GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 17:04

Muş’ta down sendromlu Rabia’nın sanatla yükselen başarısı

A
A
A
Muş’ta down sendromlu Rabia’nın sanatla yükselen başarısı

Muş’ta takı tasarım kursuna katılan down sendromlu Rabia Nur Güngör’ün mozaik tabloları ve el emeği çantaları büyük ilgi görüyor. Rabia Nur, kristal mozaikten hazırladığı Atatürk posterini Tarkan’a hediye etmek istiyor.


Muş Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde düzenlenen takı tasarım kursuna katılan down sendromlu Rabia Nur Güngör, ortaya koyduğu el emeği ürünlerle takdir topluyor. Sanatla sosyal hayata aktif olarak katılan Güngör’ün çalışmaları yoğun ilgi görüyor. Meslek lisesi mezunu olan 24 yaşındaki Rabia Nur Güngör, kurs süresince çanta, mozaik tablo ve rölyef çalışmalar üretti. Özellikle kristal mozaikten hazırladığı Atatürk portresi en çok ilgisini çeken eserler arasında yer alan


Rabia Nur, azmi ve başarısıyla örnek oluyor.



Mozaik Atatürk posterini Tarkan’a hediye etmek istiyor


Rabia Nur Güngör’ün çalışmaları, verilen kursların bireylerin sosyal uyumu, özgüveni ve üretkenliği üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha ortaya koydu. Evde vakit geçirmek yerine kursa gelmeyi tercih ettiğini dile getiren Güngör, hayranı olduğu sanatçı Tarkan’a yaptığı mozaik Atatürk posterini hediye etmeyi çok istediğini belirterek, "Ben meslek lisesi mezunuyum. Evde canım sıkılıyor, bu yüzden kursa geliyorum. Mozaik tablolar yapıyorum, Atatürk tablosu hazırlıyorum. Ben Tarkan hayranıyım. Yaptığım mozaik posteri Tarkan’a hediye etmek istiyorum. Sesim Tarkan kadar güzel. Burada çanta ve mozaik yapıyorum" dedi.


Rabia’nın ablası Klinik Psikolog Merve Nur Güngör de, sanatın bireysel gelişim ve psikolojik iyilik hali üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak bu süreci başlattıklarını ifade ederek, "Kız kardeşim 2023 yılında meslek lisesinden mezun oldu. Rabia’da evde kalmaktan kaynaklı bir stres ortaya çıktı. Mezun olan özel çocuklarımız evde kaldıkları zaman gerçekten hiçbir hedefleri olmuyor. Saçları dökülmeye bile başlamıştı. Aynı dönemde emekli olan annem de bir yeğenini kaybetmişti, zor bir yaz süreci geçiriyorduk. Ben bir klinik psikolog olarak sanatın insanların ruh sağlığı üzerindeki faydasını biliyorum. Bu nedenle Rabia için Halk Eğitim Merkezi’ndeki kurslara başvuralım istedim. Sağ olsun hocamız da bizi kabul etti. Gerçekten Rabia’nın bu kadar yetenekli olduğunu biz ailesi olarak 24 yıldır bilmiyorduk. O kadar güzel çalışmalar yaptı ki hepimiz hayran kaldık. Çok güzel tablolar ve çantalar üretti. Ürettiği çantayı ne zaman taksam herkes ‘Nereden aldınız? Nereden yaptırdınız?’ diye soruyor. Hatta siparişler bile almaya başladık" şeklinde konuştu.


Psikolog Güngör, kursta diğer kadınların da üretim sayesinde ekonomik ve psikolojik destek bulduğunu belirterek, "Burada ben, bir klinik psikolog olarak birçok kadının hayatına tanıklık etme imkânı buldum. Ev ekonomisine katkı sağlamak isteyen; psikolojik ve mental olarak kendini iyi hissetmeyip burada şifa bulan birçok kadının hikâyesine tanıklık ettik. En önemlisi de şu anda aylık olarak 10-15 bin lira kazanabilen kadınlarımız var. Burada üretiyoruz ve ürettiğimiz ürünleri pazarlama ve satma imkânı da buluyoruz. İnşallah haziran ayında bu çalışmaların yer alacağı güzel bir sergi de planlıyoruz" ifadelerini kullandı.


