POLİTİKA - 28 Şubat 2026 Cumartesi 21:31

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını kabul edilemez buluyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde AK Parti İl Teşkilatı İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Ramazan, hepinizin çok iyi bildiği gibi yardımlaşmanın, dayanışmanın ve hoşgörünün zirveye ulaştığı bir aydır. Belediyelerimiz, hayırseverlerimiz, sivil toplum örgütlerimiz bilhassa bu mübarek günlerde her zamankinden daha yoğun olarak yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerine ağırlık veriyor. AK Parti olarak biz de en tepeden mahalle temsilcimize kadar sahur ve iftar programlarında milletimizle beraber oluyoruz. Kimseyi ayırmadan, genç yaşlı demeden insanımızın derdiyle dertleniyor, muhabbetimizi güçlendiriyor, birlik ve beraberliğimizi perçinliyoruz. İstanbul teşkilatımızın da tam kadro sahada olduğunu, Ramazan-ı Şerif’i hakkını vererek idrak etme çabasında olduğunu memnuniyetle müşahede ediyorum. Teşkilatımızı yaptıkları güzel çalışmalardan, örnek faaliyetlerinden ötürü burada tebrik ediyor, her bir kardeşime teşekkür ediyorum" dedi.

"Gazze başta olmak üzere Ramazan’ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize dayanışma mesajlarımı gönderiyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken, gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de elbette unutmuyoruz. Ne yazık ki bir taraftan Pakistan, Afganistan bir taraftan işte son günlerdeki İran, Körfez arasındaki savaşlar unutulur gibi değil. Türkiye Diyanet Vakfımız, TİKA’mız, Kızılay’ımız, ülkemizin yüz akı olan insani yardım kuruluşlarımız tam bir seferberlik ruhuyla ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalıyor, ülkemizin yardım elini mazlum ve mağdurlara ulaştırıyor. Gazze’de, Sudan’da, Somali’de, Arakan’da ve daha pek çok yerde milletimizin katkılarıyla kurulan iftar sofralarında hamdolsun Türkiye için dualar ediliyor. Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde Ramazan’ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize milletim adına dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Çekilen bunca acının, yaşanan bunca zorluğun verilen bu kahramanca mücadelenin er ya da geç kalıcı zaferle taçlanacağına yürekten inanıyorum. Milletimizin her bir ferdinden, paylaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan-ı Şerif’te mazlum ve mağdur kardeşlerini hem dualarında hem de yardım çalışmalarında unutmamalarını özellikle rica ediyorum" ifadeleri kullandı.

"Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz"

"Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur barış ve istikrar ortamının hakim olması çalışırken, komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yolu ile çözülmesi için çok ciddi emek verdik. Özellikle bu süre içerisinde sayın Trump ve sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüşmeler yaptım. Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı. Hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı hem de İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz. Diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riski ile karşı karşıyadır. Buna izin verilmemelidir. Savaşın daha da büyümemesi, bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor. Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhulet ile çözülmesi noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Tüm ilgili arkadaşlarımız muhatapları ile yoğun temas halindeler. Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok. Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politika ile inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz. Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi ardından müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız. Devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

"28 Şubat geride bir enkaz bırakmıştır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün Türk siyasi tarihinin kara günlerinden 28 Şubat müdahalesinin yıldönümü. 28 Şubat geride bir enkaz bırakmıştır. Yapılan hesaplamalar 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’yi 381 milyar dolar zarara uğrattığını ortaya koyuyor. 28 Şubat, özellikle kadınların ve kız çocuklarının hayatında travmatik izler bıraktı. Üniversite kapılarındaki ikna odalarında başörtülü öğrencilere psikolojik şiddet uygulandı. Bu kardeşlerimiz okullara alınmadı. Binlercesi eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Katsayı uygulaması ve 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıyla İmam Hatip Okulları ve meslek liselerinin önü kesildi. Çok zor, sancılı bir dönem yaşadık. Partilerimizi kapatarak bize siyaset yapamazsınız dediler. Uyduruk yargı kararlarıyla bizi siyasetten tasfiye etmeye çalıştılar. Hatta çıktılar, utanmadan ‘muhtar bile olamazsınız’ dediler. Önümüze duvar ördüler, engel çıkardılar. Bizi engellemek, bizi millete hizmet yolundan alıkoymak için her türlü hukuksuzluğu sergilediler. Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Karamsarlığa kapılmadık, ümitsizliğe düşmedik. Allah’a dayandık. Sabır, tahammül ve imanla bize, aziz milletimize ve siyasi görüşlerimize yönelik saldırıları tek tek bertaraf ettik" dedi.

