GÜNDEM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 12:47

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Hiçbir güç Türkiye'ye parmak sallayamaz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Hiçbir güç Türkiye'ye parmak sallayamaz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağduyulu olmamızı ‘uysal koyun’ olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kendisine yönelik ithamlarına ve tehditlerine de cevap vererek, kimsenin Türkiye Cumhurbaşkanı’nı tehdit edemeyeceğini söyledi. ABD ve İran arasındaki barış görüşmelerine dair de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunduklarını söyledi.

"Milletimizin huzuru ve devletimizin güvenliği için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum"

14-20 Nisan Şehitler Haftası olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörle mücadele eden, sınır ötesi operasyonlara kadar farklı cephelerde vatanımızın bekası, milletimizin huzuru ve devletimizin güvenliği için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum. Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Kahraman gazilerimize de fedakarlıklarından ötürü şükranlarımı sunuyor. Mevla'dan kendilerine hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler niyaz ediyorum. Şehitlerimizin muhterem ailelerine de en derin hürmetlerimi takdim ediyor, devletimizin her zaman yanlarında olacağını bir kez daha ifade ediyorum" diye konuştu.

"İlgili soruşturmalar başlatılmış, 1 kişi gözaltına alınmış, 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır"

Şanlıurfa’da bir liseye gerçekleştirilen silahlı saldırı hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve milletçe hepimizi yaralayan olaydan duyduğum üzüntüyü paylaşmak istiyorum. Müessif ve menfur hadiseyle ilgili soruşturmalar başlatılmış, 1 kişi gözaltına alınmış, 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır. Saldırı tüm yönleriyle araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Saldırıda yaralanan 16 kişiden 7’si taburcu edilmiş, 9 yaralımızın tedavisi ise halen devam etmektedir. Yaralılarımıza Cenab-ı Allah'tan acil şifalar temenni ediyor, ailelerimize, eğitim camiamıza ve Siverekli kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" açıklamasında bulundu.

"Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz"

Aldıkları her nefesi Türkiye’ye hizmet için kullanmanın derdinde olduklarını söyleyen Erdoğan, "Enerjiden savunma sanayiine, ulaştırmadan aileye, eğitimden sağlığa her alanda ülkemizin ufkunu aydınlatacak vizyon projelerini hayata geçiriyoruz. Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek durumundayım; bölgemizdeki savaşlara rağmen enerjiye erişimde eğer bugün sanayicimiz, üreticimiz, çiftçimiz, turizmcimiz, nakliyecimiz hiçbir endişe taşımıyorsa bunun gerisinde 23 yıllık bir çaba, mücadele ve emek vardır. Enerji sepetimizi zenginleştirmek ve tedarikçi ülkelerin sayısını artırmak ilk günden beri önceliğimiz oldu. Ayrıca hidroelektrik, rüzgar, jeotermal, güneş, nükleer gibi başlıklarda yaptığımız yeni yatırımlarla Türkiye'yi enerjide bir üst lige çıkardık" dedi.

"2028’de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz"

Enerjide en büyük devrimi arama ve sondaj çalışmalarında gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha evvel yıllarca kiralama yöntemiyle yapılan petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini kendi imkanlarımızla icra etmeye karar verdik. Ardından dünyanın en büyük dördüncü derin deniz filosunu kurduk. Karadeniz'deki keşfimizde adeta şeytanın bacağını kırmış olduk. Şu an 4 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz gazından karşılıyoruz. 2026 yılında bu rakamı 8 milyon haneye çıkartacağız. 2028’de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz. Kendi gemilerimizle sondaj çalışmalarımıza Karadeniz'de devam ediyoruz. Sadece kendi denizlerimizde arama yapmıyoruz. Aynı zamanda bu imkanları dost ve kardeş ülkelerin istifadesine de sunuyoruz. Cuma günü Somali'de hepimizin göğsünü kabartan bir tören gerçekleşti. Derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curad-1 kuyusunda hidrokarbon aramalarına başlamak üzere bu ülkeye ulaştı. Oruç Reis gemimizle 7 ay boyunca yaklaşık 4 bin 500 kilometre karelik alanda sismik araştırmalar yürütmüş umut verici bulgulara ulaşmıştık. Şimdi Çağrı Bey'le ya nasip diyor inşallah ilk sondajımızı başlatıyoruz. Şurası da bir başka övünç kaynağımızdır; Curad 1 7 bin 500 metrelik derinliğiyle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak. Çağrı Bey'e bu kritik görevinde donanmamıza ait Altan, Korkut ve Sancar isimli gemilerimiz refakat edecek. Yani daha önce birilerine minnet ettiğimiz işleri artık kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle kendi insan gücümüzle gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye kısa sürede tarih yazan, destan yazan, vatandaşlarıyla birlikte tüm mazlumların iftihar vesilesi olan bir seviyeye ulaştı"

