ÇEVRE - 12 Mayıs 2026 Salı 10:25

İklim için yerel taraflar Muğla’da bir araya geldi

A
A
A
İklim için yerel taraflar Muğla’da bir araya geldi

Muğla Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen "Muğla COP-2026 İklim Değişikliği 2. Yerel Taraflar Konferansı", Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirildi. Konferansta, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve uluslararası paydaşların ortak çalışmaları ele alındı. Muğla’nın iklim politikaları, sürdürülebilir enerji planları ve COP31’e giden süreçte yerel yol haritası masaya yatırıldı.


Yerel ve uluslararası paydaşlar aynı masada


Konferansın açılış konuşmalarını Muğla Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Cihan Dündar, Avrupa Birliği Delegasyonu Bölüm Başkanı Christian Ballaro, ICLEI Avrupa Bölge Müdür Yardımcısı Ruud Schuthof ile Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı.


Avrupa Birliği Delegasyonu Sivil Toplum, Temel Haklar, Yargı ve İç İşleri Bölüm Başkanı Jean Barbe’nin de katıldığı program kapsamında açılış oturumunun ardından ‘Muğla İklim Deklarasyonu’ ile ‘Muğla Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP)’ başlıklı sunum gerçekleştirildi.


Yerelden küresele iklim mücadelesi


Konferansın dikkat çeken başlıklarından biri olan ‘COP31’e Doğru Muğla İklim Deklarasyonu İzleme ve Değerlendirme Çalışmaları’ oturumunda ise görüş, öneri ve değerlendirmeler paylaşıldı. Gün sonunda güncellenen Muğla İklim Deklarasyonu kamuoyuna sunuldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Kıyı Ege Belediyeler Birliği (KEBB), Muğla Planlama Ajansı (MUPA), ICLEI, Avrupa Birliği, UNDP iş birliğiyle düzenlenen konferans, yerelden küresele iklim mücadelesinde ortak aklın geliştirilmesine katkı sağladı.


Ruud Schuthof: "Muğla’nın yerel COP konseptini benimsemesinden özellikle ilham alıyoruz"


ICLEI Avrupa Bölge Müdür Yardımcısı Ruud Schuthof, Muğla’nın küresel iklim hareketinin önemli bir parçası haline geldiğini belirterek, COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olmasının kentin üstlendiği rolü daha da görünür kılacağını söyledi. Schuthof, "Muğla’nın Yerel COP konseptini benimsemesinden özellikle ilham alıyoruz. Kentin yalnızca bu girişime katılması değil, bunu bilinçli ve stratejik bir şekilde uygulaması oldukça önemli" dedi.


COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olmasının Muğla’nın üstlendiği rolü daha görünür hale getireceğini dile getiren Schuthof, kentin iklim diplomasisi ve yerel yönetim iş birlikleri açısından önemli bir merkez olacağını ifade etti.


Christian Ballaro: "Bu konferans paydaşların görüşleri açısından önemli bir fırsat"


Avrupa Birliği Delegasyonu Bölüm Başkanı Christian Ballaro, "Özellikle Muğla’da değişen iklim şartlarının doğrudan ya da dolaylı etkilerini artık daha net bir şekilde hissetmeye başladık. Muğla COP-2026 İklim Değişikliği 2. Yerel Taraflar Konferansı, iklim değişikliğiyle ortak mücadelenin yanı sıra, çok çeşitli paydaşların görüşlerini bir araya getirmek için önemli bir fırsat sunmaktadır. Özellikle belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yenilikçi çözümler üretmenin somut faydalar sağlayabileceği bir kez daha teyit edilmektedir. Birlikte, olağanüstü hedeflere ulaşabileceğimize inanıyorum." şeklinde konuştu.


Başkan Aras: "Hedeflerimizi ve yol haritamızı hep birlikte, ortak akılla belirliyoruz"


Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın iklim politikalarının ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışıyla şekillendirildiğini belirtti. Başkan Aras, "Yönetime geldiğimizde, Muğla’yı Muğlalılarla birlikte, ortak akıl ile yöneteceğimizi ve geleceğe hazırlayacağımızı ifade etmiştim. ICLEI tarafından oluşturulan bu mekanizma bizim için yol gösterici olmuştur. Hedeflerimizi ve yol haritamızı hep birlikte, ortak akılla belirliyoruz." dedi.


