POLİTİKA
Antalya’da trafikte kalan vatandaşlara "İftara 5 Kala" sürprizi 17 Mart 2026 Salı - 21:32:56 AK Parti Gençlik Kolları tarafından geleneksel hale getirilen "İftara 5 Kala" programı kapsamında, Antalya’da iftar saatinde trafikte olan vatandaşlara iftariyelik ikram edildi. Akdeniz Üniversitesi Meltem girişinde yoğunlaşan trafikte gerçekleştirilen etkinlikte, AK Parti teşkilat üyeleri, iftar saatine dakikalar kala evine yetişemeyen sürücülerin ve toplu taşıma yolcularının yanındaydı. Hazırlanan iftariyelik paketleri, ezan okunmadan hemen önce araç camlarından vatandaşlara ulaştırıldı. Çalışmalara katılan AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, her zaman sahada olduklarını belirterek, "Vatandaşlarımızın her anında yanındayız. Antalya’nın trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşı yaşayan hemşehrilerimize küçük destek olmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Programda açıklamalarda bulunan AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin ise çalışmanın Ramazan ayı boyunca kesintisiz sürdüğünü vurgulayarak şunları kaydetti: "İftara 5 Kala programlarımız 19 ilçemizde de büyük bir özveriyle devam etti. Antalya trafiğinde orucunu açmak zorunda kalan vatandaşlarımızın sofrasına bir nebze de olsa katkıda bulunmak istedik. Teşkilatımızın tüm kademeleriyle sahada, vatandaşımızın yanındayız." AK Parti MKYK Üyesi Hilal Kalyoncu Koç ise teşkilatın saha performansına dikkat çekerek, "Ramazan ayı boyunca 20 binden fazla vatandaşımıza ulaştık. Bu gönül köprüsünü kuran tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliklerin sadece iftarla sınırlı kalmadığını belirten AK Parti Antalya Gençlik Kolları Başkanı Niyazi Alkan, "19 ilçemizde farklı noktalarda hem iftar hem de sahur programları düzenliyoruz. Gençlik kolları olarak günün her anında sahadayız" ifadelerini kullandı. Yapılan konuşmaların ardından protokol üyeleri ve gençlik kolları üyeleri, yoldaki sürücülere hazırlanan paketleri takdim ederek hayırlı iftarlar diledi. Etinliğe AK Parti MKYK Üyesi Hilal Kalyoncu Koç, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, AK Parti Antalya İl Gençlik Kolları Başkanı Niyazi Alkan, AK Parti Antalya İl Kadın Kolları Başkanı Gülçin Özboz katıldı.
17 Mart 2026 Salı - 21:03 Bakan Fidan: "İsrail’in yaptığı siyasi suikastlerin bir an önce son bulması gerekiyor" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Ankara’da bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Fidan ve mevkidaşı Anand, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Burada konuşan Bakan Fidan, toplantıda bölgesel ve küresel meselelerde fikir alışverişinde bulunduklarını aktararak gerçekleştirilen ziyaretin iş birliklerine ivme kazandıracak kritik bir eşik olduğunu söyledi. Görüşmede savunma sanayii alanındaki ortaklıkların da ele alındığını aktaran Fidan, bu iş birliğinin üst seviyelere çıkarılması yönündeki güçlü iradelerini de bir kez daha ortaya koyduklarını ifade etti. "Krizin yayılmasını önlemek için yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz" Fidan, toplantıdaki gündem maddelerinden birinin İran’daki gelişmeler olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: "Körfez’e süren tırmanma bağlamında ortak endişelerimiz de artmakta, bildiğiniz gibi savaş her geçen gün yaygınlaşmakta. Devam eden savaş bölgesel güvenlik bakımından ciddi riskleri de beraberinde getirmekte. Ayrıca durdurulamadığı takdirde bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve uluslararası düzende kalıcı hasarlara yol açma potansiyeline de sahiptir. Türkiye olarak krizin yayılmasını önlemek ve taraflar arasında ortak bir zemin oluşturmak için en başından bu yana yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz. Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm tarafların endişelerinin bir müzakere çerçevesi içinde ele alınmasının elzem olduğuna inanmaktayız. Bölgemizde yaşanan savaşın Rusya ile Ukrayna arasında barışın tesisi önlük gayretleri sekteye uğratmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu sorunu sonlandırmaya yönelik diplomatik çabaların, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler (BM) şartının temel ilkeleriyle uyumlu kalıcı ve adil bir barışla bir an önce neticelenmesini umuyoruz." İsrail’in Lübnan’a yönelik başlattığı kara harekatının sivil nüfus için ağır sonuçlar doğurduğuna da değinen Fidan, "İsrail’in bu adımının işgale dönüşmesine izin verilmemelidir" diye konuştu. Bakan Fidan, İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşın gelme ihtimalini ön gördüklerini belirterek, diplomasinin yolunu açmaya yönelik ve durumun daha kötü bir noktaya gelmemesi için yapabileceklerine ilişkin çalışmalar yürüttüklerini söyledi. "İsrail’in yaptığı siyasi suikastlerin bir an önce son bulması gerekiyor" Konuşmasının devamında Fidan, "Son birkaç gündür gördüğümüz iki tane husus var. Birincisi savaşın Lübnan’da da yaygınlaşmaya başladığını görüyorsunuz. İkincisi Irak’ta giderek daha çetrefili bir hale konu geliyor. Dolayısıyla İslam dünyasının başına çökmüş olan bu savaş musibetinin bir an önce kaldırılması için ne türden adımlar atması gerektiği konusundaki gayretlerimiz bitmiyor. Diğer taraftan İsrail’in siyasi suikastleri özellikle İranlı devlet adamlarına, siyaset adamlarına yönelik yaptığı siyasi suikastler gerçekten illegal faaliyetler yani bunların da bir an önce son bulması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum" Bölge ziyaretlerine çıkmaya başlayacağını söyleyen Fidan, "Bir bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada inşallah yani hem Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili mesajlarını paylaşma hem de Türkiye’nin bölgesel barışın nasıl kalıcı olacağına ilişkin değerlendirmelerini, tekliflerini paylaşmak istiyorum" açıklamasında bulundu. "Uluslararası kamuoyunun