ‘Aynı Gün Teslim’ projesinde de önemli mesafeler kat ettiklerini söyleyen Uraloğlu, "Bursa’da başlayan pilot uygulama, Ankara, Konya, Eskişehir, İzmir, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Bolu, Malatya illerimizde de pilot çalışmaları devreye aldık. Yerinde Dağıtım Modeli kapsamında da Şanlıurfa ve Adana’da parça başı dağıtım devreye aldık; milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık. Diğer illerde de planlamalarımız sürüyor" şeklinde konuştu. Ayrıca çevre dostu bir yaklaşımla ’Ambalaj Geri Dönüşüm Projesi’ni Ankara’da pilot olarak başlattıklarını belirten Uraloğlu, kargo ambalajlarını teslim anında geri toplayarak dönüşüme kazandırdıklarını kaydetti. 6 Şubat depremlerinde enkaz altında kalarak kolunu kaybeden Emine Kuş, iftar programı sonrası Bakan Uraloğlu’na deprem sürecinde desteklerinden dolayı teşekkür etti.
05 Mart 2026 Perşembe - 20:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Başta Batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Başta Batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor." - "Hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında en küçük bir ihmal ve tereddüt göstermiyoruz." - "İran’ın bölgedeki diğer ülkelere gönderdiği füzeler ve kamikaze İHA’lar ateşin çok daha büyük bir alana yayılma riskini ortaya çıkardı."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mart 2026 Çarşamba- 15:09
Dışişleri Bakanı Fidan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştü
2
02 Mart 2026 Pazartesi- 18:53
Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi
3
04 Mart 2026 Çarşamba- 21:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız"
4
03 Mart 2026 Salı- 22:54
Bakan Fidan: "Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor"
5
04 Mart 2026 Çarşamba- 17:53
İçişleri Bakanı Çiftçi: "Sınırlarımızda, kapılarımızda olağanüstü bir hareketlilik yaşanmıyor"
01 Mart 2026 Pazar - 15:21
Bakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, son duruma dair görüş alışverişinde bulunuldu.
Bakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, son duruma dair görüş alışverişinde bulunuldu.
01 Mart 2026 Pazar - 14:17
Akçadağ Kozluca Derneği’nden iftar programı
Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, İstanbul’da Akçadağ Kozluca Derneği tarafından düzenlenen iftar programında hemşerileriyle bir araya geldi. Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, Kozluca Derneği tarafından düzenlenen iftar programında hemşerileriyle buluştu. Programda konuşan Başkan Ulutaş, gurbette yaşayan vatandaşlarla aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Gurbette olsak da aynı gönül bağıyla buluştuğumuz bu anlamlı akşamda hasret giderip samimi sohbetler gerçekleştirdik. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve dayanışma ruhumuzu aynı sofrada paylaşmanın mutluluğunu yaşadık" dedi. Gönül bağlarının mesafelerle azalmadığını bir kez daha gördüklerini ifade eden Ulutaş, iftar programının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
01 Mart 2026 Pazar - 11:11
MHP Kütahya Merkez İlçe Başkanlığı’nda Mehmet Ali Tekin dönemi
Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya teşkilatında Ayhan Toy’un görevinden affını istemesinin ardından yeni Merkez İlçe Başkanı Mehmet Ali Tekin oldu. Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Başkanı Selçuk Alıç, görev değişikliği ile ilgili yaptığı açıklamada, "Mehmet Ali Tekin’in Merkez İlçe Başkanlığı görevine getirilmesiyle birlikte, partimizin Kütahya merkez teşkilatında güçlü, dinamik ve milletimize etkin hizmet vereceğine olan inancımız tamdır. Bu vesileyle, görevinden affını isteyen önceki Merkez İlçe Başkanımız Ayhan Toy’a, bugüne kadar göstermiş olduğu emek, gayret ve fedakârlıklarından dolayı şükranlarımızı sunuyor; kendisine aile fertleriyle birlikte sağlık, mutluluk ve başarılar diliyoruz. Yeni görevinde başarılar dilediğimiz Merkez İlçe Başkanımız Mehmet Ali Tekin’i tebrik ediyor; Allah yolunu ve bahtını açık etsin diyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya teşkilatı olarak, bilge liderimiz Devlet Bahçeli’nin gösterdiği istikamet doğrultusunda, ’Türk milletinin bekası, Türkiye’nin bekasıdır’ şiarıyla, birlik, dirlik ve kardeşlik ruhu içinde Kütahya’mıza ve ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
