KÜLTÜR SANAT - 27 Nisan 2026 Pazartesi 11:15

Kurtuluş savaşının sessiz efsanesi ‘İsmet Tayyaresi’ Muğla’da birebir sergileniyor

A
A
A
Kurtuluş savaşının sessiz efsanesi ‘İsmet Tayyaresi’ Muğla’da birebir sergileniyor

Kurtuluş Savaşı’nın kırılma noktası olarak gösterilen Sakarya Meydan Muharebesinde görev alan ve Vecihi Hürkuş tarafından kullanılan ‘İsmet Tayyaresi’ Muğla’nın Menteşe ilçesinde Uğur Mumcu Bulvarı ile Atatürk Bulvarının kesiştiği noktada birebir ölçülerde maketi sergileniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına ve ölçülerine sadık kalınarak maketi yapılan İsmet Tayyaresi Türk tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisini oluşturuyor.



Uçak, Kuşadası’na düştü


İngilizler tarafından Yunanlılara teslim edilmek üzere Londra’dan kalkarak İzmir’e seyir halinde iken Kuşadası üzerinde seyrederken düştü. Uçağın enkazına Türkler ve İtalyanlar ulaşırken, uçağın mürettebatı yapılan anlaşma gereği İtalyanlara verilirken, enkazı Türklerde kaldı. Uçağın parçaları gizlice deve ve atlarla Muğla’ya getirilerek burada Ankara’dan gelen Makinist Eşref Bey, Muğlalı marangoz Mehmet Köseoğlu, tüfekçi Emir Bekiroğlu Sadık ve demirci Salih Madanoğlu tarafından montajı yapılarak Vecihi Hürkuş tarafından yapılan deneme uçuşlarını ardından Sakarya savaşına katıldı.



Uçak Yunanlılara verilmek üzere Londra’dan İzmir’e gelirken Kuşadası üzerinde düştü


Yunanlıların İzmir işgalinde en büyük desteği veren İngilizler, Yunanlılara teslim edilmek üzere Londra’dan kalkan uçak, Kuşadası üzerinde düştüğünü açıklayan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Akça, "Muğla, Milli Mücadele döneminde yaklaşık bin 500 tane şehit verdi. Buna karşılık yine Muğla, Aydın cephesine maddi ve manevi olarak yardımda bulundu. 6 bin 500 lira civarında. Tabi 6 bin 500 lira şimdiki parayı da hesaplamayalım. O dönemin şartlarında 6 milyar civarında gibi tahmin edebiliriz. Tabii burada Muğla’nın Milli Mücadelede bir başka önemli yeri de arkamızda bulunan İsmet uçağıdır. Bu uçağın da şöyle bir hikâyesi vardır. Bilindiği gibi Yunanlıları İzmir’e çıkaran güç İngilizlerdi. İngilizlerin himayesinde İzmir’e çıkan Yunanlılar, yine İngilizlerin himayesinde bir nevi vekil savaşı yapmışlardır. Tabii bunu yaparken de Yunanlılara maddi ve manevi tüm desteği veren İngilizler olmuştur. İşte bu meyanda İngilizler 1921 yılında bir uçak yardımında bulunmuşlardır. Bu uçaklardan birisi de Londra’dan kalkıp İzmir’e doğru gelirken Kuşadası yakınlarına düşmüştür. Tabii bu uçak muhtemelen rotasını kaybederek düşmüş Kuşadası yakınlarına. Uçağı hem Türkler hem de İtalyanlar görüyor. Bunun üzerine her iki tarafta uçağa hızlı bir şekilde hareket edip ulaşıyorlar. Tabii burada kısa bir kavga ve nizadan sonra anlaşmaya gidiyorlar İtalyanlarla Türkler. Ve sonuçta uçağın mürettebatı İtalyanlarda, uçağın enkazı da Türklerde kalıyor. Türkler bu enkazı alıp parçalayıp o dönem şartlarda develere veya at arabasına yığıp da o zamanki küçük çaplı ciplere koyarak Muğla’ya taşıyorlar. Çünkü Muğla o dönem için daha güvenli bir bölge" dedi.



