POLİTİKA
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: "20 senedir yapılmamış hizmetleri yapıyoruz" 17 Mart 2026 Salı - 22:52:26 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kentin sorunlarını çözmek zorunda olduklarını vurgulayarak siyasetin meclise hakim olmasını asla kabul etmeyeceğini söyledi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı ikinci toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında yapıldı. Toplantı öncesinde konuşan Başkan Bozbey, "Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu Türkiye’ye örnek olacak bir şekilde Bursa’da yaşattık. Ramazan ayının manevi iklimini en iyi şekilde kentin tümünde hissettirdik. 17 ilçede her gün kardeşlik sofrası kurarak vatandaşlarımızla buluştuk. 14 farklı noktada iftariyelikler dağıttık. 4 sabit iftar noktasında halkımıza ikramlarda bulunduk. Sahada görev tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Şimdiden tüm halkımızın, Bursalıların ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. Bayramın kentimize ve ülkemize sağlık, mutluluk, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" diye konuştu. İran-ABD-İsrail Savaşı’nın da kabul edilemez olduğunu dile getiren Başkan Bozbey, savaşın bir an önce durdurulmasını istedi. Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli tarihçilerden biri olan İlber Ortaylı’ya da Allah’tan rahmet dileyen Başkan Bozbey, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü de bir kez daha kutladı. Grup Başkanvekillerinin gündeme getirdiği konular hakkında da açıklamalarda bulunan Başkan Mustafa Bozbey, halk otobüslerinin seçim süreçlerinde Büyükşehir Belediyesi’nin işin içine çekilmesini kabul etmediklerini dile getirdi. Gerekli görüşmelerin yapıldığını ve son derece olumlu adımlar atıldığını anlatan Başkan Bozbey, "Biz gerçekten çalışan esnafımızın yanındayız. Ayrıca yüzde 15 zam yapıldı. Bu zamma Cumhur İttifakı ret oyu verdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla geçti. Yüzde 15 demek 3 lira 25 kuruş demektir. Bunun 2 lirasını esnafımıza verdik. Kabul edenlerle imzalar atıldı" dedi. Su faturalarıyla ilgili soruya da cevap veren Başkan Mustafa Bozbey, BUSKİ’nin mali durumunu göreve geldikleri günden bu yana düzeltmeye çalıştıklarını vurguladı. BUSKİ’nin iş yapamaz, kredileri ödeyemez durumda devraldıklarını söyleyen Başkan Bozbey, "BUSKİ’de hizmetlerin kısıtlı da olsa yapılabilmesi için Büyükşehir Belediyesi bütçesinden 1 milyar lira aktardık. Bunun üzerine bir talebimiz oldu. Mecliste katı atık bedelleriyle ilgili ‘Küçük esnaf da dahil olsun’ diyenler oldu ve 135 lira olarak belirlendi. Suyun bir metreküpü ise şu anda 52 liradır. İki metreküp su kullanan esnafa 250-300 lira fatura geliyor. Esas mağdur dediğimiz kesim onlardır" diye konuştu. Abonelerin yüzde 86’sının 12 metreküpe kadar olan birinci kademe kullanıcısı olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, şunları söyledi: "BUSKİ batmış. Paraları çalınmış. Ben batırmadım. Batıranlar belli. Hala onlarla uğraşıyoruz. Hizmetler yapılmamış. Köylerin depolarına bakın bakalım su içilir mi? Vatandaşlar oradan su içiyor. Altyapıyı, arıtma tesislerini yapmak zorundayız. Bu hizmetlerin yapılabilmesi için BUSKİ’nin belirli gelire sahip olması gerekiyor. Bizler Bursa adına uğraşıyoruz. Bugün Orhangazi’de yüzde 55, İnegöl’de yüzde 60 kayıp kaçak varsa hizmet üretmek zorundayız. BUSKİ’nin hizmet üretmesini engelleyecek herhangi bir şeye müsaade etmemiz mümkün değildir. 2024 Ekim’de bu salonda ‘2025’in sonunda BUSKİ’nin borcu 25 milyar liraya çıkacak’ dediğimizde gülenler oldu. Şimdi borcu 25 milyar 400 milyona çıktı. Ben müneccim değilim ama hesap yaparım. Bizler 20 senedir BUSKİ’de yapılmamış hizmetleri yapıyoruz". Meclis, gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam etti. AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinin komisyonlarda kabul olan maddelere ‘ret’ vermesi üzerine konuşan Başkan Bozbey, "Siyaseten alınmış bir karar. ‘Biz komisyonda kabul ettik ama imzamızı reddediyoruz’ diyorlar. Bizler, bu Meclis’te Bursa’nın sorunlarını çözmek zorundayız. Bursa’nın birikmiş sorunlarını en aza indirgemek zorundayız. Bursa halkı bunun için oy verdi. Bursalıların menfaatine olan işlerde lütfen siyaset yapmayın. Siyasi davranmayın. Siyasetin bu denli meclise hakim olmasını asla kabul etmiyorum" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 22:00 Bakan Bolat: "Sosyal yardımlar, bizim dönemimizde yaklaşık bir trilyon liraya ulaşan bütçesiyle vatandaşlarımıza tahsis edilmekte" Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Bahçelievler’de düzenlenen "Engelliler, Yaşlılar, Şehit Yakınları ve Yetimlerle İftar Buluşması" programına katıldı. Bahçelievler’de düzenlenen "Engelliler, Yaşlılar, Şehit Yakınları Ve Yetimlerle İftar Buluşması" programı gerçekleşti. Bahçelievler Öğretmen Evi’nde düzenlenen programa Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve çok sayıda davetli katıldı. Program Kuran’ı Kerim tilaveti ile başladı. Program sonunda Bakan Bolat, çocuklarla bir araya gelerek onlara oyuncak hediye edildi. Programda konuşan Bolat, "Bizden önceki dönemde milli gelirin yüzde sıfır buçuğu ancak eden sosyal yardımlar, bizim dönemimizde bu yıl 960 milyar lira yani yaklaşık bir trilyon liraya ulaşan bütçesiyle vatandaşlarımıza tahsis edilmekte. Özel çocuklar, tecrübeli büyüklerimiz, ablalarımız, ağabeylerimiz, yetim çocuklar, şehit aileleri, gazi aileleri, hepsi bizlerin baş tacı ve onların için yaptığımız hizmetler helali hoş olsun. Hiçbir zaman tamam diyemeyeceğimiz ama daha fazlasını yapmak için de çok gayret ettiğimiz alanlar. Rabbim ömür verdikçe, hizmet ettikçe biz halkımızın, toplumumuzun acısında, sevincinde ve iyi gününde, kötü gününde her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Evlerinden çıkamayan özel çocuklar artık Engelliler Sarayları’nda rehabilitasyon merkezlerinde, RAM okullarında normal hayata karışıyorlar ve kendilerini geliştiriyorlar. Evde çocuklarına bakmak zorunda kalan anneler, aileler, artık çocukları sabah gönderilen minibüse binip okula gidiyor. Onlar da hayata karışıyorlar, sosyalleşiyorlar. Üretime katılıyor, dışarıya gidiyor. Eşini, dostunu görmeye çalışıyor. Özellikle büyüklerimiz için, huzurevlerinde olmak isteyenler için orada yaşamlarını devam ettirmek isteyenler için çok sayıda tesisler açıldı" şeklinde konuştu. Çeşitli alanlar için ayırılan bütçe rakamları üzerine konuşan Bakan Bolat, "Çocuklarımız için 81 ilde ‘Çocuklar Güvende Programı’ ile çocuklarımızın korunma ve bakımları yapılmakta. 120 bin büyüğümüze evde bakım, evde sağlık hizmetleri götürülmekte. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza bağlı tam bin 400 yatılı kuruluşumuz var. 14 bin 600 çocuğa koruma ve bakım hizmeti veriliyor. Engelli bakım ve rehabilitasyon merkezi sayısı 286’ya yükseldi. Bu çerçevede eğitim faaliyeti olarak özel bireylerin eğitimi konusunda bundan 20 sene önce Türkiye’de 342 okul vardı. Şu anda bin 855 okulumuz var ve tam 35 bin öğretmen çocuklarımız için görev yapıyorlar. Şehit aileleri, gazi aileleri, gaziler ve onların çocukları da devlet koruması altında yükseköğretime geçişlerde Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında öncelikli yerleştiriliyorlar. Kamuda istihdam noktasında da şehit ve gazi aileleri için kontenjan uygulaması var. Yaşlılarımızla ilgili olarak da huzurevlerimizin sayısı devlet koruması altında 175’e, Gündüz Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri sayısı ise 45’e çıktı. Bu çerçevede sağlık, bakım, koruma, rehabilitasyon, sosyal güvenlik alanında ihtiyaç duyulan bütün hizmetleri vermeye devam edeceğiz. Şu anda Türkiye bütçemizin yüzde üç buçuğu özellikle sosyal politikalar ve desteklerine tahsis edilmektedir. Bu çerçevede özel bireylerin toplumsal hayata katılımı ve eğitimleri noktasında 194 milyar TL, ailelerin güçlendirilmesi için 22 milyar TL, çocukların gelişimi için 44 milyar TL, şehit yakınları ve gaziler için 14 milyar TL ve toplamda 2026 bütçesinde tam 917 milyar TL harcama yapacağız. Geçen yıl bu rakam 630 milyar TL idi" dedi. Dünya gündemi üzerine konuşan Bakan Bolat, "Süreçler kolay değil. Dünyanın etrafına bir bakarsanız, özellikle bizim ülkemizin etrafına. Kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda her tarafta savaşlar var. İç savaşlar var, bölgesel savaşlar var ama Cumhurbaşkanımızın önderliğinde biz dış politikada tek bir vatandaşımızın tırnağına zarar gelmeden bu krizleri yönetmeyi başardık ve bunun için de çok büyük çalışma yapılıyor. Ordumuzu güçlendirdik. Savunma sanayimizi güçlendirdik. Kimse ülkemize, milletimize yan bakamasın diye. Bundan sonra da inşallah bunlarda çalışmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede Türkiye’miz üretimde, büyümede, savunma sanayinde, enerjide, altyapıda, üst yapıda, ulaşımda, sanatta, sporda, ordumuzun gücünde her alanda güçlenmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Kahta’da 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde anma programı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 09:39 Kahta’da 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde anma programı 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla Kahta’da anma programı düzenlendi. Anma programına Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, AK Parti İlçe Başkanı Gafar Çelebi, İlçe Müftüsü Süleyman Turul, Sosyal Hizmetler Müdürü Suphi Yılancı, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Anma programı, sabah saat 04.17’de, depremin meydana geldiği saatte Otogar Kavşağı’nda başladı. Burada yapılan anmanın ardından Fatih Camii’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve hatim duası gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca deprem şehitlerinin aileleri ziyaret edilerek taziyeler iletildi. Anma etkinlikleri, Kahtalı Mıçe Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programla devam etti. Programda, 6 Şubat depremlerini konu alan sinevizyon gösterimi izletilirken, salonda bulunan katılımcılar hayatını kaybeden vatandaşlar için dualar etti. Program, duygu dolu anlara sahne oldu. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, 6 Şubat depremlerinin milletimizin hafızasında derin izler bıraktığını belirtirken, "6 Şubat depreminin yıl dönümünde, Otogar Kavşağı’nda bir araya gelerek, o karanlık gecede hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle andık. Dualar eşliğinde gerçekleştirdiğimiz bu anma programında, yaşadığımız büyük acıyı bir kez daha yüreklerimizde hissettik. Kaybettiğimiz canları unutmadığımızı ve asla unutmayacağımızı bir kez daha ifade ettik" dedi. Başkan Hallaç, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek, yakınlarına başsağlığı diledi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Muhalefet çivi çakma makamı değildir, çiviyi kimin çakacağına millet karar verir"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 01:01 CHP Genel Başkanı Özel: "Muhalefet çivi çakma makamı değildir, çiviyi kimin çakacağına millet karar verir" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılında Malatya’da çeşitli ziyaret ve programlara katıldı. Malatya’da çeşitli temaslarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nikah Sarayı’nda Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Malatya’ya kazandırılan yatırımların temel atma törenine katıldı. 6 Şubat’ta büyük bir acıya tanıklık edildiğini ifade eden Özel, "6 Şubat depremi şüphesiz dünya afetler tarihine geçecek bir depremdir. Asrın felaketi denmesi boşuna değildir. Bu depreme hazırlıksız yakalandığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Bu, devletin ve milletin ortak bir kusurudur" dedi. "Hükümet mazeretsiz şekilde hazırlıksız yakalandı" 21 yıldır iktidarda olan hükümetin depremde yaşanan hasardan sorumlu olduğunu dile getiren Özel, 1999 depremlerinin ardından toplanan deprem vergilerini gündeme getirdi. Bugüne kadar yaklaşık 41 milyar dolar deprem vergisi toplandığını belirten Özel, "İmar aflarından 26 milyar dolar, özelleştirmelerden ise 65 milyar dolar gelir elde edilmiş. Toplamda 132 milyar dolar kaynak var. Depremden önce bu kaynaklarla yıkıp yeniden yapılabilirdi. Depreme hazırlanmak için her şey varmış ama maalesef hükümet, mazeretsiz şekilde memleketi hazırlıksız yakalamış" ifadelerini kullandı. "Muhalefet çivi çakma makamı değildir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefete yönelik eleştirilerine de değinen Özel, "Cumhurbaşkanı, ‘Muhalefet deprem bölgesine bir çivi bile çakmadı’ diyor. Muhalefet çivi çakma makamı değildir. Çiviyi kimin çakacağına millet karar verir. Muhalefetin görevi, o çivinin düzgün çakılıp çakılmadığını denetlemektir" şeklinde konuştu. CHP’li belediyelerin deprem bölgesine yaptığı yardımlar Deprem yardımlarının AFAD bünyesinde toplandığını hatırlatan Özel, CHP’li belediyelerin katkılarına ilişkin şu bilgileri paylaşarak, "AFAD kayıtlarına göre CHP’li belediyeler tarafından 10 deprem iline 9 bin araç gönderildi. 28 bin 521 personel görev aldı, 7 bin 200 tır sevk edildi. Sadece Malatya’ya 668 araç, bin 487 personel ulaştı. 661 tır malzeme dağıtıldı ve 13 mobil mutfak kuruldu" dedi. Özel, konuşmasının devamında mücbir sebep haline değinerek, esnafın siftah yapamadan dükkan kapattığını ifade etti. Depremzedelerin konut teslimi sırasında boş senet imzalamak zorunda bırakıldığını öne süren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a deprem konutlarının ücretsiz verilmesi çağrısında bulundu.