Güngör, kursun sosyal yönüne de değinerek, "Bütün Muş halkını sanat eserlerimizle buluşmaya davet ediyoruz. Burası sadece Rabia için değil, kadınlar için de gerçekten çok güzel bir umut oldu. Burada çok güzel bir frekans yakaladık. Hem bir şeyler üretiyoruz hem de sohbet ediyor, dertleşiyoruz. Adeta bir grup terapisi gibi oldu. Hatta planlarım arasında bir sanat terapi atölyesi kurmak da var. Bu süreci kitaplarda da yer verecek şekilde anlatmak istiyoruz. Burada bir aile gibi olduk. Hocamızın ve halk eğitiminin önderliğinde Muş’ta çok güzel projelere imza atmayı çok istiyoruz" şeklinde konuştu.


Takı tasarım kursunda usta öğretici olarak görev yapan Sümeyya Aydın ise, kursun sadece takı tasarımıyla sınırlı olmadığını, farklı alanlarda da üretim yapıldığını belirterek, "Takı tasarımının dışında rölyef tablolar, kristal mozaik tablolar, çantalar olmak üzere birçok alanda öğrencilerimle ürünler ortaya koyuyoruz. Genellikle onların yönelmek istedikleri alanlara göre eğitim veriyorum. Rabia ilk olarak annesiyle birlikte kursumuza geldi ve burayı merak etti. İlk geldiğinde çantalarla başladık. Çok güzel çantalar üretmeye başladı. Daha sonra kristal mozaik çalışmalarına yöneldik. Bazen rölyef çalışmalarında da bize yardımcı oluyor. Çalışmalarını tamamlayamadığında birlikte destek olup bitiriyoruz. Aynı zamanda şarkılar söylüyor, sınıfın neşesi; herkes onu çok seviyor. Birçok öğrencim Rabia için kursa geliyor. Bizim için çok değerli bir öğrenci. Asıl amacımız, Rabia’nın ürettiği bu eserleri satabilmesi ve hem kendisine hem de ailesine katkı sağlayabilmesi. Rabia kristal mozaikten çok güzel bir Atatürk portresi yaptı. Kendisi Tarkan hayranı ve bu çalışmasını Tarkan’a iletip hediye etmek istiyor. Bizim amacımız, kadın girişimcilerin ve öğrencilerimizin emeğinin görünür olmasını sağlamak, ev ekonomilerine katkı sunmalarına destek olmak. Rabia’nın da yaptığı bu eserlerin satılmasını istiyoruz" diye konuştu.



