GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 16:02

DEGÜF üyeleri deve güreşlerinin yapılmamasını protesto etti

A
A
A
DEGÜF üyeleri deve güreşlerinin yapılmamasını protesto etti

Aydın’da Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu (DEGÜF) üyeleri şap hastalığı dolayısıyla yapılamayan deve güreşlerini protesto etmek için eylem gerçekleştirdi.



Aydın’da hayvanlarda görülen şap hastalığı nedeniyle alınan karantina tedbirleri kapsamında deve güreşleri yapılamadı. İl genelinde hayvan hareketlerinin kısıtlanmasıyla birlikte organizasyonlar da iptal edilirken, DEGÜF üyeleri bu durumu protesto etmek için toplandı. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen eyleme deve getiren DEFÜF üyeleri ve güreşseverler deve güreşlerinin yeniden yapılmasını talep etti. Eylemde deveciler adına konuşan DEGÜF Genel Sekreteri Mevlüt Toker, "Tarihçesi Türklerin Orta Asya’dan çıkışına dayanan kültürel mirasımız geleneksel festival amaçlı deve güreşleri Aydın ili başta olmak üzere Antalya, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, İzmir, Manisa, Muğla illeri ve ilçelerinde yapılmaktadır. Geleneksel olarak yapılan deve güreşleriyle ilgili ülkemiz etkisi altına alan şap hastalığı her yetiştirici gibi biz deve güreşi sevdalılarını da derinden etkilemiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda devede şap hastalığı olmadığı, hastalığı geçirmediği, at, kuş, insan gibi çevresel faktörlerini etkileyen etkenler kadar taşıyıcı olduğu federasyonumuz tarafından ispatlanmış bir gerçektir" dedi.



"DEGÜF olarak çalışma yaptık"


DEGÜF olarak develerde şap hastalığının görülmediğine dair çalışmalar yaptıklarını kaydeden Toker, "Göreve geldiğimiz günden bu yana şap hastalığı ile ilgili başta 5 adet üniversiteden ülkemize kayıtlı şap vakası olup olmadığını araştırmaya başladık. Gelen sonuçlar başta Hayvan Genel Müdürlüğü’ne ve bahsi geçen 8 ilin Tarım ve Orman İl Müdürlüklerine yolladık. Bir an önce şap illetinden kurtulunması için DEGÜF olarak yardımcı olacağımızı belirttiğimiz halde Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz bizi dinlememiştir" dedi.



"Şapın faturasını deveciye kesmeye çalışıyor"


Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz’e yönelik eleştirileri sürdüren Toker, "Şap hastalığı ile mücadele bizim işimiz değildir. Ancak hastalığın çıkış merkezi Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da hastalık bitmiş pazarlar açılmış o bölgeden bu bölgeye tır tır hayvan sevkiyatı devam etmektedir. Görüştüğümüz arkadaşlarımız sürü bağışıklığı sistemi ile doğuda hastalığın son bulduğunu çok kısa sürede bu işin bittiğini söylemişlerdir. Nedense bu hastalık Kıyı Ege’de sıkışıp kalmıştır. Aynı ilçenin bir mahallesi kapalıyken diğerinin açılması nasıl bir mücadelenin sonucudur? Bu hastalığı taşıyan süt ve yem kamyonları, aşıya giden görevliler olduğunu belirlenmişken bunları dikkate almayıp fuar fuar koşan üreticileri bir araya toplayıp tarla günü düzenleyen şapın faturasını deveciye ve deve güreşlerine kesmeye çalışan Tarım ve Orman İl Müdürü Temiz’in halen görevde duruyor olması değerli devlet büyüklerimizin dikkatini çekmemesi bizleri düşündürmektedir" ifadelerini kullandı.



