ASAYİŞ - 06 Şubat 2026 Cuma 12:33

Bodrum’da sağanak yağışın bilançosu: "101 ev, 8 iş yerinde su baskını yaşandı"

A
A
A
Bodrum’da sağanak yağışın bilançosu: "101 ev, 8 iş yerinde su baskını yaşandı"

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğünün uyarısının ardından Muğla’nın Bodrum ilçesinde etkili olan sağanak, gece boyunca etkili olurken, 101 ev ve iş yerinde su baskınları yaşandı.


Akşam saatlerinde başlayan ve ilerleyen saatlerde şiddetini artıran yağış nedeniyle ilçe genelinde hayat durma noktasına geldi; cadde ve sokaklar göle döndü. Konacık-Bitez güzergahında sel sularının yolu kapatmasıyla çok sayıda araç mahsur kaldı ve ulaşım tamamen durdu. Ekiplerin yoğun çalışmasıyla mahsur kalan vatandaşlar tahliye edilirken, yol kontrollü şekilde yeniden trafiğe açıldı. Bitez Mahallesi Şah Caddesi ve Bergamut Caddesi’nde derelerin taşması sonucu çok sayıda ev, iş yeri ve bahçe sular altında kaldı. Aynı mahallede bir sitenin istinat duvarı çöktü.


Ortakent, Torba, Yalıkavak, Çamlık, Kızılağaç ve Gümüşlük mahallelerinde ise sel sularının yollara taşıdığı taş ve kum birikintileri sürücülere zor anlar yaşattı. Gümüşlük Mahallesi’nde yolun çökmesi üzerine bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı.


Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte selin boyutu netleşti. Bitez Mahallesi başta olmak üzere ilçe genelinde 101 ev ve 8 iş yerini su bastı; çok sayıda bahçe kullanılamaz hale geldi. Metrekareye yaklaşık 65 kilogram yağış düşerken, mahsur kalan 9 vatandaş ve 4 araç ekipler tarafından kurtarıldı.


Bodrum Belediyesine bağlı afet ve temizlik ekipleri; su basan ev, iş yeri ve bahçelerde tahliye çalışmalarına başladı. Sahil kesiminde kaldırım taşlarının yerinden oynadığı gözlemlenirken, ilçe genelindeki temizlik ve onarım çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.


Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Özsert, gece boyunca sahada yoğun bir mücadele verildiğini belirterek şunları söyledi: "Bodrum dün itibarıyla yoğun yağış altında kaldı. Metrekareye yaklaşık 65 kilogram yağış düştü; Bitez bölgemizde bu rakam daha da yüksekti. 132 personel ve 60 araçla gece boyunca sahadaydık. Kurtarma timlerimiz aralıksız görev yaptı. Toplamda 109 ev ve iş yerimiz su baskınına uğradı. Zarar gören alanlarda su tahliye ve temizlik çalışmalarımız devam ediyor" dedi.



Vali Akbıyık: "Vatandaşımızın yanındayız"


Muğla Valisi İdris Akbıyık da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Marmaris ve Bodrum başta olmak üzere il genelinde şiddetli yağışların etkili olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Yağışlar nedeniyle bazı bölgelerde su taşkınları yaşanmıştır. İlk andan itibaren 351 araç, 60 iş makinesi, 99 motopomp, 36 dalgıç pompa ve 748 personel ile sahadayız. Devletin tüm imkanlarıyla vatandaşlarımızın yanındayız. Tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.



