KÜLTÜR SANAT
Edirne Bienali kapılarını sanatseverlere açtı 22 Mayıs 2026 Cuma - 02:44:49 Edirne’de ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla 23 ülkeden 213 sanatçıyı tarihi mekanlarda buluşturdu. Edirne’de bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla kapılarını sanatseverlere açtı. 23 ülkeden 213 sanatçının eserlerinin yer aldığı bienal, kentin tarihi mekanlarını çağdaş sanatla buluşturdu. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’nde başlayan bienalin açılışı, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nda gerçekleştirildi. Açılışa sanatçılar, akademisyenler, sanatseverler ve çok sayıda davetli katıldı. Bienal kapsamında fotoğraf, heykel, yeni medya, performans ve farklı disiplinlerde hazırlanan eserler, Edirne’nin tarihi mekanlarında ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılış programında katılımcılar, Kervansaray’da sergilenen eserleri inceleyerek sanatçılardan çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Köprüler" teması etrafında şekillenen bienal, geçmiş ile bugün, gelenek ile çağdaş sanat arasında bağ kurmayı hedefliyor. Edirne’nin kültürel yaşamına hareket katacak bienal, 28 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek. Edirne Valisi Yunus Sezer, "Bu kadar tarihi ve kültürel yapıya sahip dünyada çok ender yer var. Dolayısıyla Edirne’nin de bu tarihi yönüyle, kültürel yönüyle bir şehir olarak ön plana çıkması bizim açımızdan çok önemli" dedi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 22:52 Emine Erdoğan: "Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir’’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türk mutfağının, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatı olduğunu belirterek, "Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir" dedi. İstanbul’da, "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında düzenlenen "Bir Sofrada Miras" programı gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi, büyükelçiler, konsoloslar, sektör temsilcileri katıldı. Yemekten önce etkinlik alanını gezen Emine Erdoğan "Birikim Mutfaktan", "AnadoludaKİLER", "Bereketli Hilal Sofrası", "Şark Sofrası", "Kardeşlik ve Birlik Sofrası", "Yörük Sofrası", "Karadeniz Sofrası", "Rumeli Sofrası", "Sıfır Atık Vakfı" ve "Milli Saraylar Başkanlığı" stantlarını ziyaret etti. Siirt, Bursa, İzmir, Kafkas ve Trabzon halk oyunları gösterisiyle başlayan programda Bakan Kacır ve Bakan Ersoy, Emine Erdoğan’ın ardından birer konuşma gerçekleştirdi. Programda konuşan Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi. Türk mutfağının güçlü bir medeniyet mirası olduğunun yeniden hatırlandığını kaydeden Erdoğan, bu mirasın Türkiye’nin sadece yemeklerini değil yerelden evrensele uzanan kültürel zenginliğini de temsil ettiğini belirtti. Yurtdışındaki etkinliklerle Türk Mutfağı Haftası’nı kutlayan dış temsilciliklere selam gönderen Erdoğan, "Mutfak, insanlık tarihinin en eski arşivlerinden biridir. Kurulan her sofrada bir toplumun inançlarını, kültürel kodlarını ve coğrafyayla kurduğu ilişkiyi satır satır okumak mümkündür. Söz konusu Türk mutfak mirası olduğunda, yüzyıllarla ifade edilen bir medeniyet yürüyüşünden bahsederiz. Türk mutfağının kapısı, Türkistan’dan açılır, göçlerle Anadolu’ya uzanır, oradan Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine Balkanlar’a, Doğu Avrupa’ya, Orta Doğu’ya ve Kuzey Afrika’ya kadar yayılır. Bu tarihsel hat boyunca, farklı kültürler birbirine temas eder, birbirinden öğrenir, birbirini, zenginleştirir" diye konuştu. "Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir" Çok kültürlülüğün Türk mutfağının en güçlü ve ayırt edici vasıflarından biri olduğunun altını çizen Erdoğan, Osmanlı medeniyetine bakıldığında farklı dinlerin, dillerin ve kimliklerin asırlar boyunca bir arada yaşayabildiği barış dolu bir kültür iklimi görüldüğünü, bunun en zarif tezahürlerinden birinin Anadolu mutfağı olduğunu anlattı. Anadolu’da, farklı kökenlerden insanların aynı mahallede kapı komşusu olduğunu kaydeden Erdoğan, "Haşlanmış buğday taneleri bir evde aşure olurken, yan komşuda ’koliva’, karşı komşuda, ’anuşabur’ diye pişmiş, birbirine ikram edilmiştir. Şam Tatlısı, arnavutciğeri, tatar böreği, Acem pilavı, çerkes tavuğu gibi yemekler isimleri değişmeden, sofrada yerini almıştır. Kürt tandır ekmeği, Laz böreği, Boşnak mantısı aynı sofrada buluşmuştur. Her kültür kendi kimliğini koruyarak ortak bir lezzete katkı sunuyor. Mesela dünyaca ünlü baklavamızın kat kat açılan yufkalarında, Türkistan’dan taşıdığımız hamur işi geleneğinin izleri vardır. Üzerine dökülen şerbet kökleri Romalılara uzanan, daha sonra Arap mutfağında geliştirilen, hamur işine bal şerbet dökme geleneğiyle doğrudan bağlantılıdır. Zaten, soframıza asıl tadını, tuzunu veren de işte bu birlikte yaşama kültürü ve birlikten doğan kuvvettir. Kaynayan tencereler, kültürlerarası etkileşimi ve diyaloğu güçlendiren bir medeniyet dilidir. O nedenle Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan, gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir. Sadece ne yediğimizi değil nasıl yaşadığımızı, neye inandığımızı, hangi değerleri baş tacı yaptığımızı da anlatır" dedi. "Türk sofralarının, içinde yaşadığımız çağa söyleyecek çok güçlü sözleri olduğuna inanıyorum" Emine Erdoğan, "Bugün