Uçak enkazı Muğla’ya getirildi, Vecihi Hürkuş kullandı


Aydın Kuşadası’ndan Muğla’ya getirilen uçak enkazı tamir edildikten sonra uçağı kullanmak üzere dönemin en ünlü havacısı Vecihi Hürkuş’un Muğla’ya geldiğini belirten Akça, "Muğla’ya gelen bu uçak yine hemen Ankara’ya, TBMM hükümetine haber veriliyor. Ankara’dan tayyare makinisti Eşref Bey buraya hemen gönderiliyor. Ve Eşref Bey’in usta başlığında Muğla’nın ileri gelen ustaları Muğla sanayinde bu uçağı tamir ediyorlar ve uçağı almak için de buraya Ankara hükümeti o zamanın meşhur pilotlarından veya havacılarından Vecihi Hürkuş’u gönderiyor. Vecihi Bey 7 Temmuz’da Ankara’dan çıkıyor, 9 Ağustos’ta Muğla’ya ulaşıyor, 10-19 Ağustos arası burada kalıyor ve burada makinist Eşref Bey’le beraber bu uçağa deneme uçuşları yapıyorlar" dedi.



Türk tarihi için kırılma noktasının en önemli unsuru oldu


1683 Viyana kuşatmasından sonra gerçekleşen ilk saldırı savaşına en büyük katkıyı veren ‘İsmet Tayyaresi’ olduğunu açıklayan Akça, "Deneme uçuşu sonucunda uçağın tamir edildiğini ve uçmaya hazır olduğunu test ettikten sonra 19 Ağustos’ta uçağı buradan alıp Akşehir’e ulaştırıyorlar. 21 Ağustos’ta Akşehir’e varıyor. Çünkü Akşehir o dönem için bizim Hava Kuvvetleri’nin merkez üssü. Şu anda hala Konya Hava Kuvvetleri de merkez üssü konumundadır. Bir gün burada kaldıktan sonra talimat üzerine Ankara’ya getiriliyor. 22’sinde 23’ünde Malıköy’e ulaştırılıyor ve biliyorsunuz 23 Ağustos’ta Sakarya Savaşı’nın ilk taarruzu başlamıştır. Sakarya Savaşı için bu gezi, gözlem, keşif uçuşuna başlamıştır. 23 Ağustos’tan itibaren ve 6 Eylül’e kadar bu uçuşa devam etmiştir. Vecihi Hürkuş ve diğer makinistlerle beraber toplam bu dönemde 24 defa uçuş yapmıştır. Sadece Sakarya Savaşı için bu uçak ve Sakarya Savaşı bittikten sonra Mustafa Kemal demiştir ki Sakarya Savaşı Türk tarihi için bir kırılma noktasıdır. Sakarya Savaşı’nı kazandık, artık bundan sonra önümüz açıldı. Ve Sakarya Savaşı Türk tarihi için Viyana’dan beri yapılan savunma savaşının son savaşıdır. Artık bundan sonra saldırı savaşına geçilecektir ve bu da büyük taarruzdur. Özellikle arkamızdaki İsmet uçağının Batı cephesindeki faaliyetleri dolayısıyla Batı cephesinde zafer kazanılmasında Muğla’nın da bir payının olduğunu düşünüyoruz, çorbada bir tuzun olduğunu düşünüyoruz" dedi.



Uçağa ‘İsmet’ ismini Vecihi Hürkuş verdi


Muğla’da birebir ölçülerde sergilenen ‘İsmet Tayyaresi’ olarak bilinen ismini ünlü havacı Vecihi Hürkuş tarafından verildiğini belirten Prof. Dr. Akça, "Bir başka belirtmemiz gereken de şu. Bu uçağın ismi neden İsmet? Onu da Vecihi Hürkuş vermiştir. Muğla’ya geldiği zaman uçağın test uçlarına sonra, çünkü o dönem için Ankara hükümetin ağır elinde iki üç tane uçak vardır. Bu uçağın tekrar zarar görüp tekrar bir tamirata verilmemesi adına İsmet ismi verilmiştir. Çünkü İsmet, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.)vasıflarından birisidir. İsmet, korumak, himaye etmek, kötülükten korunmak, azledilmek anlamındadır. İsmet ismi vererek de Allah korusun bu uçak bir daha zarar görmesin demiştir" dedi.