"Bir gecede şap çıktı"


Sultanhisar ilçesinde aniden şap hastalığı görülmesi yönünde alınan karara itiraz eden DEGÜF Genel Sekreteri Toker, "Göreve geldiği günden bu yana hiçbir şekilde makamından çıkmamış Aydın ilinin kültürel değerlerini merak edip hiçbir kültür varlığını ziyaret etmemiş, bu insanlar ne diyor deyip kulak bile kabartmamış prosedür yönetmeliklerin arkasına sığınıp "ben görevimi icra ediyorum" diyerek bizleri hakir görüp, 27-30 Kasım 2025 tarihlerinde Aydın Tekstil Park’taki fuar alanındaki tarım fuarına, sayısız tarla günlüklerine ve yeni yapılacak olan tarım fuarına olumlu görüş vererek deve güreşlerine ve yörük kültürünü önemsememiştir. Bu zamana kadar sustuk. Bardağı taşıran son damla 26 Ocak 2026 tarihinde Köşk ilçemizde şap karantinası Tarım ve Orman Bakanlığı’nın isteği şekilde kaldırılmasının ardından biz de DEGÜF olarak bu karara istinaden Aydın Valiliği’ne güreş başvurumuzu yaptık. İl Tarım Müdürü Ayhan bey günlerden bu yana şap vakası çıkmayan Köşk’ün komşu ilçesi Sultanhisar’da bir gecede şap çıkartarak güvenlik gerekçesiyle tekrar Köşk ilçesini kapattırarak sorumluluktan uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bizler koltuk sevdalısı kamu görevlileri istemiyoruz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın tarzında düşünen müdürler istemiyoruz. Derdimizle dertlenecek, bizimle gülüp bizimle ağlayacak görevlilere ihtiyacımız var" diye konuştu.



