Yerel Haberler
Konya
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:57 Merkez Bankası Başkanı Karahan KTO’yu ziyaret etti Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ve oda yönetimi ile bir araya geldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan, Konya Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen "TCMB Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm Toplantısı" öncesinde, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ve oda yönetimi ile bir araya geldi. Konya Ticaret Odası’nda gerçekleşen ziyarette; Türkiye ekonomisine ilişkin güncel gelişmeler, reel sektörün beklentileri, üretim hayatında yaşanan gelişmeler ve iş dünyasının değerlendirmeleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarette konuşan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan’ı Konya’da ve Konya Ticaret Odası’nda ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, iş dünyası ile ekonomi yönetimi arasında sürdürülen istişare kültürünün son derece kıymetli olduğunu söyledi. Öztürk, özellikle Anadolu şehirlerinin üretim gücünün korunması, reel sektörün beklentilerinin doğrudan paylaşılması ve ekonomik süreçlerin ortak akılla değerlendirilmesi açısından gerçekleştirilen temasların büyük önem taşıdığını belirterek, ziyaretleri dolayısıyla Dr. Fatih Karahan’a teşekkür etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan da ev sahiplikleri dolayısıyla Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’e ve oda yönetimine teşekkür ederek, Konya iş dünyasıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:56 Konya’da hırsızlık olaylarına karışan 5 kişi tutuklandı Konya’da 2 farklı hırsızlık olayının aydınlatılması için yapılan çalışmalarda, 2 araçtan altın ve inşaat malzemesi çalınması olaylarına karışan 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, 10 Mayıs günü Selçuklu ilçesi Horozluhan Mahallesi Hırka Sokak’ta bir araçtan 216 bin lira değerinde 25 gram altın, 4 adet çeyrek altın ve 1 adet gümüş tespih çalındığı ihbarı üzerine harekete geçti. Yapılan çalışmalarda arızalanan aracı çekiciyle tamirciye götürdükleri ve aracın çekiciden indirildiği esnada hırsızlık olayının gerçekleştiği belirlendi. Olayla bağlantılı oldukları tespit edilen D.S. (21), T.Ç. (26) ve Y.B.G. (26) gözaltına alındı. Ele geçirilen gümüş tespih araç sahibine iade edildi. 2 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken adliyeye sevk edilen D.S. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Meram ilçesi Bahçeşehir Mahallesi Şehit Harun Yıldırım Sokak’ta meydana gelen bir diğer olayda ise park halindeki bir kamyonetin kasa kilidi kırılarak 45 bin lira değerinde inşaat malzemesi çalındı. Güvenlik kameralarını incelemeye alan Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, hırsızlığı gerçekleştiren E.B. (20), M.A.U. (23), İ.G. (21) ve K.B.K.’yi (22) çaldıkları malzemeleri satamadan yakaladı. Ele geçirilen 27 bin lira değerindeki inşaat malzemesi sahibine teslim edildi. Gözaltına alınan 4 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:36 Uluslararası tarihi eser kaçakçılığı operasyonu: 204 milyon liralık vurgun Konya merkezli 9 ilde uluslararası tarihi eser kaçakçılarına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı. Şebekenin yurt dışındaki müzayede evlerine sattıkları eserler karşılığında Türkiye’ye yaklaşık 204 milyon lira