İsmet Tayyaresi


De-Hawilland-9 modeli İngiliz yapımı bombardıman uçağı olup, mürettebat sayısı 2 kişidir. Boyu 9.04 metre, yükseklik 3.18 metre, kanat açıklığı 12.93 metre ve ağırlığı da bin 513 kilogram. Hızı da 180 km/h. olan uçağın silah kapasitesi ise 1 adet Vickers MG öne, 1 adet Levis MG arkaya.



Kurtuluş savaşının sessiz efsanesi ‘İsmet Tayyaresi’ Muğla’da birebir sergileniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Efeler’in her noktasında çalışmalar sürüyor Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalarını aralıksız sürüyor . Efeler Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, kentin hem kırsal mahallelerinde hem de şehir merkezinde eş zamanlı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Her mahalleye eşit hizmet anlayışıyla hareket eden ekipler, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıran uygulamaları sahaya yansıtarak şehrin genelinde değişim oluşturuyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından İlyasdere, Dağeymir ve Ilıcabaşı mahallelerinde yürütülen çalışmalar kapsamında, mevsimsel etkenler ve yoğun kullanım nedeniyle yıpranan yollar kapsamlı bir bakım ve onarım sürecinden geçirildi. Gerçekleştirilen bu çalışmalar sayesinde ulaşım daha güvenli ve konforlu hale gelirken, mahalle sakinlerinin günlük yaşamı da önemli ölçüde kolaylaştı. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ise Hasanefendi, Meşrutiyet, Güzelhisar, Efeler ve Çeştepe mahallelerinde yürüttükleri çalışmalarla kentin estetik görünümünü güçlendirdi. Özellikle sokaklarda uzayan yabani otların biçilmesi, sadece görsel düzen sağlamakla kalmadı; aynı zamanda haşere oluşumunun önüne geçilerek halk sağlığının korunmasına da önemli katkı sundu. Ağaçlarda gerçekleştirilen bakım ve budama işlemleriyle hem bitkilerin sağlıklı gelişimi desteklendi hem de kent genelinde daha düzenli, ferah ve güvenli bir çevre oluşturuldu. Yapılan hizmetlerden duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, Efeler’in her köşesinde hissedilen bu çalışmaların yaşam kalitelerini artırdığını belirtti. Vatandaşlar, özverili çalışmaları dolayısıyla Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin ve belediye ekiplerine teşekkür etti.
Ardahan Ardahan’da arıcılığın geliştirilmesine yönelik değerlendirme toplantısı yapıldı Ardahan’da arıcılığın geliştirilmesine yönelik değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğü koordinasyonunda, Ardahan ilinde arıcılık faaliyetlerinin geliştirilmesi, mevcut potansiyelin etkin kullanılması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla değerlendirme toplantısı düzenlendi. Kafkas Arı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıya; Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ardahan Orman İşletme Müdürlüğü, Ardahan Üniversitesi ve Ardahan Arı Yetiştiricileri Birliği temsilcileri katılım sağladı. Toplantıda; arıcılık sektörünün mevcut durumu ele alınarak kısa, orta ve uzun vadede yapılabilecek çalışmalar detaylı şekilde değerlendirildi. Özellikle kaçak arı hareketleriyle mücadele, arıcılık desteklerinin etkinliğinin artırılması, bitkisel üretim faaliyetlerinin arıcılık üzerindeki etkileri, çayır-mera yönetimi ve arı yetiştiricilerine yönelik eğitim faaliyetleri gibi konular üzerinde duruldu. Ayrıca, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla kurumlar arası koordinasyonun artırılması, proje bazlı çalışmaların geliştirilmesi, gençler ve kadınlara yönelik eğitim ve teknik gezi programlarının planlanması, doğal kaynakların etkin kullanımı ve orman köylerinde arıcılığın geliştirilmesine yönelik başlıklar da görüşüldü. Toplantı kapsamında alınan kararlar doğrultusunda; arıcılık