DEGÜF üyeleri deve güreşlerinin yapılmamasını protesto etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MEAH, 6 Şubat depremlerinde binlerce hastaya umut oldu Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanları, asrın afetinde yaşananları ve verilen mücadeleyi anlattı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri Malatya’da da büyük yıkıma neden olurken, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (MEAH) afetin ilk saatlerinden itibaren binlerce yaralıya kapılarını açarak umut merkezi oldu. Asrın afetinin üçüncü yıl dönümünde MEAH’ta görev yapan Acil Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Sevgi Yumrutepe ile Acil Servis Hemşiresi Fadime Şahin, depremin ilk anlarından itibaren yaşanan zorlu süreci anlattı. 6 Şubat günü bin 500’e yakın hastaya baktıklarını söyleyen Uzm. Dr. Yumrutepe 6 Şubat’ın kent için mahşer alanına döndüğünü söyledi. Gece 04.17’de meydana gelen ilk depremin ardından hemen görevi başına döndüğünü söyleyen Uzm. Dr. Yumrutepe, "Evim hastaneye normalde 15 dakika uzakta ama o gün bir saatte ancak gelebildim. Hastaneye giriş çok zor oldu. Hastanenin dışına da bir ekip kurduk gelenleri karşılasınlar diye. Bu şekil çalışmaya başladık" dedi. "Bizim hastane sağlamdı" Tedavisini yaptıkları hastaların gidecek yerleri olmadığı için hastanede kaldıklarını da ifade eden Uzm. Dr. Yumrutepe, "Taburcu ettiğimiz hastaları hastanenin arka kısmına doğru yerleştirmeye başladık. İnsanların sığınacak yerleri olmadığı için taburcu edemedik. Gönderemedik. Bizim hastane sağlamdı. Bunu da görünce biz hastaları taburcu edemedik. Saat 12 itibarıyla biz organize olmuştuk ama o ana kadar yemek dahi yiyememiştik. Sonra ikinci deprem oldu. Ondan sonra tomografi cihazları yetmediği için bazen hasta yakınlarından, bazen de görevlendirdiğimiz kişilerden hastayla beraber hastanın filmini cep telefonuna almayı istedik. Cep telefonu görüntüsüyle bize geliyordu. Bu şekilde hızlandırdık. O gün bin 500 hastaya kadar baktık" şeklinde konuştu. "Pijamasıyla gelen arkadaşlar vardı" MEAH Acil Servis’te yaklaşık 14 yıldır çalışan hemşire Fadime Şahin ise 6 Şubat’ta ellerinden gelen tüm çabayı yaralılara müdahale etmek için sarf ettiklerini söyledi. Hemşire Şahin, "Malatya’da ulaşım sıkıntıydı. Herkes sokaklardaydı. Buraya ulaşmak 45 dakikayı buldu. Bir kaos vardı. Arkadaşlarla birlikte burada müdahale etmeye başladık. İkinci depremi de burada yaşadım. Sahadan gelen araçların içerisindeki yaralıları arkadaşlarla birlikte müdahale etmeye başladık. Kar yağıyordu pijamasıyla gelen arkadaşlar vardı. Evleri yıkılan arkadaşlar vardı ama buna rağmen herkes buradaydı hep birlikte elimizden geleni yapmaya çalıştık. Zorlu bir süreçti üzücüydü ama elimizden geleni yaptığımızı düşünüyorum" diye konuştu.
Kırıkkale Kırıkkale’de şok uygulamada çok sayıda hükümlü yakalandı Kırıkkale’de polis ekiplerince yapılan şok uygulamalarda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan çok sayıda hükümlü yakalandı. Operasyonda, uyuşturucu ticaretinden 15 yıl 17 ay hapis cezası bulunan firari ile 20 yıl cezası olan bir hükümlü de gözaltına alınarak cezaevine gönderildi. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekiplerince kent genelinde gerçekleştirilen şok uygulamalarda, çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlüler yakalandı. Hasan Polatkan Caddesi üzerindeki uygulamada, "kasten yaralama" suçundan 4 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Z.A. gözaltına alındı. Aranan şahıslardan A.G. ve D.G. adliye çevresinde görüldüğü yönündeki ihbar üzerine çalışma başlatan ekipler, Çalılıöz Mahallesi’ndeki bir ikameti takibe aldı. Yapılan operasyonla A.G., ikametinde gözaltına alındı. Yapılan sorgulamada A.G.’nin, "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma" suçundan 15 yıl 17 ay 40 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve farklı suçlardan da arandığı belirlendi. Açık cezaevinden firar ettiği tespit edilen ve "konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçundan aranan D.G.’de yakalanarak polis merkezine götürüldü. Uygulamalarda, "mala zarar verme" suçundan 3 ay 10 gün hapis cezası bulunan D.Y., "basit tehdit" suçundan 5 ay 18 gün hapis cezası bulunan H.B., "dolandırıcılık" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası bulunan B.V. ile "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan 20 yıl hapis cezası bulunan S.G. yakalandı. Gözaltına alınan hükümlüler, emniyetteki işlemlerinin ardından ceza infaz kurumuna teslim edildi.
