EĞİTİM - 03 Temmuz 2025 Perşembe 05:59

TÜBİTAK destekli "Mavi Bilye Enstitüsü" projesi İnegöl’de tamamlandı

A
A
A
TÜBİTAK destekli "Mavi Bilye Enstitüsü" projesi İnegöl’de tamamlandı

MANİSA (İHA) – Manisa’nın Alaşehir ilçesinde görev yapan Fen Bilimleri Öğretmeni Gülhanım Yağmur’un yürütücülüğünü yaptığı ve TÜBİTAK’ın 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan "Mavi Bilye Enstitüsü: Bilim İnsanı Olmak İçin Büyümene Gerek Yok" adlı proje, Bursa’nın İnegöl ilçesinde başarıyla tamamlandı.


TÜBİTAK’ın yanı sıra İnegöl Belediyesi ve İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de destek verdiği proje, Türkiye’nin farklı illerinden gelen 30 sınıf öğretmeninin katılımıyla gerçekleşti. Proje, hem içerik zenginliği hem de uygulama alanlarının çeşitliliğiyle dikkat çekerek eğitim dünyasında örnek bir model oluşturdu.



Uygulama alanları büyük ilgi gördü


Katılımcı öğretmenler, 5. Mevsim Kültür ve Sanat Merkezi, Oylat Mağarası, Yenice Göleti, Başalan Yaylası, İnegöl Kent Müzesi, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM) ve Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM) gibi merkezlerde doğa ve bilim temelli uygulamalı eğitimlere katıldı.



Bilimsel sorgulama ve çevre bilinci vurgusu


Bilimin doğası, bilimsel sorgulama temelli öğrenme ve çevre bilinci gibi konuların işlendiği atölye ve etkinliklerde öğretmenler, hem teorik bilgilerle donatıldı hem de uygulamalarla bu bilgileri pekiştirme fırsatı buldu. Etkinliklerin içeriği, katılımcıların bilimsel düşünme becerilerini geliştirmelerine önemli katkı sağladı.



Katılımcı memnuniyeti dikkat çekti


Proje sonunda yapılan değerlendirme toplantısında, öğretmenlerin yüksek memnuniyet düzeyi dikkat çekti. Katılımcılar, kendi öğretmenlik deneyimlerini zenginleştirdiklerini ifade ederken, projenin mesleki gelişimlerine katkı sunduğunu belirtti.


Alaşehir Uluderbent Ortaokulu Fen Bilimleri Öğretmeni Gülhanım Yağmur, "Manisa genelinde TÜBİTAK 4004 desteği alan tek proje olma özelliğini taşıyan bu çalışmamız, öğretmenlerimizin bilimsel bakış açısını sahaya taşıyan özel bir deneyim oldu. Bursa’daki doğal ve kültürel alanlarda uygulamalı olarak yürüttüğümüz bu proje, bilim insanı olmanın çocuk yaşta başladığını gösteren bir ilham kaynağı oldu." dedi.