Yerel COP sürecinin kent için önemli bir yol haritası oluşturduğunu ifade eden Başkan Aras, "Geçen sene 15 Mayıs Dünya İklim Gününde gerçekleştirdiğimiz ilk konferansa 46 kurum, kuruluş ve STK’dan toplam 176 temsilci katılmıştı. Yapılan tartışma ve değerlendirmeler sonucu 23 eylemden oluşan Muğla İklim Deklarasyonu yayınlandı. Deklarasyonu Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca olmak üzere 4 dilde yayınladık. Ayrıca COP30-Brezilya hazırlıkları kapsamında Almanya Bonn’da gerçekleştirilen toplantılar ile Nice’te düzenlenen Birleşmiş Milletler Okyanus Konferansında sunduk. Bu sene Antalya’da yapılacak COP-31’de de iyi uygulama örneği olarak paylaşacağız. Muğla Yerel Taraflar Konferansı ve Deklarasyonu Dünyada gerçekleştirilen ilk 5 etkinlik arasında yerini almıştır. Konferansın sonuçları, Muğla Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) çalışması için de önemli bir altlık oluşturmuştur. Daha dirençli, sürdürülebilir ve enerji verimli bir gelecek amacıyla ‘Muğla İli Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planını (SECAP)’ hazırladık" ifadelerini kullandı.


Muğla’nın iklim değişikliğiyle mücadelede küresel ve bölgesel iş birliklerine açık olmaya devam edeceğini belirten Başkan Aras, 5-6 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek Akdeniz İklim Zirvesi’nin de bu alandaki önemli adımlardan biri olacağını söyledi. Başkan Aras, "Dünya Kenti Muğla hedefi ile çıktığımız yolda önemli bir kilometre taşı olan Yerel Taraflar Konferansı, Muğla’nın geleceğinin planlanması için belirlenecek politika ve stratejilere yön verecektir. Muğla Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak için küresel ve bölgesel iş birliğine her zaman açık ve destekleyici olmuştur, olmaya da devam edecektir. 5-6 Ekim 2026 tarihlerinde Muğla’da ‘Akdeniz İklim Zirvesini’ düzenleyeceğiz. Akdeniz ülkelerinden tüm tarafların katılımı ile gerçekleştireceğimiz iklim zirvesinde de sizlerle bir arada olmayı önemsiyoruz" dedi.