para aktardığı tespit edildi. Gözaltına alınan şüphelilerden 16’sı adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı koordinesinde, Konya Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet ederek uluslararası boyutta tarihi eser kaçakçılığı yapan bir şebekeyi deşifre etti. Yapılan kapsamlı çalışmalarda ABD, Hollanda ve İsviçre’de faaliyet gösteren ve tarihi eser satışı yapan 4 müzayede evi, 2 yabancı şirket ile 5’i yabancı, 4’ü Türk uyruklu şahıslar tarafından Türkiye’deki şebeke üyelerine yüklü miktarda para transferi gerçekleştirildiği tespit edildi. 204 milyon liralık para trafiği İncelemelerde, yurt dışından şüphelilerin hesaplarına güncel kurla yaklaşık 204 milyon TL gönderildiği tespit edildi. Şüphelilerin tarihi eser satışından elde ettikleri bu gelirin bir kısmını, yurt içinde daha önceden ’tarihi eser kaçakçılığı’ suçundan kaydı bulunan şahıslara dağıttıkları belirlendi. 9 ilde eş zamanlı şafak operasyonu Soruşturma kapsamında kimliği belirlenen 31 şüpheliden 4’ünün yurt dışında olduğu anlaşıldı. Türkiye’de bulunan 27 şüphelinin yakalanması için Konya merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Belirlenen adreslere yapılan şafak baskınlarında 27 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Operasyon sürecinde ve ara yakalamalarda yapılan aramalarda, 417 adet sikke, 154 adet tarihi eser niteliğinde obje, 3 adet tarihi eser niteliğinde kitap, 10 adet dedektör, 2 adet tabanca, 2 adet şarjör ve 67 adet fişek ele geçirildi. Emniyete götürülen 27 şüpheliden 11’i, alınan ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 16 şüpheliden 6’sı adli kontrol şartıyla serbest kalırken 10 şüpheli tutuklandı.
Konya’da kafedeki kavgada ölen genç toprağa verildi
22 Ocak 2026 Perşembe - 18:32 Konya’da kafedeki kavgada ölen genç toprağa verildi Konya’nın Karapınar ilçesinde bir kafede çıkan silahlı kavgada ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Bahri Cingöz, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Olay, 19 Ocak’ta saat 23.45 sıralarında Konya Caddesi üzerinde bulunan bir kafede meydana geldi. İddiaya göre, kafede iki grup arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavganın dışarı taşmasıyla birlikte bir kişi tarafından tabancayla rastgele ateş açıldı. Açılan ateş sonucu müşterilerden S.G. ile Bahri Cingöz (21) yaralandı. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla Karapınar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Bahri Cingöz, buradaki ilk müdahalesinin ardından Konya’daki bir hastaneye sevk edildi. Cingöz, yapılan tüm müdahalelere rağmen olaydan iki gün sonra hayatını kaybetti. Olayla ilgili tahkikat kapsamında şüpheliler S.K. ile oğulları F.K. ve K.K. tutuklanarak Ereğli Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. 18 ay önce babası vefat etmiş Olayda hayatını kaybeden Bahri Cingöz Konya Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin ardından cenazesi ailesine teslim edildi. Bahri Cingöz kılınan cenaze namazının ardından Apak Mezarlığına 18 ay önce vefat eden babasının yanına defnedildi. Cingöz’ün çocukluk arkadaşı Bekir Mutluer, yaşanan olayın kendilerini derinden sarstığını ifade ederek, "Bahri çocukluğumuzdan beri tanıdığımız, kimseyle problemi olmayan biriydi. Böyle bir olayda hayatını kaybetmesi bizi tarif edilemez şekilde üzdü. Ailesinin acısı hepimizin acısı oldu" dedi.
