POLİTİKA - 02 Mart 2026 Pazartesi 18:53

Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi

A
A
A
Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi

Uşak Belediyesi, Ramazan ayının manevi duygusunu şehrin dört bir yanına taşımaya devam ediyor. Bu kapsamda Atatürk Mahallesi Şekerevleri Pazar Yeri’nde düzenlenen toplu iftar programı, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.


Uşak Belediyesi’nce düzenlenen iftar programı çocuklar için Ramazan ayına özel tiyatro ve ney dinletisi eşliğinde başladı. Etkinlikte, iftar öncesi okunan dualarla manevi duygular doruğa çıktı. Özenle hazırlanan iftar sofralarında mahalle sakinleri ezanın okunmasıyla birlikte oruçlarını açarken, alanda sıcak ve samimi bir atmosfer hakim oldu.


Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım iftar öncesi yaptığı konuşmada Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini vurgulayarak bu konuda kentte birlik ve beraberliği sağlamanın en büyük hedefleri olduğunu söyledi. Başkan Yalım sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Uşak Belediyesi’nin, ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmadan toplumun her kesimine dokunan çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.


Öte yandan Ramazan ayının sadece vatandaşlar için değil çocuklar için de unutulmaz anılarla dolmasını hedefleyen Bakan Yalım, "Görüyoruz ki burada kurduğumuz gönül sofrası, sadece bir iftar buluşması olmanın ötesine geçerek toplumsal dayanışmanın güçlü bir sembolü haline geldi. Biz burada ayrıca yavrularımızın hafızalarında kalacak en güzel anıları oluşturmak adına programlarımızda onlar için birçok eğlence düzenliyoruz. Uşak Belediyesi olarak onlar için sürprizler ve hediyeler hazırladık. Evlatlarımızın bu manevi atmosferi ve huzurlu ortamı ömür boyu hatırlamasını temenni ediyoruz" dedi.


Öte yandan iftara katılan mahalle sakinleri düzenlenen iftar programından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu anlamlı organizasyon için Başkan Özkan Yalım’a teşekkür etti.


Uşak Belediyesi toplu iftar programları Ramazan ayı boyunca farklı mahallelerde devam edecek. 5 Mart Perşembe - Karaağaç Mahallesi Müjde İlkokulu, 8 Mart Pazar Cumhuriyet Mahallesi SSK Pazar yeri, 10 Mart Salı Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Cuma pazarı, 11 Mart Çarşamba Fatih Mahallesi Fatih pazaryeri, 13 Mart Cuma Karaağaç Mahallesi Karaağaç Pazar yeri, 15 Mart Pazar Kemalöz Mahallesi Kemalöz Pazar yerinde yapılacak.



Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.