"Başörtüsüne yönelik keyfi uygulamalara ve anlamsız yasaklara son verdik"

"28 Şubat döneminde işinden atılan veya istifaya zorlanan kardeşlerimizin haklarını kendilerine iade ettik" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başörtüsüne yönelik keyfi uygulamalara ve anlamsız yasaklara son verdik. 15 Temmuz sonrasında, 28 Şubat’a en büyük desteği veren FETÖ’yü de tasfiye ederek 28 Şubatçıların önünü açtığı, palazlandırdığı, daha sonra milletin başına musallat ettiği bir beladan milletimizi kurtardık. 29 sene önce ikna odalarına alınan başörtülü kızlarımız bugün mülkiyede, adliyede, askeriyede, iç ve dış siyasette, dünyada, kabinede yani devletin tüm kademelerinde hiçbir kısıtlama olmadan özgürce görev yapıyor. Evlatlarımız inançlarıyla, kariyerleriyle, dini hassasiyetleriyle okulları arasında bir tercihte bulunmak zorunda kalmıyor. Güvenlik kuvvetlerimiz, üniversitelerimiz, yargımız, iş dünyamız, sendikalarımız artık vakitlerini siyasete balans ayarı yapmak için değil, asli vazifelerini en güzel şekilde yerine getirmek için harcıyor. Allah’a hamdolsun, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın kararlı, cesur, bir o kadar da akıllı ve sabırlı mücadelesi sayesinde işte bu noktalara geldik. Rabbim, bugünkü kazanımlarımızda, bugüne kadar elde ettiğimiz hak ve özgürlüklerde emeği, alın teri ve katkısı olan herkesten razı olsun diyorum" şeklinde konuştu.

"Çocuklarımızın neşe içinde cıvıl cıvıl ilahiler okumasının neresi sorunlu?"

