KÜLTÜR SANAT - 15 Nisan 2026 Çarşamba 16:05

Niğde’de Turizm Haftası etkinlikleri başladı

A
A
A
Niğde’de Turizm Haftası etkinlikleri başladı

Niğde’de Turizm Haftası etkinlikleri düzenlenen törenle başladı.


İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program kapsamında, Halk Eğitimi Merkezi ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kursiyerleri tarafından hazırlanan Karma El Sanatları Sergisi açıldı. Açılış törenine katılan Vali Vekili Soner Divli, turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayarak, kültürlerin buluşmasına ve şehirlerin tanıtılmasına katkı sağlayan önemli bir köprü olduğunu ifade etti. Turizmin şehirlerin kalkınmasında ve ülkelerin uluslararası ilişkilerinde stratejik bir rol üstlendiğini belirten Divli, kadim bir geçmişe ve zengin kültürel mirasa sahip olan Niğde’nin, Anadolu’nun önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Niğde’nin turizm potansiyeline dikkat çeken Divli, Aladağlar’ın eşsiz doğal güzellikleri, Gümüşler Manastırı, Tyana Antik Kenti, Niğde Kalesi ile Selçuklu döneminden günümüze ulaşan cami, han ve türbelerin kentin önemli değerleri arasında yer aldığını belirtti. Divli amaçlarının bu değerleri koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve Niğde’nin turizmden aldığı payı artırmak olduğunu kaydetti. İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Tecimer ise turizmin son yıllarda hızla gelişen bir sektör haline geldiğini belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtım stratejileri ve projeleriyle bu gelişimin desteklendiğini ifade etti. Tecimer, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye genelinde 60 milyonu aşkın turist ve 63 milyar doların üzerinde turizm geliri hedeflerine ulaşıldığını söyledi. Niğde Turizm ve Gastronomi Derneği Başkanı Bahar Şahiner Öke de Niğde’nin önemli bir turizm hazinesi olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, Gümüşler Manastırı, Tyana Antik Kenti ve Aladağlar Milli Parkı gibi değerlerin kentin öne çıkan zenginlikleri arasında bulunduğunu belirterek bu potansiyelin henüz yeterince değerlendirilemediğini, yeterince görünür olmaması ile konaklama ve turistik tesis çeşitliliğinin sınırlı olmasının başlıca sorunlar arasında yer aldığını dile getirdi.


Programda konuşmaların ardından Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ekiz, ’Niğde’deki Hıristiyan Türk Eserleri ve Mimar Sinan’ın Menşei Hakkında Bazı Mülahazalar’ başlıklı sunum gerçekleştirdi.