01 Mart 2026 Pazar - 11:03
Milletvekili Nebi Hatipoğlu Mahmudiye’de muhtarlarla buluştu
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Mahmudiye ilçe ziyareti kapsamında mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek, talepleri yerinde dinledi. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, ilçe ziyaretlerine Mahmudiye ile devam etti. Programının son bölümünde ilçede görev yapan mahalle muhtarlarıyla buluşan Hatipoğlu, mahallelerin ihtiyaçlarını, vatandaşların taleplerini ve öncelikli projeleri masaya yatırdı. Muhtarlarla yapılan istişare toplantısında yerel sorunların çözümü noktasında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Yerelden genele güçlü bir iletişim köprüsü kurmayı hedeflediklerini belirten Hatipoğlu, "Hemşehrilerimizin sesi olmaya, sorunlara birlikte çözüm üretmeye devam ediyoruz" mesajını verdi. Muhtarların mahallelerdeki temsil gücüne vurgu yapan Hatipoğlu, iletilen her talebin takipçisi olacağını ifade etti.
01 Mart 2026 Pazar - 00:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ve güncel gelişmeler ele alındı.
01 Mart 2026 Pazar - 00:31
Özgür Özel: "Tanju’yla gurur duyuyoruz"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz" dedi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sabah saatlerinde irtikap suçlamasıyla Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmada ifadeleri tamamlanmasıyla birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel Bolu’ya geldi. Bolu İl Jandarma Komutanlığı önünde kalabalığa seslenen Özel, Tanju Özcan’a destek açıklamasında bulundu. Tanju Özcan’ın yaptıklarıyla gurur duyduklarını dile getiren Özgür Özel, "Bu kadar yokluk yoksulluk varken garibanın çocuğuna burs verdirmenin, onu okutmanın, onu doyurmanın, onu bir eve yerleştirmenin neresi suç olabilir? Bizi bu operasyonla Tanju’yu utandıracaklarını sananlara sesleniyorum partinin genel başkanı olarak: Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz. Ve bu geceyi burada geçirecek, yarın ümit ediyoruz hakim karşısına çıkacak. Bugün de savunmasını gördük, açık net bir durum var, açık net" ifadelerine yer verdi. "Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir" Tanju Özcan’ın vakıf üzerinden 528 öğrenciye burs vermesinin övünülecek bir iş olduğunu söyleyen Özel, "Bu şehir, bu yoklukta bu zorlukta 528 evladını okutan adamdan utanmaz. Sen onu asla ve asla itibarsızlaştıramazsın. Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir. Bu vakfı hep beraber kurduk, hep beraber yönetiyoruz. Bu vakıf Bolu’nun namusudur, Bolu namusuna sahip çıkacaktır" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 23:35
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" dedi. Bağcılar Kadir Topbaş Halk Sarayı’nda "ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Geleneksel İftar" programı düzenlendi. Programa, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Meclis Başkanı Kurtulmuş, "28 Şubat sürecinde yaşananları dün gibi hafızalarımızda taşıyoruz. 28 Şubat Türkiye siyasetinde kırılma noktasıydı. Millet ile devletin bir araya gelmesinden rahatsız olanlar toplumda var olma, kamusal alanda var olma haklarını ellerinden almak olarak gördüler. 28 Şubat mağdurlarına bütün kapılar açılmıştır. Bu mücadelede emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. O süreçte direnenlerin hepsinin hayatlarında oldukça başarılı olduklarına şahit olduk. 