insanlık, farklılıkların çatışma sebebi değil, zenginlik kaynağı olduğu bir dünyanın arayışı içinde ön yargılarla çoraklaşan insaniyet toprağını şifalandırmanın, bir arada yaşamayı başarmanın yollarını arıyor. Fakat ne yazık ki çok kültürlülük çoğu zaman, teorik bir kavram olarak kalıyor. Çünkü insanların yaşanmış örneklere, gerçek hayat tecrübelerine ihtiyacı var. Bu anlamda Türk sofralarının, içinde yaşadığımız çağa söyleyecek çok güçlü sözleri olduğuna inanıyorum. Çünkü buğdayın ilk kez ekmeğe dönüştüğü bu kadim topraklar insan odaklı bir yaşam tasavvurunu yüzyıllardır sofraya taşımaya devam ediyor. Çünkü Anadolu’da gönüller birbirine eklenir ve ortaya muhteşem bir insanlık zinciri çıkar. Hayatın yükü, omuz omuza veren insanların dayanışmasında kuş tüyü kadar hafifler. Nişan, düğün, sünnet gibi özel günlerde ve cenazelerde komşular hiçbir yardım talebi gelmesini beklemeden bir araya gelir, ev sahibinin işlerini sırtlanırlar. Kadınlar, kışlık hazırlığı, yaprak sarma, ekmek pişirme, Ramazan hazırlıkları gibi emek yoğun işleri imece usulü yaparlar" diye konuştu. Bunun en güzel örneklerinden birinin de, UNESCO’nun somut olmayan, kültürel miras listesinde yer alan "keşkek" olduğunu kaydeden Erdoğan, "Türk mutfağı, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır. Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir. Bize düşen görev ülkemizin gastronomi imajını dünyaca bilinen birkaç yemekle sınırlı olmaktan çıkarıp, ’anlam, kültür ve değer mutfağı’ olarak, dünyada hak ettiği konuma taşımaktır" ifadelerini kullandı. Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar’ın, UNESCO Özgün Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında yer almasının gurur verici olduğun vurgulayan Erdoğan, "İnanıyoruz ki her şehrimiz dünya gastronomi haritasında güçlü bir cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahiptir. Yeter ki mutfağımızı doğru bir gastronomi anlatısıyla buluşturalım. Atıksız, israfsız, sürdürülebilir, çevre dostu, sağlıklı ve her beslenme tercihine cevap verebilen yönlerini ön plana çıkaralım. İklim krizinden, yerel kimliklerin korunmasına kadar pek çok küresel mesele için ilham veren bir yaşam modeli olarak sunabilelim" değerlendirmesinde bulundu. "Mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira lira destek sağladık" Bakan Kacır ise, "Anadolu’nun her bölgesinin kendine özgü üretim bilgisini, yerel lezzetlerini, geleneksel yöntemlerini ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak mirasını yansıtan tescilli bin 847 coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahibiz. Avrupa Birliği nezdinde tescilli 46 coğrafi işaretli ürünümüzle, Anadolu’nun lezzet hafızasını küresel ölçekte güçlü biçimde temsil ediyoruz. Kalkınma ajanslarımız ve bölge kalkınma idarelerimiz eliyle, bugüne dek mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira destek sağladık. Hanımefendinin öncülüğü ve himayelerinde yürüttüğümüz Anadoludakiler Projemizle de; yerel üreticimizin emeğini görünür kılmak, Anadolu’nun özgün değerlerini markalaştırmak ve kadim birikimimizi yeni nesillere bir kalkınma hikâyesi olarak aktarmak üzere adım attık" diye konuştu. "Türkiye, gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahip" Bakan Ersoy da, "Bakanlık olarak, Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanter Sistemi’nde ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ grup başlığı altında 87 adet yaşayan miras unsurunu kayıt altına almış bulunuyoruz. Ayrıca Mesir Macunu Festivali’nden İftar ve İftar ile İlgili Sosyo-Kültürel Gelenekler’e kadar 7 farklı mutfak kültürümüz UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne kaydettirilmiştir. Bu yıl ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ adlı aday dosyamızı da UNESCO’ya sunduk. 2028’de UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedilmesini bekliyoruz. Türkiye; sahip olduğu eşsiz coğrafi çeşitlilik, dört mevsime yayılan tarımsal üretim kapasitesi, yerel ürün zenginliği, coğrafi işaretli değerleri, bölgesel mutfak kimlikleri ve binlerce yıllık mutfak geleneğiyle gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahiptir" dedi. Türk ve Osmanlı Mutfağı yemeklerinin servis edilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın konseri ve aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 19:25 Tekirdağ’da Türk Mutfağı Haftası "Bir Sofrada Miras" temasıyla başladı Tekirdağ’da, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında, kente özgü yöresel lezzetler tanıtıldı. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Tekirdağ mutfağının kültürel mirası ve gastronomi potansiyeli ön plana çıkarıldı. 