Bodrum’da sağanak yağışın bilançosu: "101 ev, 8 iş yerinde su baskını yaşandı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Bahçeli: "Muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir" Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Her şeye karşı olan muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir? Muhalefet partileri deprem enkazı üzerinde siyasi rant kazıları yaparken taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı. Ellerinde imkan olsa kümes bile yapamayacak olanlar 455 bin 357 konutun inşasını nasıl yok sayacaklar" dedi. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde Osmaniye’de düzenlenen "Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye’min Gücüne Bak" 6 Şubat Depremleri Anma Programı’na katıldı. "Türk milletinin tökezlemesi mümkün değildir" Adnan Menderes Bulvarı’nda düzenlenen programda konuşan Devlet Bahçeli, "Köyünde, kentinde, bağında, bahçesinde, tarlasında, bostanında, evinde, iş yerlerinde hayat mücadelesi veren cebeli bereketin vefakar insanlarını hasretle bağrıma basıyorum. Aziz milletimize, gönül ve kültür coğrafyamızda yaşayan bütün kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Yerin altından veya yerin üstünden hiçbir felaket, hiçbir musibet Türk milletini yolundan geri çevirmemiştir. Bu hakikati kavramak ve bu hakikate kaynaşmak lazımdır. Allah’ın yazdığını kulun silmesi diye bir şey olamaz. Herhangi bir sebeple Türk milletinin karalanması bir daha ilahi adalete, Allah’ın nizamına aykırıdır. Tarih boyunca uğradığı sayısız felaketin içinden çıkmayı başarmış Türk milletinin tökezlemesi mümkün değildir. 6 Şubat 2023 tarihli ikiz depremlerden sonra bu açık gerçek bütün boyutlarıyla yaşanmış ve teyit edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı" Devletin deprem bölgesinde anında vaziyet aldığını belirten Bahçeli, "Depremden hemen sonra devlet felaket bölgesinde vaziyet almıştır ve asrın inşa seferberliği başlatılmıştır. Türkiye adeta ayağa kalkmış ve pek çok dost ve kardeş ülke arama-kurtarma çalışmalarına katılan pek çok sayıda gönüllü kuruluş felaket gölgesinde koşmuştur. Muhalefet partileri deprem enkazı üzerinde siyasi rant kazıları yaparken taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı. Onlar, ikbal ve çıkar arayışıyla meşgul olurken devlet ve millet tek nefes halinde devasa felakete aynı safa katılmıştır. Dedikodu borsasında fitne hissesine yatırım yapan, devletin acze düştüğünü utanmadan, sıkılmadan, ganimeti yağmalamak için pusuya yatsaların da maskeleri düşmüştür. Bilinen bir gerçeği tekrar etmek gerekirse depremin 15’inci gününde ilk konutların temeli atılmış ve 45’inci gününde Gaziantep’te ilk köy evleri teslim edilmiştir" diye konuştu. Cumhur İttifakı olarak mücadeleyi sürdüreceklerini anlatan MHP lideri Bahçeli, "Devlet ve milleti bilmeyen, acıyı ve tasayı anlamayan sırf siyasi hırslarını tatmin etmek için oraya buraya musallat olan siyasiler, atılan güçlü adımları hiçbir zaman hazmedememiştir. Varsın onlar köhne ve kirli siyasetlerine devam etsinler. Biz hizmetimize ve mağdur insanlarımıza kol kanat germeye devam edeceğiz. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Onlar gerçekleri çarpıtacaklar ancak biz Cumhur İttifakı olarak sarsılmadan kervanımızı yürüteceğiz. Ellerinde imkan olsa kümes bile yapamayacak olanlar 455 bin 357 konutun inşasını nasıl yok sayacaklar. Güneşi balçıkla nasıl sıvayacaklar. Onların imkansızı bizim mümkünümüzdür, çünkü iman varsa imkan varsa diyen bir yüreğin sahibiyiz. Biz Cumhur İttifakıyız, biz Türkiye sevdalısı, tertemiz ahlaklıyız. 2 bin 500’ü köy evi olmak üzere 12 bin 557 konut Osmaniye’nin çehresini değiştirmiş, acıları bir nebzede olsa dindirmiştir. Her şeye karşı olan muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir" ifadelerini kullandı.
Şırnak Şırnak’ta asrın felaketinin yıl dönümünde deprem şehitleri dualarla yad edildi Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden binlerce vatandaş, Şırnak’ta dualarla anıldı. Asrın felaketinin yıl dönümünde gerçekleştirilen programda, birlik, dayanışma ve kardeşlik duyguları ön plana çıktı. Şırnak Valiliği öncülüğünde İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) koordinasyonunda İsmet Paşa Mahallesi’ndeki Ulu Cami’de düzenlenen anma programına vatandaşlar yoğun katılım sağladı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda depremde hayatını kaybedenler için Mevlid-i Şerif okundu. Programda İl Müftü Vekili Abdullah Şanlı tarafından yapılan duada, depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için Allah’tan rahmet dilenirken, geride kalan aileler için sabır ve metanet temennisinde bulunuldu. Okunan dualar sırasında camide duygusal anlar yaşandı. Mevlidin ardından vatandaşlara cami çıkışında çeşitli ikramlar sunuldu. İl protokolü, 6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkilerini gözler önüne seren fotoğraf sergisini de gezerek, yaşanan