EKONOMİ - 07 Kasım 2025 Cuma 09:38

Dicle Elektrik’ten Mardin’in enerji altyapısına stratejik dokunuş

A
A
A
Dicle Elektrik’ten Mardin’in enerji altyapısına stratejik dokunuş

Dicle Elektrik, Mardin’in Nusaybin ilçesindeki enerji altyapısını 238 milyon liralık yatırımla yeniliyor. Çatalözü, Gırnavas ve İpekyolu mahallelerini kapsayan proje ile elektrik şebekesi yer altına alınırken, 24 yeni trafo tesisinin kurulumu da devam ediyor. Dicle Elektrik yetkilileri, "Bu proje, yalnızca bir altyapı çalışması değil; bölgeye uzun vadeli değer kazandırma hamlesidir" açıklamasında bulundu.


Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, hizmet verdiği Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda son olarak Mardin’in Nusaybin ilçesinde kapsamlı bir şebeke yenileme projesi başlatıldı. Toplam 238 milyon lira bütçeyle hayata geçirilen proje ile ilçenin Çatalözü, Gırnavas ve İpekyolu mahallelerindeki enerji altyapısı tamamen yenileniyor. 2025 yılı yatırım programı kapsamında yürütülen çalışmaların yılsonuna kadar tamamlanması planlanıyor.



Modern, güçlü ve sürdürülebilir enerji altyapısı


Dicle Elektrik, Mardin genelinde yürüttüğü yatırımlarla enerji arz güvenliğini artırmayı ve sürekliliği sağlayarak hizmet kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla enerji kalitesinin yanı sıra şebeke dayanıklılığı ve sürekliliği üst seviyeye çıkarılmış olacak. Ayrıca yer altına alınan şebeke sayesinde hava şartlarından kaynaklanan arızaların önüne geçilirken, enerji sürekliliği sağlanacak. Yatırım çalışmaları kapsamında üç mahallede farklı kapasitelere sahip toplam 24 yeni trafo tesisinin de kurulumu gerçekleştiriliyor. Böylece enerji verimliliği artırılırken, bölgenin şebeke yükü dengeleniyor. Bu altyapı sayesinde ilerleyen yıllarda artması beklenen enerji tüketim talebi de rahatlıkla karşılanabilecek.



"Bu yatırım bölgeye kalıcı değer katıyor"


Dicle Elektrik yetkilileri, yılsonunda tamamlanması planlanan 238 milyon liralık yatırımın yalnızca teknik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda bölgeye uzun vadeli değer kazandıran stratejik bir hamle olduğunu vurguladı. Yetkililer, "Güvenli, sürdürülebilir ve kesintisiz enerji temini önceliğimizdir. Bu yatırımlar ile bölgeye kalıcı değer katıyoruz" diyerek projenin önemine dikkat çekti.



Dicle Elektrik’ten Mardin’in enerji altyapısına stratejik dokunuş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.