her platformda yaptığı Lübnan’ın işgalini durdurma çaresi son derece yerinde" Bakan Fidan, Gazze’de yaşanan soykırıma ve İsrail’in ateşkes ihlallerine ilişkin şunları söyledi: "Gazze barış planının öyle veya böyle hayata geçmesi için ne yapılması gerekiyorsa hem biz hem müttefiklerimiz elinden geleni yapıyorlar. Özellikle insani yardımlar konusunda ve devam eden görüşmeler, kurulların hayata geçirmesi, işleyişleri bu konulardaki mesaimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Lübnan’da değerli meslektaşımın da ifade ettiği gibi şu anda özellikle sayıları 800 bini aşmış bir milyona doğru giden bir nüfusun yerlerinden edilmiş olması artık bunlar şu anda ülke içerisinde yerlerinden edilmiş durumdalar. Ama savaş ve işgal yaygınlaşma gösterirse bunun kalıcı bir mülteci krizine ve ülkelerinin sınırları dışında yer arayan sığınmacılara dönme ihtimali var. Bunun bir an önce durması gerekiyor. Dolayısıyla uluslararası kamuoyunun her platformda yaptığı Lübnan’ın işgalini durdurma çaresi son derece yerinde. Biz de buna güçlü bir sesle destek veriyoruz. Destek vermeye devam edeceğiz." Bakan Fidan’ın ardından konuşan Kanada Dışişleri Bakanı Anand ise iki ülke arasındaki ilişkilerin pozitif bir ivmede ilerlediğini ve bunu devam ettirme konusunda kararlı olduklarını dile getirdi. "Birlikte yapacağımız çalışmalar mevcut savaşın sona erdirilmesi için çok önemli olacak" Orta Doğu’da yaşananları geniş bir biçimde ele aldıklarını söyleyen Anand, "Bizim birlikte yapacağımız çalışmalar, buradaki çatışmayı ve gerilimi azaltmak için yapacağımız çalışmalar, sivillerin korunması ve diplomatik bir çözüm bulunarak mevcut savaşın sona erdirilmesi için çok önemli olacak" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 20:33 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Samsun’da katıldığı AK Parti Geleneksel Teşkilat İftar Programı’nda, "Bugün Türkiye’de artık suçla mücadelede yeni bir dönemi konuşuyoruz. Önleyici güvenlik anlayışıyla; gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz. Sokaklarımızı huzurun, mahallelerimizi güvenin mekânı haline getirmek için gece gündüz çalışıyoruz" dedi. Bakan Mustafa Çiftçi, bir dizi programa katılmak için geldiği Samsun’da Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Toplantı Salonu’nda düzenlenen AK Parti Geleneksel Teşkilat İftar Programı’na katıldı. İftarın ardından açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Samsun, Türk milletinin hafızasında ve milli mücadelesinde çok özel ve önemli bir yere sahip şehrimizdir. İstiklal mücadelemizin meşalesinin yakıldığı bu şehir sıradan bir şehir değildir. Bir millete esaret prangalarının vurulmak istendiği, vatanına göz dikildiği yerde Anadolu’yu ayağa kaldıran ses ve kararlı duruş bu şehirden, Samsunlu kardeşlerimin yüreğinden yükselmiştir. İşte tam da o günlerden bugüne Samsun bize şunu öğretmiştir: Bu millet esareti kabul etmez, bu millet diz çökmez, bu millet tarihin omuzlarına yüklediği iddiasından vazgeçmez. Anadolu’yu bize vatan kılan Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın, o kutlu müjdeye mazhar olmak için gemileri karadan yürüten Sultan Fatih’in, Kudüs’ü doruklarda bekleyen son Hakan Abdülhamid-i Sani’nin, İstiklal meşalesini yakan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ve nice kahramanın inancıyla, ruhuyla yolumuza devam ediyoruz. ’Yeter söz de karar da milletindir’ diyerek Türkiye Yüzyılı’nı başlatan muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye’ye ilerliyoruz, Allah’ın izniyle" diye konuştu. "Gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz" Suçla mücadelede yeni bir sisteme geçtiklerinin altını çizen Bakan Mustafa Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak en büyük sorumluluğumuz, bu güzel ülkenin huzurunu ve güvenliğini güçlü bir şekilde sağlamaktır. Çünkü biz biliyoruz ki; huzur yoksa kalkınma olmaz, güvenlik yoksa istikrar olmaz. Bu anlayışla Türkiye’nin her köşesinde yeni bir güvenlik vizyonu ile çalışıyoruz. Sadece suçla mücadele eden değil; suçu oluşmadan engelleyen, toplumu koruyan, gençlerimizi geleceğe hazırlayan bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Bugün Türkiye’de artık suçla mücadelede yeni bir dönemi konuşuyoruz. Önleyici güvenlik anlayışıyla; gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz. Sokaklarımızı huzurun, mahallelerimizi güvenin mekânı haline getirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz; milletimizin huzuru için fedakârca görev yapıyor. Bu vesileyle görev başındaki tüm güvenlik güçlerimize buradan şükranlarımı gönderiyorum" şeklinde konuştu. "Kaybedecek zamanımız yok, her geçen gün feryatları arşı titreten mazlumlar bizi bekliyor" Türkiye’nin çok güçlü bir ülke olduğunun altını çizen Bakan Çiftçi, ayrıca şunları söyledi: "Türkiye büyük bir ülkedir. Türkiye güçlü bir devlettir. Ama Türkiye’nin en büyük gücü milletidir. Çünkü bu millet mazluma Yunus, zalime Yavuz’dur. Arakan’dan Bosna’ya, Gazze’den Kosova’ya, Halep’ten Buhara’ya varıncaya kadar bu millete dua edilir. Bütün dünya bilir ki bu millet; adaletin, vicdanın, merhametin son kalesidir. Anadolu darülinsandır, darüsselamdır, darülislamdır. Bizim kaybedecek zamanımız yok, her geçen gün feryatları arşı titreten mazlumlar bizi bekliyor. Ayaklar altına alınan insanlık onurunu, ahlakı, fıtratı ihya ve inşa etmek yine bizim vazifemizdir. Türkiye Yüzyılı hedefiyle yolumuza kararlılıkla devam ederken; daha güvenli şehirler, daha huzurlu mahalleler, daha güçlü bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışacağız. Birliğimizi koruduğumuz, kardeşliğimizi yaşattığımız sürece Allah’ın izniyle bu milletin aşamayacağı hiçbir engel yoktur." Toplantıya, AK Parti Samsun milletvekilleri Mehmet Muş, Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, ilçe belediye başkanları, partililer ve davetliler katıldı.
