POLİTİKA - 17 Mart 2026 Salı 20:53

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle, hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen gazeteci ve yazarlarla iftar programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Murat Keklikçi’nin yanı sıra haberleri, yazıları ve ilkeli duruşları ile basınımıza önemli değerler katan fakat ne yazık ki artık aramızda olmayan gazetecilere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Filistin başta olmak üzere çatışma bölgelerinde zor bir görevi icra ederken can veren tüm medya mensuplarını şükranla anıyorum. Bilhassa İsrail’in Gazze’deki soykırımını dünyaya duyurmaya çalışırken şehit düşen 275 kahraman gazeteciyi kemali hürmetle anıyorum. İftarımıza iştirak eden siz değerli konuklarımıza bu güzel buluşma için İletişim Başkanlığımıza tebriklerimi iletiyor, buluşmamızın basın camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.


Gazeteci ve yazarların toplumun hafızasını ifade ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli arkadaşlar, bir hususu konuşmamın hemen başında ifade etmek isterim. Sizlerin de bildiği üzere gazeteciler ve yazarlar toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu mesuliyet bazen bir haber cümlesinde, bazen bir manşette, bazen bir köşe yazısında, kimi zaman da uzun yıllar okunacak bir kitapta kendisini gösterir. Artık uğurlamak üzere olduğumuz Ramazan ayı insanın hem kendisiyle hem toplumla olan ilişkilerini yeniden düşünmesine, değerlendirmesine, kendisini sorgulamasına zemin hazırlayan müstesna bir zaman dilimidir. Özellikle gazetecilik ve yazarlık gibi hakikatin peşinde olan mensupları için bu mübarek günler ayrı bir mana ve ehemmiyet arz eder. Sizler kaleminizle, sözünüzle, emeğinizle bu toplumun düşünce iklimine çok çok önemli katkılar yapıyorsunuz. Gerektiğinde eleştirerek, gerektiğinde sorgulayarak, gerektiğinde ise takdir ve teşvik ederek hayati bir kamu hizmetini yerine getiriyorsunuz" şeklinde konuştu.


"Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük son derece mühim ve kritiktir"


Dezenformasyonla mücadelenin devam ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm bunların yanında çağımızın baş belasına dönüşen dezenformasyonla da mücadele ediyor, haberin kaynağına iniyor, en objektif, en güvenilir bilgiyi milletimize aktarmak için hassasiyetle hareket ediyorsunuz. Kimi zaman savaş ve sıcak çatışmaların göbeğinde, kimi zaman kriz ve afet bölgelerinde, kimi zamanda en zorlu arazi ve iklim koşullarında toplumun doğru ve teyit edilmiş haberlere erişebilmesi adına canınızı ortaya koyuyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına yürekten teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Değerli arkadaşlar, güçlü bir toplum yapısı ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği bir medya düzeninde gazetecilik toplum için adeta pusula işlevi görür. Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük bu anlamda son derece mühim ve kritiktir" ifadelerini kullandı.


"İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz"


İletişim Başkanlığı ile dezenformasyonla mücadele konusunda sürecin devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler çok daha yakından tecrübe ediyorsunuz. Bilgi üretimi ve enformasyon akışının tarihte hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemi yaşıyoruz. Ancak bu hız aynı zamanda yanlış, taraflı, zararlı, yapay ve maksatlı içeriklerin de yayılmasını kolaylaştırıyor. Teyit mekanizmasının sağlıklı işlemesinin önüne geçebiliyor. Bizde sıkça tekrarlanan meşhur bir söz vardır. Doğru ayakkabılarını giyene kadar yalan dünyayı üç kez dolaşır. Ne yazık ki bugün hakikat ötesi çağ adı verilen tam da böyle bir dönemin içindeyiz. Bu sorun sadece ülkemizin değil tüm dünyanın yüzleştiği çözüm aradığı bir tehdit haline dönüşmüş durumda. Tabi bizler devlet olarak gerek İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Fakat bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Burada Nizamülmülk’e atfedilen bir sözü siz kalem ve fikir erbabımıza bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir mızrağı yahut oku belli bir mesafeye kadar atabilirsiniz. Bunların etkisi sınırlıdır. Oysa bir kelimenin, bir yazının, bir düşüncenin nereye varacağının sınırı belirsizdir. Değerli dostlarım, mesele bizim için işte bu kadar açık ve nettir. Seçtiğiniz kelimelerle, yazdığınız yazılarla, milletimize verdiğiniz doğru bilgilerle bu tehditlerin önüne geçmeniz son derece mühimdir. Ülkemize yönelik beşinci kol faaliyetlerini, algı mühendisliklerini, Türkiye’nin imaj ve itibarını hedef alan karalama kampanyalarını sizlerin de güçlü desteğiyle daha kolay ve hızlı engelleyeceğimize inanıyorum. Şunun da altını çizmek istiyorum. Her cephede adeta bir hakikat savaşı verdiğimiz bu dönemde medya kuruluşlarımızın daha fazla inisiyatif almasını, daha aktif ve etkili olmasını bekliyoruz. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel sistemin tarihi bir kırılmaya da gerçeklerin dünya kamuoyuna duyurulması gerekiyor. Bakınız şu an bölgemizde İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor. Masum çocuklar okullarında ders dinlerken acımasızca katlediliyor. İnsanlar asırlardır sahibi oldukları topraklarından göç etmeye zorlanıyor" dedi.


"İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor"


Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail tamamen keyfi sebeplerle hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor. Önce Gazze’yi ardından Yemen ve Lübnan’ı son olarak da İran’ı hedef alan saldırılarının amacının sadece güvenlik olmadığını hepimiz biliyoruz. Saldırılarla eş zamanlı olarak vaat edilmiş topraklar hezeyanından kıyamet senaryolarına kadar çeşit çeşit garabetin gündeme getirilmesi elbette tesadüf değildir. Eline güç geçmiş, kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir" şeklinde konuştu.


"Türkiye’nin fikri hür, kalemi özgür, zihni berrak, milletin değerlerinden beslenen gazetecilere ihtiyacı var"


Türkiye’nin fikri hür gazetecilere ihtiyacı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:


"İşte bize dayatılan gündemlerin çekim alanından kurtulup tüm bu gerçeklerin bu barbarlığın bu cinnet halinin yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir. Dünyada söz ve etki sahibi bir ülke olduğumuzun bilinciyle artık ufkumuzu genişletmeli, sınırlarımızın ötesini de hedeflemeli geniş bir coğrafyada takip edilen gazetecilere, gazetelere ve televizyonlara sahip olmalıyız. Özellikle meslekte kıdemli gazetecilerimizin hem çalıştıkları kurumları hem de kendilerini bu noktada bir eğitmen, daha doğrusu bir mentor olarak görmeleri gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin ve açıkçası geniş coğrafyamızın fikri hür, kalemi özgür, zihni berrak, vicdanlı, donanımlı ve milletin değerlerinden beslenen gazetecilere ihtiyacı var. Hiç şüphesiz bunları da yetiştirecek olanlar sizlersiniz. Bu hedef doğrultusunda ortaya koyacağınız çabalarda daima yanınızda olacağımızı bilmenizi istiyorum."


"Manşetleriyle hükümetler kurup hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı"


Milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeninin geride kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kıymetli misafirler, insanların doğru bilgiye rahatlıkla ulaşabildiği, farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği ve hakikatin merkeze yerleştiği güçlü bir medya hepimiz için hayati önemdedir. Ancak Türkiye uzun yıllar bu atmosferin özlemini çekmiştir. Televizyon ekranları, gazete köşeleri, dergi sayfaları on yıllar boyunca tek tipçi, tek sesli ve üstenci bir zihniyete mahkum olmuştur. Geçmişte öyle günler yaşadık ki farklı sesler susturuldu. Halkın tarafsız haber alma hakkı engellendi. Medya organları toplum ve siyaset mühendisliğinin aparatı olarak hoyratça kullanıldı. Ama şimdi bunların hemen hepsi mazide kaldı. Manşetleriyle hükümetler kurup hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı. Millete parmak sallayan millete tepeden bakan vesayetçiler adına milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeni artık geride kaldı" diye konuştu.


"Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum"


