POLİTİKA - 06 Şubat 2026 Cuma 18:14

Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt

A
A
A
Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt

Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, "Kamuoyundaki ’teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir" dedi.


Kocaeli’de düzenlenen "Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Yüzyılı Vizyonu" programında, güvenlik, demokrasi ve ekonomi başlıkları ele alındı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Ayhan Oğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin detaylarını paylaştı.



Ayhan Oğan: "Temel hedef, terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir"


Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, sürecin temel hedefinin terör örgütünün feshedilmesi ve silahların imhası olduğunu vurguladı. Oğan, "Kamuoyunda çok farklı isimlerle tartışılan ’Terörsüz Türkiye’ meselesinin temel hedefi; terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir. Türkiye’de siyasetin silah vesayetinden, bölge halkının da silah baskısından kurtarılması amaçlanmaktadır. Nihai hedef, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında terörün tamamen tasfiye edilmesidir. Bunun adı, Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecidir. Kamuoyunda ’çözüm süreci’, ’barış süreci’ gibi adlarla anılan bu konu aslında aşama aşama ilerleyen bir süreçtir. İlk aşamada terör örgütünün feshedilmesi, silahların imha edilmesi ve bunun denetlenmesi; ardından meşru siyasetin ve demokratikleşmenin önünün açılması hedeflenmektedir" dedi.



"Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir"


Yürütülen sürecin geçmiştekilerden farklı olduğuna dikkati çeken Oğan, "Bu kez arada garantör ülkeler veya kurumlar yoktur. Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir. Doğal olarak terör örgütünün tasfiyesi ve silahların bırakılması söz konusu olduğunda muhatap doğrudan örgütünün kurucusu ve kendisidir. Sonraki aşamalarda konuşulacak demokrasi, haklar ve toplumsal meseleleri ilk aşamada tartışmak süreci sulandırmak anlamına gelir. Öncelikle temel hedefin gerçekleşmesi gerekir" diye konuştu.



"Özel bir düzenleme yapılmayacaktır"


Gündemdeki "umut hakkı" tartışmalarına da açıklık getiren Oğan, bunun için özel bir yasa çıkarılmayacağını bildirerek, sözlerine şöyle devam etti:


"Bu düzenleme kapsamında silah bırakan ve bu fikriyattan vazgeçtiğini beyan eden terör örgütü mensupları gelip teslim olacak, yargılanacak ve çıkarılacak kanundan yararlanma hakkına sahip olacaktır. Daha sonraki süreçte terör örgütü tamamen teslim olduktan ve silahların imhası teyit edildikten sonra kanun yürürlüğe girecek ve geri dönüşler başlayacaktır. Hapiste olanlar için de infaz düzenlemesinden yararlanma imkanı olacaktır. Son birkaç gündür çok tartışılan umut hakkı, müebbet hükümlülerin yararlanabileceği ve ceza kanunumuzda var olan bir imkandır. Belirli bir süre sonra müebbet mahkumlar umut hakkı talep edebilme imkanına sahiptir. Bu hak talep edildiğinde işleyiş şu şekilde olur; Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan kurul, başvuran mahkumlar hakkında gerekli tahkikat ve incelemeyi yapar. İnceleme sonucunda en az 6 aylık şartlı salıverilme imkanı tanınabilir. 6 ayın sonunda kurul mahkumun durumunu yeniden değerlendirir, gerekirse bu süreyi uzatabilir, gerekirse sonlandırabilir. Bu nedenle kamuoyunda sanki özel bir düzenleme yapılacakmış gibi bir algı oluşturulması yanlıştır. Özel bir düzenleme yapılmayacaktır. Umut hakkı devreye girdiğinde yaklaşık 500 civarında hükümlü başvuru yapabilecektir ve uygun görülenlerin bu haktan yararlanmasının önü açılacaktır."



"Af söz konusu değildir"


Kamuoyundaki "teröristlere af" tartışmalarının da gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Ayhan Oğan, şunları kaydetti:


"Kamuoyundaki ’Teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir. Bu, vatandaşların yeniden kazanımına yönelik rehabilitasyon sürecinin başlangıcıdır ve Terörsüz Türkiye sürecinin ikinci aşaması olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte artık terör örgütüyle özel muhataplık sona erecek; muhatap 86 milyon vatandaşımız ve bölge halkı olacaktır. Silahların bırakılması ve illegal faaliyetlerin sona ermesi zaten demokratik adımdır. Bu durum demokrasinin alanını genişletecek, hukukun alanını genişletecek ve vatandaşlarımızın taleplerinin daha rahat konuşulup çözüme kavuşturulabilmesini sağlayacaktır."



Terörsüz Türkiye için 3 aşamalı yol haritası


Sürecin 3 aşamada işleyeceğini aktaran Oğan, ilk etabın örgütün tasfiyesi ve silahların imhası, ikinci etabın hukuki düzenlemelerle yeniden kazanım, üçüncü etabın ise demokratikleşme olduğunu söyledi.



"FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır"


AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın ise sürecin en kritik başlığının "tespit ve doğrulama mekanizması" olduğunu belirtti. Hazırlanacak yasal düzenlemelerin genel bir af niteliği taşımayacağının altını çizen Ahıakın, "Terör örgütü tümüyle silah bırakmadan yasal reformların ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi mümkün değildir. Öncelikle örgüt fesih kararı alacak ve bütün silahlarını bırakacaktır. Suriye’de SDG/YPG’nin Şam yönetimine entegre olması süreci ve Irak’ta silahların bırakıldığına ilişkin gelişmeler de dikkate alınarak, Milli İstihbarat Teşkilatı, Milli Savunma Bakanlığı ve ilgili devlet kurumlarının tespit raporu hazırlaması büyük önem taşımaktadır. Bunun ardından TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nun raporu tamamlanmak üzeredir. Bu rapor tamamlandıktan sonra mecliste, tüm siyasi partilerin temsil edildiği ortamda gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelebilecektir. Hazırlanacak düzenlemeler genel değil, yalnızca kendisini feshetmiş ve silah bırakmış terör örgütüne ilişkin olacaktır. Örneğin FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır. Çünkü öncelikli şart örgütün varlığını tamamen ortadan kaldırmasıdır" ifadelerini kullandı.



"Güvenlik arttıkça ekonomi 1 trilyon doları aştı"


Akademisyen Prof. Dr. Kerem Alkin de terörle mücadelenin ekonomiye yansımalarını verilerle anlattı. Türkiye’nin güvenli bir liman haline gelmesiyle 1 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayı aştığını vurgulayan Alkin, "Türkiye, ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu adım adım ortaya koydukça, savunma ve güvenlik alanında önemli başarılara imza attıkça ve terörle mücadelede sonuç aldıkça bunun ekonomiye ciddi yansımalarını hep birlikte gördük. Terörün gölgesinin ağır olduğu dönemlerde, tüm mücadelemize rağmen Türkiye ancak 280 milyar dolarlık gayrisafi yurt içi hasılaya ulaşabiliyordu. İhracat 33 milyar dolar seviyesindeydi. 16 milyon turist geliyor ve yaklaşık 8 milyar dolar turizm geliri elde ediliyordu. Bugün ise son 20 yılda terörle mücadelede elde edilen başarıların neticesinde Türkiye önemli noktaya geldi. Türkiye, 190 ülke arasında 1 trilyon dolar gayrisafi yurt içi hasılayı aşabilen 19. ülke oldu. 2028-2029 döneminde 2 trilyon doları aşması halinde dünyada bu seviyeye ulaşan 16. ülke olacak. İhracat 272 milyar dolara yükseldi" dedi.


Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, milletvekilleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.



Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şehitkamil’de toplu sünnet coşkusu Şehitkamil Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla anlamlı bir organizasyona imza atarak 173 çocuk için toplu sünnet töreni düzenledi. Başkan Umut Yılmaz, yoğun katılımın olduğu törende, "Şehitkamil ailesi olarak ilçemizin her evinde, her ferdinin yanında olmaya devam ediyoruz" dedi. Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen program, hem çocuklar hem de aileleri için unutulmaz anlara sahne oldu. Bayram coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği törende, çocuklara çeşitli hediyeler verilirken, ailelerin mutluluğu yüzlerinden okundu. Programa Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Feray Yılmaz, AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı İsmail Güler, kadın ve gençlik kolları başkanları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Düğünlerinde de bir arada olacağız" Başkan Yılmaz, çocuklarla birlikte büyük bir heyecan yaşadıklarını ifade ederek, "Bugün çok heyecanlıyız ama biliyoruz ki çocuklarımız bizden daha heyecanlı. Bugün onların özel günü. İnşallah ağabeyleri olarak asker uğurlamalarında da, düğünlerinde de yine bir arada oluruz. Allah o güzel günleri bizlere göstersin" dedi. "Her zaman yanınızdayım" Şehitkamil Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayan Yılmaz, "Şehitkamil ailesi olarak ilçemizin her evinde, her ferdinin yanında olmaya devam ediyoruz. Bebeğinden yaşlısına kadar herkesin hayatına dokunmayı sürdüreceğiz. Bugün burada sizlerle birlikte olmak benim için büyük bir onur. Çocuklarımızın sünneti hayırlı olsun. Hepsi devletine, milletine bağlı, vatanını seven bireyler olarak yetişsin inşallah" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından çocuklara hediyeleri takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan törende çocukların mutluluğu ve heyecanı dikkat çekti.Programın sonunda sünnet olacak çocuklar, işlemlerinin gerçekleştirileceği Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi’ne götürüldü.
Gaziantep GAİB’in yeni Koordinatör Başkanı Mete Akcan oldu Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanlığına Mete Akcan seçildi. Yeni başkanAkcan, görevi devralmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, bölge ihracatını daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya taşırken birlik ve beraberlik anlayışını tüm çalışmaların merkezine koyacaklarını ifade etti. Koordinatör Başkan Yardımcısı ise Murat Bakır oldu. Bölgenin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akcan, mevcut tabloyu tüm yönleriyle ele aldıklarını belirterek, "İhracatçılarımızın karşı karşıya kaldığı zorlukların farkındayız. Önümüzdeki süreçte atacağımız adımlarla ihracatçılarımızın yanında olacak, süreci daha verimli hale getirerek, ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle ihracat rakamlarımızın artması için kararlılıkla çalışacağız" dedi. "En büyük gücümüz birlik ve beraberliğimiz" Görevi devraldığı önceki dönem Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci’ye de teşekkür eden Akcan, "Ahmet Fikret Kileci’ye bugüne kadar birliklerimize ve bölge ihracatına sunduğu değerli katkılar için teşekkür ediyorum. Kendisinin ortaya koyduğu birikim ve tecrübeyi, birlik ve dayanışma içinde daha ileriye taşıyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan dönüşüme de dikkat çeken Akcan, ihracatçıların değişen pazar şartlarına hızlı uyum sağlamasının önemine işaret etti. Bu doğrultuda, ihracatçıların ihtiyaçlarına yönelik çözüm odaklı çalışmaların, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonla yürütüleceğini; yeni pazar fırsatlarının değerlendirilmesi ve mevcut pazarlardaki etkinliğin artırılması için ortak hareket edileceğini dile getirdi. Yeni dönemde katılımcı, şeffaf ve iş birliğine dayalı bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini vurgulayan Akcan, sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere tüm paydaşlarla güçlü ve sürekli bir iletişim ağı kuracaklarını ifade etti. Sektör temsilcileriyle düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Akcan, ortak akılla geliştirilecek projelerin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Akcan, "İhracatçılarımızın karşılaştığı sorunları yakından takip eden, hızlı çözüm üreten ve sahayla güçlü bağ kuran bir anlayışla hareket edeceğiz. En büyük gücümüzün birlik ve beraberliğimiz olduğunun bilinciyle, sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içerisinde çalışacağız. Birlik başkanlarımızla tam bir uyum içinde hareket ederek her bir birliğimizin güçlü yönlerini ön plana çıkaracak, karşılıklı koordinasyonu daha da artıracağız. Ortak hedefler doğrultusunda kenetlendiğimiz bu güçlü yapıyı daha ileri taşıyarak, bölgemizin ihracatını hep birlikte artıracağız" ifadelerini kullandı.