Haliliye’de vatandaş odaklı saha çalışması
07 Şubat 2026 Cumartesi - 13:43 Haliliye’de vatandaş odaklı saha çalışması Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, mahalle muhtarları, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek talep ve önerileri yerinde dinledi. Her fırsatta mahalle ziyaretleriyle vatandaşlarla buluşan Başkan Mehmet Canpolat, AK Parti Haliliye İlçe Başkanı Mustafa Bağmancı ile birlikte ilçede bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Program kapsamında mahalle muhtarları, esnaf ve vatandaşlarla görüşen Başkan Canpolat, iletilen talepleri not alarak çözüm için ilgili birimlere talimat verdi. Ziyaretlerine mahalle muhtarı Ahmet Altun ile başlayan Başkan Canpolat ve İlçe Başkanı Bağmancı, mahallede yürütülen çalışmalar ve ihtiyaçlara ilişkin istişarelerde bulundu. Ardından Sultan Fatih Mahallesi’ne geçen heyet, Mahalle Muhtarı Hikmet Arslan ile bir araya gelerek bölgeye dair değerlendirmelerde bulundu. Saha ziyaretlerini sürdüren Başkan Canpolat AK Parti Haliliye İlçe Başkanı Mustafa Bağmancı, Kadın Kolları Başkanı Fatma Ocak, İlçe Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksoy ve Mahalle Muhtarı Ahmet Altun ile birlikte esnaf ve vatandaşları ziyaret etti. İş yerlerini tek tek gezen heyet, esnafa hayırlı işler dileyerek vatandaşların görüş ve taleplerini dinledi. Program kapsamında Bahçelievler bölgesi ile Atatürk Bulvarı’nda da incelemelerde bulunan Başkan Canpolat, bölge sakinleriyle sohbet etti. İletilen taleplerin çözümü için ilgili birimlere gerekli talimatların verildiği belirtildi. Vatandaşlarla sürekli bir araya gelmeye önem verdiklerini ifade eden Başkan Canpolat, "Esnaf ziyaretlerimiz devam ediyor. Bugün Bahçelievler bölgemizdeydik. Bölgede aydınlatma yenileme çalışmalarını sürdürüyor, giriş noktalarında denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Temizlik İşleri ve Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz sahada yoğun şekilde çalışıyor. Biz de yerinde incelemelerde bulunarak gerekli talimatları verdik. İnşallah Bahçelievler’deki eksik ve aksaklıkları gidererek bölgenin eski canlılığına kavuşmasını sağlayacağız. Esnafımızın samimi karşılaması bizleri memnun etti. Kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.
Bakan Tekin: "Türkiye’deki muhalefetin yaklaşımı sadece yalanlar, iftiralar üzerine ve insanların moral motivasyonunu kırmak üzerinedir"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 13:19 Bakan Tekin: "Türkiye’deki muhalefetin yaklaşımı sadece yalanlar, iftiralar üzerine ve insanların moral motivasyonunu kırmak üzerinedir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, muhalefeti eleştirerek, "Sadece eleştiri, sadece yalanlar üzerine, sadece iftiralar üzerine ve insanların moral motivasyonunu kırmaya yönelik bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. Temel atmama töreni yapmayı bile bir marifet olarak sunuyorlar. Şehirlerde trafik artıyor diye yol yapmanın trafik sorununu büyüteceğini savunarak yatırım yapmamayı başarı gibi göstermeye çalışıyorlar. Biz ise yatırımlarla, hizmetlerle şehirlerimizi büyütmeye devam ediyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Erzurum AK Parti İl Başkanlığı ziyaret etti. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, milletvekilleri, parti yöneticileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Bakan Tekin, eğitim yatırımları, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, okullarda yürütülen milli birlik ve değerler temalı etkinlikler ile bakanlıklar arası iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tekin, deprem sonrası eğitim altyapısının daha güçlü bir kapasiteyle yeniden kurulduğunu söyledi. Erzurum’da gördüğü ilgiden memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tekin, vatandaşların desteğinin çalışma azmini artırdığını belirtti. "Hemşerilerimizin ilgisi çalışma azmimizi artırıyor" Erzurum’daki karşılamadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, vatandaşların ilgisinin kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Bakan Tekin, "Buraya geldiğimizde hemşerilerimizin, kardeşlerimizin, abilerimizin bize samimiyetle sarılmalarını gördüğümüzde bizim de çalışma motivasyonumuz, şevkimiz, muhalefetin eleştirilerine ve ‘yaptırmayız’ çabalarına karşı mücadele azmimiz artıyor. O yüzden hepinize çok teşekkür ediyorum, Allah hepinizden razı olsun" ifadelerini kullandı. "75 binden fazla okulda bayrak seferberliği yaptık" Karne dönemi üzerinden yapılan eleştirileri hatırlatan Bakan Tekin, okulların açılmasıyla birlikte ülke genelinde önemli bir etkinlik gerçekleştirildiğini belirtti. Bakan Tekin, "Karneyle ilgili o kadar eleştiri yapan muhalefet, biz geçtiğimiz hafta okullar açılırken Türkiye’de 75 binden fazla okulda çocuklarımızın milli birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirecek, onlara bayrak sevgisini ve millet olma bilincini aşılayacak bir bayrak seferberliği yaptık. Ama tek bir muhalefet partisinden bile ‘teşekkür ederiz, güzel bir etkinlik yaptınız’ diyen çıkmadı" dedi. "Sadece eleştiri, yalan ve iftiralar üzerine siyaset yapılıyor" Muhalefetin yaklaşımını eleştiren Bakan Tekin, "Maalesef Türkiye’deki muhalefetin yaklaşımı bu. Sadece eleştiri, sadece yalanlar üzerine, sadece iftiralar üzerine ve insanların moral motivasyonunu kırmaya yönelik bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. Temel atmama töreni yapmayı bile bir marifet olarak sunuyorlar. Şehirlerde trafik artıyor diye yol yapmanın trafik sorununu büyüteceğini savunarak yatırım yapmamayı başarı gibi göstermeye çalışıyorlar. Biz ise yatırımlarla, hizmetlerle şehirlerimizi büyütmeye devam ediyoruz" dedi. Bakan Tekin, vatandaşların desteğinin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. "Ramazan ayı çocuklarımızın ortak değerleri tanıması için önemli bir fırsat" Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte okullarda yeni etkinliklerin başlayacağını belirten Bakan Tekin, ailelere de çağrıda bulunarak, "Ramazan ayı bizi bir arada tutan önemli değerlerden biri. Oruç tutsa da tutmasa da çocuklarımızın bu değerleri tanımasını, paylaşma ve dayanışma kültürünü öğrenmesini istiyoruz. Bu farkındalık