Herkesin bayramını şimdiden kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalemini ve köşesini anti demokratik güç odaklarına kiralayan silahşörler artık geride kaldı. Haber bültenlerinde cuma namazına giden öğrencilerin hedef gösterildiği karanlık günler figürleri ve figüranlarıyla birlikte artık geride kaldı. Bugün her bakımdan daha özgür, daha çoğulcu renkli bir basın ve yayın iklimine sahibiz. Sizlerin de gayretleriyle bu iklimi koruyup güçlendirmek arzusundayız. İmtiyazlarını kaybedenler rahatsız olsa da inşallah bir daha o eski günlerin hortlatılmasına izin vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle iftarımızı teşrif eden siz kardeşlerime bir kez daha teşekkür ediyorum. Ramazan-ı Şerif’inizi ve inşallah Cuma günü vasıl olacağımız Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gabriel Sara: "Bir avantajımız var ama ayağımız yere basacak" Galatasaray’ın Brezilyalı oyuncusu Gabriel Sara, Liverpool maçı öncesi yaptığı açıklamada, "Bir avantajımız var ama ayağımız yere basacak" dedi. Galatasaray’ın orta saha oyuncusu Gabriel Sara, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Liverpool ile oynayacakları son 16 turu rövanş maçı öncesinde düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının sorularını yanıtladı. Sara, "Buraya gelirken çok basit odağımız oldu, onlara karşı kazanmalıyız. Bir avantajımız var ama futbolda kendinizi kandırabilirsiniz, ayağımız yere basacak. Yarınki maça odaklanacağız ve umarım iyi bir sonuç alacağız" diye konuştu. "Milli takıma çağrıldığım için çok mutluyum" Brezilya Milli Takımı’na davet edilmesiyle ilgili de Sara, "Brezilya Milli Takımı’na seçildim. Hayallerimi yaşıyorum. Konuştuğum ilk şeylerden biriydi hocamla. Galatasaray’a gelirken hocam bunun sözünü vermişti. Bence doğru bir seçim yaptım. Çok gurur duyuyorum burada olduğum için. Milli takıma çağrıldığım için çok mutluyum. Bu benim çocukluk hayalimdi. Bu çok motive ediyor ve daha fazla sorumluluk da katıyor bana. Umarım sahada bütün bu motivasyonu sergilerim. Oynamayı seviyorum. Hocamız hangi pozisyona koyarsa koysun ben oynarım, mutlu olurum. Bazen Torreira’ya topa daha çok dokunmak için yakın olmayı seviyorum. 10 numara oynarken de gol atabileceğim için mutluyum. Nerede olursa olsun oynamaktan mutluyum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Okan Buruk: "Buradan turla ayrılmayı hayal ediyorum" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Liverpool maçı öncesi yaptığı açıklamada, "Buradan turla ayrılmayı hayal ediyorum" dedi. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Liverpool ile oynayacakları rövanş maçı öncesinde düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının sorularına yanıtladı. Buruk, "Bu stadyumda olmak gerçekten çok güzel. Buraya girmek, yarınki maçı burada hayal etmek, kafamızda oynamak güzel. Türk futbolu için de çok önemli bir gece, sadece Galatasaray için değil. Şampiyonlar Ligi serüvenimizde inişlerimiz çıkışlarımız oldu ama çok da tecrübelendik. Bu tecrübeyi yarın sahaya yansıtmamız gerekiyor. Çok iyi bir takıma karşı oynayacağız. Hem futbolcuları hem teknik adamı çok önemli isimler. Geçen senenin şampiyonu. Bu sene en büyük hedefleri Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olmak. Rakibimizi 2 kere yendik ama bunlar kendi sahamızdaydı. Şimdi yeni bir serüven, deplasmanda oynayacağımız bir maç. Oyuncularıma inanıyorum. Verebileceklerinin en fazlasını verip neden buradan turla ayrılmayalım diye hayal ediyorum. İnşallah bu hayalimizi gerçekleştiririz" diye konuştu. "Ligde ve Avrupa’da çok başarılı gidiyoruz" Takım olarak iyi durumda olduklarını belirten Okan Buruk, "Yükselen bir performansımız var. Öz güvenimiz yüksek, daha iyi bir takım olduk, birbirimizi daha çok tanıdık. Ligde ve Avrupa’da çok başarılı gidiyoruz. Oyuncularımızın değerleri artıyor, Gabi gibi bir oyuncumuzun milli takıma seçilmesini sağlıyor. Ona böyle bir çağrı geldi. İnşallah burada ve sonra da milli takımda başarılı olacak. Liverpool’un ilk maçtaki 11’leri sürprizdi. Gomez’i bekliyordum. Oynadıkları opsiyon vardı. Yarın için sakatlığı var, büyük ihtimal oynamayacak diye okudum. Sağ bekte hep değişiklikleri var. Orta sahada Mac Allister, Gravenberch, Szoboszlai’nin olduğu, kanatta Gakpo ve Salah oynarsa Wirtz hangi pozisyonda oynayacak? 