Pelikanlar, kıyıları buzla kaplanan gölde görüntülendi, kuş severler kıyıya akın etti
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:10 Pelikanlar, kıyıları buzla kaplanan gölde görüntülendi, kuş severler kıyıya akın etti Türkiye’nin önemli sulak alanları arasında yer alan Beyşehir Gölü Milli Parkı, kış mevsiminde bu kez göçmen pelikanlara ev sahipliği yaptı. Dondurucu soğukların etkisiyle göl kıyılarının buzla kaplandığı Beyşehir’de, sahil kesiminde görülen pelikanlar vatandaşların ve fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini çekti. Hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle göl kıyılarının yüzeyinin büyük bölümünün donması, alışılmışın dışında manzaraları da beraberinde getirdi. Kent merkezindeki sahil bölümünde görülen 3 pelikan, buzla kaplı yüzey üzerinde yiyecek ararken görüntülendi. Buz üzerinde yiyecek aradılar Zaman zaman hareketsiz bekleyen, zaman zaman da buz tabakası üzerinde peş peşe yürüyen pelikanlar; kimi anlarda gökyüzüne havalanarak yer değiştirdi. Bu ilginç anlar, göl kenarına gelen fotoğrafçılar tarafından objektiflere yansıdı. Pelikanları yakından görmek isteyen çok sayıda fotoğraf tutkunu, gün boyunca Beyşehir Gölü kıyısında adeta nöbet tuttu. "Beyşehir adına sevindirici" Kuş fotoğrafçısı Mustafa Öztemiz, pelikanları görüntülemek için göl kıyısına geldiklerini belirterek, "Beyşehir’de şu an üç pelikanımız var. Daha önce pek uğramazlardı, bu yıl gelmeleri bizleri çok sevindirdi. Haberini alır almaz koşarak geldik. Göl adına sevindirici, böyle farklı türlerin gelmesi önemli" dedi. Öztemiz, kış aylarında bazı kuş türlerinin sürpriz şekilde gölde görülebildiğini de vurgulayarak, "Göl sularının azalması üzücü ama buz tutan alanlar fotoğraf açısından çok güzel kareler sunuyor. Pelikanlar buz kenarlarında balık kovalıyor. Göçle gelen başka türler de var. İki gün önce kara koyunlu batağını görüntüledik, onu da daha önce Beyşehir Gölü’nde görmemiştik" ifadelerini kullandı. "Uzun zamandır görülmüyordu" Kuş fotoğrafçısı Kemal Gültekin ise pelikanların uzun süredir Beyşehir Gölü’nde görülmediğine dikkat çekerek, "Pelikanları gördüğümüzü öğrenince soğuğa rağmen çekim için geldik. Normalde yaz göçmeni olan bu türlerin kışın burada olması şaşırtıcı. Üç pelikan var ve buz üzerinde oldukça zorlandıkları belli oluyor. Göl donunca yiyecek bulmak da zorlaşıyor. İnşallah aç kalmazlar" diye konuştu. Beyşehir Gölü doğal zenginliğini kışın da gösteriyor Pelikanların Beyşehir Gölü’nde oluşturduğu bu nadir kış manzarası, gölün biyolojik çeşitliliğini ve doğal zenginliğini bir kez daha gözler önüne sererken, ortaya çıkan görüntüler doğaseverler ve fotoğrafçılar için unutulmaz anlara sahne oldu.
Gayrimenkul işlemlerinde, "Benim bankamda bir sıkıntı var" bahanesine dikkat
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:30 Gayrimenkul işlemlerinde, "Benim bankamda bir sıkıntı var" bahanesine dikkat Artan dolandırıcılık olayları her geçen gün artarken, kiralama veya alım satım yaparken dikkat edilmesi gereken noktaları emlak uzmanları sıraladı. Kiralama sürecinde vatandaşlar tarafından yapılan hataların, hayallerinin boşa çıkarabileceğini belirten uzmanlar, özellikle emlakçı seçimi, sözleşme detayları ve ödeme yöntemleri konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Emlak uzmanları, kiralama ve satın alma işlemlerinde dolandırıcılık tehlikesine karşı vatandaşları uyardı. Özellikle kapora dolandırıcılığı, sahte emlakçılar ve eksik bilgi içeren sözleşmeler gibi risklere dikkat çeken Gayrimenkul Uzmanı Ali Kasaplargil, "Ev veya iş yeri kiralarken, özellikle dikkat edeceğimiz konulardan bir tanesi, emlakçı ile alakalı sözleşmesinin var olup olmadığı, yetki bilgisinin var olup olmadığını kesinlikle öğrenmemiz gerekiyor. Akabinde, evi görmediğimiz hiçbir evin kaporası ya da depozitosu verilmez. Aynı