çalışmalarında sizlerin de çocuklarımıza destek olmasını özellikle istirham ediyorum" diye konuştu. "Zor zamanlarda millet olma şuuru ortaya çıkar" 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne de değinen Bakan Tekin, yaşanan felaket sonrası ortaya çıkan dayanışmanın önemine dikkat çekti. Bakan Tekin, "Bir ülkenin millet olma şuuru zor zamanlarda ortaya çıkar. Altı Şubat’ta asrın felaketini yaşadık ama hemen ardından asrın birlikteliğini de gördük. Öğrencilerimizden velilerimize, sivil toplum kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar herkes gücü nispetinde yaraların sarılması için çaba sarf etti" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımız süreci doğrudan takip etti" Deprem sonrası yürütülen çalışmaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yakından takip edildiğini belirten Bakan Tekin, tüm bakanlıkların koordinasyon içinde çalıştığını söyledi. Bakan Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız her kabine toplantısında deprem bölgesinde yapılan çalışmaları tek tek takip etti. Her bakanlık kendi alanındaki çalışmaları sunarak süreci adım adım yürüttü" dedi. "Yıkılan 10 bin dersliğin yerine 25 bin derslik kazandırıyoruz" Deprem bölgesindeki eğitim yatırımlarına ilişkin rakamları paylaşan Bakan Tekin, eğitim altyapısının güçlendirilmesinde önemli mesafe kat edildiğini belirtti. Bakan Tekin, "Depremde 11 ilimizde yaklaşık 10 bin dersliğimiz kullanılamaz hale geldi. Biz bunun yerine şu ana kadar yaklaşık 15 bin derslik yaptık. Yaklaşık 10 bin dersliğin inşası da devam ediyor. Önümüzdeki eğitim öğretim yılı başladığında yıkılan derslik sayısının çok üzerinde, yaklaşık 25 bin derslikle eğitim öğretime devam edeceğiz. Hedefimiz her ilde deprem öncesine göre en az yüzde 15 daha fazla derslik kapasitesine ulaşmak" dedi. "Milli birlik ve beraberlik siyasetin üstünde tutulmalı" Deprem sürecinin siyasi tartışmalara konu edilmemesi gerektiğini belirten Bakan Tekin, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Bakan Tekin, "Milli birlik ve beraberlik dediğimiz şey iktidarıyla muhalefetiyle herkesin sahip çıkması gereken bir süreçtir. Hepimiz sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Huzurlu toplum güçlü aile yapısıyla mümkündür" Konuşmasının sonunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yürütülen ortak çalışmalara değinen Milli Eğitim Bakanı Tekin, güçlü toplum yapısının temelinde güçlü aile yapısının bulunduğunu belirtti. Bakan Tekin, iki bakanlığın özellikle çocukların sosyal ve kültürel gelişimini desteklemek amacıyla yakın iş birliği içinde çalıştığını ifade ederek Erzurum ziyaretinde gösterilen ilgiden dolayı vatandaşlara ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Tarım ve hayvancılık dünyanın olmazsa olmazıdır"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:57 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Tarım ve hayvancılık dünyanın olmazsa olmazıdır" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, "Tarım ve hayvancılıktan vazgeçmeyin. Zor zamanlar olabilir ama gördüğümüz iki şey, pandemi ve Rusya ve Ukrayna savaşında gördük ki tarım ve hayvancılık dünyanın olmazsa olmazıdır" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası tarafından açılan TSO Genel Ticaret Fuarının açılışına katılmak için Elazığ’a geldi. Burada fuarı inceleyen Hisarcıklıoğlu daha sonra Elazığ Ticaret Borsasına gelerek Başkan Mehmet Ali Dumandağ ve yönetimiyle buluşup açıklamalarda bulundu. "Dünya’da son 10-15 yılda fiyatı en çok artan ürünler tarım ve hayvancılık fiyatları oldu" Tarım ve hayvancılığın Elazığ ekonomisinin can damarı olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Tarım ve hayvancılık sanayiye de girdi sağlayan bir sektördür. 85 ton üzüm öküzgözü ve boğazkere üzüm üretimiyle, 19 bin ton alabalık, büyükbaş hayvancılıkta da Elazığ merkez durumda. Arıcılıkta çok güçlü, tarıma dayalı sanayi gelişmiş durumda. Borsamız da 1937’den bu tarafa Elazığ’ımızın tüccarı ve sanayicinin hizmetinde. İnşallah gelecek yıl 90 yaşını kutlayacak. Borsamız akredite bir borsa. 5 yıldızlı bir borsa. YÖK ile imzaladığımız protokol kapsamında Fırat Üniversitesi Baskil Meslek Yüksek Okuluna hamilik yapıyorsunuz. Ticaret Borsa ve Konseyinde Mehmet Ali Dumandağ ile beraber çalışıyoruz. Ben orada onun bilgisi ve tecrübesinden istifade ediyorum. TOBB olarak LİDAŞ ve Türkiye Ürün İhtisas Borsasını kurduk. Burada hizmet ediyoruz. Sakın ha sakın tarım ve hayvancılıktan vazgeçmeyin. Zor zamanlar olabilir ama gördüğümüz iki şey, pandemi ve Rusya ve Ukrayna savaşında gördük ki tarım ve hayvancılık dünyanın olmazsa olmazıdır. Çünkü dünyaya iki Türkiye nüfusu ilave oluyor. Her yıl dünyada da yaklaşık bir Türkiye nüfusu kadar az gelirliden orta gelirli gruba insan geçiyor. Bunlar hep tüketecek. Nüfus arttıkça tüketim artacak. Son 10-15 senede dünyada fiyatı en çok artan ürünler tarım ve hayvancılık ürünlerinin fiyatı artmış. İnsan çoğalıyor, insan tarımdan kopuyor. Kopunca da tüketmek durumunda kalıyor. Köyden kopup kente geldi mi tüketmek durumunda kalıyor. Onun için yaptığınız meslek doğru meslektir. Buradan vazgeçmeyin diyorum" ifadelerini kullandı. "Bizim yaptığımız her işte başkanımızın büyük emekleri var" Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Başkanımız sadece Elazığ’ı değil tüm Türkiye ve Avrupa’yla ilgileniyor. Kendileriyle Mısır’da beraberdik. Çok güzel toplantılar yapıldı. Mısır’ın odalar birliği başkanı ve cumhurbaşkanımızla birlikte çok dolu günler geçti. Başkanımıza çok teşekkür ederim. Bizim yaptığımız her işte kendilerinin büyük emekleri var. Şu an besi OSB projesine 2017’de başladık. Şu anda orada 61 parselimiz var. Besi OSB’nin bir kısmının tahsisleri yapıldı. Geri kalan kısmı da 2026 yılında yapılacak. Orada 8 bin büyükbaş hayvan barınabilecek. Yeni hayvan pazarı için de yeni bir yaptık sağ olsun başkanımız bizlere yine destek oldu. Biz cesareti sizden alıyoruz. Bu cesaretle de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bugün Elazığ Ticaret Borsası olarak coğrafi açıdan en büyük alana hizmet veriyoruz. Tunceli, Bingöl ve Muş’a hizmet veriyoruz. Tunceli’nin geliri artarsa orada da temsilcilik açacağız" dedi.