desteklerinin izlenmesi ve denetlenmesi amacıyla ilgili kurumların yer aldığı bir komisyon kurulması, çiftçilere yönelik bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması, tecrübesiz arıcılara yerinde teknik destek sağlanması ve teknik personelin eğitimlerle desteklenmesi kararlaştırıldı. Bunun yanı sıra, Kafkas arısı gen kaynağının korunmasına yönelik izole bölge uygulamalarının güçlendirilmesi, damızlık ana arı üretimine yönelik projelerin geliştirilmesi ve ulusal/uluslararası destek programlarından daha etkin faydalanılması konularında da önemli kararlar alındı. Gerçekleştirilen toplantı ile Ardahan ilinde arıcılığın geliştirilmesine yönelik yol haritası oluşturulmuş olup, alınan kararların ilgili kurumlar tarafından koordineli bir şekilde uygulanması hedefleniyor.
Şırnak Şırnak’ta dev operasyon: 610 milyon liralık kaçakçılık darbesi Şırnak’ta bir haftada düzenlenen operasyonlarda 610 milyon lira değerinde kaçak ürün, altın, döviz, araba ve silah ele geçirildi. Şırnak’ta güvenlik güçlerinin son bir haftada yürüttüğü kapsamlı operasyonlarda kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretine ağır darbe vuruldu. İl merkezi ile ilçelerde gerçekleştirilen denetim ve baskınlarda piyasa değeri yaklaşık 610 milyon lirayı bulan kaçak ürün, döviz, altın ve silah ele geçirildi. Operasyonlar kapsamında çok sayıda şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 20-26 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdikleri 4 ayrı operasyonda uyuşturucu ticaretine yönelik önemli bulgular elde etti. Çalışmalarda 0,70 gram metamfetamin ile 7,79 gram sentetik kannabinoid, kamuoyunda bilinen adıyla bonzai, maddesi ele geçirildi. Uyuşturucu operasyonları kapsamında 4 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldığı bildirildi. Kaçakçılıkla mücadele kapsamında düzenlenen 11 ayrı operasyonda ise dikkat çeken miktarlarda yasa dışı ürün ele geçirildi. Yapılan aramalarda 20 bin 720 paket kaçak sigara, 10 bin adet elektronik sigara tütünü, bin 950 puro, 75 elektronik sigara, 27 kilogram nargile tütünü ve 12 kilogram kaçak çay bulundu. Bunun yanı sıra 18 cep telefonu ile 2 bin 628 adet çeşitli kaçak emtiaya da el konuldu. Operasyonlarda ayrıca 1 uzun namlulu silah, 79 fişek ve 9 şarjör ele geçirilmesi, olayın boyutunu gözler önüne serdi. Operasyonların en dikkat çeken kısmını ise yüksek değerli malzemeler oluşturdu. Ekipler, 1 yabancı plakalı araçla birlikte 86 kilogram altın, 90 bin 600 dolar ve 7 bin 470 euro ele geçirdi. Yetkililer, ele geçirilen tüm kaçak ürünlerin toplam piyasa değerinin yaklaşık 610 milyon lira olduğunu açıkladı. Bu rakam, son dönemde bölgede gerçekleştirilen en büyük kaçakçılık operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti. Operasyonlar çerçevesinde toplam 16 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Şüphelilerden 10’unun gözaltına alındığı, emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edileceği öğrenildi. Öte yandan, Habur Kara Hudut Kapısı Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen ayrı çalışmalarda da önemli sonuçlar elde edildi. 14 asayiş, 9 kaçakçılık, 1 göçmen kaçakçılığı ve 1 resmi belgede sahtecilik suçundan olmak üzere toplam 25 şüpheli hakkında yasal işlem yapıldı.