2022 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde hayata geçirilen "Türk Mutfağı Haftası", her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında Türkiye genelinde ve yurt dışında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. "Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" kitabından hareketle düzenlenen organizasyon kapsamında, yöresel mutfak kültürünün tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Program kapsamında, Emine Erdoğan’ın Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla yayımladığı video mesaj katılımcılara izletildi. Daha sonra açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, Türk mutfağının köklü geçmişine ve Tekirdağ’ın gastronomik değerlerine ilişkin bilgiler verdi. Etkinlikte ayrıca, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hamide Salha moderatörlüğünde "Bir Sofrada Miras" konulu panel gerçekleştirildi. Panelde Türk mutfağının kültürel mirası, yöresel ürünlerin korunması ve gastronomi turizminin geliştirilmesi konuları ele alındı. Program sonunda katılımcılara Tekirdağ’a özgü yöresel ürünler ikram edilirken, Vali Recep Soytürk etkinlik alanında kurulan stantları ziyaret etti. Soytürk, Tekirdağ gastronomisinin gelişimine ve markalaşmasına katkı sunan üretici ve işletmelere teşekkür etti. Tekirdağ’da Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa; Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Süleymanpaşa Kaymakamı Nedim Tunçer, Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
55 kadın bir araya geldi, hayatın stresini darbuka öğrenerek attı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:06 55 kadın bir araya geldi, hayatın stresini darbuka öğrenerek attı Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde bir araya gelen kadınlar, darbuka eğitimi alarak günlük hayatın stresinden uzaklaşıyor. Sayıları kısa sürede 60’a yaklaşan ritim grubu, verdikleri açık hava konseriyle izleyenlerden büyük beğeni topladı. Kozlu’da faaliyet gösteren 42 yıllık geçmişe sahip KOFDER ve Atölye Mavi iş birliğiyle kadınlara yönelik vurmalı çalgılar kursu düzenlendi. Kısa bir süre önce sadece 5 kişiyle başlayan çalışmalara ilgi artınca katılımcı sayısı 55-60 bandına ulaştı. Birlik, beraberlik ve dostluk ortamında eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de ritim tutarak ev hayatının stresini atıyor. Ritim grubu, bayram etkinlikleri kapsamında Kozlu meydanında sahne alarak yeteneklerini sergiledi. "5 kişiyle başladık, sayımız 60’a dayandı" Kadınların sosyal hayata katılımını ve rahatlamalarını amaçladıklarını belirten KOFDER Başkanı Hikmet Sinan, şunları kaydetti: "Karadeniz’in incisi Zonguldak’ımızın Kozlu ilçesinde 42 sene önce kurulmuş olan derneğimizde, bayanlarımızla birlik, beraberlik, kardeşlik ve dostluk içerisinde günün stresini atmak için bir araya geldik. İlk başta iki ay kadar önce 5 kişiyle başladık. Şu anki sayımız 55-60 arası değişiyor. Günün stresini atıyorlar. Evdeki sıkıntıları, stresleri atıp derneğimize gelip orada rahatlamayı yaşayan bayanlarımız var. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Halkımızla birlikte, beraberlik içinde güzel bir eğlence ortamı yaşattık. Bizim de bir katkımız olması bu bayramda ne mutlu bizlere." "Gösterilerimiz devam edecek" Ekibin çalışmalarına liderlik eden Vurmalı Çalgılar Usta Öğreticisi Ceyhun Yamakoğlu ise meydan konserinin büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Kozlu KOFDER’de ve Atölye Mavi’de yaklaşık 8-9 aydır ekip arkadaşlarımızla beraber çalışıyoruz. Kozlu’da güzel gösteriler yaptık. Meydanda güzel bir eğlence oldu. Biz de elimizden geldiği kadar katkıda bulunduk. Çok güzel geçti. Gelen, dinleyen herkese teşekkür ediyoruz. Etkinliklerimiz devam edecektir mutlaka" ifadelerini kullandı. Ekibin en küçüğü Duru oldu Grubun en genç üyesi olan ve performansıyla dikkat çeken 12 yaşındaki Duru Özdemir ise sadece 3 aylık bir eğitim sürecinden geçtiğini söyleyerek, "Mükemmel geçti. Kendimi çok mutlu hissediyorum. Rahat yani. En fazla 3 ay olmuştur öğreneli. Bugünkü konser mükemmel geçti. Çalmaya devam edeceğim" dedi. (OA
Prof. Dr. Adnan Tönel ‘Sanatın Varoluşu’nu anlattı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:03 Prof. Dr. Adnan Tönel ‘Sanatın Varoluşu’nu anlattı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel’in konuşmacı olarak katıldığı "Sanatçının Öyküsü ve Sanatın Varoluşu" konferansı düzenlendi. Müzeler Haftası kapsamında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel’in konuşmacı olarak katıldığı "Sanatçının Öyküsü ve Sanatın Varoluşu" konferansı düzenlendi. Kültür ve sanat çevrelerini bir araya getiren etkinlik, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Tarihi atmosferiyle dikkat çeken bir mekanda gerçekleştirilen konferansta, sanat kavramı derinlemesine ele alındı. Van Urartu Müzesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte Prof. Dr. Tönel, kendi yaşam öyküsünden örnekler vererek sanatın varoluşuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında sanatın zorlu dönemlerde insanlığın en büyük sığınağı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tönel, Doğu Anadolu Bölgesi’nin bu zengin kültürel ikliminde sanatın köklü geçmişine de atıfta bulundu. Sanatın kaotik ortamlarda ve savaş zamanlarında dahi sığınılan bir alan oluşturduğunu ve bu yüzyılda bireylere şifa dağıtıcısı görevini üstlendiğini belirten Prof. Dr. Tönel; sanatın varoluşunu, insanın kendini ifade etme, dünyayı anlamlandırma, duygularını aktarma ve kültürel mirasını geleceğe taşıma ihtiyacından doğduğunu belirtti. Sanatın tarihi gelişimini ve insan ruhu üzerindeki estetik etkilerine değinen Prof. Dr. Tönel, "Temelinde estetik arayış, taklit ve oyun teorileri bulunan sanat, tarih öncesi mağara resimlerinden günümüze, insanlığın kolektif bilincini ve ruh halini yansıtan derin bir aynadır" dedi. Konferans sonrası Van Rölöve ve Anıtlar Müdiresi Mukadder Eren tarafından Prof. Dr. Tönel’e plaket takdim edildi.