Türkiye’nin AK Parti'nin iktidarı döneminde çok fazla mesafe aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye kısa sürede tarih yazan, destan yazan, vatandaşlarıyla birlikte tüm mazlumların iftihar vesilesi olan bir seviyeye ulaştı. Ülkemizde bazıları Türkiye'nin başarılarına gözlerini kapattıkları için bunu göremeseler de inanın dostlarımız ve kardeşlerimiz çok net görüyor. Aynı şekilde aziz milletimiz o engin ferasetiyle her şeyin bilincindedir. Bakınız burada Çağrı Bey’i yakından gören Somalili genç bir kardeşimizin hissiyatını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisi aynen şu ifadeleri kullanıyor; ‘Çağrı Bey gemisinin etkilerini üstümden hala atamadım. Onu yakından görmek benim için nefes kesici bir tecrübeydi. Çünkü Çağrı Bey yürüyen devasa bir şehir gibiydi. Kocaman, yepyeni, çok güzel inşa edilmiş. Maşallah adeta bir sanat eseri.’ Somalili bir gencin kalbinden kalemine dökülen bu samimi ifadeleri hem güçlü Türkiye'nin hem Türkiye-Somali kardeşliğinin en güzel nişanesi olarak görüyoruz. Söylediğim gibi biz sömürmeye değil, beraberce kazanmaya talibiz. Çağrı Bey'in Somalili kardeşlerimize müjdeli haberler vereceğine yürekten inanıyoruz. Çağrı Bey sondaj gemimize yolun açık, sondajın bereketli olsun diyoruz. Gemi personelimize Cenab-ı Allah'tan başarılar diliyoruz. 2011 yılında kimse yokken nasıl Somali'nin imdadına koştuysak, nasıl o günden bu yana Somalili kardeşlerimizi hiç yalnız bırakmadıysak, inşallah bundan sonra da Somali halkının kalkınma mücadelesine omuz vermeye, destek olmaya devam edeceğiz" dedi.

"Savaşın ilk gününde siyonist lobinin rolüne dair yaptığımız tespitin haklılığı zamanla anlaşılmıştır"

İç ve dış gelişmeler bağlamında oldukça yoğun günlerden geçildiğinin altını çizen Erdoğan, "İkinci Cihan Harbi'nin galipleri tarafından belirlenen kurallar ve kurumlar üzerine bina edilen küresel sistem ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutuyla çatırdarken yerine neyin konulacağı, neyin geleceği belirsizliğini koruyor. İnsanlık kendine bir çıkış ve kurtuluş yolu arıyor. Ancak bu yolun ufukta belirdiğini henüz söyleyemiyoruz. İnsanlığın barış, istikrar, güvenlik ve bir parça huzur özlemi kandan ve kaostan beslenen çevreler tarafından maalesef dinamitleniyor. Bunun en son örneği 28 Şubat'ta başlayan ve bölgemizi uçurumun eşiğine getiren hukuksuz savaştır. Savaşı kimin istediği, kimin tahrik ettiği, kimlerin bundan rant ve menfaat devşirdiği aradan geçen süre zarfında ortaya çıkmıştır. Bizim savaşın ilk gününde siyonist lobinin rolüne dair yaptığımız tespitin haklılığı zamanla anlaşılmıştır" dedi.

"Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir"

ABD ve İran arasındaki ateşkes ve iki ülke temsilcilerinin Pakistan’daki görüşmelerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz çatışmaların 40’ncı gününde Pakistanlı kardeşlerimizin takdire şayan gayretleriyle 15 günlük bir ateşkes ilan edildi. Böylece haftalardır yüreği ağzında yaşayan bölge halklarıyla birlikte tüm insanlık 40 gün sonra ilk kez rahat bir nefes aldı. Biz de geçici ateşkesten memnuniyetimizi dile getirdik. Fakat İsrail hükümetinin Lübnan'a yönelik saldırılarını devam ettirmesi, barış umutlarına ilk darbeyi vurmuştu. Hafta sonu Pakistan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmelerden de ne yazık ki beklenen haberler gelmedi. Tarafların açıklamaları masa devrilmese bile müzakere sürecinde özellikle nükleer meselede bir tümseğe gelindiğine işaret ediyor. Hürmüz Boğazında tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunuyoruz. Daha önce söylediğim gibi sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir. Ateşkesle aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Bilhassa ateşkesten hiç hoşluğun olmadığı bilinen İsrail hükümetinin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir" diye konuştu.

"İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek"

İsrail’in bölgede barış istemediğini ve kanla beslendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kardeşlerim bir defa şunu artık herkes anlamak zorundadır. Şayet bölgemizde barış olacaksa bu Siyonist rejime rağmen olacak. Bölgemizde istikrar sağlanacaksa yine bu vaat edilmiş topraklar hezeyanı ile hareket eden İsrail hükümetine rağmen sağlanacak. Kana bulanan coğrafyamıza huzur gelecekse bu aynı şekilde güvenliğini başkalarının güvensizlik içinde olmasına bağlayan İsrail'e rağmen olacak. Çünkü İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek. İnsanlık cephesi bölgemizdeki yangını söndürmek için uğraştıkça, katliam şebekesi ateşe daha fazla odun taşıyacak. Elbette bunu yaparken Türkiye ve İspanya başta olmak üzere barışın sesini yükselten ülkeleri küstahça hedef almaya da devam edecekler. Tetikçi kalemleriyle medyalarıyla aparat olarak kullandıkları maşalarıyla vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar" ifadelerini kullandı.

"Gazze kasabı Netenyahu'nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez'i canı gönülden tebrik ediyorum"

Türkiye gibi İspanya’nın da İsrail karşısında dik duruş sergilediğini ifade eden Erdoğan, "Ne yaparlarsa yapsınlar, cesur yürekleri susturamayacak, hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar. Buradan, gazi Meclisimizin çatısı altından Gazze kasabı Netenyahu'nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez'i can gönülden tebrik ediyorum. Dost İspanya halkını aynı şekilde ülkem ve milliyetim adına kutluyorum. Şunu herkes bilsin ki biz soykırım şebekesinin köpürttüğü nefret diline, husumet diline, gerilim ve kavga diline teslim olmayacağız. Vakarla, onurla, tarihimizden tevarüs ettiğimiz asalet ve cesaretle en zor zamanlarda doğruları konuşmaya devam edeceğiz. Zalime zalim, hayduda haydut, katile katil demeye devam edeceğiz. Gazzeli masum yavruların haykıran sesi olmaya devam edeceğiz. Evlat acısıyla ciğeri yanan Filistinli annelerin feryadına kulak vermeye devam edeceğiz. Batı Şeria’da toprakları işgal edilen kardeşlerimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Lübnan'da yataklarında uyurken katledilen yavruların davasının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Gizlenmek istenen, tehdit ve zorbalıkla üstü örtülmek istenen hakikatleri birilerinin yüzlerine çarpmaya devam edeceğiz. Coğrafyamızdaki mevcudiyetlerini birilerinin yüz sene önce yaptığı ihsana borçlu olanların aksine biz bu topraklardaki bin yıllık tecrübemizin ışığında sorumluluk duygusuyla hareket etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

"Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz"

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun kendisine yönelik ithamlarına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Şahsıma ve ülkemize sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağduyulu olmamızı ‘uysal koyun’ olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın. Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa gerektiğinde toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz. Tayyip Erdoğan olarak şahsım ve tüm dava arkadaşlarım hepimiz İstiklal Marşı ‘Korkma’ nidasıyla başlayan kahraman bir milletin evlatlarıyız. Biz 11,5 milyon üyesiyle şu muhteşem mısraları kalplerine nakşetmiş bir siyasi hareketin mensuplarıyız; ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma, nasıl böyle bir imanı boğar? Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.’ İmkansızlıklar içinde bile kükremiş sel misali bentleri çiğneyip aşan bu millete zincir vuracağını zanneden gafiller, gerektiğinde dağları yırtacak kudret, kuvvet ve kararlılığa sahip olduğumuzu hiçbir zaman unutmasınlar. Bu vesileyle Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'yle birlikte ülkemize ve şahsımıza yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum. Farklı kulvarlarda millete hizmet mücadelesi veren siyasi partilerin söz konusu Türkiye ve Türkiye'nin milli gururu olunca ortaya koydukları bu müşterek tavrı çok kıymetli bulduğumuzu memnuniyetle ifade ediyorum."

"Yurtta barış, bölgede barış, dünyada barış ilkesiyle barışın sesi olmaya, barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız"

İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde yaşanan tüm sıkıntılara rağmen umutlarını kesmediklerini söyleyen Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki anlamsız savaşın kaybedeni, adil barışın ise kazananı çoktur. Herkesten sürece böyle bakmalarını istiyoruz. Zorluklar olabilir, çözülmesi zaman alacak çetrefil meseleler olabilir. Ama barışın nimetlerine odaklanıldığında, uzun vadeli bir perspektifle hareket edildiğinde bunların önemli bir kısmı hal yoluna konulacaktır. Aklıselimin, sağduyunun, sorunları diyalog, diplomasi yoluyla çözme iradesinin eninde sonunda galip geleceğine inanıyoruz. Daha doğrusu bunu tüm kalbimizde arzu ve temenni ediyoruz. Türkiye olarak bölgemizin her karışında sulh-ü sükunun egemen olması için bütün imkanlarımızla çalışacağımızın bilinmesini istiyorum. Yurtta barış, bölgede barış, dünyada barış ilkesiyle barışın sesi olmaya, barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız" açıklamasında bulundu.

"Türkiye'nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor"

Konuşmasında muhalefete de eleştirilerde bulunan Erdoğan, "Yurt dışında büyük bir atılım içinde olan Türkiye'nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor. Batı karşısında kompleksli muhalefet, uluslararası toplantılarda ülkemizi mahcup ederken, iç politikada ise milletimizi beceriksizliğe mahkum ediyor. Küresel siyasette adeta bir şahlanış döneminde olan Türkiye, ne yazık ki içeride ana muhalefetin yönettiği belediyelerde kelimenin tam anlamıyla bir Fetret Devri yaşıyor" dedi.