4 oyuncuyu da oynatmak için Szoboszlai’yi sağ bekte oynatıyor. Yarın ofansif oyun için bunu da düşünebilir. İlk maçta Wirtz’in kenardan içeri çok girmesi, ilk 5-10 dakika buna karşı yerleşemedik ama sonra hallettik. Rakibimizi tanıyoruz, ne yapacaklarını biliyoruz. Onlar da bizi tanıyor. Biraz kendi oyunumuza odaklanmalıyız, neleri iyi yapabiliriz, bunu düşüneceğim. Sadece takım değerleri üzerinden değerlendirme yapmak doğru olmaz. İyi oyunculara sahip olmak önemli. Galatasaray’ın da iyi oyuncuları var. Kazanırsak çok sevineceğiz. Başaramazsak çok üzüleceğiz. Biz buraya kadar geldik, burada kaybettik diye düşünmeyeceğiz, her türlü üzüleceğiz. Kazanma şansımız var, bu taraftan düşünmek istiyorum. Oyuncularım da böyle düşünmeli. Kazanırsak nereye gideriz, bunu düşünmek daha doğru olacak" açıklamasında bulundu. "Onlar için oynayacağız" Sarı-kırmızılı taraftarların tribünde olmayacağının hatırlatılması üzerine Buruk, "Taraftarların olması çok önemliydi ama bu da bir motivasyon. Bu ceza adil değil. Galatasaray taraftarı bölümünün, Liverpool’a verilmesi de doğru değil. Farklı kişinin hatasından farklı kişiler ceza alıyor. Cezalandırma doğru değil, adil değil. Haklı değil. Burada taraftarımız için oynayacağız. Nereye gidersek gidelim bizi destekliyorlar. Onlar için oynayacağız. Bu bizim için önemli bir fırsat" sözlerini sarf etti. "Buraya sadece kaybetmemeye gelmedik" İngiltere’ye sadece kaybetmemeye gelmediklerini vurgulayan Okan Buruk, "Bizim bir oyunumuz var. Hep bu oyunu oynamak, üzerinden gitmek istiyoruz. Rakibin de bir oyunu var. Onlar bizi, biz onları biliyoruz. Sadece buraya kaybetmemeye gelmedik. Biz tabii ki gol yememek için değil gol atmak için oynamalıyız ki bu tür maçlarda başarılı olalım. Juventus maçında kötü bir tecrübe yaşadık, iyi bir ders oldu. Yarın neleri daha iyi yapabileceğimizi göstermek... Maç hiçbir türlü erken bitmeyecek, 0-0, 1-0, 0-1... Hangi sonuç olursa olsun 90 dakikaya gidecek bu maç. Her dakika oyunun içinde olmalıyız, sadece başlayan değil devam edecek de çok önemli oyuncularımız var. Kulübeden gelip katkı yapmaları da çok önemli olacak" diyerek sözlerini tamamladı.
Adana Adana’da 2 bin 305 personelle ‘Huzur ve Güven’ uygulaması Adana’da 2 bin 305 polis ve jandarmanın katılımıyla ‘Huzur ve Güven’ uygulaması gerçekleşti. Uygulama noktalarını denetleyen Adana Valisi Mustafa Yavuz, "Adana’nın huzuru ve güvenliği için mahalle mahalle, sokak sokak arkadaşlarımız uygulama yapıyor" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığına bağlı 2 bin 305 personel ile kent genelinde ‘Huzur ve Güven’ uygulaması gerçekleştirdi. Yaklaşık 80 ayrı nokta yapılan uygulamada trafik ve asayiş yönünden denetlemeler yapıldı. Adana Valisi Mustafa Yavuz, uygulama noktalarında denetim yaptı. Vali Yavuz, uygulama noktasında durdurulan araçtaki vatandaşlarla sohbet ederek bayramlarını kutladı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, "Geçen hafta yine il genelinde güvenlik ve asayiş uygulamamız yaptık. Vatandaşlardan çok güzel geri dönüşler aldık. Bayrama ikin gün kala il genelinde emniyet ve jandarmamızla 2 bin 305 personelimiz ile sahadayız. Vatandaşlarımızın bayramlarını tebrik ettik, onları huzuru ve güvenliği için sahada olduğumuzu, onlar için 24 saat çalışacağımızı paylaştık. Sahadayız, güvenlik ve asayiş uygulamalarımızla sadece asayiş değil narkotik ve yunus ekiplerimizle Adana’nın huzuru ve güvenliği için mahalle mahalle, sokak sokak arkadaşlarımız uygulama yapıyor. Bizler Adana’nın huzurunun ve güvenliğinin dünden daha iyi olacağına, yarın daha iyi olacağı noktasında ümitvarız. Bayram tedbirlerini planladık, 10 gün boyunca hem asayiş, trafik, narkotik açıkçası tüm unsurlarımızla sahada olacağız" ifadelerine yer verdi.