Sinop’ta yıl sonu sergisi
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:43 Sinop’ta yıl sonu sergisi Sinop’ta giyim ve el sanatları kurslarının yıl sonu sergisi açıldı. Sinop Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) bünyesinde, Aile Destek Merkezi (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) projeleri kapsamında Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle yürütülen giyim ve el sanatları kurslarının yıl sonu sergi açılışı gerçekleştirildi. Sabahattin Ali Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Sinop Valisi Mustafa Özarslan, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. Hakan Başaklıgil, İl Emniyet Müdürü Sibel Kılıçoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Osman Cebeci, kurum müdürleri, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. SYDV Müdürü Esra Öztürk yaptığı konuşmada, "Vakfımıza bağlı ADEM ve SODEM projeleri kapsamında Halk Eğitim Merkezi iş birliği ile yürüttüğümüz giyim ve sanatları kurslarımızın yıl sonu sergi açılışında sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bugün sergilenen eserlerin her biri kursiyerlerimizin emeklerini, sabırlarını ve üretkenliklerini yansıtmaktadır. Kurslarımız kadınlarımızın hem mesleki becerilerini geliştirmelerine hem de sosyal hayata daha aktif katılım sağlamalarını katkı bulmak" dedi. Açılışta konuşan Vali Özarslan ise, "Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfımız toplumumuzda, halkımızın içinde, vatandaşlarımızın içerisinde geride kalan, dezavantajlı olan insanlarımızın yanında olma yönünde onları bulundukları ortamlardan gerek ekonomik gerekse duygusal açıdan bulundukları ortamdan daha yüksek bir konforlu alanına taşımak yönünde görevleri olan, iradesi olan, hedefi olan bir kurumumuz. Asıl olan buradaki kadınlarımızın daha çok buraya gelip bir aile ortamında birbirleriyle dertleşmesi sohbetleşmesi, sosyalleşmesi, bir grup oluşturması ve bir yolculuk yapılması, bir hikaye oluşturulması. İkinci amaç tabii ki buradaki ürünlerin ortaya çıkması, yeni bir şey ortaya koyma, kendini ifade etme duygusu, bir sanat. O da gerçekleşiyor. İkisi beraber olunca çoklu bir amaç gerçekleşmiş oluyor. Burada üç tane, 80 kursiyerimizi bir şekilde bir araya getiren anaç yapısı olan 3 tane usta üreticimiz var. Onlara hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyoruz. 80 tane de kursiyerimiz var ki bunlar burada arkadaş oldular, bir aile oldular" diye konuştu. Açılışın ardından protokol üyeleri sergi alanını gezerek kursiyerlerin hazırladığı giyim ürünleri, el sanatları çalışmaları ve çeşitli dekoratif eserleri inceledi. Katılımcılar, ürünler hakkında kursiyerlerden bilgi aldı. Sergide yer alan çalışmaların, kursiyerlerin uzun bir eğitim süreci boyunca edindikleri becerilerin bir yansıması olduğu ifade edildi. Özellikle giyim ve el sanatları alanında ortaya konulan ürünlerin, hem estetik hem de üretim kalitesi açısından dikkat çektiği görüldü. Etkinlik, protokol üyeleri ve katılımcıların sergiyi gezmesi ve kursiyerlerin çalışmalarını incelemesinin ardından sona erdi.
Sinop’ta yıl sonu sergisi
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:35 Sinop’ta yıl sonu sergisi Sinop’ta giyim ve el sanatları kurslarının yıl sonu sergisi açıldı. Sinop Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı(SYDV) bünyesinde, Aile Destek Merkezi (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) projeleri kapsamında Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle yürütülen giyim ve el sanatları kurslarının yıl sonu sergi açılışı gerçekleştirildi. Sabahattin Ali Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Sinop Valisi Mustafa Özarslan, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. Hakan Başaklıgil, İl Emniyet Müdürü Sibel Kılıçoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Osman Cebeci, kurum müdürleri, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. SYDV Müdürü Esra Öztürk yaptığı konuşmada, "Vakfımıza bağlı ADEM ve SODEM projeleri kapsamında Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile yürüttüğümüz giyim ve sanatları kurslarımızın yıl sonu sergi açılışında sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bugün sergilenen eserlerin her biri kursiyerlerimizin emeklerini, sabırlarını ve üretkenliklerini yansıtmaktadır. Kurslarımız kadınlarımızın hem mesleki becerilerini geliştirmelerine hem de sosyal hayata daha aktif katılım sağlamalarını katkı bulmak" dedi. Açılışta konuşan Vali Özarslan