Türksoy Daimi Konseyi'nin oy birliğiyle aldığı karar neticesinde 2026 yılının Ziya Gökalp'i anma yılı ilan edildiğini açıklayan Erdoğan, Ziya Gökalp’in Türkler ve Kürtler arasındaki kardeşlik bağına dikkat çektiği satırlara yer vererek, şöyle devam etti:
"Bu topraklarda 1000 yıldır olduğu gibi bugün de Türkler ve Kürtlerin hasımları ortaktır. Karşılaştıkları tehdit ve tehlikeler müşterektir. Bölgemizde oynanan oyunlara, kurulan tuzaklara baktığımızda bunu çok net görebiliyoruz. Türk'ün de, Kürt'ün de, Arap'ın da düşmanlarının aynı olduğunu, meselenin etnik kökenlerimizden ziyade inancımız, imanımız, 1000 yıllık kardeşliğimiz olduğunu her yeni gelişmeyle yeniden müşahede ediyoruz. Değerli kardeşlerim kirli niyetlerin tek tek deşifre olduğu bu dönemde milletçe en sağlam direniş hattımız, 18’inci ayına giren terörsüz Türkiye sürecimiz olmuştur. Sürecin ülkemiz için stratejik değeri bugünlerde daha net anlaşılmaktadır. Öyle ki Türkiye'nin 40 yıllık terör musibetinden kurtulmasını istemeyen odaklar, artık süreçten rahatsızlıklarını gizleme gereği dahi duymuyorlar. Ellerine ve yüzlerine yapışmış 73 bin Gazzeli'nin kanına bakmadan çıkıp bir de utanmadan Kürt kardeşlerimiz üzerinden ülkemize iftira atıyorlar. Değerli kardeşlerim, biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak ülkemizin ve bölgemizin aydınlık yarınlarını karartmayacağız. Ve şunu bir defa herkes bilmeli; Allah'ın izniyle bizler kararlı bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Hiç kimse tereddüt etmesin. 1000 yıllık kardeşliğimizin rehberliğinde makul ve meşru zeminde hareket edildiği müddetçe çözümsüz hiçbir meselemizin olmadığı kanaatindeyiz. Bununla birlikte hiçbirimiz hem kendi enerjimizi hem de milletimizin vaktini faydasız gündemlerle heba etme lüksüne de sahip değiliz."