Muş’ta down sendromlu Rabia’nın sanatla yükselen başarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Milletimizin feraseti, hakikat ile nümayişi, fedakârlık ile istismarı, emek ile turistik ziyareti birbirinden ayırt etmektedir. Deprem bölgesinde alın teri dökeni de, yaşanan büyük acıyı kişisel veya siyasal vitrinine malzeme kılmaya çalışanı da bu millet çok iyi tanımaktadır. Devletimizin tüm kurumları, Türkiye tarihinin en ağır afetlerinden biri karşısında, zamanla yarışan ilk müdahale ve yeniden inşa sürecini kararlılıkla yürüttü. Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkâr pratiğine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Deprem bölgesinden yapılan ger yapının eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran bir kanıt olduğuna dikkati çeken Ala, "Başarıyı teslim etmek yerine, felaketin yaralarını kaşıyarak siyaset üretmeye çalışmak, siyasal acziyetin göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça ifade ettiği üzere, bu mücadelenin merkezinde tek bir amaç vardır: Yuvasız, sahipsiz tek bir vatandaş bırakmamak. Bu hedef, soyut bir vaat değil; bütçeye, projeye, şantiyeye ve teslim edilen anahtarlara yansımış bir devlet sözüdür. Bugün duyulan haklı gurur, hamasi söylemlerden değil; verilen sözlerin tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Son kertede mesele siyasetin dili değil, siyasetin mahiyetidir. Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi.
Kayseri ’Asrın felaketi’nin 3. yılında Kayseri’de sessiz yürüyüş Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3’üncü yıl dönümü nedeniyle Kayseri’de sessiz yürüyüş düzenlendi. Yürüyüş sonrası 12 bin vatandaşın bulunduğu 45 binada mahalle tahliye tatbikatı yapıldı. Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan 6 Şubat 2023’de meydana gelen 11 ilin etkilendiği ve asrın felaketi olarak adlandırılan depremler 3’üncü yıl dönümünde Kayseri’de sessiz yürüyüşle anıldı. Kayseri Valiliği ve Kayseri İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından düzenlenen ve birçok sivil toplum kuruluşunun katıldığı yürüyüş, Talas ilçesine bağlı Mevlana Mahallesi’nde yapıldı. Yürüyüşe, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, AFAD Kayseri İl Müdürü Rifat Genç, AFAD mensupları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Yürüyüş Mevlana Mahallesi’nde bulunan acil durum toplanma alanına gelinmesiyle son buldu. Yürüyüşün ardından 45 binanın bulunduğu ve yaklaşık 12 bin vatandaşın yaşadığı alanda mahalle tahliye tatbikatı yapıldı. Sirenler çalınarak, deprem uyarısı verilen mahallede vatandaşlar toplanma alanına tahliye edildi. Burada bir konuşma yapan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, "Üç yıl önce bugün adeta kıyameti yaşadık. Kar, kış, yağmur, çamur olduğu bir gün Türkiye’de hepimizin içi yandı. Yollara düştük. 550 kilometrelik alanda canlarımız gitti. 53 bin canımızı kaybettik. O gün millet olarak birbirimize kenetlendik. Dünyada hiçbir ülkenin tek başına başa çıkamayacağı bir felaketi birbirimize sığınarak, Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla devletimizin bütün imkanları seferber edilerek milletçe el ele vererek acıyı ortadan kaldırmaya çalıştık. Yalnız büyük bir acıydı. 1 il, 1 mahalle, 1 sokak değildi. 11 ili etkisi altına almıştı. Ben o gün Kayseri’den yola çıkarken uçaklar erzaklarla, alet edevatlarla doluydu. Ancak buz, don, kar nedeniyle uçaklar uçamıyordu. Yollar, kar dolayısıyla kapanmıştı. Biz tam kendimizi toplamışken 2’nci deprem oldu. Sadece Kahramanmaraş değil, Kayseri inanılmaz bir sallantı içindeydi. Kayseri yağmur oldu, deprem bölgesine yağdı. Her birimiz komşumuzu, akrabamızı yarı yolda bırakmamak adına seferber olmuştuk. Bugün o acının üzerinden 3 yıl geçti. Biz o acıdan sonra bir kere daha aynı acıyı yaşamamak için dirençli şehirler oluşturmak adına hep beraber mücadele içerisindeyiz" dedi. Mahalle tahliye tatbikatına da değinen Çiçek, "Talas’ın Mevlana Mahallesi’nde önce sirenlerle deprem alarmı verdik. Arkasından hemşehrilerimizden alana gelmelerini istedik. Duyarlı bütün ablalarımıza, annelerimize, kardeşlerimize alana geldikleri için teşekkür ediyorum. Biz hem ilk ne yapmamız gerektiğini öğrenip yaşayıp aynı zamanda farkındalık oluşturacağız. Biz birlikle, beraberlikle birbirimize kenetlenerek bu acıları atlattık. Tabii ki canlarımız gitti ama yenileri olmasın diye de mücadeleye devam edeceğiz. Cenabı Allah’tan orada vefat eden bütün canlarımıza rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı. Program tahliyesi sağlanan vatandaşlara çay ve çorba ikram edilmesiyle son buldu.