büyük acıyı bir kez daha hafızalarda tazeledi. Protokol üyeleri ayrıca AFAD ve Türk Kızılay tarafından kurulan bilgilendirme stantlarını ziyaret ederek, afetlere hazırlık ve müdahale çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı. Programa Şırnak Valisi Birol Ekici, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, AFAD İl Müdürü Muzaffer İşlek, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Aydın DEGÜF üyeleri deve güreşlerinin yapılmamasını protesto etti Aydın’da Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu (DEGÜF) üyeleri şap hastalığı dolayısıyla yapılamayan deve güreşlerini protesto etmek için eylem gerçekleştirdi. Aydın’da hayvanlarda görülen şap hastalığı nedeniyle alınan karantina tedbirleri kapsamında deve güreşleri yapılamadı. İl genelinde hayvan hareketlerinin kısıtlanmasıyla birlikte organizasyonlar da iptal edilirken, DEGÜF üyeleri bu durumu protesto etmek için toplandı. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen eyleme deve getiren DEFÜF üyeleri ve güreşseverler deve güreşlerinin yeniden yapılmasını talep etti. Eylemde deveciler adına konuşan DEGÜF Genel Sekreteri Mevlüt Toker, "Tarihçesi Türklerin Orta Asya’dan çıkışına dayanan kültürel mirasımız geleneksel festival amaçlı deve güreşleri Aydın ili başta olmak üzere Antalya, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, İzmir, Manisa, Muğla illeri ve ilçelerinde yapılmaktadır. Geleneksel olarak yapılan deve güreşleriyle ilgili ülkemiz etkisi altına alan şap hastalığı her yetiştirici gibi biz deve güreşi sevdalılarını da derinden etkilemiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda devede şap hastalığı olmadığı, hastalığı geçirmediği, at, kuş, insan gibi çevresel faktörlerini etkileyen etkenler kadar taşıyıcı olduğu federasyonumuz tarafından ispatlanmış bir gerçektir" dedi. "DEGÜF olarak çalışma yaptık" DEGÜF olarak develerde şap hastalığının görülmediğine dair çalışmalar yaptıklarını kaydeden Toker, "Göreve geldiğimiz günden bu yana şap hastalığı ile ilgili başta 5 adet üniversiteden ülkemize kayıtlı şap vakası olup olmadığını araştırmaya başladık. Gelen sonuçlar başta Hayvan Genel Müdürlüğü’ne ve bahsi geçen 8 ilin Tarım ve Orman İl Müdürlüklerine yolladık. Bir an önce şap illetinden kurtulunması için DEGÜF olarak yardımcı olacağımızı belirttiğimiz halde Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz bizi dinlememiştir" dedi. "Şapın faturasını deveciye kesmeye çalışıyor" Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz’e yönelik eleştirileri sürdüren Toker, "Şap hastalığı ile mücadele bizim işimiz değildir. Ancak hastalığın çıkış merkezi Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da hastalık bitmiş pazarlar açılmış o bölgeden bu bölgeye tır tır hayvan sevkiyatı devam etmektedir. Görüştüğümüz arkadaşlarımız sürü bağışıklığı sistemi ile doğuda hastalığın son bulduğunu çok kısa sürede bu işin bittiğini söylemişlerdir. Nedense bu hastalık Kıyı Ege’de sıkışıp kalmıştır. Aynı ilçenin bir mahallesi kapalıyken diğerinin açılması nasıl bir mücadelenin sonucudur? Bu hastalığı taşıyan süt ve yem kamyonları, aşıya giden görevliler olduğunu belirlenmişken bunları dikkate almayıp fuar fuar koşan üreticileri bir araya toplayıp tarla günü düzenleyen şapın faturasını deveciye ve deve güreşlerine kesmeye çalışan Tarım ve Orman İl Müdürü Temiz’in halen görevde duruyor olması değerli devlet büyüklerimizin dikkatini çekmemesi bizleri düşündürmektedir" ifadelerini kullandı. "Bir gecede şap çıktı" Sultanhisar ilçesinde aniden şap hastalığı görülmesi yönünde alınan karara itiraz eden DEGÜF Genel Sekreteri Toker, "Göreve geldiği günden bu yana hiçbir şekilde makamından çıkmamış Aydın ilinin kültürel değerlerini merak edip hiçbir kültür varlığını ziyaret etmemiş, bu insanlar ne diyor deyip kulak bile kabartmamış prosedür yönetmeliklerin arkasına sığınıp "ben görevimi icra ediyorum" diyerek bizleri hakir görüp, 27-30 Kasım 2025 tarihlerinde Aydın Tekstil Park’taki fuar alanındaki tarım fuarına, sayısız tarla günlüklerine ve yeni yapılacak olan tarım fuarına olumlu görüş vererek deve güreşlerine ve yörük kültürünü önemsememiştir. Bu zamana kadar sustuk. Bardağı taşıran son damla 26 Ocak 2026 tarihinde Köşk ilçemizde şap karantinası Tarım ve Orman Bakanlığı’nın isteği şekilde kaldırılmasının ardından biz de DEGÜF olarak bu karara istinaden Aydın Valiliği’ne güreş başvurumuzu yaptık. İl Tarım Müdürü Ayhan bey günlerden bu yana şap vakası çıkmayan Köşk’ün komşu ilçesi Sultanhisar’da bir gecede şap çıkartarak güvenlik gerekçesiyle tekrar Köşk ilçesini kapattırarak sorumluluktan uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bizler koltuk sevdalısı kamu görevlileri istemiyoruz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın tarzında düşünen müdürler istemiyoruz. Derdimizle dertlenecek, bizimle gülüp bizimle ağlayacak görevlilere ihtiyacımız var" diye konuştu.