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır"
06 Şubat 2026 Cuma - 20:10 AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Milletimizin feraseti, hakikat ile nümayişi, fedakârlık ile istismarı, emek ile turistik ziyareti birbirinden ayırt etmektedir. Deprem bölgesinde alın teri dökeni de, yaşanan büyük acıyı kişisel veya siyasal vitrinine malzeme kılmaya çalışanı da bu millet çok iyi tanımaktadır. Devletimizin tüm kurumları, Türkiye tarihinin en ağır afetlerinden biri karşısında, zamanla yarışan ilk müdahale ve yeniden inşa sürecini kararlılıkla yürüttü. Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkâr pratiğine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Deprem bölgesinden yapılan ger yapının eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran bir kanıt olduğuna dikkati çeken Ala, "Başarıyı teslim etmek yerine, felaketin yaralarını kaşıyarak siyaset üretmeye çalışmak, siyasal acziyetin göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça ifade ettiği üzere, bu mücadelenin merkezinde tek bir amaç vardır: Yuvasız, sahipsiz tek bir vatandaş bırakmamak. Bu hedef, soyut bir vaat değil; bütçeye, projeye, şantiyeye ve teslim edilen anahtarlara yansımış bir devlet sözüdür. Bugün duyulan haklı gurur, hamasi söylemlerden değil; verilen sözlerin tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Son kertede mesele siyasetin dili değil, siyasetin mahiyetidir. Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi.
Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt
06 Şubat 2026 Cuma - 18:14 Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, "Kamuoyundaki ’teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir" dedi. Kocaeli’de düzenlenen "Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Yüzyılı Vizyonu" programında, güvenlik, demokrasi ve ekonomi başlıkları ele alındı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Ayhan Oğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin detaylarını paylaştı. Ayhan Oğan: "Temel hedef, terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir" Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, sürecin temel hedefinin terör örgütünün feshedilmesi ve silahların imhası olduğunu vurguladı. Oğan, "Kamuoyunda çok farklı isimlerle tartışılan ’Terörsüz Türkiye’ meselesinin temel hedefi; terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir. Türkiye’de siyasetin silah vesayetinden, bölge halkının da silah baskısından kurtarılması amaçlanmaktadır. Nihai hedef, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında terörün tamamen tasfiye edilmesidir. Bunun adı, Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecidir. Kamuoyunda ’çözüm süreci’, ’barış süreci’ gibi adlarla anılan bu konu aslında aşama aşama ilerleyen bir süreçtir. İlk aşamada terör örgütünün feshedilmesi, silahların imha edilmesi ve bunun denetlenmesi; ardından meşru siyasetin ve demokratikleşmenin önünün açılması hedeflenmektedir" dedi. "Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir" Yürütülen sürecin geçmiştekilerden farklı olduğuna dikkati çeken Oğan, "Bu kez arada garantör ülkeler veya kurumlar yoktur. Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir. Doğal olarak terör örgütünün tasfiyesi ve silahların bırakılması söz konusu olduğunda muhatap doğrudan örgütünün kurucusu ve kendisidir. Sonraki aşamalarda konuşulacak demokrasi, haklar ve toplumsal meseleleri ilk aşamada tartışmak süreci sulandırmak anlamına gelir. Öncelikle temel hedefin gerçekleşmesi gerekir" diye konuştu. "Özel bir düzenleme yapılmayacaktır" Gündemdeki "umut hakkı" tartışmalarına da açıklık getiren Oğan, bunun için özel bir yasa çıkarılmayacağını bildirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu düzenleme kapsamında silah bırakan ve bu fikriyattan vazgeçtiğini beyan eden terör örgütü mensupları gelip teslim olacak, yargılanacak ve çıkarılacak kanundan yararlanma hakkına sahip olacaktır. Daha sonraki süreçte terör örgütü tamamen teslim olduktan ve silahların imhası teyit edildikten sonra kanun yürürlüğe girecek ve geri dönüşler başlayacaktır. Hapiste olanlar için de infaz düzenlemesinden yararlanma imkanı olacaktır. Son birkaç gündür çok tartışılan umut hakkı, müebbet hükümlülerin yararlanabileceği ve ceza kanunumuzda var olan bir imkandır. Belirli bir süre sonra müebbet mahkumlar umut hakkı talep edebilme imkanına sahiptir. Bu hak talep edildiğinde işleyiş şu şekilde olur; Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan kurul, başvuran mahkumlar hakkında gerekli tahkikat ve incelemeyi yapar. İnceleme sonucunda en az 6 aylık şartlı salıverilme imkanı tanınabilir. 