zamanda, kiralayacağımız evin tapusu ve kime ait olduğu, yani mülk sahibi ile özellikle karşılaşmanız gerekiyor. Hiçbir emlakçı, yetki almadan bir imza almadan o evi kiralayamaz. Evin geçmişe ait borçları, aidat borcu, yakıt borcu ya da dönemsel borçları gibi öncelikle onları öğrenmemiz gerekiyor. Kira sözleşmemizi yaparken, önceliğimizi mülk sahibiyle karşılıklı yapmamız lazım. Kira artış oranını özellikle belirtmemiz lazım, ne kadar oturacağına dair bilgileri kesinlikle net bir şekilde yazmamız lazım. Evin içindeki aksak durumlar, kırık dökük durumları aynı zamanda evin demirbaşları neyse, hepsini teker teker sözleşmede de yazmak gerek. Sözleşmeyi, sonrasında sizin olmayan bir şeye sizinmiş gibi gösterilmesin ya da sizin daha önce yapmadığınız kırılan bir yeri sanki siz kırılmış gibi size bir ücret çıkmaması için bunları yapmamız lazım. Kira sözleşmesi ile alakalı da, bittikten sonra özellikle de şu son dönemlerde, devletimizin de sağ olsun desteğiyle yapılan bütün ödemeleri banka üzerinden yapmamız gerekiyor" dedi. "Benim bankamda bir sıkıntı var" Gayrimenkul sektöründe en fazla olayın kapora dolandırıcılığının olduğuna değinen Gayrimenkul Uzmanı Kasaplargil, "Maalesef şu anda ev kiralarken de, ya da ev alırken de en çok sıkıntı çektiğimiz olay kapora dolandırıcılığı. Kim olursa olsun kaporayı kesinlikle emlakçılara atmayın. Çünkü eğer ki kendinde olan bir emlakçı, hiçbir zaman kaporayı kendisine istemez. Kapora o evin mülk sahibine atılır. Mülk sahibini nereden bileceğiz, bulacağımız evin ya da alacağımız evin tapusunu özellikle almamız lazım, mal sahibinin de kimliğini almamız lazım. Karşılaştırıp, eğer doğruysa bu mal sahibine depozito ya da kapora atmamız gerekiyor, haricinde hiçbir şekilde atılmaz. Emlak yatırım yaparken dolandırılmamak için, alacağınız mülk her ne olursa olsun, karşınızda sadece emlakçı değil, o mülkün esas sahibiyle beraber görüşmeniz gerekiyor. Bunu görüşmeden önce de, muhakkak o kişinin o mal sahibi olduğunu bilmemiz gerekiyor. Tapusunu alıp, kimlik bilgilerini alıp karşılaştırdıktan sonra pazarlığı bu şekilde yapıp, ondan sonrasında yapılabilecek aranızdaki sözleşmeyle beraber kapora, mal sahibinin IBAN’ına atılması gerekiyor. Burada çok büyük yanlış yapıyoruz, kaporayı atarken, mal sahibi "Benim bankamda bir sıkıntı var" diyor, o yüzden başka bir yerlere yönlendiriyor. Kesinlikle bunu yapmayacağız. Mal sahibinin IBAN’ını neyse, kaporayı ona atacağız" şeklinde konuştu. "Alacağı mülkü görmeden, kesinlikle bir pazarlığa tutuşmasınlar" Gayrimenkul alımı öncesinde yapılması gerekenleri sıralayan Kasaplargil, "Araştırma yaparken özellikle, zaten kendine de çok iyi bilirler ki, çocuklu ailelerin çevresindeki evin çevresindeki, ilkokul, ortaokul, market, cami, insanların ulaşabileceği, devamlı gereksinimi olan yerlere özellikle dikkat etmeleri lazım. Tabii evin genelinde ısınma sorunu var mı bu da genelde binadaki oturan insanlarda sorup öğrenebilirler. Alacağı mülkü görmeden, kesinlikle bir pazarlığa tutuşmasınlar. Alacağı mülkün özelliklerinin tam anlamıyla öğrensinler. Eğer kafalarında bir sorun, problem varsa, o binanın yöneticiyle görüşmeleri gerekiyor. Çünkü bazı binaların içlerinde sıkıntılar olabiliyor ya da o malla alakalı ipotek, haciz gibi, bulunduğun gibi benzeri durumlardan dolayı özellikle araştırmaları gerekiyor. Benim burada tavsiyem şudur, çalıştığı insanlar, özellikle de emlakçılar da, emlak yatırım, bizim gibi yatırım danışmanlığı yapan insanlardan bunun bilgisini net bir şekilde alabilirler. Banka borcu var mı, ya da üzerinde ipotek, haciz var mı diye. Zaten tapuya gittiğiniz zaman, size burada söylerler, alacağınız şu mülkün üzerinde ipotek var, haciz var diyebilirler kesinlikle kabul etmesinler, ipotekli, hacizli satışlar olabilir, ama bunların başka yöntemleri var" diye konuştu.
NEÜ’de "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" konuşuldu
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:11 NEÜ’de "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" konuşuldu Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Bir Duruş Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" başlıklı konferans, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir’in katılımıyla gerçekleştirildi. NEÜ Tıp Fakültesi Asım Duman Konferans Salonu’nda tertip edilen etkinliğe; NEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Nail Güner, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Akça, NEÜ Tıp Fakültesi Başkoordinatörü ve Bir Duruş Öğrenci Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Kozak, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Bir Duruş Öğrenci Topluluğu Başkanı Sudenaz Çoşkun, topluluğun kuruluş amacına değinerek, "Eylemlerin ancak bir duruşla kalıcı olabileceğine inanıyoruz. Her duruşun düşünceyle başladığını, düşüncelerin ise kavramlarla şekillendiğini düşünüyoruz. Bu nedenle Kavram Konuşmaları etkinliğinin ilkini bugün gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. Açılış konuşmasının ardından "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" konulu konferansı vermek üzere sahneye Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir davet edildi. Aydemir, insanın irade sahibi bir varlık oluşu, sorumluluk bilinci, seküler düşünce anlayışı ve modern dünyada ahlaki duruşun anlamı üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İnsanın yalnızca biyolojik ve maddi bir varlık olarak ele alınmasının, ahlak, hukuk ve sorumluluk kavramlarını anlamsızlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydemir, insanın iradesinin ve tercih yetisinin yok sayılmasının, modern dünyada ciddi bir değer krizine yol açtığını söyledi. Aydemir, insanın davranışlarını anlamlı kılan unsurun irade ve niyet olduğunu aktararak, "İyilik ve kötülük, doğru ve yanlış ancak irade sahibi bir varlık için anlamlıdır" dedi. Bilim, irade ve sorumluluk vurgusu Bilimsel yaklaşım ile hayatın anlamı arasındaki ilişkiye de değinen Prof. Dr. Aydemir, bilginin varlığı kadar onu ortaya koyan iradenin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Doğadaki düzenin, bilginin, sistemin sahipsiz olamayacağını kaydeden Aydemir, modern bireyin giderek daha bencil ve sorumluluktan kaçan bir yapıya sürüklendiğine dikkat çekerek, insanın hem kendisine hem çevresine hem de hayata karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Program, Prof. Dr. Halis Aydemir’e hediye takdimi gerçekleştirilmesinin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
Bakan Yardımcısı İnan: "Akşehir’in potansiyelini açığa çıkarmak için sanayi alanlarını lojistik potansiyeli de gözeterek planladık"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 19:12 Bakan Yardımcısı İnan: "Akşehir’in potansiyelini açığa çıkarmak için sanayi alanlarını lojistik potansiyeli de gözeterek planladık" Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Konya’nın Akşehir ilçesinin potansiyelini açığa çıkarmak için sanayi alanlarını lojistik potansiyeli de gözeterek planladıklarını belirterek, "Hep beraber çalışıp daha yükseklere taşıyacağımıza