Ömer Faruk Karataş - Kemal Diri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’de spor coşkusu Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri törenle başladı. Öğrencilerin gösterileriyle renklenen açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "171 okuldan 20 bin öğrencimiz, 24 farklı branşta mücadele edecek. Kazanan hep dostluk, kardeşlik ve barış olsun" dedi. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer İlçe Kaymakamlığı, Nilüfer ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Nilüfer Belediyespor Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilen Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri, Cengiz Göllü Spor Salonu’nda düzenlenen coşkulu törenle başladı. 20 Nisan-20 Mayıs tarihleri arasında yapılacak Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri’nin açılış törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediyespor Başkanı Muharrem Or, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Kahraman Şık, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdür Vekili Ekrem Uğurlu, Bursaspor Başkanı Enes Çelik, kamu, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Şenliğin sunuculuklarını ise Nilüfer Kent Konseyi Çocuk Meclisi gönüllüleri Lena Kahyaoğlu ve Barçın Güven yaptı. Açılışta Nilüfer Özel Mesleki Eğitim Okulu’nun işaret diliyle İstiklal Marşı okundu. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 24 yıldır bu geleneği yaşatmanın gururu içinde olduklarını söyledi. Geçen yıl 166 okuldan 20 bini aşkın öğrencinin şenliklere katıldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Bu yıl da 171 okuldan 20 bin öğrencimiz, 24 farklı branşta mücadele edecek. Artistik cimnastikten satranca, atletizmden basketbola, yüzmeden okçuluğa kadar geniş bir yelpazede yarışmalar yapılacak. Uçurtma şenliği, okul öncesi şenliği ve özel eğitim şenliğimiz de bu coşkunun parçası olacak" dedi. Şenliklerin aynı zamanda bir kardeşlik buluşması olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, "8 kardeş kentimizden yaklaşık 100 öğrenci de aramızda olacak. Sporun evrensel dilini konuşarak sınırları aşacaklar, dostluklar kuracaklar. Onları Nilüfer’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu. Şenliklerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın kapsadığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Yani bu şenlik, hem çocuklarımızın neşesi hem de gençliğimizin enerjisi demek. Biz Nilüfer’i bir spor kenti yapmak istiyoruz. Sporu sadece kupa ve madalya kazanmak olarak görmüyoruz. Spor herkes için eşit bir haktır. Bu yüzden erişilebilir olmalı, bir yaşam biçimine dönüşmelidir. Her yaştan, her kesimden çocuklarımız burada buluşuyor. Kazanan hep dostluk, kardeşlik ve barış olsun. Şenliğimiz kutlu olsun" dedi. Tören Nilüfer İsmail Kadriye Solakoğulları Ortaokulu, Mualla Türkün Anaokulu, Hasanağa İlkokulu, Nilüfer Belediyespor Kulübü cimnastik ve halk dansları gösterileriyle sona erdi.
Ankara Milli Eğitim Bakanlığından Kahramanmaraş’taki silahlı okul saldırısıyla ilgili açıklama Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki silahlı okul saldırısıyla ilgili, "4 bakanlık başmüfettişi, olayı tüm yönleriyle incelemek üzere görevlendirilerek Kahramanmaraş’a yönlendirilmiştir" açıklamasında bulundu. Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, "Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulunda bugün öğle saatlerinde meydana gelen menfur saldırı, maarif camiamız başta olmak üzere milletimizi derinden sarsarak yasa boğmuştur. Edinilen ilk bilgilere göre, adı geçen okulumuzun bir öğrencisi tarafından okul içinde silahlı saldırı gerçekleştirilmiştir. Olayın ilk anından itibaren süreç, Bakanlığımızca hassasiyetle takip edilmekte olup gerekli tüm müdahaleler, ilgili birimlerimizce koordineli bir şekilde yürütülmektedir. Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin ve beraberindeki yetkililer, olayı haber alır almaz bölgeye hareket etmişlerdir. Ayrıca dört Bakanlık başmüfettişi, olayı tüm yönleriyle incelemek üzere görevlendirilerek Kahramanmaraş ilimize yönlendirilmiştir. Hastanelere sevk edilen ve tedavileri devam eden yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyor, yaşamlarını yitiren öğretmen ve öğrencilerimiz için Allah’tan rahmet diliyoruz. Menfur olaya ilişkin detaylı açıklama, ilerleyen süreçte kamuoyu ile paylaşılacaktır" ifadeleri yer aldı.