ise "Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfımız toplumumuzda, halkımızın içinde, vatandaşlarımızın içerisinde geride kalan, dezavantajlı olan insanlarımızın yanında olma yönünde onları bulundukları ortamlardan gerek ekonomik gerekse duygusal açıdan bulundukları ortamdan daha yüksek bir konforlu alanına taşımak yönünde görevleri olan, iradesi olan, hedefi olan bir kurumumuz. Asıl olan buradaki kadınlarımızın daha çok buraya gelip bir aile ortamında birbirleriyle dertleşmesi sohbetleşmesi, sosyalleşmesi, bir grup oluşturması ve bir yolculuk yapılması, bir hikaye oluşturulması. İkinci amaç tabii ki buradaki ürünlerin ortaya çıkması, o kreatif olan, yeni bir şey ortaya koyma, kendini ifade etme duygusunu bir sanat. Onu da gerçekleşiyor. İkisi beraber olunca çoklu bir amaç gerçekleşmiş oluyor. Burada üç tane , 80 kursiyerimizi bir şekilde bir araya getiren anaç yapısı olan 3 tane usta üreticimiz var. Onlara hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyoruz. 80 tane de kursiyerimiz var ki bunlar burada arkadaş oldular, bir aile oldular" diye konuştu. Açılışın ardından protokol üyeleri sergi alanını gezerek kursiyerlerin hazırladığı giyim ürünleri, el sanatları çalışmaları ve çeşitli dekoratif eserleri inceledi. Katılımcılar, ürünler hakkında kursiyerlerden bilgi aldı. Sergide yer alan çalışmaların, kursiyerlerin uzun bir eğitim süreci boyunca edindikleri becerilerin bir yansıması olduğu ifade edildi. Özellikle giyim ve el sanatları alanında ortaya konulan ürünlerin, hem estetik hem de üretim kalitesi açısından dikkat çektiği görüldü. Etkinlik, protokol üyeleri ve katılımcıların sergiyi gezmesi ve kursiyerlerin çalışmalarını incelemesinin ardından sona erdi. (OSM-
Hünkar Köşkü’de ’Zamanın Tanıkları’ sergisi
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:31 Hünkar Köşkü’de ’Zamanın Tanıkları’ sergisi Bursa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde hazırlanan ‘Hünkâr Köşkü’nde Zamanın Tanıkları’ sergisi, köşkün ilk gününden bugüne kadar biriken tüm eşsiz hatıraları, belgeleri ve yaşanmışlıkları gün yüzüne çıkardı. Osmanlı sultanlarından Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, uluslararası devlet adamlarından Sanat Güneşi Zeki Müren’e kadar pek çok değerli ismi ağırlamış olan olan Hünkâr Köşkü, önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım Ve Turizm Dairesi Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Bursa Müze Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Hünkâr Köşkü’nde Zamanın Tanıkları’ sergisi, düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Müzeler Günü etkinlikleri kapsamında hazırlanan sergide, Bursa’nın ortak hafızasında iz bırakan önemli kişiler, olaylar ve karşılaşmalar yeniden görünür kılınıyor. Hünkâr Köşkü’nde konaklayan Osmanlı padişahları Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz ve V. Mehmed Reşad’ın fotoğraf karelerinin yer aldığı sergide, köşke konaklamış olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de çeşitli fotoğrafları yer alıyor. Ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkaran sergi, 1 yıl boyunca gezilebilecek. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen serginin açılış törenine katılan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Numan Çakır, müzelerin milletlerin hafızası olduğunu söyledi. Müzeler sayesinde geçmiş ile gelecek arasında güçlü köprüler kurulabildiğini belirten Çakır, "Bu yılın teması ‘Bölünmüş Bir Dünyayı Birleştiren Müzeler’ olarak belirlenmiştir. Toplumları bir arada tutan şey ortak değerler, ortak kültür ve ortak hafızadır. Bursa da medeniyet hafızasının en güçlü şehirlerinden biridir. Osmanlı’nın kuruluş ruhunu taşıyan kadim şehir, tarih boyunca pek çok önemli ana tanıklık etmiştir. Hünkâr Köşkü de bu mirasın en özel simgelerindendir. Köşk, yalnızca bir yapı değil; yaşayan bir tarihtir. Sergiyi ziyaret edenler, Bursa’nın geçmişine, kültürüne ve ortak hikayesine yeniden tanıklık edecek. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihimize, kültürümüze ve medeniyet mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu ise, Hünkar Köşkü’nün taşıdığı öneme vurgu yaparak serginin hayırlı olmasını diledi. Müzeler Günü kapsamında birçok etkinlik düzenlendiğini hatırlatan İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer ise Bursa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde açılan serginin, ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkaracağını vurguladı.
