GÜNDEM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 17:20

Diyarbakır’da 2. Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu gerçekleştirildi

A
A
A
Diyarbakır’da 2. Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu gerçekleştirildi

Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen 2. Diyarbakır Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu, yoğun katılımla gerçekleştirildi.


Diyarbakır Manda Yetiştiricileri Birliği ev sahipliğinde, Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi koordinatörlüğünde "2. Diyarbakır Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu" düzenlendi. Sempozyuma İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürü Kudret Berekatoğlu, Muş İl Tarım ve Orman Müdürü Necattin Gönç, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcıları, ilçe ve şube müdürleri, Diyarbakır Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Recep Birtane, sivil toplum kuruluş temsilcileri, kurum amirleri ve teknik personel katılım sağladı. Sempozyumda bir konuşma yapan Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, ilin hayvancılıktaki gücüne ve manda yetiştiriciliğinde ulaşılan noktaya dikkat çekti. İl Tarım ve Orman Müdürü Alan konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


’’Hepinizin bildiği gibi Diyarbakır, hayvan varlığı bakımından ülkemizin önde gelen illerinden biridir. İlimiz, 593 bin 422 büyükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’de 6. sırada, 2 milyon 302 bin 645 küçükbaş hayvan varlığıyla 4. sırada ve 17 bin 345 manda varlığıyla da 2. sırada yer almaktadır. Bu tablo, ilimizin hayvancılıktaki gücünü açıkça göstermektedir. Özellikle manda varlığımızdaki artış hepimizi gururlandırmaktadır. 2002 yılında sadece 3 bin 502 adet olan manda sayımız, ilimizde yürütülen ıslah çalışmaları ve sağlanan destekler sayesinde 2026 yılı itibarıyla 17 bin 345 adede ulaşmıştır. Bakanlığımızın destekleri ve TAGEM öncülüğünde yürütülen manda ıslah projeleriyle ülkemizde manda yetiştiriciliğini daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. 2024 yılında yeni bir destekleme modeline, Tarımsal Üretim Planlama Modeline geçtik. Bu yeni modelle birlikte doğrudan malağa destek vermeye başladık. 2025 yılında, üreme parametresi buzağıya göre daha düşük olan mandalarımız için buzağı desteğinin iki katı oranında destek sağlayarak üreticilerimizin yanında olduk. 2024-2025 yıllarında toplam bin 331 yetiştiricimize, 4 bin 181 baş malağa karşılık 12 milyon 150 bin 123 lira destekleme ödemesi yaptık."


İki ayrı oturum halinde gerçekleştirilen sempozyumda, manda yetiştiriciliği alanında edinilen bilgi ve tecrübeler katılımcılarla paylaşılırken, sektörün mevcut durumu değerlendirilerek karşılaşılan sorunlar ele alındı. Ayrıca, sürdürülebilir üretimin artırılması ve yetiştiriciliğin geliştirilmesine yönelik çözüm önerileri görüşüldü. Sempozyum sonunda, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında iş birliğinin güçlendirilmesi ve manda yetiştiriciliğinin geliştirilmesine yönelik gelecekte atılacak adımları içeren bir yol haritası oluşturuldu.