Karanlık ve kasvetli dönemlerin bir daha gelmemek üzere geride kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin kaptan köşkünde bizler olduğumuz müddetçe Allah’ın izniyle eskiyi hortlatmaya kimsenin gücü yetmez ve yetmeyecektir. Şimdi nesli tükenmekte olan üç beş şuursuz çıkmış, yayınladıkları bildirilerle milletimizin fertleri arasına nifak sokmaya çalışıyor. Çocuklarımızın milli ve manevi değerleriyle erken yaşta tanışması, ruh ve medeniyet kökleriyle güçlü bağlar kurması bunların asabını bozuyor. Ana muhalefetin başındaki zat da kırk dereden kırk kova su getirerek akla ziyan argümanlarla bildiriyi yazan marjinallere lojistik destek veriyor. Millete ‘gerici azınlık’ diyen bu kibir kulelerine sahip çıkıyor. Dikkat edin, sürekli meydanlarda konuşuyor, mikrofonu elinden bırakmıyor. Ama beyefendi okullarda gönüllü Ramazan etkinlikleri düzenlenmesine niçin karşı çıktıklarının cevabını bir türlü veremiyor. Çocukların iftar sofralarında bir araya gelecek olmasının neresi yanlış? Yardımlaşma ve dayanışmayı artıracak faaliyetler düzenlenmesinin neresi hatalı? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapmasının, neşe içinde cıvıl cıvıl ilahiler okumasının neresi sorunlu? Bunların hiçbirine makul, mantıklı ve hukuki bir cevabı yok. Ana muhalefetin başındaki zat kusura bakmasın. Biz doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. Medeniyet mirasımızı, Cumhuriyetimizin kazanımlarını, milletimizin hak ve özgürlüklerini inşallah daha da zenginleştirerek yarınlara taşıyacağız" dedi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun OMÜ’den Romanya’daki üniversite ile ikili iş birliği ve erasmus anlaşması Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile Romanya’dan Petroşani Üniversitesi arasında İkili İş Birliği ve Erasmus Anlaşması imzalandı. OMÜ uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda olan yükseköğretim dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan 23-27 Şubat tarihleri arasında Hong Kong’da düzenlenen Asya Pasifik Uluslararası Eğitim Sergisi ve Konferansı’nda (APAIE 2026) yeni bir iş birliğine daha imza attı. OMÜ, Romanya’dan Petroşani Üniversitesi ile İkili İş Birliği ve Erasmus Anlaşması imzaladı. OMÜ’yü temsilen Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ile Petroşani Üniversitesi’ni temsilen Rektör Prof. Dr. Sorin Mihai Radu tarafından imzalanan anlaşma metni, iki üniversite arasında akademik ve bilimsel köprüler kurulmasını hedefliyor. İmza töreninde OMÜ heyetinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü yer alırken; Petroşani Üniversitesi heyetinde Rektör Prof. Dr. Sorin Mihai Radu’ya Uluslararası İlişkiler Birimi Direktörü Dr. Oana Ravas eşlik etti. Anlaşma kapsamında; öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, ortak araştırma projeleri ve bilimsel toplantılar düzenlenmesi gibi alanlarda somut adımlar atılması planlanıyor.
İzmir Atila Gerin: "Maçın hakkı beraberlikti" Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, Göztepe maçının ardından, penaltı pozisyonu dışında maçta çok önemli bir pozisyon olmadığını vurgulayarak, beraberliğin adil bir sonuç olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Eyüpsor, deplasmanda Göztepe ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, açıklamalarda bulundu. Beraberliğin önemine dikkat çeken Gerin, "Göztepe deplasmanından aldığımız bu bir puan bizim için son derece kıymetlidir. Kümede kalma mücadelesi veren bir takım olarak, böylesine zorlu bir atmosferden puan çıkarmak oldukça güçtür. Kadromuzda bu tür yüksek baskılı ortamlara alışık olan yalnızca birkaç oyuncumuz bulunmakta; diğerleri ise bu duruma uyum sağlamaya çalışmakta" dedi. "Oyuncularıma teşekkür ediyorum" Karşılaşmanın başındaki kritik anlara ve takımın performansına değinen Gerin, "Maçın başındaki penaltı pozisyonunda kalecimiz Cankat, yaptığı kurtarışla bizi oyunda tuttu. Kendisini tebrik ediyorum; zira oldukça başarılı ve giderek yükselen bir form grafiği sergiliyor. Böylesine zorlu bir deplasmandan puan çıkarabilmek adına olağanüstü bir çaba gösteren tüm oyuncularımıza teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Göztepe ile farklı tarzımız var" Göztepe ile geçmişten gelen rekabetlerini ve iki takımın taktiksel farklılıklarını değerlendiren Gerin, "Göztepe ile 1. Lig’den Süper Lig’e yükselme sürecinde de kıyasıya bir rekabet içerisindeydik. İki takımın oyun anlayışları birbirinden oldukça farklıdır; biz daha çok pasa ve reaksiyona dayalı bir oyun felsefesini benimserken, rakibimiz fiziksel güce ve yüksek toplara dayalı bir sistemle sahada yer alıyor. Göztepe, oyun şablonunu çok iyi bildiğimiz bir ekip. Rakip takımın teknik direktörü Stoilov ile gerek antrenörlük gerekse teknik direktörlük kariyerimde muhtemelen altıncı veya yedinci kez karşı karşıya geliyorum" ifadelerini kullandı. "Hafta boyunca çalıştık" Hafta boyunca yapılan savunma hazırlıklarının sahaya kusursuz yansıdığını belirten Gerin, "Hafta boyunca şut, taç ve korner savunmaları üzerine detaylı çalışmalar gerçekleştirdik. İkili sıkıştırmalar ve merkeze düşecek ikinci topları kazanma konusunda yaptığımız taktiksel hazırlıklara oyuncularımız harfiyen uydular. Bu disiplin sayesinde rakibe net fırsatlar tanımadık ve Göztepe’nin en güçlü hücum silahlarını etkisiz hâle getirmeyi başardık. Oyunun başındaki penaltı pozisyonu dışında kalemizde ciddi bir tehlike yaşamadık. Bahsettiğim gibi, o pozisyonda da kalecimiz Cankat kritik bir kurtarış yaparak takımımızı oyunda tuttu. Maçı gol yemeden tamamladığımız için son derece mutluyum" dedi.