6 ayın sonunda kurul mahkumun durumunu yeniden değerlendirir, gerekirse bu süreyi uzatabilir, gerekirse sonlandırabilir. Bu nedenle kamuoyunda sanki özel bir düzenleme yapılacakmış gibi bir algı oluşturulması yanlıştır. Özel bir düzenleme yapılmayacaktır. Umut hakkı devreye girdiğinde yaklaşık 500 civarında hükümlü başvuru yapabilecektir ve uygun görülenlerin bu haktan yararlanmasının önü açılacaktır." "Af söz konusu değildir" Kamuoyundaki "teröristlere af" tartışmalarının da gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Ayhan Oğan, şunları kaydetti: "Kamuoyundaki ’Teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir. Bu, vatandaşların yeniden kazanımına yönelik rehabilitasyon sürecinin başlangıcıdır ve Terörsüz Türkiye sürecinin ikinci aşaması olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte artık terör örgütüyle özel muhataplık sona erecek; muhatap 86 milyon vatandaşımız ve bölge halkı olacaktır. Silahların bırakılması ve illegal faaliyetlerin sona ermesi zaten demokratik adımdır. Bu durum demokrasinin alanını genişletecek, hukukun alanını genişletecek ve vatandaşlarımızın taleplerinin daha rahat konuşulup çözüme kavuşturulabilmesini sağlayacaktır." Terörsüz Türkiye için 3 aşamalı yol haritası Sürecin 3 aşamada işleyeceğini aktaran Oğan, ilk etabın örgütün tasfiyesi ve silahların imhası, ikinci etabın hukuki düzenlemelerle yeniden kazanım, üçüncü etabın ise demokratikleşme olduğunu söyledi. "FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır" AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın ise sürecin en kritik başlığının "tespit ve doğrulama mekanizması" olduğunu belirtti. Hazırlanacak yasal düzenlemelerin genel bir af niteliği taşımayacağının altını çizen Ahıakın, "Terör örgütü tümüyle silah bırakmadan yasal reformların ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi mümkün değildir. Öncelikle örgüt fesih kararı alacak ve bütün silahlarını bırakacaktır. Suriye’de SDG/YPG’nin Şam yönetimine entegre olması süreci ve Irak’ta silahların bırakıldığına ilişkin gelişmeler de dikkate alınarak, Milli İstihbarat Teşkilatı, Milli Savunma Bakanlığı ve ilgili devlet kurumlarının tespit raporu hazırlaması büyük önem taşımaktadır. Bunun ardından TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nun raporu tamamlanmak üzeredir. Bu rapor tamamlandıktan sonra mecliste, tüm siyasi partilerin temsil edildiği ortamda gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelebilecektir. Hazırlanacak düzenlemeler genel değil, yalnızca kendisini feshetmiş ve silah bırakmış terör örgütüne ilişkin olacaktır. Örneğin FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır. Çünkü öncelikli şart örgütün varlığını tamamen ortadan kaldırmasıdır" ifadelerini kullandı. "Güvenlik arttıkça ekonomi 1 trilyon doları aştı" Akademisyen Prof. Dr. Kerem Alkin de terörle mücadelenin ekonomiye yansımalarını verilerle anlattı. Türkiye’nin güvenli bir liman haline gelmesiyle 1 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayı aştığını vurgulayan Alkin, "Türkiye, ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu adım adım ortaya koydukça, savunma ve güvenlik alanında önemli başarılara imza attıkça ve terörle mücadelede sonuç aldıkça bunun ekonomiye ciddi yansımalarını hep birlikte gördük. Terörün gölgesinin ağır olduğu dönemlerde, tüm mücadelemize rağmen Türkiye ancak 280 milyar dolarlık gayrisafi yurt içi hasılaya ulaşabiliyordu. İhracat 33 milyar dolar seviyesindeydi. 16 milyon turist geliyor ve yaklaşık 8 milyar dolar turizm geliri elde ediliyordu. Bugün ise son 20 yılda terörle mücadelede elde edilen başarıların neticesinde Türkiye önemli noktaya geldi. Türkiye, 190 ülke arasında 1 trilyon dolar gayrisafi yurt içi hasılayı aşabilen 19. ülke oldu. 2028-2029 döneminde 2 trilyon doları aşması halinde dünyada bu seviyeye ulaşan 16. ülke olacak. İhracat 272 milyar dolara yükseldi" dedi. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, milletvekilleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Başkan geç kaldı, Şubat ayı Meclis toplantısı yapılamadı
06 Şubat 2026 Cuma - 18:12 Başkan geç kaldı, Şubat ayı Meclis toplantısı yapılamadı Manisa’nın Kula ilçesinde yapılması planlanan Şubat ayı Belediye Meclis Toplantısı, yaşanan gecikme ve ardından gelişen tepkiler nedeniyle gerçekleştirilemedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez’in meclis salonuna yaklaşık 10 dakika geç gelmesi üzerine, Cumhur İttifakı ve bağımsız belediye meclis üyeleri toplantıyı terk ederek duruma tepki gösterdi. Meclis toplantısına CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ile CHP Manisa milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen ve Aydın CHP Milletvekili Evrim Karakoz da katıldı. Belediye Meclis Toplantısı, yaşanan gecikme ve ardından gelişen tepkiler nedeniyle gerçekleştirilemedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez’in meclis salonuna yaklaşık 10 dakika geç gelmesi üzerine muhalefet meclis üyelerinin salonu terk etmesinin ardından Belediye Başkanı Hikmet Dönmez de salondan çıkarak meclisin birlikte yapılması gerektiğini ifade etti. Dönmez, toplantıya katılan misafirlerin bulunduğunu belirterek yaşanan durumun etik olmadığını dile getirdi. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise gecikmenin kendilerinden kaynaklandığını belirterek, "Grup toplantımız biraz uzadı, benim yüzümden oldu. Biraz fazla konuşuyorum, kusura bakmayın. Özür dilerim" dedi. Milletvekilleri de meclis toplantısının yapılması yönünde çağrıda bulundu. Ancak muhalefet meclis üyeleri, kararlarının net olduğunu vurgulayarak yaklaşık 10 dakika bekletildiklerini, hiç kimsenin kimseyi bekletmeye hakkı olmadığını ifade etti ve toplantıya katılmayacaklarını belirtti. MHP Meclis Üyesi Adnan Sarı, yaptığı açıklamada, "Bağımsız olan meclis üyeleriyle birlikte saat 15.10’a kadar bekledik. Toplantıya gelinmemesi nedeniyle meclisi terk ediyoruz" dedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ilçede üç milletvekilinin bulunduğunu ve birlikte bir grup toplantısı gerçekleştirdiklerini belirtti. Dönmez, toplantının 15.00’te başlaması gerekirken grup toplantısının 15.08’de sona erdiğini, misafirlerin bulunması ve üst kattan salona inme süresi nedeniyle birkaç dakikalık gecikme yaşandığını ifade etti. Dönmez açıklamasında, meclis üyelerinin yanına giderek bizzat özür dilediğini, meclisin yapılması için ısrar ettiğini ancak muhalefet üyelerinin grup kararı alarak toplantıya katılmama yönünde karar verdiklerini söyledi. Başkan Dönmez, bu tutumu doğru bulmadığını ifade ederek muhalefet üyelerini eleştirdi. Yaşanan gelişmelerin ardından mecliste salt çoğunluk sağlanamadığı için Şubat ayı Belediye Meclis Toplantısı yapılamadı. Toplantının, 9 Şubat 2026 Pazartesi günü saat 18.00’e ertelendiği öğrenildi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil"
06 Şubat 2026 Cuma - 17:39 TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yürütülen çalışmaları koordine eden TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" dedi. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, 6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü vesilesiyle AFAD Başkanlığı Afet Yönetim Merkezi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Depremden yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alanın etkilendiğini hatırlatan Oktay, deprem sonrası 650 bin personelin sahaya sürüldüğünü, hiçbir ülkenin bunu kolayca yapamayacağını ifade etti. Oktay, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yarım saat içerisinde tüm kabinenin burada olması, 1 saat içerisinde görevlendirmelerin yapılıyor olması ve sadece merkezde değil, tüm sahada bakanlar nezdinde görevlendirmelerin yapılıyor olması kolay bir olay değil. Herhangi bir afet alanında bütün kurumlarımızın, Türkiye’nin tüm kapasitesinin yansıtıldığı bir salondur burası. Burası bir kriz merkezi. Aslında o gün sadece bir deprem değil, üç büyük deprem yaşadık. Akabinde yaşadığımız hemen 4.36’yı hatırlayın, Gaziantep Islahiye ve aynı gün içerisinde saat 13.24’te Elbistan merkezli üçüncü büyük depremimizi yaşadık 7.6 büyüklüğünde. Birleşik Milletler Genel Sekreter Yardımcısı bir heyetle geldi bize. Söylediği şuydu; ’Aynı günde bu kadar geniş bir bölgeyi, yani 11 ili doğrudan ve 18 ili dolayı yoldan etkileyen yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Bu kadar büyük depremi aynı gün yaşayan, bu kadar büyük ölçekli alanda etkilenen böyle bir afetin altından, Türkiye’nin dışında hiçbir ülkenin bu kadar hızlı şekilde kalkması mümkün değil’ dedi. Bize başka bir şey daha ifade etmişti. ’Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre, bizim kayıtlarımıza göre, bu büyüklükte iki depremin bu kadar yakın aralıkta yaşandığı başka bir kayıt yok’ demişti. 27 tane çalışma kurumumuzu ilgilendiren, barınmasından, beslenmesinden, arama kurtarmasından, güvenliğinden, enerjisinden içme suyuna, hasar tespitinden diğer ilgili tüm alanlara kadarki bütün kurumlarımız, bakanlıklarımız ve arkadaşlarımız AFAD’ın koordinasyonunda muhteşem bir çalışma ortaya koyduk. Kolay mı? Kolay değil." "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Afet seviyesinde 4’in en yüksek afet seviyesi olduğunu belirten Oktay, "Uluslararası yardımlara da açık olan bir afet seviyesi, dolayısıyla arama kurtarma diye baktığımızda da 32 binin üzerinde arama kurtarma personeliyle müdahale ettiğimizi hatırlıyorum. Bunlardan yaklaşık 11 bin, 12 binin civarında da uluslararası diğer ülkelerden gelen arama kurtarma ekipleriydi. Aradan 3 yıl geçtikten sonra bunun arkasında siyaset yapmak, şöyle mi olurdu, böyle mi olurdu demek, bu aynı maç bittikten sonra ki yorum boyutuna benziyor. Evet, öyle bir yorum yapabilirsiniz ama maç arasında yaptığınız, oradaki yaptığınız faaliyetler, çalışmalar, afetin olduğu anda vatandaşımızın yanında olma gayretimiz, cumhurbaşkanımızın liderliğine takdire şayandır. Tüm ilgili bakanlıklarımız, ilgili tüm bilimlerimizin, Kızılay’ından yine ilgili tüm sivil toplum kuruluşu örgütlerine kadar ve su da dahil DSİ’sinden ilgili tüm bilimlerine kadar güvenlik birimlerimizden, silahlı kuvvetlerine kadar tamamının teyakkuz halinde, sahada olduğu bir çalışmadan bahsediyoruz. 650 bin personel sahadaydı. 650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil. Bunu çok iddialı bir şekilde ifade ediyorum. Kendisini süper güç olarak iddia eden ne Amerika’nın, ne Çin’in, ne Rusya’nın, ne deprem konusunda oldukça iddialı olan Japonya’nın, dünyadaki hiçbir ülkenin ve Avrupa Birliği’ndeki ve Avrupa’daki ülkeler de dahil buna hiç kimsenin bu büyüklükteki ve bu geniş çerçevedeki bir afete müdahalesini bu kadar hızlı yapabilecek başka hiçbir ülke yoktu ve bugünde yok" diye konuştu. Fuat Oktay, açıklamalarının ardından AFAD personelleri ile bir araya gelerek sohbet etti ve toplu fotoğraf çekildi. Basın toplantısına başta TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen ve çok sayıda AFAD personeli katıldı.
Başkan Sandıkçı: "Ortak akıl ve istişareyle ilçemizi geleceğe taşıyoruz"
06 Şubat 2026 Cuma - 17:19 Başkan Sandıkçı: "Ortak akıl ve istişareyle ilçemizi geleceğe taşıyoruz" Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçeye yeni projeler ve yatırımlar kazandırmaya devam ettiklerini vurgulayarak, "Ortak akıl ve istişareyle ilçemizi geleceğe taşıyoruz" dedi. Başkan İbrahim Sandıkçı, Canik Belediyesi Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’ndeki programda 52 mahalleden gelen kadınların taleplerini ve önerilerini dinledi. Sandıkçı, ayrıca ilçeye kazandırılan projeler ve devam eden çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Canik’in dört bir yanına yeni eser ve hizmetleri kazandırmayı sürdürdüklerini ifade eden Başkan Sandıkçı, "Canik’imiz için çalışıyoruz, üretiyoruz, geleceğe yönelik eserleri ilçemize kazandırıyoruz" diye konuştu. "Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun" 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Sandıkçı, "Hafızalarımıza derin izler, yüreğimize dinmeyen bir sızı bırakan 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, geride kalanlara başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Devletimizin ve milletimizin el ele verdiği asrın felaketinde yaraları, asrın birlikteliğiyle sarmaya devam ediyoruz. Rabbim böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun" şeklinde konuştu. "Kentsel dönüşüm devam ediyor " Canik’te devam eden kentsel dönüşüm ve sosyal donatı alanları yapım çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Başkan Sandıkçı, ilçeye kazandıracakları ve özel gereksinimli çocukları uzman eğitmenler eşliğinde aktivitelerle bir araya getirecekleri, çocuklara psikolog ve terapi desteği sağlayacakları Canik Belediyesi Özel Gereksinimli Çocuklar Misafirhanesi’nin tefrişat çalışmalarının devam ettiğini aktardı. Emekli vatandaşlara ve öğrencilere yönelik destekleri kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerini söyleyen Başkan Sandıkçı, "Emekli vatandaşlarımıza belediyemiz düğün salonlarında çocukları için gerçekleştirdiği kiralama işlemlerinde yüzde 50 indirim uygulamamızı sürdürüyoruz. Bu yıl da Canik’imizden üniversiteyi kazanan öğrencilerimizin tamamına burs desteği sağlıyoruz. İlerleyen süreçte sosyal destek programlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Sandıkçı’dan ortak akıl vurgusu Vatandaşların talepleri ve önerileri doğrultusunda çalışmalara yön verdiklerini ifade eden Başkan Sandıkçı şunları söyledi: "Ortak akıl ve istişareyle ilçemizi geleceğe taşıyoruz. Hemşehrilerimizin talepleri ve önerileri doğrultusunda çalışmalarımıza yön veriyoruz. Merkezinde ortak akıl olan yönetim anlayışımızla ilçemize değer katan ve yaşamı kolaylaştıran çalışmaları hayata geçirmeye devam ediyoruz." Başkan Sandıkçı ayrıca YKS ve LGS’de dereceye giren öğrencileri başarı ödülleriyle buluşturduklarını sözlerine ekledi. AK Parti Canik İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatma Donbay’ın da katıldığı program hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün inşası tamamlanan 12 bin 557 bağımsız bölümün resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Millet bahçemizin ile diğer yatırımların açılışını resmen yapıyoruz"
06 Şubat 2026 Cuma - 17:14 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün inşası tamamlanan 12 bin 557 bağımsız bölümün resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Millet bahçemizin ile diğer yatırımların açılışını resmen yapıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular. Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi, burada da partizanca davrandılar. Sonuçta hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü kapsamında Osmaniye’ye geldi. Erdoğan, Osmaniye’de düzenlenen "Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye’min Gücüne Bak" 6 Şubat Depremleri Anma Programı’na katıldı."Umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum"Adnan Menderes Bulvarı’nda düzenlenen programda konuşan Erdoğan, "Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle rahmet-i rahmana kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız. 6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızdan kimi anne babasını, kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice canlar bir gecede ahirete göç eyledi. Biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Yasımızı tabi ki tutacağız ama yola devam etmeyi asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar değer varsa bunlara sahip çıkacağız. En karanlık gecelerde hem devletine hem de milletine güvenebilmiş, el ele sırt sırta, yürek yüreğe vererek bir umut zaferi görüyorum. Bundan da büyük bir gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı."En ağır ekonomik kayıp"Depremin ekonomiye dolaylı maliyetinin 150 milyar doları bulduğunu anlatan Erdoğan, "6 Şubat 2023’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük felaketiyle sarsıldık. 14 milyon insanımız doğrudan bu afetten etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımızı kara toprağın bağrına verdik. 107 bin 213 kardeşimiz depremden yaralı kurtuldu. 3,5 milyon vatandaşımızı tahliye ettik. Deprem bölgesindeki 2 milyon 302 bin binadan 39 bin 555’i afet sırasında yıkıldı. 199 binin üzerinde bina ağır hasarlı, 36 bin bina orta hasarlı oldu. Bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları dolaylı maliyet ise 150 milyar doları buldu. 2023 yılındaki milli gelirimizin yüzde 9’una tekabül eden bu tutar en ağır ekonomik kayıptır" dedi."86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk"Devletin depremin ilk anından itibaren sahada olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şunları söyledi:"Devlet olarak depremin ilk anından itibaren sahadaydık ve 650 bin personelimizi hızlıca sahaya intikal ettirdik. Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimiz adanmışlık ruhuyla seferber oldu. Depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk. Türkiye’mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik.""Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı"Ana muhalefet partisinin devletin yaptıklarını gölgelemeye çalıştığını anlatan Erdoğan, "Biz vatandaşlarımızın hayatını kurtarmaya çalışırken maalesef ana muhalefetin başını çektiği bazı çevrelerde siyasi rant devşirmenin hesabını yapıyordu. Millet ve memleket hayrına ne kadar proje, eser, hizmet veya yatırım varsa hepsine çamur atmayı vazife sayan bu hazımsızlar; bu depremzedelerimizin acılarını menfaate çevirmeye, duygularını istismar etmeye çalıştılar. Deprem turistlerinin atmadıkları iftira kalmadı. Çıktılar, ‘Devlet vatandaşını yalnız bıraktı’, ‘Arama kurtarma faaliyetleri, yardım çalışmaları oy rengine göre yapılıyor’, ‘Bu evleri bitiremez’ dediler. Kardeşlerim bunların bitmez dediği evler burada. Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular. Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi, burada da partizanca davrandılar. Sonuçta hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Allah’ın izniyle biz bu işin altından kalkarız dedik ve hemen işe koyulduk. 