Turgutlu, 19 Mayıs’ta tek yürek oldu
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:22 Turgutlu, 19 Mayıs’ta tek yürek oldu Turgutlu Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlama programıyla bayram coşkusu tüm kentte yaşandı. Turgutlu’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolu dolu kutlandı. Turgutlu Belediyesi organizasyonuyla gerçekleştirilen Fener Alayı ve Gençlik Konseri ile bayram sevinci meydanlara taştı. Kutlamalar ilk olarak Fener Alayı ile başladı. Koza Parkı Kavşağı’ndan başlayan ve 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Alanı’nda sona eren Fener Alayı’nda Atatürk Bulvarı adeta kırmızı beyaza boyandı. Türk Bayrağı ve Atatürklü Türk Bayrağı ile bulvarı dolduran binlerce kişi birlik ve beraberlik ruhunu en güzel şekilde yansıttı. Turgutlu Belediyesi Çocuk Kültür Sanat Merkezi öğrencileri, Turgutlu Belediyesi Halk Oyunları Ekibi ile Turgutlu Latin Dans Topluluğu’nun gösterileri de Fener Alayı’na damga vurdu. Gençlik Konserinde bayram heyecanı müzikle taçlandı Fener Alayı’nın ardından 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Alanı’nda Turgutlulu genç müzisyen DJ Baran Zengin sahne aldı. Gençlik Konseri’nde sevilen şarkılar ve sahne performansıyla vatandaşlar unutulmaz bir akşam yaşadı. Özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiği konser alanında bayram coşkusu müzikle birleşti. Gençlik Konseri sırasında Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı da sahneye çıkarak vatandaşlarla buluştu. Manisa temsilcisi, Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (TKBL) play-off final serisi 5’inci ve son maçı öncesinde Turgutluluların desteğiyle moral depoladı. Meydanı dolduran vatandaşlar tezahüratlarla ve alkışlarla takıma destek verdi. "Bayramımız büyük bir şölene dönüştü" Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın, Gençlik Konseri sırasında sahneye çıkarak Turgutlu halkının 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını şu sözlerle kutladı: "Bugüne kadar çok değerli sanatçılarla konserler yaptık, milli bayramlarımızı kutladık. Ancak maalesef mevcut hükümetin bize yapmış olduğu ekonomik baskılar; hukuksuzluklar, adaletsizlikler Bizlerin milli bayramlarımızı hak ettiği şekilde kutlamamamız için yapılan baskılar Bunlara rağmen 19 Mayıs bayramımız, Turgutlulu hemşehrilerim sayesinde büyük bir şölene dönüştü. İyi ki varsınız, İyi ki Kasabalıyız." Başkan Akın’dan Baran Zengin’e anlamlı hediye Başkan Çetin Akın, konuşması sırasında DJ Baran Zengin’e teşekkür ederek 2024 yılı ağustos ayında hayatını kaybeden Narin Güran’ın siluetinin olduğu, Turgutlu Belediyesi Kadın Voleybol Takımının maçlara çıktığı formayı hediye ederek şunları söyledi: "Turgutlu’muzun çok güzel bir evladını hemşehrilerimizle buluşturduk. Hepimiz acıyla takip ettik. Narin Güran kızımız vardı. Belediyemiz Kadın Voleybol Takımı oyuncularımız ise Narin kızımızın formasıyla bir sezon maçlara çıktı. Baran kardeşime de bu kutsal emaneti teslim ediyorum. İyi ki varsın Baran. Teşekkür ederim." Kadın basketbol takımımız Süper Lig’e çıkacak Başkan Çetin Akın son olarak şampiyonluk ve Süper Lig yolunda son bir adımı kalan Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı oyuncuları ve teknik ekibini de sahneye çağırdı ve çarşamba günü oynayacakları son maçta başarı dileklerini şu sözlerle iletti: Kadına yönelik şiddet ve cinayete karşı bir farkındalık oluşturmak adına 7 yıl önce kurmuş olduğumuz basketbol takımımız var. Bir ilçe belediyesinin kadın basketbol takımı umarım çarşamba günü Süper Lig’e çıkacak. Tüm hemşehrilerimizin desteğine ihtiyacımız var. Bize bu gururu yaşatan kızlarımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum."
Perre Antik Kenti’nde ’Müzeler Haftası’ etkinlikleri yoğun katılımla başladı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:07 Perre Antik Kenti’nde ’Müzeler Haftası’ etkinlikleri yoğun katılımla başladı Adıyaman’da 18-24 Mayıs Müzeler Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikler, Perre Antik Kenti’nde gerçekleştirilen programla başladı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte tarihi ve kültürel mirasın korunmasına dikkat çekilirken, çocuklara yönelik uygulamalı arkeoloji çalışmaları da büyük ilgi gördü. Programın açılışında konuşan Vali Yardımcısı Mehmet Tığlı, Müzeler Haftası’nın kültürel mirasın tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Katılımcılar daha sonra Perre Antik Kenti’ni gezerek bölgede yürütülen arkeolojik çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililer tarafından antik kentte sürdürülen kazı, restorasyon ve koruma faaliyetleriyle ilgili sunum yapıldı. Etkinlik kapsamında sergilenen bazı tarihi eserlerin açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri tarafından yapılan kurdele kesimiyle eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Tarihi eserlerin yoğun ilgi gördüğü programda katılımcılar bol bol fotoğraf çekti. Müzeler Haftası etkinliklerinde çocuklar da unutulmadı. Programa katılan minik öğrenciler için oluşturulan özel alanda temsili kazı çalışması yapıldı. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, arkeolojik kazıların nasıl yapıldığı konusunda uygulamalı eğitim aldı. Kazı çalışmasına katılan öğrencilerin heyecanı renkli görüntüler oluşturdu. Program kapsamında hafta boyunca düzenlenecek sergiler, eğitim faaliyetleri ve kültürel etkinliklerle ilgili katılımcılara bilgi verildi. Adıyaman Müze Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen programa Adıyaman Vali Yardımcısı Mehmet Tığlı, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, Müze Müdürü Mehmet Alkan, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kestel Belediyesi’nden kültür-sanat vizyonuna yakışan gala