28 Şubat bin yıl sürecek diyenlerin hiçbirisinden geriye eser kalmadı. Bu millet vesayetçilere evet demediği için, vesayetçiler kenara itilmiş oldu. Vesayet düzeni sona ermiş oldu" dedi. "Barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" Kurtulmuş konuşmasının devamında, "Dünya maalesef kural bazlı bir sistemin kalmadığı, yani uluslararası alanda kuralın geçerli olmadığı, güçlü olanın dediğinin ortaya konulduğu ve güçlü olanın borusunun öttüğü bir dünya haline gelmiştir. Lafı hiç eğip bükmeden söylemek gerekirse, kural bazlı bir dünya sistemi yerine orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir dünya düzeni kurulmaya başlamıştır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. İsteyenin dilediğine, rakip gördüğüne, düşman gördüğüne, kendisinden daha zayıf gördüğüne, hatta terbiye etmesini gerekli gördüğüne karşı böylesine üstten bir tavırla dünya sisteminde yer alması, mücadele etmesi, uygulamayı ortaya koyması asla kabul edilemez. Söz sırası geldiği zaman demokrasiden bahsedenlerin, söz sırası geldiği zaman devletlerin egemen eşitliğinden bahsedenlerin, söz sırası geldiğinde insan haklarından bahsedenlerin bu değerlerin hiçbirine itibar etmediği, bu değerleri yekle yeksan ettikleri ve bu değerlerin hiç de umurlarında olmadığı ayan beyan ortadadır. Bunun en somut örneklerinden birisi, İsrail’in üç seneye yakın bir süredir Gazze’de devam ettiği soykırıma ilave olarak artık Batı Şeria’da da hiçbir Filistinli’nin hakkını tanımayacağını gösteren uygulamaları ortaya koymasıdır. 15 Şubat 2026 tarihinde İsrail’de çıkarılan bir yasa ile birlikte orada bulunan Batı Şeria’da bulunan insanların mülkiyetlerine dahi el konulabilmesi ve bu yolun açılması ve buna da dünya sisteminin seyirci kalması başlı başına orman kanunlarının artık geçerli olduğunu göstermesi bakımından yeterlidir. Bundan bir müddet evvel bir ülkenin devlet başkanının eşiyle birlikte gece yarısı yatağından alınarak başka bir ülkeye götürülmesi ve hapse atılması orman kanunlarının geçerli olmaya başladığının açık bir ifadesidir. Yine bugün İsrail ile Amerikan kuvvetlerinin egemen bir devlet olan İran’a karşı başlatmış olduğu hava saldırıları aynı şekilde kural bazlı sistemin ortadan kalktığını bir kez daha gözümüze soka soka ilan eden bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olamaz. Dünyada en fazla nükleer silaha sahip olanlar nükleer silah var diye bir ülkeye karşı savaş ilan ediyorlar. Dünyada en fazla insan hakları ihlalleri yapan İsrail herhangi bir başka ülkeye karşı insan hakları ihlalleri yapıyor diye savaş yapabiliyor. Aynı şekilde dünyanın en çok silahlanmasına sahip olan, en çok silahlarına sahip olan ülkeler başka ülkeleri silahlanıyor diye tehdit etmeye kalkıyor. Bu kabul edilemez, bu anlaşılamaz ve asla insanlık vicdanının razı olmayacağı bir durumdur" dedi. "Bu saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" "Zaten yeterince savaşın olduğu bölgemizde yeni bir savaşın çıkması bölge halklarının hiçbirinin lehine ve menfaatine değildir" diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bunun için Türkiye olarak başından itibaren, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere her vesileyle İran-Amerika-İsrail arasındaki bu meselenin, özellikle İran-Amerika arasındaki meselenin müzakere yoluyla çözülmesinden başka bir yolu olmadığını ifade ettik. Hem de müzakerelerin devam ettiği bir süreçte, müzakerelerin önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin ilan edildiği bir süreçte böylesine bir saldırının başlatılması asla doğru değildir, kabul edilemez, dünya barışına asla katkı sunmayacağı gibi dünyada yeni çatışmaların, yeni kırılmaların da kapısını açacak fevkalade önemli bir adımdır. Türkiye olarak diyoruz ki, ülkeler arasında çok farklı kanaatler olabilir, ülkelerin çıkarları da taban tabana zıt olabilir. Ancak savaştan çok daha kolay olan yol barış masasında müzakere etmektir. Müzakereyle ülkeler arasındaki çatışma sonlandırılabilir ve belli bir noktaya gelinebilir. Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Bu saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz." Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Bu gelişmeler bize de Türkiye olarak şunu gösteriyor, Türkiye olarak her zaman bölgemizde barışın, esenliğin, kardeşliğin yanında olduk. Dünyanın en zor coğrafyasında yaşıyoruz. Bu coğrafyada ayakta durmak için herhangi bir şekilde varlığınızı güçlü bir şekilde sürdürebilmek için ayaklarınızın sağlam yere basması lazım. Güçlü olmanız lazım ve her alanda fevkalade muktedir bir ülke olmanız lazım. Türkiye olarak kendimize çizdiğimiz yol budur. Çevremizdeki bütün bu çatışmaların ortadan kaldırılması için mücadele ederken, Türkiye’ye karşı da hesapları olanların varlığını biliyor, ona karşı da güçlü ve büyük Türkiye’den başka yolumuzun olmadığını da gayet iyi kavrıyoruz" şeklinde konuştu. "Ramazan süslemesi yapan yavrularımızdan hangi rejim krizini çıkarabiliyorsunuz?" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de 28 Şubat süreciyle ilgili, "Bu tarih, hafızası olan herkes için çok şeyler anlatıyor. Önümüzde duran bu tabloya, bu hafızayla bakınca kullanılan dilin, kurulan tehdit cümlelerinin, dini olanı kamusal alandan uzaklaştırmanın hangi zihniyet kodlarından beslendiğini çok daha net görebiliyoruz. 28 Şubat’ın bıraktığı yara, insanın gündelik hayatına kadar inen bir kuşatma tecrübesiydi. Malumunuz o süreçte baskı, okul kapısına, kampüs koridoruna, öğretmen odasına, ailelerin ev içi kararlarına kadar yayılmıştı. Başörtülü kızlarımız, imam hatipli gençlerimiz, dindar emekçi ailelerimiz bu müdahalenin yükünü hep beraber ağır bir biçimde taşıdık. 28 Şubat’ın bize ağır bedeller ödettiği hakikatlerden biri, vesayetin her zaman tank sesiyle gelmemiş olmasıydı. Kimi zaman gazete manşetleriyle, kimi zaman bildirilerle, kimi zaman da örgütlü bir mutabakat görüntüsü altında toplumun değerleri üzerine kurulan baskıyla işledi. Nitekim dönemin merkez medya dili, sivil görünümlü baskı odakları ve temel hak ve hürriyet alanını daraltan o mutabakatlar, bu müdahalelerin en ana taşıyıcı unsuruydu. Bugün Ramazan etkinlikleri etrafında yükselen tepkilere baktığımızda aynı kuşatma dilinin güncellenmiş bir sürümüyle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Bu tablo karşısında sözü dolandırmadan açık açık konuşmamız gerekiyor. Çocuklarımız Ramazan’ı tanıyınca, orucun edebini öğrenince, namazın manasını merak edince, okul bahçesinde ilahi ile kendi medeniyetinin sesiyle buluşunca kimler ve neden acaba ideolojik bir alarm sürecine geçiyor? Ramazan etkinliklerimizi talibanlaştırma diye yaftalayacak kadar ölçüyü nasıl kaybettiniz? Bir çocuğun iftarı, sabrı, infakı, hürmeti öğrenmesinden nasıl bir tehdit üretebiliyorsunuz? Ramazan süslemesi yapan yavrularımızdan hangi rejim krizini çıkarabiliyorsunuz? Teneffüste dahi ilahi söyleyen çocukların sesinden hangi hukuk düzeninin zarar gördüğünü lütfen bana anlatın. Pedagojiden söz edenler, çocukların kendi kültürünü tanıma hakkını hangi pedagojik ölçüyle dışarıda bırakabiliyorsunuz? Özgürlükten söz edenler, iş milletin inancına ve bu ülkenin manevi hafızasına gelince niçin yasakçı bir dile savruluyorsunuz? Laikliği savunuyoruz diyerek ortaya çıkanlar, okul bahçesindeki Ramazan neşesini gericilik, çocukların değer eğitimiyle temasını ise tehdit, toplumun inançla kurduğu gerçek bağı ise tehlike göstermeye siz nasıl kendinizi hak görüyorsunuz" dedi. "Bu millet kendi inancını savunduğu için mahcubiyet duymak zorunda değildir" Bakan Tekin, "Bugün Ramazan