Ankara TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yürütülen çalışmaları koordine eden TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" dedi. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, 6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü vesilesiyle AFAD Başkanlığı Afet Yönetim Merkezi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Depremden yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alanın etkilendiğini hatırlatan Oktay, deprem sonrası 650 bin personelin sahaya sürüldüğünü, hiçbir ülkenin bunu kolayca yapamayacağını ifade etti. Oktay, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yarım saat içerisinde tüm kabinenin burada olması, 1 saat içerisinde görevlendirmelerin yapılıyor olması ve sadece merkezde değil, tüm sahada bakanlar nezdinde görevlendirmelerin yapılıyor olması kolay bir olay değil. Herhangi bir afet alanında bütün kurumlarımızın, Türkiye’nin tüm kapasitesinin yansıtıldığı bir salondur burası. Burası bir kriz merkezi. Aslında o gün sadece bir deprem değil, üç büyük deprem yaşadık. Akabinde yaşadığımız hemen 4.36’yı hatırlayın, Gaziantep Islahiye ve aynı gün içerisinde saat 13.24’te Elbistan merkezli üçüncü büyük depremimizi yaşadık 7.6 büyüklüğünde. Birleşik Milletler Genel Sekreter Yardımcısı bir heyetle geldi bize. Söylediği şuydu; ’Aynı günde bu kadar geniş bir bölgeyi, yani 11 ili doğrudan ve 18 ili dolayı yoldan etkileyen yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Bu kadar büyük depremi aynı gün yaşayan, bu kadar büyük ölçekli alanda etkilenen böyle bir afetin altından, Türkiye’nin dışında hiçbir ülkenin bu kadar hızlı şekilde kalkması mümkün değil’ dedi. Bize başka bir şey daha ifade etmişti. ’Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre, bizim kayıtlarımıza göre, bu büyüklükte iki depremin bu kadar yakın aralıkta yaşandığı başka bir kayıt yok’ demişti. 27 tane çalışma kurumumuzu ilgilendiren, barınmasından, beslenmesinden, arama kurtarmasından, güvenliğinden, enerjisinden içme suyuna, hasar tespitinden diğer ilgili tüm alanlara kadarki bütün kurumlarımız, bakanlıklarımız ve arkadaşlarımız AFAD’ın koordinasyonunda muhteşem bir çalışma ortaya koyduk. Kolay mı? Kolay değil." "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Afet seviyesinde 4’in en yüksek afet seviyesi olduğunu belirten Oktay, "Uluslararası yardımlara da açık olan bir afet seviyesi, dolayısıyla arama kurtarma diye baktığımızda da 32 binin üzerinde arama kurtarma personeliyle müdahale ettiğimizi hatırlıyorum. Bunlardan yaklaşık 11 bin, 12 binin civarında da uluslararası diğer ülkelerden gelen arama kurtarma ekipleriydi. Aradan 3 yıl geçtikten sonra bunun arkasında siyaset yapmak, şöyle mi olurdu, böyle mi olurdu demek, bu aynı maç bittikten sonra ki yorum boyutuna benziyor. Evet, öyle bir yorum yapabilirsiniz ama maç arasında yaptığınız, oradaki yaptığınız faaliyetler, çalışmalar, afetin olduğu anda vatandaşımızın yanında olma gayretimiz, cumhurbaşkanımızın liderliğine takdire şayandır. Tüm ilgili bakanlıklarımız, ilgili tüm bilimlerimizin, Kızılay’ından yine ilgili tüm sivil toplum kuruluşu örgütlerine kadar ve su da dahil DSİ’sinden ilgili tüm bilimlerine kadar güvenlik birimlerimizden, silahlı kuvvetlerine kadar tamamının teyakkuz halinde, sahada olduğu bir çalışmadan bahsediyoruz. 650 bin personel sahadaydı. 650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil. Bunu çok iddialı bir şekilde ifade ediyorum. Kendisini süper güç olarak iddia eden ne Amerika’nın, ne Çin’in, ne Rusya’nın, ne deprem konusunda oldukça iddialı olan Japonya’nın, dünyadaki hiçbir ülkenin ve Avrupa Birliği’ndeki ve Avrupa’daki ülkeler de dahil buna hiç kimsenin bu büyüklükteki ve bu geniş çerçevedeki bir afete müdahalesini bu kadar hızlı yapabilecek başka hiçbir ülke yoktu ve bugünde yok" diye konuştu. Fuat Oktay, açıklamalarının ardından AFAD personelleri ile bir araya gelerek sohbet etti ve toplu fotoğraf çekildi. Basın toplantısına başta TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen ve çok sayıda AFAD personeli katıldı.