Diyarbakır’da 2. Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin’de INSURE Projesi kapsamında 4 milyon liralık ekipman teslim töreni Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Türk Kızılay iş birliğinde yürütülen proje kapsamında Mardin’de iki üretici birliğine toplam 4 milyon lira değerinde ekipman desteği sağlandı. Projeden Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin 90, Arıcılar Birliği’nin ise 70 üyesi yararlanacak. Türk Kızılay Mardin Toplum Merkezinde düzenlenen törende; Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Kızılay, İŞKUR, UNDP ve yerel paydaşların temsilcileri ile üretici birlikleri bir araya geldi. Tören kapsamında, Mardin İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği ve Mardin İli Arı Yetiştiricileri Birliği’ne sağlanan ekipmanlar teslim edilerek sözleşmeler imzalandı. İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş, son dönemdeki yağışların ardından arazilerin bereketlendiğini belirterek, "Malumunuz, 2023 yılında ülkemiz çok ciddi bir şekilde deprem gerçeğiyle tekrar yüzleşti. Bölgemizde özellikle depremden etkilenen 10 ilimiz bu süreçten fazlasıyla etkilendi. Ancak evler yıkıldı ama çiftçilerimiz arazisini terk etmedi, üretmeye devam etti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamında, hem uyum çerçevesinde hem de Bakanlığımızın hazırladığı bu proje ile çiftçilerimize yerinde destek verilmesi amaçlandı" dedi. "Daha fazla destek vermeyi arzu ediyoruz" Mardin’in proje kapsamında dikkat çeken bir il olduğunu ifade eden Gümüş, "Bu kapsamda 2025 yılında uygulanan proje çerçevesinde, çiftçi örgütlerimizden yapılan başvurular değerlendirildi. Proje 7 ilde uygulanıyordu; en güneydoğusunda Mardin, en kuzeybatısında ise Bursa yer alıyordu. Bu iller arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda Mardin’den iki çiftçi örgütümüz destek almaya hak kazandı. 2026 yılı içerisinde de proje başvuruları sona erdi. Bu yıl toplam 17 proje başvurumuz var. Az önce yetkili arkadaşlarımızdan öğrendiğimize göre, Mardin bu 7 il arasında en fazla proje başvurusu yapan il oldu. Bu da çiftçi örgütlerimizin konuya olan ilgisi ve alakası açısından bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. İnşallah daha fazla destek vermeyi arzu ediyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz teslim töreninde; koyun kırkma makinesinden el fenerine, güneş enerji sistemlerinden bağlı sulama makinelerine kadar çeşitli ekipmanlar kapsamında iki örgütümüze destek verilecek" diye konuştu. "Çok ciddi bir talep ve istek var" UNDP Program Yöneticisi Arzu Karaarslan Azizoğlu ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yerelle uyumlu güçlü bir vizyona sahip olduğunu vurgulayarak, bu doğrultuda Türk Kızılay ile birlikte Avrupa Birliği’ne sunulan projenin hayata geçirildiğini söyledi. Azizoğlu, "Çok farklı faaliyetlerimiz var. Bunlardan biri tarımsal örgütlere yönelik ayni destekler ve hibe programı. Bunun bir kısmı hayata geçti ve bugün teslim törenindeyiz. Ancak hemen arkasından yeni bir değerlendirme sürecine de başladık. Çünkü çok ciddi bir talep ve istek var. Hatta Mardin bu konuda birinci sırada. Bunu görmek de gerçekten çok güzel" ifadelerini kullandı. Projenin sadece ekipman desteğiyle sınırlı olmadığını belirten Azizoğlu, mevsimlik tarım işçilerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydederek, "Malatya’da bir alan inşa ediyoruz. Bu alanın çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki Mardin aynı zamanda en fazla göç veren illerden biri ve mevsimlik tarım işçiliğinin de yoğun olduğu illerden biri. Malatya’da yapacağımız bu alanın Türkiye’ye önemli bir hizmet sunacağını düşünüyoruz. Çünkü Malatya’da daha önce böyle bir konaklama alanı yoktu. Bunun yanı sıra mesleki eğitimler veriyoruz. Bu eğitimlerde özellikle tarım sektörünün ihtiyaç duyabileceği alanlara odaklanıyoruz ve istihdam garantili olmasına dikkat ediyoruz. Üreticilerimize yönelik, özellikle istihdam sağlayan üreticilere yönelik teşviklerimiz var" dedi. "Türk Kızılay olarak bu projenin parçası olmaktan büyük memnuniyet ve gurur duyuyoruz" Türk Kızılay Toplum Temelli Göç Programları Koordinatörü Eda Çok Öztürk de kurum olarak projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Türk Kızılay olarak bu projenin parçası olmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın özellikle tarım ve hayvancılık alanındaki vizyonu ile birlikte hem bu projenin paydaşıyız hem de katkı sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda Türk Kızılay olarak bu alanla ilgili önemli tecrübeler edindiğimizi düşünüyoruz. Bu bizim için gerçekten çok kıymetli. Hem öğrenme hem de tecrübe anlamında bize büyük katkılar sağladı. Güzel bir ekip olduk, güçlü bir iş birliği ortaya çıktı. Umarız bu güzel iş birliğini önümüzdeki dönemlerde de artarak devam ettiririz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu ise projenin 7 ilde uygulandığını hatırlatarak, birçok kurumun emeğiyle hayata geçirildiğini belirtti. Tanrıkulu, Mardin’de gerçekleştirilen eğitim programlarına değinerek, "İlimizde düzenlenen eğitimlere 69 kişi katıldı ve bunların 34’ü istihdama kazandırıldı. Bu bizim için gurur kaynağı" dedi. Hayvancılık alanında yürütülen çalışmaların sonuç verdiğini de ifade eden Tanrıkulu, "Bu vizyon projelerle birlikte hem büyükbaş hem küçükbaş hayvan varlığımızda artışlar meydana geldi. Son 3 yılda büyükbaş hayvan varlığımız 17 milyon 500 bine, küçükbaş hayvan varlığımız ise 58 milyon 500 bin başa ulaştı" değerlendirmesinde bulundu.