İklim için yerel taraflar Muğla’da bir araya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da Sahipsiz Hayvan Bakımevi 2. Etabı hizmete açıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nce yapımı tamamlanan Sahipsiz Hayvan Bakımevi 2. Etap Genişleme Projesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Başkan Dr. Candan Yüceer, bir kentin gelişmişliğinin doğasına, insanına, hayvanına ve dezavantajlı gruplara verdiği değerle ölçüldüğünü söyledi. Süleymanpaşa ilçesi Karacakılavuz Mahallesi’ndeki Sahipsiz Hayvan Bakımevi, ikinci etap çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte kapasitesi artırılarak modern bir yaşam merkezine dönüştürüldü. Yaklaşık 44 bin metrekarelik alana yayılan tesiste köpek kapasitesi 1.500’e çıkarıldı. Açılış programına yerel yönetim temsilcileri, protokol üyeleri ve hayvanseverler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmaların yalnızca yasal değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, "Doğa ve içindeki tüm canlılar bizlere emanet. Bu emanetlere sahip çıkmak, onların yaşam hakkını korumak ve daha iyi yaşam şartlarına sahip olmalarını sağlamak hem yasal hem de vicdani bir sorumluluktur" dedi. Göreve geldikleri günden bu yana can dostların yaşam şartlarını iyileştirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini belirten Yüceer, Vali Recep Soytürk’ün destekleriyle sürecin hızlı şekilde tamamlandığını ifade ederek Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nin ikinci etabını hizmete açmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Başkan Yüceer, 2023 yılında hizmete açılan birinci etap tesis kapsamında bugüne kadar 2 bin 192 köpek ile 2 bin 783 kediye bakım ve tedavi hizmeti verildiğini belirtti. Bu süreçte köpeklerin 827’sinin, kedilerin ise 419’unun kısırlaştırıldığını, 1.562 sahipsiz hayvana kuduz aşısı uygulandığını ifade eden Yüceer, sahiplendirme çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti. Sahiplendirme oranlarının henüz istenilen seviyede olmadığını dile getiren Yüceer, bugüne kadar 160 köpek ve 94 kedinin sahiplendirildiğini söyledi. Artan ihtiyaç nedeniyle mevcut kapasitenin yetersiz kaldığını belirten Yüceer, ikinci etap yatırımıyla tesis alanının 44 bin metrekareye çıkarıldığını ve köpek kapasitesinin 150’den 1.500’e yükseltildiğini ifade etti. Yüceer, tesis içerisinde doğal yaşam alanları, bakım alanları, teknik hizmet bölümleri ve sosyal alanların bulunduğunu belirterek vatandaşlara "Satın almayalım, sahiplenelim" çağrısında bulundu. Öte yandan Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulacak mama üretim tesisinin de mayıs ayı sonuna kadar hizmete alınacağı belirtildi. Tesiste günlük yaklaşık bir ton yemek atığının mamaya dönüştürülerek hem sıfır atık hedeflerine katkı sağlanacağı hem de bakımevinin mama ihtiyacının karşılanacağı ifade edildi. Vali Recep Soytürk de konuşmasında sokak hayvanları konusunda yerel yönetimlerle koordineli şekilde çalıştıklarını belirterek tesisin Tekirdağ’a kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nin ikinci etabı hizmete açıldı. Açılışın ardından katılımcılar tesisi dolaşarak incelemelerde bulundu. Programa Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Ali Güngör, Malkara Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var, Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Mustafa Onur Bozkurter, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Sunay Akın, Cumhuriyet’in zorlu yolunu anlattı Şair ve yazar Sunay Akın "Cumhuriyete Giden Yol" gösterisiyle Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde izleyiciyle buluştu. Etkinlikte, izleyiciyi insan hikayeleri, anılar ve belgelerle Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanan duygu dolu bir yolculuğa çıkaran Sunay Akın, seyirciden tam not aldı. Küçükçekmece Belediyesi tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, izleyiciyi insan hikâyeleri, anılar ve belgelerle Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanan duygu dolu bir yolculuğa çıkaran Sunay Akın, seyirciden tam not aldı. 13 Kasım 1918’den Cumhuriyet’in ilanına uzanan zorlu mücadeleyi, bilinmeyen hikâyeler ve etkileyici anlatımıyla sahneye taşıyan Akın, izleyenleri duygu dolu bir yolculuğa çıkardı. Gösteride, işgal altındaki İstanbul’un atmosferinden Anadolu’da başlayan direnişe, halkın fedakârlıklarından Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan süreç, şiirsel ve etkileyici bir dille anlatıldı. Sunay Akın’dan duygulandıran anekdot Sunay Akın, Cumhuriyet’e giden yolun en zorlu günlerinde en çok İstiklal Marşı’nın yazılış hikâyesinden etkilendiğini ifade ederek, o atmosferi şöyle anlattı: "Cumhuriyet’in kuruluş sürecine baktığımızda, 23 Nisan 1920’de TBMM açılır; ancak hiçbir şey yolunda gitmemektedir. Salgın hastalıklar binlerce insanın canını almakta, neredeyse her iki kişiden biri hastalığa yakalanmaktadır. Mecliste elektrik bile yoktur; az ilerideki kahvehaneden gaz lambası ödünç alınır. "Ya istiklal ya ölüm" diyenler, ülkeyi bağımsızlığa nasıl kavuşturacaklarını düşünmeye başlarlar. Her şey kötü giderken, TBMM’deki cesur bir yürek, "Bize güzel bir şiir lazım" der. "Dize gelmeyen dizeler bulalım." Akın, "İstiklal Marşı’ndan söz ediyoruz. Meclis kurulmuştur fakat ortada henüz bir başarı yoktur. İşgal güçleri, salgın hastalıklar ülkeyi kuşatmıştır. Buna rağmen Anadolu’ya haber gönderilir: "Bize şiirler yazın" Anadolu’nun dört bir yanından Ankara’ya 724 şiir gelir. O yıllarda Anadolu’da okuma yazma bilen insan sayısının son derece az olduğu düşünüldüğünde, milletin bu çağrıya verdiği karşılık çok daha anlamlı hâle gelir. İnsanlar salgının ve işgalin ortasında bile şiir yazmaktadır. Böylesine zor şartlar altında bile umudunu ve bağımsızlık ruhunu kaybetmeyen bir milletin asaleti. Dünyada böyle bir asalet var mı?" ifadelerini kullandı. Türk gençlerine büyük güven duyduğunu ifade eden Sunay Akın, "Mustafa Kemal Atatürk, ünlü söylemine ‘Ey Türk seçmeni!’ diye başlamadı; ‘Ey Türk gençliği!’ diyerek başladı. Gençler pırıl pırıl, her şeyi görüyor ve en doğrusunu yapıyorlar" sözleriyle gençlere olan inancını dile getirdi. Gösteri sonunda ayakta alkışlanan Sunay Akın’a Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, teşekkür ederek çiçek takdim etti.