Kahta’da 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde anma programı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 09:39 Kahta’da 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde anma programı 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla Kahta’da anma programı düzenlendi. Anma programına Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, AK Parti İlçe Başkanı Gafar Çelebi, İlçe Müftüsü Süleyman Turul, Sosyal Hizmetler Müdürü Suphi Yılancı, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Anma programı, sabah saat 04.17’de, depremin meydana geldiği saatte Otogar Kavşağı’nda başladı. Burada yapılan anmanın ardından Fatih Camii’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve hatim duası gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca deprem şehitlerinin aileleri ziyaret edilerek taziyeler iletildi. Anma etkinlikleri, Kahtalı Mıçe Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programla devam etti. Programda, 6 Şubat depremlerini konu alan sinevizyon gösterimi izletilirken, salonda bulunan katılımcılar hayatını kaybeden vatandaşlar için dualar etti. Program, duygu dolu anlara sahne oldu. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, 6 Şubat depremlerinin milletimizin hafızasında derin izler bıraktığını belirtirken, "6 Şubat depreminin yıl dönümünde, Otogar Kavşağı’nda bir araya gelerek, o karanlık gecede hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle andık. Dualar eşliğinde gerçekleştirdiğimiz bu anma programında, yaşadığımız büyük acıyı bir kez daha yüreklerimizde hissettik. Kaybettiğimiz canları unutmadığımızı ve asla unutmayacağımızı bir kez daha ifade ettik" dedi. Başkan Hallaç, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek, yakınlarına başsağlığı diledi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Muhalefet çivi çakma makamı değildir, çiviyi kimin çakacağına millet karar verir"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 01:01 CHP Genel Başkanı Özel: "Muhalefet çivi çakma makamı değildir, çiviyi kimin çakacağına millet karar verir" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılında Malatya’da çeşitli ziyaret ve programlara katıldı. Malatya’da çeşitli temaslarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nikah Sarayı’nda Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Malatya’ya kazandırılan yatırımların temel atma törenine katıldı. 6 Şubat’ta büyük bir acıya tanıklık edildiğini ifade eden Özel, "6 Şubat depremi şüphesiz dünya afetler tarihine geçecek bir depremdir. Asrın felaketi denmesi boşuna değildir. Bu depreme hazırlıksız yakalandığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Bu, devletin ve milletin ortak bir kusurudur" dedi. "Hükümet mazeretsiz şekilde hazırlıksız yakalandı" 21 yıldır iktidarda olan hükümetin depremde yaşanan hasardan sorumlu olduğunu dile getiren Özel, 1999 depremlerinin ardından toplanan deprem vergilerini gündeme getirdi. Bugüne kadar yaklaşık 41 milyar dolar deprem vergisi toplandığını belirten Özel, "İmar aflarından 26 milyar dolar, özelleştirmelerden ise 65 milyar dolar gelir elde edilmiş. Toplamda 132 milyar dolar kaynak var. Depremden önce bu kaynaklarla yıkıp yeniden yapılabilirdi. Depreme hazırlanmak için her şey varmış ama maalesef hükümet, mazeretsiz şekilde memleketi hazırlıksız yakalamış" ifadelerini kullandı. "Muhalefet çivi çakma makamı değildir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefete yönelik eleştirilerine de değinen Özel, "Cumhurbaşkanı, ‘Muhalefet deprem bölgesine bir çivi bile çakmadı’ diyor. Muhalefet çivi çakma makamı değildir. Çiviyi kimin çakacağına millet karar verir. Muhalefetin görevi, o çivinin düzgün çakılıp çakılmadığını denetlemektir" şeklinde konuştu. CHP’li belediyelerin deprem bölgesine yaptığı yardımlar Deprem yardımlarının AFAD bünyesinde toplandığını hatırlatan Özel, CHP’li belediyelerin katkılarına ilişkin şu bilgileri paylaşarak, "AFAD kayıtlarına göre CHP’li belediyeler tarafından 10 deprem iline 9 bin araç gönderildi. 28 bin 521 personel görev aldı, 7 bin 200 tır sevk edildi. Sadece Malatya’ya 668 araç, bin 487 personel ulaştı. 661 tır malzeme dağıtıldı ve 13 mobil mutfak kuruldu" dedi. Özel, konuşmasının devamında mücbir sebep haline değinerek, esnafın siftah yapamadan dükkan kapattığını ifade etti. Depremzedelerin konut teslimi sırasında boş senet imzalamak zorunda bırakıldığını öne süren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a deprem konutlarının ücretsiz verilmesi çağrısında bulundu.
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır"
06 Şubat 2026 Cuma - 20:10 AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Milletimizin feraseti, hakikat ile nümayişi, fedakârlık ile istismarı, emek ile turistik ziyareti birbirinden ayırt etmektedir. Deprem bölgesinde alın teri dökeni de, yaşanan büyük acıyı kişisel veya siyasal vitrinine malzeme kılmaya çalışanı da bu millet çok iyi tanımaktadır. Devletimizin tüm kurumları, Türkiye tarihinin en ağır afetlerinden biri karşısında, zamanla yarışan ilk müdahale ve yeniden inşa sürecini kararlılıkla yürüttü. Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkâr pratiğine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Deprem bölgesinden yapılan ger yapının eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran bir kanıt olduğuna dikkati çeken Ala, "Başarıyı teslim etmek yerine, felaketin yaralarını kaşıyarak siyaset üretmeye çalışmak, siyasal acziyetin göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça ifade ettiği üzere, bu mücadelenin merkezinde tek bir amaç vardır: Yuvasız, sahipsiz tek bir vatandaş bırakmamak. Bu hedef, soyut bir vaat değil; bütçeye, projeye, şantiyeye ve teslim edilen anahtarlara yansımış bir devlet sözüdür. Bugün duyulan haklı gurur, hamasi söylemlerden değil; verilen sözlerin tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Son kertede mesele siyasetin dili değil, siyasetin mahiyetidir. Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi.
Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt
06 Şubat 2026 Cuma - 18:14 Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, "Kamuoyundaki ’teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir" dedi. Kocaeli’de düzenlenen "Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Yüzyılı Vizyonu" programında, güvenlik, demokrasi ve ekonomi başlıkları ele alındı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Ayhan Oğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin detaylarını paylaştı. Ayhan Oğan: "Temel hedef, terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir" Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, sürecin temel hedefinin terör örgütünün feshedilmesi ve silahların imhası olduğunu vurguladı. Oğan, "Kamuoyunda çok farklı isimlerle tartışılan ’Terörsüz Türkiye’ meselesinin temel hedefi; terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir. Türkiye’de siyasetin silah vesayetinden, bölge halkının da silah baskısından kurtarılması amaçlanmaktadır. Nihai hedef, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında terörün tamamen tasfiye edilmesidir. Bunun adı, Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecidir. Kamuoyunda ’çözüm süreci’, ’barış süreci’ gibi adlarla anılan bu konu aslında aşama aşama ilerleyen bir süreçtir. İlk aşamada terör örgütünün feshedilmesi, silahların imha edilmesi ve bunun denetlenmesi; ardından meşru siyasetin ve demokratikleşmenin önünün açılması hedeflenmektedir" dedi. "Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir" Yürütülen sürecin geçmiştekilerden farklı olduğuna dikkati çeken Oğan, "Bu kez arada garantör ülkeler veya kurumlar yoktur. Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir. Doğal olarak terör örgütünün tasfiyesi ve silahların bırakılması söz konusu olduğunda muhatap doğrudan örgütünün kurucusu ve kendisidir. Sonraki aşamalarda konuşulacak demokrasi, haklar ve toplumsal meseleleri ilk aşamada tartışmak süreci sulandırmak anlamına gelir. Öncelikle temel hedefin gerçekleşmesi gerekir" diye konuştu. "Özel bir düzenleme yapılmayacaktır" Gündemdeki "umut hakkı" tartışmalarına da açıklık getiren Oğan, bunun için özel bir yasa çıkarılmayacağını bildirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu düzenleme kapsamında silah bırakan ve bu fikriyattan vazgeçtiğini beyan eden terör örgütü mensupları gelip teslim olacak, yargılanacak ve çıkarılacak kanundan yararlanma hakkına sahip olacaktır. Daha sonraki süreçte terör örgütü tamamen teslim olduktan ve silahların imhası teyit edildikten sonra kanun yürürlüğe girecek ve geri dönüşler başlayacaktır. Hapiste olanlar için de infaz düzenlemesinden yararlanma imkanı olacaktır. Son birkaç gündür çok tartışılan umut hakkı, müebbet hükümlülerin yararlanabileceği ve ceza kanunumuzda var olan bir imkandır. Belirli bir süre sonra müebbet mahkumlar umut hakkı talep edebilme imkanına sahiptir. Bu hak talep edildiğinde işleyiş şu şekilde olur; Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan kurul, başvuran mahkumlar hakkında gerekli tahkikat ve incelemeyi yapar. İnceleme sonucunda en az 6 aylık şartlı salıverilme imkanı tanınabilir. 6 ayın sonunda kurul mahkumun durumunu yeniden değerlendirir, gerekirse bu süreyi uzatabilir, gerekirse sonlandırabilir. Bu nedenle kamuoyunda sanki özel bir düzenleme yapılacakmış gibi bir algı oluşturulması yanlıştır. Özel bir düzenleme yapılmayacaktır. Umut hakkı devreye girdiğinde yaklaşık 500 civarında hükümlü başvuru yapabilecektir ve uygun görülenlerin bu haktan yararlanmasının önü açılacaktır." "Af söz konusu değildir" Kamuoyundaki "teröristlere af" tartışmalarının da gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Ayhan Oğan, şunları kaydetti: "Kamuoyundaki ’Teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir. Bu, vatandaşların yeniden kazanımına yönelik rehabilitasyon sürecinin başlangıcıdır ve Terörsüz Türkiye sürecinin ikinci aşaması olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte artık terör örgütüyle özel muhataplık sona erecek; muhatap 86 milyon vatandaşımız ve bölge halkı olacaktır. Silahların bırakılması ve illegal faaliyetlerin sona ermesi zaten demokratik adımdır. Bu durum demokrasinin alanını genişletecek, hukukun alanını genişletecek ve vatandaşlarımızın taleplerinin daha rahat konuşulup çözüme kavuşturulabilmesini sağlayacaktır." Terörsüz Türkiye için 3 aşamalı yol haritası Sürecin 3 aşamada işleyeceğini aktaran Oğan, ilk etabın örgütün tasfiyesi ve silahların imhası, ikinci etabın hukuki düzenlemelerle yeniden kazanım, üçüncü etabın ise demokratikleşme olduğunu söyledi. "FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır" AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın ise sürecin en kritik başlığının "tespit ve doğrulama mekanizması" olduğunu belirtti. Hazırlanacak yasal düzenlemelerin genel bir af niteliği taşımayacağının altını çizen Ahıakın, "Terör örgütü tümüyle silah bırakmadan yasal reformların ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi mümkün değildir. Öncelikle örgüt fesih kararı alacak ve bütün silahlarını bırakacaktır. Suriye’de SDG/YPG’nin Şam yönetimine entegre olması süreci ve Irak’ta silahların bırakıldığına ilişkin gelişmeler de dikkate alınarak, Milli İstihbarat Teşkilatı, Milli Savunma Bakanlığı ve ilgili devlet kurumlarının tespit raporu hazırlaması büyük önem taşımaktadır. Bunun ardından TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nun raporu tamamlanmak üzeredir. Bu rapor tamamlandıktan sonra mecliste, tüm siyasi partilerin temsil edildiği ortamda gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelebilecektir. Hazırlanacak düzenlemeler genel değil, yalnızca kendisini feshetmiş ve silah bırakmış