etkinlikleri vesilesiyle yeniden sahneye sürülen laiklik bildirileri işte bu hafızayı yok sayıyor. Sözde emekçinin hakkından, demokratik cumhuriyetten söz ediyorlar. Peki, 28 Şubat’ta kapısından çevrilen işçi çocuklarını, disiplin cezalarıyla meslek hayatı elinden alınan öğretmenleri, katsayı duvarına toslayan meslek lisesi gençlerini, bu ülkenin yurttaşı olarak hangi vicdan gördü? O gün o çocuklar hangi emek mücadelesinin, hangi demokrasi iddiasının içinde kendi sorunlarının çözümünü bulabildi? Laikliği savunmak suç değildir cümlesini tekrar edip duruyorlar. Elbette değildir. Sorun o bu cümleyi kendine zırh yapıp, tesettürlü kadınlara, sarıklı cübbeli insanlara, başında tülbent, ayağında şalvar var diye seçilmiş bir belediye başkanına hakaret yağdıran zihniyettedir. Sorun laiklik değil, sorun takıntılı, kibirli laikçilik anlayışıdır. Ramazan’da da ilahi söyleyen çocuklardan rejim krizi çıkarmaya çalışanlar aslında diyor ki, bu toplumun inancı kamusal alanda görünür olamaz. Bu millet kendi inancını savunduğu için kimsenin karşısında mahcubiyet duymak zorunda değildir. Bizim itirazımız, laiklik ilkesini her defasında milletin inancına saldırı vesilesi yapan vesayet dilinedir. Hamdolsun bugün bu vesayet dininin karşısında dimdik durabiliyor isek eğer bu AK Parti iktidarlarının ve yıllara yayılan demokrasi mücadelesiyle yasakçı düzenekleri adım adım değiştiren reform siyasetleriyle ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bedel ödemeyi göze alan sarsılmaz liderliğiyle mümkün olmuştur" şeklinde konuştu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 22:51
DMM: "Savaş başlayacağı iddiasıyla vatandaşların hazırlıklar yapması gerektiğine yönelik ifadeler dezenformasyon içermektedir"
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya hesaplarında "savaş başlayacağı" iddiasıyla vatandaşların çeşitli hazırlıklar yapması gerektiğine dair paylaşımların dezenformasyon içerdiğini açıkladı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan, ‘savaş başlayacağı’ iddiasıyla vatandaşların çeşitli hazırlıklar yapması gerektiğine yönelik ifadeler dezenformasyon içermektedir. Türkiye’nin güvenlik ve savunma süreçleri, ilgili kurumların koordinasyonunda etkin bir kapasiteyle yürütülmekte olup; kamuoyunda paniğe neden olacak herhangi bir durum söz konusu değildir. Toplumu korku, endişe ve kaosa sürükleme hedefiyle hareket eden bu hesaplara yönelik adli süreçler kararlılıkla sürdürülmektedir. Kamuoyunun asılsız iddialara itibar etmemesi, yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 22:36
AK Parti İstanbul İl Başkanlığından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenlendi. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda eski TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise, "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 22:30
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenledi
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından ‘’28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası’’ isimli panel düzenlendi. Programda konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan TBMM 29. Başkanı Mustafa Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise konuşmasında "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmasında "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 22:19
Bakan Fidan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Fidan ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kallas telefonda görüştü. Görüşmede, bölgedeki tırmanma değerlendirildi. Ayrıca çatışmaların durdurulması için yürütülmekte olan diplomatik girişimler ele alındı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 21:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını kabul edilemez buluyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder