KÜLTÜR SANAT
Edirne Bienali kapılarını sanatseverlere açtı 22 Mayıs 2026 Cuma - 02:44:49 Edirne’de ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla 23 ülkeden 213 sanatçıyı tarihi mekanlarda buluşturdu. Edirne’de bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla kapılarını sanatseverlere açtı. 23 ülkeden 213 sanatçının eserlerinin yer aldığı bienal, kentin tarihi mekanlarını çağdaş sanatla buluşturdu. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’nde başlayan bienalin açılışı, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nda gerçekleştirildi. Açılışa sanatçılar, akademisyenler, sanatseverler ve çok sayıda davetli katıldı. Bienal kapsamında fotoğraf, heykel, yeni medya, performans ve farklı disiplinlerde hazırlanan eserler, Edirne’nin tarihi mekanlarında ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılış programında katılımcılar, Kervansaray’da sergilenen eserleri inceleyerek sanatçılardan çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Köprüler" teması etrafında şekillenen bienal, geçmiş ile bugün, gelenek ile çağdaş sanat arasında bağ kurmayı hedefliyor. Edirne’nin kültürel yaşamına hareket katacak bienal, 28 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek. Edirne Valisi Yunus Sezer, "Bu kadar tarihi ve kültürel yapıya sahip dünyada çok ender yer var. Dolayısıyla Edirne’nin de bu tarihi yönüyle, kültürel yönüyle bir şehir olarak ön plana çıkması bizim açımızdan çok önemli" dedi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 22:52 Emine Erdoğan: "Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir’’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türk mutfağının, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatı olduğunu belirterek, "Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir" dedi. İstanbul’da, "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında düzenlenen "Bir Sofrada Miras" programı gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi, büyükelçiler, konsoloslar, sektör temsilcileri katıldı. Yemekten önce etkinlik alanını gezen Emine Erdoğan "Birikim Mutfaktan", "AnadoludaKİLER", "Bereketli Hilal Sofrası", "Şark Sofrası", "Kardeşlik ve Birlik Sofrası", "Yörük Sofrası", "Karadeniz Sofrası", "Rumeli Sofrası", "Sıfır Atık Vakfı" ve "Milli Saraylar Başkanlığı" stantlarını ziyaret etti. Siirt, Bursa, İzmir, Kafkas ve Trabzon halk oyunları gösterisiyle başlayan programda Bakan Kacır ve Bakan Ersoy, Emine Erdoğan’ın ardından birer konuşma gerçekleştirdi. Programda konuşan Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi. Türk mutfağının güçlü bir medeniyet mirası olduğunun yeniden hatırlandığını kaydeden Erdoğan, bu mirasın Türkiye’nin sadece yemeklerini değil yerelden evrensele uzanan kültürel zenginliğini de temsil ettiğini belirtti. Yurtdışındaki etkinliklerle Türk Mutfağı Haftası’nı kutlayan dış temsilciliklere selam gönderen Erdoğan, "Mutfak, insanlık tarihinin en eski arşivlerinden biridir. Kurulan her sofrada bir toplumun inançlarını, kültürel kodlarını ve coğrafyayla kurduğu ilişkiyi satır satır okumak mümkündür. Söz konusu Türk mutfak mirası olduğunda, yüzyıllarla ifade edilen bir medeniyet yürüyüşünden bahsederiz. Türk mutfağının kapısı, Türkistan’dan açılır, göçlerle Anadolu’ya uzanır, oradan Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine Balkanlar’a, Doğu Avrupa’ya, Orta Doğu’ya ve Kuzey Afrika’ya kadar yayılır. Bu tarihsel hat boyunca, farklı kültürler birbirine temas eder, birbirinden öğrenir, birbirini, zenginleştirir" diye konuştu. "Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir" Çok kültürlülüğün Türk mutfağının en güçlü ve ayırt edici vasıflarından biri olduğunun altını çizen Erdoğan, Osmanlı medeniyetine bakıldığında farklı dinlerin, dillerin ve kimliklerin asırlar boyunca bir arada yaşayabildiği barış dolu bir kültür iklimi görüldüğünü, bunun en zarif tezahürlerinden birinin Anadolu mutfağı olduğunu anlattı. Anadolu’da, farklı kökenlerden insanların aynı mahallede kapı komşusu olduğunu kaydeden Erdoğan, "Haşlanmış buğday taneleri bir evde aşure olurken, yan komşuda ’koliva’, karşı komşuda, ’anuşabur’ diye pişmiş, birbirine ikram edilmiştir. Şam Tatlısı, arnavutciğeri, tatar böreği, Acem pilavı, çerkes tavuğu gibi yemekler isimleri değişmeden, sofrada yerini almıştır. Kürt tandır ekmeği, Laz böreği, Boşnak mantısı aynı sofrada buluşmuştur. Her kültür kendi kimliğini koruyarak ortak bir lezzete katkı sunuyor. Mesela dünyaca ünlü baklavamızın kat kat açılan yufkalarında, Türkistan’dan taşıdığımız hamur işi geleneğinin izleri vardır. Üzerine dökülen şerbet kökleri Romalılara uzanan, daha sonra Arap mutfağında geliştirilen, hamur işine bal şerbet dökme geleneğiyle doğrudan bağlantılıdır. Zaten, soframıza asıl tadını, tuzunu veren de işte bu birlikte yaşama kültürü ve birlikten doğan kuvvettir. Kaynayan tencereler, kültürlerarası etkileşimi ve diyaloğu güçlendiren bir medeniyet dilidir. O nedenle Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan, gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir. Sadece ne yediğimizi değil nasıl yaşadığımızı, neye inandığımızı, hangi değerleri baş tacı yaptığımızı da anlatır" dedi. "Türk sofralarının, içinde yaşadığımız çağa söyleyecek çok güçlü sözleri olduğuna inanıyorum" Emine Erdoğan, "Bugün insanlık, farklılıkların çatışma sebebi değil, zenginlik kaynağı olduğu bir dünyanın arayışı içinde ön yargılarla çoraklaşan insaniyet toprağını şifalandırmanın, bir arada yaşamayı başarmanın yollarını arıyor. Fakat ne yazık ki çok kültürlülük çoğu zaman, teorik bir kavram olarak kalıyor. Çünkü insanların yaşanmış örneklere, gerçek hayat tecrübelerine ihtiyacı var. Bu anlamda Türk sofralarının, içinde yaşadığımız çağa söyleyecek çok güçlü sözleri olduğuna inanıyorum. Çünkü buğdayın ilk kez ekmeğe dönüştüğü bu kadim topraklar insan odaklı bir yaşam tasavvurunu yüzyıllardır sofraya taşımaya devam ediyor. Çünkü Anadolu’da gönüller birbirine eklenir ve ortaya muhteşem bir insanlık zinciri çıkar. Hayatın yükü, omuz omuza veren insanların dayanışmasında kuş tüyü kadar hafifler. Nişan, düğün, sünnet gibi özel günlerde ve cenazelerde komşular hiçbir yardım talebi gelmesini beklemeden bir araya gelir, ev sahibinin işlerini sırtlanırlar. Kadınlar, kışlık hazırlığı, yaprak sarma, ekmek pişirme, Ramazan hazırlıkları gibi emek yoğun işleri imece usulü yaparlar" diye konuştu. Bunun en güzel örneklerinden birinin de, UNESCO’nun somut olmayan, kültürel miras listesinde yer alan "keşkek" olduğunu kaydeden Erdoğan, "Türk mutfağı, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır. Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir. Bize düşen görev ülkemizin gastronomi imajını dünyaca bilinen birkaç yemekle sınırlı olmaktan çıkarıp, ’anlam, kültür ve değer mutfağı’ olarak, dünyada hak ettiği konuma taşımaktır" ifadelerini kullandı. Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar’ın, UNESCO Özgün Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında yer almasının gurur verici olduğun vurgulayan Erdoğan, "İnanıyoruz ki her şehrimiz dünya gastronomi haritasında güçlü bir cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahiptir. Yeter ki mutfağımızı doğru bir gastronomi anlatısıyla buluşturalım. Atıksız, israfsız, sürdürülebilir, çevre dostu, sağlıklı ve her beslenme tercihine cevap verebilen yönlerini ön plana çıkaralım. İklim krizinden, yerel kimliklerin korunmasına kadar pek çok küresel mesele için ilham veren bir yaşam modeli olarak sunabilelim" değerlendirmesinde bulundu. "Mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira lira destek sağladık" Bakan Kacır ise, "Anadolu’nun her bölgesinin kendine özgü üretim bilgisini, yerel lezzetlerini, geleneksel yöntemlerini ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak mirasını yansıtan tescilli bin 847 coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahibiz. Avrupa Birliği nezdinde tescilli 46 coğrafi işaretli ürünümüzle, Anadolu’nun lezzet hafızasını küresel ölçekte güçlü biçimde temsil ediyoruz. Kalkınma ajanslarımız ve bölge kalkınma idarelerimiz eliyle, bugüne dek mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira destek sağladık. Hanımefendinin öncülüğü ve himayelerinde yürüttüğümüz Anadoludakiler Projemizle de; yerel üreticimizin emeğini görünür kılmak, Anadolu’nun özgün değerlerini markalaştırmak ve kadim birikimimizi yeni nesillere bir kalkınma hikâyesi olarak aktarmak üzere adım attık" diye konuştu. "Türkiye, gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahip" Bakan Ersoy da, "Bakanlık olarak, Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanter Sistemi’nde ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ grup başlığı altında 87 adet yaşayan miras unsurunu kayıt altına almış bulunuyoruz. Ayrıca Mesir Macunu Festivali’nden İftar ve İftar ile İlgili Sosyo-Kültürel Gelenekler’e kadar 7 farklı mutfak kültürümüz UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne kaydettirilmiştir. Bu yıl ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ adlı aday dosyamızı da UNESCO’ya sunduk. 2028’de UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedilmesini bekliyoruz. Türkiye; sahip olduğu eşsiz coğrafi çeşitlilik, dört mevsime yayılan tarımsal üretim kapasitesi, yerel ürün zenginliği, coğrafi işaretli değerleri, bölgesel mutfak kimlikleri ve binlerce yıllık mutfak geleneğiyle gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahiptir" dedi. Türk ve Osmanlı Mutfağı yemeklerinin servis edilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın konseri ve aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 19:25 Tekirdağ’da Türk Mutfağı Haftası "Bir Sofrada Miras" temasıyla başladı Tekirdağ’da, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında, kente özgü yöresel lezzetler tanıtıldı. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Tekirdağ mutfağının kültürel mirası ve gastronomi potansiyeli ön plana çıkarıldı. 2022 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde hayata geçirilen "Türk Mutfağı Haftası", her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında Türkiye genelinde ve yurt dışında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. "Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" kitabından hareketle düzenlenen organizasyon kapsamında, yöresel mutfak kültürünün tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Program kapsamında, Emine Erdoğan’ın Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla yayımladığı video mesaj katılımcılara izletildi. Daha sonra açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, Türk mutfağının köklü geçmişine ve Tekirdağ’ın gastronomik değerlerine ilişkin bilgiler verdi. Etkinlikte ayrıca, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hamide Salha moderatörlüğünde "Bir Sofrada Miras" konulu panel gerçekleştirildi. Panelde Türk mutfağının kültürel mirası, yöresel ürünlerin korunması ve gastronomi turizminin geliştirilmesi konuları ele alındı. Program sonunda katılımcılara Tekirdağ’a özgü yöresel ürünler ikram edilirken, Vali Recep Soytürk etkinlik alanında kurulan stantları ziyaret etti. Soytürk, Tekirdağ gastronomisinin gelişimine ve markalaşmasına katkı sunan üretici ve işletmelere teşekkür etti. Tekirdağ’da Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa; Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Süleymanpaşa Kaymakamı Nedim Tunçer, Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
BEUN’de 29. Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası coşkuyla başladı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:38 BEUN’de 29. Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası coşkuyla başladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) tarafından geleneksel olarak düzenlenen Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası, bu yıl 29’uncu kez kapılarını açtı. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi önünden başlayan ve ana kampüsteki etkinlik meydanına kadar süren coşkulu kortej yürüyüşüyle start alan festival, bilimsel, kültürel ve sosyal etkinliklerle devam edecek. Protokol ve öğrenciler kortejde buluştu Üniversite yönetimini, akademik ve idari personeli ile öğrencileri bir araya getiren yürüyüşe BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, rektör yardımcıları, dekanlar ve yüksekokul müdürleri katıldı. Marşlar eşliğinde tamamlanan yürüyüşün ardından festival alanına ulaşan protokol üyeleri, resmi açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından halk oyunları gösterileri sergilenirken, protokol üyeleri ve katılımcılar kampüs içerisinde kurulan tanıtım stantlarını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Öğrencilerimizin sosyalleşmeye ve enerji depolamaya ihtiyacı var" Açılış töreninde konuşan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, yoğun akademik takvimin ardından bu haftayı tamamen öğrencilere ayırdıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Üniversitelerdeki bu geleneksel şenlikler, yoğun eğitim ve bilimsel çalışmaların arasında öğrencilerimize nefes aldırmayı amaçlıyor. Gençlerimizin eğlenmeye, sosyalleşmeye, projelerini sergilemeye ve kültürel faaliyetlerle enerji depolamaya ihtiyaçları var. Konserler, tiyatrolar ve çeşitli etkinliklerle dolu, verimli bir hafta geçirmeyi hedefliyoruz." 3 gün boyunca etkinlikler sürecek 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile aynı döneme denk gelen organizasyonda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitleri rahmetle anan Rektör Özölçer, yaklaşan Kurban Bayramı’nı da tebrik etti. 29. Uluslararası Bilim ve Gençlik Haftası kapsamında, kampüs alanında 3 gün boyunca çeşitli konserler, tiyatro gösterileri, bilimsel ve kültürel etkinlikler düzenlenmeye devam edecek.
Tarihe tanıklık eden meclis binasında ilk perde ’Bu Da Geçer Ya Hu’ adlı tiyatro oyunuyla açıldı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:28 Tarihe tanıklık eden meclis binasında ilk perde ’Bu Da Geçer Ya Hu’ adlı tiyatro oyunuyla açıldı Hatay’da asrın felaketinde yerle bir olan tarihi meclis binası, ’Hatay Devlet Tiyatroları Sahnesi’ olarak sanatseverlerle buluştu. Tarihi meclis binası, 6 Şubat 2023 tarihinde ve devamında yaşanan depremlerde yerle bir olarak kullanılamaz hale geldi. Bölgenin tarihine ışık tutan meclis binasının yeniden inşası için Hatay Valiliği harekete geçti. Enkaz kaldırma çalışmalarında taşları tek tek toplanan meclis binası, aslına uygun şekilde 200 fore kazık üzerine rekonstrüksiyon çalışmalarıyla yeniden inşa edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 27 Aralık 2025 tarihinde hizmete açılan meclis binası, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne tahsis edilmişti. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesinin ardından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramında, ’Hatay Devlet Tiyatroları Sahnesi’ olarak ilk perde açıldı. ’Bu Da Geçer Ya Hu’ adlı oyunla tarihi meclis binasında ilk tiyatro sahnelendi. Hatay Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde gerçekleşen oyuna; Hatay Valisi Mustafa Masatlı, eşi Esra Masatlı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı katıldı. "Bugün de ilk sahnemizin özellikle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın akşamına gelmesi de bizim için ayrı bir anlam katmaktadır" Hatay Devleti Meclis Binası’nı tiyatro sahnesi olarak yeniden işlev kazandığını ifade eden Hatay Valisi Mustafa Masatlı, "Ayağa kaldırmaktan hem de oraya kültürle, sanatla, bundan sonra insanlarımızın buluşacağı bir mekan haline getirme noktasındaki bu tiyatro sahnesinin açılışından dolayı ciddi derecede gururluyuz. 6 Şubat asırların felaketinde hem meclis binamız hem de Adalı Konağı tam göçme şeklinde göçmüştür. İnsanlarımızda çok ciddi derecede bir hüzün, bir üzüntü, bir sızı varken diğer taraftan da böyle Hatay’ımızın sembol binasının da yerle bir olması insanlarımızdaki hüznü, ızdırabı daha da katlamıştır. Bizler de o zaman ilk önce bu sembol binaların ayağa kalkmasıyla ilgili çalışmalara başladık. Burasını güçlü zeminlerde eskisinden daha sağlam, eskisinden daha estetik aslına uygun mimari olarak yeniden inşa ettik. İnsanlarımızın iyi olma haline katkı sunacak kültürel faaliyetler, sanatsal faaliyetlerin de bu şehir için olmazsa olmaz olduğunu düşündük. Kültür ve Turizm Bakanlığımız Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüyle yapmış olduğumuz bir iş birliği protokolü çerçevesinde burasının bir tiyatro sahnesi olarak açılması yönünde karar verdik. Bugün de ilk sahnemizi alıyoruz. Tabii ilk sahnenin özellikle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın akşamına gelmesi de bizim için ayrı bir anlam katmaktadır" ifadelerini kullandı.
Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Yazma çöreği"
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:16 Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Yazma çöreği" Çankırı’nın geleneksel tescilli lezzeti yazma çöreği, kente gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlar arasında yer alıyor. Çankırı’da cevizli iç harcı, kat kat yapısı ve taş fırında pişirilmesiyle bilinen coğrafi işaretli lezzetlerinden yazma çöreği, yıllardır evlerde yapıldığı gibi restoranlarda da sofraları süslüyor. 2023 yılında coğrafi işaretle tescillenen yazma çöreği, yerli ve yabancı turistlerden de ilgi görüyor. Hafif yapısı ve mideyi rahatsız etmeyen özelliğiyle bilinen lezzet, taş fırında pişirilerek sofralara sunuluyor. Yazma çöreğinin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten aşçı Nuray Pulat İHA muhabirine yaptığı açıklamada, hamurun maya, tuz, un ve su ile yoğrulduğunu söyledi. Mayalanan hamurun bezeler halinde açıldığını ifade eden Pulat, "Açılan hamurların arasına bolca ceviz serpilerek kat kat hazırlanır. Daha sonra hamur dikkatlice kapatılarak tepsiye yerleştirilir. Elle bastırılarak şekil verilen çörek taş fırında pişirilir. Pişme aşamasında üzerine tereyağı sürülür. Fırından çıkmasına yakın tekrar yağlanarak üzerinin kızarması sağlanır" dedi. Yazma çöreğinin Çankırı mutfağında önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Pulat, "Kat kat yapısı ve tereyağının verdiği aroma sayesinde yazma çöreği hem yumuşak hem de oldukça lezzetli olur. Hafif yapısı sayesinde mideyi rahatsız etmez ve uzun süre tazeliğini korur. Çankırı’da özellikle bayramlarda, düğünlerde, imecelerde ve özel günlerde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır. Geçmişten günümüze ulaşan geleneksel bir tattır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir" diye konuştu.
Çankırı’nın tescilli lezzeti: Yazma çöreği
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:13 Çankırı’nın tescilli lezzeti: Yazma çöreği Çankırı’nın coğrafi işaretli yöresel lezzeti yazma çöreği, cevizli iç harcı, kat kat yapısı ve taş fırında pişirilmesiyle kente gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlar arasında yer alıyor. Çankırı’da coğrafi işaretli lezzetlerinden biri olan yazma çöreği, uzun yıllardır evlerde yapıldığı gibi restoranlarda da sofraları süslüyor. 2023 yılında coğrafi işaretle tescillenen yazma çöreği, yerli ve yabancı turistlerden de ilgi görüyor. Hafif yapısı ve mideyi rahatsız etmeyen özelliğiyle bilinen lezzet, taş fırında pişirilerek sofralara sunuluyor. Yazma çöreğinin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten aşçı Nuray Pulat İHA muhabirine yaptığı açıklamada, hamurun maya, tuz, un ve su ile yoğrulduğunu söyledi. Mayalanan hamurun bezeler halinde açıldığını ifade eden Pulat, "Açılan hamurların arasına bolca ceviz serpilerek kat kat hazırlanır. Daha sonra hamur dikkatlice kapatılarak tepsiye yerleştirilir. Elle bastırılarak şekil verilen çörek taş fırında pişirilir. Pişme aşamasında üzerine tereyağı sürülür. Fırından çıkmasına yakın tekrar yağlanarak üzerinin kızarması sağlanır" dedi. Yazma çöreğinin Çankırı mutfağında önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Pulat, "Kat kat yapısı ve tereyağının verdiği aroma sayesinde yazma çöreği hem yumuşak hem de oldukça lezzetli olur. Hafif yapısı sayesinde mideyi rahatsız etmez ve uzun süre tazeliğini korur. Çankırı’da özellikle bayramlarda, düğünlerde, imecelerde ve özel günlerde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır. Geçmişten günümüze ulaşan geleneksel bir tattır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir" diye konuştu.
Camı çatlatarak sanata uzanan yolculuk
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:57 Camı çatlatarak sanata uzanan yolculuk Kahramanmaraş’ta bir oto lastik tamircisi, sosyal medyadan izlediği videolardan etkilenerek cam kırma sanatında kendini geliştirip, birbirinden farklı eserler yapıyor. Kahramanmaraş’ta yaşayan 28 yaşındaki oto lastik tamircisi Ersel Darıcı, sosyal medyadan izlediği videolardan etkilenerek cam kırma sanatına yöneldi. Darıcı, çekiçle cam üzerine oluşturduğu kırıklarla portre ve çeşitli figürler meydana getirmeye başladı. Kendini geliştiren Darıcı, milim milim işleyerek camlarda oluşan çatlakları adeta bir fırça darbesine dönüştürürken, uzun süren titiz çalışmalar sonucu eserlerini ortaya çıkarıyor. Cam kırarak yapılan çalışmalardaki en küçük hata ise tüm camın dağılmasına neden olabiliyor. "Özel bir camı çekiçle kırarak darbelerle oluşturulan bir sanat" Dünyada bu sanatı yapan nadir isimler olduğunu söyleyen Darıcı, "Bu sanat özel bir camı çekiçle kırarak darbelerle oluşturulan bir sanat. Aynı anda hem cam kırma hem de gölgelendirme sanatı yapıyorum. 2020 yılında sosyal medyada gördüm. Merak uyandırdı ve İsviçreli bir adam bu sanatı yapıyordu. Ülkemizde bu sanatla ilgilenen yok diye biliyorum. Çalışmalarımda silüetler, hayvan figürlerinin yüz açıları, çiçekler ve buna benzer üç boyutlu formatlarını da yapabiliyorum. Atatürk, Kemal Sunal gibi isimleri de sanata dönüştürdüm. Spontane çalışmalarım da var örneğin at figürü uzaktan daha çok belirgin oluyor. Bu çalışmayı ileri boyutlara taşımak istiyorum" diye konuştu.
Yunusemre’de 19 Mayıs şöleni renkli görüntülere sahne oldu
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:52 Yunusemre’de 19 Mayıs şöleni renkli görüntülere sahne oldu Yunusemre Belediyesi ve Yunusemre Belediyespor tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik Şöleni, spor, müzik ve eğlence dolu etkinliklerle büyük coşkuya sahne oldu. 100. Yıl Meydanı’nı dolduran gençler ve vatandaşlar, bayram sevincini gün boyu hep birlikte yaşadı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında organize edilen şölen, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Spor gösterileri, dans etkinlikleri, mini konserler, yarışmalar ve birbirinden renkli aktivitelerin yer aldığı organizasyonda gençler doyasıya eğlendi. Etkinlik kapsamında judo ve taekwondo gösterileri, zumba etkinliği, minder güreşi müsabakaları, Anadolu Ateşi gösterisi, mini konserler, bilek güreşi, penaltı atışları, halat çekme yarışmaları ve çocuk eğlence alanları vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Gün boyu süren etkinliklerde meydan renkli görüntülere sahne oldu. Şölene Yunusemre Belediye Başkanvekili Ali Kuyumcu, CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak, belediye başkan yardımcıları, Yunusemre Belediyespor Kulüp Başkanı Bülent Kanik, meclis üyeleri, Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Tuncay Öztürk, daire başkanları, yöneticiler, antrenörler, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Yunusemre Belediye Başkanvekili Ali Kuyumcu, gençlerin enerjisinin ve spora olan ilgisinin kendilerini umutlandırdığını belirterek, "Gençlerimizin spora olan tutkularını, özgür düşüncelerini ve heyecanlarını gördükçe bu ülkenin geleceğine olan inancımız daha da güçleniyor. 19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği en değerli miraslardan biridir. Bu anlamlı günü ilerleyen yıllarda çok daha büyük coşku ve birliktelikle kutlamayı temenni ediyoruz" dedi. Yunusemre Belediyesi olarak gençlerin ve sporun yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Kuyumcu, Belediye Başkanı Semih Balaban öncülüğünde spor yatırımlarının ve gençlik projelerinin artarak süreceğini kaydetti.
Manisa’da 300 dronlu 19 Mayıs gösterisi nefes kesti
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:33 Manisa’da 300 dronlu 19 Mayıs gösterisi nefes kesti Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 19 Mayıs kutlamalarında 300 dronun gökyüzünde oluşturduğu Atatürk portresi ve Türk Bayrağı büyük beğeni topladı. Binlerce vatandaşın katıldığı fener alayı ve Ozbi konseriyle kentte unutulmaz bir bayram coşkusu yaşandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları, kentte büyük bir coşkuya sahne oldu. Fener alayı, konser ve 300 dronla gerçekleştirilen görsel şölen vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Kutlamalar kapsamında yüzlerce vatandaş, Hakkı İplikçi Parkı’ndan başlayarak Cumhuriyet Meydanı’na kadar ellerinde Türk bayraklarıyla yürüdü. Fener alayına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, belediye yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Fener alayının ardından Cumhuriyet Meydanı’nda sahne alan sevilen sanatçı Ozbi, seslendirdiği şarkılarla gençlere unutulmaz bir gece yaşattı. Alanı dolduran vatandaşlar şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederken, bayram coşkusu meydanda doruğa ulaştı. Konser sırasında sahneye çıkan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Manisa, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. Manisa’nın aydınlık yüzleri, Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri ve gençleri; hepiniz hoş geldiniz" diyerek vatandaşların bayramını kutladı. Dutlulu, Gençlik Haftası boyunca kültür ve sanat etkinliklerinin devam edeceğini belirterek tüm Manisalıları etkinliklere davet etti. Gecenin en dikkat çeken etkinliği ise Atatürk Kent Parkı’nda gerçekleştirilen dron gösterisi oldu. Gökyüzüne yükselen 300 dron, Atatürk portresi ve Türk Bayrağı oluşturarak izleyenlere görsel şölen sundu. Vatandaşlar gösteriyi cep telefonlarıyla kaydederken, ortaya çıkan görüntüler büyük alkış aldı. Öte yandan sanatçı Ozbi, konser sırasında rahmetli Ferdi Zeyrek’i anarak "Bizi Hatırla" şarkısını ona ithaf etti. (SC-
Muğla’da gençlik kokteyli düzenlendi
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:32 Muğla’da gençlik kokteyli düzenlendi Muğla’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşkusu, Muğla Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen özel bir kokteyl programıyla taçlandı. Gençlik sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileri, üniversite öğrenci toplulukları, protokol üyeleri ve çok sayıda gencin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz da kokteyli ziyaret ederek gençlerin bayram coşkusuna ortak oldu. Etkinlikte gençlere seslenen Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, meydandaki atmosferden duyduğu mutluluğu dile getirerek "Atamızın güvenip de gençlere emanet ettiği geleceğin hakkını veren gençler şu anda bu meydanda. Sağ olun, var olun, ayaklarınıza sağlık buradaki bu birlik beraberlik için. Bugün çok anlamlı bir gün. Tam 107 yıl önce Atamız bir hayal kurdu. Şartlar gerçekten hiç öyle pırıl pırıl değildi, çok zordu her şey. Ama onun sahip olduğu bir inanç, bir gayret ve bir mücadele vardı. Samsun’da yakılan o milli mücadele meşalesinin peşinden giden yurttaşlarımız sayesinde bugün burada özgürce hayal kurabiliyor, hayallerimizi gerçekleştirebiliyoruz. Bize, hepimize düşen; layık olmak. Atatürk’ün çocukları olmak, öyle davranmak. Eğleneceğiz, coşacağız ama yarın aynı çalışkanlıkla hayallerimize koşmaya devam edeceğiz. Bayramınız kutlu olsun" dedi. "Gençlerimizin sarsılmaz bir inançla yanındayız" Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz ise konuşmasında Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın selamlarını ileterek belediye olarak gençlerin her zaman arkasında olduklarını vurguladı. Yılmaz, konuşmasında "Bugün burada sizlerle beraber olmaktan mutluyum. Marmaris’teki fener alayı yürüyüşüne katılan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın sizlere özellikle selam ve sevgilerini iletiyorum. Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin geçtiğimiz iki yıl içerisinde canla başla, sarsılmaz bir inançla yanında olduk. Bundan sonraki süreçte de tüm gençlerimizin yanında olduğumuzu özellikle bilmenizi isterim. Yenilmez kahraman Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107. yıl dönümünde, hepinizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarım" ifadelerini kullandı.