terör örgütüne ilişkin olacaktır. Örneğin FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır. Çünkü öncelikli şart örgütün varlığını tamamen ortadan kaldırmasıdır" ifadelerini kullandı. "Güvenlik arttıkça ekonomi 1 trilyon doları aştı" Akademisyen Prof. Dr. Kerem Alkin de terörle mücadelenin ekonomiye yansımalarını verilerle anlattı. Türkiye’nin güvenli bir liman haline gelmesiyle 1 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayı aştığını vurgulayan Alkin, "Türkiye, ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu adım adım ortaya koydukça, savunma ve güvenlik alanında önemli başarılara imza attıkça ve terörle mücadelede sonuç aldıkça bunun ekonomiye ciddi yansımalarını hep birlikte gördük. Terörün gölgesinin ağır olduğu dönemlerde, tüm mücadelemize rağmen Türkiye ancak 280 milyar dolarlık gayrisafi yurt içi hasılaya ulaşabiliyordu. İhracat 33 milyar dolar seviyesindeydi. 16 milyon turist geliyor ve yaklaşık 8 milyar dolar turizm geliri elde ediliyordu. Bugün ise son 20 yılda terörle mücadelede elde edilen başarıların neticesinde Türkiye önemli noktaya geldi. Türkiye, 190 ülke arasında 1 trilyon dolar gayrisafi yurt içi hasılayı aşabilen 19. ülke oldu. 2028-2029 döneminde 2 trilyon doları aşması halinde dünyada bu seviyeye ulaşan 16. ülke olacak. İhracat 272 milyar dolara yükseldi" dedi. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, milletvekilleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Başkan geç kaldı, Şubat ayı Meclis toplantısı yapılamadı
06 Şubat 2026 Cuma - 18:12 Başkan geç kaldı, Şubat ayı Meclis toplantısı yapılamadı Manisa’nın Kula ilçesinde yapılması planlanan Şubat ayı Belediye Meclis Toplantısı, yaşanan gecikme ve ardından gelişen tepkiler nedeniyle gerçekleştirilemedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez’in meclis salonuna yaklaşık 10 dakika geç gelmesi üzerine, Cumhur İttifakı ve bağımsız belediye meclis üyeleri toplantıyı terk ederek duruma tepki gösterdi. Meclis toplantısına CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ile CHP Manisa milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen ve Aydın CHP Milletvekili Evrim Karakoz da katıldı. Belediye Meclis Toplantısı, yaşanan gecikme ve ardından gelişen tepkiler nedeniyle gerçekleştirilemedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez’in meclis salonuna yaklaşık 10 dakika geç gelmesi üzerine muhalefet meclis üyelerinin salonu terk etmesinin ardından Belediye Başkanı Hikmet Dönmez de salondan çıkarak meclisin birlikte yapılması gerektiğini ifade etti. Dönmez, toplantıya katılan misafirlerin bulunduğunu belirterek yaşanan durumun etik olmadığını dile getirdi. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise gecikmenin kendilerinden kaynaklandığını belirterek, "Grup toplantımız biraz uzadı, benim yüzümden oldu. Biraz fazla konuşuyorum, kusura bakmayın. Özür dilerim" dedi. Milletvekilleri de meclis toplantısının yapılması yönünde çağrıda bulundu. Ancak muhalefet meclis üyeleri, kararlarının net olduğunu vurgulayarak yaklaşık 10 dakika bekletildiklerini, hiç kimsenin kimseyi bekletmeye hakkı olmadığını ifade etti ve toplantıya katılmayacaklarını belirtti. MHP Meclis Üyesi Adnan Sarı, yaptığı açıklamada, "Bağımsız olan meclis üyeleriyle birlikte saat 15.10’a kadar bekledik. Toplantıya gelinmemesi nedeniyle meclisi terk ediyoruz" dedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ilçede üç milletvekilinin bulunduğunu ve birlikte bir grup toplantısı gerçekleştirdiklerini belirtti. Dönmez, toplantının 15.00’te başlaması gerekirken grup toplantısının 15.08’de sona erdiğini, misafirlerin bulunması ve üst kattan salona inme süresi nedeniyle birkaç dakikalık gecikme yaşandığını ifade etti. Dönmez açıklamasında, meclis üyelerinin yanına giderek bizzat özür dilediğini, meclisin yapılması için ısrar ettiğini ancak muhalefet üyelerinin grup kararı alarak toplantıya katılmama yönünde karar verdiklerini söyledi. Başkan Dönmez, bu tutumu doğru bulmadığını ifade ederek muhalefet üyelerini eleştirdi. Yaşanan gelişmelerin ardından mecliste salt çoğunluk sağlanamadığı için Şubat ayı Belediye Meclis Toplantısı yapılamadı. Toplantının, 9 Şubat 2026 Pazartesi günü saat 18.00’e ertelendiği öğrenildi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil"
06 Şubat 2026 Cuma - 17:39 TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yürütülen çalışmaları koordine eden TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" dedi. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, 6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü vesilesiyle AFAD Başkanlığı Afet Yönetim Merkezi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Depremden yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alanın etkilendiğini hatırlatan Oktay, deprem sonrası 650 bin personelin sahaya sürüldüğünü, hiçbir ülkenin bunu kolayca yapamayacağını ifade etti. Oktay, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yarım saat içerisinde tüm kabinenin burada olması, 1 saat içerisinde görevlendirmelerin yapılıyor olması ve sadece merkezde değil, tüm sahada bakanlar nezdinde görevlendirmelerin yapılıyor olması kolay bir olay değil. Herhangi bir afet alanında bütün kurumlarımızın, Türkiye’nin tüm kapasitesinin yansıtıldığı bir salondur burası. Burası bir kriz merkezi. Aslında o gün sadece bir deprem değil, üç büyük deprem yaşadık. Akabinde yaşadığımız hemen 4.36’yı hatırlayın, Gaziantep Islahiye ve aynı gün içerisinde saat 13.24’te Elbistan merkezli üçüncü büyük depremimizi yaşadık 7.6 büyüklüğünde. Birleşik Milletler Genel Sekreter Yardımcısı bir heyetle geldi bize. Söylediği şuydu; ’Aynı günde bu kadar geniş bir bölgeyi, yani 11 ili doğrudan ve 18 ili dolayı yoldan etkileyen yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Bu kadar büyük depremi aynı gün yaşayan, bu kadar büyük ölçekli alanda etkilenen böyle bir afetin altından, Türkiye’nin dışında hiçbir ülkenin bu kadar hızlı şekilde kalkması mümkün değil’ dedi. Bize başka bir şey daha ifade etmişti. ’Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre, bizim kayıtlarımıza göre, bu büyüklükte iki depremin bu kadar yakın aralıkta yaşandığı başka bir kayıt yok’ demişti. 