Samsun Samsun’da et üretiminin artması hedefleniyor SAMSUN (İHA) – Samsun Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2026 Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında et ürünleri üretiminin hatırı sayılır şekilde artırılmasını hedefliyor. 14 Eylül 2023’te Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelik gereği Samsun’da vali yardımcısı başkanlığında İl Planlama Kurulu kuruldu. Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında oluşturulan komite kararıyla Samsun’daki bitkisel, hayvansal ve su ürünlerine ait üretim planlamaları yapıldı. Bitkisel Üretim Planlaması kapsamında 2028 yılında ekiliş alanının 2 milyon 311 bin 494 dekar alana, üretimin ise asgari 2 milyon 209 bin 390 tona, azami 2 milyon 752 bin 422 tona çıkarılması planlanıyor. Hayvansal Üretim Planlaması kapsamında 2027 yılında kırmızı et üretiminin asgari 34 bin 642 tona, azami 38 bin 289 tona; beyaz et üretiminin asgari 15 bin 604 tona, azami 17 bin 247 tona; çiğ süt üretiminin asgari 459 bin 869 tona, azami 508 bin 277 tona ve yumurta üretiminin asgari 199 milyon 230 bin 152 adede, azami 220 milyon 201 bin 747 adede çıkarılması hedefleniyor. Öte yandan, Su Ürünleri Üretim Planlaması kapsamında 2027 yılında su ürünleri avcılığı üretiminin asgari 56 bin 96 tona, azami 71 bin 609 tona ve su ürünleri yetiştiriciliği üretiminin asgari 13 bin 740 tona, azami 19 bin 385 tona çıkarılması amaçlanıyor.
Bolu Bolu İl Özel İdaresi filosuna 70 milyonluk takviye Bolu İl Özel İdaresinin filosuna, 70 milyon 662 bin lira maliyetle alınan 17 yeni araç ve iş makinesi düzenlenen törenle dahil edildi. İl Özel İdaresi yerleşkesinde gerçekleştirilen törende, kırsal kesime yönelik hizmetlerin kalitesini artırmak amacıyla alınan 1 ekskavatör, 3 kazıcı yükleyici, 1 kanal temizleme aracı, 2 kamyon, 9 arazi taşıtı ve hibe edilen 1 su tankeri hizmete sunuldu. Törene, Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Yeniçağa Kaymakamı Fatih Kurt, AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, İl Genel Meclisi Başkanı Ekrem Çetinkaya, ilçe kaymakamları, meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı. "2026 yılını atılım yılı olarak görüyoruz" Törende konuşan Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, göreve geldiğinde en sık karşılaştığı sorunun araç arızaları ve iş aksamaları olduğunu belirtti. Aydın, "Hep dile getirilen bir numaralı husus İl Özel İdaresinin araç kapasitesi olmuştu. İfade edilen şu; ’Sayın Valim, aracımız var. Geliyor ancak bir arıza veriyor. Arızanın tamiri için bir ay atölyede kalıyor. İş aksıyor, iş yürümüyor’ şeklinde eleştiriler yapılınca benim her ilçede not defterime kaydettiğim ilk husus araçlarla ilgili oluyor. Son bir yıl içerisinde yaklaşık 40 tane aracı, Özel İdarenin araç parkına dahil ettik ancak yeterli değil. İnşallah hem 2026 yılı bütçesinde de hem sonrasında elde edeceğimiz hibelerle, bu araç sayılarını artırıp, ilçelerde ve merkez ilçemizde yürüttüğümüz faaliyetlerde daha konforlu, daha işlevsel işler yapılmasına vesile olacağız" dedi. Vali Aydın, karla mücadele çalışmalarının asfalt yollara verdiği zarara da değinerek, şunları kaydetti: "Biz her sene karla mücadeleyi üst düzeyde yapan bir özel idareyiz. Her sene yaptığımız asfalt maalesef karla yoğun mücadelede zarar görüyor. Her sene bu zararı gidermek için yeni kat yapıyoruz, tekrar bakım yapıyoruz. Bunu önlemenin en güzel yolu, yol standardımızı Bitümlü Sıcak Karışım (BSK) standardında yapmamız. Meclisimiz bu konuda 200 milyon lira ödenek tahsis etti. İlk hedefimiz 80 kilometre BSK yol yapmak." "Kalkınma hamlesinin sonucudur" AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek ise geçmişle bugünü kıyaslayarak, KÖYDES projesiyle köylerde büyük bir kalkınma hamlesi başlatıldığını ifade etti. Araç bolluğuna dikkati çeken Coşkunyürek, "Şu an yüzlerce araç ilçeden ilçeye aktarılıyor. Ne kadar şükretsek azdır. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. Ortaya koyduğu irade, cesaret ve kararlılık. Bu işin sonucu budur" diye konuştu. Yeniçağa Kaymakamı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreter Vekili Fatih Kurt da 2025 yılında 179 milyon liralık yatırımla 22 aracın alındığını hatırlatarak, 2026 yatırım programı kapsamında araç parkını yenilemeye devam ettiklerini aktardı. Dualar eşliğinde kurdele kesilerek araçlar hizmete alındı.