inanıyorum" dedi. Bakan Yardımcısı İnan, Akşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda Akşehir’in "Yatırım Alanı" ilan edilmesinin ardından ilçenin sanayi, üretim ve lojistik potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Türkiye’nin cari açık sorununa dikkat çekerek, bunun ancak üretim ve ihracatla aşılabileceğini söyledi. İnan, "300 yıllık cari açık problemimiz var. Bunun temel sebebi üretimimizden çok tüketim olması. Bunu çözmemizin tek sebebi üretip satmak. Bu anlamda gıda ürünleri ham maddesini kullanarak hem de yeni ürünlerle buralardan dünyaya bir şeyler üretip satmanın yolunu bulmalıyız. Ülkemizin selameti ve bekası için cari açık problemini üreterek çözmemiz, üretmeye giderken de orta-yüksek teknolojili ürünlere, yeni işler üstüne koyarak gitmemiz lazım. Akşehir özellikle insan potansiyeliyle, lojistik avantajlarıyla çok güçlü bir bölge. Tren yolu da yanımızdan geçiyor. Bu anlamda iyi bir kalkınma lokomotifi olan bir yer. Son dönemde sanayi alanlarının 15 katına çıktığını görüyoruz. Bu aslında yeni başlıyoruz demek. Bu alanları doldurmak için yatırımlarla, dışardan gelecek yatırımlarla hem üretim hem lojistik tarafından buradan çıkacak konteynerleri demir yolundan limana, limandan da Londra’ya, Çin’e gönderebilmek mümkün olacak. Akşehir’in tüm dünyada 15 katına çıkan sanayi alanlarıyla iyi bir ses getireceği kanaatindeyim. Konya’nın sanayide geldiği yer belli. Tren yolu hattının Sarayönü, Kadınhanı, Ilgın, Afyon’a doğru giderken Akşehir tren yolu hattının ilerleyen dönemde Adana ve Mersin limanlarıyla da entegre olduğunda, gerçekten hem sakin ve huzurlu şehirlerde yaşam kalitesi yüksek bir sanayileşme hem de topyekûn yerel kalkınmayı etkileyecek bir döneme geçeceğimizi düşünüyorum. Akşehir’in potansiyelini açığa çıkarmak için sanayi alanlarını lojistik potansiyeli de gözeterek planladık. Hep beraber çalışıp daha yükseklere taşıyacağımıza inanıyorum. Hem Akşehir OSB’nin mevcut genişleme alanı, hem yeni genişleme alanları, gıda ihtisas OSB, arıtma tesisleri ve Yunak OSB’yi Akşehir OSB’nin genişleme alanı ilan ettik. Akşehir, Yunak’a abilik yapacak. Orada da bu sene altyapının temelini atacağız. Hem sanayi alanlarını genişletip yeni yatırımların yolunu açarak, ihtiyaç varsa organize sanayi bölgeleriyle birlikte imar planları yapıp sanayi bölgemizin elini rahatlatacak şekilde ilerlemek istiyoruz. Akşehir’imiz ve dışarıdaki hemşerilerimiz olmak üzere bu yatırımları yerel kalkınma hamlesi kapsamında değerlendireceğiz. Açıklanacak olan bu programda her ilde her sene 4 sektöre, 6. bölge teşviklerinin de ötesinde teşvikler veriliyor. Akşehir olarak en az bir yatırımı şehrimize almayı hedefliyoruz. Bu teşviklerle kalkınmamızı hızlandırmayı amaçlıyoruz. Bu kalkınmada şu çok net: 5 birim sanayi geliri, 1 birim kalkınma demektir. Yani biz bir sanayi üretimi yaparsak, Akşehir’in refahı 4 kat artacaktır. Yeni sürecin hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Toplantıda konuşan Akşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ender Kalkan, Akşehir’in özel yatırım alanı ilan edilmesinin büyük bir memnuniyet oluşturduğunu ifade etti. Toplantıya; Akşehir Kaymakamı Mustafa Yiğit ve protokol mensupları katıldı.