Niğde’de Turizm Haftası etkinlikleri başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da 2. Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu gerçekleştirildi Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen 2. Diyarbakır Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Diyarbakır Manda Yetiştiricileri Birliği ev sahipliğinde, Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi koordinatörlüğünde "2. Diyarbakır Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu" düzenlendi. Sempozyuma İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürü Kudret Berekatoğlu, Muş İl Tarım ve Orman Müdürü Necattin Gönç, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcıları, ilçe ve şube müdürleri, Diyarbakır Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Recep Birtane, sivil toplum kuruluş temsilcileri, kurum amirleri ve teknik personel katılım sağladı. Sempozyumda bir konuşma yapan Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, ilin hayvancılıktaki gücüne ve manda yetiştiriciliğinde ulaşılan noktaya dikkat çekti. İl Tarım ve Orman Müdürü Alan konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ’’Hepinizin bildiği gibi Diyarbakır, hayvan varlığı bakımından ülkemizin önde gelen illerinden biridir. İlimiz, 593 bin 422 büyükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’de 6. sırada, 2 milyon 302 bin 645 küçükbaş hayvan varlığıyla 4. sırada ve 17 bin 345 manda varlığıyla da 2. sırada yer almaktadır. Bu tablo, ilimizin hayvancılıktaki gücünü açıkça göstermektedir. Özellikle manda varlığımızdaki artış hepimizi gururlandırmaktadır. 2002 yılında sadece 3 bin 502 adet olan manda sayımız, ilimizde yürütülen ıslah çalışmaları ve sağlanan destekler sayesinde 2026 yılı itibarıyla 17 bin 345 adede ulaşmıştır. Bakanlığımızın destekleri ve TAGEM öncülüğünde yürütülen manda ıslah projeleriyle ülkemizde manda yetiştiriciliğini daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. 2024 yılında yeni bir destekleme modeline, Tarımsal Üretim Planlama Modeline geçtik. Bu yeni modelle birlikte doğrudan malağa destek vermeye başladık. 2025 yılında, üreme parametresi buzağıya göre daha düşük olan mandalarımız için buzağı desteğinin iki katı oranında destek sağlayarak üreticilerimizin yanında olduk. 2024-2025 yıllarında toplam bin 331 yetiştiricimize, 4 bin 181 baş malağa karşılık 12 milyon 150 bin 123 lira destekleme ödemesi yaptık." İki ayrı oturum halinde gerçekleştirilen sempozyumda, manda yetiştiriciliği alanında edinilen bilgi ve tecrübeler katılımcılarla paylaşılırken, sektörün mevcut durumu değerlendirilerek karşılaşılan sorunlar ele alındı. Ayrıca, sürdürülebilir üretimin artırılması ve yetiştiriciliğin geliştirilmesine yönelik çözüm önerileri görüşüldü. Sempozyum sonunda, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında iş birliğinin güçlendirilmesi ve manda yetiştiriciliğinin geliştirilmesine yönelik gelecekte atılacak adımları içeren bir yol haritası oluşturuldu.
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada Serdar Sertçelik’i muayene eden doktor ifade verdi Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin davada istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanık Serdar Sertçelik’i muayene eden sanık doktor duruşmada ifade verdi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Duruşmada tutuklu sanık Serdar Sertçelik’i muayene eden sanık doktor ifade verdi. Sertçelik’in Ankara’da bir mekanda yaralanmasının ardından tedavi gördüğü hastanede "Gözaltına alınmasında sakınca vardır" ibareli raporu düzenlediği iddia edilen tutuksuz sanık Doktor Recep Emre Şişman, polisleri ve Serdar Sertçelik’i tanımadığını, yalnızca hastanede karşılaştığını ifade etti. "Benim kanaatim, şüpheli Sertçelik’in gözaltına alınmasında sakınca bulunduğu yönündedir" Olay tarihinde 8 aylık doktor olduğunu ifade eden Şişman, "Acil servis alanında nöbetteyken hastaları devraldık. Serdar da geldi, oradaydı. Muayenesini yaptık. Hasta ateşli silah yaralanması olarak bize geldi. Sol bacağındaki kemiğinde parçalı kırık vardı. Doktorumuz ilk müdahalesini yaptı, pansumanını ben yaptım. Hasta ortopediye gönderildi, alçı işlemi uygulandı. Sonrasında da hasta taburcu oldu. Benim kanaatim, şüpheli Sertçelik’in gözaltına alınmasında sakınca bulunduğu yönündedir. Nitekim uzman doktor ve ortopedi doktorunun da bu doğrultuda görüşü mevcuttu. Ancak polis memurlarının yalnızca bu kanaatin rapora yazılması yönünde ısrarı olmuştur. Söz konusu işlemin devlet işi olması nedeniyle raporu bu şekilde hazırlayıp, kaşeleyerek imzaladım. Benim olaydan bir bilgim yoktur" dedi. Tutuksuz sanıklar Emir Akyol ile Yunus Fener ise haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek, önceki ifadelerinin geçerli olduğunu söylediler. Tutuksuz sanık Deniz Urcan da daha önceki ifadesinin geçerli olduğunu dile getirerek, "İddia edilen örgütteki birkaç kişiyi işlettiğim kahveden tanırım. Örgütte bahsi geçen kimseyle telefon trafiğim yoktur. Üzerime atılı suçluyu kayırma suçunu işlemedim. Ben aranan bir şahsı saklamadım. Polise teslim ettim" ifadelerini kullandı. Beyanların ardından duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından duruşma tutuksuz sanık beyanlarıyla devam etti. "Ben işimi en doğru yapan kişiyim" Tutuksuz sanık Kozan Umut Öztürk, "Tüm yaşananları detaylı anlatmak istiyorum. Erkan Doğan’ın beyanı üzerine gözaltına alındım. Doğan, iddia ettiği olay sonrasında 8-9 kez beyanda bulunmuş ama bunların hiçbirisinin içerisinde ben yokum. Hakkımda takipsizlik beklerken iddianame hazırlandı. Doğan canlı yayına konuk oldu. Teklemeden teşhis işlemi yaptı. Avukat olduğumu canlı yayındaki görüntülerde teşhis etmiş. Öyle bir durum söz konusu değildi, benim avukat olduğuma dair hiçbir ibare yoktu. Ben ilk günden beri aynı şeyi anlatıyorum, delillerim, konuşmam, ifadem, hiçbir şeyim değişmedi. Ben işimi en doğru yapan kişiyim. Takdir mahkemenindir" beyanında bulundu. Tutuksuz sanık Ersoy Yahya beraatını talep etti. Aleyhe olan hususlara katılmadığını söyleyen tutuksuz sanık Gökhan Çanga esa, "Kapıma gelindi, adresim belli, telefonum açık ancak beni evimden hariç her yerde aradılar. Annemin evine gittiler, en sonunda evime geldiler, terörist gibi aldılar beni. Ben örgüt üyesi değilim. 16 ay hücre yattım, psikolojim bozuldu. Beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. Beyanların ardından duruşma, yarın devam etmek üzere ertelendi.