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:59 Kestel Belediyesi’nden kültür-sanat vizyonuna yakışan gala Kestel Belediyesi tarafından "Toplumsal Sessizliğe Karşı" temasıyla bu yıl ilk kez düzenlenen Kestel Kısa Film Yarışması Gala ve Ödül Töreni, görkemli final gecesiyle sanat ve toplumsal duyarlılığı aynı sahnede buluşturdu. Kestel Belediyesi, "Toplumsal Sessizliğe Karşı" temasıyla bu yıl ilk kez gerçekleştirilen kısa film yarışması, görkemli gala gecesiyle sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin dört bir yanından toplam 601 filmin başvurduğu yarışmada, jüri değerlendirmeleri sonucunda ön elemeyi geçen 40 eser arasından finale kalan 10 film gala gecesinde izleyicilerle buluştu. Başkan Ferhat Erol öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyon, yalnızca bir ödül töreni değil; sanatın vicdanla buluştuğu güçlü bir kültür-sanat gecesine dönüştü. Gala gecesinde gösterilen filmler arasında, Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerini konu alan "Davetsiz" ile Filistin’de yaşanan insanlık dramını anlatan "Doğudan Gelen Hayaletler", taşıdığı güçlü insani mesaj nedeniyle Kestel Belediyesi Tema Özel Ödülü’ne layık görüldü. Gecede yapılan konuşmalarda; savaşların gölgesinde unutulan hayatlara, sessiz bırakılan insan hikâyelerine ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlere sanatın evrensel diliyle dikkat çekildi. Duygusal anların yaşandığı gala gecesinde salonu dolduran sanatseverler, finalist filmleri uzun süre alkışladı. Yoğun ilgi gören yarışmada üçüncülük ödülünü yönetmenliğini Turgut Kanal’ın yaptığı "Mümeyyiz" filmi kazanırken, ikincilik ödülüne M. Emin Altunkaynak’ın yönetmenliğini üstlendiği "Çekiliş" filmi layık görüldü. Gecenin birincilik ödülünü ise yönetmenliğini Ali Rıza Bayazıt’ın yaptığı "Teamül" filmi kazandı. Dereceye giren yönetmenler ödüllerini jüri üyeleri ve Başkan Ferhat Erol’un elinden aldı. Ayrıca yarışmaya Bursa’dan katılım sağlayan yönetmenlere teşekkür plaketleri sunulurken, Kestel’den yarışmaya katılarak organizasyona katkı sunan Erdal Bakır, Erkan Bakır, Ece Arslan ve Umutcan Sin de gece boyunca takdir topladı. Gala gecesinde yalnızca ödüller değil, genç yetenekler de alkış aldı. Kestel Belediyesi tarafından hayata geçirilen Dijital Medya Akademisi öğrencileri de geceye damga vuran isimler arasında yer aldı. Gençlere yönelik medya ve içerik üretimi eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Başkan Ferhat Erol, "Bu akşam burada yalnızca bir yarışmanın finalini gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda sanatın vicdana nasıl dokunduğuna hep birlikte tanıklık ediyoruz. Sinema; çoğu zaman dünyanın görmezden geldiği hayatları, sessiz bırakılan acıları ve insanlığın ortak yaralarını görünür hâle getiren çok güçlü bir anlatım dilidir. Kestel Belediyesi olarak kültür ve sanatı yalnızca bir etkinlik alanı değil, toplumsal farkındalık oluşturan önemli bir değer olarak gördük. Sanatın insanlığı ortak vicdanda buluşturan en güçlü alanlardan biridir" dedi. Jüri üyeleri, yönetmenler, sanatçılar, genç sinemacılar ve çok sayıda vatandaşın katılım sağladığı gala gecesi boyunca; toplumsal duyarlılık, sanat ve sinema aynı atmosferde buluştu. Gecede jüri üyeleri Cengiz Küçükayvaz, Bülent Terzioğlu ve Tülay Gökçimen de gerçekleştirdikleri konuşmalar ve ödül takdimleriyle gala gecesine değer kattı.
Uluslararası Aksu Festivali kapsamında yöredeki Mayıs 7’si geleneği yaşatıldı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:51 Uluslararası Aksu Festivali kapsamında yöredeki Mayıs 7’si geleneği yaşatıldı Giresun’da 49. Uluslararası Aksu Festivali katılan vatandaşlar, dilek tutup dereye yedi çift, bir tek taş attı, sac ayaktan geçti. Bu yıl 49.’su düzenlenen ’Uluslararası Giresun Aksu Festivali’ne katılan vatandaşlar, dilek tutup dereye yedi çift, bir tek taş atıp, sac ayaktan geçme gibi ritüellerin gerçekleştirildiği 3 bin yıllık gelenek sembolize edilerek yaşatıldı. Yöre halkı tarafından hicri takvime göre 7 Mayıs yaz mevsiminin müjdecisi olarak kabul edilerek bu tarihte uzun yıllardır kutlama yapılıyor. Giresun Belediyesi tarafından bu çerçevede yöreye özgü birtakım geleneklerin yaşatılması amacıyla organize edilen Uluslararası Giresun Aksu Festivali’nin bu yıl 49.’su düzenlendi. Belediye Başkanı Fuat Köse, festivalde yaptığı konuşmada, "Festivalimizi eski günlerde olduğu gibi coşkuyla kutlamaya devam ediyoruz. Şehrimizin sosyal ve kültürel geçmişini tekrar canlandırarak yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Topluklar kültürlerini hiçbir zaman kaybetmemelidir. Toplumlar sosyal yapılarını ve kültürlerini kaybettiklerinde dejenere olurlar, yozlaşırlar. Biz sosyal ve kültürel faaliyetlerimizi yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. Festivale misafir olarak katılan Giresun’un kardeş şehri Japonya’nın Sagae’nin Belediye Başkanı Masaaki Saito ise kardeşlik bağlarının daha da güçlenerek devam etmesi yönündeki temennilerini ifade etti. Yapılan konuşmaların ardından protokol üyeleri de Aksu Deresi ile denizin birleştiği noktada dereye 7 çitf bir tek taş atma ve üç defa saç ayaktan geçme ritüellerini gerçekleştirdi. Etkinlikte yurt içinden ve yurt dışından halk dansları topluluklarının gösterileri ile devam etti.
