SAĞLIK - 18 Temmuz 2025 Cuma 11:20

Bakan Memişoğlu açıkladı: 10 milyon kişinin ölçümü yapıldı, yüzde 70’i fazla kilolu

A
A
A
Bakan Memişoğlu açıkladı: 10 milyon kişinin ölçümü yapıldı, yüzde 70’i fazla kilolu

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, fazla kilo ve obeziteyle mücadele kapsamında bugüne kadar 10 milyon kişinin kilo ve boy ölçümünü gerçekleştirdiklerini belirterek, "Ölçümlere göre toplumun yaklaşık yüzde 70’i fazla kilolu, bunun yüzde 25’i ise obez. Özellikle vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam için kilo vermeye destek olmasını bekliyoruz. Çünkü fazla kilo yaşam kalitesini düşürüyor, uyku düzenini bozuyor, eklem rahatsızlıklarına ve kalp hastalıklarına yol açıyor" dedi.


Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" programı kapsamında Manisa’yı ziyaret etti. Vali Vahdettin Özkan’ı makamında ziyaret eden Bakan Memişoğlu, kentte yürütülen sağlık yatırımlarına ilişkin toplantı yaptı. Daha sonra basının karşısına geçen Bakan Memişoğlu, hem Manisa’daki yatırımlar hakkında konuştu hem de obezite ve sigarayla mücadele konularına değindi. Manisa’nın sağlık alanında önemli bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "İlimizde 28 hastane, bir üniversite hastanesi ve Türkiye’nin en iyi çalışan şehir hastanelerinden biri bulunuyor. Ayrıca yıllardır hizmet veren ruh ve sinir hastalıkları hastanemiz Türkiye’nin en bilinen hastanelerinden biri konumunda. Toplamda 9 özel hastane ile birlikte toplam 4 bin 806 yatak kapasitesiyle sağlık hizmeti sunuyoruz. 2002 yılına göre yatak kapasitemizi yüzde 80 oranında artırdık. Yeni yatırımlarla bu kapasiteyi daha da geliştirmeyi sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.


Devam eden sağlık yatırımlarıyla ilgili bilgi veren Bakan Memişoğlu, "Akhisar’da 450 yataklı, Salihli’de ise 400 yataklı yeni hastanelerimizin inşaatına başladık. Bu hastaneleri 2027 yılı sonuna kadar hizmete açmayı hedefliyoruz. Ruh ve sinir hastalıkları hastanemizin de yenilenmesi için kısa sürede inşaata başlanacak. Çok güzel bir hastaneyi Manisalılara kazandıracağız. Alaşehir’de 20 üniteli ağız ve diş sağlığı merkezi tamamlandı, birkaç hafta içinde hizmet vermeye başlayacak. Saruhanlı’da da 50 yataklı yeni devlet hastanesinin planlaması tamamlandı. Bu yıl ihalesini yaparak, 2026 yılında inşaatına başlayacağız" dedi.


Toplumun sadece hastalanınca değil, sağlıklı kalması için de çalışmalar yürüttüklerini belirten Memişoğlu, "Sağlık hizmetleri sadece tedaviyle sınırlı değil. Toplumun sağlıklı kalması önceliğimiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ’Sağlıklı Bir Türkiye’ hedefiyle hareket ediyoruz. Bu kapsamda eğitim ve farkındalık programları düzenliyoruz. Kilo ve boy ölçümleri yaparak vatandaşlarımızın farkındalığını artırmaya başladık. Bugüne kadar 10 milyon kişinin kilo ve boy ölçümünü gerçekleştirdik. Ama maalesef yaklaşık yüzde 70’e yakın insanımızın fazla kilolu olduğunu, hatta bu yüzde 70’in de yüzde 25’inin obez diyeceğimiz aşırı kilolu olduğunu fark ettik. Özellikle toplumdan bu konuda bize destek vermesini, beraber bu kiloları vermemiz gerektiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Çünkü kilo sonuçta hayat kalitesini düşürüyor, uyku kalitesini düşürüyor, eklemlerimizi bozuyor, kalp hastalıklarına sebebiyet veriyor. Başka bir sorunumuz daha var. Türkiye tam bundan 16 yıl evvel 2009 yılında Tütünle Mücadele Kanunu yapan bu konuda da Dünya Sağlık Örgütü tarafından çok başarılı bulunan bir ülke. 2014-2015 senesinde özellikle senelerine kadar bu konuda iyi bir kampanyayla toplumun da katılımıyla sigara kullanım oranlarımızı ve tütün kullanım oranlarımızı azaltmıştık. Bunu yeniden yapabiliriz. Bugün maalesef Türk toplumunun üçte biri sigara kullanıyor. Özellikle gençlerimizde ve kadınlarımızda sigara kullanım oranları artmaya başladı. O nedenle bizim sigarayla ilgili yeniden etkin ve çok kapsamlı bir çalışma yapmamız gerekiyor. Özellikle sigara kullanan vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Gelin hep beraber bu zararlı bedenimizi de hayatımızı da hayat kalitemize de etki eden ve maalesef bizlerin yaşam süresini kısaltan bu kötü alışkanlıktan hep beraber kurtulalım. Bizler sizlere yardım için hazırız. Hepinizin sigaranın sağlığının, sağlığınıza zarar verdiğini bildiğiniz halde içmenizi istemiyoruz. Onun için toplumumuza ve bütün vatandaşlarımıza tütünle mücadelede bize destek verilmesini, yeni bir ruhla, yeni bir çabayla sigara içen arkadaşlarımızın bu illetten kurtulması için hep beraber çalışmamızı öneriyorum. Bugün Türkiye’de senede 100 bin kişi sigaraya bağlı hastalıktan ölüyor. Baktığınız zaman dünyada 17 milyon insan dolaşım hastalıklarından her sene kaybediliyor. Onun için bu kötü alışkanlıklarını bırakmamız ve bununla mücadele etmemiz gerekiyor. Bunu sadece sağlıkçılar değil, hep beraber başarmamız gerekiyor" dedi.



Bakan Memişoğlu açıkladı: 10 milyon kişinin ölçümü yapıldı, yüzde 70’i fazla kilolu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.