Diyarbakır Diyarbakır’da 50. Turizm Haftası etkinliklerle başladı Diyarbakır’da 15-22 Nisan Turizm Haftası etkinlikleri, Keçi Burcu-Gazi Caddesi-İç Kale Müze Kompleksi güzergahında düzenlenen kortej yürüyüşüyle başladı. İç Kalede devam eden programda konuşmaların ardından Saint George Kilisesinde açılan sergiyle etkinlikler sanatla buluştu. 15-22 Nisan Turizm Haftası etkinlikleri, Keçi Burcu, Gazi Caddesi ve İç Kale Müze Kompleksi güzergahında düzenlenen kortej yürüyüşüyle başladı. Davul zurnalar eşliğinde halay çekip eğlenen kortej daha sonra İç Kalede gerçekleştirilen açılış programına geçti. Programa Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve öğrenciler katıldı. İç Kale’de gerçekleştirilen açılış programında Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu konuşma yaptı. Vali Zorluoğlu konuşmasında Diyarbakır’ın 12 bin 500 yıllık geçmişiyle insanlık tarihi açısından önemli bir merkez olduğunu belirterek, kentin kültür, inanç ve gastronomi turizmi açısından güçlü bir altyapıya sahip olduğunu söyledi. Vali Zorluoğlu, Diyarbakır’da son dönemde turizm hareketliliğinin gözle görülür şekilde arttığını belirterek, "Huzur ve güven ortamının güçlenmesiyle birlikte özellikle ülkemizin batısından ilimize yönelik yoğun bir ziyaretçi ilgisi oluştu. Bugün birçok vatandaşımızın seyahat planında Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’yı kapsayan bir Güneydoğu turu yer alıyor. Biz de bu ilgiyi kalıcı hale getirmek, şehrimizi daha fazla bilinir kılmak ve ziyaretçilerimize en iyi deneyimi sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Vali Zorluoğlu, Diyarbakır’ın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan surları ve Hevsel Bahçeleri başta olmak üzere çok sayıda tarihi değere ev sahipliği yaptığını, Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı için de kalıcı liste hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Diyarbakır’da turizmin yalnızca mevcut değerlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Vali Zorluoğlu, kentte devam eden kazı çalışmaları, restorasyon projeleri ve yeni turizm destinasyonlarıyla bu potansiyelin daha da güçlendirileceğini ifade etti. Özel sektör yatırımlarının da hız kazandığını aktaran Vali Zorluoğlu, "Yeni konaklama tesisleri, butik oteller ve kültürel alan düzenlemeleriyle Diyarbakır’ı ziyaret eden misafirlerimize daha nitelikli hizmet sunmayı hedefliyoruz. Sahip olduğumuz bu zenginliği doğru planlama ve güçlü iş birliğiyle geleceğe taşıyacağız" diye konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılar, Saint George Kilisesinde ressam Fatih Yıldız’ın "Mezopotamya’nın Altın Kadınları" adlı yağlı boya resim sergisinin açılışını gerçekleştirdi. Sergi, sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Turizm Haftası kapsamında Diyarbakır’da hafta boyunca farklı alanlarda düzenlenecek kültür, sanat ve doğa etkinlikleriyle şehirdeki hareketliliğin sürmesi bekleniyor. Bu çerçevede, 16 Nisan 2026 Perşembe günü saat 20.00’de Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda "Otobüs" adlı oyun sanatseverlerle buluşacak. Hafta sonu programı kapsamında ise 18 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 10.00’da Eğil Selman köyünde doğa yürüyüşü gerçekleştirilecek. Aynı günün akşamında saat 21.00’de Diyarbakır Hipodromu’nda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Koşusu düzenlenecek. Etkinlikler, 20 Nisan 2026 Pazartesi günü saat 19.30’da Maarif Orkestrası tarafından icra edilecek "Sözden Sese, Sesten Yüreğe" adlı konserle devam edecek. Turizm Haftası programı, 21 Nisan 2026 Salı günü saat 19.30’da Medeniyetler Korosu Konser Salonu’nda Diyarbakır Sanat ve Musiki Derneği tarafından verilecek konserle tamamlanacak.
Samsun Veysel Bilen: "Beşiktaş maçıyla az da olsa 5.’lik ümidimizi sürdürmek istiyoruz" SAMSUN (İHA) – Samsunspor Başkan Vekili Veysel Bilen, Beşiktaş maçından galip gelip az da olsa lig 5.’liği ümitlerini sürdürmek istediklerini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında pazar günü Beşiktaş’ı konuk edecek Samsunspor’da Başkan Vekili Veysel Bilen, katıldığı bir organizasyon sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Samsunspor’un her takımı yenecek güçte olduğunun altını çizen Veysel Bilen, "Eyüpspor maçından alınan 3 puan ve ikinci yarıda oynanan futbol bizi mutlu etti. O maç geride kaldı. Hafta sonu evimizde ligin güçlü ekiplerinden Beşiktaş ile sahamızda oynayacağız. Bizim takımımız sahaya performansını ve mücadele hırsını yansıttığı zaman hemen hemen her takımla mücadele edecek güçtedir. Teknik ekip ve oyuncularımıza güveniyoruz. Taraftarlarımızın da desteğiyle Beşiktaş karşısına çıkacağız. Beşiktaş maçıyla bir çıkış yakalayıp az da olsa ligde 5.’lik ümidimizi sürdürmek istiyoruz. Önümüzde zor bir fikstür var. Beşiktaş maçı da bu zor fikstürün başlangıç maçı" dedi. Sakatların iyileşmesiyle takımın ivme kazandığına dikkat çeken Bilen, "Eyüpspor maçı ile beraber takımımız ivme kazandı. Sakat oyuncularımızın iyileşmesi ve takımı katılımı ile beraber özellikle Afonso Sousa’nın performansı bizi çok mutlu etti. Takımımıza ciddi katkı vereceğini düşünüyoruz. Bu kapsamda Beşiktaş ile güzel ve centilmence karşılaşma oynayacağımızı düşünüyorum ancak kazanan tarafta biz olmayız" diye konuştu.