Konya Lystra’da 2026 kazı sezonu başladı Konya’nın Meram ilçesinde bulunan Lystra Antik Kenti’nde 2026 yılı kazı sezonu başladı. Hristiyanlık dünyası için kutsal kabul edilen kent, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Meram’ın kadim hafızasından gün yüzüne çıkarılan Lystra Antik Kenti, 2026 yılı kazı sezonuyla birlikte insanlığın ortak geçmişine kapı aralamaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle ve Konya Büyükşehir Belediyesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Meram Belediyesinin destekleriyle 2024 yılında başlatılan kazıların üçüncü sezonu büyük bir heyecan ve titizlikle start aldı. İncil’de adı geçen nadir yerleşimlerden biri olan, Aziz Pavlus’un ziyareti sebebiyle Hristiyanlık dünyasında özel bir yere sahip olan kentte önceki iki sezonda gerçekleştirilen kazılarda kilise ve şapel kalıntıları başta olmak üzere çok sayıda buluntuya ulaşıldı. Elde edilen veriler, kentin çok katmanlı tarihine ilişkin önemli bilgiler sundu. 2026 yılı çalışmalarında ise yerleşim alanının mimari yapısının daha iyi anlaşılmasına yönelik olarak farklı işlevlere sahip yeni yapıların ortaya çıkarılması hedefleniyor. Bu çerçevede kilise kalıntısı çevresindeki kazılar iki ayrı açmada sürdürülürken, bu yıl ayrıca nekropol alanında da kazılara başlandı. Karakök: "Lystra tarih ve inancın kesiştiği bir nokta" Kazı başkan yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Cahit Karakök, çalışmaların üçüncü sezonuna başladıklarını belirterek, bugüne kadar önemli buluntular elde edildiğini hatırlattı. Mimari yapıların gün yüzüne çıkarılmasına devam edildiğini aktaran Karakök, kilise çevresindeki kazıların sürdüğünü ve nekropol alanında da yeni çalışmaların başlatıldığını kaydetti. Karakök, kazı sezonunun henüz başında olmalarına rağmen antik kente yoğun ziyaretçi ilgisi olduğunu vurgulayarak, "Sezonun ilk günlerinde, Amerika, İngiltere ve Hollanda başta olmak üzere farklı ülkelerden yüzlerce ziyaretçi alanı gezdi. Lystra’ya yönelik uluslararası ilgi her geçen gün artıyor" diye konuştu. Aziz Pavlus’un ziyaret ettiği ve İncil’de adı geçen yerleşimlerden biri olan Lystra’nın, Hristiyanlık dünyası açısından önemli bir merkez olduğunu kaydeden Karakök, bu durumun inanç turizmi bakımından kente olan ilgiyi artırdığını belirtti.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasında dinlenen gizli tanık: "Belediyenin içindeki kokuşmuş yapıyı anlattım" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada gizlenen gizli tanık XYZ "Belediyenin içindeki kokuşmuş yapıyı ortaya sermek için ifadelerimi anlattım. Belediye içindeki bütün ihalelerde rüşvet çarkları bir şekilde dönmektedir. Maksat rant elde etmektir. Piyasa değerinin üzerine çıkarılıp daha sonra düşük bir maliyet ile x firmasına verilmesidir. Bazen de rakamlar üzerinde oynanmayarak adet sayısı fazla gösterilerek iş verilmektedir" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara’nın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 11’i tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada gizli tanık XYZ dinlendi. "Belediye içindeki bütün ihalelerde rüşvet çarkları bir şekilde dönmektedir" Sesi değiştirilerek dinlenen gizli tanık XYZ "Ben daha önce savcılıkta beyanlarımı sundum. Belediyenin içindeki kokuşmuş yapıyı ortaya sermek için ifadelerimi anlattım. Aziz İhsan Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak verdiğimiz bilgileri doğrulamıştır. Belediye içindeki bütün kokuşmuş yapıyı belgeleri ile ortaya çıkarmıştır. Belediye içindeki bütün ihalelerde rüşvet çarkları bir şekilde dönmektedir. Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlık hükümlerinde verdiği ifadelerinde bunları doğrulamıştır. Daha önce ifademde işlerin ne şekilde döndüğünü anlatmıştım. İhaleler zaman zaman doğrudan temin zaman zaman çağrı usulü ile yapılır. Buradaki maksat rant elde etmektir. Piyasa değerinin üzerine çıkarılıp daha sonra düşük bir maliyet ile x firmasına verilmesidir. Bazen de rakamlar üzerinde oynanmayarak adet sayısı fazla gösterilerek iş verilmektedir. Rıza Başkan belediyenin bir numarasıdır. Buluşmalarda tanık olduğumuz, belediyelerde iş yapılacaksa Rıza Başkandan geçmesi lazım. Rıza Akpolat acemi olduğu için yönlendiren Başkan Yardımcısı Ali Rıza Başkandır. Ben bunlara bizzat şahit olmadım. Herhangi bir iş yapanın bildiği şeylerdir. Bunları belediye iş yapanlar bilir" dedi. "Rıza Akpolat deneyimli bir başkan olsaydı şu an bu mahkemede kimse hazır bulunmazdı" Gizli tanık beyanlarının devamında "Rıza Akpolat’ın belediyeyi ne kadar zarara uğrattığı bellidir. Düzgün bir işleyiş olsaydı şu an bu mahkemede kimse ne sanık ne tanık olarak yargılanmazdı. Bunlar işlerin acemisi, başkalarının emri ile iş yapanlar yapar. Rıza Akpolat deneyimli bir başkan olsaydı şu an bu mahkemede kimse hazır bulunmazdı. Müteahhit firmalar belediyeye gelir işini yapar faturasını keser ama belediye içinde bu doğru kullanılmadığı için belediyeler ödeme aczine düşer. Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş ve farklı müteahhitler farklı yollara sapar. Usulsüzlük şöyle yapılır; belediyede bir ihale verilecekse, x firmaya verilecekse mutlaka ona verilecektir" ifadelerini kullandı. Duruşmaya gizli tanık beyanlarının ardından 1 saat ara verildi. Aranın ardından bir diğer gizli tanık Yaprak’ın dinleneceği öğrenildi.
Ankara Bakan Yumaklı: "Orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadeleyi yürüteceğiz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yıl orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadeleyi yürüteceğiz. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte, havadan müdahale kapasitemizi 462 tona ulaştırmış oluyoruz" dedi. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, orman yangınlarında riski yüksek olan 30 ilin valisiyle Tarım ve Orman Bakanlığı Yangın Yönetim Merkezi’nde hazırlık ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey’in sunumu ile başlayan toplantıda, İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yangın tatbikatı gerçekleştirildi. 2 uçak, 2 helikopter ve arazözler ile müdahale edilen İnsansız Hava Aracı’nın (İHA) kamerasından izlenen yangın tatbikatında, termal görüntü ile ısının son durumu kontrol edildi. Hava araçlarının başarılı atışı sonrası karadan müdahale ile yangın kısa sürede başarılı bir şekilde kontrol altına alındı ve soğutma işlemleri sürdürüldü. "Yanan alanların bir metrekaresi bile imara açılmamıştır, açılmayacaktır, ağaçlandırılacaktır" Bakan Yumaklı yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar, kuraklık ve aşırı hava olaylarının, yangın riskini her geçen yıl daha da artırdığını dile getirerek, "Biz de mücadelemizi yangın çıktıktan sonra değil, yangın çıkmadan önce başlatıyoruz. Orman Genel Müdürlüğümüz, kasım ayından bu yana orman içi yollardan akıllı gözetleme kulelerine, ilk müdahale ekiplerinden eğitim çalışmalarına kadar geniş bir alanda hazırlıklarını yaptı. Köylerimizde, okullarımızda, camilerimizde, vatandaşlarımıza ulaştık, bilgilendirme çalışmalarını tamamladık. Özellikle çocuklarımızın doğayla kurduğu bağı çok önemsiyoruz. Çünkü bugün ormanı seven bir çocuk, yarın Yeşil Vatan’ı koruyan bilinçli bir birey olacaktır. Önümüzdeki günlerde 81 ilde ‘Orman Benim’ kampanyası düzenleyeceğiz. 7’den 70’e her bütün vatandaşlarımızı bu seferberliğe davet ediyorum. Ayrıca geçtiğimiz yıl yanan yerlerin ağaçlandırmasını bu yıl tamamlayacağız. Buradan her zaman dezenformasyon konusu yapılan bu konunun tekrar altını çizmek istiyorum. Tıpkı bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da yanan alanların bir metrekaresi bile imara açılmamıştır, açılmayacaktır, ağaçlandırılacaktır" açıklamasında bulundu. "Orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadeleyi yürüteceğiz" Yangınla mücadele edecek hava ve kara gücünün arttırılıp daha ileri bir seviyeye taşıdıklarını söyleyen Bakan Yumaklı, "Bu yıl orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadeleyi yürüteceğiz. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte, havadan müdahale kapasitemizi 462 tona ulaştırmış oluyoruz. Kara gücümüzde ise bin 953 arazöz, 2 bin 766 ilk müdahale aracı ve 878 iş makinesi sahada olacak. Teknolojiyi, insan tecrübemizle birleştirerek mücadelemizi güçlendirmeye devam ediyoruz. İHA’larımız, akıllı sistemlerimiz ve karar destek mekanizmalarımız, sahadaki insan emeğiyle gerçek anlamına ulaşmış olacak. Bu yıl orman kahramanlarımızın sayısını da 25 binden 28 bine çıkardık. Sayısı 138 bini aşan gönüllümüz de, sahadaki mücadelemizin en büyük destekçisi olacak" şeklinde konuştu. "2025’teki orman yangınlarının yüzde 91’i insan kaynaklı" Ormanların en büyük miras olduğunu vurgulayan Yumaklı, ufacık bir ihmalle küle dönecek kadar da hassas olduklarını belirterek, "İstatistikler acı bir gerçeği yüzümüze çarpıyor. 2025 yılında çıkan orman yangınlarının yüzde 91’i doğrudan ya da dolaylı insan kaynaklı. Yol kenarına atılan bir cam kırığı, tam söndürülmemiş bir piknik ateşi ya da ateşe verilen bir anız tarlası, saatler içinde binlerce hektar alanı ve içindeki canları yok edebiliyor. Bu ihmaller ciğerlerimizi yakıyor. Orman yangınlarının sebebi ile birlikte bir de müsebbibi olur. Bu anlamda ‘sıfır tolerans’ ilkesiyle devam edileceğini, bilerek veya bilmeyerek yangına sebep olmanın ağır cezası olduğunu hatırlatmak istiyorum. Vatandaşlarımıza ‘gelin bu yıl, bu riski hep birlikte yönetelim’ çağrısında bulunuyorum. Rüzgarlı sıcak günlerde açık alanlarda ateş yakmayalım. Piknik sonrası alanın soğuduğundan ve temizlendiğinden emin olalım. En ufak bir duman gördüğünüzde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayalım. Unutmayalım, bir ağacı korumak, bir canı korumaktır. Bir ormanı kaybetmek, geleceğimizi kaybetmektir" diye konuştu. İbrahim Yumaklı, geçen yıl orman yangınlarında hayatını kaybedenleri ve tüm şehitleri rahmetle andığını belirterek, bu yıl yangınla mücadelede görev alacak personel ve gönüllülere kolaylıklar diledi. "Hedefimiz açıktır, yangın başlamadan riski azaltan ve önleyici yaklaşımı hakim kılmak" Bakan Çiftçi ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "AFAD’ın tahliye, geçici barınma, beslenme, lojistik, kaynak yönetimi, sağlık hizmetlerinin koordinasyonu, psikososyal destek, hasar tespiti ve ön iyileştirme süreçlerinde merkezi bir rol oynamaktadır. Emniyetimiz şehir merkezlerinde, jandarmamız kırsal olanlarda,112 Acil Çağrı Merkezlerimiz ise ilk ilk ihbardan itibaren hızlı bir bilgi akışında görev alacaklardır. Bugün icra edeceğimiz toplantıda varlıklarımızın koordinasyonunda alınacak önleyici tedbirler başta olmak üzere; risk haritaları, tahliye güzergahları, su ikmal noktaları, araç ve ekipman envanteri, gönüllü kapasitesi ve vatandaş bilgilendirme faaliyetleri bütün yönleriyle ele alınacaktır. Hedefimiz açıktır. Yangın başlamadan riski azaltan, ihmali önleyen ve sahayı sürekli kontrol altında tutan, güçlü bir önleyici yaklaşımı hakim kılmak. Gecikmeye alan bırakmayan bir müdahale, kargaşaya fırsat vermeyen bir koordinasyon, vatandaşı yalnız bırakmayan bir devlet anlayışı ve Yeşil Vatanı koruyan güçlü bir hazırlık kapasitesi geliştirmek." Çiftçi, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile sahada görev yapan ekiplerin çalışmalarının ormanların korunması ve afetlere karşı hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, İçişleri Bakanlığı olarak bu sürece güçlü destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etti.