TÜBİTAK destekli "Mavi Bilye Enstitüsü" projesi İnegöl’de tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da 16 yıllık hukuk mücadelesi DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde 2010 yılında meydana gelen ve 1 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı olaya toplam 54 hapis cezası alan Hakan Kaçar’ın mahkumiyeti, Yargıtay’da bozulmasının arından yerel mahkeme hakkında beraat kararı verdi. Tekrar Yargıtay’a giden karar geri döndü. Yerel mahkeme kararında direnince konu Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşındı. Kaçar, olayla ilgisinin olmadığını iddia ederek 16 yıllık beklemenin son bulmasını istedi. Ergani ilçesinde 2010 yılında dönemin Fatih Mahallesi muhtarı Hakan Kaçar’ın babasının dayısı Ali Haydar Özdil (54), bıçaklanarak öldürüldü. Kaçar, ölenin yakınının beyanı üzerine gözaltına alınarak tutuklandı. Kaçar, ne kendisi ne de onun üzerine ifade verenlerin olay yerinde olmamasına rağmen çelişkili beyanlar üzerine yargılanıp tutuklandığını öne sürdü. Bu süre zarfında yargılandığı Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde öldürme ve öldürmeye teşebbüs olaylarından 54 yıl ceza aldı. Daha sonra karar Yargıtay 1. Ceza Dairesince iyi hal indirimi yapılmadığı gerekçesiyle bozulup yerel mahkemeye geri gönderildi. Yerel mahkeme bu sefer Kaçar’ın beraatına karar verdi. Tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesine giden karar, yeniden bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Yerel Mahkeme de kararında diretince konu bu sefer Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk edildi. ’’Dosya tam okunsa suçsuz olduğum suçsuz olduğum ortadadır’’ Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Hakan Kaçar (47), ’’2010’da Ergani’de Fatih Mahalle muhtarıyken bir kişi öldürüldü, iki kişi yaralandı. Ondan dolayı ben ve babamı tutukladılar. Bu süreç iki sen sürdü. İki sene sürerken babam tahliye oldu. Bana toplamda 54 yıl ceza vererek tahliye ettiler. Karara bir hakim şerh koydu. Dosya, Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. 2014’te duruşmalı mahkemem vardı. İfademi almadan çıkardılar. İndirim haliyle dosyayı 62’nci maddeden bozarak geri gönderdiler. Dosya gelince tekrar tutuklamam çıktı. 2016’da cezaevindeyken FETÖ darbe girişimi oldu. Mahkeme heyeti değişmişti. Mahkeme heyeti değişince bana ceza veren hakimler de FETÖ’den içeri alınmıştı. Heyet değişince dosyam yeniden incelendi ve bana beraat kararı verdiler. Dosya, tekrarda Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraatımı bozdu. Ben indirim vermiştim, sen niye beraat vermişsin diye. Halbuki dosya tam okunsa suçsuz olduğum ortadadır. Çelişkili iki ifade üzerimde var. Dosya geri gelince tekrardan yakalamam çıktı. 3 sene 6 ay firari hayatım oldu. Mahkemeye bir gün kala yakalandım. Bir gece cezaevinde kaldıktan sonra sabah mahkemeye çıktım. Mahkeme, tekrardan kendi kararına direndi. Dosya, tekrardan Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Daire beraatımı kabul etmeyince iki sefer hakkı olunca ve tekrardan geri yollayamayınca dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yolladı. 1 sene 4-5 ay buradadır. İsmimi telaffuz eden bayan daha önce kardeşiyle bir münakaşamız olmuştu. Büyükler araya girip bizi barıştırdılar. Olay yerinde ben nasıl yoksam o bayanda yoktur. O, daha evvelki husumetten dolayı ismimi verdi. Olay esnasında ne ben ne o bayan var. 2011’de dosyamızın gizliliği kalkarken Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı benim ve babamın olay gününün 24 saatlik HTS kayıtlarını istedi. Daha sonra başkan tayin olunca sonradan gelen ve FETÖ’den yakalanan hakim HTS kayıtlarımızı istemedi. Bizden 3 ay sonra gelen adamın HTS kayıtlarını istedi evvelki başkanın da istemesine rağmen bir türlü gelmedi. Olay yeri keşif de istemedi. FETÖ’den tutuklanan hakim 54 yıl ceza vererek 2 yıl tutukluluğu göz önünde bulundurup beni tahliye etti. 54 yıl ceza alıp 2 yıl yatarla tahliye olan mahkumla daha karşılaşmadım. Olay olduğunda polis beni aldı. Silah sesi gelince bu bayan diyor muhtarın elinde silah vardı. El swaplarımızı aldılar bir şey çıkmadı. Bayanın anlattığına göre sözde silahla öldürülmüş. Halbuki ölen, bıçakla öldürülmüş. Bıçakta da bir izim yok’’ dedi.
Batman Batman’da 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı BATMAN (İHA) – Batman’ın Sason ilçesinde 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Sason ilçesinde ata mesleği olan ipek böceği yetiştiriciliği yeniden yaygınlaşıyor. Yaklaşık 15 yıl önce Karşıyaka Mahallesi’nde 3 aile ile başlayan üretim, bugün onlarca aile için önemli bir geçim kaynağı haline geldi. İlçede bu yıl ilk etapta 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Yetkililer, ikinci etapta yapılacak dağıtımlarla birlikte toplamda yaklaşık 300 aileye ulaşmayı hedefliyor. Havaların geç ısınması ve ilkbahar yağışlarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle dut yapraklarının geç açtığını belirten Akdeniz Bölgesi Koza Satış Tarım Kooperatifi temsilcisi Mehmet Sönmez, dağıtımların bu nedenle gecikmeli yapıldığını söyledi. Sönmez, "Bugün Batman’da hava şartlarından dolayı gecikmeli olarak ipek böceği larvalarının dağıtımını yapmak için buradayız. Dağıtımları iki etap halinde gerçekleştireceğiz. İlk etapta bugün 72 ailemize 350 paket dağıtıyoruz. Bir sonraki dağıtımda ise 300 paket daha dağıtacağız. Bu dağıtımlarla toplamda 300 aileye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yıl fiyatlarda yaklaşık yüzde 40 civarında artış bekliyoruz. Güzel bir kazancı var" dedi. İlçede ipek böceği yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasına öncülük eden üreticilerden Bedri Aktaş ise kısa sürede yüksek gelir elde edilebildiğini belirterek vatandaşlara bu işi tavsiye etti. Aktaş, "İpek böcekçiliği kısa sürede çok iyi gelir sağlayan bir iştir. Bir aile yaklaşık 40 günlük süreçte 200 kilo civarında koza elde edebilir. Geçen yıl yaş kozanın kilogram fiyatı yaklaşık bin 500 liraydı. Bu durumda bir aile 40 gün gibi kısa bir sürede yaklaşık 350 bin lira gelir elde edebilir. İmkanı olan ailelerimize tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sason’da yeniden canlanan ipek böcekçiliğinin hem kırsalda yaşayan ailelerin ekonomisine katkı sunduğu hem de geleneksel üretim kültürünün yaşatılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi.