KÜLTÜR SANAT
Emine Erdoğan: "Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir’’ 21 Mayıs 2026 Perşembe - 22:52:16 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türk mutfağının, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatı olduğunu belirterek, "Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir" dedi. İstanbul’da, "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında düzenlenen "Bir Sofrada Miras" programı gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi, büyükelçiler, konsoloslar, sektör temsilcileri katıldı. Yemekten önce etkinlik alanını gezen Emine Erdoğan "Birikim Mutfaktan", "AnadoludaKİLER", "Bereketli Hilal Sofrası", "Şark Sofrası", "Kardeşlik ve Birlik Sofrası", "Yörük Sofrası", "Karadeniz Sofrası", "Rumeli Sofrası", "Sıfır Atık Vakfı" ve "Milli Saraylar Başkanlığı" stantlarını ziyaret etti. Siirt, Bursa, İzmir, Kafkas ve Trabzon halk oyunları gösterisiyle başlayan programda Bakan Kacır ve Bakan Ersoy, Emine Erdoğan’ın ardından birer konuşma gerçekleştirdi. Programda konuşan Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi. Türk mutfağının güçlü bir medeniyet mirası olduğunun yeniden hatırlandığını kaydeden Erdoğan, bu mirasın Türkiye’nin sadece yemeklerini değil yerelden evrensele uzanan kültürel zenginliğini de temsil ettiğini belirtti. Yurtdışındaki etkinliklerle Türk Mutfağı Haftası’nı kutlayan dış temsilciliklere selam gönderen Erdoğan, "Mutfak, insanlık tarihinin en eski arşivlerinden biridir. Kurulan her sofrada bir toplumun inançlarını, kültürel kodlarını ve coğrafyayla kurduğu ilişkiyi satır satır okumak mümkündür. Söz konusu Türk mutfak mirası olduğunda, yüzyıllarla ifade edilen bir medeniyet yürüyüşünden bahsederiz. Türk mutfağının kapısı, Türkistan’dan açılır, göçlerle Anadolu’ya uzanır, oradan Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine Balkanlar’a, Doğu Avrupa’ya, Orta Doğu’ya ve Kuzey Afrika’ya kadar yayılır. Bu tarihsel hat boyunca, farklı kültürler birbirine temas eder, birbirinden öğrenir, birbirini, zenginleştirir" diye konuştu. "Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir" Çok kültürlülüğün Türk mutfağının en güçlü ve ayırt edici vasıflarından biri olduğunun altını çizen Erdoğan, Osmanlı medeniyetine bakıldığında farklı dinlerin, dillerin ve kimliklerin asırlar boyunca bir arada yaşayabildiği barış dolu bir kültür iklimi görüldüğünü, bunun en zarif tezahürlerinden birinin Anadolu mutfağı olduğunu anlattı. Anadolu’da, farklı kökenlerden insanların aynı mahallede kapı komşusu olduğunu kaydeden Erdoğan, "Haşlanmış buğday taneleri bir evde aşure olurken, yan komşuda ’koliva’, karşı komşuda, ’anuşabur’ diye pişmiş, birbirine ikram edilmiştir. Şam Tatlısı, arnavutciğeri, tatar böreği, Acem pilavı, çerkes tavuğu gibi yemekler isimleri değişmeden, sofrada yerini almıştır. Kürt tandır ekmeği, Laz böreği, Boşnak mantısı aynı sofrada buluşmuştur. Her kültür kendi kimliğini koruyarak ortak bir lezzete katkı sunuyor. Mesela dünyaca ünlü baklavamızın kat kat açılan yufkalarında, Türkistan’dan taşıdığımız hamur işi geleneğinin izleri vardır. Üzerine dökülen şerbet kökleri Romalılara uzanan, daha sonra Arap mutfağında geliştirilen, hamur işine bal şerbet dökme geleneğiyle doğrudan bağlantılıdır. Zaten, soframıza asıl tadını, tuzunu veren de işte bu birlikte yaşama kültürü ve birlikten doğan kuvvettir. Kaynayan tencereler, kültürlerarası etkileşimi ve diyaloğu güçlendiren bir medeniyet dilidir. O nedenle Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan, gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir. Sadece ne yediğimizi değil nasıl yaşadığımızı, neye inandığımızı, hangi değerleri baş tacı yaptığımızı da anlatır" dedi. "Türk sofralarının, içinde yaşadığımız çağa söyleyecek çok güçlü sözleri olduğuna inanıyorum" Emine Erdoğan, "Bugün insanlık, farklılıkların çatışma sebebi değil, zenginlik kaynağı olduğu bir dünyanın arayışı içinde ön yargılarla çoraklaşan insaniyet toprağını şifalandırmanın, bir arada yaşamayı başarmanın yollarını arıyor. Fakat ne yazık ki çok kültürlülük çoğu zaman, teorik bir kavram olarak kalıyor. Çünkü insanların yaşanmış örneklere, gerçek hayat tecrübelerine ihtiyacı var. Bu anlamda Türk sofralarının, içinde yaşadığımız çağa söyleyecek çok güçlü sözleri olduğuna inanıyorum. Çünkü buğdayın ilk kez ekmeğe dönüştüğü bu kadim topraklar insan odaklı bir yaşam tasavvurunu yüzyıllardır sofraya taşımaya devam ediyor. Çünkü Anadolu’da gönüller birbirine eklenir ve ortaya muhteşem bir insanlık zinciri çıkar. Hayatın yükü, omuz omuza veren insanların dayanışmasında kuş tüyü kadar hafifler. Nişan, düğün, sünnet gibi özel günlerde ve cenazelerde komşular hiçbir yardım talebi gelmesini beklemeden bir araya gelir, ev sahibinin işlerini sırtlanırlar. Kadınlar, kışlık hazırlığı, yaprak sarma, ekmek pişirme, Ramazan hazırlıkları gibi emek yoğun işleri imece usulü yaparlar" diye konuştu. Bunun en güzel örneklerinden birinin de, UNESCO’nun somut olmayan, kültürel miras listesinde yer alan "keşkek" olduğunu kaydeden Erdoğan, "Türk mutfağı, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır. Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir. Bize düşen görev ülkemizin gastronomi imajını dünyaca bilinen birkaç yemekle sınırlı olmaktan çıkarıp, ’anlam, kültür ve değer mutfağı’ olarak, dünyada hak ettiği konuma taşımaktır" ifadelerini kullandı. Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar’ın, UNESCO Özgün Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında yer almasının gurur verici olduğun vurgulayan Erdoğan, "İnanıyoruz ki her şehrimiz dünya gastronomi haritasında güçlü bir cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahiptir. Yeter ki mutfağımızı doğru bir gastronomi anlatısıyla buluşturalım. Atıksız, israfsız, sürdürülebilir, çevre dostu, sağlıklı ve her beslenme tercihine cevap verebilen yönlerini ön plana çıkaralım. İklim krizinden, yerel kimliklerin korunmasına kadar pek çok küresel mesele için ilham veren bir yaşam modeli olarak sunabilelim" değerlendirmesinde bulundu. "Mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira lira destek sağladık" Bakan Kacır ise, "Anadolu’nun her bölgesinin kendine özgü üretim bilgisini, yerel lezzetlerini, geleneksel yöntemlerini ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak mirasını yansıtan tescilli bin 847 coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahibiz. Avrupa Birliği nezdinde tescilli 46 coğrafi işaretli ürünümüzle, Anadolu’nun lezzet hafızasını küresel ölçekte güçlü biçimde temsil ediyoruz. Kalkınma ajanslarımız ve bölge kalkınma idarelerimiz eliyle, bugüne dek mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira destek sağladık. Hanımefendinin öncülüğü ve himayelerinde yürüttüğümüz Anadoludakiler Projemizle de; yerel üreticimizin emeğini görünür kılmak, Anadolu’nun özgün değerlerini markalaştırmak ve kadim birikimimizi yeni nesillere bir kalkınma hikâyesi olarak aktarmak üzere adım attık" diye konuştu. "Türkiye, gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahip" Bakan Ersoy da, "Bakanlık olarak, Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanter Sistemi’nde ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ grup başlığı altında 87 adet yaşayan miras unsurunu kayıt altına almış bulunuyoruz. Ayrıca Mesir Macunu Festivali’nden İftar ve İftar ile İlgili Sosyo-Kültürel Gelenekler’e kadar 7 farklı mutfak kültürümüz UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne kaydettirilmiştir. Bu yıl ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ adlı aday dosyamızı da UNESCO’ya sunduk. 2028’de UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedilmesini bekliyoruz. Türkiye; sahip olduğu eşsiz coğrafi çeşitlilik, dört mevsime yayılan tarımsal üretim kapasitesi, yerel ürün zenginliği, coğrafi işaretli değerleri, bölgesel mutfak kimlikleri ve binlerce yıllık mutfak geleneğiyle gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahiptir" dedi. Türk ve Osmanlı Mutfağı yemeklerinin servis edilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın konseri ve aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 19:25 Tekirdağ’da Türk Mutfağı Haftası "Bir Sofrada Miras" temasıyla başladı Tekirdağ’da, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında, kente özgü yöresel lezzetler tanıtıldı. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Tekirdağ mutfağının kültürel mirası ve gastronomi potansiyeli ön plana çıkarıldı. 2022 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde hayata geçirilen "Türk Mutfağı Haftası", her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında Türkiye genelinde ve yurt dışında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. "Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" kitabından hareketle düzenlenen organizasyon kapsamında, yöresel mutfak kültürünün tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Program kapsamında, Emine Erdoğan’ın Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla yayımladığı video mesaj katılımcılara izletildi. Daha sonra açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, Türk mutfağının köklü geçmişine ve Tekirdağ’ın gastronomik değerlerine ilişkin bilgiler verdi. Etkinlikte ayrıca, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hamide Salha moderatörlüğünde "Bir Sofrada Miras" konulu panel gerçekleştirildi. Panelde Türk mutfağının kültürel mirası, yöresel ürünlerin korunması ve gastronomi turizminin geliştirilmesi konuları ele alındı. Program sonunda katılımcılara Tekirdağ’a özgü yöresel ürünler ikram edilirken, Vali Recep Soytürk etkinlik alanında kurulan stantları ziyaret etti. Soytürk, Tekirdağ gastronomisinin gelişimine ve markalaşmasına katkı sunan üretici ve işletmelere teşekkür etti. Tekirdağ’da Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa; Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Süleymanpaşa Kaymakamı Nedim Tunçer, Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 18:43 Konya’da "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri başladı Konya’da bu yıl beşincisi gerçekleştirilen "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri ‘Bir Sofrada Miras’ temasıyla başladı. İlk olarak Mevlana Müzesi’nde dua edilmesiyle başlayan program Ateşbaz-ı Veli Hazretleri Türbesi’nde tuz alma merasimiyle devam etti. Konya Valiliği himayelerinde; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda, Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi ve Meram Belediyesi iş birliğiyle Meram Şehir ve Yaşam Kültürü Müzesi’nde program düzenlendi. Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Fidan, Türk Mutfağı Haftası’nın Konya’ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Meram İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da, Konya mutfağının, Türk mutfağında geniş bir yer kapladığını belirtti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Türk Mutfağı Haftası’nın bu yılki ‘Bir Sofrada Miras’ teması son derece önemlidir. Konya’mız bu mirasın en güçlü temsilcisi olan şehirlerin başındadır. Selçuklu Darülmülkü olan şehrimiz, asırlar boyunca ilmin, irfanın, sanatın ve ticaretin merkezi olduğu gibi aynı zamanda zengin mutfak kültürüyle Anadolu’nun en müstasna şehirlerinden bir olmuştur" dedi. Konya’nın hem fiziki hem de sosyal olarak geliştiğini ifade eden AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, şehrin her köşesinde ayrı bir etkinlik düzenlendiğini belirtti. Konya’nın sahip olduğu coğrafi işaretli ürünlerle gastronomi dünyasında seçkin bir yere sahip olduğunu kaydeden Vali Akın, "Tescilli lezzetlerimizin sayısındaki artış, bu kadim mirasın korunarak yarınlara aktarılması noktasındaki kararlılığımızın en somut göstergesidir. Her yıl üzerine koyarak, içerik ve nitelik bakımından daha da zenginleştirdiğimiz etkinliklerimizin çeşitliliği, bu yıl da organizasyonun küresel vizyonuna yakışır bir seviyeye ulaştığını kanıtlamaktadır. Atölye çalışmalarından yarışmalara, ikramlardan kültürel programlara kadar uzanan bu geniş yelpaze, Konya mutfağının yaşayan ve sürekli yenilenen canlı bir miras olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.
Kazım Karabekir’in kızı Gümüşhane’de gençlerle buluştu
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:07 Kazım Karabekir’in kızı Gümüşhane’de gençlerle buluştu Gümüşhane Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide Kazım Karabekir Paşa’nın kızı Timsal Karabekir öğrencilerle bir araya gelerek Milli Mücadele yıllarına ilişkin önemli hatıraları ve tarihi bilgileri paylaştı. Gümüşhane Üniversitesi tarafından düzenlenen GÜNİFEST Bahar Şenlikleri kapsamında Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Programda konuşan Timsal Karabekir, babası Kazım Karabekir Paşa’nın Milli Mücadele Dönemi’ndeki ve Doğu Anadolu’daki yetim çocuklar için yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Karabekir, savaş yıllarında anne ve babasını kaybeden çocukların sokaklardan toplanarak himaye altına alındığını belirterek, "Gürbüzler Ordusu" adı verilen yapıyla çocukların hem eğitim aldığını hem de meslek sahibi yapıldığını söyledi. İlk çocuk kafilesinin Gümüşhane yolu üzerinden toplandığını ifade eden Karabekir, bu çocukların ilerleyen yıllarda ülkeye önemli katkılar sunduğunu anlattı. Söyleşide ayrıca Kazım Karabekir Paşa’nın eğitim, çocuk hakları ve sosyal dayanışma konularındaki çalışmalarına da değinildi. Programa Gümüşhane Valisi Cevdet Atay, Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program sonunda Timsal Karabekir’e plaket ve hediye takdim edildi.
Merkezefendi’de Genç Heykel Çalıştayının ikincisi gerçekleştirildi
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:04 Merkezefendi’de Genç Heykel Çalıştayının ikincisi gerçekleştirildi Merkezefendi Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Genç Heykel Çalıştayı kapsamında genç sanatçıların hayal güçleriyle ortaya çıkardığı eserler sanatseverlerle buluştu. Merkezefendi Kültür Merkezi’nde açılan Genç Heykel Çalıştayı sergisinde, birbirinden farklı temalarda hazırlanan heykel çalışmaları ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Heykel Çalıştayı’na hazırlanan eserleri inceleyen Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, genç heykeltıraşlarla bir araya gelerek eserlerinden dolayı genç sanatçıları tebrik etti. Heykel Çalıştayı’nın açılışına Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Cumhuriyet Halk Partisi Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım ve Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan katıldı. Program sonunda katılımcılara sertifika ve plaket takdim edildi. Sanatın gençlerin bakış açısıyla şekillendiği çalıştayın, hem üretimi hem de sanatsal paylaşımı teşvik ettiğini belirten Başkan Doğan, genç sanatçıların ortaya koyduğu eserlerin ilçenin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Çalıştay sonunda hazırlanan eserlerin sergi süresinin ardından Merkezefendi’nin farklı noktalarına yerleştirileceği belirtildi. Genç heykeltıraşların imzasını taşıyan eserler,7 Haziran tarihine kadar Merkezefendi Kültür Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Başkan Doğan, tüm vatandaşları genç sanatçıların emek ve hayal gücüyle ortaya çıkardığı eserleri görmeye davet etti.
Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz güven tazeledi
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:52 Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz güven tazeledi Güven tazeleyen Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Körfez ülkeleri başta olmak üzere uluslararası pazarlarda Bursa’ya olan ilgi artıyor. Bursa turizminin önümüzdeki süreçte daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyorum" dedi. Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği’nin 2026 yılı Mayıs ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba’nın yanı sıra birlik üyesi diğer belediye başkanları ve meclis üyeleri katıldı. Meclis oturumunda yapılan oylamada Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, güven tazeleyerek Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanlığı görevine yeniden seçildi. Toplantıda ayrıca komisyon üyeleri ve encümen üyeleri de belirlendi. Meclis üyelerine teşekkür eden Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Bursa’nın turizm vizyonu hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Yılmaz, "Şehrimiz kültür turizminden sağlık turizmine, inanç turizminden gastronomiye, kış turizminden doğa sporlarına kadar geniş bir alanda önemli kapasite taşımaktadır. Bursa, artık yalnızca tarihi geçmişiyle öne çıkan bir şehir değildir. Aynı zamanda güçlü altyapısı, ulaşım imkanları, sağlık yatırımları, konaklama kapasitesi ve üretim gücüyle de turizmde büyüme potansiyeli yüksek stratejik bir merkez konumundadır. Körfez ülkeleri başta olmak üzere uluslararası pazarlarda Bursa’ya olan ilginin her geçen gün arttığını görüyoruz" dedi. Bursa’yı dünyaya tanıttık Birliğin başarılı çalışmalara imza attığını vurgulayan Başkan Yılmaz, "Katıldığımız uluslararası fuarlarda Bursa’yı dünyaya tanıttık. Şehrimizin turizm değerlerini doğrudan sektör temsilcilerine anlatarak Bursa’nın uluslararası pazardaki bilinirliğini güçlendirecek önemli temaslar sağladık. Görüşmelerimiz sayesinde Bursa’nın Körfez ülkeleri açısından önemli bir destinasyon haline gelmesine yönelik güçlü ilişkiler kurduk. Bursa’nın dört mevsime yayılan turizm çeşitliliğini uluslararası sektör temsilcilerine aktarma imkanı bulduk. Birlik olarak temel yaklaşımımız; şehrimizin sahip olduğu tüm değerleri ortak bir vizyon altında, planlı, profesyonel ve sürdürülebilir bir anlayışla dünyaya tanıtmaktır" diye konuştu. Yerelde güçlü projeler Yerelde hayata geçirilen projelerden bahseden Başkan Oktay Yılmaz, "Emir Sultan Camii, türbesi ve çevresi için dijital rehber hazırladık. Tarihi kent haritaları ve kültür rotaları oluşturarak ziyaretçilerin şehir deneyimini daha nitelikli hale getirmeye yönelik çalışmalar yürüttük. Bursa’nın fethinin 700. yılına özel bir prestij kitabı hazırladık. Orhan Gazi dönemi ve Yeşil imareti anlatan iki özel eserimizle kentimizin tarihi kimliğini kayıt altına alan kalıcı çalışmalara imza attık. Bursa’ya özgü hediyelik eşya çalışmaları gerçekleştirdik. Ayrıca TÖMER Bursa Şubesi iş birliğiyle turizm çalışanlarına yönelik turizm İngilizcesi eğitim desteği sağlayarak insan kaynağımızı güçlendirmeye önem verdik" dedi. Pirinç Han’a deneyim merkezi Başkan Oktay Yılmaz, önümüzdeki dönemin en önemli çalışma başlıklarından birinin Pirinç Han projesi olduğunu belirtti. Yılmaz, "Pirinç Han içerisinde birliğimize tahsis edilen alanlarda başlattığımız çalışmalarla dijital ve interaktif uygulamaların yer aldığı yeni nesil bir deneyim merkezi oluşturuyoruz. Bu projeyle hedefimiz; Bursa’nın tarihini, kültürünü ve turizm potansiyelini çağın iletişim diliyle buluşturmak ve şehrimize yeni bir çekim merkezi kazandırmaktır" ifadelerini kullandı. Başkan Oktay Yılmaz, Bursa’nın turizmi için iş birliği ve ortak aklın önemine dikkat çekti. Yılmaz, "Birlik olarak yerel yönetimlerimizle, kamu kurumlarımızla, üniversitelerimizle, sektör temsilcilerimizle ve turizm paydaşlarımızla birlikte hareket etmeye ve Bursa’yı uluslararası ölçekte güçlü bir marka şehir haline getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bursa’nın sahip olduğu potansiyelin daha güçlü şekilde ortaya çıkabilmesinin, güçlü bir iş birliğiyle mümkün olacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde Bursa’nın kültür, sağlık, gastronomi, doğa ve termal turizm alanlarında çok daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyorum" dedi. Toplantı sonunda birliğin yürüttüğü çalışmalar, planlanan projeler ve kent turizminin geliştirilmesine yönelik gündem maddeleri kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Niğde’nin tarihi mirası Sungurbey Camii’nde restorasyon tamamlandı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:11 Niğde’nin tarihi mirası Sungurbey Camii’nde restorasyon tamamlandı Niğde’nin en önemli tarihi yapılarından biri olan Sungurbey Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açılmaya hazırlanıyor. İlhanlılar döneminde Niğde Valisi Sungur Bey tarafından 1316-1335 yılları arasında yaptırıldığı değerlendirilen tarihi yapı, özgün mimarisine sadık kalınarak restore edildi. Taş işçiliği, ahşap süslemeleri ve mimari detaylarıyla yüzyıllardır Niğde’nin simge eserleri arasında yer alan camide Mart 2023’te başlayan restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Geçirdiği yangınlar, depremler ve uzun yıllar süren ihmal nedeniyle ciddi hasarlar oluşan tarihi yapı, bilimsel yöntemler ve titiz çalışmalarla yeniden ayağa kaldırıldı. Tarihi yapının özgün kimliği korundu Restorasyon süreci boyunca yapının tarihi dokusunun korunmasına büyük önem verildiğini ifade eden Vakıflar Genel Müdürlüğü İnşaat Mühendisi Zülfü Şeker, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Şeker, Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak böylesine önemli bir tarihi eseri yeniden ibadete açmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek yapının İlhanlılar döneminde inşa edildiğini ve yıllar içerisinde çeşitli afetler nedeniyle zarar gördüğünü söyledi. Özellikle 18. yüzyılda meydana gelen büyük yangının ardından caminin üst örtüsünün tamamen yıkıldığını ifade eden Şeker, daha sonra ibadetin devam edebilmesi için ahşap çatı ve 24 ahşap direkten oluşan geçici bir sistem kurulduğunu kaydetti. Bilim heyetiyle detaylı inceleme yapıldı 2023 yılında başlayan restorasyon sürecinde alanında uzman akademisyenlerden oluşan bilim heyetiyle kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirten Şeker, yapıyla ilgili arşiv taramaları, dönem araştırmaları ve zemin incelemeleri gerçekleştirildiğini söyleyerek, "Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda caminin özgün halinde 6 taş ayak üzerine inşa edildiği belirlendi. Bu taş ayakların üzerinde kemer, tonoz ve kubbe sisteminin bulunduğu ortaya çıktı. Hazırlanan restorasyon projesi ise Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı ve çalışmalar bu doğrultuda şekillendirildi" dedi. Modern tekniklerle geleceğe taşındı Restorasyon sürecinde hem tarihi dokunun korunduğunu hem de modern mühendislik tekniklerinden yararlanıldığını vurgulayan Şeker, yapının geleceğe güvenli şekilde taşınabilmesi adına önemli uygulamalar yapıldığını, yapıda çelik çatı sistemi kullanıldığını ve taşıyıcı çelik kolonların taş ayakların içerisine gizlenerek tarihi görünümün korunmasının sağlandığını söyledi. Yapılan çalışmalar sayesinde hem yapının estetik görünümünün korunduğunu hem de dayanıklılığının artırıldığını ifade eden Şeker, modern tekniklerin tarihi yapı ile uyumlu şekilde kullanıldığını kaydetti. Sungurbey Camii’nin dönemin en nitelikli taş ve ahşap işçiliğini yansıtan eserlerden biri olduğunu belirten Şeker, "Yapının özgün durumunu koruyabilmek adına ve özgün halini yansıtabilmek adına 6 adet taş ayak yaptık. Bu taş ayak üzerinde kemerlerimizi koyduk. Mevcut taşlarda temizlik, konservasyon ve koruma işlemleri gerçekleştirdik. Ayrıca çevre düzenleme imalatları ve cemaatimizin kullanımına sunacağımız abdesthane imalatlarımız gerçekleştirildi" şeklinde konuştu. Yaklaşık 3 yıldır devam eden çalışmaların ardından restorasyon çalışmaları tamamlanan caminin önümüzdeki günlerde ibadete açılması bekleniyor.
Atakum’da 19 Mayıs coşkusu
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:11 Atakum’da 19 Mayıs coşkusu Samsun’un Atakum ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen etkinlikler vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesinin hafta boyunca gerçekleştirdiği 19 Mayıs etkinliklerinin finali, 19 Mayıs Gençlik Yürüyüşü ile yapıldı. Saat 19.19’da başlayan yürüyüşte vatandaşlar, Yenimahalle Vatan Caddesi’nden Kurupelit Sahili’ne kadar marşlar söyleyerek ilerledi. Atakum Belediyesi Cumhuriyet Kadınları Bandosu eşliğinde gerçekleşen korteje çevredeki vatandaşlar balkonlardan alkışlarla destek verdi. Yürüyüşe Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’in yanı sıra CHP Atakum İlçe Başkanı Adem Kürek, CHP Atakum İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatma Dönmez ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kurupelit sahilinde sona eren kortej, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Cumhuriyet Kadınları Bandosu’nun gösterisinin ardından Atakum Belediyesi Halk Oyunları Ekibi sahne aldı. Türkiye’nin farklı yörelerinden oyunların sergilendiği gösteriler izleyicilerden alkış aldı. Program kapsamında Anıtkabir’den Atakum’a getirilen Türk bayrağı da Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e teslim edildi. Bayrağı özenle koruyacaklarını belirten Türkel, 19 Mayıs’ın bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı olduğunu vurgulayarak gençlere Cumhuriyet’e sahip çıkma çağrısında bulundu. "Cumhuriyet’i daha ileriye taşıyacaksınız" Türkel, "19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan o bir çift kararlı gözden, şu an önümde onun ayak izlerini takip eden yüzlerce genç kardeşimi görüyorum. Ülkemizin geleceği olan, Atatürk’ün izinden giden gençlerimiz bizlere düşen görev o mücadele ruhunu yaşatmak, gençlerimizin önünü açmak ve cumhuriyetimize ve bağımsızlığa aynı kararlılıkla sahip çıkmaktır. Genç kardeşlerim, bu ülkenin en büyük gücü sizlersiniz. Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i, aklınızla, vicdanınızla ve cesaretinizle daha ileri taşıyacağınıza yürekten inanıyorum. 19 Mayıs’ın taşıdığı o inanç, o cesaret ve o umut yüreğinizden hiçbir zaman eksik olmasın Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm Kurtuluş Savaşı kahramanlarımıza saygıyla, özlemle, minnetle anıyorum" dedi. Sahilde 19 Mayıs coşkusu Sahilde düzenlenen konser programı da vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. DJ Erdal’ın performansıyla başlayan etkinliklerde rap sanatçısı Enemy One sahne aldı. Sanatçının sevilen şarkılarına vatandaşlar hep bir ağızdan eşlik etti. Programın finalinde sahne alan Grup Özgürlük ise seslendirdiği eserlerle bayram coşkusuna duygusal anlar kattı. Atakum Sahili’nde düzenlenen etkinliklerde vatandaşlar 19 Mayıs coşkusunu gece boyunca yaşadı.
Niğde’nin tarihi mirası Sungurbey Camii’nde restorasyon tamamlandı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:06 Niğde’nin tarihi mirası Sungurbey Camii’nde restorasyon tamamlandı Niğde’nin en önemli tarihi yapılarından biri olan Sungurbey Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açılmaya hazırlanıyor. İlhanlılar döneminde Niğde Valisi Sungur Bey tarafından 1316-1335 yılları arasında yaptırıldığı değerlendirilen tarihi yapı, özgün mimarisine sadık kalınarak restore edildi. Taş işçiliği, ahşap süslemeleri ve mimari detaylarıyla yüzyıllardır Niğde’nin simge eserleri arasında yer alan camide Mart 2023’te başlayan restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Geçirdiği yangınlar, depremler ve uzun yıllar süren ihmal nedeniyle ciddi hasarlar oluşan tarihi yapı, bilimsel yöntemler ve titiz çalışmalarla yeniden ayağa kaldırıldı. Tarihi yapının özgün kimliği korundu Restorasyon süreci boyunca yapının tarihi dokusunun korunmasına büyük önem verildiğini ifade eden Vakıflar Genel Müdürlüğü İnşaat Mühendisi Zülfü Şeker, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Şeker, Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak böylesine önemli bir tarihi eseri yeniden ibadete açmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek yapının İlhanlılar döneminde inşa edildiğini ve yıllar içerisinde çeşitli afetler nedeniyle zarar gördüğünü söyledi. Özellikle 18. yüzyılda meydana gelen büyük yangının ardından caminin üst örtüsünün tamamen yıkıldığını ifade eden Şeker, daha sonra ibadetin devam edebilmesi için ahşap çatı ve 24 ahşap direkten oluşan geçici bir sistem kurulduğunu kaydetti. Bilim heyetiyle detaylı inceleme yapıldı 2023 yılında başlayan restorasyon sürecinde alanında uzman akademisyenlerden oluşan bilim heyetiyle kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirten Şeker, yapıyla ilgili arşiv taramaları, dönem araştırmaları ve zemin incelemeleri gerçekleştirildiğini söyleyerek, "Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda caminin özgün halinde 6 taş ayak üzerine inşa edildiği belirlendi. Bu taş ayakların üzerinde kemer, tonoz ve kubbe sisteminin bulunduğu ortaya çıktı. Hazırlanan restorasyon projesi ise Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı ve çalışmalar bu doğrultuda şekillendirildi" dedi. Modern tekniklerle geleceğe taşındı Restorasyon sürecinde hem tarihi dokunun korunduğunu hem de modern mühendislik tekniklerinden yararlanıldığını vurgulayan Şeker, yapının geleceğe güvenli şekilde taşınabilmesi adına önemli uygulamalar yapıldığını, yapıda çelik çatı sistemi kullanıldığını ve taşıyıcı çelik kolonların taş ayakların içerisine gizlenerek tarihi görünümün korunmasının sağlandığını söyledi. Yapılan çalışmalar sayesinde hem yapının estetik görünümünün korunduğunu hem de dayanıklılığının artırıldığını ifade eden Şeker, modern tekniklerin tarihi yapı ile uyumlu şekilde kullanıldığını kaydetti. Sungurbey Camii’nin dönemin en nitelikli taş ve ahşap işçiliğini yansıtan eserlerden biri olduğunu belirten Şeker, "Yapının özgün durumunu koruyabilmek adına ve özgün halini yansıtabilmek adına 6 adet taş ayak yaptık. Bu taş ayak üzerinde kemerlerimizi koyduk. Mevcut taşlarda temizlik, konservasyon ve koruma işlemleri gerçekleştirdik. Ayrıca çevre düzenleme imalatları ve cemaatimizin kullanımına sunacağımız abdesthane imalatlarımız gerçekleştirildi" şeklinde konuştu. Yaklaşık 3 yıldır devam eden çalışmaların ardından restorasyon çalışmaları tamamlanan caminin önümüzdeki günlerde ibadete açılması bekleniyor. (ST-AG-
Alanya’nın festival kervanı yola çıkıyor
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:00 Alanya’nın festival kervanı yola çıkıyor Alanya Belediyesi’nin bu yıl 24.’sünü düzenleyeceği Uluslararası Kültür Sanat ve Turizm Festivali’nin basın toplantısı, 800. yılı kutlanan tarihi Kızılkule’nde gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, tüm vatandaşları festivale davet etti. Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, "Bu yıl festivalimizin temasını ‘kervan’ olarak belirledik. Yörük ve Türkmen şehri Alanya’mız kervanı fazlasıyla içinde barındırıyor. Biz bu terimin altını çeşitli başlıklar altında doldurmaya gayret ettik. 21-27 Mayıs tarihleri aynı zamanda Türk Mutfağı Haftası olarak belirlendiği için festivalimizin içerisinde Türk Mutfağı ve Gastronomi Alanı düşünüldü. Ülkemizin farklı yerlerinden gelen mutfak uzmanlarının sunumları olacak. Kendi kültürlerini bizlerle paylaşmalarını istediğimiz Yeni Alanyalılar Platformu’na geniş bir yer verdik. Her ülke temsilcisi sunumlar yapacak. Çok sayıda öğrencisi olan değerli hemşerimiz Prof. Dr. Hayri Duman ile endemik bitkiler konusunda bir çalışma yaptık. Hocamızla yaptığımız çalışmada Alanya’ya ait endemik bitkilerden çiçekli olanları Kültür Müdürlüğümüz tarafından ipek kozası ile canlandırıldı. O da festivalimizde yer alacak. Yine Halk Eğitimi Merkezi ile yürüttüğümüz el sanatları kurslarımızdaki kadınların eserlerinin yer alacağı bir festival olacak. Bu yıl Kızılkule’nin 800. yaşını idrak ediyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımız yılsonuna kadar devam edecek" dedi. "Alanya hepimizin’’ Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik katılımcılara teşekkür ederek, "Buradaki basın mensubu arkadaşlarımı görünce biz artık Alanya’da bir şeyleri başarmaya başlamışız diye düşündük. Bu düşüncemiz de burada sizleri görünce oluştu. Alanya hepimizin. Alanya için hep beraber çalışmalıyız. Alanya için hep beraber elimizi taşın altına sokmalıyız demiştik. Ben burada bunu görüyorum. Bu görüntü herkesin artık Alanya için elini taşın altına soktuğu anlamına gelir. Alanya adına buna çok sevindiğimi söyleyebilirim. Hepinize bu konuda çok teşekkür ediyorum. Alanya için hep beraber çalışmalıyız. Artık bunun ateşini yaktığımızı, kıvılcımın çıkmaya başladığını, tomurcukların belki de büyümeye başladığını da burada bir kez daha teyit etmiş olduk. Sizlere teşekkür ediyorum" dedi. "Bu yıl Goran Bregoviç festivalimize renk katacak’’ "Hep beraber yönetelim ve herkes kendi en iyi bildiği işi yapsın şeklindeki tarzımızın bir yansımasını da burada görüyoruz" diyen Başkan Özçelik, "Herkes kendi içerisinde, kendi bildiği işleri burada anlattı ve bu konuda da belediyeler arasında bir fark oluşturacağını düşünüyorum. Herkes kendi en iyi bildiği işi yapsın tarzındaki düşüncemi en azından burada gerçekleştirmeye başladığımızı gördüğümde kendi adıma da sevindim. Her bayramda, her önemli günde, her festivalde Türkiye’nin önemli sanatçılarını ağırladık. Ama biz uluslararası olabilmek adına geçen sene Gipsy Kings’i getirmiştik. Hem Türkiye genelinde hem Avrupa da hem de dünya çerçevesinde güzel bir tanıtım oldu. Bu yıl Goran Bregoviç festivalimize renk katacak. Kendisini çok seviyoruz. Hem Alanya’da yaşayanlar hem turizm amacıyla gelenler, hem de Antalya ve çevresinden katılacak olan pek çok misafirimiz festivalimizde yer alacak. Bu konuda da fark oluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Kültür alışverişi de bir kervandır" Başkan Özçelik, konuşmasına şöyle devam etti: "Arkadaşlarımız bu sene ile ilgili ’ne yapalım, hangi tema altında çıkalım’ dediklerinde kendi içlerinde oturdular, konuştular. Kervan temasını uygun gördüler. Bana sorduklarında ’daha güzeli mi var’ dedim ve bununla ilgili çalışmalara başladık. Kervan bir anlamda da kültürler arasındaki transferdir. Bugün bu kervan kelimesine geniş anlamda baktığımızda, Alanya’mıza 130’dan fazla ülkeden gelen insanların burada yerleşik olduğunu düşündüğümüzde ve aramızda kültür alışverişleri olduğunu düşündüğümüzde, bunun da aslında bir kervan olduğunu söyleyebiliriz. Alanya geçmişten beri bir özelliğini hiç kaybetmedi. Liman kenti ve ticaret kenti olma özelliği. Her yerden buraya bir şeyler gelirken buradan da diğer bölgelere bir şeyler satılmıştır. Ticaret yapılmıştır, kültür de bu süreçte aktarılmıştır. Bunlar festival temasını daha da anlamlı hale getiriyor." "Bütün organizasyonlarımızı daha yukarıya çıkaracağız" Başkan Özçelik, "Zaman zaman gerek propaganda döneminde gerek daha sonraki dönemlerde söylediğim şey şuydu; biz mümkünse var olan hiçbir şeyi kaldırmayacağız. Bir basamak, bir tık yukarıya daha kaliteli götüreceğiz diye söylemiştim. Bunu sık sık söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim. Hedefimiz bu. Bizim geçmişle derdimiz yok. Alanya’nın geleceğiyle ilgili derdimiz var. Bunun için de çalışmaya devam ediyoruz. Şehrin ekonomisine de faydalar sağlayacağını düşündüğümüz için daha da büyüterek festivallere devam ettik. Bu iş için en aşağısından en yukarısına kadar çalışan birçok çalışma arkadaşlarım var. Ben bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum ve bu emeklerini daha fazla artırarak önümüzdeki yıllarda bütün organizasyonlarınızın daha yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum. Bu arada bu festivallerde biz Yaşam Boyu Başarı Ödülü veriyoruz. Bu yıl da Yaşam Boyu Alanya’da Tarıma Destek Ödülü arkadaşlarımız planlamıştı. Bununla ilgili çalışmaları bitirdiler ve Mehmet Balki, Ahmet Arslan ve Ahmet Dalabasmaz’a ödüllerini festival içerisinde takdim edeceğiz. Buraya katıldığınız, burada bizleri dinlediğiniz ve yapacağınız tüm bilgilendirmeler ve tanıtımlar için hepinize çok teşekkür ediyorum" dedi. Festival programı tanıtıldı Basın toplantısında Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nimet Hacıkura, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Sevda Çapa, Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Naim Namal, festivalle ilgili detaylı bilgi verdi. 22 Mayıs Cuma günü saat 18.00’de Atatürk Anıtı önünden festival korteji ile açılış gerçekleştirilecek. Saat 19.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda Alanya Belediyesi zeybek kursiyerlerinin açılış gösterisi, saat 19.15’te Aspendos Ensemble konseri yapılacak. Festival kapsamında "Kozadan Doğaya Alanya’nın Endemik Mirası", Sessiz Tanık "KIZILKULE" fotoğraf sergisi, "Zamanın izinde: Kızılkule ve Alanya" siyah-beyaz fotoğraf sergisi, "İpeğin Kalbi: KOZA" gösteri ve satış alanı, Alanya Koza Bahçesi sergi alanı, siyah-beyaz fotoğraf sergisi, Keykubat Yolu sergisi yer alacak. Ayrıca Genç Frekans alanı, Yeni Alanyalılar Platformu alanı, üretici pazar stantları, el sanatları stantları ve yöresel lezzet stantları festival süresince vatandaşları ağırlayacak. İlk gün saat 21.00’de uluslararası halk dansları ve müzik gösterileri ile DJ Haluk Sarıtaş performansı, saat 22.00’de ise Aşkın Nur Yengi konseri yapılacak. 23 Mayıs Cumartesi günü saat 11.00’de tüm stant ve sergi alanları ile Türk Mutfağı Haftası etkinlik alanı ziyarete açılacak. Saat 16.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda uluslararası halk dansları ve müzik gösterileri, okulların folklor ve animasyon gösterileri düzenlenecek. Saat 16.30’da Kızılkule yanındaki tarihi sarnıç yapısında Anna Naeini’nin ahşap yakma pirogravür sergisi açılacak. Saat 17.00’de 10. Uluslararası Alanya Karikatür Yarışması ödül töreni, yarışma sergisi ve Musa Gümüş özel karikatür sergisi Kızılkule’de yapılacak. Saat 18.00’de Lifos Alanı’nda Genç Frekans etkinlik alanı açılacak. Saat 21.00’de DJ Oğulcan Gümüş performansı, saat 22.00’de Melek Mosso konseri eski belediye binası arkasında gerçekleştirilecek. 24 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de stant ve sergi alanları ile Türk Mutfağı Haftası etkinlik alanı yeniden ziyarete açılacak. Saat 16.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda uluslararası halk dansları, müzik gösterileri, okulların folklor ve animasyon gösterileri yapılacak. Saat 19.00’da Kızılkule teras katında Kate Vovk ve Natalie Barış Duo, Tarihi Mekanlardan Yükselen Müzik Tınıları konserinde klasik müzik severler ile buluşacak. Saat 21.00’de eski belediye binasında DJ Gökhan Sakaltaş performansı, saat 22.00’de ise Goran Bregoviç konseriyle festival tamamlanacak. Basın toplantısına Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir, Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, başkan danışmanları, meclis üyeleri, ilgili birim müdürleri katıldı.
Denizli Şarkını Söyle yarışmasında genç yetenekler sahne aldı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:55 Denizli Şarkını Söyle yarışmasında genç yetenekler sahne aldı Denizli Mustafa Kaynak Anadolu Lisesi tarafından organize edilen ve Denizli genelindeki liseleri buluşturan "Denizli Şarkını Söyle" Liseler Arası Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği Ses Yarışması, büyük final programıyla tamamlandı. Genç yeteneklerin sahne aldığı yarışma, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Denizli genelindeki liseleri bir araya getiren "Denizli Şarkını Söyle" Liseler Arası Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği Ses Yarışması, Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi Mehmet Gazi Salonu’nda gerçekleştirilen final programıyla sona erdi. Yoğun katılımla düzenlenen organizasyona şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda müziksever katıldı. Salonu dolduran izleyiciler, gençlerin performanslarıyla adeta müzik dolu bir gece yaşadı. Müzik dünyasına yeni yetenekler kazandırmayı ve gençlere Türk Halk Müziği ile Türk Sanat Müziği kültürünü sevdirmeyi amaçlayan yarışmada, finale kalmayı başaran 16 lise öğrencisi sahne aldı. Her biri seslendirdiği eserlerle jüri ve izleyicilerden tam not alan öğrenciler, performanslarıyla dikkat çekti. Final programı, Yarışma Proje Koordinatörü Gülizar Şama Akcan koordinasyonunda kusursuz bir organizasyonla gerçekleştirildi. Kıran kırana geçen yarışmanın sonunda, Servergazi Anadolu Lisesi öğrencisi Alperen Şen, jüri üyelerinden en yüksek puanı alarak yarışmanın birincisi oldu. Başarılı performansıyla geceye damga vuran Alperen Şen, izleyicilerden büyük alkış aldı. Final gecesinin sonunda yarışmaya katkı sağlayan sponsorlara plaket takdim edildi. Ödül töreni ve teşekkür konuşmalarının ardından program sona erdi.
55 kadın bir araya geldi, hayatın stresini darbuka öğrenerek attı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:50 55 kadın bir araya geldi, hayatın stresini darbuka öğrenerek attı Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde kadınlar, darbuka eğitimi alarak günlük hayatın stresinden uzaklaşıyor. Sayıları kısa sürede 60’a yaklaşan ritim grubu, verdikleri açık hava konseriyle izleyenlerden büyük beğeni topladı. Kozlu’da faaliyet gösteren 42 yıllık geçmişe sahip KOFDER ve Atölye Mavi iş birliğiyle kadınlara yönelik vurmalı çalgılar kursu düzenlendi. Kısa bir süre önce sadece 5 kişiyle başlayan çalışmalara ilgi artınca katılımcı sayısı 55-60 bandına ulaştı. Birlik, beraberlik ve dostluk ortamında eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de ritim tutarak ev hayatının stresini atıyor. Ritim grubu, bayram etkinlikleri kapsamında Kozlu meydanında sahne alarak yeteneklerini sergiledi. "5 kişiyle başladık, sayımız 60’a dayandı" Kadınların sosyal hayata katılımını ve rahatlamalarını amaçladıklarını belirten KOFDER Başkanı Hikmet Sinan, şunları kaydetti: "Karadeniz’in incisi Zonguldak’ımızın Kozlu ilçesinde 42 sene önce kurulmuş olan derneğimizde, bayanlarımızla birlik, beraberlik, kardeşlik ve dostluk içerisinde günün stresini atmak için bir araya geldik. İlk başta iki ay kadar önce 5 kişiyle başladık. Şu anki sayımız 55-60 arası değişiyor. Günün stresini atıyorlar. Evdeki sıkıntıları, stresleri atıp derneğimize gelip orada rahatlamayı yaşayan bayanlarımız var. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Halkımızla birlikte, beraberlik içinde güzel bir eğlence ortamı yaşattık. Bizim de bir katkımız olması bu bayramda ne mutlu bizlere." "Gösterilerimiz devam edecek" Kursiyerlere liderlik eden usta öğretici Ceyhun Yamakoğlu ise meydan konserinin büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Kozlu KOFDER’de ve Atölye Mavi’de yaklaşık 8-9 aydır ekip arkadaşlarımızla beraber çalışıyoruz. Kozlu’da güzel gösteriler yaptık. Meydanda güzel bir eğlence oldu. Biz de elimizden geldiği kadar katkıda bulunduk. Çok güzel geçti. Gelen, dinleyen herkese teşekkür ediyoruz. Etkinliklerimiz devam edecektir mutlaka" ifadelerini kullandı. Ekibin en küçüğü Duru oldu Grubun en genç üyesi olan ve performansıyla dikkat çeken 12 yaşındaki Duru Özdemir ise sadece 3 aylık bir eğitim sürecinden geçtiğini söyleyerek, "Mükemmel geçti. Kendimi çok mutlu hissediyorum. Rahat yani. En fazla 3 ay olmuştur öğreneli. Bugünkü konser mükemmel geçti. Çalmaya devam edeceğim" dedi.
Türkiye kıyıları artık dünya markası
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:46 Türkiye kıyıları artık dünya markası Türkiye, Akdeniz’deki ‘mavi rekabetin’ en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü. Türkiye’nin mavi bayraklı plaj sayısı 580’e yükseldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettiklerini vurguladı. Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti. Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki ‘mavi rekabetin’ en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı. Türkiye, sürdürülebilir turizm ve çevre odaklı kıyı yönetimindeki istikrarlı yükselişini 2026 Mavi Bayrak sonuçlarıyla bir kez daha dünyaya gösterdi. Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü koruyan Türkiye; büyüyen plaj ağı, uluslararası standartlardaki halk plajları ve yeni yatırımlarla Akdeniz’deki ‘mavi rekabetin’ en güçlü ülkeleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı. Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak ödüllerine göre Türkiye genelinde Mavi Bayrak dalgalanan plaj sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça’da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı. Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü Ücretsiz Girişli Halk Plajı’nda da bu yıl ilk kez Mavi Bayrak dalgalanacağını ifade etti. "Sahillerimiz artık dünya markası" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Sahillerimiz artık dünya markası! Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye; çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz’deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum." Yeni halk plajları mavi büyümeye güç katıyor Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un daha önce kamuoyuyla paylaştığı yeni halk plajı projeleri de Türkiye’nin ‘mavi’ büyüme vizyonunun önemli adımları arasında yer alıyor. Bakan Ersoy; Bitlis Adilcevaz, Sinop İnceburun ve Samsun Yakakent’te çalışmaları süren yeni ücretsiz girişli halk plajlarıyla birlikte Bakanlığın 5 yıldız konseptiyle hayata geçirdiği halk plajı sayısının 2026 sonunda 23’e yükselmesinin hedeflendiğini kamuoyuna duyurmuştu. Ersoy, vatandaşların ücretsiz şekilde faydalandığı halk plajlarında çevre yönetimi, güvenlik, temizlik ve hizmet kalitesini uluslararası standartlarda büyütmeye devam edeceklerini vurgulamıştı. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirilen ücretsiz girişli halk plajları, 2026 Mavi Bayrak listesinde de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Antalya’da Sorgun, Ilıca, Belek, Kadriye, Lara 1, Lara 2, Beldibi Bahçecik, Çifteçeşmeler, Çamyuva ve Tekirova halk plajları; Muğla’da ise Marmaris Halk Plajı, Bodrum İçmeler Halk Plajı ve bu yıl ilk kez listeye giren Türkbükü Halk Plajı Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Bakanlığın 5 yıldız konseptiyle hayata geçirdiği ücretsiz girişli halk plajları, Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ’mavi’ kıyı ağının en güçlü parçalarından biri haline geldi. Mavi yarışta Türkiye zirvedeki yerini korudu Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu. Türkiye aynı zamanda turizm tekneleri kategorisindeki dünya dördüncülüğünü de korudu. Mavi Bayrak 2026 sonuçlarına göre, Türkiye’de 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Türkiye’de TÜRÇEV koordinasyonunda yürütülen program kapsamında; yüzme suyu kalitesi, çevre yönetimi, can güvenliği, engelli erişimi, atık yönetimi ve çevre eğitimi gibi birçok kriter uluslararası denetim süreçleriyle takip ediliyor. Antalya kıyıları yine lider Antalya, 2026 yılında 232 plajla Türkiye’nin en fazla Mavi Bayraklı plaja sahip ili olmayı bu yıl da sürdürdü. Muğla 113 plajla ikinci, İzmir ise 60 plajla üçüncü sırada yer aldı. Balıkesir 45, Aydın 39, Samsun 19, Çanakkale 14, Mersin 12, Tekirdağ 10 ve Kocaeli 9 Mavi Bayraklı plajla listede öne çıkan iller arasında yer aldı. Bursa’nın 4 plajla yer aldığı listede; İstanbul, Sakarya, Düzce, Bartın ve Ordu’nun ayrı ayrı 3’er, Yalova ve Zonguldak’ın 2’şer, Kırklareli, Van, Adana ve Sinop’un ise ayrı ayrı 1’er Mavi Bayraklı plajı bulundu. Türkiye genelinde 2026 yılında Mavi Bayraklı marina sayısı 30, turizm teknesi sayısı 18, bireysel yat sayısı ise 26 olurken çevre odaklı turizm yatırımlarıyla birlikte Türkiye’nin kıyı turizmindeki uluslararası marka gücü de büyümeyi sürdürdü. 2026 yılında Mavi Bayrak ödüllerine layık görülen plajların listesine ‘mavibayrak.org.tr’ adresinden ulaşılabiliyor. (FÇ-
Hakkari’de yöresel lezzetler tanıtıldı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:39 Hakkari’de yöresel lezzetler tanıtıldı HAKKARİ (İHA) – Hakkari’de Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte coğrafi tescilli ürünler ve yöresel lezzetler tanıtıldı. Meydan Medresesi’nde gerçekleştirilen program, Hakkari Valiliği koordinasyonunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlendi. Her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası etkinliklerinin bu yıl Kurban Bayramı nedeniyle erkene alındığı belirtildi. Festival kapsamında il merkezi ve ilçelerden gelen halk eğitim merkezleri ile kadın kooperatifleri tarafından açılan stantlarda doğaba, kıris, cembeli tatlısı, lalaped tatlısı, tırşik, keledoş, cevizli çörek ve reyhan şerbeti ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival alanında ayrıca dünya mutfaklarından örnekler de sergilenirken, katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Programın açılışında konuşan Hakkari Valisi İbrahim Taşyapan, Türk mutfağının asırlardır farklı medeniyetlerin birikimiyle şekillendiğini belirterek, kültürel mirasın korunmasının önemine dikkat çekti. Hakkari’nin güçlü kültürel yapısı, doğal ürünleri ve endemik bitkileriyle önemli bir mutfak zenginliğine sahip olduğunu ifade eden Taşyapan, kadınların yöresel yemek kültürünün yaşatılmasında büyük rol üstlendiğini söyledi. Festivalle hem yöresel lezzetlerin tanıtılmasının hem de ilin kültürel ve turistik değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasının amaçlandığını kaydeden Taşyapan, organizasyonun turizm potansiyeline ve yerel ekonomiye katkı sağlayacağını ifade etti. Festival boyunca stantları gezen Taşyapan, katılımcılarla sohbet ederek etkinliğin toplumsal birlik ve beraberliğe de katkı sunduğunu dile getirdi. İl Kültür ve Turizm Müdürü İdris Ağacanoğlu ise Hakkari mutfağının çevre illere göre müstesna bir yere sahip olduğunu belirterek, "Hakkari yemekleri tarihten referans almaktadır" dedi.
55 kadın bir araya geldi, hayatın stresini darbuka öğrenerek attı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:06 55 kadın bir araya geldi, hayatın stresini darbuka öğrenerek attı Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde bir araya gelen kadınlar, darbuka eğitimi alarak günlük hayatın stresinden uzaklaşıyor. Sayıları kısa sürede 60’a yaklaşan ritim grubu, verdikleri açık hava konseriyle izleyenlerden büyük beğeni topladı. Kozlu’da faaliyet gösteren 42 yıllık geçmişe sahip KOFDER ve Atölye Mavi iş birliğiyle kadınlara yönelik vurmalı çalgılar kursu düzenlendi. Kısa bir süre önce sadece 5 kişiyle başlayan çalışmalara ilgi artınca katılımcı sayısı 55-60 bandına ulaştı. Birlik, beraberlik ve dostluk ortamında eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de ritim tutarak ev hayatının stresini atıyor. Ritim grubu, bayram etkinlikleri kapsamında Kozlu meydanında sahne alarak yeteneklerini sergiledi. "5 kişiyle başladık, sayımız 60’a dayandı" Kadınların sosyal hayata katılımını ve rahatlamalarını amaçladıklarını belirten KOFDER Başkanı Hikmet Sinan, şunları kaydetti: "Karadeniz’in incisi Zonguldak’ımızın Kozlu ilçesinde 42 sene önce kurulmuş olan derneğimizde, bayanlarımızla birlik, beraberlik, kardeşlik ve dostluk içerisinde günün stresini atmak için bir araya geldik. İlk başta iki ay kadar önce 5 kişiyle başladık. Şu anki sayımız 55-60 arası değişiyor. Günün stresini atıyorlar. Evdeki sıkıntıları, stresleri atıp derneğimize gelip orada rahatlamayı yaşayan bayanlarımız var. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Halkımızla birlikte, beraberlik içinde güzel bir eğlence ortamı yaşattık. Bizim de bir katkımız olması bu bayramda ne mutlu bizlere." "Gösterilerimiz devam edecek" Ekibin çalışmalarına liderlik eden Vurmalı Çalgılar Usta Öğreticisi Ceyhun Yamakoğlu ise meydan konserinin büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Kozlu KOFDER’de ve Atölye Mavi’de yaklaşık 8-9 aydır ekip arkadaşlarımızla beraber çalışıyoruz. Kozlu’da güzel gösteriler yaptık. Meydanda güzel bir eğlence oldu. Biz de elimizden geldiği kadar katkıda bulunduk. Çok güzel geçti. Gelen, dinleyen herkese teşekkür ediyoruz. Etkinliklerimiz devam edecektir mutlaka" ifadelerini kullandı. Ekibin en küçüğü Duru oldu Grubun en genç üyesi olan ve performansıyla dikkat çeken 12 yaşındaki Duru Özdemir ise sadece 3 aylık bir eğitim sürecinden geçtiğini söyleyerek, "Mükemmel geçti. Kendimi çok mutlu hissediyorum. Rahat yani. En fazla 3 ay olmuştur öğreneli. Bugünkü konser mükemmel geçti. Çalmaya devam edeceğim" dedi. (OA