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi ihya ettik. Rakamlar ortada 433 bin 667’si konut 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. Geçtiğimiz 27 Aralık’ta Hatay’ımızda 455 bininci konutun anahtarını teslim ettik" dedi."Biz, eserlerimizle konuşuyoruz"6 Şubat’ın siyasi polemik yapma yeri olmadığını da söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Anma yıl dönümleri siyasi polemik yapma, birilerine laf yetiştirme günleri değildir. Bugünler hem acılarımızı paylaşma hem de milletçe kenetlenme günleridir. Maalesef ana muhalefetin başındaki zat 4 gündür çirkin bir üslupla bizi hedef alıyor. Boş atıp dolu tutturmanın derdinde. Oysa bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Varsa eserin çıkar millete anlatırsın ancak eserin yoksa sadece CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın. Madem bir işin ucundan tutmuyorsun bari engel olma. 3 yıl boyunca sürekli eleştirip çamur attınız. Bari bugün 455 bin konut teslim eden devletine teşekkür et. Gözü var, görmüyor. Kulağı var duymuyor. Dili var, hakkı konuşmuyor. İhtirasları boylarını aşan bu kifayetsizlere şunu hatırlatmak isterim. Ters çevirmekle, kuyudan minare olmaz, hakikat güneşi balçıkla sıvanmaz. Sizin haykırdıklarınız hakikatin yerini alamaz. İşte eserler, konutlar ortada. Biz, eserlerimizle konuşuyoruz" diye konuştu."90 milyar dolar civarında kaynak kullandık"Deprem bölgesinde yapılan yatırımlardan bahseden ve toplam yatırımın 3,6 trilyon lira olduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:"Depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi için toplam 3,6 trilyon lira yani 90 milyar dolar civarında kaynak kullandık. Şehirlerimizin depreme dirençli hale getirilmesi için 2026 bütçesinde 653 milyar lira ödenek ayırdık. Afet bölgesindeki evlatlarımızın eğitimi, üzerinde durduğumuz konuların başında yer alıyor. Bölgedeki 119 bin 200 dersliğin 9 bin 800’ü kullanılamaz duruma gelmişti. 14 bin 310 derslik inşa ettik. 2 bin 965 dersliğin güçlendirme çalışmalarını bitirdik. Toplam derslik sayımızı 126 bin 675’e çıkardık. Deprem illerimizdeki gençlerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 14 bin 400 yatak kapasiteli 15 adet yeni yurt projesi yürütüyoruz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum, sağlık altyapısında meydana gelen hasarın telafisi için 123 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Toplamda 5 bin 864 yatak kapasiteli 36 devlet hastanesini bitirdik. İbadethanelerimizi ihya ettik. Kütüphanelerimizi ayağa kaldırdık. Kültür varlıklarımızı, tarihi yapılarımızı ve müzelerimizi onardık. Adalet ve emniyet hizmetlerinin hiçbir aksaklığa mahal verilmeden devam ettirilmesi için gerekli tüm adımları attık. Deprem bölgemizde 203 bin metrekare büyüklüğünde 3 adalet binası ve 1 ceza infaz kurumu inşa ederek hizmete açtık. Toplam 224 bin metrekarelik 9 adalet binası ile 1 ceza infaz kurumunun yapımını da yakında tamamlıyoruz. 60 emniyet binamızın inşa ve onarımı ile jandarmamıza ait 29 hizmet binasının yapımını ve 143 binanın güçlendirme işlemlerini tamamladık. 10 adet hizmet binamızın yapımı ise sürüyor. Depremden etkilenen 11 ilimizdeki huzurevleri, çocukevleri ve sosyal hizmet merkezleri gibi hizmet binalarımızı da yeniden ihya ettik. Esnafımızın, sanayicimizin, çiftçimizin, üreticimizin hep yanında olduk. Mücbir sebep hallerini 2025 yılının sonuna kadar uzattık. Prim borçlarını erteledik ve bu borçların 31 Mart 2026’ya kadar yapılandırılmasının önünü açtık. Hizmetlerin aksamadan yürütülmesi için yerel yönetimlere ciddi miktarda nakdi yardımda bulunduk. Böylelikle yol, su, elektrik gibi temel ihtiyaçlarla birlikte eğitim ve sağlık gibi ana hizmetlerin de karşılandığı yaşam alanları oluşturduk. İçme suyu ve atık su altyapısının hızla tesis edilmesi amacıyla 11 deprem ilimizde 8 bin kilometre uzunluğunda boru hattı inşa ediyoruz. Su ve sulama alanında devam eden yatırımlarımız bittiğinde 110 milyar liralık bir rakamı bölgemiz için kullanmış olacağız. Ulaşım yatırımları için harcadığımız tutar 80 milyar lirayı buluyor. Yeni yerleşim alanlarının ulaşımı için 294 kilometrelik bağlantı ve imar yolu yaptık. Enerji ve madencilik sektörlerindeki zararları önemli ölçüde telafi ettik. Depremde zarar gören demiryolu hatlarının onarımını gerçekleştirdik. Hatay ve Malatya havalimanlarını onararak sivil uçuşlara açtık. Her iki havalimanımızda da inşallah yıl sonuna kadar tam kapasite hizmet vermeye başlayacak. Madenli Yat Limanı ve Su Sporları Merkezi’nin yapımını da bu sene bitireceğiz. Deprem bölgemizdeki haberleşme altyapımızı da hızla yenileyerek daha güçlü bir seviyeye taşıdık.6 Şubat öncesinde 58 bin kilometre olan fiber uzunluğumuz bugün 80 bin kilometreye ulaştı. Yaklaşık 5 bin 300 adet kalıcı baz istasyonu kurduk. Sanayi yatırımlarımızı da süratle hayata geçiriyoruz. Daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak nice yatırımı, desteği depremden etkilenen şehirlerimizin emrine verdik."Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 aileye anahtar teslimi yapıp, yapımı tamamlanan projelerin toplu açılışını gerçekleştirdi.
Bakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos’tan Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik değer vurgusu
06 Şubat 2026 Cuma - 16:09 Bakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos’tan Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik değer vurgusu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos’un gerçekleştirdiği görüşmede, hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değerine vurgu yapıldı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bakan Fidan’ın Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos ile Ankara’da bir araya geldiği belirtildi. Açıklamada, Bakan Fidan ve Komiser Kos’un görüşmede Türkiye’nin aday ülke statüsünü yeniden teyit ettiği ve hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değerini vurguladığı belirtildi. Tarafların çeşitli ortak çıkar alanlarında son dönemde tesis edilen karşılıklı angajmanı memnuniyetle karşıladığı ve bu sürecin somut adımlara dönüştürülmesine yönelik kararlılıkların yinelendiği belirtilen açıklamada, "Geçtiğimiz yıl içerisinde beş yüksek düzeyli diyalog toplantısının gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin geçici koruma altındaki sığınmacılara ev sahipliği yapma çabalarına yönelik AB desteğinin sürdürülmesi ve Türk vatandaşlarının çok girişli Schengen vizelerine erişiminin kolaylaştırılması suretiyle ilerleme sağlanmıştır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, tarafların küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan son gelişmelerin Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik önemini daha da öne çıkardığının vurgulandığı, bu çerçevede Bakan Fidan’ın ikili ilişkilerdeki mevcut engellerin ivedilikle aşılması gerektiğinin altını çizdiği ve daha kapsamlı kurumsal ve çok boyutlu bir çerçevede iş birliği yapılması çağrısında bulunduğu kaydedildi. Görüşmede her iki tarafın güvenlik ve bağlantısallık dahil olmak üzere ortak çıkar alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesinin devam eden bölgesel ve küresel gelişmeler