Denizli’de AK Parti’den coşkulu 19 Mayıs kutlaması
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:23 Denizli’de AK Parti’den coşkulu 19 Mayıs kutlaması AK Parti Denizli İl Başkanlığı, Dokuzkavaklar Mahallesi’nde düzenlediği ‘Gençlik ve Çocuk Şöleni’ ile 19 Mayıs coşkusunu zirveye taşıdı. Denizli’de bir ilke imza atılan ve yoğun katılımın yaşandığı etkinlikte konuşan AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, "Atatürk’ün armağan ettiği bu gençlik bayramında sizleri gördükçe bizler gelecekten daha da umutlu oluyoruz. Sizler Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek Teknofest gençliğisiniz" dedi. AK Parti Denizli İl Başkanlığı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle hafızalardan silinmeyecek büyük bir organizasyona imza attı. Dokuzkavaklar Mahallesi’nde gerçekleştirilen ‘Gençlik ve Çocuk Şöleni’, kentte bir ilk olma özelliği taşırken, mahalle sakinleri, gençler ve çocukların yoğun katılımıyla adeta bir festival havasında geçti. Akşam saatlerine kadar kesintisiz devam eden etkinlikte çocuklar ve gençler doyasıya eğlendi. Organizasyon kapsamında çocuklara ve gençlere yönelik çeşitli ikramlar sunulurken, renkli hediyelerle bayram sevinci ikiye katlandı. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, şölen alanında gençlerle ve çocuklarla yakından ilgilenerek uzun süre sohbet etti ve onlara hediyelerini bizzat takdim etti. "Sizler İHA ve SİHA yapan Teknofest gençliğisiniz" Şölende coşkulu kalabalığa hitap eden AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, yeni nesle olan güvenini şu sözlerle dile getirdi: "Sevgili gençler, biz sizleri gördükçe daha da umutlu hale geliyoruz. Atatürk’ün armağan ettiği bu gençlik bayramında sizleri gördükçe bizler gelecekten daha da umutlu oluyoruz. Çünkü siz çocuklarımız, siz gençlerimiz artık yeni bir nesle işaret ediyorsunuz. Çünkü siz artık Teknofest gençliğisiniz. Çünkü siz artık İHA yapan, SİHA yapan, göklere hakim olan, denizlerde denizaltını dolaştıran yeni nesil gençlerimizsiniz. Hepinizi yürekten tebrik ediyorum." "Türkiye Yüzyılı’nı bu gençlik inşa edecek" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı bağımsızlık meşalesinin emin ellerde olduğunu vurgulayan Başkan Subaşıoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı bağımsızlık meşalesini yarınlara taşıyacak olan gençlerimizin enerjisi, çocuklarımızın yüzündeki tebessüm coşkumuza coşku kattı. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan gençliğimizle gurur duyuyoruz. Bu güzel şölene enerjisiyle değer katan tüm hemşehrilerimize teşekkür ederiz." Etkinlik, çocukların ve ailelerin neşeli bir ortamda çektirdiği hatıra fotoğrafları ile son buldu.
"Büyük Romulus"dan sezona alkışlarla veda
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:00 "Büyük Romulus"dan sezona alkışlarla veda Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü tarafından hazırlanıp sahnelenen "Büyük Romulus" adlı tiyatro oyunu bir önceki dönemin son oyunuyla seyirci karşısına çıktı. Oyun önümüzdeki dönemde de seyirciyle buluşmaya devam edecek. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü tarafından bu yıl sahnelenen "Büyük Romulus" adlı tiyatro oyunu, sezonun son gösterimiyle seyirciye veda etti. Dönem boyunca yoğun ilgi gören oyun, hem üniversite öğrencilerinden hem de sanatseverlerden büyük beğeni topladı. Yazar Friedrich Dürrenmatt’ın kaleme aldığı eser, Sahne Sanatları Bölümü öğrencilerinin performanslarıyla izleyicilere etkileyici bir tiyatro deneyimi sundu. Akademik çalışmaların sahne pratiğiyle birleştiği yapım, dönem boyunca gerçekleştirilen kültürel ve sanatsal etkinliklerin de önemli bir parçası oldu. Bölümün ortak katkılarıyla Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sahne Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bünyamin Aydemir, tiyatronun eğitim sürecindeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Sanat eğitimi yalnızca teorik bilgiyle sınırlı değildir. Öğrencilerimizin sahnede edindiği deneyim, onların hem sanatsal hem de kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu yıl sahnelediğimiz Büyük Romulus adlı oyun, öğrencilerimizin özverili çalışmaları ve akademik kadromuzun katkılarıyla başarılı bir süreç geçirmiştir. Gösterimlerimize ilgi gösteren tüm sanatseverlere teşekkür ediyoruz." Yeni dönemde de sahnelenecek Oyunun önümüzdeki eğitim döneminde de yeniden seyirciyle buluşmaya devam edeceğini belirten Prof. Dr. Aydemir, ayrıca, dönem boyunca düzenlenen oyunlar, atölyeler ve sanatsal etkinliklerle bölümün kültür ve sanat hayatına katkı sunmaya devam ettiğini belirtti. Sezon finali niteliği taşıyan son gösterim, seyirciler tarafından uzun süre alkışlanırken, oyun sonunda oyuncular ve akademik ekip büyük beğeni topladı. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü’nün önümüzdeki dönemde de yeni projeler ve etkinliklerle sanatseverlerle buluşacağı ifade edildi.