27 tane çalışma kurumumuzu ilgilendiren, barınmasından, beslenmesinden, arama kurtarmasından, güvenliğinden, enerjisinden içme suyuna, hasar tespitinden diğer ilgili tüm alanlara kadarki bütün kurumlarımız, bakanlıklarımız ve arkadaşlarımız AFAD’ın koordinasyonunda muhteşem bir çalışma ortaya koyduk. Kolay mı? Kolay değil." "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Afet seviyesinde 4’in en yüksek afet seviyesi olduğunu belirten Oktay, "Uluslararası yardımlara da açık olan bir afet seviyesi, dolayısıyla arama kurtarma diye baktığımızda da 32 binin üzerinde arama kurtarma personeliyle müdahale ettiğimizi hatırlıyorum. Bunlardan yaklaşık 11 bin, 12 binin civarında da uluslararası diğer ülkelerden gelen arama kurtarma ekipleriydi. Aradan 3 yıl geçtikten sonra bunun arkasında siyaset yapmak, şöyle mi olurdu, böyle mi olurdu demek, bu aynı maç bittikten sonra ki yorum boyutuna benziyor. Evet, öyle bir yorum yapabilirsiniz ama maç arasında yaptığınız, oradaki yaptığınız faaliyetler, çalışmalar, afetin olduğu anda vatandaşımızın yanında olma gayretimiz, cumhurbaşkanımızın liderliğine takdire şayandır. Tüm ilgili bakanlıklarımız, ilgili tüm bilimlerimizin, Kızılay’ından yine ilgili tüm sivil toplum kuruluşu örgütlerine kadar ve su da dahil DSİ’sinden ilgili tüm bilimlerine kadar güvenlik birimlerimizden, silahlı kuvvetlerine kadar tamamının teyakkuz halinde, sahada olduğu bir çalışmadan bahsediyoruz. 650 bin personel sahadaydı. 650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil. Bunu çok iddialı bir şekilde ifade ediyorum. Kendisini süper güç olarak iddia eden ne Amerika’nın, ne Çin’in, ne Rusya’nın, ne deprem konusunda oldukça iddialı olan Japonya’nın, dünyadaki hiçbir ülkenin ve Avrupa Birliği’ndeki ve Avrupa’daki ülkeler de dahil buna hiç kimsenin bu büyüklükteki ve bu geniş çerçevedeki bir afete müdahalesini bu kadar hızlı yapabilecek başka hiçbir ülke yoktu ve bugünde yok" diye konuştu. Fuat Oktay, açıklamalarının ardından AFAD personelleri ile bir araya gelerek sohbet etti ve toplu fotoğraf çekildi. Basın toplantısına başta TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen ve çok sayıda AFAD personeli katıldı.
Başkan Sandıkçı: "Ortak akıl ve istişareyle ilçemizi geleceğe taşıyoruz"
06 Şubat 2026 Cuma - 17:19 Başkan Sandıkçı: "Ortak akıl ve istişareyle ilçemizi geleceğe taşıyoruz" Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçeye yeni projeler ve yatırımlar kazandırmaya devam ettiklerini vurgulayarak, "Ortak akıl ve istişareyle ilçemizi geleceğe taşıyoruz" dedi. Başkan İbrahim Sandıkçı, Canik Belediyesi Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’ndeki programda 52 mahalleden gelen kadınların taleplerini ve önerilerini dinledi. Sandıkçı, ayrıca ilçeye kazandırılan projeler ve devam eden çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Canik’in dört bir yanına yeni eser ve hizmetleri kazandırmayı sürdürdüklerini ifade eden Başkan Sandıkçı, "Canik’imiz için çalışıyoruz, üretiyoruz, geleceğe yönelik eserleri ilçemize kazandırıyoruz" diye konuştu. "Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun" 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Sandıkçı, "Hafızalarımıza derin izler, yüreğimize dinmeyen bir sızı bırakan 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, geride kalanlara başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Devletimizin ve milletimizin el ele verdiği asrın felaketinde yaraları, asrın birlikteliğiyle sarmaya devam ediyoruz. Rabbim böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun" şeklinde konuştu. "Kentsel dönüşüm devam ediyor " Canik’te devam eden kentsel dönüşüm ve sosyal donatı alanları yapım çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Başkan Sandıkçı, ilçeye kazandıracakları ve özel gereksinimli çocukları uzman eğitmenler eşliğinde aktivitelerle bir araya getirecekleri, çocuklara psikolog ve terapi desteği sağlayacakları Canik Belediyesi Özel Gereksinimli Çocuklar Misafirhanesi’nin tefrişat çalışmalarının devam ettiğini aktardı. Emekli vatandaşlara ve öğrencilere yönelik destekleri kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerini söyleyen Başkan Sandıkçı, "Emekli vatandaşlarımıza belediyemiz düğün salonlarında çocukları için gerçekleştirdiği kiralama işlemlerinde yüzde 50 indirim uygulamamızı sürdürüyoruz. Bu yıl da Canik’imizden üniversiteyi kazanan öğrencilerimizin tamamına burs desteği sağlıyoruz. İlerleyen süreçte sosyal destek programlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Sandıkçı’dan ortak akıl vurgusu Vatandaşların talepleri ve önerileri doğrultusunda çalışmalara yön verdiklerini ifade eden Başkan Sandıkçı şunları söyledi: "Ortak akıl ve istişareyle ilçemizi geleceğe taşıyoruz. Hemşehrilerimizin talepleri ve önerileri doğrultusunda çalışmalarımıza yön veriyoruz. Merkezinde ortak akıl olan yönetim anlayışımızla ilçemize değer katan ve yaşamı kolaylaştıran çalışmaları hayata geçirmeye devam ediyoruz." Başkan Sandıkçı ayrıca YKS ve LGS’de dereceye giren öğrencileri başarı ödülleriyle buluşturduklarını sözlerine ekledi. AK Parti Canik İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatma Donbay’ın da katıldığı program hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.