doğrultusunda stratejik öneme sahip olduğunu kabul ettiği vurgulanan açıklamada, "Taraflar, Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da istikrar, dayanıklılık ve sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunmak amacıyla enerji, ulaştırma, dijitalleşme ve ticareti kapsayan bölgesel bağlantısallık gündemini şekillendirmek için daha yakın eşgüdümün önemini vurgulamıştır. Bu bağlamda taraflar, Türkiye’nin bölgede merkezi jeopolitik bir aktör olarak üstlendiği rolün öneminin altını çizmiştir" ifadeleri kullanıldı. Tarafların Türkiye ve AB arasındaki ekonomik bütünleşmenin önemini bir kez daha teyit ettiğinin altı çizilen açıklamada, "Bakan Fidan, küresel ticaret dinamiklerindeki değişim, artan jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler, ikili ve bölgesel ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması, tedarik zincirindeki kırılganlıklar ile yeşil ve dijital dönüşüm ışığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin giderek artan aciliyetini vurgulamıştır. Her iki taraf, Gümrük Birliği’nin uygulanmasının iyileştirilmesine yönelik angajmanın sürdürülmesi hususunda mutabık kalmıştır. Bu çerçevede taraflar, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine zemin hazırlama ve rekabet edebilirliği, ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı desteklemek amacıyla Gümrük Birliği’nin tüm potansiyelini gerçekleştirme yönündeki birlikte çalışma iradelerini ortaya koymuştur. Taraflar, Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) Türkiye’deki faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başlamasını memnuniyetle karşılamış, Türkiye’de ve komşu bölgelerde inovasyon temelli ve sürdürülebilir projeleri desteklemek üzere AYB ile iş birliğini daha fazla güçlendirme niyetini dile getirmiştir" denildi. Açıklamada, her iki tarafın Türk vatandaşlarına çok girişli Schengen vizelerinin verilmesinde kolaylık sağlayan Komisyon Kararı’nın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığı kaydedilerek, "Taraflar, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun ve güvenlik ve göç alanlarındaki iş birliğinin bu konularda tesis edilen yüksek düzeyli diyalog mekanizması aracılığıyla daha fazla güçlendirilmesinin önemini bir kez daha vurgulamıştır" ifadeleri kullanıldı. Açıklama, şöyle devam etti: "Komiser Kos, hukukun üstünlüğüne ve demokratik standartlara ilişkin diyaloğun Türkiye-AB ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatmıştır. Ayrıca, BM Genel Sekreteri’nin himayesinde Kıbrıs konusunda devam eden gayriresmi sürece Türkiye’nin angajmanını memnuniyetle karşılamış ve güven tesis eden girişimlerin sürdürülmesinin önemini vurgulamıştır. Komiser Kos, AB yaptırımlarının tüm devletler tarafından etkisizleştirilmesinin önlenmesinin önemini tekrar hatırlatmıştır. Komiser Kos, 2023’te meydana gelen yıkıcı depremlerin yıl dönümünde depremden etkilenenleri saygıyla anarak, Avrupa Birliği tarafından sağlanan 1 milyar avroluk acil durum ve yeniden yapılanma desteği dahil olmak üzere AB’nin Türkiye ve Türk halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu bir kez daha teyit etmiştir. Bakan Fidan, deprem sırasında AB’nin sergilediği dayanışmaya atıfta bulunarak, Avrupa kıtasının güvenliği, istikrarı ve refahı için tüm alanlarda Türkiye-AB arasındaki dayanışmanın önemini vurgulamıştır."
Bahçeli: "Muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir"
06 Şubat 2026 Cuma - 16:05 Bahçeli: "Muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir" Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Her şeye karşı olan muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir? Muhalefet partileri deprem enkazı üzerinde siyasi rant kazıları yaparken taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı. Ellerinde imkan olsa kümes bile yapamayacak olanlar 455 bin 357 konutun inşasını nasıl yok sayacaklar" dedi. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde Osmaniye’de düzenlenen "Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye’min Gücüne Bak" 6 Şubat Depremleri Anma Programı’na katıldı. "Türk milletinin tökezlemesi mümkün değildir" Adnan Menderes Bulvarı’nda düzenlenen programda konuşan Devlet Bahçeli, "Köyünde, kentinde, bağında, bahçesinde, tarlasında, bostanında, evinde, iş yerlerinde hayat mücadelesi veren cebeli bereketin vefakar insanlarını hasretle bağrıma basıyorum. Aziz milletimize, gönül ve kültür coğrafyamızda yaşayan bütün kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Yerin altından veya yerin üstünden hiçbir felaket, hiçbir musibet Türk milletini yolundan geri çevirmemiştir. Bu hakikati kavramak ve bu hakikate kaynaşmak lazımdır. Allah’ın yazdığını kulun silmesi diye bir şey olamaz. Herhangi bir sebeple Türk milletinin karalanması bir daha ilahi adalete, Allah’ın nizamına aykırıdır. Tarih boyunca uğradığı sayısız felaketin içinden çıkmayı başarmış Türk milletinin tökezlemesi mümkün değildir. 6 Şubat 2023 tarihli ikiz depremlerden sonra bu açık gerçek bütün boyutlarıyla yaşanmış ve teyit edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı" Devletin deprem bölgesinde anında vaziyet aldığını belirten Bahçeli, "Depremden hemen sonra devlet felaket bölgesinde vaziyet almıştır ve asrın inşa seferberliği başlatılmıştır. Türkiye adeta ayağa kalkmış ve pek çok dost ve kardeş ülke arama-kurtarma çalışmalarına katılan pek çok sayıda gönüllü kuruluş felaket gölgesinde koşmuştur. Muhalefet partileri deprem enkazı üzerinde siyasi rant kazıları yaparken taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı. Onlar, ikbal ve çıkar arayışıyla meşgul olurken devlet ve millet tek nefes halinde devasa felakete aynı safa katılmıştır. Dedikodu borsasında fitne hissesine yatırım yapan, devletin acze düştüğünü utanmadan, sıkılmadan, ganimeti yağmalamak için pusuya yatsaların da maskeleri düşmüştür. Bilinen bir gerçeği tekrar etmek gerekirse depremin 15’inci gününde ilk konutların temeli atılmış ve 45’inci gününde Gaziantep’te ilk köy evleri teslim edilmiştir" diye konuştu. Cumhur İttifakı olarak mücadeleyi sürdüreceklerini anlatan MHP lideri Bahçeli, "Devlet ve milleti bilmeyen, acıyı ve tasayı anlamayan sırf siyasi hırslarını tatmin etmek için oraya buraya musallat olan siyasiler, atılan güçlü adımları hiçbir zaman hazmedememiştir. Varsın onlar köhne ve kirli siyasetlerine devam etsinler. Biz hizmetimize ve mağdur insanlarımıza kol kanat germeye devam edeceğiz. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Onlar gerçekleri çarpıtacaklar ancak biz Cumhur İttifakı olarak sarsılmadan kervanımızı yürüteceğiz. Ellerinde imkan olsa kümes bile yapamayacak olanlar 455 bin 357 konutun inşasını nasıl yok sayacaklar. Güneşi balçıkla nasıl sıvayacaklar. Onların imkansızı bizim mümkünümüzdür, çünkü iman varsa imkan varsa diyen bir yüreğin sahibiyiz. Biz Cumhur İttifakıyız, biz Türkiye sevdalısı, tertemiz ahlaklıyız. 2 bin 500’ü köy evi olmak üzere 12 bin 557 konut Osmaniye’nin çehresini değiştirmiş, acıları bir nebzede olsa dindirmiştir. Her şeye karşı olan muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir" ifadelerini kullandı.